10 / 1.538 sonuç gösteriliyor

Kanun 5580
2007-02-14

ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KANUNU

Bu yasa özel öğretim kurumlarının açılmasına, devrine ve işletilmesine ilişkin temel kuralları belirler; Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri ile yabancı ve azınlık okulları için uygulanır. Kurum açma izni almak zorunludur; iznin verilebilmesi için fiziki altyapı, nitelikli kadro ve eğitim programının uygunluk ve Bakanlık onayının sağlanması gibi koşullar gerekir; izinsiz faaliyetler yasaktır ve bu durum cezai sonuç doğurabilir. Bakanlıkça onaylanan usul ve esaslar çerçevesinde eğitim-öğretim faaliyetleri yürütülür; kurumlar yönetim ve denetim süreçlerinde tek müdür tarafından yönetilebilir, birden çok kurum için genel müdür gibi üst düzey yöneticiler atanabilir. Kurucuların ve kurucu temsilcilerinin belirli nitelikleri taşıması gerekir; güvenlik ve kamu düzenine karşı suçlar açısından uygunluk şartları aranır. Ayrıca binaların ve bulunduğu bölgenin güvenliği, uygunluk standartları, diğer işletmelerle ilişki ve ayrışma konularında kurallar vardır; bazı yerler ve durumlar için mesafe veya yerleşim düzenine ilişkin zorunluluklar uygulanır. Milletlerarası özel öğretim kurumları, yabancı okullar ve azınlık okulları için özel denetim ve kapasite, arazi kullanımı ve yönetim yönünden ek hükümler uygulanır. Faaliyetler bu kurallar çerçevesinde denetlenir ve uyulmaması halinde kapatma veya idari yaptırımlar söz konusu olabilir.

Kanun 5429
2005-11-18

TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNU

Bu düzenleme resmi istatistiklerin üretilmesi, derlenmesi, yayımlanması ve dağıtımı için merkezi bir çerçeve oluşturur ve bu çalışmaları ilgili kurumlar arasında koordine eder. Kalite ilkelerini, güvenilirlik ve tarafsızlık ilkesini temel alır; gizlilik ve şeffaflık sağlanır; kullanılan yöntemler kamuya açıklanır ve paylaşılır. Resmi istatistik programı, ihtiyaçlar ve kaynaklar gözetilerek belirlenen konuları kapsar ve sayım ile araştırmaları bu program çerçevesinde yürütür; program için istişari görüşler alınır ve uygulanır. Kurumlar, resmi istatistiklerin üretimi için gerekli veri ve bilgileri talep edilmesine uygun şekilde sağlar; doğruluk ve tutarlılık için gerekli kontroller yapılabilir; süreçler elektronik olarak yürütülebilir ve arşivlenebilir. Kurumlar, programda yer almayan konulardaki çalışmalarını resmi istatistik olarak kabul etmez; araştırma sonuçları kamuoyuna açıklanan bilgilerle birlikte, yöntemi ve örneklemi de şeffaf biçimde paylaşmakla yükümlüdür. Veri toplama ve dağıtım, belirlenen süre ve standartlarda yapılır; verilerin güvenli ve eşit erişilebilir şekilde kullanıcılarla buluşturulması için gerekli tedbirler alınır; dağıtım öncesi veriler gizli değildir ifadesiyle paylaşılmaz. Gizli veriyle ilgili kurallar sıkı tutulur; yetkili kişiler dışında kimseye verilmez; toplulaştırılmış veya dolaylı tanımlama ile bile olsa veriler kişileri belirleyecek şekilde yayımlanamaz; verilerin istatistik amacı dışında kullanımı yasaktır; gizli verilerin açıklanması yasakları, görevi bitmiş çalışanlar için de geçerlidir. Bireysel verilerin kullanımı, kimliği belirleyici unsurlar gizlendiğinde ve belirli amaçla sınırlı olduğunda izinle ve bilimsel çalışmalarda yapılabilir; üçüncü taraflara verilmesi yasaktır. Araştırma sonuçlarının yayımlanması halinde, çalışmaların kapsamı, örnekleme ve veri toplama yöntemleri açıklanır; böylece şeffaflık ve güven sağlanır. İstatistik örgütlenmesi, ana hizmet birimleri ve danışma birimlerinin varlığıyla düzenlenir; bu yapı resmi istatistiklerin koordinasyonu ve kalite kontrollerinin yürütülmesini sağlar.

Kanun 2565
1981-12-22

ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİ KANUNU

Bu yasa, askeri tesisler ve güvenlik açısından kritik bölgelerin çevrelerinde güvenlik ve gizliliği sağlamak amacıyla askeri yasak bölgeler ve özel güvenlik bölgeleri kurulmasını, kaldırılmasını ve gerektiğinde genişletilmesini öngörür. Bu bölgelerin sınırları ve ilanıyle ilgili esaslar belirli ve bu sınırlar işaretlerle veya haritalarla gösterilir. Kara alanında yüksek güvenlik gerektiren bölgelerin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Bölgede bulunan taşınmazlar kamulaştırılabilir. - Bölgede yalnızca görevliler ve izin verilen diğer görevliler ile vatandaşa özel kurallar çerçevesinde giriş ve ikamet izni verilebilir; bazı durumlarda aile fertlerinin girişine veya su kaynaklarından yararlanılmasına yönelik istisnalar uygulanabilir. - Yabancıların bölgeye geçici bile olsa girmesi veya ikamet etmesi genel olarak izin gerektirir. - Bölgede bulunan eski eserler ve doğal kaynaklar araştırılıp işletilebilir; bunun için denetimli ve onaylı çalışmalar gerekli olur. - Bölgede fotoğraf çekimi, harita çıkarma gibi faaliyetler, savunma ve güvenlik tedbirlerini bozacak durumlar dışında izinle yapılabilir. - Kamulaştırma zorunlu değildir; ancak bölgenin güvenliği için gerekli görülen durumlarda mal sahiplerine yönelik düzenlemeler yönetmelikle belirlenir. - Bölgenin güvenliğini bozabilecek inşaat ve diğer faaliyetler durdurulur; uygun görülmeyen yapılar yıkılarak masrafları sahiplerinden talep edilebilir. Kara ikinci düzey bölgelerinin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Vatandaşlar bölge içinde yaşama, seyahat etme ve tarımsal/faaliyet yürütme konusunda serbest olabilir; ancak güvenlik gerekçesiyle bazı durumlarda sınırlamalar getirilebilir. - Yabancılar bölge içinde mülk edinemez, ikamet veya uzun süreli kalışlarda sınırlamalar uygulanabilir; bazı durumlarda izin alınması gereklidir. - Bölgeye girişler ve konaklama için izin alınması gerekir; yetkili makamlar bu izinleri düzenler. - Bölge içinde yollar ve geçişlerle ilgili esaslar yönetmelikle belirlenir. - Bölgede belirli bir süre içinde taşınmaz mal sahipliği ve durumunun raporlanması gerekir. - Bölge içinde inşaat, hafriyat, ormancılık, yeni ekim gibi faaliyetler için önceden onay alma zorunluluğu vardır; izinsiz çalışmalar durdurulur, sahibine yaptırım uygulanabilir. - Savunma ve güvenlik açısından önemli olan alanlarda izinsiz teknolojik cihazlar kullanılamaz. - Eski eserler ve doğal kaynaklar ile ilgili işlemler, uygun görüş alındıktan sonra yürütülür; bu alanlarda gemi sökümü için tesisler kurulamaz. Deniz alanlarında uygulama şu sonuçları doğurur: - Deniz kıyılarından başlayarak belirlenen sınırlar işaretlerle belirlenir ve haritalara işlenir. - Yabancı deniz araçları kötü hava koşulları veya teknik arızalar dışında belirlenen bölgelere giriş yapamaz; sığınma durumunda yetkili makamlara bildirilir ve mümkün olan en kısa sürede bölgeyi terk etmesi sağlanır; masraflar ve zararlar ilgili taraflarca karşılanır. - Denize açılan veya sığınan gemi ve araçların güvenliği için gerekli tedbirler alınır. - İkinci derece deniz bölgelerinde Türk vatandaşlarının serbest balıkçılık ve doğal kaynaklarla ilgili faaliyetleri bazı güvenlik şartlarıyla sürdürülür; yabancıların bu bölgelerde mal edinmesi ve ikametleri yasaktır; giriş için izin gerekir. - Yabancı gemi ve deniz araçlarının bölgelerdeki faaliyetleri için izin ve görüşmeler gereklidir; bazı durumlarda limanlara giriş ve çıkış için yetkili makamların onayı gerekir; zaruri hallerde sığınmalar için özel durumlar tanınabilir. - Deniz bölgelerindeki liman ve körfezlere giriş çıkışlar için güvenlik esasları uygulanır; sığınma durumlarında yükümlülükler yerine getirilir ve gerekli bildirimler yapılır. - Bu bölgelerdeki arama, keşif ve kaynak işlemleri milli kurullara uygun olarak yürütülür; savunma güvenliği açısından zararlı görülen uygulamalar yasaktır. Genel olarak, bu düzenleme bölgelerin güvenliğini sağlamak amacıyla sınırları belirler, giriş ve ikamet üzerinde kısıtlamalar getirir, yabancıların hakları üzerinde sınırlamalar koyar, kaynakların ve eski eserlerin araştırılması ile kullanımı için denetim ve izin mekanizmalarını öngörür; uyulmadığında ise denetim ve yaptırım süreçleri devreye girer. Bu çerçevede bölge sahipleri ve kullanıcıları, güvenlik gerekçesiyle uygulanacak kısıtlamaları karşılayıp, gerekli izinleri almakla yükümlüdür.

Kanun 6360
2012-12-06

ON DÖRT İLDE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE YİRMİ YEDİ İLÇE KURULMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu değişiklikler, belediyelerin yapısını büyüteç altına alarak daha merkezi bir yönetime doğru evrilmesini sağlar; küçük yerel birimler tüzel kişiliğini kaybeder ve bağlı oldukları ilçelerin mahallesi olarak hizmet üretir. Bu durum, kamu hizmetlerinin kent genelinde tek merkezli bir çatı altında sunulmasını hedefler. İlçe yöneticilikleri yeniden oluşturulur ve sınırlar yeniden belirlenir; bazı yerleşim birimleri farklı ilçelere bağlanır veya yeni ilçeler kurulur; bu, bölgedeki idari organizasyonun yeniden yapılandırılması anlamına gelir. İl özel idaresinin tüzel kişiliği kaldırılır; bu kurumun görev ve yetkileri diğer kamu yapıları ve ilçeler arasında paylaşılır. İmar ve planlama alanında standartlaştırılmış yaklaşım uygulanır; köy ve beldelerde geleneksel, kültürel ve mimari özelliklere uygun tip projeler benimsenir ve uygulanır; bu projeler belediyelerce halka ücretsiz olarak sunulur. Mali yönetimde bazı gelirler ve harcamalar genel bütçeye kaydırılır; bu süreç, bütçe ve harcama şekillerinde merkezi düzene uyumu sağlamak amacı taşır. Doğal kaynaklar ve ruhsatlar gibi konulardaki yetkiler merkezi mekanizmalara bağlı olarak yürütülür; ihale ve ceza gibi uygulamalar bu çerçevede gerçekleştirilir. Geçici ve gönüllü köy korucularının hakları korunur; mevcut görevlerine devam edebilirler ve ihtiyaç duyulduğunda yeni görevlendirmeler yapılabilir. Devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerinin yönetimi için bir geçiş komisyonu kurulur ve bu komisyon süreçleri düzenler.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 6698
2016-04-07

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU

Bu kanun, kişisel verilerin işlenmesini güvenlikli ve haklara saygılı bir çerçevede düzenler; veri sorumluları ve veri işleyenler için uyum yükümlülükleri ve denetim mekanizmaları getirir. - Kişisel verilerin işlenmesinde temel esaslar uygulanır; işlemler hukuka uygun, dürüstçe, doğru ve güncel olmalı; amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü kullanılmalı; saklama süresi amaca uygun biçimde belirlenmelidir. - Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmadan işlenemez; ancak kanunda öngörülen veya sözleşmenin yürütülmesi için gerekli gibi sınırlı durumlarda rıza aranmadan da işlenebilir. - Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi genel olarak yasaktır; ancak açık rıza, hukuken öngörülen durumlar veya hayati riskler gibi istisnalar söz konusudur; ayrıca güvenlik önlemleriyle bu verilerin işlenmesine izin verilebilir. - Verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi, ihtiyaç kalmadığında veya uygun şartlar oluştuğunda zorunlu hâle gelir; süreçler yönetmeliklerle düzenlenir. - Verilerin aktarılması, açık rızan olmadan yapılamaz; belirli güvenli koşullar sağlandığında ve yurt içi/ yurtdışı aktarımı için uygun koruma önlemleri veya yeterlilik kararı bulunması gibi şartlar gerekir. - Veri güvenliği için gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınması zorunludur; verinin yetkisiz erişim veya hukuka aykırı kullanımını önlemek için önlemler esas alınır; veri sorumluları, başkaları tarafından işlenen veriler konusunda müştereken sorumlu olabilir ve denetim yükümlülüğü altındadır. - İlgili kişiler, kendileriyle ilgili olan verilerin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenen verinin amacı ve kullanımı hakkında bilgi alma, veri aktarıldığı üçüncü kişileri öğrenme, verilerin düzeltilmesini, silinmesini veya anonim hale getirilmesini talep etme, ve otomatik kararlar nedeniyle doğabilecek zararlara ilişkin itiraz veya tazminat talep etme haklarına sahiptir. - Başvuru ve şikâyet süreçleri sayesinde bireyler haklarına ilişkin taleplerini iletebilir; cevap verilmediğinde veya yetersiz bulunduğunda denetim/mevzuat otoritesine başvurabilirler; ihlallerin giderilmesi için kararlar uygulanır. - Veri sorumluları sicili aracılığıyla hangi tarafların hangi verileri işlediği ve hangi amaçlarla aktardığı gibi bilgiler kamuya açık olarak kaydedilebilir; kayıt zorunluluğu, kriterlere göre istisnalar içerebilir.

CB Yönetmeliği 20168520
2016-03-17

SINIR YÖNETİMİ ALANINDA KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik sınır yönetimi alanında görevli kamu kurumları arasında işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmeyi amaçlar. Entegre Sınır Yönetimi Koordinasyon Kurulu, Sınır Yönetimi Uygulama Kurulu ve Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi kurulur; bu yapılar sınır yönetimi politikalarını belirler, uygulanmasını izler ve ortak risk analizini yürütür. Başkanlık merkezi koordinasyonu sağlar; ilgili kurumlar arasındaki iletişimi ve veri paylaşımını düzenler, politika ile uygulamanın uyum içinde işlemesini gözetir. Sınır yönetimi konularında görevli kurumlar arasındaki sorumlulukları koordine eder ve mevzuat uyumunu güçlendirir. Ortak veri tabanı ve ortak risk analizi merkezi kurulur; kurumlar arası bilgi güvenli bir altyapı üzerinden paylaşılır ve riskler ortak analiz edilerek tedbirler belirlenir. Sınır kapılarında çalışma saatlerinin uyumlu hale getirilmesi, ortak yük kontrolü uygulamaları, hizmet standartlarının oluşturulması ve acil durum planlarının tatbikatları gibi uygulamalar hayata geçirilir. Sınır güvenliği, sınır gözetimi ve halk sağlığı ile hayvan ve bitki sağlığı risklerine karşı ortak önlemler geliştirilir ve uygulanır. Yasadışı geçişler, kaçakçılık ve insan kaçakçılığı gibi fiillere karşı ortak önleyici tedbirler geliştirilir ve bilgi paylaşımı artırılır. Sınır kapıları ve sınır geçişlerinde teknik altyapı, güvenlik sistemleri ve veri iletişimi geliştirilir; ortak projeler yürütülür. Avrupa Birliği ve diğer ülkelerle temas noktası olarak uluslararası işbirliği sürdürülür ve iletişim güçlendirilir. Ortak eğitim, etik kurallar ve yolsuzlukla mücadele konusunda ortak standartlar ve programlar geliştirilir. İlgili kurumlar için yıllık rapor ve istatistikler hazırlanır ve paylaşılır.

KHK 383
1989-11-13

ÖZEL ÇEVRE KORUMA KURUMU BAŞKANLIĞI KURULMASINA DAİR KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu metin, belirlenen Özel Çevre Koruma Bölgelerinde koruma ve kullanma esaslarını belirlemek ve mevcut sorunları gidermek amacıyla özel bir yönetim ve karar alma yapısı kurulmasını öngörür; bölgeye ilişkin planlama ve plan kararlarının yürürlükteki mevzuata uygun olarak incelenip gerekli görülenlerin yeniden düzenlenmesini sağlar. Bölgelerde yapılacak her ölçekteki plan ve proje, koruma ve kullanma esaslarına uygun olarak değerlendirilir ve gerekli görüldüğünde Başkanlıkça re’sen onaylanır veya değişiklikler önerilir; bu çerçevede hangi tesislerin nerelerde kurulacağına ilişkin kararlar alınır ve uygulanır. Bölge içinde kamuya ait veya devlet tasarrufundaki taşınmazlar ile ilgili işlemler Başkanlığın talebiyle kullanılabilir hale getirilir; ihtiyaç görüldüğünde ölçütler doğrultusunda tahsis veya kullanma işlemleri yapılabilir. Bölge sınırları içinde nova alanlarda altyapı, belediye, köy sınırları ve diğer ilgili alanlar için inşaat ve imar işlerinin çevre koruma ilkelerine uygun olması için inceleme ve görüşler sunulur; gerekli haritalar hazırlanır ve planlar bu esaslara göre yapılır. Bölge içinde madencilik, taş ve kum ocağı işletmeciliği ve deniz doldurulması gibi faaliyetler için ön izin ve ruhsat gerekliliği ve bu tür faaliyetlerin koruma ve kullanma esaslarına uygunluğunun sağlanması hedeflenir. Çevre koruma ve yapılaşma konularında ihtiyaç duyulan kararlar, tesisler ve altyapı projeleri koruma esaslarına uygun olarak planlanır, yürütülür ve denetlenir; mevcut nazım ve uygulama imar planlarına aykırı yapıların yaptırımı ve gerektiğinde yıkım işlemleri uygulanabilir. Bölgesel yönetim ve planlama işlerinde yürütülecek faaliyetin, çevre ve tarihi kalıntıların ekolojik dengesinin korunmasına odaklandığı, zarar verecek her türlü tasarruf ve uygulamanın sınırlandırıldığı bir çerçeve oluşturulur; bu çerçevede anılan alanlarda kamu yararı ön planda tutulur. Bu yapıda, planlama ve uygulama görevlerini yürüten ana birimler ile çevre koruma araştırma ve inceleme, danışma birimi ve yardımcı birimler gibi idari yapılar kurulur; hukuk müşavirliği çerçevesinde hukuki konulara ilişkin görüşler, anlaşmazlıklar ve davalar için destek sağlanır. Bütçe ve mali işler, gelirler ve harcamalar bu çerçevede belirlenen kaynaklar üzerinden yürütülür; planlanan projeler ve hizmetler karşılığında gerekli ücretler alınır ve bu işlemler denetim ve hesap verebilirlik mekanizmaları çerçevesinde yürütülür. Yönetmelikler ve uygulama esasları, bu çerçeveyle uyumlu olarak ilgili kurumlar tarafından çıkarılır ve uygulanır; bu bölgelerde uygulanacak özel kurallar, diğer mevzuat hükümlerinden bağımsız olarak yürütülür.

CB Yönetmeliği 2419
2020-04-18

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI DARPHANE VE DAMGA MATBAASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (B) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK İHALELERE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

Bu Usul ve Esaslar, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünün mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri için özel olarak belirlenen ihale süreçlerini kapsar ve güvenlik ile gizlilik gerekliliklerini ön planda tutar. - İhale usulleri olarak pazarlık yöntemi esas alınır; ilan yapılmaksızın davet edilen istekliler teklif verebilir; tekliflerin alınması ve değerlendirilmesi sonucunda en avantajlı teklif üzerinden sonuçlandırma yapılabilir ve gerektiğinde fiyat görüşmesi uygulanır. - Doğrudan temin, ilan yapılmadan yalnızca belirli hallerde ve yazılı gerekçeyle uygulanabilir; sadece tek kişiye özgü ihtiyaçlar, mevcut ürün veya hizmetlerle uyumun zorunlu olduğu durumlar ve taşınmaz alımı/kiralanması gibi haller buna dahildir; acil ihtiyaçlar için de yazılı gerekçeyle doğrudan temin yoluna başvurulabilir. - Alt yüklenici çalıştırılmasına ihtiyaç duyulduğunda izin verilebilir; yüklenici, onay için genel müdürlüğe başvurur ve alt yüklenicilerin yaptığı işlerden yüklenicinin sorumluluğu kalkmaz. - Ortak girişimler ihale süreçlerine katılım sağlayabilir; iş ortaklığı ya da konsorsiyum olarak teklif verilebilir; ihale süreci öncesinde noter tasdikli ilgili sözleşmeler istenebilir ve ortaklar arasındaki sorumluluklar belirlenir. - Tekliflerin hazırlanması ve sunulması için gerekli belgeler kapalı zarfla teslim edilir; teklifler imzalı ve yetkili kişilerce onaylı olarak sunulur; mal alımlarında alternatif teklifler de mümkün olabilir. - Tekliflerin geçerlilik süresi ihale dokümanında belirtilir; gerektiğinde uzatılabilir. - Geçici teminat alınır; teminat olarak kabul edilen mektuplar ve belgeler belirli kurallara göre uygulanır; ihalenin sonucunda kalan teminatlar iade edilir. - İhale dokümanı değişiklikleri davet sonrası genel olarak zorunlu olmadıkça yapılmaz; yapılması gerektiğinde tutanakla gerekçelendirilir ve zeyilname ile taraflara bildirilir; ek süre gerektiğinde teklife müdahale edilmeden bu süre verilir. - Ortak girişimlerin ihalede kalması durumunda noter tasdikli ortaklık veya konsorsiyum sözleşmeleri sunulur; ortaklar müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilir; koordinatör ortak aracılığıyla iş bölümü ve iletişim sağlanır. - İhaleyle ilgili kararlar öncesi ve sırasında, komisyon gerekli incelemeleri yapar, kararlar çoğunlukla alınır ve kararlar belgelerle kayda geçirilir. - İhalenin iptali, gerekçeli olarak ilan edilir; iptal halinde teklif verenlere bilgi verilir ve ihalenin iptal nedeni gözden geçirilip yeniden ihale açılabilir. Bu kapsamda güvenlik ve gizlilik temel ilke olarak korunur; süreçler, güvenli ve uyumlu tedarik sağlanmasına yöneliktir.