İlgili Mevzuat:

MENKUL VE GAYRİMENKUL EMVAL İLE BUNLARIN İNTİFA HAKLARININ VE DAİMİ VERGİLERİN MEKTUMLARINI HABER VERENLERE VERİLECEK İKRAMİYELERE DAİR KANUN

10 / 3.680 sonuç gösteriliyor

Kanun 4654
1944-08-14

MEMLEKET İÇİ DÜŞMANA KARŞI SİLAHLI MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

Bu metnin amacı olağanüstü hallerde iç düşmana karşı savunmaya yönelik olarak belirli vatandaşların silah ve ilgili araçlarla karşı koyma yükümlülüğünü getirmektir. Erkek ve kadın vatandaşlar için uygun yaş grubundaki bireylerin, belirli bölgelerde ve gerekli görüldüğünde silahlanmaya ve savunmaya katılması öngörülür; eğitim ve hazırlık çalışma ve talimatlar bu kapsamda uygulanır. Ayrıntılı eğitim ve talim süreçleri, belirlenen yerleşim yerlerinde ilgili öğreticilerin gözetiminde yürütülür; sağlık durumları ve özel hallerin söz konusu olduğu durumlarda muaflık veya ayrı düzenlemeler uygulanabilir. Silahlar, cephaneler, gerekli teçhizat ve ikamet yerinden temin edilerek, muhataplara sağlanır ve gerektiğinde barınma imkanı sunulur. Hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, kaçanlar, vazifeyi ihmal edenler veya görevlerin uygulanmasını güçleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; ceza verilmesi, yükümlülüğün uygulanmasını durdurmaz. Halkı korkutacak veya yanlış tedbir almaya yöneltecek ölçüde asılsız veya abartılı haberler yayanlar hapis cezası ile cezalandırılır. Müdafaa amacıyla kullanılan tesis ve teçhizatın zarar görmesi veya çalınması durumunda ciddi cezalar uygulanır; zarar veya ziyan kasıtlı mı yoksa ihmal sonucu mu olduğuna göre cezalar değişir. Müdafaa amacıyla verilen silah ve eşyayı temellük edenler, bu eşyaları kasıtlı olarak tahrip edenler veya imha edenler için belirlenen cezalar uygulanır; bu eşyaların zayi olması veya kullanılamaz hale gelmesine yol açan fiiller için de hapis cezaları söz konusudur. Kanunun uygulanması ve denetimiyle ilgili uygulama görevi ilgili makam tarafından yürütülür.

Kanun 3533
1938-07-16

UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN DAİRELER VE BELEDİYELERLE SERMAYESİNİN TAMAMI DEVLETE VEYA BELEDİYE VEYA HUSUSİ İDARELERE AİD DAİRE VE MÜESSESELER ARASINDAKİ İHTİLAFLARIN TAHKİM YOLU İLE HALLİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, devlet, belediyeler veya hususi idareler tarafından sermayesi sahip olunan daire ve müesseseler ile umumi veya katma bütçe kapsamındaki daireler arasında çıkan ihtilafların tahkim yoluyla çözümlenmesini öngörür. Umumi bütçe kapsamındaki daireler arasındaki ihtilaflar, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak bir hakem aracılığıyla çözülür. Diğer bütçe türlerine sahip daireler veya sermayesi devlet, belediye veya özel idarelere ait dairelerle bunlardan biri arasındaki uyuşmazlıklar, ilgili yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem olarak çözümlenir; süreç, bulunduğu yer ve tarafların yerleşimine göre belirlenir. Taraflardan birinin yazılı talebiyle hakemlik süreci başlar; hakem, işlemlerin nasıl yürütüleceğini ve süresini belirler, gerektiğinde tarafları dinler. Hakem kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf bölge adliye mahkemesi tarafından kararın usul ve esas yönünden incelenir ve gerekli görürse karar verir. İstinaf, hakem kararının icrasını durdurur. Belediyeler arasındaki alacak iddialarına ilişkin özel hükümlerde, teminat gösterilmesi halinde icra işlemine ilişkin bazı uygulamalar kaldırılabilir; teminatın niteliği ve değeri ile ilgili itirazlar hakem tarafından çözümlenir; nihai karar teminata dönüştürülür, iade edilir veya terkin olunur. Hakem kararları, genel ilamların icrasıyla ilgili kurallar çerçevesinde infaz olunur. Geçici hükümler, mevcutta devam eden davalara da uygulanır. Bu çerçevedeki düzenlemeler, ihtilafların daha hızlı ve taraflar için daha uygulanabilir bir süreçle çözümlenmesini amaçlar.

Kanun 3867
1940-06-05

EREĞLİ KÖMÜR HAVZASINDAKİ OCAKLARIN DEVLETÇE İŞLETTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkileri şu şekildedir: - Ereğli Kömür Havzası içindeki kömür ocaklarının devlet yineleyici bir işletmecilik yaklaşımıyla yönetilmesi kararlaştırılır ve özel hak sahiplerinin ocaklarla olan ilişkileri sonlandırılır. - Ocaklarda bulunan malvarlığı ve tesisatlar için yetkili makamlarca bir değerleme yapılır; bu değerleme sonucunda hak sahiplarının alacaklarının nasıl karşılanacağı belirlenir. - Değerlemeyi yürüten temsilciler ve ilgili kurullar kararlarını çoğunlukla verir; kararlar bağlayıcıdır; itirazlar olduğunda hakem mekanizması devreye girer. - Belirlenen kıymetler hak sahiplerine ödenir; ödeme süreçleri devletin mali planları ve ilgili uygulamalar çerçevesinde yürütülür. - Ocaklar ve tüm müştemilatıyla birlikte işletme yönetimi devlete geçer ve devletin işletme idaresi tarafından kullanılır ve korunur. - Mevcut çalışanların hakları korunur; devletin işletmeye geçiş sürecinde kadro yapısı, terfi ve ücret konularında uygun geçiş sağlanır. - İmtiyaz ve imal ruhsatı sahipleriyle olan mevcut ilişkiler sona erer; bu kişilerle ilgili sözleşmeler devreden işletme tarafından yeniden düzenlenmez. - Uygulama alanı, gereği halinde deniz altı kömür yataklarını kapsayacak biçimde genişletilebilir. - Anlaşmazlıklar için arabuluculuk ve hakem mekanizmaları öngörülmüş olup, verilen kararlar bağlayıcıdır.

Kanun 6815
1956-07-24

SINIR, KIYI VE KARA SULARIMIZIN MUHAFAZA VE EMNİYETİ VE KAÇAKÇILIĞIN MEN VE TAKİBİ İŞLERİNİN DAHİLİYE VEKALETİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

- Kaçakçılık men’i ve takibi ile sınır güvenliğiyle ilgili sorumluluklar merkezi bir düzene kaydırılarak, operasyonlar iç güvenlik ve kolluk sistemi içinde yürütülür hale gelir; bu kapsamda yetkiler devralınır ve uygulanır. - Bazı özel bölgelerde ve alanlarda kaçakçılığın önlenmesiyle ilgili yetkiler mevcut kurumlar tarafından sürdürülür; bu bölgelerde yürütülen görevler korunur. - Sınır koruma görevleri için geçici olarak seyyar jandarma birliklerinin görevlendirilmesi ve bu birliklerin görev yapısının belirlenmesi planlanır. - Jandarma ve ilgili güvenlik yapıları aracılığıyla sınır ve gümrük bölgelerindeki faaliyetler koordine edilir; bazı yetki ve sorumluluklar yeniden organize edilir. - İç güvenlik amacıyla istihbarat teşkilatı kurulur ve gerekli bütçe ayrılır; bu teşkilat kaçakçılıkla mücadelede bilgi toplama ve analiz kapasitesini güçlendirir. - Subaylar ve diğer personelin yetiştirilmesi, istihdamı ve disiplin uygulanması yeni çerçevede düzenlenir. - Gümrük muhafaza birimlerinin sahip olduğu teçhizat ve malzeme yönetimi yeniden yapılandırılır; bazı ekipmanlar devredilir, kalanlar mevcut çerçevelerde kullanılır. - Mevcut personelin haklarının korunması ve devrin sürekliliğini sağlamak amacıyla geçici hükümler uygulanır. - Bu değişiklikler, sınır güvenliği ve kaçakçılıkla mücadelede merkezi bir yapıya geçiş yoluyla operasyonel süreçleri yeniden organize etmeyi amaçlar.

Kanun 1481
1971-09-15

ASAYİŞE MÜESSİR BAZI FİİLLERİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, ağır suç işleyen firari sanıklar için güvenlik güçlerinin silah kullanma yetkisini getirir; teslim olmaları için ilan edilen süre geçerse veya sanık güvenlik güçlerine karşı tehdit veya saldırıda bulunursa silah kullanılabilir. Teslim olmamak için belirlenen sürenin ilanı kamuya duyurulur. Kullanılan silah yetkisi, firari sanığın teslim olmaması halinde ve güvenlik güçlerine karşı tehdit veya saldırı durumlarında da uygulanabilir. Müsademe sırasında veya kaçma halinde yardımcı olanlar da aynı hükümlere tabidir. Polis veya güvenlik güçlerinin silah kullanımıyla ilgili soruşturma, başsavcılık tarafından bizzat yürütülür; dava açıldığında sanık duruşmadan vareste tutulabilir ve hakkında açığa alma veya işten el çektirme işlemleri uygulanmaz. Sanık veya hükümlüyü saklayanlar, silah veya cephane temin edenler için ilgili suçun cezasına göre cezai yaptırımlar uygulanır; ancak ceza, temel suçun cezası üzerinden belirli sınırlamalar içerebilir. Bu kapsamda usul ve füru ile karı/koca veya kardeşinin lehine fiiller işleyenler için ceza ilişkili olarak farklı şekilde uygulanabilir. Birinci bendinde sayılan ilanın başlangıcı ve nasıl yapılacağına ilişkin düzenleme, adalet ve içişleri bakanlıkları tarafından yapılacak hükümlerde yer alır. Ek Madde ile devletin bütünlüğünü bozma veya güvenliğe karşı işlenen suçlarda bu tür suçların faillerini yakalamaya yardımcı olanlara veya kimliklerini bildirenlere ödül verilebileceği öngörülür; ödülün miktarı ve ilan esasları ilerleyen düzenlemeyle belirlenir ve bu kişilerin kimlikleri gizli tutulur. Ödül uygulamasının yürütülmesine ilişkin esaslar ayrıca düzenlenir.

Kanun 3653
1939-07-04

YALOVA TERMAL KAPLICALARININ İDARESİ VE İŞLETİLMESİ HAKKINDA KANUN

Yalova kaplıcaları ve bunlara ait alanlar devlete ait olarak kalır ve işletme için kamu yönetimiyle doğrudan işletim veya özel kişi/özel hukuk tüzel kişilerine kira verilmesi ya da restore-et-işlet-devret yöntemiyle devredilmesi seçenekleriyle işletilebilir. İşletme çalışmalarının nasıl yürütüleceği ve muhasebe uygulamalarının esasları için uygun esaslar belirlenir. Kiraya verildiğinde gelirler belirli kaynaklara aktarılır ve kalan kısmı bütçeye gelir olarak kaydedilir. Kiralama yoluyla işletilmeye geçildiğinde bazı hükümler uygulanmaz. Binaların yerleşimi ve inşa şekli belirli plana göre yapılır; plana aykırı olan yapılar yıkıma tabi olabilir. Her bina için verilecek arsa miktarı sınırlıdır; bu sınır aşıldığında arsa konusundaki kararlar bu çerçevede alınır. İnşaate başlanması için belirli bir süre öngörülür; süre dolmadan tamamlanmayan inşaatlar devlet adına işlem görür ve bazı durumlarda süreler uzatılabilir; varisler için de haklar devralınabilir. Tarife işletme sahibiyle birlikte belirlenir ve uygulanır; kiralama veya devri söz konusu olduğunda tarife yeniden düzenlenebilir. Kaplıcalara ilişkin tüm mal varlığı devlet adına korunur ve suiistimaller durumunda cezai yaptırımlar uygulanır.

Kanun 2946
1983-11-11

KAMU KONUTLARI KANUNU

Kamu konutlarıyla ilgili tahsis, oturma süresi, kira ve yönetim işlemlerinin temel ilkeleri belirlenir ve kamu kurumlarına ait konutların personel yararlanmasına ilişkin esaslar ortaya konulur. Kapsam olarak bu konutlar yurt için ve yurt dışında inşa veya satın alınır, bu kurumların personeli için ayrılır; ancak zaruri hallerde kiralama yapılabilir. Konut türleri özel tahsisli, görev tahsisli, sıra tahsisli ve hizmet tahsisli olarak sınıflandırılır; hangi türün kimlere tahsis edileceği ve tahsis şartları yönetmelikte belirlenir ve puanlama esasına göre uygulanır. Oturma süreleri özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda görevin veya hizmetin devamı süresince oturulabilir; sıra tahsisli konutlarda oturma süresi sınırlı tutulur ve süre tamamlandığında başka uygun kişi yoksa uzatma durumu değerlendirilebilir. Kira uygulaması belirli konutlar için uygulanmazken, diğer konutlarda kira maaş üzerinden kesilerek tahsil edilir ve bütçeye gelir olarak kaydedilir. İşletme, bakım ve onarım gibi konutla ilgili detaylar bu kanunun uygulama kısmında ele alınır; bazı hükümler geçerli olanlar ise yönetmelikte belirtilir. Konutlardan çıkış, tahsis esasındaki görevin son bulması veya oturma şartlarının kaybolması gibi durumlarda zorunlu hale gelir; emeklilik, nakil veya memuriyet sıfatının sona ermesi gibi hallerde de konutların tahliye edilmesi gerekir; ölüm halinde aileler konuttan çıkarılır. Konutlara izinsiz işgal veya oturma durumunda gerekli işlem başlatılır; bu durumda konutlar, genel olarak yetkili makamlarca tahliye ettirilir ve bu süreç mahkeme başvuruları sonucunda durdurulmaz. Konutların nitelikleri açısından inşa veya satın alınacak konutlar için belirli bir büyüklük sınırlaması bulunur; özel tahsisli veya görev tahsisli konutlarda bu kısıtlama uygulanmayabilir. Yasak hükümler olarak toplu iş sözleşmeleri veya özel sözleşmelere bu kanuna aykırı hükümler konulamaz; idari yetki kullanılarak da bu kanuna aykırı işlem yapılamaz. Yönetmelik, bu kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve yürürlüğe girer. Kanunun bazı hükümleri belirli koşullarda yürürlüğe girer ve diğer hükümler yayımlandığı anda yürürlüğe girer.

Kanun 3645
1939-06-22

İSTANBUL ELEKTRİK,TRAMVAY VE TÜNEL İDARELERİ TEŞKİLAT VE TESİSATININ İSTANBUL BELEDİYESİNE DEVRİNE DAİR KANUN

- Mevcut İstanbul elektrik, tramvay ve tünel işletmeleri ile bunların bağlı olduğu hak ve yükümlülükler belediyeye devredilir ve bu hizmetleri yönetecek kurumsal yapı kurulur. - Oluşturulan Umum Müdürlük, elektrik dağıtımı, elektrikli tramvay şebekesi ve tünel hizmetlerini planlar, bakımını yapar, tadil ve genişletme işlemlerini yürütür; gerekli görürse troleybüs ve otobüs servislerini kurar ve işletir; bu hizmetlerin işletilmesi için gerekli gayrimenkulleri edinir. - Elektrik arzı yalnızca tarifeler üzerinden yapılır; tarifeler dışında herhangi bir kişi veya kuruluşa elektrik verilmez; sözleşmelere konu elektrik temin işlemleri tarifelerde gösterilir. - Umum Müdürlük kendi bütçesini hazırlar ve belediye meclisince onaylanır; bütçe ve hesaplar belediye meclisi tarafından denetlenir; yıllık raporlar ve mali hesaplar belediye meclisine sunulur. - İşe konu olan tüm hareketler ve varlıklar ayrı defterlere kaydedilir; bu varlıklar müdürlüğün sermayesini oluşturur ve belediyenin toplam sermayesiyle ilişkilendirilir. - Net hasılattan belirli giderler karşılanır ve kalan miktar belediye bütçesine aktarılır; bakım ve genişletme çalışmaları için gerekli fonlar ayrılır. - Umum Müdürlük kendi personelini istihdam eder; personelin görev ve emeklilik hakları ilgili yönetmelikler doğrultusunda düzenlenir; gerekli görüldüğünde uzman kadroların istihdamı sağlanır. - Kamu hizmetinin sürekliliğini sağlamak için teknik ve idari konularda gerekli destek alınır; bazı durumlarda harici uzmanlar görevlendirilebilir. - Abone talepleriyle ilgili işlemler yazılı olarak yürütülür ve hizmetin kesintileriyle ilgili uygulanacak süreçler belirlenir.

Kanun 1062
1927-06-15

HUDUTLARI DAHİLİNDE TEBAAMIZIN EMLAKİNE VAZİYET EDEN DEVLETLERİN TÜRKİYE´DEKİ TEBAALARI EMLAKİNE KARŞI MUKABELEİ BİLMİSİL TEDABİRİ İTTİHAZI HAKKINDA KANUN

Pratik olarak bu düzenleme, Türkiye’deki belirli devletlerin tebaasının malvarlığı üzerinde kısıtlamalar uygulanabilir hale gelmesini öngörür ve bu devletlerin Türkiye’deki tebaası olanların malları üzerinde kısmen veya tamamen tasarruf ve sınırlama imkanını ortaya koyar. Sınırlanan veya tasfiye edilen malların varlığı karşılığında elde edilecek gelirler, ispat edilmesi gereken zarar miktarına göre zarar gören Türk tebaasına dağıtılır. Zararların ispatı için gerekli vesikaların şekil ve içeriği belirli bir yönerge ile tespit olunur. Kanun yürürlüğe girdikten sonra uygulanır.

Kanun 2489
1934-06-06

KEFALET KANUNU

- Kefalet Sandığı, kamu idarelerinde görevli memur, sözleşmeli personel ve işçilerden oluşan kefalet kapsamındaki kişiler için para, senet ve benzeri değerleri güvence altına almak ve bunları alıp vermeyi kolaylaştırmak amacıyla kurulmuştur; sandık, bu kapsamda olanlar için geçerlidir. - Sandığın sermayesi, kefalet kapsamındaki görevlerden kesilen kesintilerden, verilen para cezalarından, sandık işletmesinden elde edilen kazançlardan ve kefalete tabi personel çalıştıran kurumların gerektiğinde yapacağı yardımlardan oluşur. - Kefalet aidatları iki türdür: giriş aidatı ve aylık aidat. Giriş aidatı, memur aylığının katsayısı ile belirlenen tutarın bir kısmını oluşturur ve dört taksitte kesilir. Aylık aidat, memur aylığının katsayısı ile belirlenen tutarın her ay maaş veya ücretten kesilmesini öngörür. - Geçici olarak kefalete bağlı görev verilenler için bazı istisnalar ve özel uygulamalar bulunur; bu durumda aynen geçerli olan kurallar uygulanmayabilir, ancak genel olarak kefalete bağlı ödemelerden yararlanırlar. - Kefalet kapsamında görev yapanlardan zimmet ya da ihtilas suçunun sabit olduğu tespit edilirse, bu kişiler hakkında işlem yapılır ve sandığın alacakları, devletin diğer alacaklarına karşı öncelikli olarak karşılanır; bu durumda ilgili kimse devlet işlerinde bir daha çalışamaz. - Zimmet veya ihtilas edilen para ve ayniyatla sandığın alacakları, diğer devlet alacaklarına göre önceliklidir ve sandık hak ve alacakları takip edilir. - Sandık sermayesi vergilerden muaf tutulur; sandıkta bulunan paralar sahibine iade edilene kadar teminattır ve üçüncü kişilerin haciz talepleri, sahiplerine verildiğinde yerine getirilir. - Sandığın muhasipleri ve murakabeyi yapanlar, denetim ve hesap verebilirlik kapsamında belirlenen yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır; ihmal ve zararlar halinde cezai işlemler uygulanabilir. - Bu kanun kapsamına girenler dışında kalan devlet teşebbüsleri veya kurumlar için gerektiğinde kefalet sandığı kurulmasına ve ilgili yönetmeliklerin çıkarılmasına imkan tanınır; bu, kapsam dışında kalan kurumlar için geçerli düzenlemeler içerebilir. - Askeri mensuplar için bu kanun uygulanmaz; askeri mevzuat hükümleriyle yürütülür. - Geçici hükümler ve geçiş düzenlemeleri mevcut ilişkilerin sonlandırılması sonrası uygulanacak kuralları belirler. - Genel olarak, kefalet sandığı faaliyetleri, zararların tazmini ve benzeri finansal işlemler için belirli denetim ve idari süreçler öngörür; amaç, kefalete bağlı personelin işlemlerindeki güvenliği ve kurumların zararlarını azaltmayı sağlamaktır.