İlgili Mevzuat:

TAPU KAYITLARINDAN HUKUKİ KIYMETLERİNİ KAYBETMİŞ OLANLARIN TASFİYESİNE DAİR KANUN

10 / 2.052 sonuç gösteriliyor

Kanun 4071
1995-02-19

3 MART 1340 (1924)TARİHLİ VE 431 SAYILI KANUNLA HAZİNEYE KALAN TAŞINMAZ MALLARDAN BAZILARININ ZİLYEDLERİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa ile Hazineye intikal eden ve tapu kayıtlarında Hazine adına görünen taşınmazların zilyedlere veya hak sahiplerine devredilmesi amaçlanır. Kapsam ve uygulanabilirlik - Taşınmazlar, tapu sicilinde intikal işleminin yapılmış olması veya olmaması fark etmeksizin, kayıt sınırları içinde uygulanır. - Devredilemeyecek bazı taşınmazlar belirli kamu hizmeti, koruma alanları veya yerleşim planları gibi durumlar nedeniyle istisna tutulur. Kimler yararlanabilir - Kadastro/kadastro tutanaklarında adlarına tespit veya tescil edilenler ile bu tespitler sonucunda hak sahibi olanlar ile bunların akdi veya kanuni halefleri ve zilyedi lehine edinme şartı oluşmuş olanlar yararlanabilir. - Kadastro kapsamındaki yerlerde hak sahibi olarak belirlenenler de yararlanabilir. Başvuru ve işlem süreci - Yararlanmak isteyenler ilgili ilin defterdarlığına veya malmüdürlüğüne başvurur. - Başvuru bir dilekçe ile yapılır; tapu kayıt bilgileri, varsa mahkeme ilamı, mirasçı ise veraset ilamı gibi belgeler eklenir; posta yoluyla başvurular da geçerlidir. - Başvuruya ilişkin işlemler, kanun kapsamındaki kayıtlar ve ilgili tutanaklar dikkate alınarak yürütülür; uygun bulunan başvurular için tasfiye ve tescil işlemleri gerçekleştirilir. Bedel ve ödeme - Devredilecek taşınmazın bedeli, ilgili yasal değere göre hesaplanır; bedelde aylık endeks farkı uygulanabilir. - Bedel peşin veya taksitle ödenebilir; taksitle ödemelerde başlangıç ödemesi yapılır ve kalan borç belirli sürede ödenir. - Bedelin tamamı ödenmediği sürece feragat veya tescil işlemi yapılmaz. Ecrimisil - Bu yolla başvuruda bulunanlardan taşınmazın bedelini ödemeleri şartıyla ayrıca ecrimisil alınmaz; daha önce tahsil edilmiş ecrimisiller iade edilmez ve henüz tahsilatı gerçekleşmemiş olanlar tahsil edilmez. Hak kaybı ve geçici hükümler - Belirlenen şartlara uymayanlar haklarını kaybeder; ancak ödenen bedel faizsiz iade edilir. - Geçici hükümler bazı hak sahiplerine başvuru süresi tanır; mevcut davalar ve itirazlar devam ederken başvuru yapılabilir. Net etkiler - Uygun kişiler için taşınmazlar bedel karşılığı tescil edilebilir ve bu süreçte ecrimisil uygulaması kaldırılır. - Uygun olmayan taşınmazlar ise devredilmez ve kamu hizmeti veya kamuya ilişkin sınırlamalar nedeniyle korunur.

Kanun 431
1924-03-06

HİLAFETİN İLGASINA VE HANEDANI OSMANİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ MEMALİKİ HARİCİNE ÇIKARILMASINA DAİR KANUN

- Hilafet makamı kaldırılmıştır; hilafet kavramı ve ona bağlı yetki artık mevcut değildir. - Osmanlı hanedanı üyelerinin Türkiye sınırları içindeki tüm taşınır ve taşınmaz malvarlığı, hükümetin kararıyla tasfiye edilmek üzere millete devredilir; tasfiye işlemi tamamlandığında hak sahiplerine bedeller ödenir. - Osmanlı hanedanına ait saraylar, kasırlar, mefruşat, tablolar ve diğer değerli emval millete intikal eder ve bu değerler kamuya geçer. - Emlaki hakaniye kapsamındaki malvarlığı ile daha önce millete devredilen emlak ve benzeri mülkler, birlikte millete intikal eder. - Millete intikal eden emvali ve gayrimenkulün tesbit ve korunması için bir düzenleme hazırlanır. - Kanundan yararlananlar Türkiye’ye geldiklerinde mal edinme hakkına sahip olabilir ve vatandaşlık konularında düzenlemeler uygulanabilir; miras payları ilgili mercilerce belirli süreçlerle dağıtılır. - Türkiye’ye gelenler veya vatandaşlık kazananlar hanedan adı ve unvanlarını kullanamaz; bu unvanları kullananlar hakkında cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Bu kanun yürürlüğe girer ve uygulanır.

Kanun 3303
1986-06-19

TAŞKÖMÜRÜ HAVZASINDAKİ TAŞINMAZ MALLARIN İKTİSABINA DAİR KANUN

Taşkömürü havzası içinde bulunan taşınmaz mallar zilyetler adına tescil edilerek, malikiyet güvence altına alınır; taşınmaz üzerinde madenlerle ilgili haklar devletin malı olarak kalır ve mevcut işletme/arama hakları devrede olmaya devam eder. Taşınmaz malların zilyetlikleri tescil edildiğinde, maliklere maden üzerinde hak iddia edilemez; maden işletme ve arama hakları şu anda işletmekte olanlara ait olmaya devam eder; yeraltı ve yerüstü tesisleri ile güvenlik/çalışma sahaları korunur. Tescil işlemleri, beyanlar hanesinde madenlerin devlet malı olarak belirtilmesini gerektirir; zilyetlik süresi açısından geçmiş süreler dikkate alınır. Önceden açılan davalarda, taşınmaz malın havza içinde kalması nedeniyle verilen tescil reddi kararları bağlayıcı değildir. Ek madde kapsamında önceden yapılan kadastro çalışmaları, fiili durumlara uygun olarak ifraz ve/veya tevhit yoluyla kadastroya dönüştürülür ve mümkün olduğunca hak sahiplerine tescil edilir; hak sahipliği beyanlarla tapu kaydına yansıtılır. Kamu hizmetine ayrılmış veya kamu hizmeti amacıyla kullanılan taşınmazlar, imar planlarıyla kamu hizmetine ayrılan yerler ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler gibi belirli kategorilere giren taşınmazlar devre konu olmaz. transfer edilmesi mümkün olmayan yerler arasında askeri yasak bölgeleri, turizm/kültür varlığı koruma alanları, içme suyu koruma alanları, milli parklar, orman alanları, çevreyle ilgili koruma bölgeleri ve benzeri kamu yararı alanları bulunur. Taşınmazın devri için kesin ödeme planı ve güvence aranır; güvence olarak banka teminat mektubu veya kanuni ipotek gibi garantiler sağlandığında devre ilişkin işlemler yürütülür; devredilen taşınmazın bedeli, kanuni faizlerle birlikte ödenerek tescil edilir. Taşınmaz mal üzerindeki ağaçlar ve muhdesatlar değer tespitinde dikkate alınmaz. Taşınmaz malın devri peşin veya taksitle yapılabilir; taksitle ödemelerde belirli taksitler için ödemeler yapıldığında tescil gerçekleşir; taksitler ödenmedikçe tapuda hak sahibi adına tescil yapılmaz. Bu kanuna göre hak sahibi olan kullanıcılardan ecrimisil alınmaz; tahakkuk eden ecrimisiller terkin edilir; son dönemlere ilişkin tahsilatlar satış bedelinden mahsup edilir, fazlası iade edilmez. Taşınmaz malların bu kanun kapsamındaki ifraz işlemleri imar Kanunu hükümlerine tabi değildir; bununla ilgili işlemler özel olarak belirlenen kurallara göre yürütülür. Sonuç olarak, taşınmaz mallar zilyetler adına kayıt altına alınır; üzerinde bulunan madenler devletin malı olarak kalır; maden işletme hakları mevcut kullanıcılar tarafından sürdürülür; bazı alanlar transfer edilemez ve belirli kamu yararı alanları nedeniyle devriniz mümkün değildir; devrin gerçekleşmesi için güvence ve ödeme koşulları yerine getirilmeli, önceki bazı mahkeme kararları bağlayıcı değildir ve ecrimisil uygulamaları devri etkilenmez.

Kanun 6593
1955-05-27

ECNEBİ DEVLETLERE ANKARA´DA SEFARETHANE VE KONSOLOSHANE İNŞA ETMEK ÜZERE MECCANEN ARSA TAHSİSİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme yabancı devletlere Ankara’da sefarethane ve konsoloshane inşa etmek üzere bedelsiz arsa tahsis edilmesini ve bu arsanın bedelsiz devrini mümkün kılar. Arsa ile üzerine inşa edilen binaların tapuya tescili sırasında harç ve resim alınmaz. Bu muafiyetler, yabancı devletlere Türkiye Cumhuriyeti’nin karşılıklılık esasına göre aynı hakların tanınmasına bağlıdır. Hükümler yürürlükte kalır.

Kanun 1705
1930-06-19

TİCARETTE TAĞŞİŞİN MEN´İ VE İHRACATIN MURAKABESİ VE KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, gıda maddeleri hariç olmak üzere iç ve dış ticarette tağşiş ve hileleri önlemek ve ticaret mallarının güvenilirliğini sağlamak amacıyla belirli hammaddeler ile bunlardan türeyen ürünlerin üretim, ambalaj, etiketleme, taşıma ve depolama süreçlerinde uygulanacak usul ve şartları belirler. Bu kapsamda uygun bulunmayan maddelerin satışa veya ihracata konu edilmesi engellenebilir. İnceleme ve denetim işlemlerini yürüten kişiler numune alabilir ve teftiş raporları düzenleyebilir; teftiş sonucu mevzuata aykırı hareket tespit edildiğinde gerekli bildirimler yapılır. Saptanan suiistimaller durumunda ilgili kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir; bu durumda görevden uzaklaştırma veya memurluktan çıkarma gibi sonuçlar doğabilir ve evraklar adli veya idari süreçlere devredilir. Ayrıca uygunsuzluk devam ederse üretim ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilmesi ve uygunluk sağlanmazsa malların kamuya geçmesi gibi sonuçlar doğabilir. Mevzuatta zaman içinde değişiklikler yapılarak yaptırımların uygulanabilirliği ve usullerde farklılaşmalar meydana gelmiştir.

Kanun 831
1926-05-10

SULAR HAKKINDA KANUN

Bu yasa, suların tedarik ve idaresinin belediyelere veya köy ihtiyar meclislerine devrini ve ortak suların paylaşımla yönetilmesini öngörür. Suların yönetimi, mevcut paylar ve teamüllere göre belirlenir; ortak sular için birlik kurulabilir ve kararlar bağlayıcıdır. Suların tesis, iletim, bakım ve işletme masrafları belediyeler ile hissedarlar arasında paylaştırılır; masraflara katılmayanlar için yasal yollara başvurulabilir. İçme sularının sağlık ve hijyen şartlarına uygun olarak korunması belediyelerin sorumluluğundadır; zarar verecek tarla açma, hayvan otlatma ve sulama faaliyetleri belediye veya ihtiyar meclisi tarafından yasaklanabilir. Kaynaklar belediye sınırı dışında olsalar dahi bakım ve idaresi konusunda belediyeler veya ilgili birlikler karar alır ve uygulanır; birlik kurulmuşsa yetkiler bu birlik tarafından yürütülür. Vakıf sularının idaresi ve gelir paylaşımı vakıf idareleri veya mütevellileri tarafından düzenlenir ve belediyeler ile köy ihtiyar meclisleriyle olan ilişkiler bu çerçeve içinde yürütülür. Suların planlı olarak iyileştirilmesi ve altyapı yenilemesi sağlık şartlarına uygunluk gözetilerek hazırlanır ve uygulanır.

Kanun 4576
2000-06-13

DEVLET MEMURLARI KANUNU, HARCIRAH KANUNU, BAZI SAĞLIK PERSONELİNİN DEVLET HİZMETİ YÜKÜMLÜLÜĞÜNE DAİR KANUN, TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN, KADASTRO KANUNU İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN EKİ CETVELLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Kamu kurumlarının taşra birimlerinde kullanılacak kadrolarda yeniden yapılandırma yapılır; bazı yeni kadrolar ihdas edilerek mevcut kadrolara eklenir, bazı kadrolar ise kaldırılarak mevcut listelerden çıkartılır. Bu düzenlemeyle ilgili birimlerin görev dağılımı ve personel planlaması yeniden belirlenir. Kadro değişiklikleri nedeniyle çalışanların görev ve sorumlulukları değişebilir ve bazı pozisyonlar başka kadrolara dönüştürülebilir. Ayrıca atama sonrası belirli bir süre içerisinde kurum içi veya kurumlararası yer değiştirme yapılmaması yönünde geçici hükümler getirilir; bu, personelin hareketlerinin sınırlı bir süre için kontrollü kalmasını amaçlar. Önceki kadrolarda görev yapan bazı personel için mevcut durumu korunacak şekilde yeni kadrolara sayılabilir ya da otomatik geçiş uygulanabilir. Bu düzenlemeler, personel hareketleri ve görev dağılımı üzerinde somut değişiklikler doğurur.

Kanun 2859
1983-06-25

TAPULAMA VE KADASTRO PAFTALARININ YENİLENMESİ HAKKINDA KANUN

Tapulama ve kadastro paftalarının teknik olarak yetersiz olanlarının yenilenmesi mümkün olup, yenileme sonucunda tapu siciline gerekli düzeltmeler yapılır. Yenilemeye tabi tutulacak bölgelerin ilanda duyurulması ve yönetsel süreçlerle ilgili bildirimler yapılır; duyurular kamuoyuna ulaşır. Yenileme işlemleri, il ve ilçe sınırları içindeki alanlarda ilgili kadastro ve tapu tahririyle belirlenen usullere göre yürütülür; bu sınırların dışında kalan yerlerde ise uygun görülecek başka usuller uygulanır. Yenileme yalnızca teknik çalışmaları kapsar; geçmişe ilişkin mülkiyet hakları inceleme konusu yapılmaz. Parsellerin zemindeki mevcut sınırları değişmemişse yeni ölçüm değerleri aynen kabul edilir; sınırlar değişmiş veya işaretlenmemişse ilk kadastro veya tapulama belgelerinden yararlanılarak sınırlar tespit edilir. Sınır tespitinin yapılamadığı hallerde, parseller topluluğu dikkate alınır; topluluk içindeki konumlar göz önüne alınarak yüzölçümü farkları, her parselin sicilindeki yüzölçümüyle orantılı olarak dağıtılır; mevcut daimi yapı ve tesisler aynı parsel içinde bırakılır; topluluk içindeki sınırları değişmemiş parseller dengeleme dışında tutulur. İtirazlar ve kararlar ilgili yasal düzenlemelere göre çözümlenir; bazı durumlarda özel mahkeme olmayan yerlerde farklı mahkemelerce işlem gerçekleştirilir. Yenilemenin uygulanış biçimi ve teknik yöntemler için ileride bir yönetmelik çıkarılır. Depremden etkilenmiş bölgelerde pafta-zemin uyumsuzluğunu gidermek amacıyla yerel yenileme yapılır; deprem nedeniyle oluşan sınırlar dikkate alınır; sınırların belirlenmesinde bilirkişi beyanları ve teknik belgeler kullanılır. Ek hükümlerde onay veya ilan süreçleriyle ilgili özel kurallar getirilir; uygulama, ilan ve onay süreçleri bakımından ayrı bir düzenleme ile yürütülür.

Kanun 6653
1956-02-07

YABANCI MEMLEKETLERLE MUVAKKAT MAHİYETTE MODÜSVİVENDİLER VE TİCARET ANLAŞMALARI AKDİ VE BUNLARIN ŞUMULÜNE GİREN MADDELERİN GÜMRÜK RESİMLERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE ANLAŞMAYA YANAŞMIYAN DEVLETLER MUVAREDATINA KARŞI TEDBİRLER ALINMASI HUSUSUNDA HÜKÜMETE SELAHİYET VERİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat, Türkiye’nin ticari ilişkilerinde belirli yabancı memleketlere karşı hükümete genel veya kısmi engelleme, tahdit ve farklı muamele uygulama yetkisi verir. Bu kapsamda, ticari anlaşması olmayan veya mevcut müzakereleri sonuçsuz kalan yabancı ülkelerin mamulleri, mahsulleri ve deniz vasıtalarına karşı tedbirler alınabilir. Hükümet bu tedbirleri kullanarak bu ülkelerle olan ticareti düzenleme veya kısıtlama yoluna gidebilir. Tedbirler ülke genelinde veya belirli ürünler ve durumlar için uygulanabilir nitelikte olabilir. Mevzuatta daha sonra yapılan değişikliklerle bazı hükümler kaldırılmış veya yeni hükümler eklenmiş olduğundan, uygulama ve kapsam zaman içinde değişebilir. Bu çerçevede, hükümete gerekli gördüğü durumlarda karşı tedbirler alma imkanı tanınır.

Kanun 2982
1984-03-01

KONUT İNŞAATINDA VE KALKINMADA ÖNCELİKLİ YÖRELERDE YAPILACAK YATIRIMLARDA VERGİ, RESİM VE HARÇ İSTİSNA VE MUAFLIKLARI TANINMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, konut inşaatı ve kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak yatırımlara vergi, resim ve harç istisna ve muaflıkları yoluyla yatırım teşviki sağlar. Kapsamındaki muafiyet ve istisnalar, veraset ve intikal vergisi, damga vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi, emlak vergisi, harçlar ve belediye gelirleri kanunu gereğince alınan vergiler, resimler ve harçları kapsar. Arazi ve arsa edinimiyle ilgili işlemler, devir, temlik, kamulaştırma ve benzeri süreçler bu muafiyetlerden yararlanır. Konut inşaatı veya kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak yatırımlarda konut veya bağımsız bölümler için yapılan devir, intifa, ipotek, tescil gibi işlemlerle bu işlemler dolayısıyla düzenlenen belgeler muaf tutulur; ayrıca konut edinmek için verilen krediler ve bu kredilerle ilgili işlemler de muaf kapsamındadır. Konut yapı kooperatiflerinin üyelik aidatı ve ek ödemeleri nedeniyle düzenledikleri kağıtlar da muaf tutulur; ancak konut amaçlı kullanım için olanlar geçerlidir; konut dışı kullanım için muafiyetler sınırlı uygulanır. Sermaye şirketleri, kooperatifler, birlikler ve vakıfların kalkınmada öncelikli yörelerde yapacakları yatırımlar dolayısıyla bina ve arazi edinimi ile bu işlemler dolayısıyla düzenlenen belgeler muaf tutulur. Teşvikler, kanunla belirlenen muafiyet ve istisnaların başka teşvik hükümleriyle çakışmasına engel değildir. Konut inşaatı veya yatırım projesinin tamamlanma durumu ve ölçütleri ilgili makamlarca belirlenecek. Muafiyetler uygulanırken konut dışı amaçla kullanılan bölümler için düşülen arsa payı üzerinden hesaplama yapılır ve konut dışı bölümlere isabet eden muafiyetler ilgili sürede cezasız olarak geri alınabilir; bu süreçte uygulanacak esaslar belirlenir. Dini hizmetlerin ifasına mahsus ve umuma açık bulunan ibadethaneler, okullar, kütüphaneler, spor tesisleri ve bunların müştemilatının konut sayılacağı uygulamada dikkate alınır. Kanun yürürlüğe girdikten itibaren uygulanır ve yürütme görevi Bakanlar Kurulu tarafından yerine getirilir.