10 / 1.101 sonuç gösteriliyor

Kanun 5395
2005-07-15

ÇOCUK KORUMA KANUNU

Pratik etki özeti: - Korunma ihtiyacı olan çocuklar ile suça sürüklenen çocukların korunmasına ve haklarının güvence altına alınmasına yönelik usûl ve esaslar belirlenir; öncelik çocuğun güvenliğini, gelişimini ve esenliğini korumaktır. - Temel ilkelerle çocuğun yaşamı, gelişimi, korunması ve katılımı güvence altına alınır; ayrımcılık yapılmaması, karar süreçlerine çocuğun ve ailesinin bilgiyle dahil edilmesi, işbirliği içinde çalışmalar ve insan haklarına dayalı hızlı ve adil işlemler ön planda tutulur. - Koruyucu ve destekleyici tedbirler ağırlıklı olarak çocuğun kendi ailesi içinde korunmasına yöneliktir; danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma hizmetleriyle destek sağlanır; gerekli hallerde resmi bakım yurtları veya koruyucu aile hizmetleri devreye alınır. - Barınma, sağlık, eğitim gibi alanlarda verilen tedbirlerle çocuğun güvenliği ve bakımı sağlanır; kimliğin korunması amacıyla gizlilik tedbirleri uygulanır. - Acil tehlike durumlarında acil korunma kararları hızlıca verilebilir; sosyal inceleme ile kararın devamı veya alternatif tedbirler belirlenir. - Tedbir kararları, çocuğun gelişimini gözeterek belirlenir ve gerektiğinde değiştirilir veya kaldırılır; uygulanması belirli periyotlarda denetlenir ve süre sonlandırma ihtimali bulunur. - Çocuklar için özgün güvenlik tedbirleri uygulanır; akıl hastalığı gibi durumlarda özel tedbirler dikkate alınır. - Hakkaniyetli ve etkili süreçler için duruşmalar, çocuğun yararına uygun şekilde düzenlenir; gerekli hallerde sosyal çalışma görevlisi davaya eşlik eder ve çocuğun sorgusu güvenli bir ortamda yapılır; çocuğun haklarına uygun şekilde ifadesi ve katılımı gözetilir. - Zorlayıcı tedbirler konusunda tutuklama ve ağır yaptırımlar yaşa uygun olarak sınırlanır; çocuklar için denetimli serbestlik ve adlî kontrol tedbirleri öne çıkarılır. - Kanunen kurulan özel çocuk mahkemeleri ve ilgili savcılık/kolluk birimleri, çocuklara özgü işlemleri çocuk odaklı şekilde yürütür; çocukla ilgili işlemler daha uygun ve güvenli bir ortamda gerçekleştirilir. - Çocuğun kimliği ve kişisel bilgileri koruma amacıyla gizlilik ve mahremiyet tedbirleri uygulanır; karar ve süreçler gerektiğinde halka açık değil, güvenli şekilde yürütülür. - Kararlara karşı itiraz yolu bulunur ve sürece ilişkin haklar korunur; kararlar, çocuğun yararına ve gelişimine uygun olarak izlenir ve gerektiğinde değiştirilebilir.

Kanun 2828
1983-05-27

SOSYAL HİZMETLER KANUNU

Bu metin sosyal hizmetlerin nasıl yürütüleceğine ilişkin geniş bir çerçeve oluşturur ve hizmetlerin amacı, kapsamı, tanımlar ile genel esaslar ve mali hükümlerini belirler. Sosyal hizmetler, ihtiyaç sahiplerinin maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarını giderici, sorunlarını önleyici ve çözümleyici hizmetleri kapsar ve yaşam standartlarının yükseltilmesini hedefler. Korunmaya ihtiyacı olan çocuklar, engelliler ve yaşlılar gibi temel toplumsal gruplar ile benzer ihtiyaç sahipleri öncelikli olarak hizmetlerden yararlanır. Hizmetler için çeşitli kuruluş türleri ve birimler kurulur; çocuklara yönelik koruma ve bakıma odaklı yuvalar, yetiştirme yurtları, kreş ve gündüz bakım hizmetleri, huzurevleri ve bakım-rehabilitasyon merkezleri gibi birimler ile bu hedeflere uygun çalışır. Hizmetler, kamu kurumları, gönüllü kuruluşlar ve sivil toplumun koordineli işbirliğiyle, denetim ve gözetim altında sunulur; kaynaklar en verimli şekilde kullanılır. Hizmetlere erişimde ayrımcılık yasaktır; talep fazlası olduğunda belirlenen öncelikler uygulanır ve hizmetler insan onuru ve saygısı çerçevesinde sunulur. Personel seçimi ve hizmet içi eğitim, hizmetin niteliğine ve özelliklerine uygun şekilde yapılır; çalışanların nitelikleri hizmetin gerektirdiği standartlara uygun olur. Dış kuruluştan hizmet alınması gerekiyorsa izin ve standartlara uyum zorunludur; coğrafi ve fonksiyonel dağılım dengeli sağlanmaya çalışılır ve hizmet boşlukları giderilir. Engelliler için eşit katılım, erişilebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, istihdam ve sosyal güvenlik konularında hedefler belirlenir; engellilerin karar alma süreçlerine katılımı sağlanır. Ev tipi sosyal hizmet birimleri, merkezler ve koordinasyon yapıları aracılığıyla ihtiyaç tespiti, müdahale ve takibi bir arada ve kolay ulaşılabilir biçimde gerçekleştirilir. Hizmetler için mali kaynaklar genel bütçeden sağlanan yardımlar, hizmetlerden elde edilen gelirler, bağışlar ve benzeri çeşitli kaynaklarla finanse edilir. Kamu ve özel sektör işbirliği, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordinasyon esas alınır ve hizmetlerin yayılımı ile etkili kullanımı hedeflenir. Çalışanlar ve özel düzenlemeler konusunda sözleşmeli çalıştırma gibi alternatif istihdam biçimlerine olanak tanınabilir; engellilerin özel istihdam gerekiklikleri de gözetilir.

Kanun 4721
2001-12-08

TÜRK MEDENİ KANUNU

- Yasa, ele aldığı tüm konularda uygulanır; hüküm yoksa hâkim, örf ve âdet hukukuna göre karar verir; bilimsel görüşler ve yargı kararları karar süreçlerinde kullanılır. - Dürüst davranış zorunludur; hakların kötüye kullanılması hukuka uygun değildir. - İyiniyet esastır; kanunun öngördüğü durumlarda iyiniyetin varlığı gerekir, aksi halde iddia yapılamaz. - Hâkim, durumun gereklerini ve haklı sebepleri gözeterek karar verir. - Genel hükümler, özel hukuk ilişkilerine uygulanabilir. - İspat yükü taraflara aittir; resmî belgeler kanıt olarak kabul edilir ve içeriğinin doğru olduğunun kanıtlanması şart değildir, ancak başka hükmeler varsa ayrıca değerlendirilir. - Herkes hak ehliyetine sahiptir; fiil ehliyeti, yetkili bir engel olmaksızın kendi işlemlerini yapabilme kapasitesiyle ilişkili olarak tanımlanır. - Erginlik, ayırt etme gücü ve kısıtlılık gibi kavramlar, kişinin kendi hak ve borçlarını kullanabilmesini veya temsilci aracılığıyla işlem yapmasını belirler; bazı durumlarda kısıtlı kişiler için temsilci gereklidir. - Kişilik hakları korunur; haklarını ihlal edenlere karşı dava açılabilir ve zarar gören lehine düzeltme, tazminat ve gerektiğinde manevi tazminat talep edilebilir. - Adın kullanımıyla ilgili haksızlıklar durdurulabilir ve zararlar giderilebilir; ad değiştirme ancak haklı sebeplere dayanarak mahkeme kararıyla olabilir; karar verilen yeni ad nüfusta kayıt edilir. - Kişilik, doğumla başlar; sağ doğmak koşuluyla çocuğun hak ehliyeti annedinden itibaren kazanılır; hayat ve ölüm hususlarının ispatı, resmi kayıtlar ve gerektiğinde diğer kanıtlarla yapılır. - Gaiplik kararı, ölüm tehlikesi veya haber alınamama durumu olduğunda başvurulabilir; karar, ilgili hakların güvende kalmasını sağlar ve yasal işlemleri etkiler. - Kişisel durum sicili tutulur; zararlar devletçe tazmin edilir; düzeltme ancak mahkeme kararıyla yapılır; cinsiyet değişikliği için mahkeme izni gerekir ve sağlık raporuyla desteklenirse nüfus sicilinde düzeltme yapılır. - Doğum ve ölüm kütükleri, bildirimler ve kayıt işlemleriyle düzenlenir; soybağı ve kayıtlarla ilgili değişiklikler ilgili kanunlara göre işlenir. - Tüzel kişiler, bağımsız varlık olarak hak ve borçlarla bağlanır; organlar tüzel kişiyi temsil eder ve bağlar; yerleşim yeri, işlerin yönetildiği yeri ifade eder; tasfiye sürecinde malvarlığı kanuna ve kuruluş belgelerine göre tasfiye edilir ve çoğu durumda amaçlanan kamu kurumu veya hizmetine devredilir. - Dernekler, belirli sayıdaki kişinin ortak amacıyla kurulan tüzel kişilerdir ve hukuka/ahlâka aykırı amaçlarla kurulamazlar; kurma hakkı, tüzük ve belgelerin usulüne uygun olması gerekir; dernekler tüzel kişilik kazanır ve kayda geçerler; ilk genel kurul ve iç yönetim organları oluşturulur; kimse üye olmaya zorlanamaz; üyelik için gerekli koşullar güvence altındadır.

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.

Kanun 5717
2007-12-04

ULUSLARARASI ÇOCUK KAÇIRMANIN HUKUKİ YÖN VE KAPSAMINA DAİR KANUN

- Bu yasa, velayet hakkı ihlâli ile bir ülkeden başka bir ülkeye götürülen veya alıkonulan çocuğun, mutat meskeninin bulunduğu ülkeye iadesini ve/veya şahsî ilişki kurma hakkının kullanılmasını sağlamaya yöneliktir. - Uygulama, çocukların velâyet veya şahsî ilişki kurma haklarının ihlâlinden hemen önce mutat meskeninin bulunduğu ülkedeki çocuklara yöneliktir. - Süreç, ilgili makamlarca koordine edilerek çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması amacıyla gerekli idari ve adli işlemler başlatılır. - Taraflar arasındaki uzlaşmanın sağlanması teşvik edilir; sulh mümkün olmadığında konuyla ilgili karar yetkili mahkemece verilir. - Dava, öncelikle hızlı ve sade usule göre görülür; esasa girilmeden önce sulh yoluyla çözüme çalışılır. - Geçici koruma tedbirleri uygulanabilir; çocuğun bakımının güvenli birine verilmesi, güvenilir bir yerde geçici bakıma alınması, resmi kayıtların korunması ve benzeri tedbirler devreye alınabilir. - Şahsî ilişki kurulması talebi, iade talebiyle ilişkili olarak değerlendirilir; gerektiğinde geçici olarak taraflar arasında şahsî ilişki kurulabilir. - İade kararında velâyetle ilgili ayrı bir karar verilmez; reddedilirse velâyet hakkında karar verilebilir. - İade veya şahsî ilişki kurulması yönündeki kararlar kesinleşir ve uygulanır; gerekli hallerde teslim işlemleri ilgili tarafın huzurunda veya yetkili birinin eşliğinde yapılır ve gerektiğinde kolluk desteği kullanılabilir. - Çocuğun giderleri devletçe karşılanır; hatalı ödeme yapanlar için geri ödeme yapılabilir. - Dava ve işlemler mali yükümlülükler açısından taraflı değildir; bazı masraflar kovuşturma ödeneğinden karşılanabilir; başvuru sahibine adli yardım sağlanabilir. - Bu süreçte usul hükümlerine uygun olarak, mevcut diğer kanun hükümleri de uygulanır ve adli tatil sürecinde de işlemeye devam edilebilir.

CB Kararnamesi 63
2020-06-10

SUÇ MAĞDURLARININ DESTEKLENMESİNE DAİR CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ (KARARNAME NUMARASI: 63)

Bu kararname suç mağdurlarına yönelik hizmet ve yardımların esaslarını ve bu hizmetlerin sunumunda görevli mercilerin sorumluluklarını belirler; mağdurların adli süreçlere etkin katılımını ve adalete erişimini kolaylaştırmayı amaçlar. - Mağdurlara yönelik bilgi verme, yönlendirme ve süreç hakkında açıklayıcı rehberlik sağlanır; iletişim herkesin anlayabileceği dilde ve uygun bir şekilde yürütülür. - Mağdura yönelik korunma önlemleri alınır; mağdurun güvenliği ve güvenilirliği ön planda tutulur; bilginin güvenliği ve gizliliği korunur. - Adli süreçte kırılgan gruplara özel destek hizmetleri sunulur; tekrarlayan mağduriyetlerin önlenmesi için uygun müdahale programları uygulanır; gerekirse vaka yönetimi ve sosyal inceleme talep edilerek sürece entegre destek verilir. - Meslek edinme ve sosyal/ekonomik desteklere erişim için kurslar ve öncelikli yardımlar sağlanır; eğitim ve istihdam imkanları mağdurların ihtiyaçlarına göre uygulanır. - Yaşama ve ikamet değişikliği gerektiren durumlarda mağdurların talebine bağlı olarak konaklama, görev yeri veya eğitim bağlamında uygun düzenlemeler yapılabilir; çocuklar için uygun eğitim ve rehberlik hizmetleri önceliklendirilir. - Adli görüşme odaları gibi özel hizmetler, ifadelerin güvenli ve rahat bir ortamda alınmasını sağlayacak şekilde kullanılır. - Cinsel suç mağdurlarına yönelik adli ve tıbbi işlemlerin koordine edilmesini amaçlayan hizmetler hayata geçirilir. - Adli süreçte gerekli durumda adli destek görevlilerinin görevlendirilmesi ve bu hizmetlerin koordineli şekilde sunulması sağlanır; hizmetlerin verimli yürütülmesi için koordinasyon ve danışma kurulları kurulur. - Hizmetlerin kalitesinin artırılması amacıyla mağdurlardan ve hizmet sunumunu yapanlardan geri bildirimler alınır; elde edilen veriler değerlendirilerek hizmetlerin iyileştirilmesi için raporlar ve öneriler hazırlanır. - Eğitim ve farkındalık artırıcı çalışmalar yürütülür; personel ve gönüllüler için eğitim programları geliştirilir; üniversiteler ve meslek örgütleriyle işbirlikleri kurulur. - Belediyeler, üniversiteler ve diğer kurumlar mağdur hizmetlerine katkı sağlamaya yönelik ortak programlar geliştirebilir; yerleşim alanları ve gerekli altyapı destekleri sağlayabilir.

Kanun 5580
2007-02-14

ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KANUNU

Bu yasa özel öğretim kurumlarının açılmasına, devrine ve işletilmesine ilişkin temel kuralları belirler; Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri ile yabancı ve azınlık okulları için uygulanır. Kurum açma izni almak zorunludur; iznin verilebilmesi için fiziki altyapı, nitelikli kadro ve eğitim programının uygunluk ve Bakanlık onayının sağlanması gibi koşullar gerekir; izinsiz faaliyetler yasaktır ve bu durum cezai sonuç doğurabilir. Bakanlıkça onaylanan usul ve esaslar çerçevesinde eğitim-öğretim faaliyetleri yürütülür; kurumlar yönetim ve denetim süreçlerinde tek müdür tarafından yönetilebilir, birden çok kurum için genel müdür gibi üst düzey yöneticiler atanabilir. Kurucuların ve kurucu temsilcilerinin belirli nitelikleri taşıması gerekir; güvenlik ve kamu düzenine karşı suçlar açısından uygunluk şartları aranır. Ayrıca binaların ve bulunduğu bölgenin güvenliği, uygunluk standartları, diğer işletmelerle ilişki ve ayrışma konularında kurallar vardır; bazı yerler ve durumlar için mesafe veya yerleşim düzenine ilişkin zorunluluklar uygulanır. Milletlerarası özel öğretim kurumları, yabancı okullar ve azınlık okulları için özel denetim ve kapasite, arazi kullanımı ve yönetim yönünden ek hükümler uygulanır. Faaliyetler bu kurallar çerçevesinde denetlenir ve uyulmaması halinde kapatma veya idari yaptırımlar söz konusu olabilir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 362
2018-11-23

ULUSLARARASI ÇOCUK KAÇIRMANIN HUKUKİ VEÇHELERİNE DAİR SÖZLEŞMENİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ ARASINDA YÜRÜRLÜK TARİHİNİN 1 TEMMUZ 2018 OLARAK TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 362)

Bu karar, Türkiye ile Kazakistan arasındaki Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Boyutlarına Dair Sözleşmesi’nin yürürlüğe girme tarihinin belirlendiğini ifade eder. Sözleşmenin uygulanması, çocuk kaçırma vakalarında taraf ülkeler arasındaki işbirliğini güçlendirir; iade taleplerinin değerlendirilmesi, tanıma ve uygulanması, bilgi paylaşımı ve geçici koruma kararlarının tanınması süreçlerini kolaylaştırır.

Kanun 6660
1956-02-24

GÜZEL SANATLARDA FEVKALADE İSTİDAT GÖSTEREN ÇOCUKLARIN DEVLET TARAFINDAN YETİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Güzel sanatlarda fevkalade istidat gösteren çocukların devlet hesabına eğitim görmesi ve ülke içinde veya yurt dışında yetiştirilmesi amaçlanır. - Bu amaçla seçilecek komisyon, eğitim yeri, süresi ve programını belirler ve gerektiğinde değiştirir. - Ayrıca eğitim süreciyle ilgili denetim, kontrol ve gerekli her türlü araç, gereç ve malzemenin temin ya da hibe edilmesini kararlaştırır. - Fevkalade istidatlı çocuklar için gerektiğinde ödüllendirme veya takdir kararı verilebilir. - Gerekli görüldüğünde, çocukların eğitimine devamlarına veya memlekete geri getirilmesine karar verilebilir. - Yabancı ülkelere gönderildiklerinde ana baba veya vasinin olmaması halinde refakat edecek en yakın aile mensubu belirlenir; memleket içinde yetiştirildiklerinde de aynı hükümler uygulanır. - Bu çocuklar için yapılacak harcama türü ve miktarı yıllık bütçe kanunlarında belirlenen esaslara göre saptanır. - Yurt dışında eğitim almış bazı kişilerin haklarının korunmasına ilişkin mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam edilir.