İlgili Mevzuat:

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ TARAFINDAN ÜRETİCİLERE KULLANDIRILAN VE SORUNLU HALE GELEN TARIMSAL KREDİLERİN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN KANUN

10 / 3.797 sonuç gösteriliyor

Kanun 5661
2007-05-25

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ZİRAAT BANKASI ANONİM ŞİRKETİ VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ TARAFINDAN KULLANDIRILAN TOPLU KÖY İKRAZATI/GRUP KREDİLERİNDEN DOĞAN KEFALETİN SONA ERDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanun kapsamındaki toplu köy ikrazatı/grup kredisiyle kullanılan tarımsal krediler için bazı borçluların birbirlerine karşı müşterek ve müteselsil kefalet sorumluluğu, borçlar tamamen ödenir veya yapılandırılırsa sona erer. Borçlar tamamen ödenir veya yapılandırılırsa, aynı sözleşmedeki diğer tarımsal kredi borçlularına ilişkin kefalet sorumluluğu ödeme tarihi itibarıyla sona erer. Bu kapsamda kendi borcunu tamamen ödeyenlerin kefalet sorumluluğu da sona erer. Bu Kanun hükmünden yararlanan borçlular hakkında başlatılmış takipler kendiliğinden durur; infazlar ertelenir ve borçlar için mevcut takipler sonuçlarıyla uygulanmaz. Kesin aciz vesikasına bağlanan alacaklar Hazine tarafından karşılanır ve takipler Hazine adına yürütülür; tahsilatlar Hazine hesaplarına aktarılır ve masraflar bu tahsilatlardan mahsup edilir. Kanun kapsamındaki borçlar dışında kalan kefaletler için mevcut mevzuat geçerli kalır. Geçici hükümlerde uygulamayla ilgili uyarlamalar ve süreler öngörülür.

Kanun 5811
2008-11-22

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların ekonomiye kazandırılmasını ve işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır. Yurt dışında bulunan ve kanıtlanan varlıklar Türkiye’ye getirildiğinde ya da beyanla kayda alındığında değerleri Türkiye’de belirtilerek defterlere kaydedilir; bu varlıklar özel bir fon hesabında gösterilir ve fon sermayenin bir cüz’ü olarak kabul edilir, başka amaçla kullanılamaz ve tasfiye halinde vergilendirilmez; bu varlıklar dönem kazancının hesaplarına dahil edilmez. Türkiye’de bulunan ancak işletmenin özkaynakları içinde yer almayan varlıklar için de beyan ve vergilendirme yapılır; değer üzerinden vergi uygulanır ve vergi ödenir; beyanda bulunanlar bu vergiyi ödemekle yükümlüdür. Beyan edilen varlıklar için vergi, ilgili hesaplardan ödenir ve bu verginin banka ve aracı kurumlar tarafından da ayrıca beyan edilmesi ve ödenmesi gerekir. Beyan edilen varlıklar nedeniyle verilen vergi, gider olarak kabul edilmez ve bu varlıkların amortismana tabi tutarı yoktur; elden çıkarılmasından doğan zararlar da vergisel gider olarak dikkate alınmaz. Beyan veya beyanda bulunanlar için bazı durumlarda tarhiyat veya vergi incelemesi uygulanmaz veya diğer hükümlerden istisnalar bulunabilir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir; uygulamayı yürüten merci ve süreçler bu kapsamda belirlenir.

Kanun 4743
2002-01-31

MALİ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa bankalar ve diğer mali kurumlar tarafından borçluların finansal darboğaz halinde olan kredilerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin pratik etkileri sağlar. - Finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşmaları kapsamında mevcut krediler için vadelerin uzatılması, kredinin yenilenmesi, ilave yeni kredi verilmesi, anapara ve/veya faizin indirilmesi veya faizden vazgeçilmesi, kredilerin iştirakte çevrilmesi, kredilerin kısmen veya tamamen ayni ya da nakdi bedelle devir ve temlik edilmesi, Kredilerin teminat karşılığı tasfiye edilmesi gibi çeşitli tedbirler uygulanabilir. - Bu süreçte alacaklılar ve borçlular bir araya gelerek finansal yeniden yapılandırma sözleşmeleri imzalayabilir; bazı kurumsal taraflar gerektiğinde ilave finansman sağlayabilir ve borçlularla yapılacak sözleşmelere taraf olabilir. - Vergi, harç ve fon yükümlülüklerinde istisnalar uygulanır; ayrıca alacaklıların edinecekleri varlıkları elden çıkardıkları durumlarda da istisnalar geçerli olabilir. - Kredilere ilişkin teşvik belgeleri ve ihracat taahhüt süreleri, yeniden yapılandırılan borçlar için uzatılabilir; bu durum borçlulara yatırım ve ihracat hedeflerini sürdürme imkanı sağlar. - Sözleşme hükümlerine uymayan borçlar için tahsilat süreçleri devam edebilir; mevcut vergi ve harç istisnaları, bu süreçlerin uygulanması açısından korunur. - Bu mekanizma alacaklılar arasında çok taraflı bir yapı kurulmasına olanak tanır ve bankalar ile kamuya ait ilgili kurumların da katılımına açık olur; böylece çeşitli finansman ve yapılandırma seçenekleri ortaya çıkabilir.

Kanun 2840
1983-06-13

BOR TUZLARI, TRONA VE ASFALTİT MADENLERİ İLE NÜKLEER ENERJİ HAMMADDELERİNİN İŞLETİLMESİNİ, LİNYİT VE DEMİR SAHALARININ BAZILARININ İADESİNİ DÜZENLEYEN KANUN

Bu düzenleme bor tuzları, uranyum ve toryum ile asfaltit, linyit ve demir madencilik haklarının devletin kontrolüne geçmesini ve kamu kurumlarına devrini hedefler; mevcut ruhsatlar geçersiz sayılır ve haklar bu yeni çerçeveye göre yeniden düzenlenir. Devir kapsamında belirlenen sahalar kamu kurumlarının işletmesine geçer; ilgili hak ve yükümlülükler kamu kurumlarına devredilir ve özel hukuk tüzelkişilerine verilen ruhsatlar iptal edilir. Devir dışında kalan ve kamu kurumlarına devri öngörülen sahalar için eski sahiplerine iade edilmesi talep edildiğinde iade sağlanır; iade edilmesi öngörülen sahalar için ödenen veya bankaya bloke edilen tazminatlar geri verilir. İade işlemleri tamamlandığında kayıtlar güncellenir ve ilgili yükümlülükler yerine getirilir; iade edilmemiş sahalar kamu kurumlarının tasarrufunda kalır. İlemler tamamlanıncaya kadar bazı işlemler iptal edilebilir; mevcut yasal çerçeveye göre işlemeye devam edilir. Kamu kurumları altında kalan sahalar ile iade edilmeyen sahalar arasındaki ayırıcı uygulamalar bu çerçevede yürütülür.

Kanun 4306
1997-08-18

İLKÖĞRETİM VE EĞİTİM KANUNU, MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU, ÇIRAKLIK VE MESLEK EĞİTİMİ KANUNU, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN İLE 24.3.1988 TARİHLİ VE 3418 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE BAZI KAĞIT VE İŞLEMLERDEN EĞİTİME KATKI PAYI ALINMASI HAKKINDA KANUN

- İlahköğretim ve ortaöğretim kavramları tek terim olan “ilköğretim okulu” olarak ifade edilerek tanımlar sadeleşir. - Bazı vergi, harç ve benzeri gelirlerden eğitim katkı payı alınır ve bu paylar özel gelir ve özel ödenek olarak Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine kaydedilir. - Toplanan eğitim katkı payları, ilgili yükümlülükler yerine getirildikten sonra Milli Eğitim Bakanlığına ödenir ve eğitim hizmetlerinin finansmanında kullanılır. - Eğitim katkı paylarıyla karşılanan giderler, ilköğretim ve ilgili hizmetlerin cari, yatırım ve transfer giderlerinde kullanılmak üzere özel ödenek olarak dikkate alınır; harcamalar yıllık program ve bütçe yapısıyla ilişkilendirilir; kullanılmayan kısmı ertesi yıla devreder. - Bu ödeneklerin uygulanması için usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından birlikte belirlenir; bazı hükümlerden istisnalar uygulanabilir. - Bağış ve yardımlar için özel hesap açılır ve toplanan gelirler bu hesapta değerlendirilir; gelirler yatırım olarak değerlendirilebilir ve Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine özel ödenek olarak kaydedilir; harcamalar denetim altında tutulur. - Hesaplarda toplanan gelirler ve yapılan harcamalar belirli periyotlarda maliye ve milli eğitim denetim elemanları tarafından denetlenir. - Eğitim katkı paylarının ve ilgili özel ödeneklerin kullanımı, cari, yatırım ve transfer giderlerinde uygulanır ve harcamalar bütçe içinde uygun şekilde planlanır.

Kanun 5667
2007-05-30

BANKACILIK İŞLEMLERİ YAPMA VE MEVDUAT KABUL ETME İZNİ KALDIRILAN TÜRKİYE İMAR BANKASI TÜRK ANONİM ŞİRKETİNCE DEVLET İÇ BORÇLANMA SENEDİ SATIŞI ADI ALTINDA TOPLANAN TUTARLARIN ÖDENMESİ HAKKINDA KANUN

- Bu kanun, batık durumda olan banka ile ilgili olarak mevduat sahiplerine ödemelerin nasıl yapılacağını düzenler; ödemeler özel olarak çıkarılan devlet iç borçlanma senetleriyle ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu aracılığıyla gerçekleştirilir. - Hak sahipliğinin tespiti bankanın kendi kayıtlarına dayanır; hak sahibi olmak için gerekli başvuru şekli, talep belgeleri ve ödeme şartları gibi işlemler için ayrı bir yönetim tarafından uygulama esasları belirlenecektir. - Hak sahibi olarak belirlenen kişiler tek seferde nakden ödeme alır; hak sahipliği olmayanlara ödeme yapılmaz; sahte belgeyle ödeme talep edenlere cezai ve hukuki yaptırımlar uygulanır; yapılan ödemelerden fazla çıkarsa bu fazlalık geri alınır. - Hak sahiplerine yapılan ödemeler nedeniyle hak ve alacaklar üzerinde çeşitli tedbirler uygulanabilir; tasarruf yetkisinin kısmen veya tamamen kaldırılması, mal ve değerlerin zaptı ve ilgili hesaplara aktarılması gibi güvence tedbirleri olabilir. - Ödemelerle ilgili belgeler, aracılık işlemleri ve diğer usuller için gerekli mevzuatla ayrıntılı esaslar belirlenecektir; damga vergisi ve harçtan muafiyet sağlayan bir düzenleme öngörülür. - Sahte belgeyle ödeme yapıldığı tespit edilirse, ilgili kişiler için hapis ve para cezaları öngörülür. - Vergi açısından bazı geçici uygulamalar vardır; offshore hesaplara ilişkin gelirlerle ilgili ertelenen vergiler ve bunlara bağlı cezalar ile gecikme zarfı süreçleri ödemeler tamamlanıncaya kadar ertelenir ve bu süre zarfında faizin işletilmemesi sağlanır. - Kanunun uygulanması ve gerekli usul ve esaslar için yetkili makamlar tarafından uygulanır.

Kanun 4842
2003-04-24

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, bazı vergi gelirlerinden belirli kamu fonlarına pay aktarımını zorunlu hale getirir ve bu paylar her ay hesaplanıp kamuya ait hesaplarda fonlar adına tutulur; oranlar düşürülebilir veya yeniden eski seviyeye getirilebilir ve uygulanış esasları belirli yönetmeliklerle saptanır. Fon payları özellikle savunma sanayii için destek fonu ve sosyal yardımlaşmayı ve dayanışmayı teşvik fonu gibi alanlar için ayrılır; bu paylar vergi tahsilatı üzerinden hesaplanır ve ilgili hesaplara yatırılır. Geçici hükümler, geçmiş dönemler için bazı uygulamaların nasıl işleyeceğini ve bazı beyannamelerde fon payının nasıl dikkate alınacağını düzenler; bazı durumlarda 2004 yılına ilişkin vergi beyannamelerinde ayrıca fon payı hesaplanmaz. Bankacılık ve finansal kiralama alanında bazı geçici muafiyetler ve özel kurallar uygulanır; bu süreçte harçlar ve benzeri giderler bakımından özel muafiyetler öngörülür. Uzun vadeli inşaat ve onarım işlerinde kâr veya zararın beyanında fon payı ile ilgili giderleme ve beyan düzenlemeleri yapılır; cari yıl içinde ödenecek tutarın ilgili dönemde gider olarak dikkate alınması veya kâr/zarar beyanına yansıtılması konusunda esneklik sağlar. Bir dizi eski hüküm yürürlükten kaldırılır; böylece bazı eski vergi düzenlemeleri uygulanmaz hale gelir. Kanun hükümlerinin hangi sürelerde hangi hükümlerle uygulanacağına dair geçiş kuralları bulunmaktadır; bazı hükümler belirli zamanlarda yürürlüğe girer ve uygulanır. Bu değişiklikler, vergi yükümlülerinin ve vergiyle ilişkili işlemler yapanların yükümlülüklerinde ve uygulamalarda değişiklikler doğurur.

Kanun 4853
2003-04-29

ÇALIŞANLARIN TASARRUFLARINI TEŞVİK HESABININ TASFİYESİ VE BU HESAPTAN YAPILACAK ÖDEMELERE DAİR KANUN

Bu kanun, Çalışanların Tasarrufu Teşvik Hesabı kapsamındaki varlıkların tasfiye edilmesi ve bu hesaptan hak sahiplerine yapılacak ödemelerin nasıl yürütüleceğini belirler. Hak sahipleri adına açılan hesap kayıtları ödemelerin temel kaynağıdır. Hesapta bulunan ana para ile devlet veya işveren katkılarının toplamı, enflasyon etkisiyle güncellenir ve ek bir oran eklenir. Hak sahiplerine yapılacak ödemeler önce ana para olarak tek seferde ödenir; kalan tutar ise taksitlerle ödenir ve taksit sayısı ile ödeme zamanları yetkili makam tarafından ayarlanabilir. Emeklilik veya ölüm durumunda taksitlendirme sona erer ve kalan tutar hak sahibi veya mirasçılarına tek seferde ödenir. Ödemeler vergiden ve diğer kesintilerden muaftır. Bu kapsamda doğan alacaklar için açılan davalarda bu hükümlerin uygulanması gerekir. Tasarruf kesintileri ve katkı paylarının süresi içinde yatırılmaması halinde gerekli tutarlar ve gecikme zammı veya faizler hesaplara yatırılır ve tahsil edilir. Uygulama için gerekli düzenlemeler yetkili makamlarca yapılır. Bu kanun, önceki düzenlemelerin kaldırılmasını sağlar. Geçiş süreçlerinde hak sahiplerine yapılacak ödemeler için gerekli esaslar uygulanır ve varlıklar devredilir. Ek hükümler, dava ve giderlerle ilgili mali işlemlerin nasıl karşılanacağını belirler ve ödemeler hakkaniyetli şekilde sonuçlandırılır.

Kanun 1318
1970-08-10

FİNANSMAN KANUNU

Taşıt alım vergisi, işletme vergisi, gayrimenkul kıymet artış vergisi ve Spor-Toto vergisi ile ilgili uygulamalar kaldırılarak bu alanlarda vergi yükümlülükleri sona ermiştir. Gider vergileri, emlak alım vergisi ve veraset ve intikal vergisi ile damga vergisi ve değerli kağıtlar vergisi için çeşitli hükümler değiştirilmiş, bazı hükümler eklenmiş ve bazıları yürürlükten kaldırılmıştır. Vergi beyanı ve ödeme süreçlerini etkileyen bazı düzenlemeler yapılmış, muafiyetlerin uygulanışı ile ilgili kurallar yeniden yapılandırılmıştır. Ayrıca tarife ve oranları etkileyen düzenlemeler yapılmış, bazı eski hükümler yeni düzenlemelere tabi hale getirilmiştir.

Kanun 3100
1984-12-15

KATMA DEĞER VERGİSİ MÜKELLEFLERİNİN ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARI KULLANMALARI MECBURİYETİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, bazı tüccar türlerinin ödeme kaydedici cihaz kullanmasını zorunlu kılar ve bu kapsam dışı durumlar için muafiyetler öngörür. Ödeme kaydedici cihazlar, alışveriş başına satış fişi ve günlük kapanış fişi düzenler; bu fişler, faturaya alternatif olarak satışın belgelendirilmesini sağlar. Cihazlar güvenli ve müdahaleye karşı korunur yapıda olur; mali hafızası sayesinde vergi tutarlarını kaydeder ve işlevini korumak için enerji ihtiyacı olan dış müdahalelere karşı güvenliğe sahiptir; kullanıcı dışı müdahaleyi engelleyecek tedbirler uygulanır; cihazların sicil numarası kayıtlıdır. Satış fişlerinde satıcının adı/üzerine ilişkin bilgi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası, satılan malların cinsi ve bedeli, verginin uygulanıp uygulanmadığı, fiş numarası, işlem tarihi, cihaz onay sembolü ve cihaz sicil numarası gibi bilgiler bulunur. Üretici veya ithalatçı firmalar, cihazlara ilişkin ruhsatname düzenler ve cihazların kimlere satıldığına dair bildirimde bulunur; arıza durumunda yetkili servisler tamir yapar ve tamir kayıtları ruhsatta ayrıntılı biçimde tutulur; bakım ve onarım servislerinin şartları denetlenir ve belirlenir; cihazlar ruhsatsız olarak satılamaz, kiralanamaz veya devredilemez. Modellerin onayı, ilgili kurumlarca belirlenen şartlara uygunluk üzerinden yapılır; onay süresiyle sınırlı olabilir; şartlara uyulmadığında onay iptal edilebilir. Kullanım mecburiyetinin başlaması, satış hacmi gibi ölçütlere dayanır; bu ölçütler büyütülebilir veya değiştirilir. Mükellefler, cihazlar için amortisman veya vergi matrahı düşüşü imkanlarından yararlanabilir; uygulanacak usul ve esaslar belirlenir. Cezalar ve sorumluluklar, usulsüzlük cezaları dahil olarak düzenlenir; üretici/ithalatçıların özel mühür ve servis yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde cezai yaptırımlar uygulanır; cihazları kayıtlı biçimde satışa sürmeyenler veya çalışır durumda tutmayanlar için sorumluluk doğar; usul ve esaslar maliye tarafından belirlenir. Bakım ve onarım için teknik görevlilerin sicilleri tutulur, kendilerine yetki belgeleri ve özel mühürler verilir; bu görevlilerden istenen yardımı sağlamaları beklenir ve denetlenir. Diğer mevzuat hükümleri bu alanla ilgili olarak uygulanır. Cihazlar, vergi borçları nedeniyle mükellefin hesabı sürerken haczedilemez.