İlgili Mevzuat:

İKAMET MUKAVELENAMESİ AKTEDİLMİYEN DEVLETLERLE YAPILACAK MUVAKKAT MUKAVELENAME HAKKINDA KANUN

10 / 2.312 sonuç gösteriliyor

Kanun 2531
1981-10-06

KAMU GÖREVLERİNDEN AYRILANLARIN YAPAMAYACAKLARI İŞLER HAKKINDA KANUN

Kamu görevlerinden ayrılanlar, bağlı bulundukları kurumun görev alanıyla ilgili konularda ayrılıştan sonra belirli bir süre doğrudan veya dolaylı olarak iş alamaz, taahhüt veremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamazlar. Bu kısıtlama ilgili yerler için geçerlidir ve özel kanunlarda yer alan yasaklar saklıdır. Seferberlik ve eğitim amacıyla silah altında bulunanlar için bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ancak muvazzaflık hizmetini bitirenler için bazı özel koşullar uygulanabilir. Uzman tabipler, tıp uzmanlık yapanlar, diş tabipleri ve eczacılar kendi adlarına yaptıkları mesleki faaliyetler konusunda kurum ve kuruluşlarla sözleşme yapabilirler. Bu kanuna aykırı hareket edenler hapis cezası ile cezalandırılabilir. Kanunda daha önceki bazı hükümler kaldırılmıştır. İstisnalar ve uygulamadaki ayrıntılar özel yasa ve mevzuata bağlı olarak belirlenir.

Kanun 3533
1938-07-16

UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN DAİRELER VE BELEDİYELERLE SERMAYESİNİN TAMAMI DEVLETE VEYA BELEDİYE VEYA HUSUSİ İDARELERE AİD DAİRE VE MÜESSESELER ARASINDAKİ İHTİLAFLARIN TAHKİM YOLU İLE HALLİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, devlet, belediyeler veya hususi idareler tarafından sermayesi sahip olunan daire ve müesseseler ile umumi veya katma bütçe kapsamındaki daireler arasında çıkan ihtilafların tahkim yoluyla çözümlenmesini öngörür. Umumi bütçe kapsamındaki daireler arasındaki ihtilaflar, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak bir hakem aracılığıyla çözülür. Diğer bütçe türlerine sahip daireler veya sermayesi devlet, belediye veya özel idarelere ait dairelerle bunlardan biri arasındaki uyuşmazlıklar, ilgili yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem olarak çözümlenir; süreç, bulunduğu yer ve tarafların yerleşimine göre belirlenir. Taraflardan birinin yazılı talebiyle hakemlik süreci başlar; hakem, işlemlerin nasıl yürütüleceğini ve süresini belirler, gerektiğinde tarafları dinler. Hakem kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf bölge adliye mahkemesi tarafından kararın usul ve esas yönünden incelenir ve gerekli görürse karar verir. İstinaf, hakem kararının icrasını durdurur. Belediyeler arasındaki alacak iddialarına ilişkin özel hükümlerde, teminat gösterilmesi halinde icra işlemine ilişkin bazı uygulamalar kaldırılabilir; teminatın niteliği ve değeri ile ilgili itirazlar hakem tarafından çözümlenir; nihai karar teminata dönüştürülür, iade edilir veya terkin olunur. Hakem kararları, genel ilamların icrasıyla ilgili kurallar çerçevesinde infaz olunur. Geçici hükümler, mevcutta devam eden davalara da uygulanır. Bu çerçevedeki düzenlemeler, ihtilafların daha hızlı ve taraflar için daha uygulanabilir bir süreçle çözümlenmesini amaçlar.

Kanun 3283
1986-05-13

BAZI KANUNLARLA TANINMIŞ OLAN GÜMRÜK MUAFİYETLERİNİN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, kamu iktisadi teşebbüsleri, bunların bağlı ortaklıkları ve müesseseleri ile özel kuruluşlar ve gerçek veya tüzel kişilere tanınan ithalde alınan vergi, resim ve harç muafiyetlerini kaldırır; bu muafiyetler genelde uygulanmaz hale gelir. Ancak bazı eski kanunlar tarafından öngörülen muafiyetler saklıdır ve bu muafiyetler belirli şartlar altında devam edebilir. Muafiyetlerin tanınması yetkisi belirli bir makam tarafından yürütülür; muafiyet kararı bu makamca verilir. Geçici hükümler kapsamında önceki ithal işlemleriyle ilgili muafiyetler ile uluslararası anlaşmalar veya dış krediye bağlı işlemler bu düzenlemenin kapsamı dışında tutulur.

Kanun 6760
1956-06-30

VAKIFLAR UMUM MÜDÜRLÜĞÜ VAZİFE VE TEŞKİLATI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, Vakıflar Genel Müdürlüğünün görev ve teşkilâtını düzenler; uzun süre önce birçok hüküm yürürlükten kaldırılmıştır. Mevcut uygulanabilir hüküm, merkez ile illerde vakfa ait konut niteliğindeki bazı taşınmazların görevli personelin ikametgahı olarak tahsis edilmesini öngörür; bu tahsislerin kimlere ve nasıl yapılacağı bir talimatnameyle belirlenir. Taşınmazlarla ilgili uygulanacak diğer hükümler, mevcut mevzuat ve talimatnameyle ortaya konur. Kanunda zaman içinde yapılan değişiklikler nedeniyle uygulanabilirlik, bu değişikliklere göre şekillenir.

Kanun 3867
1940-06-05

EREĞLİ KÖMÜR HAVZASINDAKİ OCAKLARIN DEVLETÇE İŞLETTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkileri şu şekildedir: - Ereğli Kömür Havzası içindeki kömür ocaklarının devlet yineleyici bir işletmecilik yaklaşımıyla yönetilmesi kararlaştırılır ve özel hak sahiplerinin ocaklarla olan ilişkileri sonlandırılır. - Ocaklarda bulunan malvarlığı ve tesisatlar için yetkili makamlarca bir değerleme yapılır; bu değerleme sonucunda hak sahiplarının alacaklarının nasıl karşılanacağı belirlenir. - Değerlemeyi yürüten temsilciler ve ilgili kurullar kararlarını çoğunlukla verir; kararlar bağlayıcıdır; itirazlar olduğunda hakem mekanizması devreye girer. - Belirlenen kıymetler hak sahiplerine ödenir; ödeme süreçleri devletin mali planları ve ilgili uygulamalar çerçevesinde yürütülür. - Ocaklar ve tüm müştemilatıyla birlikte işletme yönetimi devlete geçer ve devletin işletme idaresi tarafından kullanılır ve korunur. - Mevcut çalışanların hakları korunur; devletin işletmeye geçiş sürecinde kadro yapısı, terfi ve ücret konularında uygun geçiş sağlanır. - İmtiyaz ve imal ruhsatı sahipleriyle olan mevcut ilişkiler sona erer; bu kişilerle ilgili sözleşmeler devreden işletme tarafından yeniden düzenlenmez. - Uygulama alanı, gereği halinde deniz altı kömür yataklarını kapsayacak biçimde genişletilebilir. - Anlaşmazlıklar için arabuluculuk ve hakem mekanizmaları öngörülmüş olup, verilen kararlar bağlayıcıdır.

Kanun 1721
1930-06-26

HAPİSHANE VE TEVKİFHANELERİN İDARESİ HAKKINDA KANUN

- Bu yasa hapishane ve tevkifevlerinin idaresine ilişkin temel hükümler içerir; mahpusların barınma, beslenme, ısınma, temizlik, okutulma, eğitim görme ve meslek edinme süreçlerini düzenler. - Hükümlü ve tutukluların çalışma karşılığı elde ettikleri kazançların ihtiyaçlar, aileye nafaka ve paylarla nasıl dağıtılacağına ilişkin esasları belirler. - Mahpus ve mevkuflar hakkında uygulanacak disiplin ve güvenlik muamelelerinin kimler tarafından ve hangi usullerle tatbik edileceğini açıklar. - Cezaevi güvenliğine ilişkin olarak mahpusların mektupları, ziyaretçilerle yapılan görüşmeler ve dış haberleşmenin nasıl düzenleneceğini ve hangi esaslar içinde kontrol edileceğini gösterir. - Cezaevi memuru ve diğer görevlilerin görevleri, yetkileri ve uygulanacak inzibati muameleler konusunda çerçeve oluşturur. - Hükümlü ve tutukluların iaşesi ile görev başında bulunan personelin iaşesinin hangi usul ve esaslar çerçevesinde belirleneceğini belirtir. - Mahpusların hapishaneden diğerine nakillerinin izin alınarak yapılabileceğini ve bu işlemlerin hangi mercilerce onaylanacağını ifade eder. - Silah kullanımına ilişkin şartları ve hangi durumlarda silah kullanılması gerektiğini, gerektiğinde silah kullanılamayacağını ve olağanüstü hallerdeki uygulama esaslarını kapsar. - Yasanın uygulanması için gerekli yetkili organlar ve icra süreçleri hakkında genel çerçeve sağlar.

Kanun 1905
1931-12-31

MENKUL VE GAYRİMENKUL EMVAL İLE BUNLARIN İNTİFA HAKLARININ VE DAİMİ VERGİLERİN MEKTUMLARINI HABER VERENLERE VERİLECEK İKRAMİYELERE DAİR KANUN

Bu yasa, devletin malı sayılan veya devlete ait olması gereken menkul ve gayrimenkul emval ile intifa hakları ve bunlara ilişkin alacaklar ile mevduat ve emanetler gibi değerleri ihbar edenlere, ihbar edilen emvalin devlet malı olduğunun tespit edilmesi halinde ikramiye verilmesini öngörür. İhbar sonucunda belirtilecek emvalin devlete ait olduğu tespit edilmişse, hesaplanan ikramiye ödenir ve ödemenin belirli aşamalarda tamamlanacağı belirtilir. Ayrıca vergiyle ilgili usulsüzlükler veya beyan hataları bildiren ihbar sahiplerine de benzer şekilde ikramiye verilir; hesaplama, bildirilen tutar ve mevcut değerler üzerinden yapılır. İkramiyeden yararlanma konusunda bazı istisnalar ve kısıtlamalar bulunur; bazı kamu görevlileri bu ikramiyeden yararlanamaz. Hesaplanan ikramiyenin nasıl dağıtılacağı ve hangi durumlarda uygulanacağına ilişkin esaslar mevcut değerler üzerinden belirlenir. Kanunda ayrıca bazı durumlarda hükümlerin uygulanmasına ilişkin değişiklik yapılabileceği öngörülür.

Kanun 6815
1956-07-24

SINIR, KIYI VE KARA SULARIMIZIN MUHAFAZA VE EMNİYETİ VE KAÇAKÇILIĞIN MEN VE TAKİBİ İŞLERİNİN DAHİLİYE VEKALETİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

- Kaçakçılık men’i ve takibi ile sınır güvenliğiyle ilgili sorumluluklar merkezi bir düzene kaydırılarak, operasyonlar iç güvenlik ve kolluk sistemi içinde yürütülür hale gelir; bu kapsamda yetkiler devralınır ve uygulanır. - Bazı özel bölgelerde ve alanlarda kaçakçılığın önlenmesiyle ilgili yetkiler mevcut kurumlar tarafından sürdürülür; bu bölgelerde yürütülen görevler korunur. - Sınır koruma görevleri için geçici olarak seyyar jandarma birliklerinin görevlendirilmesi ve bu birliklerin görev yapısının belirlenmesi planlanır. - Jandarma ve ilgili güvenlik yapıları aracılığıyla sınır ve gümrük bölgelerindeki faaliyetler koordine edilir; bazı yetki ve sorumluluklar yeniden organize edilir. - İç güvenlik amacıyla istihbarat teşkilatı kurulur ve gerekli bütçe ayrılır; bu teşkilat kaçakçılıkla mücadelede bilgi toplama ve analiz kapasitesini güçlendirir. - Subaylar ve diğer personelin yetiştirilmesi, istihdamı ve disiplin uygulanması yeni çerçevede düzenlenir. - Gümrük muhafaza birimlerinin sahip olduğu teçhizat ve malzeme yönetimi yeniden yapılandırılır; bazı ekipmanlar devredilir, kalanlar mevcut çerçevelerde kullanılır. - Mevcut personelin haklarının korunması ve devrin sürekliliğini sağlamak amacıyla geçici hükümler uygulanır. - Bu değişiklikler, sınır güvenliği ve kaçakçılıkla mücadelede merkezi bir yapıya geçiş yoluyla operasyonel süreçleri yeniden organize etmeyi amaçlar.

Kanun 4736
2002-01-19

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ÜRETTİKLERİ MAL VE HİZMET TARİFELERİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmetlere uygulanacak tarife konusunda genel olarak ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamayacağı hüküm taşır. Ancak belirli hak sahipleri ve belirli hizmetler için ücretsiz ya da indirimli tarife sağlanması mümkün kılınır; belediyeler ve belediyeler tarafından kurulan toplu taşıma hizmeti sağlayıcıları da şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde bu hakları uygulayabilir. Ücretsiz veya indirimli yolculuk hakkının kullanılmaması durumunda tarife üzerinden idari para cezası uygulanabilir. İlgili hizmetlere ilişkin uygulama usul ve esasları düzenleyici işlemlerle belirlenir. Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle daha önce uygulanmakta olan bazı ücretsiz veya indirimli tarife uygulamaları sona erer. Geçici hüküm, mevcut ücretsiz seyahat haklarının korunmasını sağlar. Yasanın uygulanmasına ilişkin kararlar ve uygulamayı yönlendiren kurallar düzenleyici süreçlerle belirlenir.

Kanun 4505
2000-02-12

SOSYAL GÜVENLİKLE İLGİLİ BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE TEMSİL TAZMİNATI ÖDENMESİ HAKKINDA KANUN

Pratik etki özeti: - Temsil tazminatı, belirli kamu görevlisi kadrolarında bulunanlar için ödenir ve tazminatın miktarı görevin niteliğine göre belirlenen sınıra kadar sınırlandırılır. - Temsil tazminatı vergiden muaftır ve net tutar üzerinden uygulanır; bazı ödemeler bu tazminattan düşülebilir. - Sözleşmeli veya kapsama dahil olmayan statüde çalışanlar temsil tazminatına hak kazanmaz. - Emekliliğe ayrılanlarda temsil tazminatı, bulundukları en üst görev esas alınarak ödenir. - Tazminatın hesaplanması ve ödeme esasları, göstergeye göre belirlenen kurallara dayanır ve uygulanması yetkili makam kararlarıyla belirlenir.