10 / 758 sonuç gösteriliyor

Kanun 5395
2005-07-15

ÇOCUK KORUMA KANUNU

Pratik etki özeti: - Korunma ihtiyacı olan çocuklar ile suça sürüklenen çocukların korunmasına ve haklarının güvence altına alınmasına yönelik usûl ve esaslar belirlenir; öncelik çocuğun güvenliğini, gelişimini ve esenliğini korumaktır. - Temel ilkelerle çocuğun yaşamı, gelişimi, korunması ve katılımı güvence altına alınır; ayrımcılık yapılmaması, karar süreçlerine çocuğun ve ailesinin bilgiyle dahil edilmesi, işbirliği içinde çalışmalar ve insan haklarına dayalı hızlı ve adil işlemler ön planda tutulur. - Koruyucu ve destekleyici tedbirler ağırlıklı olarak çocuğun kendi ailesi içinde korunmasına yöneliktir; danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma hizmetleriyle destek sağlanır; gerekli hallerde resmi bakım yurtları veya koruyucu aile hizmetleri devreye alınır. - Barınma, sağlık, eğitim gibi alanlarda verilen tedbirlerle çocuğun güvenliği ve bakımı sağlanır; kimliğin korunması amacıyla gizlilik tedbirleri uygulanır. - Acil tehlike durumlarında acil korunma kararları hızlıca verilebilir; sosyal inceleme ile kararın devamı veya alternatif tedbirler belirlenir. - Tedbir kararları, çocuğun gelişimini gözeterek belirlenir ve gerektiğinde değiştirilir veya kaldırılır; uygulanması belirli periyotlarda denetlenir ve süre sonlandırma ihtimali bulunur. - Çocuklar için özgün güvenlik tedbirleri uygulanır; akıl hastalığı gibi durumlarda özel tedbirler dikkate alınır. - Hakkaniyetli ve etkili süreçler için duruşmalar, çocuğun yararına uygun şekilde düzenlenir; gerekli hallerde sosyal çalışma görevlisi davaya eşlik eder ve çocuğun sorgusu güvenli bir ortamda yapılır; çocuğun haklarına uygun şekilde ifadesi ve katılımı gözetilir. - Zorlayıcı tedbirler konusunda tutuklama ve ağır yaptırımlar yaşa uygun olarak sınırlanır; çocuklar için denetimli serbestlik ve adlî kontrol tedbirleri öne çıkarılır. - Kanunen kurulan özel çocuk mahkemeleri ve ilgili savcılık/kolluk birimleri, çocuklara özgü işlemleri çocuk odaklı şekilde yürütür; çocukla ilgili işlemler daha uygun ve güvenli bir ortamda gerçekleştirilir. - Çocuğun kimliği ve kişisel bilgileri koruma amacıyla gizlilik ve mahremiyet tedbirleri uygulanır; karar ve süreçler gerektiğinde halka açık değil, güvenli şekilde yürütülür. - Kararlara karşı itiraz yolu bulunur ve sürece ilişkin haklar korunur; kararlar, çocuğun yararına ve gelişimine uygun olarak izlenir ve gerektiğinde değiştirilebilir.

CB Genelgesi 2
2026-02-03

Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı (2026-2030) ile İlgili

Dijital dünyada çocukların güvenliğini ve iyi oluşunu güçlendirmek için riskleri azaltıcı ve fırsatları artırıcı politikalar güçlendirilir. Çocukların dijital becerilerinin geliştirilmesi ve çevrimiçi ortamda güvenliğin sağlanması amaçlanır. Uygulama, ilgili kurumlar arasında koordinasyonla yürütülür; gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili bilgiler belirlenen yönteme göre izleme sistemine aktarılır. İzleme ve değerlendirme süreçleri dijital izleme sistemi üzerinden yürütülür ve sonuçlar kamuya açık bir rapor olarak paylaşıılır. Plan kapsamındaki görev ve sorumlulukları yerine getirmek üzere tüm kurumlar görevlerini yerine getirir. Bu yaklaşım, çocukların dijital ortamda korunması, iyi oluşu ve güçlendirilmesi hedefini ve dijital fırsatların artırılmasını sağlar.

Kanun 2828
1983-05-27

SOSYAL HİZMETLER KANUNU

Bu metin sosyal hizmetlerin nasıl yürütüleceğine ilişkin geniş bir çerçeve oluşturur ve hizmetlerin amacı, kapsamı, tanımlar ile genel esaslar ve mali hükümlerini belirler. Sosyal hizmetler, ihtiyaç sahiplerinin maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarını giderici, sorunlarını önleyici ve çözümleyici hizmetleri kapsar ve yaşam standartlarının yükseltilmesini hedefler. Korunmaya ihtiyacı olan çocuklar, engelliler ve yaşlılar gibi temel toplumsal gruplar ile benzer ihtiyaç sahipleri öncelikli olarak hizmetlerden yararlanır. Hizmetler için çeşitli kuruluş türleri ve birimler kurulur; çocuklara yönelik koruma ve bakıma odaklı yuvalar, yetiştirme yurtları, kreş ve gündüz bakım hizmetleri, huzurevleri ve bakım-rehabilitasyon merkezleri gibi birimler ile bu hedeflere uygun çalışır. Hizmetler, kamu kurumları, gönüllü kuruluşlar ve sivil toplumun koordineli işbirliğiyle, denetim ve gözetim altında sunulur; kaynaklar en verimli şekilde kullanılır. Hizmetlere erişimde ayrımcılık yasaktır; talep fazlası olduğunda belirlenen öncelikler uygulanır ve hizmetler insan onuru ve saygısı çerçevesinde sunulur. Personel seçimi ve hizmet içi eğitim, hizmetin niteliğine ve özelliklerine uygun şekilde yapılır; çalışanların nitelikleri hizmetin gerektirdiği standartlara uygun olur. Dış kuruluştan hizmet alınması gerekiyorsa izin ve standartlara uyum zorunludur; coğrafi ve fonksiyonel dağılım dengeli sağlanmaya çalışılır ve hizmet boşlukları giderilir. Engelliler için eşit katılım, erişilebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, istihdam ve sosyal güvenlik konularında hedefler belirlenir; engellilerin karar alma süreçlerine katılımı sağlanır. Ev tipi sosyal hizmet birimleri, merkezler ve koordinasyon yapıları aracılığıyla ihtiyaç tespiti, müdahale ve takibi bir arada ve kolay ulaşılabilir biçimde gerçekleştirilir. Hizmetler için mali kaynaklar genel bütçeden sağlanan yardımlar, hizmetlerden elde edilen gelirler, bağışlar ve benzeri çeşitli kaynaklarla finanse edilir. Kamu ve özel sektör işbirliği, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordinasyon esas alınır ve hizmetlerin yayılımı ile etkili kullanımı hedeflenir. Çalışanlar ve özel düzenlemeler konusunda sözleşmeli çalıştırma gibi alternatif istihdam biçimlerine olanak tanınabilir; engellilerin özel istihdam gerekiklikleri de gözetilir.

Kanun 4721
2001-12-08

TÜRK MEDENİ KANUNU

- Yasa, ele aldığı tüm konularda uygulanır; hüküm yoksa hâkim, örf ve âdet hukukuna göre karar verir; bilimsel görüşler ve yargı kararları karar süreçlerinde kullanılır. - Dürüst davranış zorunludur; hakların kötüye kullanılması hukuka uygun değildir. - İyiniyet esastır; kanunun öngördüğü durumlarda iyiniyetin varlığı gerekir, aksi halde iddia yapılamaz. - Hâkim, durumun gereklerini ve haklı sebepleri gözeterek karar verir. - Genel hükümler, özel hukuk ilişkilerine uygulanabilir. - İspat yükü taraflara aittir; resmî belgeler kanıt olarak kabul edilir ve içeriğinin doğru olduğunun kanıtlanması şart değildir, ancak başka hükmeler varsa ayrıca değerlendirilir. - Herkes hak ehliyetine sahiptir; fiil ehliyeti, yetkili bir engel olmaksızın kendi işlemlerini yapabilme kapasitesiyle ilişkili olarak tanımlanır. - Erginlik, ayırt etme gücü ve kısıtlılık gibi kavramlar, kişinin kendi hak ve borçlarını kullanabilmesini veya temsilci aracılığıyla işlem yapmasını belirler; bazı durumlarda kısıtlı kişiler için temsilci gereklidir. - Kişilik hakları korunur; haklarını ihlal edenlere karşı dava açılabilir ve zarar gören lehine düzeltme, tazminat ve gerektiğinde manevi tazminat talep edilebilir. - Adın kullanımıyla ilgili haksızlıklar durdurulabilir ve zararlar giderilebilir; ad değiştirme ancak haklı sebeplere dayanarak mahkeme kararıyla olabilir; karar verilen yeni ad nüfusta kayıt edilir. - Kişilik, doğumla başlar; sağ doğmak koşuluyla çocuğun hak ehliyeti annedinden itibaren kazanılır; hayat ve ölüm hususlarının ispatı, resmi kayıtlar ve gerektiğinde diğer kanıtlarla yapılır. - Gaiplik kararı, ölüm tehlikesi veya haber alınamama durumu olduğunda başvurulabilir; karar, ilgili hakların güvende kalmasını sağlar ve yasal işlemleri etkiler. - Kişisel durum sicili tutulur; zararlar devletçe tazmin edilir; düzeltme ancak mahkeme kararıyla yapılır; cinsiyet değişikliği için mahkeme izni gerekir ve sağlık raporuyla desteklenirse nüfus sicilinde düzeltme yapılır. - Doğum ve ölüm kütükleri, bildirimler ve kayıt işlemleriyle düzenlenir; soybağı ve kayıtlarla ilgili değişiklikler ilgili kanunlara göre işlenir. - Tüzel kişiler, bağımsız varlık olarak hak ve borçlarla bağlanır; organlar tüzel kişiyi temsil eder ve bağlar; yerleşim yeri, işlerin yönetildiği yeri ifade eder; tasfiye sürecinde malvarlığı kanuna ve kuruluş belgelerine göre tasfiye edilir ve çoğu durumda amaçlanan kamu kurumu veya hizmetine devredilir. - Dernekler, belirli sayıdaki kişinin ortak amacıyla kurulan tüzel kişilerdir ve hukuka/ahlâka aykırı amaçlarla kurulamazlar; kurma hakkı, tüzük ve belgelerin usulüne uygun olması gerekir; dernekler tüzel kişilik kazanır ve kayda geçerler; ilk genel kurul ve iç yönetim organları oluşturulur; kimse üye olmaya zorlanamaz; üyelik için gerekli koşullar güvence altındadır.

Kanun 222
1961-01-12

İLKÖĞRETİM VE EĞİTİM KANUNU

Bu kanun, tüm çocukların mecburi ilköğretim kapsamına alınmasını ve resmi veya özel okullarda eğitim görmesini sağlar; ailelerin çocuklarını zamanında kaydettirme ve düzenli devamını sağlama sorumluluğu doğar. Okul yapısı, bağımsız ya da birlikte çalışabilir şekilde uygulanabilir; özel eğitim ihtiyacı olan çocuklar için özel sınıflar ve yetiştirme programları kurulabilir. Mecburi öğrenimi tamamlamayanlar için ek süreler öngörülür ve bu süreçte gerekli düzenlemeler yapılır. Kırsal ve göçebe bölgelerde okullara erişimi sağlamak amacıyla bölgesel, gezici veya pansiyonlu/uygulamalı çözümler uygulanabilir. Okullara ilişkin altyapı ve araziler devlet ve yerel yönetimlerce temin veya tahsis edilir; bazı durumlarda arazinin kullanımına ilişkin esneklikler tanınır. Okullarda görev yapan personel türleri ve nitelikleri belirli yönetmelikler çerçevesinde düzenlenir; rehberlik ve sağlık gibi destek hizmetleri sunulur. Öğrencilerin kaydı ve devamsızlığı konusunda yerel yöneticiler ve muhtarlar ile iş birliği yapılır; devamsızlık durumunda gerekli bildirimler ve tedbirler alınır ve bazı hallerde yaptırımlar uygulanabilir. Özel kurs ve dersanelere girişin sınırlı veya yasak olduğu durumlar bulunur; gerektiğinde izinli programlar düşünülebilir.

Kanun 5378
2005-07-07

ENGELLİLER HAKKINDA KANUN

Engellilerin temel hak ve özgürlüklerden eşit şekilde yararlanması için ayrımcılık yasaktır ve gerekli durumlarda makul düzenlemeler yapılır; özel tedbirler ayrımcılık olarak sayılmaz. Topluma bağımsız ve etkin katılım için engellilerin toplumsal yaşamda yer alması desteklenir; ihtiyaç duydukları bireysel ve toplum temelli destek hizmetlerine erişimleri sağlanır. Erişilebilirlik önceliklidir; yapıların, ulaşımın, bilgi ve iletişim teknolojilerinin güvenli ve bağımsız kullanılabilir olması hedeflenir; kamu ve özel toplu taşıma araçları ile bilgi erişimi engellilerin ihtiyaçlarına uygun hale getirilir. Engellilik durumuna uygun destek ve bakım, habilitasyon ve rehabilitasyon hizmetleri sunulur; bu hizmetler erken başlatılır ve engellinin bulunduğu yere mümkün olduğunca yakın yerde yapılır; gerekli yardımcı araçlar ve teknolojiler erişilebilir durumda bulundurulur. Erken tanı ve koruyucu sağlık hizmetleri desteklenir; engelliliğin önlenmesi ve var olan durumun kötüleşmesini azaltmaya yönelik çalışmalar yürütülür. Eğitimde kayıtsızlık olmadan erişim sağlanır; engellilerin bütünleşik eğitim içinde yer alması, özel eğitime ihtiyaç duyanlar için uygun değerlendirme ve yönlendirme süreçleri bulunur; işitme engelliler için iletişim desteği ve uygun materyaller (kabartma, alt yazı, işaret dili) sağlanır. İş gücü piyasasında eşitlik ve adil muamele güvence altına alınır; engellilik nedeniyle ayrımcılığa karşı önlemler alınır, işe başvuru ve çalışma koşullarında makul düzenlemeler yapılır; korumalı işyerleri için gerekli düzenlemeler belirlenir. Eğitim ve öğretimde engellilerin ihtiyaçlarına uygun planlar ve destekler uygulanır; ailelerin ve ilgili kurumların katılımı süreç boyunca esas alınır. Engellilerin, ailelerin ve sivil toplum kuruluşlarının politika yapım ve hizmet sunumu süreçlerinde katılımı sağlanır; karar alma süreçlerinde temsil imkanı artırılır. Toplum içinde izolasyon önlenir; engellilerin toplumla bütünleşmesini destekleyen bakıma ve toplumsal yaşamın her alanında eşit erişimi hedefleyen uygulamalar hayata geçirilir.

CB Kararı 362
2018-11-23

ULUSLARARASI ÇOCUK KAÇIRMANIN HUKUKİ VEÇHELERİNE DAİR SÖZLEŞMENİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ ARASINDA YÜRÜRLÜK TARİHİNİN 1 TEMMUZ 2018 OLARAK TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 362)

Bu karar, Türkiye ile Kazakistan arasındaki Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Boyutlarına Dair Sözleşmesi’nin yürürlüğe girme tarihinin belirlendiğini ifade eder. Sözleşmenin uygulanması, çocuk kaçırma vakalarında taraf ülkeler arasındaki işbirliğini güçlendirir; iade taleplerinin değerlendirilmesi, tanıma ve uygulanması, bilgi paylaşımı ve geçici koruma kararlarının tanınması süreçlerini kolaylaştırır.

Kanun 5717
2007-12-04

ULUSLARARASI ÇOCUK KAÇIRMANIN HUKUKİ YÖN VE KAPSAMINA DAİR KANUN

- Bu yasa, velayet hakkı ihlâli ile bir ülkeden başka bir ülkeye götürülen veya alıkonulan çocuğun, mutat meskeninin bulunduğu ülkeye iadesini ve/veya şahsî ilişki kurma hakkının kullanılmasını sağlamaya yöneliktir. - Uygulama, çocukların velâyet veya şahsî ilişki kurma haklarının ihlâlinden hemen önce mutat meskeninin bulunduğu ülkedeki çocuklara yöneliktir. - Süreç, ilgili makamlarca koordine edilerek çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması amacıyla gerekli idari ve adli işlemler başlatılır. - Taraflar arasındaki uzlaşmanın sağlanması teşvik edilir; sulh mümkün olmadığında konuyla ilgili karar yetkili mahkemece verilir. - Dava, öncelikle hızlı ve sade usule göre görülür; esasa girilmeden önce sulh yoluyla çözüme çalışılır. - Geçici koruma tedbirleri uygulanabilir; çocuğun bakımının güvenli birine verilmesi, güvenilir bir yerde geçici bakıma alınması, resmi kayıtların korunması ve benzeri tedbirler devreye alınabilir. - Şahsî ilişki kurulması talebi, iade talebiyle ilişkili olarak değerlendirilir; gerektiğinde geçici olarak taraflar arasında şahsî ilişki kurulabilir. - İade kararında velâyetle ilgili ayrı bir karar verilmez; reddedilirse velâyet hakkında karar verilebilir. - İade veya şahsî ilişki kurulması yönündeki kararlar kesinleşir ve uygulanır; gerekli hallerde teslim işlemleri ilgili tarafın huzurunda veya yetkili birinin eşliğinde yapılır ve gerektiğinde kolluk desteği kullanılabilir. - Çocuğun giderleri devletçe karşılanır; hatalı ödeme yapanlar için geri ödeme yapılabilir. - Dava ve işlemler mali yükümlülükler açısından taraflı değildir; bazı masraflar kovuşturma ödeneğinden karşılanabilir; başvuru sahibine adli yardım sağlanabilir. - Bu süreçte usul hükümlerine uygun olarak, mevcut diğer kanun hükümleri de uygulanır ve adli tatil sürecinde de işlemeye devam edilebilir.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 1739
1973-06-24

MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU

Bu yasa, Türkiye’de milli eğitimin amaçlarını, temel ilkelerini ve yapısal düzenlemelerini belirleyerek eğitim sisteminin nasıl işleyeceğini ve kimlerin hangi imkanlardan yararlanacağını pratik olarak etkiler. Eğitim sisteminin amacı; vatandaşları Atatürk’ün ilke ve Türkiye’nin Anayasal değerlerine bağlı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti bilinciyle yetiştirmeyi, milli ve kültürel değerleri benimseyip korumayı, toplumun refahını gözeten, kendini geliştiren ve üretken bireyler olarak topluma kazandırmayı sağlar. Eğitim sistemi iki ana bölümden oluşur: örgün eğitim ve yaygın eğitimi kapsayan bir çerçeve olarak örgün eğitim; buna okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim dahildir; yaygın eğitim ise örgün eğitimin yanı sıra düzenlenen diğer eğitim faaliyetlerini kapsar. Ayrıca evde, çevrede ve işyerlerinde eğitim yapılması hedeflenir ve bu faaliyetler Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetimine tabidir. Erişim ve eşitlik açısından her türlü ayrım gözetilmeksizin herkese açık bir eğitim sistemi kurulur; dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve din ayrımı gözetilmez; kadın-erkek eşitliği sağlanır; maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin en yüksek düzeye kadar öğrenim görmeleri için destekler (burs, kredi ve diğer yardımlar) sağlanır. Ayrıca özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar için özel tedbirler alınır; yaşam boyu öğrenme ve yetişkinlerin sürekli eğitimi için gerekli önlemler alınır. Eğitimde yöneltme ve rehberlik hizmetleriyle öğrencilerin ilgi, yetenek ve kabiliyetlerine uygun programlar ve okullar arasında geçişler sağlanır; bu yönlendirme ilköğretimden ortaöğretime, oradan da yükseköğretime geçiş için de sürdürülür. Ortak hedef, her öğrencinin ilgi ve yeteneklerine uygun olmak kaydıyla bireysel potansiyelini geliştirmesini sağlamaktır. Ders içerikleri ve öğretim yöntemleri bilimsel ve teknolojik gelişmelere, çevre ve ülke ihtiyaçlarına uygun olarak sürekli güncellenir; verimlilik ve yenilikçilik için bilimsel araştırma ve değerlendirmenin esas alınması sağlanır. Müfredat, milli değerlerin korunması ve evrensel kültürle zenginleşmesini hedefler; Atatürk ilke ve inkılapları ile Atatürk milliyetçiliği bu temellerin temelini oluşturur. Siyasal veya ideolojik telkinlere karşı eğitim ortamında tarafsızlık hatırında tutulur; demokrasi bilinci ve vatandaşlık sorumluluğu eğitim süreçlerinde geliştirilir. Karma eğitim esastır; bazı durumlarda eğitim türüne bağlı olarak kız ya da erkek öğrencilere yönelik ayrı okullara da başvurulabilir. Dini hizmetlere yönelik imam-hatip liseleri gibi özel kurumlar bu çerçeve içinde yer alabilir ve dini eğitim bazı programlarda isteğe bağlı olarak sunulabilir. Okul kampüsleri ve okul-aile birlikleri aracılığıyla okul ile aile işbirliği güçlendirilir; kampüsler ortak ihtiyaçları karşılamak üzere yönetilebilir; bağışlar ve maddi katkılar kabul edilebilir; bu tür gelirler kampüsün ya da birliklerin kendi hesaplarında tutulur ve genel bütçeyle karıştırılmaz; bu uygulamalara ilişkin usul ve denetim mekanizmaları yürütülür ve bağışlar ile yapılan yardımlar vergi muafiyetine tabi olabilir. Resmi ve özel eğitim faaliyetlerinin yanı sıra gönüllü eğitim girişimlerinin de Milli Eğitim amaçlarına uygunluğu denetlenir; eğitim kampüsleri ile okul-aile birliklerinin işlemleri ve bu birliklerin gelirlerinin dağıtımı şeffaf ve denetlenebilir şekilde yürütülür. İlköğretim zorunlu sayılır; ortaöğretime geçişte temel haklar ve yükümlülükler çerçevesinde adaylık ve girebilme olanakları sağlanır; yükseköğretim geçişi, ilgili programların özelliğine göre belirlenen kurallar çerçevesinde düzenlenir; yükseköğretim kurumları, ortaöğretim sonrasında aday olma ve hangi programlara kimlerin girebileceği konularında eşit ve adil bir sistemle organize edilir. Güzel sanatlar eğitimi, yükseköğretime dayalı olarak veya ayrı program ve kurumlar aracılığıyla desteklenebilir; bu alanda özel düzenlemeler ve uygulama esasları ilgili yönetmeliklerle belirlenir.