İlgili Mevzuat:

TEKKE VE ZAVİYELERLE TÜRBELERİN SEDDİNE VE TÜRBEDARLIKLAR İLE BİRTAKIM ÜNVANLARIN MEN VE İLGASINA DAİR KANUN

10 / 2.637 sonuç gösteriliyor

Kanun 1705
1930-06-19

TİCARETTE TAĞŞİŞİN MEN´İ VE İHRACATIN MURAKABESİ VE KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, gıda maddeleri hariç olmak üzere iç ve dış ticarette tağşiş ve hileleri önlemek ve ticaret mallarının güvenilirliğini sağlamak amacıyla belirli hammaddeler ile bunlardan türeyen ürünlerin üretim, ambalaj, etiketleme, taşıma ve depolama süreçlerinde uygulanacak usul ve şartları belirler. Bu kapsamda uygun bulunmayan maddelerin satışa veya ihracata konu edilmesi engellenebilir. İnceleme ve denetim işlemlerini yürüten kişiler numune alabilir ve teftiş raporları düzenleyebilir; teftiş sonucu mevzuata aykırı hareket tespit edildiğinde gerekli bildirimler yapılır. Saptanan suiistimaller durumunda ilgili kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir; bu durumda görevden uzaklaştırma veya memurluktan çıkarma gibi sonuçlar doğabilir ve evraklar adli veya idari süreçlere devredilir. Ayrıca uygunsuzluk devam ederse üretim ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilmesi ve uygunluk sağlanmazsa malların kamuya geçmesi gibi sonuçlar doğabilir. Mevzuatta zaman içinde değişiklikler yapılarak yaptırımların uygulanabilirliği ve usullerde farklılaşmalar meydana gelmiştir.

Kanun 431
1924-03-06

HİLAFETİN İLGASINA VE HANEDANI OSMANİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ MEMALİKİ HARİCİNE ÇIKARILMASINA DAİR KANUN

- Hilafet makamı kaldırılmıştır; hilafet kavramı ve ona bağlı yetki artık mevcut değildir. - Osmanlı hanedanı üyelerinin Türkiye sınırları içindeki tüm taşınır ve taşınmaz malvarlığı, hükümetin kararıyla tasfiye edilmek üzere millete devredilir; tasfiye işlemi tamamlandığında hak sahiplerine bedeller ödenir. - Osmanlı hanedanına ait saraylar, kasırlar, mefruşat, tablolar ve diğer değerli emval millete intikal eder ve bu değerler kamuya geçer. - Emlaki hakaniye kapsamındaki malvarlığı ile daha önce millete devredilen emlak ve benzeri mülkler, birlikte millete intikal eder. - Millete intikal eden emvali ve gayrimenkulün tesbit ve korunması için bir düzenleme hazırlanır. - Kanundan yararlananlar Türkiye’ye geldiklerinde mal edinme hakkına sahip olabilir ve vatandaşlık konularında düzenlemeler uygulanabilir; miras payları ilgili mercilerce belirli süreçlerle dağıtılır. - Türkiye’ye gelenler veya vatandaşlık kazananlar hanedan adı ve unvanlarını kullanamaz; bu unvanları kullananlar hakkında cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Bu kanun yürürlüğe girer ve uygulanır.

Kanun 805
1926-04-22

İKTİSADİ MÜESSESELERDE MECBURİ TÜRKÇE KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

- Türkiye’deki işletme ve müesseseler, işlemlerini Türkçe olarak yürütmek ve defterlerini Türkçe tutmak zorundadır. - Yabancı şirket ve müesseseler için bu zorunluluk, Türkiye’deki muameleler ile devlet kurumlarına ibraz edilen evrak ve defterler için geçerlidir; Türkçe ana dil olarak kabul edilir ve Türkçe dışında da yazılı kayıtlar bulunabilir, ancak Türkçe metin esas alınır; imza, Türkçe metin üzerinde başka bir dilde yazılmış olsa dahi Türkçe kısmın geçerliliği korunur. - Birinci ve ikinci maddelere aykırı olarak düzenlenen evrak ve vesikalar, şirkete karşı aleyhe olan bir durumda dikkate alınmaz. - Bu düzenlemelere aykırı hareket edenler için cezai yaptırım öngörülmüştür. - Kanuna ekleyen mevzuat yürürlüğe girer ve bu değişiklikler mevcut uygulamaya yansır.

Kanun 4450
1999-08-29

BAZI SUÇ FAİLLERİ HAKKINDA UYGULANACAK HÜKÜMLERE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN

Bu değişiklik, siyasi/ideolojik amaçla suç işlemek için kurulan silahlı teşekküllerle ilgili olarak, teşekkül hakkında bilgi verenler için cezai yaptırımların hafifletilebilmesi yönünde esneklik getirir. Açıklamanın yapıldığı aşama ve olayın özelliğine göre cezaların seviyesi değişebilir. Liderlik veya güvenlik güçlerine karşı silahla işlenen ağır suçlarda bu hafifletme uygulanmaz. Teşekkül, gizli ittifak veya diğer üyeler hakkında açıklama yapanların durumuna göre de cezaların indirilmesi veya değiştirilmesi söz konusu olabilir. Açıklamanın hüküm kesinleşmeden önce veya sonra yapılması durumuna göre uygulanacak hafifletme farklılık gösterebilir. Bu hükümlerin, teşekkül veya onun üyelerine yardım edenler (barınma, erzak, silah veya cephane temini gibi) için de geçerli olması öngörülür; fakat yardım edenler için ayrı bir indirim söz konusu olabilir. Karar veren mahkemenin görevden kalkması halinde kararlar uygun başka bir yetkili merciye devredilir ve bu devranın sürmesi sağlanır. Bu hükümlerin uygulanabilirliği, önceki kanunlar kapsamında cezai sonuçları olan kişiler için bazı sınırlamalara tabidir; yeni hükümlerin kapsamı, yeniden suç işleyenler için farklı sonuçlar doğurabilir. Genel olarak amaç, bilgi veren ve işbirliği yapan kişilerin cezai sorumluluğunu hafifletmeye yöneliktir ve uygulanması, hangi aşamada ve hangi koşullara bağlı olarak değişir.

Kanun 3091
1984-12-15

TAŞINMAZ MAL ZİLYEDLİĞİNE YAPILAN TECAVÜZLERİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, taşınmaz mal üzerinde izinsiz tecavüz veya müdahaleyi önlemeyi ve mal sahibinin güvenliğini sağlayarak kamu düzenini korumayı amaçlar. Bu tedbirler, taşınmaz malın bulunduğu yerde ve yetkili makamlara teslim edilmesini, zilyedinin korunmasını ve kamuya ait çıkarların da güvenliğinin sağlanmasını içerir. Başvuru ve başvuranlar: Zilyed veya ilgili kamu idaresi temsilcileri başvurabilir; köy taşınmazları için köy halkı da başvurabilir. Başvurunun uygun bulunanı yerinde soruşturmayla ele alınır. Soruşturma ve karar süreci: Yetkili makamlar, yerinde soruşturma yapar ve gerekli teknik yardımları sağlar. Soruşturma sonunda tecavüz veya müdahale tespit edilirse karar verilir ve bu karar uygulanır. Uygulama ve infaz: Kararın uygulanması, infaz memuru ve güvenlik güçlerinin gözetiminde taşınmaz malın zilyedine veya ilgili taraflara teslim edilmesiyle gerçekleştirilir; uygulanması için gerekli tedbirler alınır. Giderler: Soruşturma ve infaz giderleri başvuranlar tarafından karşılanır; masraflar gerektiğinde ilgili taraflardan talep edilir ve hesaplanır. Ek düzenlemeler ve mal üzerindeki değişiklikler: Taşınmaz mal üzerinde yapılmış ekim, tesis veya değişikliklerle ilgili yasal yollarla işlem yapılır; kilitli ve kapalı taşınmazlar için gerekli adımlar atılır, eşyalar uygun kişiye teslim edilir veya belirlenen biçimde muhafaza edilip gerektiğinde satılarak bedeli akibet hesabına yatırılır. Vergi ve harçlar: Kararlar vergi, harç veya resme tabi değildir. İhtiyati tedbirler ve mevcut mahkeme kararları: Mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı varsa bu yasa uygulanmaz. Mevcut adli kararlar, idari kararlarla çelişebilir. İkinci ve yeniden tecavüz durumları: Aynı mal üzerinde tekrarlanan tecavüzlerde de aynı süreç uygulanır ve durum uygun yaptırımlara bağlanır. Yürütme: Yasa, ilgili makamlar tarafından yürütülür.

Kanun 4375
1998-08-02

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇ HİZMET KANUNU, DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Yurtdışında tedavi gören hak sahiplerinden tedavi giderleri için katılım payı uygulanacaktır; bu pay hak sahiplerinin net ödemelerinin belirli bir üst sınırını aşmayacak şekilde olacak ve vefat halinde payın kalan kısmı mirasçılardan tahsil edilmeyecektir. Erbaş ve erler ile terörle mücadele kapsamında yurt dışına tedavi için gönderilenlerden katılım payı alınmayacaktır. Uygulama usul ve esasları ilgili makamların görüşleri alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenecek ve yürürlüğe konulacaktır.

Kanun 3458
1938-06-28

MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK HAKKINDA KANUN

Bu yasa, Türkiye’de mühendislik veya mimarlık unvanı ile çalışmak isteyenlerin gerekli vesikaları taşımalarını zorunlu kılar ve bu vesikalar üzerinden çalışma yetkisini belirler. Uygulanabilir diploma veya ruhsat yolları şunlardır: Türk yükseköğretim kurumlarından alınan mühendislik veya mimarlık diploması; muadili sayılan yabancı bir yüksek mühendislik veya mimarlık okulundan alınan diploma ve buna uygun ruhsatname; Türk Teknik Okulu mühendislik programına muadili sayılan diğer bir mühletin diploması ve buna uygun ruhsatname; muadili sayılan yabancı bir okuldan alınan diploma ve buna uygun ruhsatname. Yabancı ülkelerden mezun olanlar için istenen koşullar şunlardır: adaylar asli talebe olarak eğitimlerini sürdürmüş olmalı, tüm tedrisatı muntazaman izlemiş ve kurumun cari usullere göre gereken bütün imtihanları tamamlamış olmalıdır. Birinci fıkrada yazılı vesikaları taşıyanlara yüksek mühendis veya yüksek mimar ile buna denk sayılanlar için mühendis veya mimar unvanı verilir; bu unvanlar diploma veya ruhsatnamelere işlenir. Doktora diploması alanlara doktor mühendis unvanı verilir. Diploma veya ruhsatnamenin bulunmaması durumunda Türkiye’de mühendislik veya mimarlık unvanıyla istihdam edilme, imza atma ve oy verme yetkisi elde edilmez; bu unvanlar başkasının adına kullanılamaz. Yasaya aykırı hareket edenler için hapis ve adli para cezası öngörülür; bu durumun tüzel kişilik temsilcileri için de ceza sorumluluğu doğurabileceği belirtilir. Devlete ait görevli ve belediye hizmetlerinde çalışan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis, mimar ve fen memurlarının çalışma saatleri dışında bile olsa özel sanat icrası yapmaları kısıtlanır; bazı şartlar ve denetim koşulları bulunur ve bu kısıtlamadan profesörlük, öğretmenlik ve doçentlik istisnādır. Bu yasa geçmişe ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırır ve mevcut diplomaların yenilenen unvanlara dönüştürülmesiyle ilgili geçici düzenlemeler öngörülür. Uygulama ve ayrıntılar, ruhsatnamelerin verilmesi, diploma eşdeğerliğinin incelenmesi ve ücretlendirme gibi hususlar için gerekli nizamname hazırlanır.

Kanun 4654
1944-08-14

MEMLEKET İÇİ DÜŞMANA KARŞI SİLAHLI MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

Bu metnin amacı olağanüstü hallerde iç düşmana karşı savunmaya yönelik olarak belirli vatandaşların silah ve ilgili araçlarla karşı koyma yükümlülüğünü getirmektir. Erkek ve kadın vatandaşlar için uygun yaş grubundaki bireylerin, belirli bölgelerde ve gerekli görüldüğünde silahlanmaya ve savunmaya katılması öngörülür; eğitim ve hazırlık çalışma ve talimatlar bu kapsamda uygulanır. Ayrıntılı eğitim ve talim süreçleri, belirlenen yerleşim yerlerinde ilgili öğreticilerin gözetiminde yürütülür; sağlık durumları ve özel hallerin söz konusu olduğu durumlarda muaflık veya ayrı düzenlemeler uygulanabilir. Silahlar, cephaneler, gerekli teçhizat ve ikamet yerinden temin edilerek, muhataplara sağlanır ve gerektiğinde barınma imkanı sunulur. Hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, kaçanlar, vazifeyi ihmal edenler veya görevlerin uygulanmasını güçleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; ceza verilmesi, yükümlülüğün uygulanmasını durdurmaz. Halkı korkutacak veya yanlış tedbir almaya yöneltecek ölçüde asılsız veya abartılı haberler yayanlar hapis cezası ile cezalandırılır. Müdafaa amacıyla kullanılan tesis ve teçhizatın zarar görmesi veya çalınması durumunda ciddi cezalar uygulanır; zarar veya ziyan kasıtlı mı yoksa ihmal sonucu mu olduğuna göre cezalar değişir. Müdafaa amacıyla verilen silah ve eşyayı temellük edenler, bu eşyaları kasıtlı olarak tahrip edenler veya imha edenler için belirlenen cezalar uygulanır; bu eşyaların zayi olması veya kullanılamaz hale gelmesine yol açan fiiller için de hapis cezaları söz konusudur. Kanunun uygulanması ve denetimiyle ilgili uygulama görevi ilgili makam tarafından yürütülür.

Kanun 6653
1956-02-07

YABANCI MEMLEKETLERLE MUVAKKAT MAHİYETTE MODÜSVİVENDİLER VE TİCARET ANLAŞMALARI AKDİ VE BUNLARIN ŞUMULÜNE GİREN MADDELERİN GÜMRÜK RESİMLERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE ANLAŞMAYA YANAŞMIYAN DEVLETLER MUVAREDATINA KARŞI TEDBİRLER ALINMASI HUSUSUNDA HÜKÜMETE SELAHİYET VERİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat, Türkiye’nin ticari ilişkilerinde belirli yabancı memleketlere karşı hükümete genel veya kısmi engelleme, tahdit ve farklı muamele uygulama yetkisi verir. Bu kapsamda, ticari anlaşması olmayan veya mevcut müzakereleri sonuçsuz kalan yabancı ülkelerin mamulleri, mahsulleri ve deniz vasıtalarına karşı tedbirler alınabilir. Hükümet bu tedbirleri kullanarak bu ülkelerle olan ticareti düzenleme veya kısıtlama yoluna gidebilir. Tedbirler ülke genelinde veya belirli ürünler ve durumlar için uygulanabilir nitelikte olabilir. Mevzuatta daha sonra yapılan değişikliklerle bazı hükümler kaldırılmış veya yeni hükümler eklenmiş olduğundan, uygulama ve kapsam zaman içinde değişebilir. Bu çerçevede, hükümete gerekli gördüğü durumlarda karşı tedbirler alma imkanı tanınır.

Kanun 3241
1937-06-24

EREĞLİ ŞİRKETİNDEN ALINAN LİMAN, DEMİRYOLU VE MADENLERLE KOZLU VE KİLİMLİ DEMİRYOLLARININ İŞLETİLMESİ VE HAVZADAKİ DENİZ İŞLERİNİN İNHİSAR ALTINA ALINMASI HAKKINDA KANUN

Hükümetin Ereğli Şirketi’nden devraldığı madenler, liman ve demiryolları ile havzadaki deniz işlerinin işletilmesi, Etibanka ait bir işletme tarafından yürütülür ve bu işletme yönetim olarak belirlenen çerçeve içinde faaliyette bulunur. Zonguldak Limanı ve mıntakatta kömür nakil, tahmil ve tahliye işleri bu işletmenin tekelinde olur. Kömür havzasında mevcut nakil teşkilatı ve ilgili vasıtalar, belirlenen değer üzerinden bu işletmeye satılır; değer tespit edilir ve ödenir; bu bedel, Amele Birliği’nin işletme masrafları karşılığında elde edilen gelirlerle karşılanır. Kömük havzasında kullanılan kayıkların devri ve değerinin tespiti için komisyon kurulur; komisyon kararları taraflarca kabul edilmeyen hallerde mahkeme tarafından değer takdiri yapılır ve kararın temyizi mümkün değildir; kayık sahipleri, karar karşısında satış konusunda adım atabilir veya vazgeçebilir. Amele Birliği’ne ait mevcut nakil tesisatı ve vasıtaları da bu işletmeye devredilir ve bedeli bu suretle tespit edilip ödenir; Amele Birliği bu bedeli işçilerden kesilen ödemelerle ilişkilendirilmiş kaynaklardan karşılar. Limanda, kayık, demiryolu ücretleri ile gemilere verilecek su bedeli bu işletme tarafından tanzim edilir ve tasdik edilecek tarifelere göre uygulanır; yeni tarifelerin tasdiki tamamlanana kadar mevcut tarifeler uygulanır. İşletmenin yönetimi, merkezi bir idare ile yürütülen sınırlı sorumluluk taşıyan bir tüzel kişilik olarak kurulup faaliyete geçer; gerekli tüzük ve sermaye yapısı bu kapsamda belirlenir. Devre ilişkin işlemler vergi ve resimlerden muaf tutulur ve uygulanması için ilgili makamlar sorumlu tutulur.