İlgili Mevzuat:

UMUMİ MAĞAZALAR KANUNU

10 / 3.737 sonuç gösteriliyor

Kanun 3577
1989-07-01

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı ithalatta haksız rekabet oluşturan dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın yol açtığı maddi zarar veya zarar tehdidine karşı üretim dalını korumak için uygulanacak önlemlere ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Şikayet veya gerekli hallerde inceleme yoluyla damping veya sübvansiyonlu ithalat incelenebilir. Şikayet eden üreticiler veya üretim dalı adına hareket eden gerçek/tüzel kişiler başvurabilir. İnceleme sonucunda zarar veya zarar tehdidi tespit edilirse, damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar damping vergisi veya telafi edici vergi uygulanabilir; gerektiğinde zarar giderilmesini sağlayacak şekilde daha düşük bir oranda vergi uygulanabilir. Geriye dönük uygulama ve diğer ayrıntılar ilgili ilkelerle belirlenir. Soruşturma sürecinde geçici önlemler uygulanabilir; bu önlemlerin amacı zararı önlemektir ve belirlenen oran veya miktarda teminat veya geçici tedbirler alınabilir; süreler ve uygulanış şekilleri düzenlenir. Kesin önlemler, zarar giderilene kadar veya belirlenen şartlar gerçekleşince uygulanır; damping ve telafi edici vergi birlikte uygulanamaz; ancak dampling veya sübvansiyonlu ithalatın üretim dalını tamamen durdurması amaçlanmaz. Taahhütler de söz konusu olabilir; ithalat yapan ülke veya ihracatçı kendi kendine veya kurul önerisiyle taahhütte bulunabilir. Taahhütler uygulandığında soruşturma durdurulabilir veya sonuçlandırılabilir; taahhütler yerine getirilmediğinde gerekli önlemler alınabilir. Mükellefler damping veya telafi edici vergi ödemekle yükümlü olan gerçek veya tüzel kişiler olarak belirlenir. Vergi toplama ve tahsilat işlemleri ilgili gümrük uygulamalarıyla uyumlu olarak yapılır; gerektiğinde teminat alınabilir ve teminatlar iade edilebilir. Soruşturma kapatıldığı veya durdurulduğunda geçici önlemler kaldırılır ve alınan teminatlar iade edilir; kararlar doğrultusunda yeniden soruşturma açılabilir veya mevcut önlemler gözden geçirilebilir. Bu mekanizmanın dünya ticaret kurallarıyla uyumlu çerçevede uygulanması hedeflenir ve ithalata ilişkin kararlar üretici/üretim dalı ile ithalatçı taraflar arasında adil bir denge sağlamayı amaçlar.

Kanun 3291
1986-06-03

1211 SAYILI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI KANUNU, 3182 SAYILI BANKALAR KANUNU, 2983 SAYILI TASARRUFLARIN TEŞVİKİ VE KAMU YATIRIMLARININ HIZLANDIRILMASI HAKKINDA KANUN, 2985 SAYILI TOPLU KONUT KANUNU, 7/11/1985 TARİHLİ VE 3238 SAYILI KANUN, 2499 SAYILI SERMAYE PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE 1177 SAYILI TÜTÜN TEKELİ KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI VE KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİNİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun devlet sahipliğindeki işletmelerin özelleştirilmesini düzenleyen çerçeveyi günceller ve farklı sektör mevzuatları arasındaki ilgili kuralları uyumlu hale getirerek özelleştirme süreçlerini tek bir çatı altında toplamayı amaçlar. Özelleştirme işlemleri için karar alma süreçlerini netleştirir ve gerekli yetki devri imkanlarını kurallarla çerçevelendirir; bazı durumlarda yetkilerin başka bir kurum veya organ tarafından yürütülmesine imkan sağlar. Özelleştirme programının finansmanını ve varlık yönetimini desteklemek için kurulan fonlar arasındaki aktarma ve kullanım esaslarını düzenler. Çeşitli alanlarda ilgili mevzuatta yapılan değişikliklerle özelleştirme hedeflerinin uyumlu bir şekilde uygulanmasını sağlar; bu alanlar bankacılık, sermaye piyasası, konut ve kamu teşebbüslerinin çalışması gibi konuları kapsar. Mevzuatta daha önce yürürlükte olan bazı hükümler, diğer yargı kararları veya üçüncü kişilerle ilgili düzenlemeler nedeniyle değiştirilmiş veya yürürlükten kaldırılmış olabilir; bunun sonucu özelleştirme uygulamalarının uygulanabilirliği ve kapsamı yeniden şekillenmiştir. Geçiş dönemine ilişkin ek hükümler ve mevcut özelleştirme faaliyetlerinin uygulanmasına yönelik yeni veya değiştirilen kurallar eklenmiştir; uygulama ve denetim süreçlerinin netleşmesi hedeflenmiştir. Genel olarak, devletin sahip olduğu işletmeleri özelleştirme yoluyla özel sektöre devretmesini kolaylaştırmak, bu süreç için karar ve işlem mekanizmalarını düzenlemek ve ilgili mevzuatı uyumlu hale getirmek amacıyla tasarlanmıştır.

Kanun 2946
1983-11-11

KAMU KONUTLARI KANUNU

Kamu konutlarıyla ilgili tahsis, oturma süresi, kira ve yönetim işlemlerinin temel ilkeleri belirlenir ve kamu kurumlarına ait konutların personel yararlanmasına ilişkin esaslar ortaya konulur. Kapsam olarak bu konutlar yurt için ve yurt dışında inşa veya satın alınır, bu kurumların personeli için ayrılır; ancak zaruri hallerde kiralama yapılabilir. Konut türleri özel tahsisli, görev tahsisli, sıra tahsisli ve hizmet tahsisli olarak sınıflandırılır; hangi türün kimlere tahsis edileceği ve tahsis şartları yönetmelikte belirlenir ve puanlama esasına göre uygulanır. Oturma süreleri özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda görevin veya hizmetin devamı süresince oturulabilir; sıra tahsisli konutlarda oturma süresi sınırlı tutulur ve süre tamamlandığında başka uygun kişi yoksa uzatma durumu değerlendirilebilir. Kira uygulaması belirli konutlar için uygulanmazken, diğer konutlarda kira maaş üzerinden kesilerek tahsil edilir ve bütçeye gelir olarak kaydedilir. İşletme, bakım ve onarım gibi konutla ilgili detaylar bu kanunun uygulama kısmında ele alınır; bazı hükümler geçerli olanlar ise yönetmelikte belirtilir. Konutlardan çıkış, tahsis esasındaki görevin son bulması veya oturma şartlarının kaybolması gibi durumlarda zorunlu hale gelir; emeklilik, nakil veya memuriyet sıfatının sona ermesi gibi hallerde de konutların tahliye edilmesi gerekir; ölüm halinde aileler konuttan çıkarılır. Konutlara izinsiz işgal veya oturma durumunda gerekli işlem başlatılır; bu durumda konutlar, genel olarak yetkili makamlarca tahliye ettirilir ve bu süreç mahkeme başvuruları sonucunda durdurulmaz. Konutların nitelikleri açısından inşa veya satın alınacak konutlar için belirli bir büyüklük sınırlaması bulunur; özel tahsisli veya görev tahsisli konutlarda bu kısıtlama uygulanmayabilir. Yasak hükümler olarak toplu iş sözleşmeleri veya özel sözleşmelere bu kanuna aykırı hükümler konulamaz; idari yetki kullanılarak da bu kanuna aykırı işlem yapılamaz. Yönetmelik, bu kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve yürürlüğe girer. Kanunun bazı hükümleri belirli koşullarda yürürlüğe girer ve diğer hükümler yayımlandığı anda yürürlüğe girer.

Kanun 3533
1938-07-16

UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN DAİRELER VE BELEDİYELERLE SERMAYESİNİN TAMAMI DEVLETE VEYA BELEDİYE VEYA HUSUSİ İDARELERE AİD DAİRE VE MÜESSESELER ARASINDAKİ İHTİLAFLARIN TAHKİM YOLU İLE HALLİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, devlet, belediyeler veya hususi idareler tarafından sermayesi sahip olunan daire ve müesseseler ile umumi veya katma bütçe kapsamındaki daireler arasında çıkan ihtilafların tahkim yoluyla çözümlenmesini öngörür. Umumi bütçe kapsamındaki daireler arasındaki ihtilaflar, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak bir hakem aracılığıyla çözülür. Diğer bütçe türlerine sahip daireler veya sermayesi devlet, belediye veya özel idarelere ait dairelerle bunlardan biri arasındaki uyuşmazlıklar, ilgili yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem olarak çözümlenir; süreç, bulunduğu yer ve tarafların yerleşimine göre belirlenir. Taraflardan birinin yazılı talebiyle hakemlik süreci başlar; hakem, işlemlerin nasıl yürütüleceğini ve süresini belirler, gerektiğinde tarafları dinler. Hakem kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf bölge adliye mahkemesi tarafından kararın usul ve esas yönünden incelenir ve gerekli görürse karar verir. İstinaf, hakem kararının icrasını durdurur. Belediyeler arasındaki alacak iddialarına ilişkin özel hükümlerde, teminat gösterilmesi halinde icra işlemine ilişkin bazı uygulamalar kaldırılabilir; teminatın niteliği ve değeri ile ilgili itirazlar hakem tarafından çözümlenir; nihai karar teminata dönüştürülür, iade edilir veya terkin olunur. Hakem kararları, genel ilamların icrasıyla ilgili kurallar çerçevesinde infaz olunur. Geçici hükümler, mevcutta devam eden davalara da uygulanır. Bu çerçevedeki düzenlemeler, ihtilafların daha hızlı ve taraflar için daha uygulanabilir bir süreçle çözümlenmesini amaçlar.

KHK 640
2011-06-08

GÜMRÜK PERSONELİ İLE BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

- Bu kararname, bakanlığın teşkilat yapısını ve hizmet birimlerini belirlerken bazı birimlerin kaldırılmasını ve yerine yeni yapıların kurulmasını öngörür; bu çerçevede kurum içi görev ve sorumluluklar yeniden düzenlenir. - Silah taşıma ve bulundurma yetkisi belirli güvenlik görevlerinde olan personele tanınır; kullanılacak silah ve mühimmat, ilgili birim tarafından temin edilir ve bu konunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar sonradan çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. - Gümrük hizmetleri ve kaçakçılıkla mücadele alanında çalışanlar için ödül verilmesi mümkündür; ödüllendirme şartları, usul ve esasları ve uygulanması yönetmelikle belirlenir. - Elektronik ortamda tebliğ yapılması için altyapı ve süreçler geliştirilir; elektronik tebliğ, muhatabın elektronik adresine ulaşan bildirimin ardından belirli bir süre sonunda tebliğ edilmiş sayılır; elektronik adres kullanımıyla ilgili zorunluluklar ve usuller belirlenebilir. - Kadro yapısı ve atama süreçlerinde değişiklikler öngörülür; bazı kadro unvanları değişebilir ve hizmet sürelerinin yeni kadrolara uyum sağlayacak şekilde değerlendirileceği uygulanabilir. - Taşra ve yurtdışı teşkilatı, döner sermaye uygulamaları ile konsey ve şûra gibi yapılar üzerinde mevcut değişiklikler ve bazı hükümlerinin kaldırılması veya dönüştürülmesi amaçlanır. - Geçici ve geçiş hükümleri ile mevcut işlerin yürütülmesinin nasıl sürdürüleceği, personelin yeni kadrolara entegrasyonu ve görev devri süreçleri düzenlenir.

Kanun 3095
1984-12-19

KANUNİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİNE İLİŞKİN KANUN

Bu kanun, sözleşmede faiz oranı belirlenmemiş durumlarda uygulanacak kanuni faizi ve temerrüt faizin esaslarını düzenler. Borçlu gecikmeli ödeme yaparsa uygulanacak temerrüt faizi, sözleşmede aksi hüküm yoksa kanuni faiz üzerinden hesaplanır; ayrıca akdi faiz miktarı yüksekse temerrüt faizi bu miktara eşit veya daha yüksek olabilir. Mürekkep faiz uygulanmaz. Yabancı para borçlarında, sözleşmede farklı bir akdi faiz kararlaştırılmamışsa, faiz, ilgili yabancı para için açılan mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranına dayanır. Diğer kanunlarda öngörülen daha yüksek temerrüt faizleri saklıdır. Kaldırılan ve uygulanmayacak olan hükümler bulunur. Ödeme planına bağlanan alacaklarda, taraflar plan hükümlerine uygun hareket eder; plana uyulmaması durumunda alacaklı kanun hükümlerine göre alacağını talep edebilir.

Kanun 6569
2014-11-26

TÜRKİYE SAĞLIK ENSTİTÜLERİ BAŞKANLIĞINA İLİŞKİN BAZI DÜZENLEMELER İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- TÜSEB adıyla bir merkezi yapı kurulur ve sağlık enstitülerinin kurulumu, yönetimi ve faaliyetleri bu yapı üzerinden koordine edilir. - Enstitülerde Ar-Ge projeleri için gerekli niteliklere sahip personel, proje süresince sözleşmeli olarak çalıştırılabilir; burslardan doğan yükümlülükler TÜSEB’e devredilebilir; yabancı uzmanlar çalışma izinleri kapsamında geçici olarak istihdam edilebilir; akreditasyonla ilgili görevler için ödemeler bütçe çerçevesinde belirli sınırlar içinde yapılabilir. - Projeler kapsamında ortaya çıkan fikri haklar TÜSEB’e ait olur; haklar üzerinden elde edilecek gelirler sözleşmelerle paylaştırılır ve paylar ortaklık hissesi, kar payı veya ciro paylaşımı biçiminde verilebilir. - TÜSEB tarafından desteklenen projelerde görev alan kamu kurumlarındaki personel için proje teşvik ödemeleri yapılabilir; ödemeler proje sözleşmelerinde tanımlanan usul ve oranlara göre düzenlenir ve proje süresine bağlı olarak uygulanır. - Yükseköğretim kurumlarındaki öğretim üyelerinin TÜSEB’te çalışması akademik kariyer açısından değerlendirilir ve bu süreçte ilgili süreler sayılır. - TÜSEB’in mali işlemleri vergisel olarak avantajlı bir çerçeveye tabidir; bağış ve yardımlar vergiden düşülebilir; ithalat ve damga vergisi gibi bazı yükümlülükler istisnaTopics kapsamına alınabilir ve belirli vergisel uygulamalardan muafiyetler uygulanabilir. - TÜSEB’e ait mal ve ekipmanlar devlet malı sayılır; enstitülerde protokoller kapsamında uzmanlık eğitimi ve bilimsel çalışmalar yürütülebilir ve bu çalışmalar eğitim süreçlerine entegre edilir. - Bu düzenlemeler sağlık alanında araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin koordinasyonu için etkili bir yönetişim ve finansman yapısı kurmayı amaçlar.

Kanun 3346
1987-04-09

KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ İLE FONLARIN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNCE DENETLENMESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

Parlamento, kamu iktisadi teşebbüslerinin denetlenmesini sağlayan bir komisyon kurar ve bu komisyon bu denetimi yürütür. Denetimin kapsamına giren kuruluşlar, mali tabloları ve bilanço ile netice hesaplarını içeren raporlar sunar; bu raporlar ilgili görüşler ve cevaplarla birlikte değerlendirilir. Komisyon, alt komisyonlar ve raportörler aracılığıyla yerinde inceleme yapabilir ve gerektiğinde merkez dışındaki yerlerde kısa süreli incelemeler için hareket eder. Denetim, kuruluşların özerk biçimde verimli ve karlı şekilde yönetilmesini, mevzuata, uzun vadeli kalkınma planına ve uygulama programlarına uygunluğu sağlamayı amaçlar. Komisyonun incelemeleri sonucunda raporlar tasvib edilirse yönetim kurulları ibra edilir; tasvip edilmeyle ibra edilmesi reddedilir ve karar meclise iletilir. Komisyon raporları meclisin Genel Kuruluna sunulur; Genel Kurul bu raporları görüşerek karar verir ve sonuç yayımlanır. İbra edilmeyen kuruluşların sorumluları hakkında gerekli adli veya idari işlemler için kararlar verebilme olanığı doğar. Bazı genel görüşmeye tabi olan kuruluşlar için raporlar üzerinde oy kullanılamaz; bunlar yalnızca genel görüşme konusu olarak ele alınır. Denetim süreci, üst teşebbüslerle birlikte yürütülür ve hangi teşebbüsün hangi üst teşebbüs tarafından denetleneceğine ilişkin esaslar uygulanır. Denetim, mevzuata, uzun vadeli kalkınma planına ve uygulama programlarına uygunluk açısından yönetim ve performans ilkeleri çerçevesinde değerlendirilir.

Kanun 4675
2001-05-23

İNFAZ HAKİMLİĞİ KANUNU

- Bu düzenleme ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutukluların işlemlerine ve bunlarla ilgili faaliyetlere dair şikayetleri incelemek ve karar vermek üzere infaz hâkimliklerini kurar ve bunların yetkilerini tanır; böylece infaz süreçleriyle ilgili sorunlar bağımsız bir makam tarafından denetim altına alınır. - İnceleme kapsamına hükümlülerin kabulü, yerleştirilmesi, barındırılması, sağlık hizmetleri, giydirilmesi, beslenmesi, temizliği ve diğer bakım işlemleri ile dış ilişkiler ve çalıştırma gibi konular girer; ayrıca cezaların infazı, izleme ve açık cezaevi uygulamaları, izin, sevk, nakil ve tahliye gibi işlemlerle ilgili şikayetler de bu kapsamda ele alınır. - Hükümlü ve tutuklulara verilen disiplin tedbirleri ve cezalarıyla ilgili şikayetler de incelenir ve karar verilir. - Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının raporları dikkate alınır ve gerekli durumlarda şikâyet niteliğinde konular için kararlar verilir. - Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikayetler incelenebilir. - Şikayetler için başvuru yolları belirli süreler içinde ve doğrudan veya ilgili kurumlar aracılığıyla yapılabilir; inceleme dosya üzerinden yürütülebilir; gerektiğinde delil toplama ve savunma alma süreçleri uygulanır. - Şikâyetin reddi durumunda karar uygulanır; kabul edilmesi halinde kararın iptali veya faaliyetin durdurulması/ertelenmesi gibi sonuçlar doğurabilir. - Kararlar, hüküm bulunmayan hallerde genel hukuk kurallarına göre incelenir ve uygulanır; gerektiğinde mevzuata uygun şekilde yürütülür. - Şikâyet ve karar süreçlerine karşı itiraz yoluna başvurulabilir ve bu itiraz başka bir yargı merciine iletilir; kararlar buna göre uygulanır. - Değişiklikler ve geçiş hükümleri uyarınca yeni süreçler aşama aşama hayata geçirilir ve mevcut uygulamalara uyum sağlanır.

Kanun 4736
2002-01-19

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ÜRETTİKLERİ MAL VE HİZMET TARİFELERİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmetlere uygulanacak tarife konusunda genel olarak ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamayacağı hüküm taşır. Ancak belirli hak sahipleri ve belirli hizmetler için ücretsiz ya da indirimli tarife sağlanması mümkün kılınır; belediyeler ve belediyeler tarafından kurulan toplu taşıma hizmeti sağlayıcıları da şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde bu hakları uygulayabilir. Ücretsiz veya indirimli yolculuk hakkının kullanılmaması durumunda tarife üzerinden idari para cezası uygulanabilir. İlgili hizmetlere ilişkin uygulama usul ve esasları düzenleyici işlemlerle belirlenir. Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle daha önce uygulanmakta olan bazı ücretsiz veya indirimli tarife uygulamaları sona erer. Geçici hüküm, mevcut ücretsiz seyahat haklarının korunmasını sağlar. Yasanın uygulanmasına ilişkin kararlar ve uygulamayı yönlendiren kurallar düzenleyici süreçlerle belirlenir.