10 / 1.128 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 140
2018-10-02

11/5/2018 TARİHLİ VE 7143 SAYILI VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN KAPSAMINDAKİ BAZI İLK TAKSİT ÖDEME SÜRELERİNİN UZATILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 140)

Bu karar, yapılandırmaya ilişkin ilk taksit ödemesinin süresinin uzatılmasına olanak sağlar; böylece ilgili borçlunun ödemeyi daha sonraki bir tarihte yapmasına imkan verilir. Uygulama yalnızca bu ilk taksit için geçerlidir ve diğer taksitleri etkilemez.

Kanun 1475
1971-09-01

İŞ KANUNU

Kıdem tazminatı, iş sözleşmesi işveren tarafından belirli nedenlerle feshedildiğinde veya işçinin kendi isteğiyle belirli şartlar altında sona ermesi hâllerinde hak olarak doğar ve hizmet süresi üzerinden ödenir; aynı süre için birden fazla tazminat ödenmez. Tazminat hesaplanırken son ücret esas alınır; ücret sabit değilse son bir yıllık dönemde ödenen ortalama ücret üzerinden hesaplanır; son dönemde maaş zammı varsa bu zamlı ücret üzerinden hesaplama yapılır. Ayrıca işçinin aldığı diğer para ve kanunen sağlanan menfaatler de hesaba katılabilir. İşyerinin devri veya başka bir işverene geçmesi hâlinde, kıdem tazminatı süreleri toplam olarak hesaplanır; yeni ve eski işverenler bu toplam süre üzerinden sorumludur; devreden işverenin sorumluluğu devir esnasındaki çalışma süresi ve ücretle sınırlı olabilir. İşçinin ölümü halinde haklar mirasçılarına gider. Aynı hizmet süresi için birden fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenemez. Kıdem tazminatının ödenmesi geciktirilirse, gecikme faizi uygulanabilir. Kıdem tazminatı için işveren tarafından kamu kurumlarında veya ilgili kurumlardan oluşan bir fon tesis edilmesi mümkün olabilir ve bu fonun kurulumu ile işlemleri kanunla düzenlenir. Kamu hizmetlerindeki geçmiş hizmet süreleri ve emeklilik/yaşlılık durumları kıdem tazminatının hesaplanmasını ve ödenmesini etkileyebilir; bazı hizmet süreleri için kıdem tazminatı gerektirmeyebilecek hâller söz konusu olabilir ve ilgili sınırlamalar uygulanabilir. Geçiş ve değişikliklerle ilgili bazı hükümlerin uygulanmasına dair geçiş hükümleri bulunur.

Kanun 5252
2004-11-13

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Eski yasa hükümlerine yapılan atıflar, karşılık gelen yeni hükümlere dönüştürülerek uygulanır. Ağır para cezaları adli para cezalarına, ağır hapis cezaları hapis cezasına, hafif cezalar ise idari para cezalarına dönüştürülür. İdari para cezalarının hesaplanması için uygulanacak esaslar ve sınırlar belirlenir; bazı hallerde uygulanmaz. Lehe hükümlerin uygulanmasına öncelik tanınır; olayda en uygun sonuç doğuracak hüküm karşılaştırılarak uygulanır; bazı durumlarda duruşma yapılmadan karar verilebilir. Kesin hükümle sonuçlanmış davalarda lehine hüküm belirlenmesi için gerekli hallerde zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. İnfazın ertelenmesi veya durdurulması kararları lehine hükümlere göre ve uygun şartlar altında verilir. Yeni Türk Lirası kullanımı cezaların hesaplanmasında esas para birimini belirler. Geçiş süreci kapsamında, diğer kanunlarda yapılan değişiklikler uyumlu hale getirilir ve uygulanır. Bu değişiklikler, uyum sürecinin tamamlanmasına kadar geçici hükümler ve uygulanış esaslarıyla yürürlükte kalır. Bu düzenlemeler, mevcut diğer kanunlara atıflar için karşılık gelen yeni hükümlerinin uygulanmasını sağlar.

Kanun 4473
1943-07-21

YANGIN, YERSARSINTISI, SEYLAP VEYA HEYELAN SEBEBİYLE MAHKEME VE ADLİYE DAİRELERİNDE ZİYAA UĞRAYAN DOSYALAR HAKKINDA YAPILACAK MUAMELELERE DAİR KANUN

- Yangın, deprem, sel veya heyelan nedeniyle mahkeme ve adliye dosyalarının zayi olması durumunda bu dosyaların yenilenmesi sağlanır; bu sayede hak kaybı veya işlemin aksamaması amaçlanır. - Yenileme talebi taraflardan biri veya ilgili davaya dahil olan kişiler, ihbar üzerine davaya iltihak etmiş olanlar, icra takibi yapanlar veya cezai işlerde müdahil olanlar tarafından yapılabilir. - Yenileme işlemleri genel olarak hukuk ve ticaret dosyaları için yetkili mahkeme tarafından incelenir; gerektiğinde ilgili yerde görevli büro veya mevcut mahkeme görevlendirilir. - Başvuru yazılı bir beyanname ile yapılır ve beyanname şu bilgileri içerir: talep edenlerin kimlikleri ve adresleri, davanın mevzuu, dosya numarası, sunulan vesikaların listesi ve niteliği, ortaya konulan deliller, önceki kararlar ve işlemler, hüküm verilmişse gerekçesi. - Beyanname sahibinin imzası hakimin veya büro azasının tasdikiyle onaylanır; eksikler tamamlanır; beyanname sahibine bedava vesika verilir. - Yenileme talepleri ilan edilir ve belirli bir süre içinde yapılır; sürenin aşılması durumunda genel hükümlere tabi davranılır. - Talebe ilişkin taraflara davetiye gönderilir; davetiyede davetin amacı özetçe yazılır ve belirlenen gün/saatte gelmesi bildirilir; gelmeyenlere ikinci davetiye ve gerekirse gıyabında işlem yapılabileceği ihtarı verilir; mazeret olmaksızın gelinmemesi halinde süreç tamamlanır. - Zayi olan dosyanın yenilenmesi için mahkeme veya büro gerekli tedbirleri alır. - Dava inceleme aşamasında ise afet tarihine kadar sunulan taslaklar ve ibraz edilen vesikalar istenir ve dosyaya eklenir; yenileme mahkemece yapıldıysa işlem genel hükümlere göre sürdürülür. - Delillerin ve imza işlemlerinin tespiti için inceleme yapılır; şahitler çağrılır; gerektiğinde zabıtlar tutulur; vesikaların güvenilirliği ve tevsiki için gerekli işlemler uygulanır. - Deliller zayi olsa dahi ileri sürülen iddialar uygun şekilde tartışılır ve gerektiğinde yeniden yazılan ilamla hüküm ortaya konulur; taraflar hükmün katileştiğini kabul ederse ilam buna göre düzenlenir. - Şahitlerin davetiyelerle çağrılması ve kimliklerini kanıtlayacak belgelerin teslimi sağlanır. - Keşif raporları veya taraf beyanları uyumluysa geçerli kabul edilir; uyumsuzluk halinde yeniden keşif veya ilgili güvenilir delillere başvurulur. - Afetten önce verilmiş kararlar nedeniyle haciz veya ihtiyati tedbirler varsa, yenileme süreci tamamlanana kadar bu tedbirler uygulanabilir; uzatma veya kaldırma kararına bağlı olarak değişebilir. - İcra ve iflas dosyalarında yenileme için ilgili kurumlar ve ilanlar aracılığıyla bilgi paylaşımı ve gerekli tedbirler kullanılır; bazı kararlar geçerli kalır. - Hacizli mal veya alacaklar söz konusu olduğunda borçlu talep ederse ilgili mahkemeden karar alınması için süre verilir; süre geçerse haciz kendiliğinden kalkabilir. - Nafaka kararları yenileme kapsamı dışındadır ve bu alanda ayrı hüküm uygulanır. - Yenileme sürecinde eski dosya ele geçtiğinde işlem, hükmün uygulanması açısından dosyanın içeriğine göre devam eder; eski dosya bulunduğu durumda hüküm buna göre infaz edilir. - Genel olarak, felaket nedeniyle zayi olan belgelerin yenilenmesi yoluyla mahkeme süreçlerinin işlerliğini korumak amaçlanır.

Kanun 5838
2009-02-28

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanun, vergi, resim, harç ve ilgili uygulamaları geniş ölçüde güncelleyerek mevcut mevzuatı yeni bir çerçeveye taşımayı amaçlar; pek çok farklı alanda hükümlerin uyumlu ve uygulanabilir hale getirilmesini sağlar. Motorlu taşıtlar açısından önemli etkiler ortaya çıkar: belirli şartlar altında trafik tescil kaydı silinen taşıtlar üzerinden doğan motorlu taşıt vergisi, gecikme zamları, faizi ve cezaları terkin edilebilir; bazı işlemler karşılığında vergi muafiyetleri uygulanabilir; noterden yapılan satış veya kamu kurumlarından alınan taşıtlarla ilgili tescil süreçleri tamamlandığında yükümlülükler yeniden belirlenebilir; tescil kaydı silinen taşıtların elde ettiği kazançlar ve işlemler vergi, resim ve harçtan muaf sayılabilir; bu kapsamda katma değer vergisi uygulamaları bazı durumlarda uygulanmaz. Ayrıca geçmişteki bazı kayıtlar ve ödemelerle ilgili olarak durumlar netleşir ve uygulama usulleri belirlenir; ileride taşıtların bulunması halinde yeniden tescil ve vergi yükümlülükleri doğabilir. Bu değişiklikler, vergi uyumunu kolaylaştırmayı ve uygulamadaki belirsizlikleri azaltmayı hedeflerken, bazı yükümlülüklerin iade veya terkinine ilişkin istisnai düzenlemeleri de içerir. Ayrıca değişikliklerin uygulanmasına ilişkin geçiş ve yürütme süreçleri ile ilgili düzenlemeler getirilir. Anayasa Mahkemesi kararına bağlı olarak, bazı hükümlerin uygulanışında değişiklikler veya iptaller doğuracak etkiler vardır.

Kanun 3376
1987-05-28

ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİN HALKOYUNA SUNULMASI HAKKINDA KANUN

Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulması süreci mevcut düzenlemeler çerçevesinde yürütülür ve sürecin sağlıklı, düzenli işlemesi hedeflenir. Halkoylamasında anayasa değişikliği için birleşik oy pusulası kullanılır ve üzerinde Evet ile Hayır seçenekleri bulunur; oylar tercih edilen bölüme basılarak verilir. Halkoylamasına katılan ve oy kullanma yeterliliği bulunan kişiler oy kullanır; katılım göstermeyenler için yaptırım uygulanabilir. Halkoylamasının bilgilendirilmesi ve tanıtılması amacıyla belirli kurallar uygulanır; siyasi partiler ve benzeri grupların propaganda yapmasına olanak tanınır ve medya üzerinden bilgilendirme yapılır. Sonuçlar sandık tutanaklarıyla toplanır, il ve ülke düzeyinde birleştirilir ve çoğunluğun Evet oyu olması hâlinde anayasa değişikliği kabul edilmiş sayılır. Bu süreçte geçerli ve geçersiz oylar ayrı ayrı kaydedilir ve süreçlerle ilgili kararlar değerlendirilir.

Kanun 5262
2004-12-03

ORGANİK TARIM KANUNU

Bu yasa organik tarım alanında üretimden tüketiciye kadar tüm süreçleri kapsayan bir kontrol ve sertifikasyon çerçevesi kurar ve uygulanmasını yetkilendirilmiş kuruluşlar üzerinden sağlar. - Organik olarak değerlendirilebilmesi ve pazarlanabilmesi için ürünlerin ve girdilerin yalnızca sertifikalandırılmış olması gerekir; sertifikası olmayan ürünler veya girdiler organik olarak satılamaz. - Kontrol ve sertifikasyon işlemleri yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından yürütülür; bu kuruluşlar nitelikli personel ve teknik altyapıya sahip olmalı, kayıtlar tutulmalı ve gerektiğinde laboratuvar analizleriyle organiklik doğrulanmalıdır. - Denetim hizmetleri Bakanlık tarafından yürütülür; gerektiğinde denetim yetkisi akredite edilmiş kamu veya özel kurumlara devredilebilir. - Müteşebbisler (organik tarım faaliyeti yapan gerçek veya tüzel kişiler) kontrollü olarak çalışmalı; denetim ve bilgi paylaşımı için gerekli erişim ve belgeleri sağlamalıdır; elde edilen bilgiler üçüncü taraflarla izinsiz paylaşılamaz. - Organik ürünler ve girdiler için etiket, logo ve tanımlayıcı bilgilerin doğru ve yanıltıcı olmayan şekilde kullanılması gerekir; reklam ve tanıtımda kalite, içerik, köken veya üretim teknikleriyle ilgili yanlış izlenim yaratılmamalıdır. - İhracat ve ithalat açısından organik sertifikasına sahip ürünler veya girdiler gereklidir; sertifikası olmayan ürünler bu kapsamda işlem görmez; iade veya uygun durumda organik olmayan statüde değerlendirme süreçleri uygulanabilir. - Denetim ve uygulama sıkı biçimde yürütülür; uygunsuzluk halinde cezai yaptırımlar ve çalışma izinlerinin iptali gibi yaptırımlar uygulanabilir. - Uygulama usulleri yönetmelikler tarafından belirlenir; mevcut yönetmelikler yeni düzenlemeler hayata geçinceye kadar uygulanmaya devam eder. - Alanda gelişimi koordine etmek için organik tarım komiteleri kurulabilir ve bu komiteler karar alma, koordine ve izleme işlevleri görür. - Genel amaç tüketiciye güvenilir ve kaliteli organik ürünler sunmaktır.

Kanun 5431
2005-11-18

SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLE İLGİLİ BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN

- Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yapısını ve görevlerini belirleyen kurumsal bir çerçeve kurulmuş; ana hizmet birimleri ile yardımcı birimler tanımlanmıştır. - Personel statüsü ve havacılıkla ilgili uzmanlıklar ile görevlendirme süreçleri düzenlenmiştir. - Uyuşmazlıkların sulh yoluyla çözülmesi için uygulanacak esaslar ve dava süreçlerinin nasıl işleyeceğine ilişkin düzenlemeler getirilmiştir. - Hukuki görüş alma ve denetim gibi destek birimler ile iç yapının uyum içinde çalışmasını sağlayacak esaslar öngörülmüştür. - Ancak bu hükümlerin çoğu sonradan yürürlükten kaldırılmıştır; mevcut uygulama bu kanunun eski hükümlerine dayanmaz ve güncel çerçeveye göre yeniden yapılandırılmıştır. - Geçici ve ek hükümlerin uygulamasıyla ilgili düzenlemeler değiştirilmiş veya kaldırılmıştır; mevcut durum esas alınır.

Kanun 4208
1996-11-19

KARAPARANIN AKLANMASININ ÖNLENMESİNE, 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKABESİ HAKKINDA KANUNDA,657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA VE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu düzenleme, uyuşturucu ve bağlı kaçakçılıkla ilişkili karapara aklama ve mal varlığına yönelik delil toplama süreçlerini güçlendirmek amacıyla kontrollü teslimat yöntemini sisteme dahil eder. - Kontrollü teslimat, organize suç örgütlerinin hareketlerini izlemek, delilleri toplamak ve suç gelirlerini üzerindeki etkili yollarla takip etmek için kullanılan bir araç olarak uygulanabilir hale getirilir. - Uygulamanın hayata geçirilebilmesi için belirli ciddi güvenlik ve denetim şartlarının sağlanması, faillerin, finansörlerin ve şebeke elemanlarının tespit edilmesi ile delillerin toplanmasının mümkün olması gerekliliği öne çıkar. - Mal veya fonların son varış yerine kadar herhangi bir boşluk bırakılmaksızın denetimin sürdürülebilir olması ve uygulamanın sürekliliğinin sağlanması amaçlanır. - Kontrollü teslimat uygulamasının yürütülmesi sırasında güvenlik, delil bütünlüğü ve soruşturma gerekliliklerinin korunması için tedbirler alınır; güvenlik riski veya delillerin kaybolması gibi durumlarda uygulama derhal sonlandırılabilir. - Uygulama, yabancı ülkelerle yapılacak karşılıklı taleplerde de geçerli olacak şekilde uluslararası uyumsuzlukları ve iade taahhütlerini kapsayacak biçimde esnek ve koordineli bir çerçeve içerir. - Gizlilik ve bilgi paylaşımı yükümlülükleri netleştirilir; ilgili kişiler ve kurumlar arasında sır saklama ve ilgili delillerin korunması konusunda zorunluluklar belirlenir. - Aynı zamanda karapara aklama suçuna ilişkin olarak kontrollü teslimat kavramının uygulanmasına ilişkin ek hükümler getirilir; bu çerçevede delil toplama ve varlık takibine yönelik yöntemler daha net hale getirilir. - Bu düzenlemeler, ilgili diğer mevzuatlardaki geçişler ve düzenlemelerle birlikte, mevcut kurumların görev ve yapısal güvenilirliğini güçlendirmeye yönelik değişiklikler içerir.

Kanun 3201
1985-05-22

YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞINDA GEÇEN SÜRELERİNİN SOSYAL GÜVENLİKLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Yurt dışında geçen sigortalılık süreleri ve yurt dışında ev kadını olarak geçirilen süreler, istek halinde sosyal güvenlik açısından değerlendirilir ve hak kazanım amacıyla borçlanma yoluyla Türkiye içindeki sigortalılığa dahil edilme imkanı doğar. Bu süreler arasındaki veya sonunda prim ödenmemiş olsa dahi borçlanma yoluyla emeklilik hakları elde edilebilir; borçlanılan süreler karşılığında borçlar ödenerek hak sahiplerinin aylık hesaplarına konu olabilir. Borçlanılan sürelerin karşılığında hesaplanan borçlar ödendiğinde bu süreler sigortalılığa eklenir; borçlar ödenmediğinde ise bu süreler aylık hesaplarına dahil edilmez. Aylık bağlanması halinde, yurt dışında çalışmaya başlanması veya ikamete dayalı bir ödeneğe başlanması gibi durumlar aylık ödemelerinin kesilmesine yol açabilir; Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlananlar için ilgili uygulamalar dikkate alınır. Kısa süreli işlerde çalışılması durumunda bu süreler bu hükümlerin kapsamı dışında sayılır ve aylıklar etkilenmez. Yabancı ülkelerdeki primlerin Türkiye’ye transfer edilmesi halinde, transfer edilen primlerle ilgili süreler borçlanılarak karşılık gelen haklar ve tutar üzerinde uygulanır ve hak sahiplerine iade edilir. Kısmi aylık alanlar için borcun tamamen ödenmesi halinde aylığın tam aylığa dönüştürülmesiyle ilgili esaslar uygulanır. Bu kapsamda hak sahibi olanlar veya aylık bağlanmış olanlar için bu hükümlerin uygulanması mevcut durumun sınırlı olarak dışındadır; ayrıca bazı kişiler veya durumlar için istisnalar bulunmaktadır. Bu hususların uygulanmasına ilişkin ayrıntılar yönetmeliklerle belirlenir.