Ilgili Mevzuat:

MÜLGA 2613 VE 766 SAYILI KANUNLARLA HAZİNE ADINA TESCİL EDİLEN MİKTAR FAZLALIKLARININ İLGİLİLERİNE DEVRİNE DAİR KANUN

10 / 3.702 sonuç gösteriliyor

Kanun 4071
1995-02-19

3 MART 1340 (1924)TARİHLİ VE 431 SAYILI KANUNLA HAZİNEYE KALAN TAŞINMAZ MALLARDAN BAZILARININ ZİLYEDLERİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa ile Hazineye intikal eden ve tapu kayıtlarında Hazine adına görünen taşınmazların zilyedlere veya hak sahiplerine devredilmesi amaçlanır. Kapsam ve uygulanabilirlik - Taşınmazlar, tapu sicilinde intikal işleminin yapılmış olması veya olmaması fark etmeksizin, kayıt sınırları içinde uygulanır. - Devredilemeyecek bazı taşınmazlar belirli kamu hizmeti, koruma alanları veya yerleşim planları gibi durumlar nedeniyle istisna tutulur. Kimler yararlanabilir - Kadastro/kadastro tutanaklarında adlarına tespit veya tescil edilenler ile bu tespitler sonucunda hak sahibi olanlar ile bunların akdi veya kanuni halefleri ve zilyedi lehine edinme şartı oluşmuş olanlar yararlanabilir. - Kadastro kapsamındaki yerlerde hak sahibi olarak belirlenenler de yararlanabilir. Başvuru ve işlem süreci - Yararlanmak isteyenler ilgili ilin defterdarlığına veya malmüdürlüğüne başvurur. - Başvuru bir dilekçe ile yapılır; tapu kayıt bilgileri, varsa mahkeme ilamı, mirasçı ise veraset ilamı gibi belgeler eklenir; posta yoluyla başvurular da geçerlidir. - Başvuruya ilişkin işlemler, kanun kapsamındaki kayıtlar ve ilgili tutanaklar dikkate alınarak yürütülür; uygun bulunan başvurular için tasfiye ve tescil işlemleri gerçekleştirilir. Bedel ve ödeme - Devredilecek taşınmazın bedeli, ilgili yasal değere göre hesaplanır; bedelde aylık endeks farkı uygulanabilir. - Bedel peşin veya taksitle ödenebilir; taksitle ödemelerde başlangıç ödemesi yapılır ve kalan borç belirli sürede ödenir. - Bedelin tamamı ödenmediği sürece feragat veya tescil işlemi yapılmaz. Ecrimisil - Bu yolla başvuruda bulunanlardan taşınmazın bedelini ödemeleri şartıyla ayrıca ecrimisil alınmaz; daha önce tahsil edilmiş ecrimisiller iade edilmez ve henüz tahsilatı gerçekleşmemiş olanlar tahsil edilmez. Hak kaybı ve geçici hükümler - Belirlenen şartlara uymayanlar haklarını kaybeder; ancak ödenen bedel faizsiz iade edilir. - Geçici hükümler bazı hak sahiplerine başvuru süresi tanır; mevcut davalar ve itirazlar devam ederken başvuru yapılabilir. Net etkiler - Uygun kişiler için taşınmazlar bedel karşılığı tescil edilebilir ve bu süreçte ecrimisil uygulaması kaldırılır. - Uygun olmayan taşınmazlar ise devredilmez ve kamu hizmeti veya kamuya ilişkin sınırlamalar nedeniyle korunur.

Kanun 3303
1986-06-19

TAŞKÖMÜRÜ HAVZASINDAKİ TAŞINMAZ MALLARIN İKTİSABINA DAİR KANUN

Taşkömürü havzası içinde bulunan taşınmaz mallar zilyetler adına tescil edilerek, malikiyet güvence altına alınır; taşınmaz üzerinde madenlerle ilgili haklar devletin malı olarak kalır ve mevcut işletme/arama hakları devrede olmaya devam eder. Taşınmaz malların zilyetlikleri tescil edildiğinde, maliklere maden üzerinde hak iddia edilemez; maden işletme ve arama hakları şu anda işletmekte olanlara ait olmaya devam eder; yeraltı ve yerüstü tesisleri ile güvenlik/çalışma sahaları korunur. Tescil işlemleri, beyanlar hanesinde madenlerin devlet malı olarak belirtilmesini gerektirir; zilyetlik süresi açısından geçmiş süreler dikkate alınır. Önceden açılan davalarda, taşınmaz malın havza içinde kalması nedeniyle verilen tescil reddi kararları bağlayıcı değildir. Ek madde kapsamında önceden yapılan kadastro çalışmaları, fiili durumlara uygun olarak ifraz ve/veya tevhit yoluyla kadastroya dönüştürülür ve mümkün olduğunca hak sahiplerine tescil edilir; hak sahipliği beyanlarla tapu kaydına yansıtılır. Kamu hizmetine ayrılmış veya kamu hizmeti amacıyla kullanılan taşınmazlar, imar planlarıyla kamu hizmetine ayrılan yerler ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler gibi belirli kategorilere giren taşınmazlar devre konu olmaz. transfer edilmesi mümkün olmayan yerler arasında askeri yasak bölgeleri, turizm/kültür varlığı koruma alanları, içme suyu koruma alanları, milli parklar, orman alanları, çevreyle ilgili koruma bölgeleri ve benzeri kamu yararı alanları bulunur. Taşınmazın devri için kesin ödeme planı ve güvence aranır; güvence olarak banka teminat mektubu veya kanuni ipotek gibi garantiler sağlandığında devre ilişkin işlemler yürütülür; devredilen taşınmazın bedeli, kanuni faizlerle birlikte ödenerek tescil edilir. Taşınmaz mal üzerindeki ağaçlar ve muhdesatlar değer tespitinde dikkate alınmaz. Taşınmaz malın devri peşin veya taksitle yapılabilir; taksitle ödemelerde belirli taksitler için ödemeler yapıldığında tescil gerçekleşir; taksitler ödenmedikçe tapuda hak sahibi adına tescil yapılmaz. Bu kanuna göre hak sahibi olan kullanıcılardan ecrimisil alınmaz; tahakkuk eden ecrimisiller terkin edilir; son dönemlere ilişkin tahsilatlar satış bedelinden mahsup edilir, fazlası iade edilmez. Taşınmaz malların bu kanun kapsamındaki ifraz işlemleri imar Kanunu hükümlerine tabi değildir; bununla ilgili işlemler özel olarak belirlenen kurallara göre yürütülür. Sonuç olarak, taşınmaz mallar zilyetler adına kayıt altına alınır; üzerinde bulunan madenler devletin malı olarak kalır; maden işletme hakları mevcut kullanıcılar tarafından sürdürülür; bazı alanlar transfer edilemez ve belirli kamu yararı alanları nedeniyle devriniz mümkün değildir; devrin gerçekleşmesi için güvence ve ödeme koşulları yerine getirilmeli, önceki bazı mahkeme kararları bağlayıcı değildir ve ecrimisil uygulamaları devri etkilenmez.

Kanun 3091
1984-12-15

TAŞINMAZ MAL ZİLYEDLİĞİNE YAPILAN TECAVÜZLERİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, taşınmaz mal üzerinde izinsiz tecavüz veya müdahaleyi önlemeyi ve mal sahibinin güvenliğini sağlayarak kamu düzenini korumayı amaçlar. Bu tedbirler, taşınmaz malın bulunduğu yerde ve yetkili makamlara teslim edilmesini, zilyedinin korunmasını ve kamuya ait çıkarların da güvenliğinin sağlanmasını içerir. Başvuru ve başvuranlar: Zilyed veya ilgili kamu idaresi temsilcileri başvurabilir; köy taşınmazları için köy halkı da başvurabilir. Başvurunun uygun bulunanı yerinde soruşturmayla ele alınır. Soruşturma ve karar süreci: Yetkili makamlar, yerinde soruşturma yapar ve gerekli teknik yardımları sağlar. Soruşturma sonunda tecavüz veya müdahale tespit edilirse karar verilir ve bu karar uygulanır. Uygulama ve infaz: Kararın uygulanması, infaz memuru ve güvenlik güçlerinin gözetiminde taşınmaz malın zilyedine veya ilgili taraflara teslim edilmesiyle gerçekleştirilir; uygulanması için gerekli tedbirler alınır. Giderler: Soruşturma ve infaz giderleri başvuranlar tarafından karşılanır; masraflar gerektiğinde ilgili taraflardan talep edilir ve hesaplanır. Ek düzenlemeler ve mal üzerindeki değişiklikler: Taşınmaz mal üzerinde yapılmış ekim, tesis veya değişikliklerle ilgili yasal yollarla işlem yapılır; kilitli ve kapalı taşınmazlar için gerekli adımlar atılır, eşyalar uygun kişiye teslim edilir veya belirlenen biçimde muhafaza edilip gerektiğinde satılarak bedeli akibet hesabına yatırılır. Vergi ve harçlar: Kararlar vergi, harç veya resme tabi değildir. İhtiyati tedbirler ve mevcut mahkeme kararları: Mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı varsa bu yasa uygulanmaz. Mevcut adli kararlar, idari kararlarla çelişebilir. İkinci ve yeniden tecavüz durumları: Aynı mal üzerinde tekrarlanan tecavüzlerde de aynı süreç uygulanır ve durum uygun yaptırımlara bağlanır. Yürütme: Yasa, ilgili makamlar tarafından yürütülür.

Kanun 2840
1983-06-13

BOR TUZLARI, TRONA VE ASFALTİT MADENLERİ İLE NÜKLEER ENERJİ HAMMADDELERİNİN İŞLETİLMESİNİ, LİNYİT VE DEMİR SAHALARININ BAZILARININ İADESİNİ DÜZENLEYEN KANUN

Bu düzenleme bor tuzları, uranyum ve toryum ile asfaltit, linyit ve demir madencilik haklarının devletin kontrolüne geçmesini ve kamu kurumlarına devrini hedefler; mevcut ruhsatlar geçersiz sayılır ve haklar bu yeni çerçeveye göre yeniden düzenlenir. Devir kapsamında belirlenen sahalar kamu kurumlarının işletmesine geçer; ilgili hak ve yükümlülükler kamu kurumlarına devredilir ve özel hukuk tüzelkişilerine verilen ruhsatlar iptal edilir. Devir dışında kalan ve kamu kurumlarına devri öngörülen sahalar için eski sahiplerine iade edilmesi talep edildiğinde iade sağlanır; iade edilmesi öngörülen sahalar için ödenen veya bankaya bloke edilen tazminatlar geri verilir. İade işlemleri tamamlandığında kayıtlar güncellenir ve ilgili yükümlülükler yerine getirilir; iade edilmemiş sahalar kamu kurumlarının tasarrufunda kalır. İlemler tamamlanıncaya kadar bazı işlemler iptal edilebilir; mevcut yasal çerçeveye göre işlemeye devam edilir. Kamu kurumları altında kalan sahalar ile iade edilmeyen sahalar arasındaki ayırıcı uygulamalar bu çerçevede yürütülür.

Kanun 2082
1977-03-24

İSTANBUL, KAYSERİ, BURSA KAPALI ÇARŞILARININ ONARIMI VE İMARI HAKKINDA KANUN

Onarım ve imar işlemleri, mimari ve inşai karakter korunacak şekilde yürütülür; proje ve teknik şartnameler için ilgili kurulun görüşü alınır. Gerekli finansman ödeneklerle sağlanır ve harcamalar bu kaynaktan karşılanır. Onarımla ilgili giderler, taşınmazın mal sahibinin yüzölçümüyle orantılı olarak düşecek şekilde belirlenir. Harcamalar ve gerekli ödemeler, faizlerle birlikte ve belirlenen süreler içinde maliklerden tahsil edilir; taksitlendirme uygulanabilir. Borçlanmayı istemeyenler için yazılı bildirim yükümlülüğü bulunur; bu durumda kamulaştırma işlemleri için yetkili kurum devreye girer. Onarımdan önce kiracı olanlar için kira bedeli yürürlükteki yasa hükümlerine uygun olarak ödenirse kira sözleşmeleri devam eder. Onarım için gerekli görülen tarihlerde malik veya kiracı taşınmazı geçici olarak boşaltmak veya çalışmalarına izin vermek zorundadır; belirtilen süre içinde hareket edilmezse icra dairelerinden talep edilebilir. İtiraz ve şikayetler, boşaltmayı durdurmaz ve yargı organlarına ihtiyati tedbir için müracaat yapılamaz. İcra işlemleri resim ve harca tabi değildir. Onarım sırasında meydana gelen tazminat veya zarar taleplerine bulunulamaz.

Kanun 1135
1969-03-29

TÜRK VATANDAŞLARINA AİT OLUP YUGOSLAV FEDERATİF HALK CUMHURİYETİNCE MİLLİLEŞTİRİLMİŞ BULUNAN MAL, HAK VE MENFAATLERİN TASFİYESİ HAKKINDA KANUN

- Bu düzenleme, Yugoslavya tarafından millileştirilen veya el konulan mal, hak ve menfaatler nedeniyle zarar gören Türk vatandaşlarına tazminat ödenmesini amaçlar. - Hak sahipleri olmak için Türk vatandaşı olduklarını ve millileştirme veya diğer sınırlayıcı tedbirlerle mal varlıklarının kullanılamaz hale geldiğini gösteren belgeler ile ilgili durumlarını kanıtlamalıdır; taşınmazlar için tapu ve benzeri kanıtlar, diğer mal ve haklar için ise bu hakların niteliğini ve tutarını gösteren belgeler istenir; gerektiğinde mirasçıları da taleplere dahil edilebilir. - Bazı kişiler tazminattan yararlanamayabilir; bu durumlar daha önceki hukuki işlemler ve belirli göçmenlik/vatandaşlık durumları gibi özel hallerle sınırlı olarak belirlenir. - Başvuru sahibi hak sahiplerinin durumu, yetkili bir komisyon tarafından incelenir ve komisyon kararları çoğunlukla alınır; kararlar yazılı olarak bildirilir ve itiraz için bir süre tanınır. - Komisyon, tespit ettiği mal ve hakların millileştirme kapsamındaki değerlerini dikkate alarak tazminat miktarını belirler; değerler ilgili belgeler ve kararlar esas alınarak saptanır ve gerekiyorsa yerel para birimine çevrilir; toplam tazminat, mevcut fonlar doğrultusunda indirimler uygulanabilir. - Tazminat ödemeleri, hak sahiplerinin tamamı belirlendikten ve miktarlar karara bağlandıktan sonra yapılır; ödemelerin şekli ve usulleri yönetmelikte belirlenir. - Ön ödeme imkanı koşullara bağlı olarak uygulanabilir; belirli şartlar karşılandığında kısmi veya geçici ödemeler yapılabilir. - Başvuru sürecinde gerekli belgelerin sunulmaması veya süresinin geçmesi halinde hak kaybı doğabilir; ancak bazı durumlarda mirasçılar gibi hak sahiplarının durumları korunabilir. - Mal varlığı değerlemesi için esas alınacak kriterler, taşınmazlar ve diğer mallar için belirli ölçütlerle uygulanır ve değerlemeler kararlarda dikkate alınır.

Kanun 3082
1984-12-01

KAMU YARARININ ZORUNLU KILDIĞI HALLERDE, KAMU HİZMETİ NİTELİĞİ TAŞIYAN ÖZEL TEŞEBBÜSLERİN DEVLETLEŞTİRİLEBİLMESİ USUL VE ESASLARI HAKKINDA KANUN

Kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde, özel teşebbüslerin kamu hizmeti niteliği taşıması durumunda devletleştirilmesi mümkün hale gelir; bunun için hizmetin ülke çapında kamu ihtiyacına cevap vermesi, bu hizmetin kontrol, rekabet veya ikameyle sağlanamaması ve hizmetin durdurulması halinde kamunun büyük zarar göreceği şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Devletleştirme kararı alınır ve uygulanır; karar ilan edildiğinde geçerli sayılır. Devletleştirme bedeli, devletleştirme kararının ilanı günündeki gerçek karşılığa göre belirlenir ve nakden peşin olarak veya en fazla bir süre içinde ödenebilir; avans olarak ödenen miktar varsa bedelden düşülür; hak sahibi adına belirlenen bakiye bir bankaya yatırılır. Değer tespit ve takdir işleri, hizmetin niteliğine göre belirlenen bir komisyonca yürütülür; komisyon tutanakla işlerin mevcut durumunu kaydeder ve gerçek değerleri tespit eder. Devletleştirilmesine karar verilen özel teşebbüste çalışan yöneticiler, işçiler ve diğer personelin durumu, devletleştirme sonrası geçici yönetime devredilmesini, hizmet süresi ile ücret ve diğer özlük haklarının resmi kayıtlara göre belirlenmesini sağlar; kıdem ve ücret gibi haklar önceki işverenle birlikte ödeme sorumluluğunu sürdürür; devletleştirme sonrası iş mevzuatı uygulanır; önceki işverene rücu hakkı saklıdır. Ödeme ve tebligat konusunda, belirlenen bedel hak sahibine bildirilir ve bedelin ödenmesi için gerekli süreç başlatılır; bedelin ödenişine ilişkin itirazlar için dava yoluna başvurulur ve davalar ivedilikle görülecek şekilde ele alınır. Yasaklar ve geçersiz tasarruflar, karar ilanından sonra bazı kişiler komisyon veya incelemelerde görev alamaz; komisyon tarafından görev alan kişiler tarafından çıkar sağlanamaz; karar ilanından sonra mal veya hakların kısmen veya tamamen devri ve temliki yapılamaz ve bazı tasarruflar geçersiz sayılır. Görevli kişiler suç işlediğinde kamu görevlisi gibi cezalandırılır; cezalar artırılabilir; bu Kanuna aykırı hareket edenler hapis ve adlî para cezaları ile karşılaşır. Komisyonun yapısı, üyelerin kimlerden oluşacağı, giderler ve uygulanmasıyla ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenir. Bu hükümlerin yürürlüğe girişiyle uygulanmaya başlanır.

Kanun 189
1961-01-02

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI İSKAN İHTİYAÇLARI İÇİN SARFİYAT İCRASI VE BU BAKANLIKÇA KULLANILAN GAYRİMENKULLERDEN LÜZUMU KALMIYANLARIN SATILMASINA SELAHİYET VERİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Savunma amacıyla kullanılan fakat artık lüzumu kalmayan devlet gayrimenkulleri için tahsisler kaldırılarak satılmasına olanak tanınır. - Satışlar mevcut durumundaki halde veya parsellenerek/ifraz edilerek yapılabilir ve bazı diğer hükümlerin uygulanması gerekli değildir. - Satıştan elde edilen gelirler özel bir bütçe tertibine kaydedilir ve savunma ihtiyaçlarının karşılanması için arsa, bina alımları, mevcutların bakım ve onarımı, acil silah ihtiyacı ve savunma sanayine destek fonuna aktarılabilir. - Gelirlerden yapılacak harcamalar için özel ödenek ayrılır; yıl içinde harcanmayan miktarlar ertesi yıla devredilir. - Satış bedeli taksitli olarak yapılacaksa ve alıcılar devlet ortaklıklarıyla kurulu işletmeler ise, tarafların muvafakatı ile ve bedellerin mahsup edilmesi suretiyle taksitli ödeme uygulanabilir. - İnşaat işleri için gerekli görülenler, ilgili komisyonun muvafakatıyla ve belirlenen kurumlara yaptırılabilir; bazı şartlar altında diğer kanun hükümlerine bağlı olmaksızın gerçekleştirilir. - Bu mevzuat kapsamında mevcut bazı hükümler kaldırılmıştır.

Kanun 5811
2008-11-22

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların ekonomiye kazandırılmasını ve işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır. Yurt dışında bulunan ve kanıtlanan varlıklar Türkiye’ye getirildiğinde ya da beyanla kayda alındığında değerleri Türkiye’de belirtilerek defterlere kaydedilir; bu varlıklar özel bir fon hesabında gösterilir ve fon sermayenin bir cüz’ü olarak kabul edilir, başka amaçla kullanılamaz ve tasfiye halinde vergilendirilmez; bu varlıklar dönem kazancının hesaplarına dahil edilmez. Türkiye’de bulunan ancak işletmenin özkaynakları içinde yer almayan varlıklar için de beyan ve vergilendirme yapılır; değer üzerinden vergi uygulanır ve vergi ödenir; beyanda bulunanlar bu vergiyi ödemekle yükümlüdür. Beyan edilen varlıklar için vergi, ilgili hesaplardan ödenir ve bu verginin banka ve aracı kurumlar tarafından da ayrıca beyan edilmesi ve ödenmesi gerekir. Beyan edilen varlıklar nedeniyle verilen vergi, gider olarak kabul edilmez ve bu varlıkların amortismana tabi tutarı yoktur; elden çıkarılmasından doğan zararlar da vergisel gider olarak dikkate alınmaz. Beyan veya beyanda bulunanlar için bazı durumlarda tarhiyat veya vergi incelemesi uygulanmaz veya diğer hükümlerden istisnalar bulunabilir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir; uygulamayı yürüten merci ve süreçler bu kapsamda belirlenir.

Kanun 1705
1930-06-19

TİCARETTE TAĞŞİŞİN MEN´İ VE İHRACATIN MURAKABESİ VE KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, gıda maddeleri hariç olmak üzere iç ve dış ticarette tağşiş ve hileleri önlemek ve ticaret mallarının güvenilirliğini sağlamak amacıyla belirli hammaddeler ile bunlardan türeyen ürünlerin üretim, ambalaj, etiketleme, taşıma ve depolama süreçlerinde uygulanacak usul ve şartları belirler. Bu kapsamda uygun bulunmayan maddelerin satışa veya ihracata konu edilmesi engellenebilir. İnceleme ve denetim işlemlerini yürüten kişiler numune alabilir ve teftiş raporları düzenleyebilir; teftiş sonucu mevzuata aykırı hareket tespit edildiğinde gerekli bildirimler yapılır. Saptanan suiistimaller durumunda ilgili kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir; bu durumda görevden uzaklaştırma veya memurluktan çıkarma gibi sonuçlar doğabilir ve evraklar adli veya idari süreçlere devredilir. Ayrıca uygunsuzluk devam ederse üretim ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilmesi ve uygunluk sağlanmazsa malların kamuya geçmesi gibi sonuçlar doğabilir. Mevzuatta zaman içinde değişiklikler yapılarak yaptırımların uygulanabilirliği ve usullerde farklılaşmalar meydana gelmiştir.