İlgili Mevzuat:

MALİ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

10 / 3.915 sonuç gösteriliyor

Kanun 5230
2004-07-31

PAMUKBANK TÜRK ANONİM ŞİRKETİNİN TÜRKİYE HALK BANKASI ANONİM ŞİRKETİNE DEVRİ VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİKYAPILMASINA İLİŞKİN KANUN

Pamukbank’ın varlıkları, borçları ve bilanço dışı yükümlülükleri Halkbank’a devredilir ve bu işlemin başka bir işlem gerektirmesi gerekmez. Devir nedeniyle ortaya çıkacak olumsuz özkaynak farkı devlet tarafından karşılanır ve sonrasında hesaplar netleştirilir. Devir işlemleriyle ilgili belgeler vergiden, resim ve harçtan muaf tutulur; ticaret sicili kayıtları ve bazı kurumsal işlemler için ücret alınmaz. Devir kapsamındaki çalışanlar için emeklilik ikramiyeleri veya kıdem tazminatları ödenir; emeklilik nedeniyle ayrılanlar yeniden istihdam edilmez. Devir sonrası yapılandırma hedefleri doğrultusunda mevcut iş sözleşmeleri feshedilebilir; bu süreçte gerekli durumlarda yetkiler paylaşılıp devredilebilir. Bu süreçte yetkili kurumlar süreci yönetir ve ilgili düzenlemeler uygulanır.

Kanun 4842
2003-04-24

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, bazı vergi gelirlerinden belirli kamu fonlarına pay aktarımını zorunlu hale getirir ve bu paylar her ay hesaplanıp kamuya ait hesaplarda fonlar adına tutulur; oranlar düşürülebilir veya yeniden eski seviyeye getirilebilir ve uygulanış esasları belirli yönetmeliklerle saptanır. Fon payları özellikle savunma sanayii için destek fonu ve sosyal yardımlaşmayı ve dayanışmayı teşvik fonu gibi alanlar için ayrılır; bu paylar vergi tahsilatı üzerinden hesaplanır ve ilgili hesaplara yatırılır. Geçici hükümler, geçmiş dönemler için bazı uygulamaların nasıl işleyeceğini ve bazı beyannamelerde fon payının nasıl dikkate alınacağını düzenler; bazı durumlarda 2004 yılına ilişkin vergi beyannamelerinde ayrıca fon payı hesaplanmaz. Bankacılık ve finansal kiralama alanında bazı geçici muafiyetler ve özel kurallar uygulanır; bu süreçte harçlar ve benzeri giderler bakımından özel muafiyetler öngörülür. Uzun vadeli inşaat ve onarım işlerinde kâr veya zararın beyanında fon payı ile ilgili giderleme ve beyan düzenlemeleri yapılır; cari yıl içinde ödenecek tutarın ilgili dönemde gider olarak dikkate alınması veya kâr/zarar beyanına yansıtılması konusunda esneklik sağlar. Bir dizi eski hüküm yürürlükten kaldırılır; böylece bazı eski vergi düzenlemeleri uygulanmaz hale gelir. Kanun hükümlerinin hangi sürelerde hangi hükümlerle uygulanacağına dair geçiş kuralları bulunmaktadır; bazı hükümler belirli zamanlarda yürürlüğe girer ve uygulanır. Bu değişiklikler, vergi yükümlülerinin ve vergiyle ilişkili işlemler yapanların yükümlülüklerinde ve uygulamalarda değişiklikler doğurur.

Kanun 5661
2007-05-25

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ZİRAAT BANKASI ANONİM ŞİRKETİ VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ TARAFINDAN KULLANDIRILAN TOPLU KÖY İKRAZATI/GRUP KREDİLERİNDEN DOĞAN KEFALETİN SONA ERDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanun kapsamındaki toplu köy ikrazatı/grup kredisiyle kullanılan tarımsal krediler için bazı borçluların birbirlerine karşı müşterek ve müteselsil kefalet sorumluluğu, borçlar tamamen ödenir veya yapılandırılırsa sona erer. Borçlar tamamen ödenir veya yapılandırılırsa, aynı sözleşmedeki diğer tarımsal kredi borçlularına ilişkin kefalet sorumluluğu ödeme tarihi itibarıyla sona erer. Bu kapsamda kendi borcunu tamamen ödeyenlerin kefalet sorumluluğu da sona erer. Bu Kanun hükmünden yararlanan borçlular hakkında başlatılmış takipler kendiliğinden durur; infazlar ertelenir ve borçlar için mevcut takipler sonuçlarıyla uygulanmaz. Kesin aciz vesikasına bağlanan alacaklar Hazine tarafından karşılanır ve takipler Hazine adına yürütülür; tahsilatlar Hazine hesaplarına aktarılır ve masraflar bu tahsilatlardan mahsup edilir. Kanun kapsamındaki borçlar dışında kalan kefaletler için mevcut mevzuat geçerli kalır. Geçici hükümlerde uygulamayla ilgili uyarlamalar ve süreler öngörülür.

Kanun 5667
2007-05-30

BANKACILIK İŞLEMLERİ YAPMA VE MEVDUAT KABUL ETME İZNİ KALDIRILAN TÜRKİYE İMAR BANKASI TÜRK ANONİM ŞİRKETİNCE DEVLET İÇ BORÇLANMA SENEDİ SATIŞI ADI ALTINDA TOPLANAN TUTARLARIN ÖDENMESİ HAKKINDA KANUN

- Bu kanun, batık durumda olan banka ile ilgili olarak mevduat sahiplerine ödemelerin nasıl yapılacağını düzenler; ödemeler özel olarak çıkarılan devlet iç borçlanma senetleriyle ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu aracılığıyla gerçekleştirilir. - Hak sahipliğinin tespiti bankanın kendi kayıtlarına dayanır; hak sahibi olmak için gerekli başvuru şekli, talep belgeleri ve ödeme şartları gibi işlemler için ayrı bir yönetim tarafından uygulama esasları belirlenecektir. - Hak sahibi olarak belirlenen kişiler tek seferde nakden ödeme alır; hak sahipliği olmayanlara ödeme yapılmaz; sahte belgeyle ödeme talep edenlere cezai ve hukuki yaptırımlar uygulanır; yapılan ödemelerden fazla çıkarsa bu fazlalık geri alınır. - Hak sahiplerine yapılan ödemeler nedeniyle hak ve alacaklar üzerinde çeşitli tedbirler uygulanabilir; tasarruf yetkisinin kısmen veya tamamen kaldırılması, mal ve değerlerin zaptı ve ilgili hesaplara aktarılması gibi güvence tedbirleri olabilir. - Ödemelerle ilgili belgeler, aracılık işlemleri ve diğer usuller için gerekli mevzuatla ayrıntılı esaslar belirlenecektir; damga vergisi ve harçtan muafiyet sağlayan bir düzenleme öngörülür. - Sahte belgeyle ödeme yapıldığı tespit edilirse, ilgili kişiler için hapis ve para cezaları öngörülür. - Vergi açısından bazı geçici uygulamalar vardır; offshore hesaplara ilişkin gelirlerle ilgili ertelenen vergiler ve bunlara bağlı cezalar ile gecikme zarfı süreçleri ödemeler tamamlanıncaya kadar ertelenir ve bu süre zarfında faizin işletilmemesi sağlanır. - Kanunun uygulanması ve gerekli usul ve esaslar için yetkili makamlar tarafından uygulanır.

Kanun 5811
2008-11-22

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların ekonomiye kazandırılmasını ve işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır. Yurt dışında bulunan ve kanıtlanan varlıklar Türkiye’ye getirildiğinde ya da beyanla kayda alındığında değerleri Türkiye’de belirtilerek defterlere kaydedilir; bu varlıklar özel bir fon hesabında gösterilir ve fon sermayenin bir cüz’ü olarak kabul edilir, başka amaçla kullanılamaz ve tasfiye halinde vergilendirilmez; bu varlıklar dönem kazancının hesaplarına dahil edilmez. Türkiye’de bulunan ancak işletmenin özkaynakları içinde yer almayan varlıklar için de beyan ve vergilendirme yapılır; değer üzerinden vergi uygulanır ve vergi ödenir; beyanda bulunanlar bu vergiyi ödemekle yükümlüdür. Beyan edilen varlıklar için vergi, ilgili hesaplardan ödenir ve bu verginin banka ve aracı kurumlar tarafından da ayrıca beyan edilmesi ve ödenmesi gerekir. Beyan edilen varlıklar nedeniyle verilen vergi, gider olarak kabul edilmez ve bu varlıkların amortismana tabi tutarı yoktur; elden çıkarılmasından doğan zararlar da vergisel gider olarak dikkate alınmaz. Beyan veya beyanda bulunanlar için bazı durumlarda tarhiyat veya vergi incelemesi uygulanmaz veya diğer hükümlerden istisnalar bulunabilir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir; uygulamayı yürüten merci ve süreçler bu kapsamda belirlenir.

Kanun 4853
2003-04-29

ÇALIŞANLARIN TASARRUFLARINI TEŞVİK HESABININ TASFİYESİ VE BU HESAPTAN YAPILACAK ÖDEMELERE DAİR KANUN

Bu kanun, Çalışanların Tasarrufu Teşvik Hesabı kapsamındaki varlıkların tasfiye edilmesi ve bu hesaptan hak sahiplerine yapılacak ödemelerin nasıl yürütüleceğini belirler. Hak sahipleri adına açılan hesap kayıtları ödemelerin temel kaynağıdır. Hesapta bulunan ana para ile devlet veya işveren katkılarının toplamı, enflasyon etkisiyle güncellenir ve ek bir oran eklenir. Hak sahiplerine yapılacak ödemeler önce ana para olarak tek seferde ödenir; kalan tutar ise taksitlerle ödenir ve taksit sayısı ile ödeme zamanları yetkili makam tarafından ayarlanabilir. Emeklilik veya ölüm durumunda taksitlendirme sona erer ve kalan tutar hak sahibi veya mirasçılarına tek seferde ödenir. Ödemeler vergiden ve diğer kesintilerden muaftır. Bu kapsamda doğan alacaklar için açılan davalarda bu hükümlerin uygulanması gerekir. Tasarruf kesintileri ve katkı paylarının süresi içinde yatırılmaması halinde gerekli tutarlar ve gecikme zammı veya faizler hesaplara yatırılır ve tahsil edilir. Uygulama için gerekli düzenlemeler yetkili makamlarca yapılır. Bu kanun, önceki düzenlemelerin kaldırılmasını sağlar. Geçiş süreçlerinde hak sahiplerine yapılacak ödemeler için gerekli esaslar uygulanır ve varlıklar devredilir. Ek hükümler, dava ve giderlerle ilgili mali işlemlerin nasıl karşılanacağını belirler ve ödemeler hakkaniyetli şekilde sonuçlandırılır.

Kanun 3303
1986-06-19

TAŞKÖMÜRÜ HAVZASINDAKİ TAŞINMAZ MALLARIN İKTİSABINA DAİR KANUN

Taşkömürü havzası içinde bulunan taşınmaz mallar zilyetler adına tescil edilerek, malikiyet güvence altına alınır; taşınmaz üzerinde madenlerle ilgili haklar devletin malı olarak kalır ve mevcut işletme/arama hakları devrede olmaya devam eder. Taşınmaz malların zilyetlikleri tescil edildiğinde, maliklere maden üzerinde hak iddia edilemez; maden işletme ve arama hakları şu anda işletmekte olanlara ait olmaya devam eder; yeraltı ve yerüstü tesisleri ile güvenlik/çalışma sahaları korunur. Tescil işlemleri, beyanlar hanesinde madenlerin devlet malı olarak belirtilmesini gerektirir; zilyetlik süresi açısından geçmiş süreler dikkate alınır. Önceden açılan davalarda, taşınmaz malın havza içinde kalması nedeniyle verilen tescil reddi kararları bağlayıcı değildir. Ek madde kapsamında önceden yapılan kadastro çalışmaları, fiili durumlara uygun olarak ifraz ve/veya tevhit yoluyla kadastroya dönüştürülür ve mümkün olduğunca hak sahiplerine tescil edilir; hak sahipliği beyanlarla tapu kaydına yansıtılır. Kamu hizmetine ayrılmış veya kamu hizmeti amacıyla kullanılan taşınmazlar, imar planlarıyla kamu hizmetine ayrılan yerler ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler gibi belirli kategorilere giren taşınmazlar devre konu olmaz. transfer edilmesi mümkün olmayan yerler arasında askeri yasak bölgeleri, turizm/kültür varlığı koruma alanları, içme suyu koruma alanları, milli parklar, orman alanları, çevreyle ilgili koruma bölgeleri ve benzeri kamu yararı alanları bulunur. Taşınmazın devri için kesin ödeme planı ve güvence aranır; güvence olarak banka teminat mektubu veya kanuni ipotek gibi garantiler sağlandığında devre ilişkin işlemler yürütülür; devredilen taşınmazın bedeli, kanuni faizlerle birlikte ödenerek tescil edilir. Taşınmaz mal üzerindeki ağaçlar ve muhdesatlar değer tespitinde dikkate alınmaz. Taşınmaz malın devri peşin veya taksitle yapılabilir; taksitle ödemelerde belirli taksitler için ödemeler yapıldığında tescil gerçekleşir; taksitler ödenmedikçe tapuda hak sahibi adına tescil yapılmaz. Bu kanuna göre hak sahibi olan kullanıcılardan ecrimisil alınmaz; tahakkuk eden ecrimisiller terkin edilir; son dönemlere ilişkin tahsilatlar satış bedelinden mahsup edilir, fazlası iade edilmez. Taşınmaz malların bu kanun kapsamındaki ifraz işlemleri imar Kanunu hükümlerine tabi değildir; bununla ilgili işlemler özel olarak belirlenen kurallara göre yürütülür. Sonuç olarak, taşınmaz mallar zilyetler adına kayıt altına alınır; üzerinde bulunan madenler devletin malı olarak kalır; maden işletme hakları mevcut kullanıcılar tarafından sürdürülür; bazı alanlar transfer edilemez ve belirli kamu yararı alanları nedeniyle devriniz mümkün değildir; devrin gerçekleşmesi için güvence ve ödeme koşulları yerine getirilmeli, önceki bazı mahkeme kararları bağlayıcı değildir ve ecrimisil uygulamaları devri etkilenmez.

Kanun 5834
2009-01-28

KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN DİKKATE ALINMAMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa geçmişte karşılıksız çıkan çekler, protesto edilmiş senetler, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin kayıtların borcun tamamının ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde silinmesini sağlar. Silinen kayıtlar sonrası kredi başvuruları ve kredi işlemlerinde bu kayıtlar dikkate alınmaz. Bankalar ve finansal kuruluşlar tarafından yeni kredilendirme, kredi kartı işlemleri ve benzeri finansal faaliyetlerde silinmiş kayıtlara dayanılarak karar verilmez. Mevcut durumlar itibarıyla, silinme süreciyle ilgili olarak belirli geçici hükümler kapsamında genişletilmiş uygulama alanı doğabilir. Bu düzenlemenin amacı, geçmiş borçlar nedeniyle aşırı olumsuz etki yaratan kayıtların etkisini azaltmaktır. Bu düzenlemeler, kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar açısından hukuki veya cezai sorumluluk doğurmaz.

Kanun 7145
2018-07-31

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Belirli suç şüphesi altında bulunan şirketler veya bu şirketlerin malvarlıkları için tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun kayyım olarak atanmasına olanak tanınır; kayyım, fonun yöneticileri aracılığıyla yönetim, temsiliyet ve sigortalanmış güvenlik kapsamındaki işlemleri yürütür. - Kayyımlık kapsamında şirket veya varlıklar, gerekli görüldüğünde yönetilir, yeniden yapılandırılır, satılır veya tasfiye edilir; satışlar, hisselerin azınlık pay sahiplerinin rızasına bakılmaksızın yapılabilir. - Satışlardan elde edilen gelirler önce borçların ödenmesine, kalan tutar ise şirketin işlerinde kullanılmaya yönlendirilir; tasfiye sonunda kalan bakiyeler belirli bir amaçla veya yargılamanın kesin hükmüne kadar nemalandırılır ve nihai durumda Hazine’ye devredilebilir. - Kayyımlık görevi kapsamındaki karar ve işlemler, kayyımın atandığı şirketlerin veya varlıkların yönetimine ilişkin adli süreçleri etkileyebilir; mevcut tedbir kararları ve müsadere gibi işlemler kayyımın yetkisine devredildiğinde uygulanabilirlik açısından farklılık gösterebilir. - Kayyımlık altındaki şirketler veya malvarlıkları için açılan davalarda harçtan muaftır; kayyım tarafından temsil edilen işlemlerde adli süreçler bu kapsamda yürütülür. - Kayyım kararlarına karşı açılan davalar, ilgili idari mahkemelerde görülür. - Geçici düzenlemeler kapsamında kayyımlık görevinin uygulanması ve sınırlamaları konusunda değişiklikler yapılabilir.

Kanun 7086
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI TEDBİRLER ALINMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

Kamu göreviyle ilişkisi bulunanlar için, terör örgütleriyle bağlantılı olduğu veya milli güvenliğe karşı faaliyet iddiasıyla değerlendirilen yapı, oluşum veya gruplarla ilgili olanlar kamu görevinden çıkarılır; rütbe ve memuriyetleri alınır, yeniden kamu hizmetinde istihdam edilemez ve bunların yönetsel görevleri sona erer; silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeler ve pilot lisansları iptal edilir; kamu konutlarından tahliye edilmeleri gerekir; özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı veya çalışanı olamazlar. İade hükümleriyle ilgili olarak, çıkarılanlar bakımından haklar ve sonuçlar geçerli sayılarak uygulanır; belirli bir süre içinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılabilir ve iade durumunda eğitim durumları ve kazanılmış haklarına uygun kadro ve pozisyonlara atanabilirler; bu işlemler ilgili bakanlıklar ve kurumlar tarafından yürütülür; iade edilen kişilere mali ve sosyal hakları ödenir ve bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı tazminat talep edemezler. Emekli Emniyet Teşkilatı personeline ilişkin tedbirlerle, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilenler için rütbeleri alınır; görevlerine geri dönemezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; unvanları ve sıfatları kullanamazlar ve bunlara bağlı haklardan yararlanamazlar; uhdelerinde bulunan mütevelli heyet, kurul ve benzeri görevler sona erer; silah ruhsatları, emekli kimlikleri ve ilgili belgeler iptal edilir; özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı veya çalışanı olamazlar. Muvazaa devir işlemlerine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmıştır.