İlgili Mevzuat:

BARUT VE PATLAYICI MADDELERLE SİLAH VE TEFERRUATI VE AV MALZEMESİNİN İNHİSARDAN ÇIKARILMASI HAKKINDA KANUN

10 / 3.640 sonuç gösteriliyor

Kanun 6815
1956-07-24

SINIR, KIYI VE KARA SULARIMIZIN MUHAFAZA VE EMNİYETİ VE KAÇAKÇILIĞIN MEN VE TAKİBİ İŞLERİNİN DAHİLİYE VEKALETİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

- Kaçakçılık men’i ve takibi ile sınır güvenliğiyle ilgili sorumluluklar merkezi bir düzene kaydırılarak, operasyonlar iç güvenlik ve kolluk sistemi içinde yürütülür hale gelir; bu kapsamda yetkiler devralınır ve uygulanır. - Bazı özel bölgelerde ve alanlarda kaçakçılığın önlenmesiyle ilgili yetkiler mevcut kurumlar tarafından sürdürülür; bu bölgelerde yürütülen görevler korunur. - Sınır koruma görevleri için geçici olarak seyyar jandarma birliklerinin görevlendirilmesi ve bu birliklerin görev yapısının belirlenmesi planlanır. - Jandarma ve ilgili güvenlik yapıları aracılığıyla sınır ve gümrük bölgelerindeki faaliyetler koordine edilir; bazı yetki ve sorumluluklar yeniden organize edilir. - İç güvenlik amacıyla istihbarat teşkilatı kurulur ve gerekli bütçe ayrılır; bu teşkilat kaçakçılıkla mücadelede bilgi toplama ve analiz kapasitesini güçlendirir. - Subaylar ve diğer personelin yetiştirilmesi, istihdamı ve disiplin uygulanması yeni çerçevede düzenlenir. - Gümrük muhafaza birimlerinin sahip olduğu teçhizat ve malzeme yönetimi yeniden yapılandırılır; bazı ekipmanlar devredilir, kalanlar mevcut çerçevelerde kullanılır. - Mevcut personelin haklarının korunması ve devrin sürekliliğini sağlamak amacıyla geçici hükümler uygulanır. - Bu değişiklikler, sınır güvenliği ve kaçakçılıkla mücadelede merkezi bir yapıya geçiş yoluyla operasyonel süreçleri yeniden organize etmeyi amaçlar.

Kanun 1481
1971-09-15

ASAYİŞE MÜESSİR BAZI FİİLLERİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, ağır suç işleyen firari sanıklar için güvenlik güçlerinin silah kullanma yetkisini getirir; teslim olmaları için ilan edilen süre geçerse veya sanık güvenlik güçlerine karşı tehdit veya saldırıda bulunursa silah kullanılabilir. Teslim olmamak için belirlenen sürenin ilanı kamuya duyurulur. Kullanılan silah yetkisi, firari sanığın teslim olmaması halinde ve güvenlik güçlerine karşı tehdit veya saldırı durumlarında da uygulanabilir. Müsademe sırasında veya kaçma halinde yardımcı olanlar da aynı hükümlere tabidir. Polis veya güvenlik güçlerinin silah kullanımıyla ilgili soruşturma, başsavcılık tarafından bizzat yürütülür; dava açıldığında sanık duruşmadan vareste tutulabilir ve hakkında açığa alma veya işten el çektirme işlemleri uygulanmaz. Sanık veya hükümlüyü saklayanlar, silah veya cephane temin edenler için ilgili suçun cezasına göre cezai yaptırımlar uygulanır; ancak ceza, temel suçun cezası üzerinden belirli sınırlamalar içerebilir. Bu kapsamda usul ve füru ile karı/koca veya kardeşinin lehine fiiller işleyenler için ceza ilişkili olarak farklı şekilde uygulanabilir. Birinci bendinde sayılan ilanın başlangıcı ve nasıl yapılacağına ilişkin düzenleme, adalet ve içişleri bakanlıkları tarafından yapılacak hükümlerde yer alır. Ek Madde ile devletin bütünlüğünü bozma veya güvenliğe karşı işlenen suçlarda bu tür suçların faillerini yakalamaya yardımcı olanlara veya kimliklerini bildirenlere ödül verilebileceği öngörülür; ödülün miktarı ve ilan esasları ilerleyen düzenlemeyle belirlenir ve bu kişilerin kimlikleri gizli tutulur. Ödül uygulamasının yürütülmesine ilişkin esaslar ayrıca düzenlenir.

Kanun 4654
1944-08-14

MEMLEKET İÇİ DÜŞMANA KARŞI SİLAHLI MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

Bu metnin amacı olağanüstü hallerde iç düşmana karşı savunmaya yönelik olarak belirli vatandaşların silah ve ilgili araçlarla karşı koyma yükümlülüğünü getirmektir. Erkek ve kadın vatandaşlar için uygun yaş grubundaki bireylerin, belirli bölgelerde ve gerekli görüldüğünde silahlanmaya ve savunmaya katılması öngörülür; eğitim ve hazırlık çalışma ve talimatlar bu kapsamda uygulanır. Ayrıntılı eğitim ve talim süreçleri, belirlenen yerleşim yerlerinde ilgili öğreticilerin gözetiminde yürütülür; sağlık durumları ve özel hallerin söz konusu olduğu durumlarda muaflık veya ayrı düzenlemeler uygulanabilir. Silahlar, cephaneler, gerekli teçhizat ve ikamet yerinden temin edilerek, muhataplara sağlanır ve gerektiğinde barınma imkanı sunulur. Hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, kaçanlar, vazifeyi ihmal edenler veya görevlerin uygulanmasını güçleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; ceza verilmesi, yükümlülüğün uygulanmasını durdurmaz. Halkı korkutacak veya yanlış tedbir almaya yöneltecek ölçüde asılsız veya abartılı haberler yayanlar hapis cezası ile cezalandırılır. Müdafaa amacıyla kullanılan tesis ve teçhizatın zarar görmesi veya çalınması durumunda ciddi cezalar uygulanır; zarar veya ziyan kasıtlı mı yoksa ihmal sonucu mu olduğuna göre cezalar değişir. Müdafaa amacıyla verilen silah ve eşyayı temellük edenler, bu eşyaları kasıtlı olarak tahrip edenler veya imha edenler için belirlenen cezalar uygulanır; bu eşyaların zayi olması veya kullanılamaz hale gelmesine yol açan fiiller için de hapis cezaları söz konusudur. Kanunun uygulanması ve denetimiyle ilgili uygulama görevi ilgili makam tarafından yürütülür.

Kanun 697
1965-07-26

ULAŞTIRMA VE HABERLEŞME HİZMETLERİNİN OLAĞANÜSTÜ HALLERDE VE SAVAŞTA NE SURETLE YÜRÜTÜLECEĞİNE DAİR KANUN

Bu kanun kapsamındaki ulaştırma ve haberleşme hizmetlerini yürüten kuruluşlar olağanüstü hallerde ve savaşta da hizmetlerini sürdürür. Planlar, askeri ihtiyaçlar önceliklidir ve ilgili kamu kurumlarıyla işbirliği içinde hazırlanıp yürütülür. İhtiyaç görülen araç, malzeme, tesis ve personel bu kapsamda tutulabilir veya tahsis edilebilir; kararlar gerekli koordinasyonla alınır. Kritik harekat alanlarının bir kısmı veya tamamı için işletme yetkisi özel birliklere devredilebilir. Barış durumunda da askerî ihtiyaçlar için bu tesislerden yararlanım mümkün olabilir. Bu kuruluşlar kendi kaynaklarıyla masrafları karşılar; maliyetler yetmezse bütçeden ödenek sağlanabilir ve ödeneklerin kullanımı ortak kararlarla belirlenir. Yeterli ödenek bulunmaması halinde hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesini sağlamak için gerekli tedbirler uygulanabilir. Uygulama esasları belirlenir ve mevcut çelişen hükümler kaldırılır.

Kanun 3284
1937-12-25

BAZI MADEN HURDALARININ DIŞARI ÇIKARILMASININ YASAK EDİLMESİ VE SATINALINMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa, belirli metal hurdaları ile bunların hurda hâllerinin ve kullanılamayacak biçimdeki aktüel malzemelerin ülke dışına çıkarılmasını yasaklar; iç piyasada satışı serbesttir. Kendi ihtiyaçlarından fazla olanlar için ilgili durumlarda askerî fabrikalara devredilmesi öngörülür. Hurdaların satın alınması için gerekli finansman veya ödenek yaratılır. Hurdalar, belirlenen şartlar ve fiyatlar üzerinden askerî fabrikalar için satın alınır; satış ve satın alma süreçleri, dış ve iç piyasa fiyatları dikkate alınarak yürütülür; nakil giderleri de göz önünde bulundurulur. Devlet demiryolları idaresi, hurdaların nakli sırasında belirli bir ücret alır. Yurt dışına çıkarmaya teşebbüs edenler veya çıkartanlar için idarî yaptırımlar uygulanır; el konulur ve kamuya geçirilecek şekilde tasarruf işlemi yapılır; el konulan hurdalar askerî fabrikalara teslim edilir.

Kanun 3867
1940-06-05

EREĞLİ KÖMÜR HAVZASINDAKİ OCAKLARIN DEVLETÇE İŞLETTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkileri şu şekildedir: - Ereğli Kömür Havzası içindeki kömür ocaklarının devlet yineleyici bir işletmecilik yaklaşımıyla yönetilmesi kararlaştırılır ve özel hak sahiplerinin ocaklarla olan ilişkileri sonlandırılır. - Ocaklarda bulunan malvarlığı ve tesisatlar için yetkili makamlarca bir değerleme yapılır; bu değerleme sonucunda hak sahiplarının alacaklarının nasıl karşılanacağı belirlenir. - Değerlemeyi yürüten temsilciler ve ilgili kurullar kararlarını çoğunlukla verir; kararlar bağlayıcıdır; itirazlar olduğunda hakem mekanizması devreye girer. - Belirlenen kıymetler hak sahiplerine ödenir; ödeme süreçleri devletin mali planları ve ilgili uygulamalar çerçevesinde yürütülür. - Ocaklar ve tüm müştemilatıyla birlikte işletme yönetimi devlete geçer ve devletin işletme idaresi tarafından kullanılır ve korunur. - Mevcut çalışanların hakları korunur; devletin işletmeye geçiş sürecinde kadro yapısı, terfi ve ücret konularında uygun geçiş sağlanır. - İmtiyaz ve imal ruhsatı sahipleriyle olan mevcut ilişkiler sona erer; bu kişilerle ilgili sözleşmeler devreden işletme tarafından yeniden düzenlenmez. - Uygulama alanı, gereği halinde deniz altı kömür yataklarını kapsayacak biçimde genişletilebilir. - Anlaşmazlıklar için arabuluculuk ve hakem mekanizmaları öngörülmüş olup, verilen kararlar bağlayıcıdır.

Kanun 3533
1938-07-16

UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN DAİRELER VE BELEDİYELERLE SERMAYESİNİN TAMAMI DEVLETE VEYA BELEDİYE VEYA HUSUSİ İDARELERE AİD DAİRE VE MÜESSESELER ARASINDAKİ İHTİLAFLARIN TAHKİM YOLU İLE HALLİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, devlet, belediyeler veya hususi idareler tarafından sermayesi sahip olunan daire ve müesseseler ile umumi veya katma bütçe kapsamındaki daireler arasında çıkan ihtilafların tahkim yoluyla çözümlenmesini öngörür. Umumi bütçe kapsamındaki daireler arasındaki ihtilaflar, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak bir hakem aracılığıyla çözülür. Diğer bütçe türlerine sahip daireler veya sermayesi devlet, belediye veya özel idarelere ait dairelerle bunlardan biri arasındaki uyuşmazlıklar, ilgili yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem olarak çözümlenir; süreç, bulunduğu yer ve tarafların yerleşimine göre belirlenir. Taraflardan birinin yazılı talebiyle hakemlik süreci başlar; hakem, işlemlerin nasıl yürütüleceğini ve süresini belirler, gerektiğinde tarafları dinler. Hakem kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf bölge adliye mahkemesi tarafından kararın usul ve esas yönünden incelenir ve gerekli görürse karar verir. İstinaf, hakem kararının icrasını durdurur. Belediyeler arasındaki alacak iddialarına ilişkin özel hükümlerde, teminat gösterilmesi halinde icra işlemine ilişkin bazı uygulamalar kaldırılabilir; teminatın niteliği ve değeri ile ilgili itirazlar hakem tarafından çözümlenir; nihai karar teminata dönüştürülür, iade edilir veya terkin olunur. Hakem kararları, genel ilamların icrasıyla ilgili kurallar çerçevesinde infaz olunur. Geçici hükümler, mevcutta devam eden davalara da uygulanır. Bu çerçevedeki düzenlemeler, ihtilafların daha hızlı ve taraflar için daha uygulanabilir bir süreçle çözümlenmesini amaçlar.

Kanun 5201
2004-07-03

HARP ARAÇ VE GEREÇLERİ İLE SİLAH, MÜHİMMAT VE PATLAYICI MADDE ÜRETEN SANAYİ KURULUŞLARININ DENETİMİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa harp araç ve gereçleri ile silah, mühimmat ve patlayıcı madde üreten sanayi kuruluşlarının kurulması, işletilmesi ve denetimine ilişkin esasları belirler. Üretim tesislerinin nerede kurulacağı, depoların ve satış noktalarının konumları ile ilgili öneriler uygun görüşler alındıktan sonra onaylanır. Kuruluşlar, faaliyete geçtikleri andan itibaren ve değişiklikler olduğunda üretecekleri maddelerin türleri, stoklar ve üretim kapasitesi ile siparişlerin cins ve miktarları ve sipariş verenlerin kimlikleri gibi bilgileri bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirimler ve bilgiler, güvenlik ve ulusal savunma açısından inceleyen yetkili mercilerce denetlenir. Ürünlerin ihracatına veya yurt dışına satışına ilişkin işlemler, güvenlik kaygıları bulunduğunda izne tabi tutulur; bazı özel malzemelerin ihracatı güvenliğin tehlikeye girmesi ihtimali nedeniyle izne bağlanır. Aykırılık halinde cezai yaptırımlar uygulanır ve tesislerin kapatılması veya malzeme satışının yasaklanması gibi tedbirler istenebilir. Uygulama için gerekli düzenlemeler çıkarılır ve yürürlüğe girince uygulanmaya başlanır. Bu kanun kapsamında, geçmişe yönelik bazı eski hükümler yürürlükten kaldırılır.

Kanun 2946
1983-11-11

KAMU KONUTLARI KANUNU

Kamu konutlarıyla ilgili tahsis, oturma süresi, kira ve yönetim işlemlerinin temel ilkeleri belirlenir ve kamu kurumlarına ait konutların personel yararlanmasına ilişkin esaslar ortaya konulur. Kapsam olarak bu konutlar yurt için ve yurt dışında inşa veya satın alınır, bu kurumların personeli için ayrılır; ancak zaruri hallerde kiralama yapılabilir. Konut türleri özel tahsisli, görev tahsisli, sıra tahsisli ve hizmet tahsisli olarak sınıflandırılır; hangi türün kimlere tahsis edileceği ve tahsis şartları yönetmelikte belirlenir ve puanlama esasına göre uygulanır. Oturma süreleri özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda görevin veya hizmetin devamı süresince oturulabilir; sıra tahsisli konutlarda oturma süresi sınırlı tutulur ve süre tamamlandığında başka uygun kişi yoksa uzatma durumu değerlendirilebilir. Kira uygulaması belirli konutlar için uygulanmazken, diğer konutlarda kira maaş üzerinden kesilerek tahsil edilir ve bütçeye gelir olarak kaydedilir. İşletme, bakım ve onarım gibi konutla ilgili detaylar bu kanunun uygulama kısmında ele alınır; bazı hükümler geçerli olanlar ise yönetmelikte belirtilir. Konutlardan çıkış, tahsis esasındaki görevin son bulması veya oturma şartlarının kaybolması gibi durumlarda zorunlu hale gelir; emeklilik, nakil veya memuriyet sıfatının sona ermesi gibi hallerde de konutların tahliye edilmesi gerekir; ölüm halinde aileler konuttan çıkarılır. Konutlara izinsiz işgal veya oturma durumunda gerekli işlem başlatılır; bu durumda konutlar, genel olarak yetkili makamlarca tahliye ettirilir ve bu süreç mahkeme başvuruları sonucunda durdurulmaz. Konutların nitelikleri açısından inşa veya satın alınacak konutlar için belirli bir büyüklük sınırlaması bulunur; özel tahsisli veya görev tahsisli konutlarda bu kısıtlama uygulanmayabilir. Yasak hükümler olarak toplu iş sözleşmeleri veya özel sözleşmelere bu kanuna aykırı hükümler konulamaz; idari yetki kullanılarak da bu kanuna aykırı işlem yapılamaz. Yönetmelik, bu kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve yürürlüğe girer. Kanunun bazı hükümleri belirli koşullarda yürürlüğe girer ve diğer hükümler yayımlandığı anda yürürlüğe girer.

Kanun 2531
1981-10-06

KAMU GÖREVLERİNDEN AYRILANLARIN YAPAMAYACAKLARI İŞLER HAKKINDA KANUN

Kamu görevlerinden ayrılanlar, bağlı bulundukları kurumun görev alanıyla ilgili konularda ayrılıştan sonra belirli bir süre doğrudan veya dolaylı olarak iş alamaz, taahhüt veremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamazlar. Bu kısıtlama ilgili yerler için geçerlidir ve özel kanunlarda yer alan yasaklar saklıdır. Seferberlik ve eğitim amacıyla silah altında bulunanlar için bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ancak muvazzaflık hizmetini bitirenler için bazı özel koşullar uygulanabilir. Uzman tabipler, tıp uzmanlık yapanlar, diş tabipleri ve eczacılar kendi adlarına yaptıkları mesleki faaliyetler konusunda kurum ve kuruluşlarla sözleşme yapabilirler. Bu kanuna aykırı hareket edenler hapis cezası ile cezalandırılabilir. Kanunda daha önceki bazı hükümler kaldırılmıştır. İstisnalar ve uygulamadaki ayrıntılar özel yasa ve mevzuata bağlı olarak belirlenir.