İlgili Mevzuat:

SİVİL HAVA ARAÇLARI ÜÇÜNCÜ ŞAHIS MALİ MESULİYET SİGORTASININ TİCARİ OLARAK TEMİN EDİLEMEYEN KISMININ DEVLET GARANTİSİ İLE KARŞILANMASI HAKKINDA KANUN

10 / 3.229 sonuç gösteriliyor

Kanun 5811
2008-11-22

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların ekonomiye kazandırılmasını ve işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır. Yurt dışında bulunan ve kanıtlanan varlıklar Türkiye’ye getirildiğinde ya da beyanla kayda alındığında değerleri Türkiye’de belirtilerek defterlere kaydedilir; bu varlıklar özel bir fon hesabında gösterilir ve fon sermayenin bir cüz’ü olarak kabul edilir, başka amaçla kullanılamaz ve tasfiye halinde vergilendirilmez; bu varlıklar dönem kazancının hesaplarına dahil edilmez. Türkiye’de bulunan ancak işletmenin özkaynakları içinde yer almayan varlıklar için de beyan ve vergilendirme yapılır; değer üzerinden vergi uygulanır ve vergi ödenir; beyanda bulunanlar bu vergiyi ödemekle yükümlüdür. Beyan edilen varlıklar için vergi, ilgili hesaplardan ödenir ve bu verginin banka ve aracı kurumlar tarafından da ayrıca beyan edilmesi ve ödenmesi gerekir. Beyan edilen varlıklar nedeniyle verilen vergi, gider olarak kabul edilmez ve bu varlıkların amortismana tabi tutarı yoktur; elden çıkarılmasından doğan zararlar da vergisel gider olarak dikkate alınmaz. Beyan veya beyanda bulunanlar için bazı durumlarda tarhiyat veya vergi incelemesi uygulanmaz veya diğer hükümlerden istisnalar bulunabilir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir; uygulamayı yürüten merci ve süreçler bu kapsamda belirlenir.

Kanun 4853
2003-04-29

ÇALIŞANLARIN TASARRUFLARINI TEŞVİK HESABININ TASFİYESİ VE BU HESAPTAN YAPILACAK ÖDEMELERE DAİR KANUN

Bu kanun, Çalışanların Tasarrufu Teşvik Hesabı kapsamındaki varlıkların tasfiye edilmesi ve bu hesaptan hak sahiplerine yapılacak ödemelerin nasıl yürütüleceğini belirler. Hak sahipleri adına açılan hesap kayıtları ödemelerin temel kaynağıdır. Hesapta bulunan ana para ile devlet veya işveren katkılarının toplamı, enflasyon etkisiyle güncellenir ve ek bir oran eklenir. Hak sahiplerine yapılacak ödemeler önce ana para olarak tek seferde ödenir; kalan tutar ise taksitlerle ödenir ve taksit sayısı ile ödeme zamanları yetkili makam tarafından ayarlanabilir. Emeklilik veya ölüm durumunda taksitlendirme sona erer ve kalan tutar hak sahibi veya mirasçılarına tek seferde ödenir. Ödemeler vergiden ve diğer kesintilerden muaftır. Bu kapsamda doğan alacaklar için açılan davalarda bu hükümlerin uygulanması gerekir. Tasarruf kesintileri ve katkı paylarının süresi içinde yatırılmaması halinde gerekli tutarlar ve gecikme zammı veya faizler hesaplara yatırılır ve tahsil edilir. Uygulama için gerekli düzenlemeler yetkili makamlarca yapılır. Bu kanun, önceki düzenlemelerin kaldırılmasını sağlar. Geçiş süreçlerinde hak sahiplerine yapılacak ödemeler için gerekli esaslar uygulanır ve varlıklar devredilir. Ek hükümler, dava ve giderlerle ilgili mali işlemlerin nasıl karşılanacağını belirler ve ödemeler hakkaniyetli şekilde sonuçlandırılır.

Kanun 5838
2009-02-28

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanun, vergi, resim, harç ve ilgili uygulamaları geniş ölçüde güncelleyerek mevcut mevzuatı yeni bir çerçeveye taşımayı amaçlar; pek çok farklı alanda hükümlerin uyumlu ve uygulanabilir hale getirilmesini sağlar. Motorlu taşıtlar açısından önemli etkiler ortaya çıkar: belirli şartlar altında trafik tescil kaydı silinen taşıtlar üzerinden doğan motorlu taşıt vergisi, gecikme zamları, faizi ve cezaları terkin edilebilir; bazı işlemler karşılığında vergi muafiyetleri uygulanabilir; noterden yapılan satış veya kamu kurumlarından alınan taşıtlarla ilgili tescil süreçleri tamamlandığında yükümlülükler yeniden belirlenebilir; tescil kaydı silinen taşıtların elde ettiği kazançlar ve işlemler vergi, resim ve harçtan muaf sayılabilir; bu kapsamda katma değer vergisi uygulamaları bazı durumlarda uygulanmaz. Ayrıca geçmişteki bazı kayıtlar ve ödemelerle ilgili olarak durumlar netleşir ve uygulama usulleri belirlenir; ileride taşıtların bulunması halinde yeniden tescil ve vergi yükümlülükleri doğabilir. Bu değişiklikler, vergi uyumunu kolaylaştırmayı ve uygulamadaki belirsizlikleri azaltmayı hedeflerken, bazı yükümlülüklerin iade veya terkinine ilişkin istisnai düzenlemeleri de içerir. Ayrıca değişikliklerin uygulanmasına ilişkin geçiş ve yürütme süreçleri ile ilgili düzenlemeler getirilir. Anayasa Mahkemesi kararına bağlı olarak, bazı hükümlerin uygulanışında değişiklikler veya iptaller doğuracak etkiler vardır.

Kanun 5667
2007-05-30

BANKACILIK İŞLEMLERİ YAPMA VE MEVDUAT KABUL ETME İZNİ KALDIRILAN TÜRKİYE İMAR BANKASI TÜRK ANONİM ŞİRKETİNCE DEVLET İÇ BORÇLANMA SENEDİ SATIŞI ADI ALTINDA TOPLANAN TUTARLARIN ÖDENMESİ HAKKINDA KANUN

- Bu kanun, batık durumda olan banka ile ilgili olarak mevduat sahiplerine ödemelerin nasıl yapılacağını düzenler; ödemeler özel olarak çıkarılan devlet iç borçlanma senetleriyle ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu aracılığıyla gerçekleştirilir. - Hak sahipliğinin tespiti bankanın kendi kayıtlarına dayanır; hak sahibi olmak için gerekli başvuru şekli, talep belgeleri ve ödeme şartları gibi işlemler için ayrı bir yönetim tarafından uygulama esasları belirlenecektir. - Hak sahibi olarak belirlenen kişiler tek seferde nakden ödeme alır; hak sahipliği olmayanlara ödeme yapılmaz; sahte belgeyle ödeme talep edenlere cezai ve hukuki yaptırımlar uygulanır; yapılan ödemelerden fazla çıkarsa bu fazlalık geri alınır. - Hak sahiplerine yapılan ödemeler nedeniyle hak ve alacaklar üzerinde çeşitli tedbirler uygulanabilir; tasarruf yetkisinin kısmen veya tamamen kaldırılması, mal ve değerlerin zaptı ve ilgili hesaplara aktarılması gibi güvence tedbirleri olabilir. - Ödemelerle ilgili belgeler, aracılık işlemleri ve diğer usuller için gerekli mevzuatla ayrıntılı esaslar belirlenecektir; damga vergisi ve harçtan muafiyet sağlayan bir düzenleme öngörülür. - Sahte belgeyle ödeme yapıldığı tespit edilirse, ilgili kişiler için hapis ve para cezaları öngörülür. - Vergi açısından bazı geçici uygulamalar vardır; offshore hesaplara ilişkin gelirlerle ilgili ertelenen vergiler ve bunlara bağlı cezalar ile gecikme zarfı süreçleri ödemeler tamamlanıncaya kadar ertelenir ve bu süre zarfında faizin işletilmemesi sağlanır. - Kanunun uygulanması ve gerekli usul ve esaslar için yetkili makamlar tarafından uygulanır.

Kanun 4842
2003-04-24

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, bazı vergi gelirlerinden belirli kamu fonlarına pay aktarımını zorunlu hale getirir ve bu paylar her ay hesaplanıp kamuya ait hesaplarda fonlar adına tutulur; oranlar düşürülebilir veya yeniden eski seviyeye getirilebilir ve uygulanış esasları belirli yönetmeliklerle saptanır. Fon payları özellikle savunma sanayii için destek fonu ve sosyal yardımlaşmayı ve dayanışmayı teşvik fonu gibi alanlar için ayrılır; bu paylar vergi tahsilatı üzerinden hesaplanır ve ilgili hesaplara yatırılır. Geçici hükümler, geçmiş dönemler için bazı uygulamaların nasıl işleyeceğini ve bazı beyannamelerde fon payının nasıl dikkate alınacağını düzenler; bazı durumlarda 2004 yılına ilişkin vergi beyannamelerinde ayrıca fon payı hesaplanmaz. Bankacılık ve finansal kiralama alanında bazı geçici muafiyetler ve özel kurallar uygulanır; bu süreçte harçlar ve benzeri giderler bakımından özel muafiyetler öngörülür. Uzun vadeli inşaat ve onarım işlerinde kâr veya zararın beyanında fon payı ile ilgili giderleme ve beyan düzenlemeleri yapılır; cari yıl içinde ödenecek tutarın ilgili dönemde gider olarak dikkate alınması veya kâr/zarar beyanına yansıtılması konusunda esneklik sağlar. Bir dizi eski hüküm yürürlükten kaldırılır; böylece bazı eski vergi düzenlemeleri uygulanmaz hale gelir. Kanun hükümlerinin hangi sürelerde hangi hükümlerle uygulanacağına dair geçiş kuralları bulunmaktadır; bazı hükümler belirli zamanlarda yürürlüğe girer ve uygulanır. Bu değişiklikler, vergi yükümlülerinin ve vergiyle ilişkili işlemler yapanların yükümlülüklerinde ve uygulamalarda değişiklikler doğurur.

Kanun 5615
2007-04-04

GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Vergi beyannamesi ve beyan süreleriyle ilgili değişiklikler yapıldı; mükelleflerin beyan ve ödeme takvimlerini yeniden planlaması gerekir. - Geçici vergilerin beyan süreleriyle ilgili hükümler değişti; beyan ve ödeme süreçlerinde yeni zaman dilimleri uygulanır. - Yetkili müesseseler ve döviz büfeleri için düzenlenen belgeler ve harçlar yeniden belirlendi; bu işlemler için ödemeler ve belge yükümlülüklerinde değişiklikler doğabilir. - Büyükşehir belediyelerine pay dağıtımında yeni düzenlemeler uygulanır; şube üzerinden beyan edilen vergi gelirlerinin pay dağıtımında esas alınmasına ilişkin uygulama değişikliği hedeflenir. - Sağlık hizmetleri karşılığı düzenlenen faturaların uzlaşma ve mahsup süreçleri netleşti; belirli ödemeler üzerinde mahsup, vazgeçme ve terkin işlemleri için yeni kurallar uygulanır. - Üniversite hastaneleri ve Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarındaki tedavi hizmetleri faturalarının uzlaşı sonrasında ödenmesi süreçlerinde kural ve oranlar belirlendi; kalan tutarlar için ödemeler tamamlandıktan sonra işlem yapılır. - Avukatlık ve adalet sistemi ile ilgili ödemeler için ortak belirlenen usuller devreye girer; düzenleyici işlemler bu kapsamda yürütülür. - Kamu ihaleleri ve harçlar konusunda tarifeler ve uygulanacak bedeller yeniden düzenlendi; belge düzeni ve ücretlendirme süreçleri etkilenir. - Esnaf ve Sanatkarlar Kooperatifleri ile kefaletler için yeni düzenlemeler getirildi; kefaletler kapsamında yapılacak işlemler için yeni kurallar uygulanır. - Bu değişiklikler uygulanmaya başlandığında ilgili hükümler hayata geçirilir; uyum süreciyle birlikte uygulanır.

Kanun 4071
1995-02-19

3 MART 1340 (1924)TARİHLİ VE 431 SAYILI KANUNLA HAZİNEYE KALAN TAŞINMAZ MALLARDAN BAZILARININ ZİLYEDLERİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa ile Hazineye intikal eden ve tapu kayıtlarında Hazine adına görünen taşınmazların zilyedlere veya hak sahiplerine devredilmesi amaçlanır. Kapsam ve uygulanabilirlik - Taşınmazlar, tapu sicilinde intikal işleminin yapılmış olması veya olmaması fark etmeksizin, kayıt sınırları içinde uygulanır. - Devredilemeyecek bazı taşınmazlar belirli kamu hizmeti, koruma alanları veya yerleşim planları gibi durumlar nedeniyle istisna tutulur. Kimler yararlanabilir - Kadastro/kadastro tutanaklarında adlarına tespit veya tescil edilenler ile bu tespitler sonucunda hak sahibi olanlar ile bunların akdi veya kanuni halefleri ve zilyedi lehine edinme şartı oluşmuş olanlar yararlanabilir. - Kadastro kapsamındaki yerlerde hak sahibi olarak belirlenenler de yararlanabilir. Başvuru ve işlem süreci - Yararlanmak isteyenler ilgili ilin defterdarlığına veya malmüdürlüğüne başvurur. - Başvuru bir dilekçe ile yapılır; tapu kayıt bilgileri, varsa mahkeme ilamı, mirasçı ise veraset ilamı gibi belgeler eklenir; posta yoluyla başvurular da geçerlidir. - Başvuruya ilişkin işlemler, kanun kapsamındaki kayıtlar ve ilgili tutanaklar dikkate alınarak yürütülür; uygun bulunan başvurular için tasfiye ve tescil işlemleri gerçekleştirilir. Bedel ve ödeme - Devredilecek taşınmazın bedeli, ilgili yasal değere göre hesaplanır; bedelde aylık endeks farkı uygulanabilir. - Bedel peşin veya taksitle ödenebilir; taksitle ödemelerde başlangıç ödemesi yapılır ve kalan borç belirli sürede ödenir. - Bedelin tamamı ödenmediği sürece feragat veya tescil işlemi yapılmaz. Ecrimisil - Bu yolla başvuruda bulunanlardan taşınmazın bedelini ödemeleri şartıyla ayrıca ecrimisil alınmaz; daha önce tahsil edilmiş ecrimisiller iade edilmez ve henüz tahsilatı gerçekleşmemiş olanlar tahsil edilmez. Hak kaybı ve geçici hükümler - Belirlenen şartlara uymayanlar haklarını kaybeder; ancak ödenen bedel faizsiz iade edilir. - Geçici hükümler bazı hak sahiplerine başvuru süresi tanır; mevcut davalar ve itirazlar devam ederken başvuru yapılabilir. Net etkiler - Uygun kişiler için taşınmazlar bedel karşılığı tescil edilebilir ve bu süreçte ecrimisil uygulaması kaldırılır. - Uygun olmayan taşınmazlar ise devredilmez ve kamu hizmeti veya kamuya ilişkin sınırlamalar nedeniyle korunur.

Kanun 4743
2002-01-31

MALİ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa bankalar ve diğer mali kurumlar tarafından borçluların finansal darboğaz halinde olan kredilerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin pratik etkileri sağlar. - Finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşmaları kapsamında mevcut krediler için vadelerin uzatılması, kredinin yenilenmesi, ilave yeni kredi verilmesi, anapara ve/veya faizin indirilmesi veya faizden vazgeçilmesi, kredilerin iştirakte çevrilmesi, kredilerin kısmen veya tamamen ayni ya da nakdi bedelle devir ve temlik edilmesi, Kredilerin teminat karşılığı tasfiye edilmesi gibi çeşitli tedbirler uygulanabilir. - Bu süreçte alacaklılar ve borçlular bir araya gelerek finansal yeniden yapılandırma sözleşmeleri imzalayabilir; bazı kurumsal taraflar gerektiğinde ilave finansman sağlayabilir ve borçlularla yapılacak sözleşmelere taraf olabilir. - Vergi, harç ve fon yükümlülüklerinde istisnalar uygulanır; ayrıca alacaklıların edinecekleri varlıkları elden çıkardıkları durumlarda da istisnalar geçerli olabilir. - Kredilere ilişkin teşvik belgeleri ve ihracat taahhüt süreleri, yeniden yapılandırılan borçlar için uzatılabilir; bu durum borçlulara yatırım ve ihracat hedeflerini sürdürme imkanı sağlar. - Sözleşme hükümlerine uymayan borçlar için tahsilat süreçleri devam edebilir; mevcut vergi ve harç istisnaları, bu süreçlerin uygulanması açısından korunur. - Bu mekanizma alacaklılar arasında çok taraflı bir yapı kurulmasına olanak tanır ve bankalar ile kamuya ait ilgili kurumların da katılımına açık olur; böylece çeşitli finansman ve yapılandırma seçenekleri ortaya çıkabilir.

Kanun 3303
1986-06-19

TAŞKÖMÜRÜ HAVZASINDAKİ TAŞINMAZ MALLARIN İKTİSABINA DAİR KANUN

Taşkömürü havzası içinde bulunan taşınmaz mallar zilyetler adına tescil edilerek, malikiyet güvence altına alınır; taşınmaz üzerinde madenlerle ilgili haklar devletin malı olarak kalır ve mevcut işletme/arama hakları devrede olmaya devam eder. Taşınmaz malların zilyetlikleri tescil edildiğinde, maliklere maden üzerinde hak iddia edilemez; maden işletme ve arama hakları şu anda işletmekte olanlara ait olmaya devam eder; yeraltı ve yerüstü tesisleri ile güvenlik/çalışma sahaları korunur. Tescil işlemleri, beyanlar hanesinde madenlerin devlet malı olarak belirtilmesini gerektirir; zilyetlik süresi açısından geçmiş süreler dikkate alınır. Önceden açılan davalarda, taşınmaz malın havza içinde kalması nedeniyle verilen tescil reddi kararları bağlayıcı değildir. Ek madde kapsamında önceden yapılan kadastro çalışmaları, fiili durumlara uygun olarak ifraz ve/veya tevhit yoluyla kadastroya dönüştürülür ve mümkün olduğunca hak sahiplerine tescil edilir; hak sahipliği beyanlarla tapu kaydına yansıtılır. Kamu hizmetine ayrılmış veya kamu hizmeti amacıyla kullanılan taşınmazlar, imar planlarıyla kamu hizmetine ayrılan yerler ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler gibi belirli kategorilere giren taşınmazlar devre konu olmaz. transfer edilmesi mümkün olmayan yerler arasında askeri yasak bölgeleri, turizm/kültür varlığı koruma alanları, içme suyu koruma alanları, milli parklar, orman alanları, çevreyle ilgili koruma bölgeleri ve benzeri kamu yararı alanları bulunur. Taşınmazın devri için kesin ödeme planı ve güvence aranır; güvence olarak banka teminat mektubu veya kanuni ipotek gibi garantiler sağlandığında devre ilişkin işlemler yürütülür; devredilen taşınmazın bedeli, kanuni faizlerle birlikte ödenerek tescil edilir. Taşınmaz mal üzerindeki ağaçlar ve muhdesatlar değer tespitinde dikkate alınmaz. Taşınmaz malın devri peşin veya taksitle yapılabilir; taksitle ödemelerde belirli taksitler için ödemeler yapıldığında tescil gerçekleşir; taksitler ödenmedikçe tapuda hak sahibi adına tescil yapılmaz. Bu kanuna göre hak sahibi olan kullanıcılardan ecrimisil alınmaz; tahakkuk eden ecrimisiller terkin edilir; son dönemlere ilişkin tahsilatlar satış bedelinden mahsup edilir, fazlası iade edilmez. Taşınmaz malların bu kanun kapsamındaki ifraz işlemleri imar Kanunu hükümlerine tabi değildir; bununla ilgili işlemler özel olarak belirlenen kurallara göre yürütülür. Sonuç olarak, taşınmaz mallar zilyetler adına kayıt altına alınır; üzerinde bulunan madenler devletin malı olarak kalır; maden işletme hakları mevcut kullanıcılar tarafından sürdürülür; bazı alanlar transfer edilemez ve belirli kamu yararı alanları nedeniyle devriniz mümkün değildir; devrin gerçekleşmesi için güvence ve ödeme koşulları yerine getirilmeli, önceki bazı mahkeme kararları bağlayıcı değildir ve ecrimisil uygulamaları devri etkilenmez.

Kanun 2453
1981-04-25

YURT DIŞINDA GÖREVLİ PERSONELE NAKDİ TAZMİNAT VERİLMESİ VE AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN

Yurt dışında sürekli veya geçici görev yapan Türk kamu personeli için, görevleri nedeniyle maruz kaldıkları tedhiş veya suikast sonucu ölüm, engellilik veya yaralanma halinde mevcut tazminat ve aylık bağlanması kuralları uygulanır; bu kapsam eğitim, tatbikat, manevra veya harekat sırasında başlayan ve biten süreyi de kapsar. Başka kanunlardan yararlanmış olanlar için ilgili hüküm uygulanır ve vatani hizmet nedeniyle aylık alanlar için bazı hükümlerden yararlanma imkanı sınırlanır. Maddi zararlar açısından, güvence kapsamında olmayan mal varlığı zararlarında zarar tespit raporunda belirlenen tutarda tazminat ödenir; sigorta şirketleri veya yabancı makamlar ödeme yapmadığında aradaki fark ödenir; uygulanabilir ülke mevzuatı bulunmazsa en yakın temsilcilik tarafından oluşturulacak kurulu raporu esas alınır. Cenaze giderleri, olayda ölenlerin yakınlarının cenaze ve defin giderlerini karşılar; diğer Türk vatandaşlarının cenaze giderleri gerektiğinde Dışişleri Bakanlığı tarafından karşılanır. Geçici hükümler altında geçmiş döneme ilişkin ödemelerin nasıl hesaplanacağı ve hakların nasıl uygulanacağına dair düzenlemeler bulunmaktadır; bazı durumlarda aylık artışları uygulanmaz. Olaylar dışında mal varlığı zararlarının tazminiyle ilgili özel uygulamalar ve hasar raporlarının hazırlanması için gerekli mekanizmalar devreye girer. Amaç, yurt dışında görev yapan personelin maruz kaldığı zararlar karşılanarak ailelere maddi destek sağlanmasıdır.