10 / 1.706 sonuç gösteriliyor

Kanun 4473
1943-07-21

YANGIN, YERSARSINTISI, SEYLAP VEYA HEYELAN SEBEBİYLE MAHKEME VE ADLİYE DAİRELERİNDE ZİYAA UĞRAYAN DOSYALAR HAKKINDA YAPILACAK MUAMELELERE DAİR KANUN

- Yangın, deprem, sel veya heyelan nedeniyle mahkeme ve adliye dosyalarının zayi olması durumunda bu dosyaların yenilenmesi sağlanır; bu sayede hak kaybı veya işlemin aksamaması amaçlanır. - Yenileme talebi taraflardan biri veya ilgili davaya dahil olan kişiler, ihbar üzerine davaya iltihak etmiş olanlar, icra takibi yapanlar veya cezai işlerde müdahil olanlar tarafından yapılabilir. - Yenileme işlemleri genel olarak hukuk ve ticaret dosyaları için yetkili mahkeme tarafından incelenir; gerektiğinde ilgili yerde görevli büro veya mevcut mahkeme görevlendirilir. - Başvuru yazılı bir beyanname ile yapılır ve beyanname şu bilgileri içerir: talep edenlerin kimlikleri ve adresleri, davanın mevzuu, dosya numarası, sunulan vesikaların listesi ve niteliği, ortaya konulan deliller, önceki kararlar ve işlemler, hüküm verilmişse gerekçesi. - Beyanname sahibinin imzası hakimin veya büro azasının tasdikiyle onaylanır; eksikler tamamlanır; beyanname sahibine bedava vesika verilir. - Yenileme talepleri ilan edilir ve belirli bir süre içinde yapılır; sürenin aşılması durumunda genel hükümlere tabi davranılır. - Talebe ilişkin taraflara davetiye gönderilir; davetiyede davetin amacı özetçe yazılır ve belirlenen gün/saatte gelmesi bildirilir; gelmeyenlere ikinci davetiye ve gerekirse gıyabında işlem yapılabileceği ihtarı verilir; mazeret olmaksızın gelinmemesi halinde süreç tamamlanır. - Zayi olan dosyanın yenilenmesi için mahkeme veya büro gerekli tedbirleri alır. - Dava inceleme aşamasında ise afet tarihine kadar sunulan taslaklar ve ibraz edilen vesikalar istenir ve dosyaya eklenir; yenileme mahkemece yapıldıysa işlem genel hükümlere göre sürdürülür. - Delillerin ve imza işlemlerinin tespiti için inceleme yapılır; şahitler çağrılır; gerektiğinde zabıtlar tutulur; vesikaların güvenilirliği ve tevsiki için gerekli işlemler uygulanır. - Deliller zayi olsa dahi ileri sürülen iddialar uygun şekilde tartışılır ve gerektiğinde yeniden yazılan ilamla hüküm ortaya konulur; taraflar hükmün katileştiğini kabul ederse ilam buna göre düzenlenir. - Şahitlerin davetiyelerle çağrılması ve kimliklerini kanıtlayacak belgelerin teslimi sağlanır. - Keşif raporları veya taraf beyanları uyumluysa geçerli kabul edilir; uyumsuzluk halinde yeniden keşif veya ilgili güvenilir delillere başvurulur. - Afetten önce verilmiş kararlar nedeniyle haciz veya ihtiyati tedbirler varsa, yenileme süreci tamamlanana kadar bu tedbirler uygulanabilir; uzatma veya kaldırma kararına bağlı olarak değişebilir. - İcra ve iflas dosyalarında yenileme için ilgili kurumlar ve ilanlar aracılığıyla bilgi paylaşımı ve gerekli tedbirler kullanılır; bazı kararlar geçerli kalır. - Hacizli mal veya alacaklar söz konusu olduğunda borçlu talep ederse ilgili mahkemeden karar alınması için süre verilir; süre geçerse haciz kendiliğinden kalkabilir. - Nafaka kararları yenileme kapsamı dışındadır ve bu alanda ayrı hüküm uygulanır. - Yenileme sürecinde eski dosya ele geçtiğinde işlem, hükmün uygulanması açısından dosyanın içeriğine göre devam eder; eski dosya bulunduğu durumda hüküm buna göre infaz edilir. - Genel olarak, felaket nedeniyle zayi olan belgelerin yenilenmesi yoluyla mahkeme süreçlerinin işlerliğini korumak amaçlanır.

Kanun 5235
2004-10-07

ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanun adlî yargının kuruluşunu, görevlerini ve yetkilerini tanımlar; vatandaşların hukuk ve ceza davalarının hangi mahkemeler tarafından bakılacağını ve bu mahkemelerin organizasyonunu belirler. Kapsam olarak ilk derece adlî mahkemelerin ve bölge adliye mahkemelerinin işleyişini ve görevlerini düzenler; hukuk ve ceza alanında hangi davaların hangi mahkemelerde görüleceğini somut çerçevede ortaya koyar. Hukuk mahkemeleri açısından sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan diğer hukuk mahkemelerinin görev alanlarını belirtir; bazı işlerde özel yetkili hukuk mahkemelerinin kurulabileceğini ve bu mahkemelerin iş yoğunluğu ile ihtiyaçlara göre yapılandırılabileceğini ifade eder; mahkeme kurulumu ve daireler arasındaki iş dağılımı konularını da kapsar. Hukuk mahkemelerinin yargı çevresi coğrafi sınırlarla belirlenir ve gerektiğinde il ve ilçeler üzerinde değişiklik yapılabilir; bu düzenlemeler idari sınırlar çerçevesinde yürütülür. Ceza mahkemeleri açısından sulh ceza mahkemeleriyle ağır ve asliye ceza mahkemelerinin görevlerini netleştirir; özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemelerinin kurulumu saklıdır; ceza mahkemelerinin daireleri gerektirdiğinde numaralandırılarak ve gerektiğinde daireler arası iş dağılımı yapılara göre düzenlenir. Sulh ceza hâkimliği, yürütülen soruşturmalarda karar almak, işleri yürütmek ve itirazları incelemek amacıyla kurulmuştur; gerektiğinde birden çok sulh ceza hâkimliği kurulabilir; hâkimlikler bulundukları yerin adli sınırları içinde çalışır. Asliye ceza mahkemesinin görevi, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere bakmaktır. Ağır ceza mahkemesi, ağır cezayı gerektiren suçlar ve ilgili davalara bakmakla görevlidir; bu mahkeme, iş bölümü ve daireler arasındaki görev dağılımı çerçevesinde çalışır. Cumhuriyet başsavcılığı ve savcılarının yapısı, görev ve yetkileri, soruşturma yürütme, kamu davasını izleme ve duruşmalarda temsil gibi temel işlevleri kapsar; başsavcı ve başsavcı vekilleri ile savcılar, görev ve denetim açısından bir hiyerarşi içinde çalışır; başsavcılıklar bulundukları yargı çevresinde denetim ve gözetim yetkisine sahiptir. Duruşmalarda Cumhuriyet savcısının temsil yetkisi, görevlendirme ve gerektiğinde birden çok savcının katılımını mümkün kılan uygulamalar düzenlenir; duruşmalara katılım, kamu davasının yürütülmesi açısından önemli bir unsurdur. Bölge adliye mahkemeleri, bölgesel düzeyde temyiz incelemesini yürütür; bölge merkezi başkanlığı ve hukuk ile ceza dairelerinden oluşan yapılarıyla bölgesel düzeyde karar verecek birimler olarak organize edilir; bölge başsavcılığı ve adalet komisyonu ile birlikte çalışır. Müdürlükler ve adli idari yapı, her mahkemede yazı işleri müdürlüğü ile başvuru ve işlem süreçlerinin yürütülmesini sağlar; bölge adliye mahkemelerinde de adalet komisyonları ve müdürlükler bulunur; idari ve mali işlemler bu yapılar üzerinden yürütülür. Adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisiyonu gibi ortak yapılar, ağır ceza mahkemelerinin bulunduğu yargı çevrelerinde kurulabilir ve işleyişleri yönergelerle belirlenir; müdürlükler ve personel çalışmaları bu yapıya bağlı olarak yürütülür. Genel olarak bu düzenleme, dava türlerine göre hangi mahkemelerin yetkili olduğunun işleyişini, mahkemelerin hangi sınırlar içinde hareket edeceğini, yetki ve görev dağılımlarını, daireler arasındaki iş paylaşımını ve adli idari altyapıyı belirleyerek adaletin hızlı ve uyumlu işlemesini amaçlar.

Kanun 3713
1991-04-12

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Terör, cebir ve şiddet kullanarak, devletin temel niteliklerini değiştirmeyi, ülkenin bütünlüğünü bozmayı veya devletin güvenliğini tehdit etmeyi amaçlayan örgütler ve bu örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak işlenen suçlardır. Terör suçlusu; terör örgütlerinin mensubu olarak veya örgüt adına suç işleyen kişiler olarak tanımlanır; örgüt adına suç işlemek de ayrıca cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar, bu amaçla kurulan örgütlerin faaliyeti kapsamında işlendiğinde terör suçu sayılır ve bu tür suçlar için verilen cezalar artırılır. Terör örgütlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamalar suç teşkil eder; bu tür fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı artırabilir; ancak haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Terör örgütünü kuran, yöneten veya üye olanlar ile örgüt faaliyeti düzenleyenler cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar arasında yer alan bazı suçlar için cezaların artması öngörülür; artırımın uygulanması, ilgili koşullara bağlı olarak gerçekleşir. Terörün finansmanı suçtur; bu kapsamdaki fiiller için ağır yaptırımlar uygulanır; tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri söz konusu olur. Terörle mücadelede görevli kamu görevlileri, kolluk ve yargı personeli ile ilgili koruma tedbirleri ve güvenlik önlemleri öngörülür. Terör suçlarından zarar görenlerin zararlarının tazmini amacıyla mahkeme süreçlerinde gerekli tedbirler alınır; bu süreçlerde tebligat ve ilân gibi uygulamalar kullanılır. Terör davalarında avukat temini ve ücretlere ilişkin düzenlemeler yapılır; savunmanın sağlanması amacıyla usuller belirlenir. Ceza infazı ve tutukluların korunmasıyla ilgili uygulamalar belirli esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı ağır cezalar için özel koşullar uygulanabilir ve şartlı tahliye ile denetimli serbestlik konuları düzenlenir. Kamu görevlileri ve ilgili kurumlar, terör soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde güvenlik ve gizlilik tedbirlerine tabi olarak hareket eder; gerekli hallerde koruma ve güvenlik önlemleri alınır. Terör suçları nedeniyle zarar görenler için maddi tazminat amacıyla gerektiğinde mahkeme önleyici tedbirler ve ilgili kararlar uygulanır.

Kanun 4450
1999-08-29

BAZI SUÇ FAİLLERİ HAKKINDA UYGULANACAK HÜKÜMLERE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN

Bu değişiklik, siyasi/ideolojik amaçla suç işlemek için kurulan silahlı teşekküllerle ilgili olarak, teşekkül hakkında bilgi verenler için cezai yaptırımların hafifletilebilmesi yönünde esneklik getirir. Açıklamanın yapıldığı aşama ve olayın özelliğine göre cezaların seviyesi değişebilir. Liderlik veya güvenlik güçlerine karşı silahla işlenen ağır suçlarda bu hafifletme uygulanmaz. Teşekkül, gizli ittifak veya diğer üyeler hakkında açıklama yapanların durumuna göre de cezaların indirilmesi veya değiştirilmesi söz konusu olabilir. Açıklamanın hüküm kesinleşmeden önce veya sonra yapılması durumuna göre uygulanacak hafifletme farklılık gösterebilir. Bu hükümlerin, teşekkül veya onun üyelerine yardım edenler (barınma, erzak, silah veya cephane temini gibi) için de geçerli olması öngörülür; fakat yardım edenler için ayrı bir indirim söz konusu olabilir. Karar veren mahkemenin görevden kalkması halinde kararlar uygun başka bir yetkili merciye devredilir ve bu devranın sürmesi sağlanır. Bu hükümlerin uygulanabilirliği, önceki kanunlar kapsamında cezai sonuçları olan kişiler için bazı sınırlamalara tabidir; yeni hükümlerin kapsamı, yeniden suç işleyenler için farklı sonuçlar doğurabilir. Genel olarak amaç, bilgi veren ve işbirliği yapan kişilerin cezai sorumluluğunu hafifletmeye yöneliktir ve uygulanması, hangi aşamada ve hangi koşullara bağlı olarak değişir.

Kanun 5320
2005-03-31

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla mevcut soruşturma ve kovuşturma süreçleri yeni hükümler temel alınarak yürütülür; kesinleşmiş kararlar korunur. Gıyabi tutuklama kararları, yeni hükümlerin uygulanmasıyla yakalama emrine dönüşür ve yabancı ülkelerdeki kaçaklar için özel bir düzenleme söz konusu olur. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminata ilişkin hükümler, uygulamada belirli dönemler için geçerli olur; önceki dönemdeki işlemler için eski mevzuat uygulanmaya devam eder. İtiraz ve temyiz süreçlerine ilişkin süreler ve usuller netleşir; acele itirazlar için uygulanacak hükümler geçerli olur. Şahsî dava kavramı kamu davasına dönüşür; mevcut şahsî dava dosyaları kamu davası olarak sürdürülür ve davacı olanlar katılan statüsüne geçer; uzlaştırma hükümleri uygulanır. Müdafi ve vekil ücretlerine ilişkin esaslar belirlenir ve bu ödemelerin yargılama gideri sayılacağı öngörülür; uygulanacak tarifeler yönetmelikle belirlenir. Yönetmelik çıkarılması, zamanaşımı, kolluk bildirimi, sahte para bilgileriyle ilgili uygulamalar ve eski hükümlerle uyum sağlama konuları düzenlenir; geçiş sürecinde eski hükümlere uygun çözümler geliştirilir. Ek ve geçici hükümler sulh Ceza mahkemelerinin yapısı ve yetkileriyle ilgili geçişleri düzenler; denetimli serbestlik ve tedavi uygulamalarıyla uyum sağlanır.

Kanun 1475
1971-09-01

İŞ KANUNU

Kıdem tazminatı, iş sözleşmesi işveren tarafından belirli nedenlerle feshedildiğinde veya işçinin kendi isteğiyle belirli şartlar altında sona ermesi hâllerinde hak olarak doğar ve hizmet süresi üzerinden ödenir; aynı süre için birden fazla tazminat ödenmez. Tazminat hesaplanırken son ücret esas alınır; ücret sabit değilse son bir yıllık dönemde ödenen ortalama ücret üzerinden hesaplanır; son dönemde maaş zammı varsa bu zamlı ücret üzerinden hesaplama yapılır. Ayrıca işçinin aldığı diğer para ve kanunen sağlanan menfaatler de hesaba katılabilir. İşyerinin devri veya başka bir işverene geçmesi hâlinde, kıdem tazminatı süreleri toplam olarak hesaplanır; yeni ve eski işverenler bu toplam süre üzerinden sorumludur; devreden işverenin sorumluluğu devir esnasındaki çalışma süresi ve ücretle sınırlı olabilir. İşçinin ölümü halinde haklar mirasçılarına gider. Aynı hizmet süresi için birden fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenemez. Kıdem tazminatının ödenmesi geciktirilirse, gecikme faizi uygulanabilir. Kıdem tazminatı için işveren tarafından kamu kurumlarında veya ilgili kurumlardan oluşan bir fon tesis edilmesi mümkün olabilir ve bu fonun kurulumu ile işlemleri kanunla düzenlenir. Kamu hizmetlerindeki geçmiş hizmet süreleri ve emeklilik/yaşlılık durumları kıdem tazminatının hesaplanmasını ve ödenmesini etkileyebilir; bazı hizmet süreleri için kıdem tazminatı gerektirmeyebilecek hâller söz konusu olabilir ve ilgili sınırlamalar uygulanabilir. Geçiş ve değişikliklerle ilgili bazı hükümlerin uygulanmasına dair geçiş hükümleri bulunur.

Kanun 7471
1960-05-13

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ GİYECEK VE TEÇHİZATI KANUNU

Bu düzenlemenin pratik etkisi, askeri personele ait giyecek ve teçhizatın istihkak olarak mı yoksa tahsis suretiyle mi verileceğini ve bu hakların tür, miktar ile kullanım süresini belirlemektir. Istihkak, personelin kullanmasına yetkili kılınan giyecek ve teçhizatı ifade eder; tahsis ise belirli bir hizmetin ifası için veya hizmet süresince kullanılmasına yönelik cins ve miktarı kapsar. Verilecek giyecek ve teçhizatın türü, miktarı ve kullanım süresi ile ilgili listelerin oluşturulması, güncellenmesi ve gerektiğinde yenilerinin eklenmesi veya ihtiyaç kalmayanların iptal edilmesi süreçlerini düzenler; bu değişiklikler ilgili mercilerin teklifi ve kararına bağlıdır. Kanun, bazı personel grupları için özel kapsama sahip olduğundan, geçiş yapan kadrolardaki personelin de bu haklardan yararlanabileceğini öngörür. Uygulama kapsamında, değişiklikler ve kaldırılan hükümlerin yerine getirildiği bir güncel düzenin uygulanması amaçlanır.

Kanun 6815
1956-07-24

SINIR, KIYI VE KARA SULARIMIZIN MUHAFAZA VE EMNİYETİ VE KAÇAKÇILIĞIN MEN VE TAKİBİ İŞLERİNİN DAHİLİYE VEKALETİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

- Kaçakçılık men’i ve takibi ile sınır güvenliğiyle ilgili sorumluluklar merkezi bir düzene kaydırılarak, operasyonlar iç güvenlik ve kolluk sistemi içinde yürütülür hale gelir; bu kapsamda yetkiler devralınır ve uygulanır. - Bazı özel bölgelerde ve alanlarda kaçakçılığın önlenmesiyle ilgili yetkiler mevcut kurumlar tarafından sürdürülür; bu bölgelerde yürütülen görevler korunur. - Sınır koruma görevleri için geçici olarak seyyar jandarma birliklerinin görevlendirilmesi ve bu birliklerin görev yapısının belirlenmesi planlanır. - Jandarma ve ilgili güvenlik yapıları aracılığıyla sınır ve gümrük bölgelerindeki faaliyetler koordine edilir; bazı yetki ve sorumluluklar yeniden organize edilir. - İç güvenlik amacıyla istihbarat teşkilatı kurulur ve gerekli bütçe ayrılır; bu teşkilat kaçakçılıkla mücadelede bilgi toplama ve analiz kapasitesini güçlendirir. - Subaylar ve diğer personelin yetiştirilmesi, istihdamı ve disiplin uygulanması yeni çerçevede düzenlenir. - Gümrük muhafaza birimlerinin sahip olduğu teçhizat ve malzeme yönetimi yeniden yapılandırılır; bazı ekipmanlar devredilir, kalanlar mevcut çerçevelerde kullanılır. - Mevcut personelin haklarının korunması ve devrin sürekliliğini sağlamak amacıyla geçici hükümler uygulanır. - Bu değişiklikler, sınır güvenliği ve kaçakçılıkla mücadelede merkezi bir yapıya geçiş yoluyla operasyonel süreçleri yeniden organize etmeyi amaçlar.

Kanun 1481
1971-09-15

ASAYİŞE MÜESSİR BAZI FİİLLERİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, ağır suç işleyen firari sanıklar için güvenlik güçlerinin silah kullanma yetkisini getirir; teslim olmaları için ilan edilen süre geçerse veya sanık güvenlik güçlerine karşı tehdit veya saldırıda bulunursa silah kullanılabilir. Teslim olmamak için belirlenen sürenin ilanı kamuya duyurulur. Kullanılan silah yetkisi, firari sanığın teslim olmaması halinde ve güvenlik güçlerine karşı tehdit veya saldırı durumlarında da uygulanabilir. Müsademe sırasında veya kaçma halinde yardımcı olanlar da aynı hükümlere tabidir. Polis veya güvenlik güçlerinin silah kullanımıyla ilgili soruşturma, başsavcılık tarafından bizzat yürütülür; dava açıldığında sanık duruşmadan vareste tutulabilir ve hakkında açığa alma veya işten el çektirme işlemleri uygulanmaz. Sanık veya hükümlüyü saklayanlar, silah veya cephane temin edenler için ilgili suçun cezasına göre cezai yaptırımlar uygulanır; ancak ceza, temel suçun cezası üzerinden belirli sınırlamalar içerebilir. Bu kapsamda usul ve füru ile karı/koca veya kardeşinin lehine fiiller işleyenler için ceza ilişkili olarak farklı şekilde uygulanabilir. Birinci bendinde sayılan ilanın başlangıcı ve nasıl yapılacağına ilişkin düzenleme, adalet ve içişleri bakanlıkları tarafından yapılacak hükümlerde yer alır. Ek Madde ile devletin bütünlüğünü bozma veya güvenliğe karşı işlenen suçlarda bu tür suçların faillerini yakalamaya yardımcı olanlara veya kimliklerini bildirenlere ödül verilebileceği öngörülür; ödülün miktarı ve ilan esasları ilerleyen düzenlemeyle belirlenir ve bu kişilerin kimlikleri gizli tutulur. Ödül uygulamasının yürütülmesine ilişkin esaslar ayrıca düzenlenir.

Kanun 3284
1937-12-25

BAZI MADEN HURDALARININ DIŞARI ÇIKARILMASININ YASAK EDİLMESİ VE SATINALINMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa, belirli metal hurdaları ile bunların hurda hâllerinin ve kullanılamayacak biçimdeki aktüel malzemelerin ülke dışına çıkarılmasını yasaklar; iç piyasada satışı serbesttir. Kendi ihtiyaçlarından fazla olanlar için ilgili durumlarda askerî fabrikalara devredilmesi öngörülür. Hurdaların satın alınması için gerekli finansman veya ödenek yaratılır. Hurdalar, belirlenen şartlar ve fiyatlar üzerinden askerî fabrikalar için satın alınır; satış ve satın alma süreçleri, dış ve iç piyasa fiyatları dikkate alınarak yürütülür; nakil giderleri de göz önünde bulundurulur. Devlet demiryolları idaresi, hurdaların nakli sırasında belirli bir ücret alır. Yurt dışına çıkarmaya teşebbüs edenler veya çıkartanlar için idarî yaptırımlar uygulanır; el konulur ve kamuya geçirilecek şekilde tasarruf işlemi yapılır; el konulan hurdalar askerî fabrikalara teslim edilir.