10 / 3.776 sonuç gösteriliyor

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 6360
2012-12-06

ON DÖRT İLDE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE YİRMİ YEDİ İLÇE KURULMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu değişiklikler, belediyelerin yapısını büyüteç altına alarak daha merkezi bir yönetime doğru evrilmesini sağlar; küçük yerel birimler tüzel kişiliğini kaybeder ve bağlı oldukları ilçelerin mahallesi olarak hizmet üretir. Bu durum, kamu hizmetlerinin kent genelinde tek merkezli bir çatı altında sunulmasını hedefler. İlçe yöneticilikleri yeniden oluşturulur ve sınırlar yeniden belirlenir; bazı yerleşim birimleri farklı ilçelere bağlanır veya yeni ilçeler kurulur; bu, bölgedeki idari organizasyonun yeniden yapılandırılması anlamına gelir. İl özel idaresinin tüzel kişiliği kaldırılır; bu kurumun görev ve yetkileri diğer kamu yapıları ve ilçeler arasında paylaşılır. İmar ve planlama alanında standartlaştırılmış yaklaşım uygulanır; köy ve beldelerde geleneksel, kültürel ve mimari özelliklere uygun tip projeler benimsenir ve uygulanır; bu projeler belediyelerce halka ücretsiz olarak sunulur. Mali yönetimde bazı gelirler ve harcamalar genel bütçeye kaydırılır; bu süreç, bütçe ve harcama şekillerinde merkezi düzene uyumu sağlamak amacı taşır. Doğal kaynaklar ve ruhsatlar gibi konulardaki yetkiler merkezi mekanizmalara bağlı olarak yürütülür; ihale ve ceza gibi uygulamalar bu çerçevede gerçekleştirilir. Geçici ve gönüllü köy korucularının hakları korunur; mevcut görevlerine devam edebilirler ve ihtiyaç duyulduğunda yeni görevlendirmeler yapılabilir. Devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerinin yönetimi için bir geçiş komisyonu kurulur ve bu komisyon süreçleri düzenler.

Kanun 7091
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- FETÖ/PDY ile ilişkili olduğu belirlenen kişiler kamu görevlerinden çıkarılır; rütbe ve/veya memuriyetleri alınır, başka kamu görevlerinde tekrar görev yapmaları mümkün olmaz; bazı mevzuî haklar ve görevler sona erer ve güvenlik birimlerine ilişkin belgeler iptal edilir; ayrıca kamu konutlarından tahliye edilme süreci uygulanır. - Olağanüstü hal devamında kişisel verilerin paylaşımı genişletilir; yetkili kurumlar ve gerekli görülen diğer merciler, müşteri sırrı ve benzeri sınırlamalara bakılmaksızın her türlü bilgi ve belgenin teminini talep edip iletebilir; bazı istisnai bilgiler ise bankacılık mevzuatı kapsamında korunabilir. - Kamu görevinden çıkarılanların unvanları ve meslek adlarıyla anılmaları veya bu unvanlara dayanarak hak talep etmeleri engellenir; bu kişiler önceki unvanlarını kullanamaz. - Kapatılan kurumların devralınan varlıklarıyla ilgili işlemler yürütülür; varlıklar devralınır, kapsamı belirlenir, yönetilir ve gerektiğinde tasfiye edilir; borç ve yükümlülükler belirli kurallar çerçevesinde tespit edilip paylaştırılır; kapatma sonrası bazı varlıklar kamuya bedelsiz veya karşılıksız devredilebilir veya iade edilebilir; tasfiye süreçlerinde uzmanlar atanabilir. - Kapatılan özel medya, basın ve yayın kuruluşlarına ait varlıklar ve bu kuruluşların bağlı olduğu şirketler için çeşitli idari ve mali tedbirler uygulanır; faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kaydı resen yürürlükten kaldırılabilir; bu kapsamda varlıklar ve borçlar uygun şekilde devredilir veya tasfiye edilir. - Devralınan varlıklara ilişkin hak iddiaları için belirli süreler ve prosedürler uygulanır; bu kapsamda alacaklar için önceliklendirme ve emanet hesap yönetimi gibi uygulamalar yürütülür; anlaşmazlıklar için uygun karar süreçleri devreye girer. - Kapatılan eğitim kurumları ve benzeri kuruluşların hak ve yükümlülükleri Milli Savunma Bakanlığına geçer; bazı sözleşmeler feshedilebilir veya miktar azaltılabilir; teminatlar iade edilebilir; yüklenici hakkında bazı kısıtlayıcı kurallar uygulanabilir. - 2010 Kamu Personel Seçme Sınavında elde edilen sonuçlara göre atanan personelin atama geçerliliği korunur; ancak sınav soruları ve/veya cevaplarının hukuka aykırı şekilde elde edildiği tespit edilenlerin atamaları iptal edilir. - Mali suçlara ilişkin tedbirler kapsamında belirlenen yapı, oluşum veya gruplara ilişkin üyelik, iltisak veya irtibatı olduğunun tespiti halinde ilgili kişi ve kuruluşlar buna ilişkin işlemlere tabi tutulabilir; mali suç bağlantılı inceleme ve tedbirler uygulanabilir. - Yeniden ifade alma konusunda olağanüstü hal süresince gerek duyulduğunda kolluk ve savcılık talimatıyla ifade alınabilir. - Tazminat ödemeleri kapsamında, yaralanan kamu görevlileri ve siviller için, ilgili makamlarca belirlenen esaslar çerçevesinde maddi tazminat ödenebilir; tazminatın hesaplanmasında yaralanma ve engellilik dereceleri dikkate alınır. - Yürürlükten kaldırılan ve değiştirilmiş hükümler çerçevesinde mevcut bazı uygulamalar ve hükümlerde değişiklikler yapılır; bu değişiklikler kapsamdaki işlemlere ve haklara yansıtılır.

Kanun 1567
1930-02-25

TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA KANUN

- Yasa, döviz, para, kıymetli madenler ve kıymetli taşlarla bunları içeren her türlü eşya ve işlemin düzenlenmesini ve bu alanda kararlar alınmasını yetkilendirir; bu kararlar yayımlanıp yürürlüğe girer. - Bu alanlarda faaliyet göstermek için izin ve düzenlemeler bulunur; izinsiz hareketler tespit edildiğinde idari yaptırımlar uygulanır ve bu yaptırımlar tekrarlama halinde güçlenebilir. - Yurda getirilmesi veya yurtdışına çıkarılması gereken kıymetler üzerinde izinsiz işlem yapanlar veya bu işlemleri muğlak, saklı veya yanıltıcı biçimde gerçekleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; tüzel kişiler de bu yaptırımlardan sorumlu olur. - Yetkisiz faaliyet gösteren işletmelerin faaliyetleri durdurulur ve izinlerin iptali ya da faaliyetin belirli bölgelere kaydırılması gibi tedbirler uygulanabilir; gerekli izinler alınmadığı sürece işlemlere devam yapılamaz ve ücretli düzenlemeler uygulanır. - Faaliyet izinleri için belirlenen ücret tarifeleri uygulanır ve bu tarifeler belirli koşullara göre güncellenebilir; izin değiştirme veya ek faaliyetler için ek ücretler alınabilir. - Faaliyetler, verilen izinlerin kapsamı ile sınırlı olup, bu kapsam dışındaki hareketler izinine uygun olarak düzeltilecek veya iznin iptali yoluna gidilecek şekilde değerlendirilebilir. - Faaliyet gösteren anonim ve benzeri şirketler, amaç ve konular açısından izinlerle uyum içinde olmak zorundadır; aksi durumda iznin kaldırılması veya bölgeye göre yeniden düzenlenmesi mümkün olur. - İhbarda bulunanlara ilişkin ödüller öngörülebilir, ancak ödülün miktarı sınırlıdır. - Yasa kapsamındaki uygulamalar ve kararlar, mevcut mevzuat çerçevesinde yürütülür; uygulanabilirlik için ilgili kurumlar sorumludur. - Yasadaki yaptırımlar, para cezaları ve bu cezaların tahsiliyle ilgili uygulamaları içerir; gecikme ve kur farkı gibi hesaplamalar da bu kapsamda ele alınır.

Kanun 6749
2016-10-29

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINAN TEDBİRLERE İLİŞKİN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- Olağanüstü hal kapsamında belirlenen yapı, oluşum veya gruplarla ilişkili özel sağlık, özel öğretim, vakıflar ve sendikalar gibi kurumların kapatılması ve varlıklarının uygun bir kamu kurumuna bedelsiz devredilmesi, borçlardan sorumluluk taleplerinin karşılanmaması sonucunu doğurur. Taşınmazlar ve diğer mal varlıkları ilgili kamu otoriteleri tarafından devralınır ve kayıtlar buna göre düzenlenir. - Kapatılan kurum ve kuruluşlarda çalışanlar ve yöneticiler için kamu görevinden çıkarılma tedbirleri uygulanır ve bu kişilerin kamu hizmetinden men edilmesi sağlanır; bazı haklar ve pozisyonlar yeniden yapılandırılır. - Kapatılan yükseköğretim kurumlarındaki öğrenciler için yerleştirme ve geçiş süreçleri yapılır; öğrenciler mevcut durumlarına göre Devlet veya kamuya ait üniversitelere yönlendirilir ve öğrenim sürecinin devamı kapsamında ödemelerin nasıl sürdürüleceği belirlenir. - Yargı ve ilgili meslek grupları için milli güvenliğe tehdit oluşturan yapı, oluşum veya gruplara üyelik veya iltisak bulunanlar hakkında meslekten çıkarılma kararları uygulanır; bu kararlar yayımlanır ve gerektiğinde itiraz süreçleri işletilir. - Kamu görevlileri için geniş kapsamlı çıkarılma yetkileri kullanılır; her kurum kendi yapısına uygun usullerle çalışır ve görevden çıkarılanlar bir daha kamu hizmetinde istihdam edilmez. - Tutuklu ve savunma süreçlerinde güvenlik ve kamu yararı gerekçesiyle denetim, kayıt altına alma ve sınırlamalar uygulanabilir; avukat görüşmeleri denetim ve kayıtlara konu olabilir. - Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde belirlenen güvenlik tedbirleri uygulanır; yakalama, gözaltı ve ifadelerin alınması süreçleri bu tedbirlere uygun olarak yürütülür. - Mağdur ve hak sahiplerine yönelik maddi ve sosyal haklar ile emeklilik ve tazminat konularında ilgili uygulamalar devreye girer; bu haklar belirli şartlar dahilinde sağlanır ve nakdi tazminatlar söz konusu olabilir.

Kanun 4706
2001-07-18

HAZİNEYE AİT TAŞINMAZ MALLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu kanun Hazineye ait taşınmazların ekonomik değere dönüştürülmesini hızlandırmayı amaçlar ve taşınmazların nasıl değerlendirileceği ve kime, hangi yöntemle satılacağına ilişkin esasları belirler. - Taşınmazların satışında çeşitli yöntemler öngörülür; doğrudan satış, üzerinde sınırlı ayni hak tesis edilerek satış, arsa karşılığı inşa ettirme veya diğer uygun yöntemlerle değerlendirme yapılabilir. Hangi idarelerin hangi yöntemi kullanacağına karar verilir. - Satışa konu olabilecek taşınmazlar çeşitli kamu ve yarı-kamu kuruluşlarına, özel hukuk tüzelkişiliklerine, vakıflara ve kamu hizmetlerinde kullanılan alanlara göre çeşitlenir; bazı taşınmazlar rayiç bedeli üzerinden doğrudan satılabilir veya belirli amaçlar için sınırlı kullanım amacıyla satılabilir. - Kamu konutlarıyla ilgili özel süreçler ve haklar uygulanır; mevcut konut kullanıcılarına öncelikli satın alma hakkı doğabilir, bedelin ödenmesi halinde öncelik hakkı kullanılarak konutlar satın alınabilir; gerekli durumlarda ihale süreci ve bildirimler yürütülür. - Satıştan elde edilen gelirler bütçeye kaydedilir ve yatırım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanılır; masraflar bu gelirlerden düşülür ve işlemler yatırım ve konut ihtiyaçlarına yönelik harcamalar için ayrıntılı şekilde yönetilir. - Tarım arazileri ve kırsal alanlarla ilgili özel kurallar bulunur; tarımsal amaçla kullanılan arazilerin doğrudan satışıyla ilgili şartlar ve tarım dışı kullanımın sınırlanmasına ilişkin hükümler uygulanır; gerektiğinde tarımsal kullanımı sürdürmeyi güvence altına almak için ek tedbirler alınır. - Uygulama ve uygulama sürecine ilişkin usul ve esaslar ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenir; uygulamada çıkabilecek tereddütlerin giderilmesi için gerekli kararlar alınır ve süreçler yönetilir.

Kanun 2565
1981-12-22

ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİ KANUNU

Bu yasa, askeri tesisler ve güvenlik açısından kritik bölgelerin çevrelerinde güvenlik ve gizliliği sağlamak amacıyla askeri yasak bölgeler ve özel güvenlik bölgeleri kurulmasını, kaldırılmasını ve gerektiğinde genişletilmesini öngörür. Bu bölgelerin sınırları ve ilanıyle ilgili esaslar belirli ve bu sınırlar işaretlerle veya haritalarla gösterilir. Kara alanında yüksek güvenlik gerektiren bölgelerin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Bölgede bulunan taşınmazlar kamulaştırılabilir. - Bölgede yalnızca görevliler ve izin verilen diğer görevliler ile vatandaşa özel kurallar çerçevesinde giriş ve ikamet izni verilebilir; bazı durumlarda aile fertlerinin girişine veya su kaynaklarından yararlanılmasına yönelik istisnalar uygulanabilir. - Yabancıların bölgeye geçici bile olsa girmesi veya ikamet etmesi genel olarak izin gerektirir. - Bölgede bulunan eski eserler ve doğal kaynaklar araştırılıp işletilebilir; bunun için denetimli ve onaylı çalışmalar gerekli olur. - Bölgede fotoğraf çekimi, harita çıkarma gibi faaliyetler, savunma ve güvenlik tedbirlerini bozacak durumlar dışında izinle yapılabilir. - Kamulaştırma zorunlu değildir; ancak bölgenin güvenliği için gerekli görülen durumlarda mal sahiplerine yönelik düzenlemeler yönetmelikle belirlenir. - Bölgenin güvenliğini bozabilecek inşaat ve diğer faaliyetler durdurulur; uygun görülmeyen yapılar yıkılarak masrafları sahiplerinden talep edilebilir. Kara ikinci düzey bölgelerinin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Vatandaşlar bölge içinde yaşama, seyahat etme ve tarımsal/faaliyet yürütme konusunda serbest olabilir; ancak güvenlik gerekçesiyle bazı durumlarda sınırlamalar getirilebilir. - Yabancılar bölge içinde mülk edinemez, ikamet veya uzun süreli kalışlarda sınırlamalar uygulanabilir; bazı durumlarda izin alınması gereklidir. - Bölgeye girişler ve konaklama için izin alınması gerekir; yetkili makamlar bu izinleri düzenler. - Bölge içinde yollar ve geçişlerle ilgili esaslar yönetmelikle belirlenir. - Bölgede belirli bir süre içinde taşınmaz mal sahipliği ve durumunun raporlanması gerekir. - Bölge içinde inşaat, hafriyat, ormancılık, yeni ekim gibi faaliyetler için önceden onay alma zorunluluğu vardır; izinsiz çalışmalar durdurulur, sahibine yaptırım uygulanabilir. - Savunma ve güvenlik açısından önemli olan alanlarda izinsiz teknolojik cihazlar kullanılamaz. - Eski eserler ve doğal kaynaklar ile ilgili işlemler, uygun görüş alındıktan sonra yürütülür; bu alanlarda gemi sökümü için tesisler kurulamaz. Deniz alanlarında uygulama şu sonuçları doğurur: - Deniz kıyılarından başlayarak belirlenen sınırlar işaretlerle belirlenir ve haritalara işlenir. - Yabancı deniz araçları kötü hava koşulları veya teknik arızalar dışında belirlenen bölgelere giriş yapamaz; sığınma durumunda yetkili makamlara bildirilir ve mümkün olan en kısa sürede bölgeyi terk etmesi sağlanır; masraflar ve zararlar ilgili taraflarca karşılanır. - Denize açılan veya sığınan gemi ve araçların güvenliği için gerekli tedbirler alınır. - İkinci derece deniz bölgelerinde Türk vatandaşlarının serbest balıkçılık ve doğal kaynaklarla ilgili faaliyetleri bazı güvenlik şartlarıyla sürdürülür; yabancıların bu bölgelerde mal edinmesi ve ikametleri yasaktır; giriş için izin gerekir. - Yabancı gemi ve deniz araçlarının bölgelerdeki faaliyetleri için izin ve görüşmeler gereklidir; bazı durumlarda limanlara giriş ve çıkış için yetkili makamların onayı gerekir; zaruri hallerde sığınmalar için özel durumlar tanınabilir. - Deniz bölgelerindeki liman ve körfezlere giriş çıkışlar için güvenlik esasları uygulanır; sığınma durumlarında yükümlülükler yerine getirilir ve gerekli bildirimler yapılır. - Bu bölgelerdeki arama, keşif ve kaynak işlemleri milli kurullara uygun olarak yürütülür; savunma güvenliği açısından zararlı görülen uygulamalar yasaktır. Genel olarak, bu düzenleme bölgelerin güvenliğini sağlamak amacıyla sınırları belirler, giriş ve ikamet üzerinde kısıtlamalar getirir, yabancıların hakları üzerinde sınırlamalar koyar, kaynakların ve eski eserlerin araştırılması ile kullanımı için denetim ve izin mekanizmalarını öngörür; uyulmadığında ise denetim ve yaptırım süreçleri devreye girer. Bu çerçevede bölge sahipleri ve kullanıcıları, güvenlik gerekçesiyle uygulanacak kısıtlamaları karşılayıp, gerekli izinleri almakla yükümlüdür.

Kanun 5580
2007-02-14

ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KANUNU

Bu yasa özel öğretim kurumlarının açılmasına, devrine ve işletilmesine ilişkin temel kuralları belirler; Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri ile yabancı ve azınlık okulları için uygulanır. Kurum açma izni almak zorunludur; iznin verilebilmesi için fiziki altyapı, nitelikli kadro ve eğitim programının uygunluk ve Bakanlık onayının sağlanması gibi koşullar gerekir; izinsiz faaliyetler yasaktır ve bu durum cezai sonuç doğurabilir. Bakanlıkça onaylanan usul ve esaslar çerçevesinde eğitim-öğretim faaliyetleri yürütülür; kurumlar yönetim ve denetim süreçlerinde tek müdür tarafından yönetilebilir, birden çok kurum için genel müdür gibi üst düzey yöneticiler atanabilir. Kurucuların ve kurucu temsilcilerinin belirli nitelikleri taşıması gerekir; güvenlik ve kamu düzenine karşı suçlar açısından uygunluk şartları aranır. Ayrıca binaların ve bulunduğu bölgenin güvenliği, uygunluk standartları, diğer işletmelerle ilişki ve ayrışma konularında kurallar vardır; bazı yerler ve durumlar için mesafe veya yerleşim düzenine ilişkin zorunluluklar uygulanır. Milletlerarası özel öğretim kurumları, yabancı okullar ve azınlık okulları için özel denetim ve kapasite, arazi kullanımı ve yönetim yönünden ek hükümler uygulanır. Faaliyetler bu kurallar çerçevesinde denetlenir ve uyulmaması halinde kapatma veya idari yaptırımlar söz konusu olabilir.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.