İlgili Mevzuat:

MEMLEKET İÇİ DÜŞMANA KARŞI SİLAHLI MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

10 / 4.018 sonuç gösteriliyor

Kanun 1481
1971-09-15

ASAYİŞE MÜESSİR BAZI FİİLLERİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, ağır suç işleyen firari sanıklar için güvenlik güçlerinin silah kullanma yetkisini getirir; teslim olmaları için ilan edilen süre geçerse veya sanık güvenlik güçlerine karşı tehdit veya saldırıda bulunursa silah kullanılabilir. Teslim olmamak için belirlenen sürenin ilanı kamuya duyurulur. Kullanılan silah yetkisi, firari sanığın teslim olmaması halinde ve güvenlik güçlerine karşı tehdit veya saldırı durumlarında da uygulanabilir. Müsademe sırasında veya kaçma halinde yardımcı olanlar da aynı hükümlere tabidir. Polis veya güvenlik güçlerinin silah kullanımıyla ilgili soruşturma, başsavcılık tarafından bizzat yürütülür; dava açıldığında sanık duruşmadan vareste tutulabilir ve hakkında açığa alma veya işten el çektirme işlemleri uygulanmaz. Sanık veya hükümlüyü saklayanlar, silah veya cephane temin edenler için ilgili suçun cezasına göre cezai yaptırımlar uygulanır; ancak ceza, temel suçun cezası üzerinden belirli sınırlamalar içerebilir. Bu kapsamda usul ve füru ile karı/koca veya kardeşinin lehine fiiller işleyenler için ceza ilişkili olarak farklı şekilde uygulanabilir. Birinci bendinde sayılan ilanın başlangıcı ve nasıl yapılacağına ilişkin düzenleme, adalet ve içişleri bakanlıkları tarafından yapılacak hükümlerde yer alır. Ek Madde ile devletin bütünlüğünü bozma veya güvenliğe karşı işlenen suçlarda bu tür suçların faillerini yakalamaya yardımcı olanlara veya kimliklerini bildirenlere ödül verilebileceği öngörülür; ödülün miktarı ve ilan esasları ilerleyen düzenlemeyle belirlenir ve bu kişilerin kimlikleri gizli tutulur. Ödül uygulamasının yürütülmesine ilişkin esaslar ayrıca düzenlenir.

Kanun 2531
1981-10-06

KAMU GÖREVLERİNDEN AYRILANLARIN YAPAMAYACAKLARI İŞLER HAKKINDA KANUN

Kamu görevlerinden ayrılanlar, bağlı bulundukları kurumun görev alanıyla ilgili konularda ayrılıştan sonra belirli bir süre doğrudan veya dolaylı olarak iş alamaz, taahhüt veremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamazlar. Bu kısıtlama ilgili yerler için geçerlidir ve özel kanunlarda yer alan yasaklar saklıdır. Seferberlik ve eğitim amacıyla silah altında bulunanlar için bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ancak muvazzaflık hizmetini bitirenler için bazı özel koşullar uygulanabilir. Uzman tabipler, tıp uzmanlık yapanlar, diş tabipleri ve eczacılar kendi adlarına yaptıkları mesleki faaliyetler konusunda kurum ve kuruluşlarla sözleşme yapabilirler. Bu kanuna aykırı hareket edenler hapis cezası ile cezalandırılabilir. Kanunda daha önceki bazı hükümler kaldırılmıştır. İstisnalar ve uygulamadaki ayrıntılar özel yasa ve mevzuata bağlı olarak belirlenir.

Kanun 6815
1956-07-24

SINIR, KIYI VE KARA SULARIMIZIN MUHAFAZA VE EMNİYETİ VE KAÇAKÇILIĞIN MEN VE TAKİBİ İŞLERİNİN DAHİLİYE VEKALETİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

- Kaçakçılık men’i ve takibi ile sınır güvenliğiyle ilgili sorumluluklar merkezi bir düzene kaydırılarak, operasyonlar iç güvenlik ve kolluk sistemi içinde yürütülür hale gelir; bu kapsamda yetkiler devralınır ve uygulanır. - Bazı özel bölgelerde ve alanlarda kaçakçılığın önlenmesiyle ilgili yetkiler mevcut kurumlar tarafından sürdürülür; bu bölgelerde yürütülen görevler korunur. - Sınır koruma görevleri için geçici olarak seyyar jandarma birliklerinin görevlendirilmesi ve bu birliklerin görev yapısının belirlenmesi planlanır. - Jandarma ve ilgili güvenlik yapıları aracılığıyla sınır ve gümrük bölgelerindeki faaliyetler koordine edilir; bazı yetki ve sorumluluklar yeniden organize edilir. - İç güvenlik amacıyla istihbarat teşkilatı kurulur ve gerekli bütçe ayrılır; bu teşkilat kaçakçılıkla mücadelede bilgi toplama ve analiz kapasitesini güçlendirir. - Subaylar ve diğer personelin yetiştirilmesi, istihdamı ve disiplin uygulanması yeni çerçevede düzenlenir. - Gümrük muhafaza birimlerinin sahip olduğu teçhizat ve malzeme yönetimi yeniden yapılandırılır; bazı ekipmanlar devredilir, kalanlar mevcut çerçevelerde kullanılır. - Mevcut personelin haklarının korunması ve devrin sürekliliğini sağlamak amacıyla geçici hükümler uygulanır. - Bu değişiklikler, sınır güvenliği ve kaçakçılıkla mücadelede merkezi bir yapıya geçiş yoluyla operasyonel süreçleri yeniden organize etmeyi amaçlar.

Kanun 2489
1934-06-06

KEFALET KANUNU

- Kefalet Sandığı, kamu idarelerinde görevli memur, sözleşmeli personel ve işçilerden oluşan kefalet kapsamındaki kişiler için para, senet ve benzeri değerleri güvence altına almak ve bunları alıp vermeyi kolaylaştırmak amacıyla kurulmuştur; sandık, bu kapsamda olanlar için geçerlidir. - Sandığın sermayesi, kefalet kapsamındaki görevlerden kesilen kesintilerden, verilen para cezalarından, sandık işletmesinden elde edilen kazançlardan ve kefalete tabi personel çalıştıran kurumların gerektiğinde yapacağı yardımlardan oluşur. - Kefalet aidatları iki türdür: giriş aidatı ve aylık aidat. Giriş aidatı, memur aylığının katsayısı ile belirlenen tutarın bir kısmını oluşturur ve dört taksitte kesilir. Aylık aidat, memur aylığının katsayısı ile belirlenen tutarın her ay maaş veya ücretten kesilmesini öngörür. - Geçici olarak kefalete bağlı görev verilenler için bazı istisnalar ve özel uygulamalar bulunur; bu durumda aynen geçerli olan kurallar uygulanmayabilir, ancak genel olarak kefalete bağlı ödemelerden yararlanırlar. - Kefalet kapsamında görev yapanlardan zimmet ya da ihtilas suçunun sabit olduğu tespit edilirse, bu kişiler hakkında işlem yapılır ve sandığın alacakları, devletin diğer alacaklarına karşı öncelikli olarak karşılanır; bu durumda ilgili kimse devlet işlerinde bir daha çalışamaz. - Zimmet veya ihtilas edilen para ve ayniyatla sandığın alacakları, diğer devlet alacaklarına göre önceliklidir ve sandık hak ve alacakları takip edilir. - Sandık sermayesi vergilerden muaf tutulur; sandıkta bulunan paralar sahibine iade edilene kadar teminattır ve üçüncü kişilerin haciz talepleri, sahiplerine verildiğinde yerine getirilir. - Sandığın muhasipleri ve murakabeyi yapanlar, denetim ve hesap verebilirlik kapsamında belirlenen yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır; ihmal ve zararlar halinde cezai işlemler uygulanabilir. - Bu kanun kapsamına girenler dışında kalan devlet teşebbüsleri veya kurumlar için gerektiğinde kefalet sandığı kurulmasına ve ilgili yönetmeliklerin çıkarılmasına imkan tanınır; bu, kapsam dışında kalan kurumlar için geçerli düzenlemeler içerebilir. - Askeri mensuplar için bu kanun uygulanmaz; askeri mevzuat hükümleriyle yürütülür. - Geçici hükümler ve geçiş düzenlemeleri mevcut ilişkilerin sonlandırılması sonrası uygulanacak kuralları belirler. - Genel olarak, kefalet sandığı faaliyetleri, zararların tazmini ve benzeri finansal işlemler için belirli denetim ve idari süreçler öngörür; amaç, kefalete bağlı personelin işlemlerindeki güvenliği ve kurumların zararlarını azaltmayı sağlamaktır.

Kanun 3533
1938-07-16

UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN DAİRELER VE BELEDİYELERLE SERMAYESİNİN TAMAMI DEVLETE VEYA BELEDİYE VEYA HUSUSİ İDARELERE AİD DAİRE VE MÜESSESELER ARASINDAKİ İHTİLAFLARIN TAHKİM YOLU İLE HALLİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, devlet, belediyeler veya hususi idareler tarafından sermayesi sahip olunan daire ve müesseseler ile umumi veya katma bütçe kapsamındaki daireler arasında çıkan ihtilafların tahkim yoluyla çözümlenmesini öngörür. Umumi bütçe kapsamındaki daireler arasındaki ihtilaflar, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak bir hakem aracılığıyla çözülür. Diğer bütçe türlerine sahip daireler veya sermayesi devlet, belediye veya özel idarelere ait dairelerle bunlardan biri arasındaki uyuşmazlıklar, ilgili yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem olarak çözümlenir; süreç, bulunduğu yer ve tarafların yerleşimine göre belirlenir. Taraflardan birinin yazılı talebiyle hakemlik süreci başlar; hakem, işlemlerin nasıl yürütüleceğini ve süresini belirler, gerektiğinde tarafları dinler. Hakem kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf bölge adliye mahkemesi tarafından kararın usul ve esas yönünden incelenir ve gerekli görürse karar verir. İstinaf, hakem kararının icrasını durdurur. Belediyeler arasındaki alacak iddialarına ilişkin özel hükümlerde, teminat gösterilmesi halinde icra işlemine ilişkin bazı uygulamalar kaldırılabilir; teminatın niteliği ve değeri ile ilgili itirazlar hakem tarafından çözümlenir; nihai karar teminata dönüştürülür, iade edilir veya terkin olunur. Hakem kararları, genel ilamların icrasıyla ilgili kurallar çerçevesinde infaz olunur. Geçici hükümler, mevcutta devam eden davalara da uygulanır. Bu çerçevedeki düzenlemeler, ihtilafların daha hızlı ve taraflar için daha uygulanabilir bir süreçle çözümlenmesini amaçlar.

Kanun 4308
1942-12-05

SEFERBERLİKTE VEYA FEVKALADE HALLERDE ASKERİ ŞAHISLARA AİT HUKUK DAVALARİYLE İCRA TAKİPLERİNDE YAPILACAK MUAMELELER HAKKINDA KANUN

Seferberlikte veya fevkalade hallerde askerlik hizmeti nedeniyle ikametlerinden sürekli ayrılmış olanların açtıkları veya açılacak hukuk davalarında mahkeme veya icra hakimi, ilgili kişinin veya vekiline talebi üzerine veya kendiliğinden adli yardıma ilişkin hükümleri uygulayabilir; bu uygulamanın mecburi olması için gerekli durumlar mevcuttur. Vesika ibraz edenler hakkında da bu uygulama zorunlu sayılabilir. Davaların, bizzat hazır bulunmanın zorunlu görüldüğü hallerde, davaların ertelenmesi mümkündür; ertelenme sonrası terhis edilenler veya ikametine dönenlerin davaya taraflardan birinin talebiyle davaya devam edilmesi sağlanabilir. Ertir kararları için zamanaşımı işlemez; erteleme kararları temyiz edilebilir, ancak temyiz veya tashih konusunda bazı sınırlamalar bulunmaktadır. İcra takibinde borcun, borçlunun askerlik nedeniyle işinden ayrılmış olması nedeniyle mali durumunun bozulduğu hallerde, borcun bir süre içinde taksitle ödenmesine karar verilebilir; bu kararlar temyize tabidir; diğer davalarda ise öncelikli ve hızlı incelenme yönünde uygulanabilir; nafaka borçları bu hükmün kapsamı dışındadır. Seferberlikte veya fevkalade hallerde askeri hizmette bulunanların kiralık konut sözleşmelerini feshetmeleri mümkündür; sözleşmelere konulmuş diğer şartlar bu durumda geçerli sayılmaz. Bu hükümler vergiden doğan kamu alacaklarına uygulanmaz. Bu hükümler yürürlüktedir.

Kanun 4373
1943-01-21

TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI KORUNMA KANUNU

Bu kanunun uygulanmasıyla taşkın ve su baskınlarına uğrayabileceği kabul edilen bölgelerin sınırları belirlenip ilan edilir ve buna göre hareket planları yapılır. Bu bölgeler içinde su akışını engelleyen her türlü yapı, tesis, bitki örtüsü ve benzerleri, sahiplerine ödenebilecek tazminatlar karşılığında kaldırılır veya yıkılır; bazı durumlarda bu tazminatlar ödenmez. Kamuya ait alanlar ve bazı özel paylar için tazminat talepleri olmaksızın kaldırma işlemleri uygulanabilir; kıymet takdirine dayalı olarak bedellerin ödenmesi süreci bulunur. Kıyı ve setlerin dikili olduğu yerlerdeki basit engeller de tazminatsız olarak kaldırılabilir. Taşkın sahaları dışında kalan veya zararlı görülen alanlarda yer alan ark ve kanalların düzgünleşmesi için belirli süreler verilir; bu süreler sonunda eksik düzeltmelerde ilgili kurallar uygulanır. Taşkın tehlikesinin bulunduğu alanlarda izinsiz inşaat, tadilat veya fidan dikimi yapılması yasaktır; iznin alınması için teknik uygunluk raporu gereklidir. İzinsiz yapılan çalışmalar nedeniyle su akışını bozacak veya su seviyesinin yükselmesine yol açacak olanlar yıkılır veya kaldırılır ve bu masraflar sahiplerden karşılanır. Tehlikeli bölgelerde yaşayanlar ve köy halkı, suların yükselmesi veya taşkın tehlikesiyle karşılaşıldığında derhal ilgili birimlere haber verme ve uyarı yapma yükümlülüğüne sahiptir; bu yükümlülük sezonluk olarak halka ilan edilir. Tehlike durumu ciddi olduğunda, en seri biçimde yardım çağrısı yapılır ve komşu köyler de gerekli destek için muhtaç durum önceliği gözetilerek seferber edilir; yardıma katılanlar gerekli araç-gereçlerle tehlike yerine yönlendirilir. Kusursuz işleyen bir afet yönetimi için gerekli kayıtlar tutulur ve ilgili yerlere iletilir; ihtiyaç halinde diğer birimlerden yardım istenir ve sağlanan malzeme ve vasıtalar işin gereğine göre kullanılır. Tehlike bölgesine gelenlerin taşınması için ulaşım giderleri karşılanır; bu süreçte çalışanlara ücret verilmez, ancak temel besin temin edilir. Çalışanlar yaralandığında veya engellendiğinde tazminat ve destek sağlanır; hastanelerde tedavi ücretsizdir; özel hastanelerde tedavi giderleri devlet tarafından karşılanır. Taşkın haberleşme ve iletişim hatlarının hızlı ve ücretsiz kullanımı sağlanır ve acil bildirimlerin iletimi kolaylaştırılır. Bölgeler arası koordinasyon sağlanır; gerekli durumlarda araçlar ve personel güvenli bir şekilde sevk edilerek başa çıkmaya yönelik çabalar bir arada yürütülür. Bu uygulamaların parasal ve operasyonel giderleri kamu bütçesinden karşılanır. Birlikte yürütülen denetim ve ihmal durumlarında ilgili kamu görevlileri gerektiğinde sorumlulukla hareket eder.

Kanun 4681
2001-06-21

CEZA İNFAZ KURUMLARI VE TUTUKEVLERİ İZLEME KURULLARI KANUNU

Bu yasa ceza infaz kurumları ile tutukevlerinin yönetim, işleyiş ve uygulanmalarını yerinde görmek ve tespitleri rapor halinde sunmak amacıyla izleme kurullarının kurulmasını ve görevlerini düzenler. İzleme kurulları, adlî yargı çevresindeki ceza infaz kurumları ve tutukevleri için oluşturulur ve başkanla çalışır. Kurullara seçilecek üyelerde aranan nitelikler belirlenir; siyasî partilerle ilişkisi olmayanlar arasından seçilir ve göreve başlamadan önce and içerler. Üyeler, ceza infaz kurumlarındaki infaz ve ıslah uygulamalarını yerinde görmek, yöneticilerden bilgi almak, hükümlü ve tutukluları dinlemekle görevlidir; ayrıca sağlık ve yaşam koşulları ile güvenlik ve sevk nakil işlemlerini incelemekle sorumludur. Gördükleri aksaklık ve eksiklikleri yetkili mercilere bildirir ve tespitlerini rapor halinde düzenler; raporlar ilgili birimlere iletilir. Raporların konuları ve uygulanabilir önerilerin yerine getirilip getirilmediğine ilişkin bilgiler kamuoyuna açıklanabilir. Toplantılar düzenli olarak yapılır; kararlar çoğunlukla alınır; kurum güvenliğini etkileyebilecek konularda idareye bilgi verilir. Üyelikten ayrılma halleri ve boşluklar hızlı biçimde doldurulur; görevleri sırasında edinilen bilgiler korunur ve yetkisiz olarak açıklanamaz. Gorevler nedeniyle işlenen suçlar için gerekli inceleme izinleri verilir ve güvenlik açığının bulunduğu durumlarda gerekli adımlar atılır. Toplantı başına huzur ücreti ve harcırah ödenir; giderler bütçeden karşılanır. Gerekli geçici hükümler doğrultusunda kurullar oluşturulur ve yönetmelik çıkarılır. Bu yasa yürürlüğe girer ve yürütülür.

Kanun 4301
1997-08-09

CEZA İNFAZ KURUMLARI İLE TUTUKEVLERİ İŞYURTLARI KURUMUNA İLİŞKİN BAZI MALİ HÜKÜMLERİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

İşyurtları kurumuna ait mallar devlet malı sayılır ve bu mallara karşı işlenen suçlar devlet malına karşı suç olarak cezalandırılır. Ücretler işyurdu tarafından ödenir ve hükümlü ile tutuklulara mesleki eğitim ile iş becerisi kazandırmayı amaçlayan çalışmalar yapılır. Çalışma saatleri içinde ve tatil günlerinde yapılan çalışmalar için ödeme yapılabilir; ayrıca kâr payı dağıtımı ve performans teşvikleri belirli şartlar altında uygulanabilir. İşyurtları kurumunun gelir ve karları Hazine payına ayrılmaz, sermayeye eklenir. Yönetmelik kapsamındaki bazı hükümler uygulanmaz veya yürürlükten kaldırılmıştır.

Kanun 2946
1983-11-11

KAMU KONUTLARI KANUNU

Kamu konutlarıyla ilgili tahsis, oturma süresi, kira ve yönetim işlemlerinin temel ilkeleri belirlenir ve kamu kurumlarına ait konutların personel yararlanmasına ilişkin esaslar ortaya konulur. Kapsam olarak bu konutlar yurt için ve yurt dışında inşa veya satın alınır, bu kurumların personeli için ayrılır; ancak zaruri hallerde kiralama yapılabilir. Konut türleri özel tahsisli, görev tahsisli, sıra tahsisli ve hizmet tahsisli olarak sınıflandırılır; hangi türün kimlere tahsis edileceği ve tahsis şartları yönetmelikte belirlenir ve puanlama esasına göre uygulanır. Oturma süreleri özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda görevin veya hizmetin devamı süresince oturulabilir; sıra tahsisli konutlarda oturma süresi sınırlı tutulur ve süre tamamlandığında başka uygun kişi yoksa uzatma durumu değerlendirilebilir. Kira uygulaması belirli konutlar için uygulanmazken, diğer konutlarda kira maaş üzerinden kesilerek tahsil edilir ve bütçeye gelir olarak kaydedilir. İşletme, bakım ve onarım gibi konutla ilgili detaylar bu kanunun uygulama kısmında ele alınır; bazı hükümler geçerli olanlar ise yönetmelikte belirtilir. Konutlardan çıkış, tahsis esasındaki görevin son bulması veya oturma şartlarının kaybolması gibi durumlarda zorunlu hale gelir; emeklilik, nakil veya memuriyet sıfatının sona ermesi gibi hallerde de konutların tahliye edilmesi gerekir; ölüm halinde aileler konuttan çıkarılır. Konutlara izinsiz işgal veya oturma durumunda gerekli işlem başlatılır; bu durumda konutlar, genel olarak yetkili makamlarca tahliye ettirilir ve bu süreç mahkeme başvuruları sonucunda durdurulmaz. Konutların nitelikleri açısından inşa veya satın alınacak konutlar için belirli bir büyüklük sınırlaması bulunur; özel tahsisli veya görev tahsisli konutlarda bu kısıtlama uygulanmayabilir. Yasak hükümler olarak toplu iş sözleşmeleri veya özel sözleşmelere bu kanuna aykırı hükümler konulamaz; idari yetki kullanılarak da bu kanuna aykırı işlem yapılamaz. Yönetmelik, bu kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve yürürlüğe girer. Kanunun bazı hükümleri belirli koşullarda yürürlüğe girer ve diğer hükümler yayımlandığı anda yürürlüğe girer.