İlgili Mevzuat:

ZİRAAT YÜKSEK MÜHENDİSLİĞİ HAKKINDA KANUN

10 / 3.674 sonuç gösteriliyor

Kanun 3573
1939-02-07

ZEYTİNCİLİĞİN ISLAHI VE YABANİLERİN AŞILATTIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa zeytinciliğin ıslahı amacıyla yabani zeytinliklerin aşılanması, temizlenmesi ve zeytinlik alanlarının oluşturulması süreçlerini düzenler. Yabani zeytinlikler ile fıstık ve sakız türlerine ait alanlar zeytin yetiştirmeye elverişli olarak tespit edilip haritalanır ve ilan edilir. Bu alanlar yerel koşullara göre parçalara ayrılır; zeytin aşısı ve dikim işlerini yapacak kişiler belirlenir ve yükümlülük belgesi verilir; fidanlar devletçe temin edilir. Verilen alanlar amacı dışında kullanılamaz; miras dahil bölünemez ve kullanım amacına uygun şekilde kullanılamadığında devletçe geri alınabilir; ilgili tapulara şerh konulur. Zeytinliklere hayvan girişi, belirli sınırlandırmalarla düzenlenir; çift sürme ve nakliyat için hayvanlara ağızlık takılması gerekebilir; ihlaller cezai yaptırımlara tabidir. Aşılama ve bakım için kredi ve mali destek sağlanır; kredinin geri ödenmesi koşulları uygulanır ve süreçte başarısızlık durumunda geri ödeme ve tapu işlemlerinde yaptırımlar uygulanabilir. Arazinin açılması ve delicelerin aşıya hazır hale getirilmesi sonrası, tapu ve finansal işlemlerle ilgili düzenlemeler uygulanır; planlanan süre içinde işlemler tamamlanmazsa belirli sonuçlar doğabilir. Zeytinlik bakımında emeği olanlara veya aşılı zeytinlikleri en iyi yapanlara teşvikler verilir. Zeytinlik hastalık ve zararlılarıyla mücadele amacıyla birlikler kurulur; devlet kaynakları bu birliklere sağlanır; üreticilerin bu mücadele giderlerindeki payları ödenir. Zeytinlik alanlar içinde veya yakın bölgelerde tesisler kurulumuna kısıtlamalar uygulanır; izin ve teknik koşullara uyulur; izinsiz kesim veya zarar durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. Bu kanunun ihlalleri halinde idari para cezaları uygulanabilir. Bazı alanlarda kanun hükümleri uygulanmaz; istisnalar mevcut olabilir.

Kanun 2531
1981-10-06

KAMU GÖREVLERİNDEN AYRILANLARIN YAPAMAYACAKLARI İŞLER HAKKINDA KANUN

Kamu görevlerinden ayrılanlar, bağlı bulundukları kurumun görev alanıyla ilgili konularda ayrılıştan sonra belirli bir süre doğrudan veya dolaylı olarak iş alamaz, taahhüt veremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamazlar. Bu kısıtlama ilgili yerler için geçerlidir ve özel kanunlarda yer alan yasaklar saklıdır. Seferberlik ve eğitim amacıyla silah altında bulunanlar için bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ancak muvazzaflık hizmetini bitirenler için bazı özel koşullar uygulanabilir. Uzman tabipler, tıp uzmanlık yapanlar, diş tabipleri ve eczacılar kendi adlarına yaptıkları mesleki faaliyetler konusunda kurum ve kuruluşlarla sözleşme yapabilirler. Bu kanuna aykırı hareket edenler hapis cezası ile cezalandırılabilir. Kanunda daha önceki bazı hükümler kaldırılmıştır. İstisnalar ve uygulamadaki ayrıntılar özel yasa ve mevzuata bağlı olarak belirlenir.

Kanun 3458
1938-06-28

MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK HAKKINDA KANUN

Bu yasa, Türkiye’de mühendislik veya mimarlık unvanı ile çalışmak isteyenlerin gerekli vesikaları taşımalarını zorunlu kılar ve bu vesikalar üzerinden çalışma yetkisini belirler. Uygulanabilir diploma veya ruhsat yolları şunlardır: Türk yükseköğretim kurumlarından alınan mühendislik veya mimarlık diploması; muadili sayılan yabancı bir yüksek mühendislik veya mimarlık okulundan alınan diploma ve buna uygun ruhsatname; Türk Teknik Okulu mühendislik programına muadili sayılan diğer bir mühletin diploması ve buna uygun ruhsatname; muadili sayılan yabancı bir okuldan alınan diploma ve buna uygun ruhsatname. Yabancı ülkelerden mezun olanlar için istenen koşullar şunlardır: adaylar asli talebe olarak eğitimlerini sürdürmüş olmalı, tüm tedrisatı muntazaman izlemiş ve kurumun cari usullere göre gereken bütün imtihanları tamamlamış olmalıdır. Birinci fıkrada yazılı vesikaları taşıyanlara yüksek mühendis veya yüksek mimar ile buna denk sayılanlar için mühendis veya mimar unvanı verilir; bu unvanlar diploma veya ruhsatnamelere işlenir. Doktora diploması alanlara doktor mühendis unvanı verilir. Diploma veya ruhsatnamenin bulunmaması durumunda Türkiye’de mühendislik veya mimarlık unvanıyla istihdam edilme, imza atma ve oy verme yetkisi elde edilmez; bu unvanlar başkasının adına kullanılamaz. Yasaya aykırı hareket edenler için hapis ve adli para cezası öngörülür; bu durumun tüzel kişilik temsilcileri için de ceza sorumluluğu doğurabileceği belirtilir. Devlete ait görevli ve belediye hizmetlerinde çalışan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis, mimar ve fen memurlarının çalışma saatleri dışında bile olsa özel sanat icrası yapmaları kısıtlanır; bazı şartlar ve denetim koşulları bulunur ve bu kısıtlamadan profesörlük, öğretmenlik ve doçentlik istisnādır. Bu yasa geçmişe ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırır ve mevcut diplomaların yenilenen unvanlara dönüştürülmesiyle ilgili geçici düzenlemeler öngörülür. Uygulama ve ayrıntılar, ruhsatnamelerin verilmesi, diploma eşdeğerliğinin incelenmesi ve ücretlendirme gibi hususlar için gerekli nizamname hazırlanır.

Kanun 3867
1940-06-05

EREĞLİ KÖMÜR HAVZASINDAKİ OCAKLARIN DEVLETÇE İŞLETTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkileri şu şekildedir: - Ereğli Kömür Havzası içindeki kömür ocaklarının devlet yineleyici bir işletmecilik yaklaşımıyla yönetilmesi kararlaştırılır ve özel hak sahiplerinin ocaklarla olan ilişkileri sonlandırılır. - Ocaklarda bulunan malvarlığı ve tesisatlar için yetkili makamlarca bir değerleme yapılır; bu değerleme sonucunda hak sahiplarının alacaklarının nasıl karşılanacağı belirlenir. - Değerlemeyi yürüten temsilciler ve ilgili kurullar kararlarını çoğunlukla verir; kararlar bağlayıcıdır; itirazlar olduğunda hakem mekanizması devreye girer. - Belirlenen kıymetler hak sahiplerine ödenir; ödeme süreçleri devletin mali planları ve ilgili uygulamalar çerçevesinde yürütülür. - Ocaklar ve tüm müştemilatıyla birlikte işletme yönetimi devlete geçer ve devletin işletme idaresi tarafından kullanılır ve korunur. - Mevcut çalışanların hakları korunur; devletin işletmeye geçiş sürecinde kadro yapısı, terfi ve ücret konularında uygun geçiş sağlanır. - İmtiyaz ve imal ruhsatı sahipleriyle olan mevcut ilişkiler sona erer; bu kişilerle ilgili sözleşmeler devreden işletme tarafından yeniden düzenlenmez. - Uygulama alanı, gereği halinde deniz altı kömür yataklarını kapsayacak biçimde genişletilebilir. - Anlaşmazlıklar için arabuluculuk ve hakem mekanizmaları öngörülmüş olup, verilen kararlar bağlayıcıdır.

Kanun 4654
1944-08-14

MEMLEKET İÇİ DÜŞMANA KARŞI SİLAHLI MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

Bu metnin amacı olağanüstü hallerde iç düşmana karşı savunmaya yönelik olarak belirli vatandaşların silah ve ilgili araçlarla karşı koyma yükümlülüğünü getirmektir. Erkek ve kadın vatandaşlar için uygun yaş grubundaki bireylerin, belirli bölgelerde ve gerekli görüldüğünde silahlanmaya ve savunmaya katılması öngörülür; eğitim ve hazırlık çalışma ve talimatlar bu kapsamda uygulanır. Ayrıntılı eğitim ve talim süreçleri, belirlenen yerleşim yerlerinde ilgili öğreticilerin gözetiminde yürütülür; sağlık durumları ve özel hallerin söz konusu olduğu durumlarda muaflık veya ayrı düzenlemeler uygulanabilir. Silahlar, cephaneler, gerekli teçhizat ve ikamet yerinden temin edilerek, muhataplara sağlanır ve gerektiğinde barınma imkanı sunulur. Hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, kaçanlar, vazifeyi ihmal edenler veya görevlerin uygulanmasını güçleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; ceza verilmesi, yükümlülüğün uygulanmasını durdurmaz. Halkı korkutacak veya yanlış tedbir almaya yöneltecek ölçüde asılsız veya abartılı haberler yayanlar hapis cezası ile cezalandırılır. Müdafaa amacıyla kullanılan tesis ve teçhizatın zarar görmesi veya çalınması durumunda ciddi cezalar uygulanır; zarar veya ziyan kasıtlı mı yoksa ihmal sonucu mu olduğuna göre cezalar değişir. Müdafaa amacıyla verilen silah ve eşyayı temellük edenler, bu eşyaları kasıtlı olarak tahrip edenler veya imha edenler için belirlenen cezalar uygulanır; bu eşyaların zayi olması veya kullanılamaz hale gelmesine yol açan fiiller için de hapis cezaları söz konusudur. Kanunun uygulanması ve denetimiyle ilgili uygulama görevi ilgili makam tarafından yürütülür.

Kanun 6095
1953-07-09

KUZEY ATLANTİK ANDLAŞMASI TEŞKİLATI MÜŞTEREK ENFRASTRÜKTÜR PROGRAMI GEREĞİNCE TÜRKİYE´DE YAPILACAK İNŞA VE TESİS İŞLERİNE DAİR KANUN

- Türkiye’de NATO altyapı programı kapsamında yapılacak inşa ve tesis işlerinin, mevcut kamu ihale mevzuatından bağımsız olarak yürütülebilmesi amaçlanır; bu süreçte ilgili kamu kurumları ve kamu tüzelkişilikleri görevlendirilir ve acil ihtiyaçlar önceliklendirilebilir. - Projelerin finansmanı için çeşitli kaynaklar kullanılır; bu kaynaklar arasında bütçe ödenekleri, ilgili kamu kurumlarının ayırabilecekleri paralardan paylar, hazine avansları, savunmaya yönelik vakıfların ayırdığı paralar ve müttefik ülkelerin katkıları sayılabilir. - Gerekli harcamalar, ödeneğin bulunması beklenen süreye kadar karşılanabilir; bu harcamalar proje için ayrılan çeşitli kaynaklardan veya avanslardan karşılanır ve ilerleyen dönemde iade veya iade kapsamında aktarım koşulları güvence altına alınır. - Toplanan veya ayrılan fonlar belirli hesaplara kaydedilir ve bütçe içinde uygun yerlerden mahsup edilerek diğer bütçe kalemleriyle ilişkilendirilir ya da genel bütçeye nakledilir. - Projelerin finansal ve muhasebe işlemlerinin koordinasyonu için özel bir heyet ve destek birimi kurulur ve bu yapı üzerinden iletişim ve muhasebe işlemleri yürütülür. - Vergi, resim ve harçlar gibi mali yükümlülüklerin mümkün olan hallerde kolaylaştırılması veya muafiyetler sağlanması öngörülür. - Mal veya hizmet olarak finansman sağlandığında, karşılığı olan değerin hesaplara yansıtılması ve ilgili kayıtlara geçirilmesi sağlanır. - Projelerin planlı ve uyumlu şekilde yürütülmesi için gerekli yönetim ve koordinasyon çerçevesi ile iletişim süreçlerinin işletilmesi hedeflenir.

Kanun 1062
1927-06-15

HUDUTLARI DAHİLİNDE TEBAAMIZIN EMLAKİNE VAZİYET EDEN DEVLETLERİN TÜRKİYE´DEKİ TEBAALARI EMLAKİNE KARŞI MUKABELEİ BİLMİSİL TEDABİRİ İTTİHAZI HAKKINDA KANUN

Pratik olarak bu düzenleme, Türkiye’deki belirli devletlerin tebaasının malvarlığı üzerinde kısıtlamalar uygulanabilir hale gelmesini öngörür ve bu devletlerin Türkiye’deki tebaası olanların malları üzerinde kısmen veya tamamen tasarruf ve sınırlama imkanını ortaya koyar. Sınırlanan veya tasfiye edilen malların varlığı karşılığında elde edilecek gelirler, ispat edilmesi gereken zarar miktarına göre zarar gören Türk tebaasına dağıtılır. Zararların ispatı için gerekli vesikaların şekil ve içeriği belirli bir yönerge ile tespit olunur. Kanun yürürlüğe girdikten sonra uygulanır.

Kanun 6777
1956-07-14

ZEYTİNCİLİĞİN ISLAHI VE YABANİLERİNİN AŞILATTIRILMASI HAKKINDAKİ 3573 SAYILI KANUNUN SAKIZ VE NEVİLERİYLE HARNUPLUKLARA DA TEŞMİLİNE DAİR KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkisi zeytinciliğin ıslahı amacıyla sakız türlerinin aşı yoluyla zeytin ağaçlarına ve yabani harnupluklar için kullanılmasına olanak tanımaktadır. Aşıya konu sakız türleri menengiç, buttun, yabani sakız, adi sakız ve Filistin sakızı olarak belirlenmiştir. Aşı işlemleri ayrı yerlerde gerçekleştirilebileceği gibi zeytin, sakız ve nevileriyle yabani harnuplukların karışık olarak bulunduğu yerlerde de bir arada tesis edilebilir. Uygulama hükümleri mevcut mevzuat kapsamında uygulanır. Bu düzenlemenin yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.

Kanun 4541
1944-04-15

ŞEHİR VE KASABALARDA MAHALLE MUHTAR VE İHTİYAR HEYETLERİ TEŞKİLİNE DAİR KANUN

Bu kanun, şehir ve köylerde mahalle düzeyinde mahalle muhtarı ve ihtiyar heyeti kurulmasını ve bunların mahalle yönetiminde merkezi bir rol üstlenmesini öngörür. Muhtarın başkanlığında çalışan heyet, mahalleye ilişkin günlük idari işlerin yürütülmesini sağlar. Günlük hayata etkileri şu şekilde özetlenebilir: - Nüfus kayıtları, doğum- ölüm, adres değişiklikleri ve kimlik gibi konularda vatandaşlara bilgi verme ve ilgili bildirimleri yürütme görevi uygulanır. - Askerlikle ilgili süreçlerle ilgili gerekli bilgileri sağlama, davet mektuplarını ibraz edenlere teslim etme ve ilgili işlemlerde yardımcı olma görevi bulunur. - Yol ve köprü vergileriyle ilgili kayıt ve cetveller hazırlama, vergiyle ilgili belgelerin temin edilmesi süreçlerine katılım sağlama görevi söz konusudur. - Hukuk ve ceza muhakemeleri kapsamında gerekli belgelerin tasdiki, imza işlemlerinin doğrulanması ve adli yardım başvurularında belgelerin düzenlenmesi gibi işlemler muhtar ve heyet tarafından desteklenir. - Veraset ve intikal işlemleri ve ölüm olaylarının ilgili makamlara bildirilmesi süreçlerinde rol alırlar. - Hayvan hırsızlığına karşı işlemler, zararın tazmini için gerekli kayıtların tutulması ve zabıtların düzenlenmesi görevlerinde bulunurlar. - Hayvan hastalıkları, salgınlar ve zararlı haşereler gibi durumlar hakkında kamuya bildirimde bulunur ve gerekli bilgilendirme süreçlerini yürütürler. - Yoksul ve yardıma muhtaç vatandaşlar için uygun belgelerin hazırlanması ve ihtiyaç durumlarında destek sağlanması konularında çalışmalar yürütülür. - Mahalledeki çocukların eğitimi ve devamsızlık gibi konularda ilgili bilgilendirme ve takip çalışmaları yapılır. - Kadastro ve tapu işlemleriyle ilgili belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde mahallede hazır bulunulması görevi bulunmaktadır. - Şüpheli kişi veya durumlar hakkında zabıtaya haber verme ve mahalle güvenliğini destekleyici iletişim kurma sorumluluğu vardır. - Mahalle bekçileriyle işbirliği içinde güvenliğin sağlanması teşvik edilir. - Sunulan hizmetler karşılığında muhtarlar tarafından harçlar alınabilir; ihtiyaç sahibi durumlarda belirli istisnalar uygulanır; elde edilen gelirler ilgili hizmetlerin finansmanında kullanılır. - Görevlerde çift akrabalık veya yakın ilişki nedeniyle çıkar çatışması olabilecek durumlar engellenir; bazı görevler ancak uygun çoğunlukla yürütülebilir. - Görevlerini ihmal edenler için yazılı uyarı ve gerekli hallerde görevden alınma süreçleri uygulanır. - Uygulamanın nasıl yürüyeceğine dair iç düzenlemeler ve uygulama esasları ilgili mevzuatla belirlenir. - Mahalle muhtarları ve ihtiyar heyetinin ilk görev başlangıcı ve seçim süreçleri mahalle halkının katılımıyla gerçekleştirilir.

Kanun 992
1927-03-30

SERİRİ VE GIDAİ TAHARRİYAT VE TAHLİLAT YAPILAN VE MASLİ TEAMÜLLER ARANILAN UMUMA MAHSUS BAKTERİYOLOJİ VE KİMYA LABORATUVARLARI KANUNU

Bu yasa, genel amaçlı bakteriyoloji ve kimya laboratuvarlarında yapılan tahlil ve taharriyatın şartlarını belirler ve bu laboratuvarların nasıl açılacağını ve işletileceğini düzenler. İşletme açısından pratik etkiler şunlardır: - Laboratuvar açılabilmesi için ilgili meslek sahiplerinin özel vesikaya sahip olması ve izni olan kişilerce çalıştırılması gerekir. - Laboratuvar açılması için başvuru sırasında laboratuvarın adı, adresi ve hangi tahlilleri yapacağı ile bu tahlillere ilişkin ücretler, laboratuvarda çalışacak uzmanların isimleri ve kullanılan cihazlar hakkında belgeler sunulur. - Başvurular incelenir ve uygun bulunanlara ruhsat verilir; ruhsat, faaliyete geçiş için gerekli koşulları sağlar. - Laboratuvar sahipleri ve işletmecileri, laboratuvarın teknik ve fenni yönünden sorumlu olur; gerekli belgeler ve kayıtlar düzenli olarak tutulur ve denetçilere gösterilir. - Laboratuvarlar periyodik denetimlere tabi tutulur; denetçiler laboratuvarın defterlerini, tübbi ve analizlere ilişkin bölümlerini inceleyebilir ve açıklama isteyebilir. - Laboratuvarlar, kullanılan cihaz ve ekipmanlar ile ilgili gerekli kayıtları ve suretleri muhafaza etmekle yükümlüdür; bunlar ilgili esaslara uygun şekilde tutulur. - Sahiplik veya adres değişikliği gibi durumlarda laboratuvar hakkında bilgi verilmesi gerekir. - Yetkisi olmadan laboratuvar açanlar veya yetkiyi başkasına devredenler hakkında yaptırım uygulanır; bu tür fiiller cezai ve idari yaptırımlara tabidir ve gerektiğinde laboratuvar kapatılarak faaliyetine son verilir. - Laboratuvarlar, eksikliklerini giderinceye kadar faaliyetlerine kısıtlamalar uygulanabilir; eksikler giderilmediği takdirde ruhsat geri alınabilir. - Mevcut olarak faaliyet gösteren laboratuvarlar, ilgili hükümlere uygun olarak faaliyetine devam eder; yeni düzenlemeler ışığında gerekli uyum sağlanır.