10 / 223 sonuç gösteriliyor

Kanun 5395
2005-07-15

ÇOCUK KORUMA KANUNU

Pratik etki özeti: - Korunma ihtiyacı olan çocuklar ile suça sürüklenen çocukların korunmasına ve haklarının güvence altına alınmasına yönelik usûl ve esaslar belirlenir; öncelik çocuğun güvenliğini, gelişimini ve esenliğini korumaktır. - Temel ilkelerle çocuğun yaşamı, gelişimi, korunması ve katılımı güvence altına alınır; ayrımcılık yapılmaması, karar süreçlerine çocuğun ve ailesinin bilgiyle dahil edilmesi, işbirliği içinde çalışmalar ve insan haklarına dayalı hızlı ve adil işlemler ön planda tutulur. - Koruyucu ve destekleyici tedbirler ağırlıklı olarak çocuğun kendi ailesi içinde korunmasına yöneliktir; danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma hizmetleriyle destek sağlanır; gerekli hallerde resmi bakım yurtları veya koruyucu aile hizmetleri devreye alınır. - Barınma, sağlık, eğitim gibi alanlarda verilen tedbirlerle çocuğun güvenliği ve bakımı sağlanır; kimliğin korunması amacıyla gizlilik tedbirleri uygulanır. - Acil tehlike durumlarında acil korunma kararları hızlıca verilebilir; sosyal inceleme ile kararın devamı veya alternatif tedbirler belirlenir. - Tedbir kararları, çocuğun gelişimini gözeterek belirlenir ve gerektiğinde değiştirilir veya kaldırılır; uygulanması belirli periyotlarda denetlenir ve süre sonlandırma ihtimali bulunur. - Çocuklar için özgün güvenlik tedbirleri uygulanır; akıl hastalığı gibi durumlarda özel tedbirler dikkate alınır. - Hakkaniyetli ve etkili süreçler için duruşmalar, çocuğun yararına uygun şekilde düzenlenir; gerekli hallerde sosyal çalışma görevlisi davaya eşlik eder ve çocuğun sorgusu güvenli bir ortamda yapılır; çocuğun haklarına uygun şekilde ifadesi ve katılımı gözetilir. - Zorlayıcı tedbirler konusunda tutuklama ve ağır yaptırımlar yaşa uygun olarak sınırlanır; çocuklar için denetimli serbestlik ve adlî kontrol tedbirleri öne çıkarılır. - Kanunen kurulan özel çocuk mahkemeleri ve ilgili savcılık/kolluk birimleri, çocuklara özgü işlemleri çocuk odaklı şekilde yürütür; çocukla ilgili işlemler daha uygun ve güvenli bir ortamda gerçekleştirilir. - Çocuğun kimliği ve kişisel bilgileri koruma amacıyla gizlilik ve mahremiyet tedbirleri uygulanır; karar ve süreçler gerektiğinde halka açık değil, güvenli şekilde yürütülür. - Kararlara karşı itiraz yolu bulunur ve sürece ilişkin haklar korunur; kararlar, çocuğun yararına ve gelişimine uygun olarak izlenir ve gerektiğinde değiştirilebilir.

Kanun 2828
1983-05-27

SOSYAL HİZMETLER KANUNU

Bu metin sosyal hizmetlerin nasıl yürütüleceğine ilişkin geniş bir çerçeve oluşturur ve hizmetlerin amacı, kapsamı, tanımlar ile genel esaslar ve mali hükümlerini belirler. Sosyal hizmetler, ihtiyaç sahiplerinin maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarını giderici, sorunlarını önleyici ve çözümleyici hizmetleri kapsar ve yaşam standartlarının yükseltilmesini hedefler. Korunmaya ihtiyacı olan çocuklar, engelliler ve yaşlılar gibi temel toplumsal gruplar ile benzer ihtiyaç sahipleri öncelikli olarak hizmetlerden yararlanır. Hizmetler için çeşitli kuruluş türleri ve birimler kurulur; çocuklara yönelik koruma ve bakıma odaklı yuvalar, yetiştirme yurtları, kreş ve gündüz bakım hizmetleri, huzurevleri ve bakım-rehabilitasyon merkezleri gibi birimler ile bu hedeflere uygun çalışır. Hizmetler, kamu kurumları, gönüllü kuruluşlar ve sivil toplumun koordineli işbirliğiyle, denetim ve gözetim altında sunulur; kaynaklar en verimli şekilde kullanılır. Hizmetlere erişimde ayrımcılık yasaktır; talep fazlası olduğunda belirlenen öncelikler uygulanır ve hizmetler insan onuru ve saygısı çerçevesinde sunulur. Personel seçimi ve hizmet içi eğitim, hizmetin niteliğine ve özelliklerine uygun şekilde yapılır; çalışanların nitelikleri hizmetin gerektirdiği standartlara uygun olur. Dış kuruluştan hizmet alınması gerekiyorsa izin ve standartlara uyum zorunludur; coğrafi ve fonksiyonel dağılım dengeli sağlanmaya çalışılır ve hizmet boşlukları giderilir. Engelliler için eşit katılım, erişilebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, istihdam ve sosyal güvenlik konularında hedefler belirlenir; engellilerin karar alma süreçlerine katılımı sağlanır. Ev tipi sosyal hizmet birimleri, merkezler ve koordinasyon yapıları aracılığıyla ihtiyaç tespiti, müdahale ve takibi bir arada ve kolay ulaşılabilir biçimde gerçekleştirilir. Hizmetler için mali kaynaklar genel bütçeden sağlanan yardımlar, hizmetlerden elde edilen gelirler, bağışlar ve benzeri çeşitli kaynaklarla finanse edilir. Kamu ve özel sektör işbirliği, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordinasyon esas alınır ve hizmetlerin yayılımı ile etkili kullanımı hedeflenir. Çalışanlar ve özel düzenlemeler konusunda sözleşmeli çalıştırma gibi alternatif istihdam biçimlerine olanak tanınabilir; engellilerin özel istihdam gerekiklikleri de gözetilir.

Kanun 222
1961-01-12

İLKÖĞRETİM VE EĞİTİM KANUNU

Bu kanun, tüm çocukların mecburi ilköğretim kapsamına alınmasını ve resmi veya özel okullarda eğitim görmesini sağlar; ailelerin çocuklarını zamanında kaydettirme ve düzenli devamını sağlama sorumluluğu doğar. Okul yapısı, bağımsız ya da birlikte çalışabilir şekilde uygulanabilir; özel eğitim ihtiyacı olan çocuklar için özel sınıflar ve yetiştirme programları kurulabilir. Mecburi öğrenimi tamamlamayanlar için ek süreler öngörülür ve bu süreçte gerekli düzenlemeler yapılır. Kırsal ve göçebe bölgelerde okullara erişimi sağlamak amacıyla bölgesel, gezici veya pansiyonlu/uygulamalı çözümler uygulanabilir. Okullara ilişkin altyapı ve araziler devlet ve yerel yönetimlerce temin veya tahsis edilir; bazı durumlarda arazinin kullanımına ilişkin esneklikler tanınır. Okullarda görev yapan personel türleri ve nitelikleri belirli yönetmelikler çerçevesinde düzenlenir; rehberlik ve sağlık gibi destek hizmetleri sunulur. Öğrencilerin kaydı ve devamsızlığı konusunda yerel yöneticiler ve muhtarlar ile iş birliği yapılır; devamsızlık durumunda gerekli bildirimler ve tedbirler alınır ve bazı hallerde yaptırımlar uygulanabilir. Özel kurs ve dersanelere girişin sınırlı veya yasak olduğu durumlar bulunur; gerektiğinde izinli programlar düşünülebilir.

CB Genelgesi 2
2026-02-03

Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı (2026-2030) ile İlgili

Dijital dünyada çocukların güvenliğini ve iyi oluşunu güçlendirmek için riskleri azaltıcı ve fırsatları artırıcı politikalar güçlendirilir. Çocukların dijital becerilerinin geliştirilmesi ve çevrimiçi ortamda güvenliğin sağlanması amaçlanır. Uygulama, ilgili kurumlar arasında koordinasyonla yürütülür; gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili bilgiler belirlenen yönteme göre izleme sistemine aktarılır. İzleme ve değerlendirme süreçleri dijital izleme sistemi üzerinden yürütülür ve sonuçlar kamuya açık bir rapor olarak paylaşıılır. Plan kapsamındaki görev ve sorumlulukları yerine getirmek üzere tüm kurumlar görevlerini yerine getirir. Bu yaklaşım, çocukların dijital ortamda korunması, iyi oluşu ve güçlendirilmesi hedefini ve dijital fırsatların artırılmasını sağlar.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 5402
2005-07-20

DENETİMLİ SERBESTLİK HİZMETLERİ KANUNU

Bu yasa, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerini koordine eden yapıların kurulmasını ve bu yapıların görev ve çalışma esaslarını düzenler. Uygulama, insan onuruna saygı, gizlilik ve tarafsızlık ilkelerine dayanır; bilgi güvenliği korunur ve tarafsızlık gözetilir. Denetimli serbestlik kapsamındaki kişiler, belirlenen programlara uymak ve denetim görevlilerinin uyarı ve önerilerine riayet etmek zorundadır; bu yükümlülüklerin ihlali tedbir ihlali sayılır. Kurumlar, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerinin uygulanmasını düzenler ve koordinasyonu sağlar; planlar ve çalışma raporları hazırlanır, gerektiğinde hizmet alanında bürolar açılır veya kapatılır. Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde sosyal inceleme raporu düzenlenebilir ve gerekirse psiko-sosyal destek sağlanabilir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullananlar için tedaviye tabi olmak ve belirlenen programlara katılmak yükümlülüğü getirilebilir; yükümlülükler ve denetim tedbirleri, ihtiyaca göre değiştirilebilir ve sağlık kurumları ile rehabilitasyon merkezleri devreye girebilir. Tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri için uygun merkezler açılabilir; sağlık kurumları ve diğer kamu kurumları bu hizmetleri destekler. Denetimli serbestlik süreci boyunca gerekli hallerde testler yapılabilir; aile bilgilendirilebilir veya bilgi istenebilir; başvuru ve itiraz süreçleri değerlendirilebilir.

Kanun 5717
2007-12-04

ULUSLARARASI ÇOCUK KAÇIRMANIN HUKUKİ YÖN VE KAPSAMINA DAİR KANUN

- Bu yasa, velayet hakkı ihlâli ile bir ülkeden başka bir ülkeye götürülen veya alıkonulan çocuğun, mutat meskeninin bulunduğu ülkeye iadesini ve/veya şahsî ilişki kurma hakkının kullanılmasını sağlamaya yöneliktir. - Uygulama, çocukların velâyet veya şahsî ilişki kurma haklarının ihlâlinden hemen önce mutat meskeninin bulunduğu ülkedeki çocuklara yöneliktir. - Süreç, ilgili makamlarca koordine edilerek çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması amacıyla gerekli idari ve adli işlemler başlatılır. - Taraflar arasındaki uzlaşmanın sağlanması teşvik edilir; sulh mümkün olmadığında konuyla ilgili karar yetkili mahkemece verilir. - Dava, öncelikle hızlı ve sade usule göre görülür; esasa girilmeden önce sulh yoluyla çözüme çalışılır. - Geçici koruma tedbirleri uygulanabilir; çocuğun bakımının güvenli birine verilmesi, güvenilir bir yerde geçici bakıma alınması, resmi kayıtların korunması ve benzeri tedbirler devreye alınabilir. - Şahsî ilişki kurulması talebi, iade talebiyle ilişkili olarak değerlendirilir; gerektiğinde geçici olarak taraflar arasında şahsî ilişki kurulabilir. - İade kararında velâyetle ilgili ayrı bir karar verilmez; reddedilirse velâyet hakkında karar verilebilir. - İade veya şahsî ilişki kurulması yönündeki kararlar kesinleşir ve uygulanır; gerekli hallerde teslim işlemleri ilgili tarafın huzurunda veya yetkili birinin eşliğinde yapılır ve gerektiğinde kolluk desteği kullanılabilir. - Çocuğun giderleri devletçe karşılanır; hatalı ödeme yapanlar için geri ödeme yapılabilir. - Dava ve işlemler mali yükümlülükler açısından taraflı değildir; bazı masraflar kovuşturma ödeneğinden karşılanabilir; başvuru sahibine adli yardım sağlanabilir. - Bu süreçte usul hükümlerine uygun olarak, mevcut diğer kanun hükümleri de uygulanır ve adli tatil sürecinde de işlemeye devam edilebilir.

CB Kararnamesi 63
2020-06-10

SUÇ MAĞDURLARININ DESTEKLENMESİNE DAİR CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ (KARARNAME NUMARASI: 63)

Bu kararname suç mağdurlarına yönelik hizmet ve yardımların esaslarını ve bu hizmetlerin sunumunda görevli mercilerin sorumluluklarını belirler; mağdurların adli süreçlere etkin katılımını ve adalete erişimini kolaylaştırmayı amaçlar. - Mağdurlara yönelik bilgi verme, yönlendirme ve süreç hakkında açıklayıcı rehberlik sağlanır; iletişim herkesin anlayabileceği dilde ve uygun bir şekilde yürütülür. - Mağdura yönelik korunma önlemleri alınır; mağdurun güvenliği ve güvenilirliği ön planda tutulur; bilginin güvenliği ve gizliliği korunur. - Adli süreçte kırılgan gruplara özel destek hizmetleri sunulur; tekrarlayan mağduriyetlerin önlenmesi için uygun müdahale programları uygulanır; gerekirse vaka yönetimi ve sosyal inceleme talep edilerek sürece entegre destek verilir. - Meslek edinme ve sosyal/ekonomik desteklere erişim için kurslar ve öncelikli yardımlar sağlanır; eğitim ve istihdam imkanları mağdurların ihtiyaçlarına göre uygulanır. - Yaşama ve ikamet değişikliği gerektiren durumlarda mağdurların talebine bağlı olarak konaklama, görev yeri veya eğitim bağlamında uygun düzenlemeler yapılabilir; çocuklar için uygun eğitim ve rehberlik hizmetleri önceliklendirilir. - Adli görüşme odaları gibi özel hizmetler, ifadelerin güvenli ve rahat bir ortamda alınmasını sağlayacak şekilde kullanılır. - Cinsel suç mağdurlarına yönelik adli ve tıbbi işlemlerin koordine edilmesini amaçlayan hizmetler hayata geçirilir. - Adli süreçte gerekli durumda adli destek görevlilerinin görevlendirilmesi ve bu hizmetlerin koordineli şekilde sunulması sağlanır; hizmetlerin verimli yürütülmesi için koordinasyon ve danışma kurulları kurulur. - Hizmetlerin kalitesinin artırılması amacıyla mağdurlardan ve hizmet sunumunu yapanlardan geri bildirimler alınır; elde edilen veriler değerlendirilerek hizmetlerin iyileştirilmesi için raporlar ve öneriler hazırlanır. - Eğitim ve farkındalık artırıcı çalışmalar yürütülür; personel ve gönüllüler için eğitim programları geliştirilir; üniversiteler ve meslek örgütleriyle işbirlikleri kurulur. - Belediyeler, üniversiteler ve diğer kurumlar mağdur hizmetlerine katkı sağlamaya yönelik ortak programlar geliştirebilir; yerleşim alanları ve gerekli altyapı destekleri sağlayabilir.

CB Kararı 362
2018-11-23

ULUSLARARASI ÇOCUK KAÇIRMANIN HUKUKİ VEÇHELERİNE DAİR SÖZLEŞMENİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ ARASINDA YÜRÜRLÜK TARİHİNİN 1 TEMMUZ 2018 OLARAK TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 362)

Bu karar, Türkiye ile Kazakistan arasındaki Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Boyutlarına Dair Sözleşmesi’nin yürürlüğe girme tarihinin belirlendiğini ifade eder. Sözleşmenin uygulanması, çocuk kaçırma vakalarında taraf ülkeler arasındaki işbirliğini güçlendirir; iade taleplerinin değerlendirilmesi, tanıma ve uygulanması, bilgi paylaşımı ve geçici koruma kararlarının tanınması süreçlerini kolaylaştırır.

Kanun 351
1961-08-22

YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ VE YURT HİZMETLERİ KANUNU

Bu kanunun pratik etkisi, öğrencilere yönelik yurt yapımı ve işletilmesi, beslenme yardımı ve kredi ya da bursla finansal destek sağlama yoluyla yükseköğrenimi kolaylaştırmaktır. Kredi veya burs almak için gereken şartlar sağlandığında, öğrencilerin borcu alınan miktar kadardır ve mezuniyet veya öğrenimden ayrılma sonrası ödemeler başlar; borç erteleme talebi halinde, çalışmıyor olma durumunun teyit edilmesi halinde ilk yıl ek yük olmadan, sonraki yıllarda ise belirli bir artışla borç hesaplanır; erteleme birkaç kez uygulanabilir ve askerlik hizmeti borcun ertelenmesini gerektirdiğinde bu durum borç ertelenir. Borçluya ilişkin yükümlülükler ve teminatlar, öğrencinin yaşıyla ilgili durumlar için veli veya vasinin imzasını gerektirebilir; yurtdışında öğrenim görenler için kefil şartı uygulanabilir. Borcun tamamen veya kısmen bağışlanması, belirli sağlık durumları veya ölüm halinde mümkün olabilir. Borç ve tahsilat işlemleri, ilgili kurallar çerçevesinde bankayla yürütülür. Yurtların yapımı, donatımı, bakımı ve onarımı, plan doğrultusunda gerçekleştirilir; gerekli hallerde kamulaştırma veya arsa temini yoluyla yurtlar için alan sağlanabilir ve taşınmazların kiralanması yoluyla da işlettirme mümkün olabilir. Kira bedelleri ve ihale süreçleriyle ilgili şartlar, ilgili mevzuata uygun olarak belirlenir ve bütçeden karşılanabilir; bazı işlemler için belirli kanun hükümlerinin uygulanması istisna veya düzenlemelere tabidir. Beslenme ve barınma yardımları, vergi muafiyetine sahip vakıf ve kamu yararına çalışan derneklerin yükseköğrenim yurtlarında kalan öğrencilere uygun koşullarda sağlanabilir; bu yardımlar bir öğretim yılı içinde ve öğrencinin öğrenim süresini aşmamak kaydıyla esastır; yanlış kullanım halinde ödemeler geri istenir. Kurumun mali yapısı, özel hesap yoluyla yönetilir ve bu hesap çeşitli kaynaklardan gelen gelirlerle desteklenir; krediler ve diğer hizmetler, bütçe ve yönetmelikler çerçevesinde yürütülür. Denetim ve gözetim mekanizmaları, hesap ve işlemlerin uygun biçimde yürütülmesini sağlar. Genel olarak bu düzenlemeler, yükseköğrenim gören öğrencilere konaklama, beslenme ve finansal destek sağlanması yoluyla eğitim süreçlerini kolaylaştırmayı, yurtlarla ilgili altyapı ve hizmetleri güvence altına almak ve bu hizmetlerin mali ve idari işleyişini belirlemek üzerinde odaklanır.