10 / 707 sonuç gösteriliyor

KHK 320
1988-06-06

MİLLİ PİYANGO HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu kararname kapsamında Milli Piyango İdaresi’nin piyango ve çekilişleri planlama, tertip etme ve denetleme rolü sürdürülür; iç düzenlemelerin çoğu kaldırılarak denetim, izinler ve yaptırımlar odaklı bir yapı öne çıkarılmıştır. Piyango ve çekilişler için bedeli nakit olanlar kadar olmayanlar için de izin gerekliliği getirilmiş; izin başvuru bedeli uygulanabilir ve bazı kamu kurumları muaf sayılabilir. Denetim yetkisi genişletilmiş; denetim elemanları hesap ve belgeleri inceleyebilir, gerekli görüldüğünde el koyabilir ve gerekli gördüklerinde soruşturma yapabilir; ihlaller için uyarma ve para cezaları uygulanabilir; cezaların uygulanması ve itiraz süreçleri belirlenmiştir. Talih oyunları işletmeleri açısından ihlallerde kapatma, ruhsat iptali ve diğer yaptırımlar öngörülmüş; cezaların uygulanması ve yerinde tahsili için idarenin yetkisi bulunmaktadır. Vergi muafiyeti ve devlet garantisi hükümleri korunmuştur; idarenin hasılatı, ikramiyeler ve ilgili işlemler vergi, resim ve harçtan muaftır; ikramiyeler devlet garantisi kapsamındadır. İdare Kefalet Sandığı kurulması öngörülmüş ve sandığın yönetimi ile denetimi idareye aittir; sandığın işleyişine ilişkin usul ve esaslar düzenlenir. Yurtdışı faaliyetler ve ortaklıklara ilişkin hükümler kaldırılmıştır; bu konular bu kararnameyle düzenlenmez hale gelmiştir. Kadrolar ve personel uygulamalarında bazı hükümler kaldırılmıştır; mevcut çerçeveye göre personel rejiminin temel ilkeleri korunur. Genel olarak, iç yapıdaki çok sayıda hüküm kaldırılarak yerine denetim, izinler, yaptırımlar, devlet garantisi ve kefalet gibi uygulama odaklı hükümler getirilmektedir.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.

Kanun 6824
2017-03-08

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu kanun, bazı tarımsal kredi alacaklarının ve belirli elektrik alacaklarının yeniden yapılandırılmasına imkan tanır; borçlulara kredi borçlarını toplu olarak veya taksitle ödeme imkanı sunulur. - Yeniden yapılandırmada borç asıl tutarı ve fer’i alacaklar için hesaplama yöntemleri belirlenir; borçluya basit faiz esasına göre ödeme planı uygulanır ve borçlunun tercihine göre toplu ödeme veya taksitli ödeme seçenekleri tanınır. - Taksitlendirme durumunda yapılandırmaya konu tutarlar için ek taksit faizi uygulanır; toplu ödeme yapılması halinde bazı faiz veya ilave yükümlülükler uygulanmaz. - Başvuruda bulunan borçlular için mevcut dava ve icra işlemleri durdurulabilir veya gerekli hallerde sona erdirilebilir; dava ve icra giderleriyle ilgili bazı durumlar borçlunun lehine sonuçlanabilir. - Taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde belirli süre içinde ödeme yapıldığı takdirde yapılandırma korunabilir; aksi halde yapılandırma iptal edilip borç tamamı muaccel hale gelebilir. - Uygulama kapsamında borçlulara, ödenmesi gereken tutarlarda Yİ-ÜFE gibi enflasyon endeksine göre hesaplanan tutarlara göre indirimler veya özel ödeme planları uygulanabilir; bu planlar doğrultusunda taksit sayıları ve ödeme süreleri belirlenir. - Belirli elektrik alacakları için, ödenmesi gereken tutarlarda peşin veya taksitli ödeme seçenekleri sunulur ve uygun görülen durumda fer’i alacaklardan vazgeçilebilir; ödemeler bölgeler ve ürün hasat dönemleri dikkate alınarak planlanabilir. - Başvuru sürecinde borçluların, borçlarını yapılandırma kapsamına almak için gerekli beyanı ve iradeyi ilgili taraflara iletmeleri; ayrıca açılmış olan davalardan vazgeçmeleri gerekebilir. - Yapılandırma kapsamında elde edilen faydaların devamı için borçluların ödeme planına uygun hareket etmesi; planın ihlali halinde yapılandırma iptal olur ve borç tamamı talep edilebilir. - Bu yapılandırma çerçevesinde bazı giderler veya masraflar için ödeme yükümlülükleri doğabilir ve ilgili kamu kurumlarının gerekli düzenlemeleri yapması öngörülebilir.

Kanun 5941
2009-12-20

ÇEK KANUNU

Bu yasa, çeklerin güvenli ve takip edilebilir bir şekilde düzenlenmesini, çek hesaplarının sağlıklı yönetilmesini ve kayıt dışı ekonominin denetlenmesini amaçlar; pratikte çek işlemlerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlar. - Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyen kişinin yasağa tabi olup olmadığını kontrol etmek ve kimlik, adres ve benzeri bilgileri uygun biçimde saklamakla yükümlüdür; ayrıca tüzel kişiler için yönetim organı yetkililerinin yasağa tabi bulunup bulunmadığını kaydeder. - Çek defterleri, çek hesap bilgilerini net olarak yansıtacak şekilde bastırılır; hamiline düzenlenen çekler için ayrı yapraklar ve ayırt edici baskı kuralları uygulanır. - Çek defterinde ve çek üzerinde yer alması gereken bilgiler, hesap sahibi ve düzenleyenin kimlik ve hesap bilgilerini doğru biçimde gösterir. - Çek yasağı bulunan kişi veya tüzel kişi için çek defteri verilmez veya hesap açılamaz; yasağın devamı halinde mevcut görevler ve yetkiler buna göre sınırlanır. - Çek ibrazında karşılığı bulunmayan veya kısmen karşılığı bulunan çekler için bankanın ödemeyle yükümlü olduğu tutarlar ve ödeme şekilleri belirli esaslara göre uygulanır; hamilin talebi halinde ödeme bilgileri ve işlemin sonuçları kaydedilir. - Karşılıksızlık durumunda adli ve idari yaptırımlar gündeme gelebilir; kararlar kesinleşince yasağın kaldırılması ve ilgili bildirimlerin yapılması süreçleri işler. - Bankalar, hamiline ilişkin bilgileri ve çek ödemesiyle ilgili kayıtları tutar ve gerektiğinde ilgili kamu ve kayıt sistemlerine iletir; bu bilgiler güvenli biçimde saklanır ve denetimlere uygun olarak paylaşılır. - Çek düzenleyenler ve hesap sahibi arasındaki sorumluluklar net olarak belirlenir; temsilci veya vekil aracılığıyla çek düzenleyenler için hukuki ve cezai sorumluluk hesap sahibine aittir.

Kanun 488
1964-07-11

DAMGA VERGİSİ KANUNU

Damga vergisi, yazılı veya imza yerine geçen belgeler ile elektronik olarak oluşturulan ve ispatı/kanıtı amacıyla ibraz edilebilecek belgeleri kapsar. Belgelerin yabancı ülkelerle Türkiye’de düzenlenen ve Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilen kağıtları vergilendirme açısından dikkate alınır. Kağıtların mahiyeti, vergiyi belirler; belgenin hükmünü veren yazı üzerinden hangi vergi türünün uygulanacağına karar verilir. Bir belgenin üzerinde birden fazla akit veya işlem bulunması halinde her birinden ayrı vergi alınabilir; ancak bağlı olan asıl işlemin akdi üzerinden en yüksek vergi uygulanır; belirli durumlarda ek akitler için ayrıca vergi alınmaz veya sınırlı vergi doğabilir. Bir kağıtta birden çok imza bulunması vergiyi tekrarlatmaz; maktu vergiye tabi belgelerde imza adedine göre vergi hesaplanır; birden çok taraflı imza söz konusu ise paylar ayrı ödenir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde damga vergisini ödemek yükümlülüğü genelde taraflara düşer; bazı belgeler için hesapla ilgili özel sorumluluklar ve sınırlamalar uygulanabilir; resmi daireler kendi mecburiyetlerini yerine getirmezse cezai sonuçlar doğabilir. İstisna kapsamına giren belgeler damga vergisinden muaftır. Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır; nispi vergide belgenin niteliği ve içerdiği miktar dikkate alınır, maktu vergide ise belgenin mahiyeti esas alınır. Yabancı paraların Türk parasına çevrilmesiyle vergilendirme buna göre yapılır. Damga vergisinin ödenmesi için çeşitli ödeme yöntemleri bulunur; basılı damga ile ödeme de uygulanabilir; makbuz karşılığı, istihkattan kesinti ile ve belirli şartlarda peşin ödeme mümkündür; ödeme usulleri ve süreleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Birden fazla kişinin imzasını taşıyan belgelerde vergi ve sorumluluk, imzalayan tüm taraflarca muhtemelen paylaştırılabilir; ancak bu sorumluluk bazı durumlarda müteselsil olarak doğabilir. Noterler ve bazı kurumlar için damga vergisi bakımından özel mecburiyetler ve sınırlamalar vardır; bazı belgeler noterler tarafından tasdik edilmeden işleme konulamaz. İstihkaktan kesintiyle ödeme gibi özel ödeme uygulamaları da devrede olabilir; verginin hesaplanması ve beyanı için ilgili daireler tarafından belirlenen usuller uygulanır.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

CB Kararı 5058
2021-12-31

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 93 ÜNCÜ MADDESİNİN BİRİNCİ, İKİNCİ VE BEŞİNCİ FIKRALARINDA YER ALAN SÜRELERİN, 31/12/2021 TARİHİNDEN İTİBAREN 30/6/2022 TARİHİNE KADAR (BU TARİH DÂHİL) UZATILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5058)

Bazı vergi beyanı ve ödeme süreleri uzatılmıştır. Bu uzatma, yükümlülerin beyan ve ödeme işlemlerini daha geç tamamlamalarına olanak sağlar. Böylece gecikme riskinin azaltılması ve ilgili süreçlerin daha esnek yürütülmesi hedeflenmektedir.

Kanun 492
1964-07-17

HARÇLAR KANUNU

Bu düzenleme, yargı ve noter işlemleri başta olmak üzere çeşitli işlemler için ödenecek harçları belirler ve bu harçların nasıl hesaplanacağını, kimlerin ödemekle yükümlü olduğunu ve hangi durumlarda muafiyet, iade veya ödeme zamanlarını düzenler. - Harçlar, işlemin türüne ve değerine göre nispi veya maktu olarak alınır; bazı işlemler için değer gösterilmesi gerekir; değer beyanı eksikse gerekli tespit yapılır. - Yargı işlemlerinde harçlar, davayı açan veya işlemi yaptıran kişinin ödemesi gerekir; vasinin hesaplarına ilişkin işlemlerde harçlar vasiden alınır; bazı resen yapılan işlemlerde harçlar ilgili taraftan talep edilir. - Yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi ve Danıştay/yerel idareler gibi kurumların işlemleri için harç uygulanır; bazı işlemler bu kapsam dışında değildir. - Hakem kararlarının infazı ve ihtilaf konularında verilen kararlar için harçlar ödenir; bozulan hükümlere ait harçlar da yeni hükme dahil olur. - Karşılık davalar, müdahaleler ve davaya müdahale edenler için harçlar geçerli olur; bazı durumlarda harçlar talep eden taraftan alınır. - Yeniden harç alınması, muamelelerin yeniden yapılması gereken durumlarda uygulanır; haklı çıkılan durumlarda harçlar geri veya mahsup edilebilir. - Harçtan muaf olan işlemler ve kişiler bulunmaktadır; işçi alacaklarının takibi gibi bazı durumlarda harç alınmaz; kamu makamlarının belirli işlemleri ve bazı vakıflar için muafiyetler söz konusudur. - İcra ve icra takiplerinde harçlar, takiple ilgili işlemler için hesaplanır; takip sonrası faizler harç hesaplamasında dikkate alınmaz; feragat, kabul veya sulh halinde harçlar belirli oranda azaltılabilir. - Merkezî Takip Sistemi kapsamında başlatılan takiplerde harçlar peşin alınır ve bazı durumlarda iadesi söz konusu değildir; takip sonuçlandırılamazsa harç iade edilmez; kesinleşen takipte ise ilgili tutar hesaplamaya dahil edilir. - Ödeme usulü ve zamanına ilişkin esaslar: harçlar ilgili mahkeme veya daire tarafından alınır; işlemin yapılmasından önce veya belirlenen aşamalarda ödenir; süresi içinde ödenmeyen harçlar için takip süreçleri durabilir veya başka yollarla tahsil edilebilir. - Noter işlemlerinde harçlar, düzenlenen işlemin değerine veya türüne göre hesaplanır; çok nüshalı belgeler için sadece bir nüsha harç alınır; bazı özel bağışlar veya vakıflar için harç muafiyetleri uygulanabilir. - Kamu hukuku ile ilgili bazı talepler için istenen suretlerden harç alınmaz; yetkili makamların talep ettiği suretler bu kapsamda değildir. - İşlemi yapan kişiler, noter harçlarını ödemekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyonlar veya ek olarak ödenmesi gereken tutarlar belirlenir. - Taşınır ve taşınmaz değerlerine ilişkin işlemlerde harç hesapları, işlem kapsamındaki değer üzerinden yapılır; kiralar veya mukavele süresi gibi unsurlar harç hesaplamasında dikkate alınır. - Harç ödemeleriyle ilgili eksik veya yanlış beyanlar, işlemlerin ilerleyişini etkileyebilir ve gerektiğinde düzeltici adımlar uygulanır.

Kanun 854
1967-04-29

DENİZ İŞ KANUNU

Kamu denizcilik alanında Türk bayrağı taşıyan gemilerde çalışan gemiadamları ile bunların işverenlerini kapsayan bir düzenlemedir. Kapsama ilişkin kararlar Cumhurbaşkanı tarafından genişletilebilir ve kapsama alınan gemilere ilişkin itirazlar uygulanmasını durdurmaz. İşveren, gemi sahibi veya bu işleri kendi adına yürüten kimse olarak tanımlanır; gemiadamı, kaptan ve işveren vekili de bu kanun kapsamında bulunan taraflardır; işveren vekilinin gemiadamlarına karşı muamelesinden doğrudan işveren sorumludur. İş sözleşmesi yazılı olarak yapılır ve taraflar için temel bilgileri içeren düzenleme sağlanır. Sözleşme belirli süre için, sefer için veya süresiz olarak yapıabilir; bu durum sözleşmenin nasıl biteceğini ve gemi seferinin akışına bağlı olarak sona ermesini belirler. Sözleşmenin süresi, geminin seyri sırasında devam eden bir sefer dolayısıyla uzayabilir. Resim ve harçtan muaftır. Deneme süresi uygulanabilir; bu süre içinde fesih ve tazminatsız bozma imkanı bulunabilir, çalışılan günler için ücret ödenir. Çalışma belgesi, gemiadamının işi ve süresi hakkında bilgi veren bir belge olarak verilir; belgede yanlış bilgi varsa inceleme ve düzeltme süreci işler; belge kamu kurumu gibi bazı durumlarda farklılık gösterebilir ve özel uygulamalar uygulanabilir. Engelli ve eski hükümlü gemiadamı çalıştırma yükümlülüğü işverenlere getirilir. Fesih hallerinde işveren veya gemiadamı veya her iki tarafın feshedeme hakkı bulunur; fesih halinde tazminat ödenmesi gibi hükümler uygulanır. İhbarda ve fesih önellerinde belirli yükümlülükler vardır; bu yükümlülüklere uyulmaması halinde tazminat doğar; sendikaya üye olmak veya şikayette bulunmak gibi sebeplerle fesih durumları için özel koruyucu hükümler uygulanabilir. Kıdem tazminatı, gemiadamının hizmet akdi boyunca belirli durumlarda ödenir; kıdem tazminatı hesaplama konusunda bazı esaslar bulunur ve devri veya el değiştirme durumlarında sorumluluklar paylaşılabilir; mirasçıya ödenebilir ve ödenen tazminat bazı durumlarda yeni işverene devralınabilir. Gemi devri veya el değiştirme gibi durumlar, kıdem tazminatı sorumluluklarının hangi işverenlere düşeceğini etkiler. Gemi yabancı ise ve iade gereği doğuyorsa gemiadamının iadesi kendi ülke limanına yapılır; Türk limanında fesih halinde ise bağlama limanına iade ve masrafların karşılanması gerekir; bazı hallerde iade zorunluluğu ortadan kalkabilir ve iade yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde tazminat talep edilebilir. Gemiadamının yurda iadesi ve ilgili yükümlülükler yabancı gemiadamları için de uygulanır; iade konusunda bazı hallerde özel kurallar geçerli olabilir.