İlgili Mevzuat:

EFENDİ, BEY, PAŞA GİBİ LAKAP VE ÜNVANLARIN KALDIRILMASINA DAİR KANUN

10 / 862 sonuç gösteriliyor

Kanun 7471
1960-05-13

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ GİYECEK VE TEÇHİZATI KANUNU

Bu düzenlemenin pratik etkisi, askeri personele ait giyecek ve teçhizatın istihkak olarak mı yoksa tahsis suretiyle mi verileceğini ve bu hakların tür, miktar ile kullanım süresini belirlemektir. Istihkak, personelin kullanmasına yetkili kılınan giyecek ve teçhizatı ifade eder; tahsis ise belirli bir hizmetin ifası için veya hizmet süresince kullanılmasına yönelik cins ve miktarı kapsar. Verilecek giyecek ve teçhizatın türü, miktarı ve kullanım süresi ile ilgili listelerin oluşturulması, güncellenmesi ve gerektiğinde yenilerinin eklenmesi veya ihtiyaç kalmayanların iptal edilmesi süreçlerini düzenler; bu değişiklikler ilgili mercilerin teklifi ve kararına bağlıdır. Kanun, bazı personel grupları için özel kapsama sahip olduğundan, geçiş yapan kadrolardaki personelin de bu haklardan yararlanabileceğini öngörür. Uygulama kapsamında, değişiklikler ve kaldırılan hükümlerin yerine getirildiği bir güncel düzenin uygulanması amaçlanır.

Kanun 7146
2018-08-03

ASKERLİK KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUNLARDA VE 663 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu kanun askerliğe ilişkin maddeleri ve çeşitli diğer kanunları güncelleyerek mevcut hükümlerin yerine yeni metinler getirir; böylece ilgili mevzuatta uyum ve güncel düzenlemeler sağlanır. Etkilenen alanlar arasında askeri personel ve emeklilik, sosyal güvenlik, sağlık ve rehabilitasyon hizmetleri, eğitim ve yükseköğretim ile şans oyunları ve sporla ilgili düzenlemeler ile vergi ve fon payları konuları bulunur. Bazı hükümlerin ifade ve kapsamı sadeleştirilir, bazı eski hükümler yürürlükten kaldırılarak yerine yenileri konulur. Hükümlerin uygulanması için farklı zamanlarda yürürlüğe giren düzenlemeler öngörülmüştür; bazı maddelerin uygulanması belirli süreçlerle ilişkilendirilir. Genel amaç, mevzuatın güncel ihtiyaçlara uygun ve birbirleriyle uyumlu bir yapıya kavuşmasını sağlamaktır.

Kanun 2531
1981-10-06

KAMU GÖREVLERİNDEN AYRILANLARIN YAPAMAYACAKLARI İŞLER HAKKINDA KANUN

Kamu görevlerinden ayrılanlar, bağlı bulundukları kurumun görev alanıyla ilgili konularda ayrılıştan sonra belirli bir süre doğrudan veya dolaylı olarak iş alamaz, taahhüt veremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamazlar. Bu kısıtlama ilgili yerler için geçerlidir ve özel kanunlarda yer alan yasaklar saklıdır. Seferberlik ve eğitim amacıyla silah altında bulunanlar için bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ancak muvazzaflık hizmetini bitirenler için bazı özel koşullar uygulanabilir. Uzman tabipler, tıp uzmanlık yapanlar, diş tabipleri ve eczacılar kendi adlarına yaptıkları mesleki faaliyetler konusunda kurum ve kuruluşlarla sözleşme yapabilirler. Bu kanuna aykırı hareket edenler hapis cezası ile cezalandırılabilir. Kanunda daha önceki bazı hükümler kaldırılmıştır. İstisnalar ve uygulamadaki ayrıntılar özel yasa ve mevzuata bağlı olarak belirlenir.

Kanun 4455
1943-07-14

ASKERİ SAHRA POSTALARINDA MÜSTAHDEM POSTA, TELGRAF VE TELEFON MEMURLARİYLE SEYYAR ORDUDA VAZİFE GÖREN MUHASEBE MEMURLARINA PARASIZ VERİLECEK ELBİSE HAKKINDA KANUN

Bu yasa kapsamında, askeri sahra postalarında görev yapan Posta, Telgraf ve Telefon İdaresi personeli ile seyyar orduda vazife gören muhasebe memurları, hizmetleri süresince ve fevkalade hallerde ya da seferberlik ve savaşın devamı süresince orduda mevcut ve orduya ait bir rütbe alameti bulunmaması şartıyla bedelsiz olarak özel bir kıyafet edinirler; bu kıyafet bir takım elbise, kaput ve ayakkabıyı kapsar. Bu eşyalar, diğer askeri eşyaya verilen eşyaların miadı hükmüne tabidir.

Kanun 4109
1941-08-15

ASKER AİLELERİNDEN MUHTAÇ OLANLARA YARDIM HAKKINDA KANUN

Bu yasa, muhtaç ailelerin askerlik hizmeti süresince maddi ve ayni yardıma ulaşmasını amaçlar. - Yardımdan yararlanabilecekler, askerin yakınları ve belirli akrabalık ilişkisine sahip diğer kişiler olup, ailenin geçimlik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayamaması gerekir. - Yardım, ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar verilır; ailenin kendi imkânlarıyla kısmen karşılayabildiği ihtiyaçlar için kalan kısmı destek olarak sağlanır. - Yardımın miktarı ve ne şekilde yapılacağı, yerel yönetimler tarafından belirlenen yaşam standardına ve bölgenin geçim maliyetine göre tespit edilir. - Yardım şehir ve kasabalarda belediye meclisleri tarafından, köylerde ihtiyar meclislerince tetkik edilerek belirlenir; gerektirdiğinde büyük şehirlerde mahallelere göre dağıtım ve alt komisyonlar oluşturabilir. - İmece ve ayni yardımlar önceliklidir; ihtiyaç tamamen karşılanamayınca nakdi yardım da yapılır. - Yardımların finansmanı, belediye bütçesi üzerindeki bazı vergi ve harcama yetkileriyle desteklenebilir; ihtiyaç oluştuğunda diğer yerel kaynaklardan da katkı alınabilir; bu katkıların aşırı büyütülmesi engellenir ve devlet görevlilerinin maaş ve ücretlerini etkileyebilecek sınırlar gözetilir. - Yeterli kaynağın bulunmadığı durumlarda, yardımlar bazı yerel işletmelere veya benzeri mükelleflere de dağıtım yoluyla temin edilebilir; tasarruf ve adalet açısından paylaştırmada tekerrür tarhiyat yapılmadan uygulanır. - Muhtaçlık durumunun tespitinde belediyeler ve köy ihtiyar heyetleri sorumludur; yardımı almayanlar için hak ve yükümlülükler yerel mevzuata göre uygulanabilir. - İmece ve ayni yardımların dışında nakdi yardım gerektiğinde, yıl içinde tahsis edilen miktarın üzeri geçilmez; kullanılmayan paralar ertesi yıla devredilir ve aynı amaç için kullanılır. - Başvurular ve itirazlar resmî işlemlerde harç ve ek giderlerden muaftır. - Bu yardıma ilişkin mali yükümlülükler, belediyeler ve köy ihtiyar heyetleri tarafından belirlenen oranda katılımı gerektirebilir.

Kanun 4104
1941-08-15

MUHARİP YABANCI ORDU MENSUPLARINDAN TÜRKİYE´YE İLTİCA EDENLER HAKKINDA KANUN

Türkiye’ye iltica eden muharip yabancı ordularına ilişkin olarak ülkeye girdikleri andan itibaren iade süreciyle ilişkili olarak nakil, iaşe, ilbas, iskan ve tedavi ihtiyaçları devletçe karşılanır. Giriş yaptıkları andan itibaren silah, mühimmat ve diğer harp vasıtalarından tecrit edilirler. Gözaltına alınan savaşçıların kendilerine bağlı savaş malzemesi ve eşya ile birlikte getirilen savaşla ilgili ekipmanlarının korunması için gerekli masraflar devletçe karşılanır. Gözaltına alınanların iaşe ve ilbası ile kendilerine yapılacak diğer yardımlar konusunda mevcut sözleşmeler varsa bunlar uygulanır; sözleşme yoksa giderler devletçe belirlenir ve karşılanır. Gözaltı süreçlerinde kamplardaki düzenin sağlanması ve yönetimi ilgili esaslara göre yürütülür. Gözaltına alınan yabancı askerlerin cezai işlemleri askeri hukuk çerçevesinde uygulanır. Geçici hüküm, iltica edenler için yapılan giderlerin kaydı ve iadesini kapsar. Uygulama yürürlüğe girdikten sonra yürürlüğe girer.

KHK 307
1987-01-14

10/10/1984 TARİHLİ VE 3056 SAYILI KANUNUN BAZI MADDELERİ İLE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME VE 190 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN EKİ CETVELLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu kararname mevcut maddeleri değiştirerek kadro yapılarında yeniden düzenleme getirir ve bazı kadroları değiştirir. İhdas edilen kadroların dağılımı ve atanmaları tamamlanıncaya kadar, bu kadrolara bağlı olarak çalışanların aylıkları, ek göstergeleri ve diğer tüm zam ve tazminat hakları ödenmeye devam eder. Kadroları kaldırılanların hakları bu süre boyunca korunur; kadro dereceleri değişmeyenler bu kadrolara atanmış sayılırlar. Kadro unvanı veya derecesi değişenlerle ilgili işlemler ilgili mevzuat hükmüne göre yürütülür. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği anda hükümleri uygulanır.

Kanun 3458
1938-06-28

MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK HAKKINDA KANUN

Bu yasa, Türkiye’de mühendislik veya mimarlık unvanı ile çalışmak isteyenlerin gerekli vesikaları taşımalarını zorunlu kılar ve bu vesikalar üzerinden çalışma yetkisini belirler. Uygulanabilir diploma veya ruhsat yolları şunlardır: Türk yükseköğretim kurumlarından alınan mühendislik veya mimarlık diploması; muadili sayılan yabancı bir yüksek mühendislik veya mimarlık okulundan alınan diploma ve buna uygun ruhsatname; Türk Teknik Okulu mühendislik programına muadili sayılan diğer bir mühletin diploması ve buna uygun ruhsatname; muadili sayılan yabancı bir okuldan alınan diploma ve buna uygun ruhsatname. Yabancı ülkelerden mezun olanlar için istenen koşullar şunlardır: adaylar asli talebe olarak eğitimlerini sürdürmüş olmalı, tüm tedrisatı muntazaman izlemiş ve kurumun cari usullere göre gereken bütün imtihanları tamamlamış olmalıdır. Birinci fıkrada yazılı vesikaları taşıyanlara yüksek mühendis veya yüksek mimar ile buna denk sayılanlar için mühendis veya mimar unvanı verilir; bu unvanlar diploma veya ruhsatnamelere işlenir. Doktora diploması alanlara doktor mühendis unvanı verilir. Diploma veya ruhsatnamenin bulunmaması durumunda Türkiye’de mühendislik veya mimarlık unvanıyla istihdam edilme, imza atma ve oy verme yetkisi elde edilmez; bu unvanlar başkasının adına kullanılamaz. Yasaya aykırı hareket edenler için hapis ve adli para cezası öngörülür; bu durumun tüzel kişilik temsilcileri için de ceza sorumluluğu doğurabileceği belirtilir. Devlete ait görevli ve belediye hizmetlerinde çalışan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis, mimar ve fen memurlarının çalışma saatleri dışında bile olsa özel sanat icrası yapmaları kısıtlanır; bazı şartlar ve denetim koşulları bulunur ve bu kısıtlamadan profesörlük, öğretmenlik ve doçentlik istisnādır. Bu yasa geçmişe ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırır ve mevcut diplomaların yenilenen unvanlara dönüştürülmesiyle ilgili geçici düzenlemeler öngörülür. Uygulama ve ayrıntılar, ruhsatnamelerin verilmesi, diploma eşdeğerliğinin incelenmesi ve ücretlendirme gibi hususlar için gerekli nizamname hazırlanır.

Kanun 7100
2018-03-06

YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Yükseköğretim alanında kullanılan bazı kadro unvanları güncellenerek terimler standartlaştırılacak; yardımcı doçent yerine dokt​or öğretim üyesi, okutman/uzman/çevirici/eğitim öğretim planlamacısı gibi kadrolar ise öğretim görevlisi olarak adlandırılacaktır. - Bu değişiklikler, mevcut kadro yapısını etkileyerek hangi görevlerin hangi yeni unvan altında tanımlandığını düzenleyecek; terimlerin tek tipli bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir. - Geçiş sürecinde, bu yeni kadrolara atananlara ders görevi verilmemesi ve önceki mevzuatta öngörülen görevlerin yürürlüğe girdiği ana kadar devam ettirilmesi gibi uygulanabilir geçiş hükümleri içerir. - Böylece yükseköğretim kurumlarındaki personel kadro tanımlarında tutarlılık sağlanacak ve ilgili mevzuata entegrasyon kolaylaştırılacaktır.

Kanun 182
1961-01-02

HİZMET VE SEYİS ERLERİ HAKKINDA KANUN

Subaylar için barışta ve savaşta hizmet eri sağlanır. Hizmet eri kullanılmayan bölgelerde hak sahibi subaylara hizmet eri tazminatı ödenir; tazminat vergiden muaf ve borç için haczedilemez. Hangi bölgelerde hizmet eri kullanılabileceği belirlenir ve bu bölgelerdeki subaylar hizmet eri kullanmaya devam eder; bu durumda ayrıca tazminat ödenmez. Hizmet eri kullanmak istemeyenler başvurarak tazminatı alabilir. Kadrosu itibarıyla ata binme hakkı olan subaylara zati binekleri için seyis eri verilir. Hizmet eri ve seyis erinin kullanımı için uygulanacak kurallar bir talimatla belirlenir. Bu kanun, önceden yürürlükte olan bazı kanunları değiştiren ve kaldıran hükümler içerir. Geçici hükümler gereğince yürürlüğe girdikten sonra hangi bölgelerde hizmet eri kullanılabileceği belirlenir ve ödenekler bütçeden karşılanır.