İlgili Mevzuat:

UMUMİ MAHKEMELER VE KARAR HAKİMLERİ VE MÜSTANTİKLERLE UMUMİ VE HUSUSİ KAZA SELAHİYETİNİ HAİZ MAKAMLAR ARASINDAKİ İHTİLAFIN HALLİ HAKKINDA KANUN

10 / 499 sonuç gösteriliyor

Kanun 2025
1932-07-02

MENAFİİ UMUMİYEYE MÜTEALLİK İMTİYAZAT HAKKINDAKİ 10 HAZİRAN 1326 TARİHLİ KANUNA BAZI MADDELER TEZYİLİNE VE BU KANUNUN BAZI MADDELERİNİN İLGASINA DAİR KANUN

- İmtiyaz sözleşmeleri kapsamında bütçelere dahil edilecek vergi ve resim muafiyetlerinin uygulanması gerektiğinde yetkili organın onayına sunulur. - Bu muafiyetler kapsamında devlet daireleri vergi veya resim tahsilinde bulunmaz. - İlgili eski hükümlerin bazı maddeleri geçerliliğini yitirir. - Hükümler uygulanır ve yürütme kapsamında icrası gerçekleştirilir.

Kanun 486
1924-05-17

UMURU BELEDİYEYE MÜTEALLİK AHKAMI CEZAİYE HAKKINDA KANUN

- İzinsiz yapılan inşaat ve tamiratlar belediye tarafından derhal yıkılır; yıkım sonucu ortaya çıkan enkaz satılarak masrafları karşılanır; tasfiye giderleri yeterli olmadığında ek masraflar ve belediyeye ait benzeri gelirler alınabilir. - Umumi ana kanallarla su yollarını gereksiz şekilde açtıranlar, belirlenen sürede önceki durumuna dönüştürmek zorundadır; yapılmadığı takdirde belediye gerekli işlemleri yaptırır ve harcamalar ile buna bağlı masraflar belediyeye yükletilir; ayrıca masraflar üzerinden ilave bir ceza uygulanabilir. - Umumi ana lağımlarıyla su yollarını kasten tahrip edenler için tamir masrafları tahsil edilir ve buna ek olarak bir ceza uygulanır. - Belediye tarafından sağlık ve güvenlik açısından tehlikeli görülen özel mekanlar, lağım, kuyu ve çukurlar için sahibine kısa süre içinde önlem alma tebliği yapılır; tebliğin dikkate alınmaması halinde belediye gerekli incelemeyi yapıp tehlikeyi giderir, harcamalar sahibinden tahsil edilir ve buna ilave bir ceza uygulanır; ceza belirli bir üst sınıra bağlanır; maddi durumları müsait olmayanlar için masraflar taksitlerle tahsil edilebilir.

Kanun 3533
1938-07-16

UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN DAİRELER VE BELEDİYELERLE SERMAYESİNİN TAMAMI DEVLETE VEYA BELEDİYE VEYA HUSUSİ İDARELERE AİD DAİRE VE MÜESSESELER ARASINDAKİ İHTİLAFLARIN TAHKİM YOLU İLE HALLİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, devlet, belediyeler veya hususi idareler tarafından sermayesi sahip olunan daire ve müesseseler ile umumi veya katma bütçe kapsamındaki daireler arasında çıkan ihtilafların tahkim yoluyla çözümlenmesini öngörür. Umumi bütçe kapsamındaki daireler arasındaki ihtilaflar, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak bir hakem aracılığıyla çözülür. Diğer bütçe türlerine sahip daireler veya sermayesi devlet, belediye veya özel idarelere ait dairelerle bunlardan biri arasındaki uyuşmazlıklar, ilgili yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem olarak çözümlenir; süreç, bulunduğu yer ve tarafların yerleşimine göre belirlenir. Taraflardan birinin yazılı talebiyle hakemlik süreci başlar; hakem, işlemlerin nasıl yürütüleceğini ve süresini belirler, gerektiğinde tarafları dinler. Hakem kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf bölge adliye mahkemesi tarafından kararın usul ve esas yönünden incelenir ve gerekli görürse karar verir. İstinaf, hakem kararının icrasını durdurur. Belediyeler arasındaki alacak iddialarına ilişkin özel hükümlerde, teminat gösterilmesi halinde icra işlemine ilişkin bazı uygulamalar kaldırılabilir; teminatın niteliği ve değeri ile ilgili itirazlar hakem tarafından çözümlenir; nihai karar teminata dönüştürülür, iade edilir veya terkin olunur. Hakem kararları, genel ilamların icrasıyla ilgili kurallar çerçevesinde infaz olunur. Geçici hükümler, mevcutta devam eden davalara da uygulanır. Bu çerçevedeki düzenlemeler, ihtilafların daha hızlı ve taraflar için daha uygulanabilir bir süreçle çözümlenmesini amaçlar.

Kanun 4654
1944-08-14

MEMLEKET İÇİ DÜŞMANA KARŞI SİLAHLI MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

Bu metnin amacı olağanüstü hallerde iç düşmana karşı savunmaya yönelik olarak belirli vatandaşların silah ve ilgili araçlarla karşı koyma yükümlülüğünü getirmektir. Erkek ve kadın vatandaşlar için uygun yaş grubundaki bireylerin, belirli bölgelerde ve gerekli görüldüğünde silahlanmaya ve savunmaya katılması öngörülür; eğitim ve hazırlık çalışma ve talimatlar bu kapsamda uygulanır. Ayrıntılı eğitim ve talim süreçleri, belirlenen yerleşim yerlerinde ilgili öğreticilerin gözetiminde yürütülür; sağlık durumları ve özel hallerin söz konusu olduğu durumlarda muaflık veya ayrı düzenlemeler uygulanabilir. Silahlar, cephaneler, gerekli teçhizat ve ikamet yerinden temin edilerek, muhataplara sağlanır ve gerektiğinde barınma imkanı sunulur. Hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, kaçanlar, vazifeyi ihmal edenler veya görevlerin uygulanmasını güçleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; ceza verilmesi, yükümlülüğün uygulanmasını durdurmaz. Halkı korkutacak veya yanlış tedbir almaya yöneltecek ölçüde asılsız veya abartılı haberler yayanlar hapis cezası ile cezalandırılır. Müdafaa amacıyla kullanılan tesis ve teçhizatın zarar görmesi veya çalınması durumunda ciddi cezalar uygulanır; zarar veya ziyan kasıtlı mı yoksa ihmal sonucu mu olduğuna göre cezalar değişir. Müdafaa amacıyla verilen silah ve eşyayı temellük edenler, bu eşyaları kasıtlı olarak tahrip edenler veya imha edenler için belirlenen cezalar uygulanır; bu eşyaların zayi olması veya kullanılamaz hale gelmesine yol açan fiiller için de hapis cezaları söz konusudur. Kanunun uygulanması ve denetimiyle ilgili uygulama görevi ilgili makam tarafından yürütülür.

Kanun 4501
2000-01-21

KAMU HİZMETLERİ İLE İLGİLİ İMTİYAZ ŞARTLAŞMA VE SÖZLEŞMELERİNDEN DOĞAN UYUŞMAZLIKLARDA TAHKİM YOLUNA BAŞVURULMASI HALİNDE UYULMASI GEREKEN İLKELERE DAİR KANUN

Kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde doğabilecek uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözülmesini öngören bir çerçeve oluşturur ve bu yolun uygulanmasına ilişkin temel ilkeleri belirler. Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıklar için milletlerarası tahkim yoluyla çözüm seçeneklerini netleştirir; Türkiye’de toplanarak Türk hukukuna veya yabancı hukuka göre karar verecek hakem veya hakem kurulunda, yabancı bir ülkede toplanıp karar verecek hakem veya hakem kurulunda veya kendi tahkim usulüne sahip bir milletlerarası tahkim kuruluşunda çözüm kabul edilebilir. Tahkim yolunun uygulanması halinde taraflar arasındaki tahkim anlaşmasının veya tahkim şartının sözleşmeye konulması gerekir ve bu şart veya sözleşmede şu konuların ayrıntılı biçimde düzenlenmesi beklenir: uyuşmazlıkların kapsamı, uygulanacak kurallar, tahkim yerinin belirlenmesi, hakem veya hakem kurulunun sayısı ve niteliği, hakemlerin yetkisi ve yargılama usulü, kullanılacak dil, maddihukukun seçimi, tarafların delil ibrazı, bilirkişilerin seçimi, taraflara bildirim şekli ve süresi, tahkim süresi, delil toplama yetkisi ve usulleri, hakem ücreti ve diğer giderler ile vekalet ücretinin paylaşımı ve benzeri konular. Hukuki olarak uyuşmazlıkta etkin biçimde tahkim yolunun tercih edildiğini gösteren bir sözleşme içinde sözleşmenin yürürlüğe girmesine ilişkin esaslar belirlenir. Hüküm bulunmayan hallerde, bu kanunla ve ilgili uluslararası anlaşmalarla getirilmeyen konularda genel hukuk hükümleri ile uluslararası özel hukuk hükümleri uygulanır.

Kanun 4454
1999-09-03

BASIN VE YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİNE DAİR KANUN

Bu yasa basın yoluyla veya toplantılarda yapılan konuşmalarla işlendiği kabul edilen suçlarda cezaların infazının ertelenmesini öngörür. Ertelenebilir cezalar, kişiyi bağlayan ceza üst sınırı belirli bir değerin altında olan suçlar için geçerlidir ve mevcutta ceza infazını sürdürenler de bu uygulamadan yararlanabilir. Ertelenen ceza, belirlenen süre içinde aynı kapsamda kasıtlı bir suç nedeniyle hüküm kurulursa infaz edilir; bu süreçte önceki hapis süreleri yeni cezaya sayılır. Belirli süre içinde aynı kapsamda kasıtlı bir suç işlenmezse ertelenen haklar geçerli kalır ve açılmış olan dava veya soruşturmanın durumu buna göre sonuçlandırılır; ertelenen dava kırılırsa dava düşer. Ertelenenin kapsamına giren bir suç nedeniyle mahkumiyet gerçekleşirse, ertelenen dava yeniden açılır veya devam ettirilir ve hüküm kurulur. Bu uygulama kapsamında haklar üzerinde getirilen kısıtlamaların kaldırılması veya gevşemesi söz konusu olabilir; bazı haklar otomatik olarak eski durumuna getirilir. Eski düzenlemeler yürürlükten kaldırılır ve yeni kurallar uygulanır; yürütme bu hükümlerin uygulanmasından sorumludur.

Kanun 7248
2020-07-01

1924 TARİH VE 491 SAYILI TEŞKİLÂTI ESASİYE KANUNUNUN BAZI HÜKÜMLERİNİN KALDIRILMASI VE BAZI HÜKÜMLERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA GEÇİCİ KANUNUN BAZI HÜKÜMLERİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI VE NEDEN OLUNAN MAĞDURİYETLERİN GİDERİLMESİ HAKKINDA KANUN

Kısaca uygulanabilir etkisi şu şekildedir: eski geçici kanunun bazı hükümleri kaldırılmıştır; bunun sonucunda ilgili kararlar ve arşiv kayıtları üzerinde hukuki yeniden düzenleme sağlanacaktır. Listelenen kararların kayıtlar üzerinden silinmesi ve gereksiz dayanakların ortadan kaldırılması amaçlanır. Mağdur olanlar için tazminat öngörülmektedir; manevi zararların yanı sıra malvarlığına ilişkin zararlar da devlet hazinesince karşılanır; mirasçılar da bu tazminattan faydalanabilir. Bu kapsamda zararların nasıl tespit edileceği ve hangi ölçütlerle karşılanacağına ilişkin bir değerlendirme mekanizması kurulur. Tazminat taleplerinin değerlendirilmesi için bir komisyon oluşturulur; başvuruların nasıl yapılacağı ve çalışma esaslarının ilan edilmesi öngörülür. Komisyon kararlarına karşı itiraz ve ardından ileri aşamalarda yargıya başvuru imkanı bulunur ve bu işlemler açısından süreçler hızlandırıcı nitelik taşır. Başvurularda ücret talep edilmez; ancak kararlar üzerine ileri aşamalarda bazı masrafların talep edilebileceği belirtilir. Gerekli bilgi ve belgelerin kamu kurumlarından talep edilmesi ve bu taleplere belirli süre içinde cevap verilmesi zorunlu tutulur. Kapsam dışı tutulan zararlar için de adaletli bir miktarın ödenmesi yönünde karar verilmesi öngörülür. Bu düzenlemeler kapsamında arşivler ve kayıtlar ilgili kurumlarca belirlenen sürede ilgili makama devredilir. Bu hükümler uygulanmaya başladıktan sonra yürütme yetkisi belirli ilkelere göre yürütür; uygulanmasının temel hedefi zarar görenleri adil şekilde tazmin etmek ve geçmişe ilişkin kayıt ve kararları düzenleyerek hukuki belirsizliği azaltmaktır.

Kanun 7445
2023-04-05

İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu kanun, icra ve iflas ile ilgili düzenlemeler ve bu konularla ilişkili birçok kanunun ilgili maddelerinin değiştirilmesiyle mevcut uygulamayı yeniden düzenler ve daha uyumlu bir çerçeve oluşturur. Değişiklikler, borçlu ile alacaklı arasındaki takip, haciz ve icra işlemlerinin uygulanışında yeni kurallar getirilmesini sağlar ve uygulamaların daha tutarlı hale gelmesini hedefler. Ayrıca ceza muhakemesi, infaz, denetimli serbestlik, çocuk koruma, medeni hukuk, arabuluculuk ve iş mahkemeleri gibi çeşitli alanlarda hükümlerin uyumlu ve tutarlı şekilde yürütülmesini sağlayan güncellemeler içerir. Sonuç olarak bu alanlarda işlem ve karar süreçlerinde netlik ve tutarlılık artar.

Kanun 4473
1943-07-21

YANGIN, YERSARSINTISI, SEYLAP VEYA HEYELAN SEBEBİYLE MAHKEME VE ADLİYE DAİRELERİNDE ZİYAA UĞRAYAN DOSYALAR HAKKINDA YAPILACAK MUAMELELERE DAİR KANUN

- Yangın, deprem, sel veya heyelan nedeniyle mahkeme ve adliye dosyalarının zayi olması durumunda bu dosyaların yenilenmesi sağlanır; bu sayede hak kaybı veya işlemin aksamaması amaçlanır. - Yenileme talebi taraflardan biri veya ilgili davaya dahil olan kişiler, ihbar üzerine davaya iltihak etmiş olanlar, icra takibi yapanlar veya cezai işlerde müdahil olanlar tarafından yapılabilir. - Yenileme işlemleri genel olarak hukuk ve ticaret dosyaları için yetkili mahkeme tarafından incelenir; gerektiğinde ilgili yerde görevli büro veya mevcut mahkeme görevlendirilir. - Başvuru yazılı bir beyanname ile yapılır ve beyanname şu bilgileri içerir: talep edenlerin kimlikleri ve adresleri, davanın mevzuu, dosya numarası, sunulan vesikaların listesi ve niteliği, ortaya konulan deliller, önceki kararlar ve işlemler, hüküm verilmişse gerekçesi. - Beyanname sahibinin imzası hakimin veya büro azasının tasdikiyle onaylanır; eksikler tamamlanır; beyanname sahibine bedava vesika verilir. - Yenileme talepleri ilan edilir ve belirli bir süre içinde yapılır; sürenin aşılması durumunda genel hükümlere tabi davranılır. - Talebe ilişkin taraflara davetiye gönderilir; davetiyede davetin amacı özetçe yazılır ve belirlenen gün/saatte gelmesi bildirilir; gelmeyenlere ikinci davetiye ve gerekirse gıyabında işlem yapılabileceği ihtarı verilir; mazeret olmaksızın gelinmemesi halinde süreç tamamlanır. - Zayi olan dosyanın yenilenmesi için mahkeme veya büro gerekli tedbirleri alır. - Dava inceleme aşamasında ise afet tarihine kadar sunulan taslaklar ve ibraz edilen vesikalar istenir ve dosyaya eklenir; yenileme mahkemece yapıldıysa işlem genel hükümlere göre sürdürülür. - Delillerin ve imza işlemlerinin tespiti için inceleme yapılır; şahitler çağrılır; gerektiğinde zabıtlar tutulur; vesikaların güvenilirliği ve tevsiki için gerekli işlemler uygulanır. - Deliller zayi olsa dahi ileri sürülen iddialar uygun şekilde tartışılır ve gerektiğinde yeniden yazılan ilamla hüküm ortaya konulur; taraflar hükmün katileştiğini kabul ederse ilam buna göre düzenlenir. - Şahitlerin davetiyelerle çağrılması ve kimliklerini kanıtlayacak belgelerin teslimi sağlanır. - Keşif raporları veya taraf beyanları uyumluysa geçerli kabul edilir; uyumsuzluk halinde yeniden keşif veya ilgili güvenilir delillere başvurulur. - Afetten önce verilmiş kararlar nedeniyle haciz veya ihtiyati tedbirler varsa, yenileme süreci tamamlanana kadar bu tedbirler uygulanabilir; uzatma veya kaldırma kararına bağlı olarak değişebilir. - İcra ve iflas dosyalarında yenileme için ilgili kurumlar ve ilanlar aracılığıyla bilgi paylaşımı ve gerekli tedbirler kullanılır; bazı kararlar geçerli kalır. - Hacizli mal veya alacaklar söz konusu olduğunda borçlu talep ederse ilgili mahkemeden karar alınması için süre verilir; süre geçerse haciz kendiliğinden kalkabilir. - Nafaka kararları yenileme kapsamı dışındadır ve bu alanda ayrı hüküm uygulanır. - Yenileme sürecinde eski dosya ele geçtiğinde işlem, hükmün uygulanması açısından dosyanın içeriğine göre devam eder; eski dosya bulunduğu durumda hüküm buna göre infaz edilir. - Genel olarak, felaket nedeniyle zayi olan belgelerin yenilenmesi yoluyla mahkeme süreçlerinin işlerliğini korumak amaçlanır.

Kanun 221
1961-01-12

AMME HÜKMÜ ŞAHISLARI VEYA MÜESSESELERİ TARAFINDAN FİİLEN AMME HİZMETLERİNE TAHSİS EDİLMİŞ GAYRİMENKULLER HAKKINDA KANUN

Bu kanun içindeki maddeler yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle konuya ilişkin mevcut düzenlemeler uygulanmamaktadır.