10 / 4.735 sonuç gösteriliyor

Kanun 4473
1943-07-21

YANGIN, YERSARSINTISI, SEYLAP VEYA HEYELAN SEBEBİYLE MAHKEME VE ADLİYE DAİRELERİNDE ZİYAA UĞRAYAN DOSYALAR HAKKINDA YAPILACAK MUAMELELERE DAİR KANUN

- Yangın, deprem, sel veya heyelan nedeniyle mahkeme ve adliye dosyalarının zayi olması durumunda bu dosyaların yenilenmesi sağlanır; bu sayede hak kaybı veya işlemin aksamaması amaçlanır. - Yenileme talebi taraflardan biri veya ilgili davaya dahil olan kişiler, ihbar üzerine davaya iltihak etmiş olanlar, icra takibi yapanlar veya cezai işlerde müdahil olanlar tarafından yapılabilir. - Yenileme işlemleri genel olarak hukuk ve ticaret dosyaları için yetkili mahkeme tarafından incelenir; gerektiğinde ilgili yerde görevli büro veya mevcut mahkeme görevlendirilir. - Başvuru yazılı bir beyanname ile yapılır ve beyanname şu bilgileri içerir: talep edenlerin kimlikleri ve adresleri, davanın mevzuu, dosya numarası, sunulan vesikaların listesi ve niteliği, ortaya konulan deliller, önceki kararlar ve işlemler, hüküm verilmişse gerekçesi. - Beyanname sahibinin imzası hakimin veya büro azasının tasdikiyle onaylanır; eksikler tamamlanır; beyanname sahibine bedava vesika verilir. - Yenileme talepleri ilan edilir ve belirli bir süre içinde yapılır; sürenin aşılması durumunda genel hükümlere tabi davranılır. - Talebe ilişkin taraflara davetiye gönderilir; davetiyede davetin amacı özetçe yazılır ve belirlenen gün/saatte gelmesi bildirilir; gelmeyenlere ikinci davetiye ve gerekirse gıyabında işlem yapılabileceği ihtarı verilir; mazeret olmaksızın gelinmemesi halinde süreç tamamlanır. - Zayi olan dosyanın yenilenmesi için mahkeme veya büro gerekli tedbirleri alır. - Dava inceleme aşamasında ise afet tarihine kadar sunulan taslaklar ve ibraz edilen vesikalar istenir ve dosyaya eklenir; yenileme mahkemece yapıldıysa işlem genel hükümlere göre sürdürülür. - Delillerin ve imza işlemlerinin tespiti için inceleme yapılır; şahitler çağrılır; gerektiğinde zabıtlar tutulur; vesikaların güvenilirliği ve tevsiki için gerekli işlemler uygulanır. - Deliller zayi olsa dahi ileri sürülen iddialar uygun şekilde tartışılır ve gerektiğinde yeniden yazılan ilamla hüküm ortaya konulur; taraflar hükmün katileştiğini kabul ederse ilam buna göre düzenlenir. - Şahitlerin davetiyelerle çağrılması ve kimliklerini kanıtlayacak belgelerin teslimi sağlanır. - Keşif raporları veya taraf beyanları uyumluysa geçerli kabul edilir; uyumsuzluk halinde yeniden keşif veya ilgili güvenilir delillere başvurulur. - Afetten önce verilmiş kararlar nedeniyle haciz veya ihtiyati tedbirler varsa, yenileme süreci tamamlanana kadar bu tedbirler uygulanabilir; uzatma veya kaldırma kararına bağlı olarak değişebilir. - İcra ve iflas dosyalarında yenileme için ilgili kurumlar ve ilanlar aracılığıyla bilgi paylaşımı ve gerekli tedbirler kullanılır; bazı kararlar geçerli kalır. - Hacizli mal veya alacaklar söz konusu olduğunda borçlu talep ederse ilgili mahkemeden karar alınması için süre verilir; süre geçerse haciz kendiliğinden kalkabilir. - Nafaka kararları yenileme kapsamı dışındadır ve bu alanda ayrı hüküm uygulanır. - Yenileme sürecinde eski dosya ele geçtiğinde işlem, hükmün uygulanması açısından dosyanın içeriğine göre devam eder; eski dosya bulunduğu durumda hüküm buna göre infaz edilir. - Genel olarak, felaket nedeniyle zayi olan belgelerin yenilenmesi yoluyla mahkeme süreçlerinin işlerliğini korumak amaçlanır.

Kanun 2565
1981-12-22

ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİ KANUNU

Bu yasa, askeri tesisler ve güvenlik açısından kritik bölgelerin çevrelerinde güvenlik ve gizliliği sağlamak amacıyla askeri yasak bölgeler ve özel güvenlik bölgeleri kurulmasını, kaldırılmasını ve gerektiğinde genişletilmesini öngörür. Bu bölgelerin sınırları ve ilanıyle ilgili esaslar belirli ve bu sınırlar işaretlerle veya haritalarla gösterilir. Kara alanında yüksek güvenlik gerektiren bölgelerin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Bölgede bulunan taşınmazlar kamulaştırılabilir. - Bölgede yalnızca görevliler ve izin verilen diğer görevliler ile vatandaşa özel kurallar çerçevesinde giriş ve ikamet izni verilebilir; bazı durumlarda aile fertlerinin girişine veya su kaynaklarından yararlanılmasına yönelik istisnalar uygulanabilir. - Yabancıların bölgeye geçici bile olsa girmesi veya ikamet etmesi genel olarak izin gerektirir. - Bölgede bulunan eski eserler ve doğal kaynaklar araştırılıp işletilebilir; bunun için denetimli ve onaylı çalışmalar gerekli olur. - Bölgede fotoğraf çekimi, harita çıkarma gibi faaliyetler, savunma ve güvenlik tedbirlerini bozacak durumlar dışında izinle yapılabilir. - Kamulaştırma zorunlu değildir; ancak bölgenin güvenliği için gerekli görülen durumlarda mal sahiplerine yönelik düzenlemeler yönetmelikle belirlenir. - Bölgenin güvenliğini bozabilecek inşaat ve diğer faaliyetler durdurulur; uygun görülmeyen yapılar yıkılarak masrafları sahiplerinden talep edilebilir. Kara ikinci düzey bölgelerinin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Vatandaşlar bölge içinde yaşama, seyahat etme ve tarımsal/faaliyet yürütme konusunda serbest olabilir; ancak güvenlik gerekçesiyle bazı durumlarda sınırlamalar getirilebilir. - Yabancılar bölge içinde mülk edinemez, ikamet veya uzun süreli kalışlarda sınırlamalar uygulanabilir; bazı durumlarda izin alınması gereklidir. - Bölgeye girişler ve konaklama için izin alınması gerekir; yetkili makamlar bu izinleri düzenler. - Bölge içinde yollar ve geçişlerle ilgili esaslar yönetmelikle belirlenir. - Bölgede belirli bir süre içinde taşınmaz mal sahipliği ve durumunun raporlanması gerekir. - Bölge içinde inşaat, hafriyat, ormancılık, yeni ekim gibi faaliyetler için önceden onay alma zorunluluğu vardır; izinsiz çalışmalar durdurulur, sahibine yaptırım uygulanabilir. - Savunma ve güvenlik açısından önemli olan alanlarda izinsiz teknolojik cihazlar kullanılamaz. - Eski eserler ve doğal kaynaklar ile ilgili işlemler, uygun görüş alındıktan sonra yürütülür; bu alanlarda gemi sökümü için tesisler kurulamaz. Deniz alanlarında uygulama şu sonuçları doğurur: - Deniz kıyılarından başlayarak belirlenen sınırlar işaretlerle belirlenir ve haritalara işlenir. - Yabancı deniz araçları kötü hava koşulları veya teknik arızalar dışında belirlenen bölgelere giriş yapamaz; sığınma durumunda yetkili makamlara bildirilir ve mümkün olan en kısa sürede bölgeyi terk etmesi sağlanır; masraflar ve zararlar ilgili taraflarca karşılanır. - Denize açılan veya sığınan gemi ve araçların güvenliği için gerekli tedbirler alınır. - İkinci derece deniz bölgelerinde Türk vatandaşlarının serbest balıkçılık ve doğal kaynaklarla ilgili faaliyetleri bazı güvenlik şartlarıyla sürdürülür; yabancıların bu bölgelerde mal edinmesi ve ikametleri yasaktır; giriş için izin gerekir. - Yabancı gemi ve deniz araçlarının bölgelerdeki faaliyetleri için izin ve görüşmeler gereklidir; bazı durumlarda limanlara giriş ve çıkış için yetkili makamların onayı gerekir; zaruri hallerde sığınmalar için özel durumlar tanınabilir. - Deniz bölgelerindeki liman ve körfezlere giriş çıkışlar için güvenlik esasları uygulanır; sığınma durumlarında yükümlülükler yerine getirilir ve gerekli bildirimler yapılır. - Bu bölgelerdeki arama, keşif ve kaynak işlemleri milli kurullara uygun olarak yürütülür; savunma güvenliği açısından zararlı görülen uygulamalar yasaktır. Genel olarak, bu düzenleme bölgelerin güvenliğini sağlamak amacıyla sınırları belirler, giriş ve ikamet üzerinde kısıtlamalar getirir, yabancıların hakları üzerinde sınırlamalar koyar, kaynakların ve eski eserlerin araştırılması ile kullanımı için denetim ve izin mekanizmalarını öngörür; uyulmadığında ise denetim ve yaptırım süreçleri devreye girer. Bu çerçevede bölge sahipleri ve kullanıcıları, güvenlik gerekçesiyle uygulanacak kısıtlamaları karşılayıp, gerekli izinleri almakla yükümlüdür.

KHK 430
1990-12-16

OLAĞANÜSTÜ HAL BÖLGE VALİLİĞİ VE OLAĞANÜSTÜ HALİN DEVAMI SÜRESİNCE ALINACAK İLAVE TEDBİRLER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu kararnameyle olağanüstü hal bölgesi valiliği ve bölge illerindeki valilikler, güvenlik, asayiş ve kamu düzeninin sağlanması amacıyla ilave tedbirleri uygulama yetkisine sahip olur. Bölgeye ilişkin basın ve yayın faaliyetleri üzerinde kamu düzenini bozabilecek, yanlış/yenilik dışı haberlerle halkı tırmandırabilecek içeriklerin basımı, çoğaltılması, yayımlanması ve dağıtılması yasaklanabilir veya izne bağlanabilir; bu tür yayınların bölge içine girişine ilişkin tedbirler uygulanabilir ve gerektiğinde yayınlar durdurulabilir veya geri çekilebilir, basılan matbaaların faaliyetleri sınırlanabilir. Bölge içinde veya dışında ikamet edenler ile güvenlik gerekçesiyle yer değiştirmek zorunda kalanlar için gerekli görülenler için yerleşim ve geçim desteği sağlanabilir; bu amaçla uygulanacak esaslar belirlenebilir. İkamet veya yer değiştirme ihtiyacı doğan kişilere yönelik istihdam etmek amacıyla ek kadrolar ihdas edilerek atama ve görevlendirme yapılabilir; bu kadroların kullanımıyla ilgili şartlar belirlenebilir ve kadrolar ilgili kamu kurumlarına devredilebilir; ücret ve özlük hakları bu kurumlarca karşılanabilir; bazı işçi pozisyonlarının ihdasına yetki verilebilir. Gerekli gördüğü durumlarda güvenlik nedeniyle tutuklu veya hükümlülerin ifadeye çağırılması, yer gösterme, yüzleştirme ve benzeri işlemler için kısa süreli olarak alınması mümkün olabilir; bu süreler içinde sağlık durumu ve haklar gözetilir ve kararlar ilgili mercilerce denetlenir. İller arasında veya bölgeler arası hareket ve arama tedbirleri uygulanabilir; gerekli gördüğünde yol ve umumi alanlarda arama yapılabilir, ev ve işyerleri gibi alanlar incelenebilir. Bölgenin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına yönelik yatırım tekliflerinde bulunulabilir ve bu çerçevede uygun çalışmalar desteklenebilir. Bölgeyle ilgili veya etkileyen yayınlar konusunda yetkili medya kuruluşlarıyla koordinasyon sağlanabilir ve bölgenin içeriğinin ulusal mecralarda yansıtılması yönünde talepler iletilabilir. Bölgeyle ilgili kararlar nedeniyle ortaya çıkan zararlar için manevi tazminat talepleriyle ilgili değerlendirme ve karar süreçleri işletilebilir; tazminat miktarları ve hesaplama yöntemi belirlenebilir. Bölge illerinde uygulanacak tedbirler ve yapılan uygulamalar nedeniyle oluşan suçlama ve cezai sorumluluk iddiaları için yargı merciine başvuru yapılmasına ilişkin sınırlamalar getirilebilir; ancak zarara uğrayan kişiler devlet aleyhine tazminat talep etme hakkını saklı tutar. Bu kapsamda yürütülen uygulamalarda meydana gelen değişiklikler ve ek kararlar, mevcut mevzuata göre uygulanır. Ek tabloda yeni kadrolar ve bunların sınıfları ile sayıları belirlenmiş olabilir; kadro yapısı gerektiğinde uyarlamalı olarak düzenlenebilir.

Kanun 7262
2020-12-31

KİTLE İMHA SİLAHLARININ YAYILMASININ FİNANSMANININ ÖNLENMESİNE İLİŞKİN KANUN

Bu yasa, kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanını önlemek amacıyla BM kararlarının uygulanmasına yönelik usul ve esasları belirler. Uygulamada, karar kapsamına giren kişi, kuruluş veya onların yararına her türlü fon toplama veya sağlama ile bu kişiler Türkiye’de iş ilişkilerine girme faaliyetine girmesi yasaktır. Ayrıca karar kapsamındaki nükleer veya balistik füze programlarıyla ilgili faaliyetlerle bağlantılı taraflar için de fon toplama veya sağlama yasağı uygulanır. Türkiye’de temsilcilik açma, bankalarda şube açma veya iş ortaklığı kurma gibi faaliyetler yasaktır ve mevcut olanlar sonlandırılır. İthalat, ihracat ve transfer konularındaki yasaklar, kararlar kapsamında uygulanır. Malvarlıklarının dondurulması ve deniz ulaşım araçlarının dondurulması gereği uygulanır; bu kararlar hızla yürürlüğe konulur. Denetim ve İş Birliği Komisyonu, uygulamayı koordine etmek ve bilgi istemekle sorumludur; gerektiğinde görüş ve öneride bulunabilir. İhlaller halinde hapis ve adli para cezaları öngörülür; ağırlaştırıcı sebepler ve tüzel kişiler için ek yaptırımlar söz konusu olabilir. Yasayla birlikte uygulanacak yönetmelik, usul ve esasları belirler ve yürürlüğe girer. Mevcut kararların uygulanması ve geçici hükümler bu kapsamda değerlendirilir.

Kanun 4454
1999-09-03

BASIN VE YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİNE DAİR KANUN

Bu yasa basın yoluyla veya toplantılarda yapılan konuşmalarla işlendiği kabul edilen suçlarda cezaların infazının ertelenmesini öngörür. Ertelenebilir cezalar, kişiyi bağlayan ceza üst sınırı belirli bir değerin altında olan suçlar için geçerlidir ve mevcutta ceza infazını sürdürenler de bu uygulamadan yararlanabilir. Ertelenen ceza, belirlenen süre içinde aynı kapsamda kasıtlı bir suç nedeniyle hüküm kurulursa infaz edilir; bu süreçte önceki hapis süreleri yeni cezaya sayılır. Belirli süre içinde aynı kapsamda kasıtlı bir suç işlenmezse ertelenen haklar geçerli kalır ve açılmış olan dava veya soruşturmanın durumu buna göre sonuçlandırılır; ertelenen dava kırılırsa dava düşer. Ertelenenin kapsamına giren bir suç nedeniyle mahkumiyet gerçekleşirse, ertelenen dava yeniden açılır veya devam ettirilir ve hüküm kurulur. Bu uygulama kapsamında haklar üzerinde getirilen kısıtlamaların kaldırılması veya gevşemesi söz konusu olabilir; bazı haklar otomatik olarak eski durumuna getirilir. Eski düzenlemeler yürürlükten kaldırılır ve yeni kurallar uygulanır; yürütme bu hükümlerin uygulanmasından sorumludur.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 7088
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI TEDBİRLER ALINMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

Kamu görevlileri açısından, terör örgütleriyle bağlantılı ya da milli güvenliğe karşı faaliyetlerde bulunduğuna karar verilen kişilerin kamu görevinden çıkarıldığı, rütbe ve memuriyetlerinin alındığı ve yeniden kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekleri, görev yaptıkları teşkilatlarla ilgili diğer görevlerinin de sona erdiği, silah ruhsatı ve benzeri belgelerin iptal edildiği, kamu konutlarından tahliye edildikleri ve özel güvenlik şirketlerinde yer alamayacakları ifade edilir. İade hükümleri kapsamında göreve başlatılmayanlar çekilmiş sayılır ve çıkarıldığı tarihten itibaren mali ve sosyal haklar ödenir; aynı kişiler için tazminat talebinde bulunulamaz; görevlerine iadesi, uygun kadro ve pozisyonlara atanma yoluyla sağlanabilir; işlemler ilgili kurumlarca yürütülür. Kurum ve kuruluşlar bakımından ise terör örgütleriyle ilişkili olduğu tespit edilen gazete, dernek, vakıflar ve özel sağlık kuruluşları kapatılır; bu kuruluşlara ait varlık ve haklar devredilmiş sayılır ve taşınmazlar ilgili kurum adına tescil edilir; işlemler gerektiğinde yardımla yerine getirilir. Yurtdışında öğrenim görenlerden, terör örgütleriyle bağlantılı olanların öğrencilikle ilişkileri kesilir. Değişiklik hükümleriyle bu kapsamda yapılan kapatma işlemlerinin uygulanacağı ve bazı yükümlülüklerin yeniden düzenleneceği ifade edilir; bazı devredilen taşınmazlar için üçüncü kişilerle ilişkisi olan işlemler de kapsam dahilinde ele alınır.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 6755
2016-11-24

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER İLE BAZI KURUM VE KURULUŞLARA DAİR DÜZENLEME YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasında kısa ve uzun vadeli şu pratik etkiler öngörülür: - Olağanüstü hal kapsamında FETÖ/PDY ile ilişkili olduğu değerlendirilen askerler ordudan çıkarılır, rütbe ve statüleri elinden alınır; kamu görevinden men edilerek yeniden istihdam edilmezler; ilgili meslek grupları ve lisanslar sınırlanır; pasaport ve konut gibi bazı haklar üzerinde tedbirler uygulanır; özel güvenlik şirketlerinde çalışmaları yasaklanır ve bazı altyapı veya lojmanlardan tahliye edilmeleri gerektiği belirtilir. - Kapatılan veya yakinen ilişkili olduğu değerlendirilen medya kuruluşlarıyla yayımlara ait varlıklar devlete intikal ettirilir; bu varlıklar üzerinde borçlar için tazminat talebinde bulunulamaz; ilgili taşınmazlar devlete tescil edilir ve bu süreçte kamu alacaklarının sorumluluğu devlet tarafından karşılanmaz. - Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde hızlı ve geniş yetkiler kullanılarak gözaltı ve yakalama gibi işlemler uygulanabilir; gerekli görüldüğünde arama ve elkoyma gibi tedbirler uygulanabilir; bazı yerlerde avukatın hazır bulundurulması veya belirli güvenlik önlemlerinin alınması gerekliliği doğar; iletişimlerin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması gibi teknik tedbirler karar alınarak uygulanabilir; bilgisayarlar ve dijital veriler üzerinde kopyalama ve saklama işlemleri yapılabilir ve bu işlemler için yetkili makamların onayı gereklidir; delillerin toplanması ve korunması süreçleri bu kapsamda hızlandırılır. - Tutukluluk ve yakalama süreçlerinde süreler ve usuller yeniden yapılandırılarak, gerektiğinde hızlı kararlar ve denetimler uygulanabilir; konutta veya kapalı alanlarda arama yapılabilmesi için gerekli güvenlik önlemleri ve denetimler öngörülür; adli kolluk ve savcılık arasındaki işbirliği güçlendirilir; yerdeki kamu kurum ve kuruluşları ilave teşkilat veya malzeme talebinde bulunabilir. - Sorumluluk hususunda, bu tedbirleri uygulayan kişiler ile kararları verenlerin, darbe girişimini bastırmaya yönelik hareketler nedeniyle hukuki, idari, mali veya cezai sorumlulukları doğmaz; bu bağlamda, yürütülen tedbirler karşısında güvenli bir bağlayıcılık ve koruma sağlanır.

Kanun 7071
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI DÜZENLEMELER YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

Bu Kanun, olağanüstü hal kapsamında çıkarılan bazı düzenlemelerin değiştirilerek kabul edilmesini sağlar. Güvenlik ve millî savunma alanlarında mevcut hükümleri günceller ve bu alanlara ilişkin çerçeveyi yeniler. Taşınmaz malların değerlenmesi ve kefaletlerle ilgili uygulamalarda değişiklikler getirir; bu alandaki bazı hükümler iptal edilmiştir. Kanun yürürlüğe girer ve uygulanır.