İlgili Mevzuat:

TAŞINMAZ MAL ZİLYEDLİĞİNE YAPILAN TECAVÜZLERİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

10 / 3.812 sonuç gösteriliyor

Kanun 3303
1986-06-19

TAŞKÖMÜRÜ HAVZASINDAKİ TAŞINMAZ MALLARIN İKTİSABINA DAİR KANUN

Taşkömürü havzası içinde bulunan taşınmaz mallar zilyetler adına tescil edilerek, malikiyet güvence altına alınır; taşınmaz üzerinde madenlerle ilgili haklar devletin malı olarak kalır ve mevcut işletme/arama hakları devrede olmaya devam eder. Taşınmaz malların zilyetlikleri tescil edildiğinde, maliklere maden üzerinde hak iddia edilemez; maden işletme ve arama hakları şu anda işletmekte olanlara ait olmaya devam eder; yeraltı ve yerüstü tesisleri ile güvenlik/çalışma sahaları korunur. Tescil işlemleri, beyanlar hanesinde madenlerin devlet malı olarak belirtilmesini gerektirir; zilyetlik süresi açısından geçmiş süreler dikkate alınır. Önceden açılan davalarda, taşınmaz malın havza içinde kalması nedeniyle verilen tescil reddi kararları bağlayıcı değildir. Ek madde kapsamında önceden yapılan kadastro çalışmaları, fiili durumlara uygun olarak ifraz ve/veya tevhit yoluyla kadastroya dönüştürülür ve mümkün olduğunca hak sahiplerine tescil edilir; hak sahipliği beyanlarla tapu kaydına yansıtılır. Kamu hizmetine ayrılmış veya kamu hizmeti amacıyla kullanılan taşınmazlar, imar planlarıyla kamu hizmetine ayrılan yerler ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler gibi belirli kategorilere giren taşınmazlar devre konu olmaz. transfer edilmesi mümkün olmayan yerler arasında askeri yasak bölgeleri, turizm/kültür varlığı koruma alanları, içme suyu koruma alanları, milli parklar, orman alanları, çevreyle ilgili koruma bölgeleri ve benzeri kamu yararı alanları bulunur. Taşınmazın devri için kesin ödeme planı ve güvence aranır; güvence olarak banka teminat mektubu veya kanuni ipotek gibi garantiler sağlandığında devre ilişkin işlemler yürütülür; devredilen taşınmazın bedeli, kanuni faizlerle birlikte ödenerek tescil edilir. Taşınmaz mal üzerindeki ağaçlar ve muhdesatlar değer tespitinde dikkate alınmaz. Taşınmaz malın devri peşin veya taksitle yapılabilir; taksitle ödemelerde belirli taksitler için ödemeler yapıldığında tescil gerçekleşir; taksitler ödenmedikçe tapuda hak sahibi adına tescil yapılmaz. Bu kanuna göre hak sahibi olan kullanıcılardan ecrimisil alınmaz; tahakkuk eden ecrimisiller terkin edilir; son dönemlere ilişkin tahsilatlar satış bedelinden mahsup edilir, fazlası iade edilmez. Taşınmaz malların bu kanun kapsamındaki ifraz işlemleri imar Kanunu hükümlerine tabi değildir; bununla ilgili işlemler özel olarak belirlenen kurallara göre yürütülür. Sonuç olarak, taşınmaz mallar zilyetler adına kayıt altına alınır; üzerinde bulunan madenler devletin malı olarak kalır; maden işletme hakları mevcut kullanıcılar tarafından sürdürülür; bazı alanlar transfer edilemez ve belirli kamu yararı alanları nedeniyle devriniz mümkün değildir; devrin gerçekleşmesi için güvence ve ödeme koşulları yerine getirilmeli, önceki bazı mahkeme kararları bağlayıcı değildir ve ecrimisil uygulamaları devri etkilenmez.

Kanun 4071
1995-02-19

3 MART 1340 (1924)TARİHLİ VE 431 SAYILI KANUNLA HAZİNEYE KALAN TAŞINMAZ MALLARDAN BAZILARININ ZİLYEDLERİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa ile Hazineye intikal eden ve tapu kayıtlarında Hazine adına görünen taşınmazların zilyedlere veya hak sahiplerine devredilmesi amaçlanır. Kapsam ve uygulanabilirlik - Taşınmazlar, tapu sicilinde intikal işleminin yapılmış olması veya olmaması fark etmeksizin, kayıt sınırları içinde uygulanır. - Devredilemeyecek bazı taşınmazlar belirli kamu hizmeti, koruma alanları veya yerleşim planları gibi durumlar nedeniyle istisna tutulur. Kimler yararlanabilir - Kadastro/kadastro tutanaklarında adlarına tespit veya tescil edilenler ile bu tespitler sonucunda hak sahibi olanlar ile bunların akdi veya kanuni halefleri ve zilyedi lehine edinme şartı oluşmuş olanlar yararlanabilir. - Kadastro kapsamındaki yerlerde hak sahibi olarak belirlenenler de yararlanabilir. Başvuru ve işlem süreci - Yararlanmak isteyenler ilgili ilin defterdarlığına veya malmüdürlüğüne başvurur. - Başvuru bir dilekçe ile yapılır; tapu kayıt bilgileri, varsa mahkeme ilamı, mirasçı ise veraset ilamı gibi belgeler eklenir; posta yoluyla başvurular da geçerlidir. - Başvuruya ilişkin işlemler, kanun kapsamındaki kayıtlar ve ilgili tutanaklar dikkate alınarak yürütülür; uygun bulunan başvurular için tasfiye ve tescil işlemleri gerçekleştirilir. Bedel ve ödeme - Devredilecek taşınmazın bedeli, ilgili yasal değere göre hesaplanır; bedelde aylık endeks farkı uygulanabilir. - Bedel peşin veya taksitle ödenebilir; taksitle ödemelerde başlangıç ödemesi yapılır ve kalan borç belirli sürede ödenir. - Bedelin tamamı ödenmediği sürece feragat veya tescil işlemi yapılmaz. Ecrimisil - Bu yolla başvuruda bulunanlardan taşınmazın bedelini ödemeleri şartıyla ayrıca ecrimisil alınmaz; daha önce tahsil edilmiş ecrimisiller iade edilmez ve henüz tahsilatı gerçekleşmemiş olanlar tahsil edilmez. Hak kaybı ve geçici hükümler - Belirlenen şartlara uymayanlar haklarını kaybeder; ancak ödenen bedel faizsiz iade edilir. - Geçici hükümler bazı hak sahiplerine başvuru süresi tanır; mevcut davalar ve itirazlar devam ederken başvuru yapılabilir. Net etkiler - Uygun kişiler için taşınmazlar bedel karşılığı tescil edilebilir ve bu süreçte ecrimisil uygulaması kaldırılır. - Uygun olmayan taşınmazlar ise devredilmez ve kamu hizmeti veya kamuya ilişkin sınırlamalar nedeniyle korunur.

Kanun 3082
1984-12-01

KAMU YARARININ ZORUNLU KILDIĞI HALLERDE, KAMU HİZMETİ NİTELİĞİ TAŞIYAN ÖZEL TEŞEBBÜSLERİN DEVLETLEŞTİRİLEBİLMESİ USUL VE ESASLARI HAKKINDA KANUN

Kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde, özel teşebbüslerin kamu hizmeti niteliği taşıması durumunda devletleştirilmesi mümkün hale gelir; bunun için hizmetin ülke çapında kamu ihtiyacına cevap vermesi, bu hizmetin kontrol, rekabet veya ikameyle sağlanamaması ve hizmetin durdurulması halinde kamunun büyük zarar göreceği şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Devletleştirme kararı alınır ve uygulanır; karar ilan edildiğinde geçerli sayılır. Devletleştirme bedeli, devletleştirme kararının ilanı günündeki gerçek karşılığa göre belirlenir ve nakden peşin olarak veya en fazla bir süre içinde ödenebilir; avans olarak ödenen miktar varsa bedelden düşülür; hak sahibi adına belirlenen bakiye bir bankaya yatırılır. Değer tespit ve takdir işleri, hizmetin niteliğine göre belirlenen bir komisyonca yürütülür; komisyon tutanakla işlerin mevcut durumunu kaydeder ve gerçek değerleri tespit eder. Devletleştirilmesine karar verilen özel teşebbüste çalışan yöneticiler, işçiler ve diğer personelin durumu, devletleştirme sonrası geçici yönetime devredilmesini, hizmet süresi ile ücret ve diğer özlük haklarının resmi kayıtlara göre belirlenmesini sağlar; kıdem ve ücret gibi haklar önceki işverenle birlikte ödeme sorumluluğunu sürdürür; devletleştirme sonrası iş mevzuatı uygulanır; önceki işverene rücu hakkı saklıdır. Ödeme ve tebligat konusunda, belirlenen bedel hak sahibine bildirilir ve bedelin ödenmesi için gerekli süreç başlatılır; bedelin ödenişine ilişkin itirazlar için dava yoluna başvurulur ve davalar ivedilikle görülecek şekilde ele alınır. Yasaklar ve geçersiz tasarruflar, karar ilanından sonra bazı kişiler komisyon veya incelemelerde görev alamaz; komisyon tarafından görev alan kişiler tarafından çıkar sağlanamaz; karar ilanından sonra mal veya hakların kısmen veya tamamen devri ve temliki yapılamaz ve bazı tasarruflar geçersiz sayılır. Görevli kişiler suç işlediğinde kamu görevlisi gibi cezalandırılır; cezalar artırılabilir; bu Kanuna aykırı hareket edenler hapis ve adlî para cezaları ile karşılaşır. Komisyonun yapısı, üyelerin kimlerden oluşacağı, giderler ve uygulanmasıyla ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenir. Bu hükümlerin yürürlüğe girişiyle uygulanmaya başlanır.

Kanun 4473
1943-07-21

YANGIN, YERSARSINTISI, SEYLAP VEYA HEYELAN SEBEBİYLE MAHKEME VE ADLİYE DAİRELERİNDE ZİYAA UĞRAYAN DOSYALAR HAKKINDA YAPILACAK MUAMELELERE DAİR KANUN

- Yangın, deprem, sel veya heyelan nedeniyle mahkeme ve adliye dosyalarının zayi olması durumunda bu dosyaların yenilenmesi sağlanır; bu sayede hak kaybı veya işlemin aksamaması amaçlanır. - Yenileme talebi taraflardan biri veya ilgili davaya dahil olan kişiler, ihbar üzerine davaya iltihak etmiş olanlar, icra takibi yapanlar veya cezai işlerde müdahil olanlar tarafından yapılabilir. - Yenileme işlemleri genel olarak hukuk ve ticaret dosyaları için yetkili mahkeme tarafından incelenir; gerektiğinde ilgili yerde görevli büro veya mevcut mahkeme görevlendirilir. - Başvuru yazılı bir beyanname ile yapılır ve beyanname şu bilgileri içerir: talep edenlerin kimlikleri ve adresleri, davanın mevzuu, dosya numarası, sunulan vesikaların listesi ve niteliği, ortaya konulan deliller, önceki kararlar ve işlemler, hüküm verilmişse gerekçesi. - Beyanname sahibinin imzası hakimin veya büro azasının tasdikiyle onaylanır; eksikler tamamlanır; beyanname sahibine bedava vesika verilir. - Yenileme talepleri ilan edilir ve belirli bir süre içinde yapılır; sürenin aşılması durumunda genel hükümlere tabi davranılır. - Talebe ilişkin taraflara davetiye gönderilir; davetiyede davetin amacı özetçe yazılır ve belirlenen gün/saatte gelmesi bildirilir; gelmeyenlere ikinci davetiye ve gerekirse gıyabında işlem yapılabileceği ihtarı verilir; mazeret olmaksızın gelinmemesi halinde süreç tamamlanır. - Zayi olan dosyanın yenilenmesi için mahkeme veya büro gerekli tedbirleri alır. - Dava inceleme aşamasında ise afet tarihine kadar sunulan taslaklar ve ibraz edilen vesikalar istenir ve dosyaya eklenir; yenileme mahkemece yapıldıysa işlem genel hükümlere göre sürdürülür. - Delillerin ve imza işlemlerinin tespiti için inceleme yapılır; şahitler çağrılır; gerektiğinde zabıtlar tutulur; vesikaların güvenilirliği ve tevsiki için gerekli işlemler uygulanır. - Deliller zayi olsa dahi ileri sürülen iddialar uygun şekilde tartışılır ve gerektiğinde yeniden yazılan ilamla hüküm ortaya konulur; taraflar hükmün katileştiğini kabul ederse ilam buna göre düzenlenir. - Şahitlerin davetiyelerle çağrılması ve kimliklerini kanıtlayacak belgelerin teslimi sağlanır. - Keşif raporları veya taraf beyanları uyumluysa geçerli kabul edilir; uyumsuzluk halinde yeniden keşif veya ilgili güvenilir delillere başvurulur. - Afetten önce verilmiş kararlar nedeniyle haciz veya ihtiyati tedbirler varsa, yenileme süreci tamamlanana kadar bu tedbirler uygulanabilir; uzatma veya kaldırma kararına bağlı olarak değişebilir. - İcra ve iflas dosyalarında yenileme için ilgili kurumlar ve ilanlar aracılığıyla bilgi paylaşımı ve gerekli tedbirler kullanılır; bazı kararlar geçerli kalır. - Hacizli mal veya alacaklar söz konusu olduğunda borçlu talep ederse ilgili mahkemeden karar alınması için süre verilir; süre geçerse haciz kendiliğinden kalkabilir. - Nafaka kararları yenileme kapsamı dışındadır ve bu alanda ayrı hüküm uygulanır. - Yenileme sürecinde eski dosya ele geçtiğinde işlem, hükmün uygulanması açısından dosyanın içeriğine göre devam eder; eski dosya bulunduğu durumda hüküm buna göre infaz edilir. - Genel olarak, felaket nedeniyle zayi olan belgelerin yenilenmesi yoluyla mahkeme süreçlerinin işlerliğini korumak amaçlanır.

Kanun 1135
1969-03-29

TÜRK VATANDAŞLARINA AİT OLUP YUGOSLAV FEDERATİF HALK CUMHURİYETİNCE MİLLİLEŞTİRİLMİŞ BULUNAN MAL, HAK VE MENFAATLERİN TASFİYESİ HAKKINDA KANUN

- Bu düzenleme, Yugoslavya tarafından millileştirilen veya el konulan mal, hak ve menfaatler nedeniyle zarar gören Türk vatandaşlarına tazminat ödenmesini amaçlar. - Hak sahipleri olmak için Türk vatandaşı olduklarını ve millileştirme veya diğer sınırlayıcı tedbirlerle mal varlıklarının kullanılamaz hale geldiğini gösteren belgeler ile ilgili durumlarını kanıtlamalıdır; taşınmazlar için tapu ve benzeri kanıtlar, diğer mal ve haklar için ise bu hakların niteliğini ve tutarını gösteren belgeler istenir; gerektiğinde mirasçıları da taleplere dahil edilebilir. - Bazı kişiler tazminattan yararlanamayabilir; bu durumlar daha önceki hukuki işlemler ve belirli göçmenlik/vatandaşlık durumları gibi özel hallerle sınırlı olarak belirlenir. - Başvuru sahibi hak sahiplerinin durumu, yetkili bir komisyon tarafından incelenir ve komisyon kararları çoğunlukla alınır; kararlar yazılı olarak bildirilir ve itiraz için bir süre tanınır. - Komisyon, tespit ettiği mal ve hakların millileştirme kapsamındaki değerlerini dikkate alarak tazminat miktarını belirler; değerler ilgili belgeler ve kararlar esas alınarak saptanır ve gerekiyorsa yerel para birimine çevrilir; toplam tazminat, mevcut fonlar doğrultusunda indirimler uygulanabilir. - Tazminat ödemeleri, hak sahiplerinin tamamı belirlendikten ve miktarlar karara bağlandıktan sonra yapılır; ödemelerin şekli ve usulleri yönetmelikte belirlenir. - Ön ödeme imkanı koşullara bağlı olarak uygulanabilir; belirli şartlar karşılandığında kısmi veya geçici ödemeler yapılabilir. - Başvuru sürecinde gerekli belgelerin sunulmaması veya süresinin geçmesi halinde hak kaybı doğabilir; ancak bazı durumlarda mirasçılar gibi hak sahiplarının durumları korunabilir. - Mal varlığı değerlemesi için esas alınacak kriterler, taşınmazlar ve diğer mallar için belirli ölçütlerle uygulanır ve değerlemeler kararlarda dikkate alınır.

Kanun 4072
1995-02-19

MÜLGA 2613 VE 766 SAYILI KANUNLARLA HAZİNE ADINA TESCİL EDİLEN MİKTAR FAZLALIKLARININ İLGİLİLERİNE DEVRİNE DAİR KANUN

Bu kanun hazinenin mülkiyetinde olan ve belirli durumlarda başka kişilere veya mirasçılara devredilebilecek miktar fazlası taşınmazları zilyede veya mirasçılara belgelendirilmek koşuluyla devredebilir hale getirir. Devir için gerekli belgelendirme kadastro tutanağı, komisyon kararı veya mahkeme ilamı olarak kabul edilir. Zilyed üzerinde varsa muhtesat için zeminin vergi değeri esas alınır. Devir bedeli peşin veya taksitle ödenebilir; taksitle ödenmesi halinde ödeme planı uygulanır; ödeme tamamlanmadıkça tescil işlemi yapılmaz ve ödeme tamamlandığında tescil işlemleri başlatılır. Devri yapılmayacak taşınmazlar arasında kamu hizmetine ayrılmış veya kullanılanlar, güvenlik ve askeri alanlar kapsamındaki yerler, turizm teşvik alanı kapsamındaki yerler, orman olarak sayılan alanlar ile korunma kapsamına giren ve satışı izne tabi olanlar bulunur. Başvuru süresi yürürlüğe girdikten sonra belirlenen süre içinde yapılmalıdır.

Kanun 1705
1930-06-19

TİCARETTE TAĞŞİŞİN MEN´İ VE İHRACATIN MURAKABESİ VE KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, gıda maddeleri hariç olmak üzere iç ve dış ticarette tağşiş ve hileleri önlemek ve ticaret mallarının güvenilirliğini sağlamak amacıyla belirli hammaddeler ile bunlardan türeyen ürünlerin üretim, ambalaj, etiketleme, taşıma ve depolama süreçlerinde uygulanacak usul ve şartları belirler. Bu kapsamda uygun bulunmayan maddelerin satışa veya ihracata konu edilmesi engellenebilir. İnceleme ve denetim işlemlerini yürüten kişiler numune alabilir ve teftiş raporları düzenleyebilir; teftiş sonucu mevzuata aykırı hareket tespit edildiğinde gerekli bildirimler yapılır. Saptanan suiistimaller durumunda ilgili kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir; bu durumda görevden uzaklaştırma veya memurluktan çıkarma gibi sonuçlar doğabilir ve evraklar adli veya idari süreçlere devredilir. Ayrıca uygunsuzluk devam ederse üretim ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilmesi ve uygunluk sağlanmazsa malların kamuya geçmesi gibi sonuçlar doğabilir. Mevzuatta zaman içinde değişiklikler yapılarak yaptırımların uygulanabilirliği ve usullerde farklılaşmalar meydana gelmiştir.

Kanun 4373
1943-01-21

TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI KORUNMA KANUNU

Bu kanunun uygulanmasıyla taşkın ve su baskınlarına uğrayabileceği kabul edilen bölgelerin sınırları belirlenip ilan edilir ve buna göre hareket planları yapılır. Bu bölgeler içinde su akışını engelleyen her türlü yapı, tesis, bitki örtüsü ve benzerleri, sahiplerine ödenebilecek tazminatlar karşılığında kaldırılır veya yıkılır; bazı durumlarda bu tazminatlar ödenmez. Kamuya ait alanlar ve bazı özel paylar için tazminat talepleri olmaksızın kaldırma işlemleri uygulanabilir; kıymet takdirine dayalı olarak bedellerin ödenmesi süreci bulunur. Kıyı ve setlerin dikili olduğu yerlerdeki basit engeller de tazminatsız olarak kaldırılabilir. Taşkın sahaları dışında kalan veya zararlı görülen alanlarda yer alan ark ve kanalların düzgünleşmesi için belirli süreler verilir; bu süreler sonunda eksik düzeltmelerde ilgili kurallar uygulanır. Taşkın tehlikesinin bulunduğu alanlarda izinsiz inşaat, tadilat veya fidan dikimi yapılması yasaktır; iznin alınması için teknik uygunluk raporu gereklidir. İzinsiz yapılan çalışmalar nedeniyle su akışını bozacak veya su seviyesinin yükselmesine yol açacak olanlar yıkılır veya kaldırılır ve bu masraflar sahiplerden karşılanır. Tehlikeli bölgelerde yaşayanlar ve köy halkı, suların yükselmesi veya taşkın tehlikesiyle karşılaşıldığında derhal ilgili birimlere haber verme ve uyarı yapma yükümlülüğüne sahiptir; bu yükümlülük sezonluk olarak halka ilan edilir. Tehlike durumu ciddi olduğunda, en seri biçimde yardım çağrısı yapılır ve komşu köyler de gerekli destek için muhtaç durum önceliği gözetilerek seferber edilir; yardıma katılanlar gerekli araç-gereçlerle tehlike yerine yönlendirilir. Kusursuz işleyen bir afet yönetimi için gerekli kayıtlar tutulur ve ilgili yerlere iletilir; ihtiyaç halinde diğer birimlerden yardım istenir ve sağlanan malzeme ve vasıtalar işin gereğine göre kullanılır. Tehlike bölgesine gelenlerin taşınması için ulaşım giderleri karşılanır; bu süreçte çalışanlara ücret verilmez, ancak temel besin temin edilir. Çalışanlar yaralandığında veya engellendiğinde tazminat ve destek sağlanır; hastanelerde tedavi ücretsizdir; özel hastanelerde tedavi giderleri devlet tarafından karşılanır. Taşkın haberleşme ve iletişim hatlarının hızlı ve ücretsiz kullanımı sağlanır ve acil bildirimlerin iletimi kolaylaştırılır. Bölgeler arası koordinasyon sağlanır; gerekli durumlarda araçlar ve personel güvenli bir şekilde sevk edilerek başa çıkmaya yönelik çabalar bir arada yürütülür. Bu uygulamaların parasal ve operasyonel giderleri kamu bütçesinden karşılanır. Birlikte yürütülen denetim ve ihmal durumlarında ilgili kamu görevlileri gerektiğinde sorumlulukla hareket eder.

Kanun 5811
2008-11-22

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların ekonomiye kazandırılmasını ve işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır. Yurt dışında bulunan ve kanıtlanan varlıklar Türkiye’ye getirildiğinde ya da beyanla kayda alındığında değerleri Türkiye’de belirtilerek defterlere kaydedilir; bu varlıklar özel bir fon hesabında gösterilir ve fon sermayenin bir cüz’ü olarak kabul edilir, başka amaçla kullanılamaz ve tasfiye halinde vergilendirilmez; bu varlıklar dönem kazancının hesaplarına dahil edilmez. Türkiye’de bulunan ancak işletmenin özkaynakları içinde yer almayan varlıklar için de beyan ve vergilendirme yapılır; değer üzerinden vergi uygulanır ve vergi ödenir; beyanda bulunanlar bu vergiyi ödemekle yükümlüdür. Beyan edilen varlıklar için vergi, ilgili hesaplardan ödenir ve bu verginin banka ve aracı kurumlar tarafından da ayrıca beyan edilmesi ve ödenmesi gerekir. Beyan edilen varlıklar nedeniyle verilen vergi, gider olarak kabul edilmez ve bu varlıkların amortismana tabi tutarı yoktur; elden çıkarılmasından doğan zararlar da vergisel gider olarak dikkate alınmaz. Beyan veya beyanda bulunanlar için bazı durumlarda tarhiyat veya vergi incelemesi uygulanmaz veya diğer hükümlerden istisnalar bulunabilir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir; uygulamayı yürüten merci ve süreçler bu kapsamda belirlenir.

Kanun 2847
1983-06-18

TÜRKİYE EMEKLİ SUBAYLAR, EMEKLİ ASTSUBAYLAR, EMEKLİ UZMAN ERBAŞLAR, HARP MALULÜ GAZİLER, ŞEHİT DUL VE YETİMLERİ İLE MUHARİP GAZİLER DERNEKLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun emekli subaylar, emekli astsubaylar, harp malulü gaziler, şehit dul ve yetimleri ile muharip gaziler derneklerinin kurulması, işletilmesi ve faaliyetlerinin çerçevesini belirler. Dernekler için kurucu ve üye olabilecekler arasında emeklilik veya malullük nedeniyle ayrılan askerler ile onların eşleri, dul ve yetimleri ve şehitlerin yakınları ile muharip gaziler bulunur; ayrıca uzaman erbaşlar için kurucu bir yapı da öngörülmektedir. Dernekler tüzel kişilik kazanır; tüzükleri ilgili mercilerce incelenir ve uygun bulunduğunda tüzel kişilik olarak kurulurlar. Üyelik kapsamı, kurucuların kendileri ve aile üyelerini, ayrıca belirli yakınları kapsayacak şekilde genişletilir; ancak emeklilikten önce ayrılan veya disiplin nedeniyle ayrılanlar derneklere üye olamaz veya kurucu olamaz. Derneklerin isimlerinde benzerlik veya çağrışımlı militarist ifadeler kullanılamaz; siyasi partilere veya işçi-işveren sendikalarına maddi yardım verilemez veya maddi yardım alınamaz. Dernekler kamu yararına çalışan dernekler olarak kabul edilir ve gerektiğinde devlet bütçesinden destek alınabilir. Mevcut dernekler yeni çerçeveye uyum sağlayarak tüzüklerini güncellemek, mal varlıklarını uygun derneklere devretmek ve gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür; aksi durumda tasfiye edilme ve mal varlıklarının ilgili derneklere aktarılması söz konusu olabilir. Yeni bir dernek türü olarak Uzman Erbaşlar Derneği de kurulabilir; bunun için uygun üyelik ve kurucu süreçleri işletilir ve üyelik mevcut statüye göre şekillendirilir. Mevcut derneklerin, yeni yapıya geçiş sürecinde üyelik durumlarını ve mal varlıklarını uyumlu biçimde dönüştürmesi amaçlanır; gerekli aksaklıklar halinde işleyişin sürdürülmesi için uygun çözümler bulunur. Uluslararası toplantılar ve benzeri faaliyetlere katılım gibi konularda ilke ve usuller belirlenir; bunun uygulanmasına ilişkin esaslar ilerleyen düzenlemelerle netleşir. Bu düzenlemelerin uygulanması ve uygulanabilirliği ile ilgili teknik ayrıntılar mevcut mevzuat ve yönergeler tarafından yürütülür.