İlgili Mevzuat:

TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİNİN KURULMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

10 / 2.394 sonuç gösteriliyor

Kanun 6758
2016-11-24

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI DÜZENLEMELER YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

Bu düzenlemenin amacı kayyımlık yetkisini ve tasfiye süreçlerini Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu üzerinden kullanıma almak ve hızlı işletim sağlamaktır. Kayyım atanan şirketlerin yönetim ve denetimi Fon tarafından yürütülür; Fonun atadığı yöneticiler şirketleri işletir. Kayyımlık devriyle birlikte el koyma ve tedbir kararları kendiliğinden yürürlükten kalkar ve bu kapsamdaki işlemler bu yeni yönetime uygun olarak devam eder. Şirketlerin varlıklarının satışına ilişkin işlemler Fon gözetiminde yapılır; satıştan elde edilen gelirden önce borçlar ödenir; kalan tutar belirli hesaplarda değerlendirilebilir ve nihai karar verilene kadar bu hesaplarda tutulur. Satış ve tasfiye işlemlerinde giderler ve masraflar için belirli kurallar uygulanır; güvenlik açısından tehdit olarak değerlendirilmeyen hissedarların paylarından ödün verilmez. Ortaklık paylarının satışı konusunda masraflar ile dava veya avukatlık giderleri, güvenlik açısından tehdit oluşturduğu belirlenenler dışındaki hissedarların paylarından düşülmez. Kayyımlık yetkisi devralınan şirketlerin yönetim ve sermaye yapısında yeniden düzenlemeler yapılabilir; yeni şirketler kurulabilir ve bu işlemler belirli muafiyetlerle gerçekleştirilir; yeni kurulan şirketin kayyımlık yetkisi devralanlar tarafından yürütülmüş sayılır. Genel kurul yetkileri Fon tarafından kullanılabilir; bölünme gibi işlemler halinde Fon kayyım atayabilir. Varlıkların satışına ilişkin olarak alacaklılık düzenleri uygulanır; satış giderleri belirli sıraya göre dağıtılır; güvenlik açısından tehdit oluşturan yapıların payları da dahil olmak üzere bazı istisnalar dikkate alınır. Kapatılan medya ve ilgili varlıkların devri, lisans ve hakların devri süreçleri hızlı ve belirlenen esaslara göre yürütülür; bu varlıkların devri ve tescili için özel usuller uygulanabilir. Pilotlar ve uçuş hizmetleriyle ilgili ödemelerde düzenlemeler yapılır; hizmet yıllarına göre değişen tazminat oranları uygulanır ve kapsama bazı kurumlar dahil edilerek genişletilir. Bu düzenlemede güvenlik ilişkili diğer hükümler yeniden yapılandırılarak uygulanabilir hâle getirilir.

Kanun 5602
2007-03-21

ŞANS OYUNLARI HASILATINDAN ALINAN VERGİ, FON VE PAYLARIN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

- Şans oyunları faaliyetlerinden elde edilen hasılat üzerinden vergi uygulanır ve bu vergilendirme türüne göre hasılat esas alınır; vergi, ilgili kurumlar tarafından beyan edilip ödenir ve gider olarak dikkate alınmaz. - Şans oyunları kapsamındaki müşterilere ödenecek ikramiyeler oyun planlarına göre belirlenir; toplam ikramiyelerin yıllık düzeyde hasılatla ilişkilendirilen sınırlar içinde kalması sağlanır; her oyun için farklı ikramiye oranları belirlenebilir. - Yatırım ve işletme giderleri için bir üst sınır uygulanır; bu sınır hasılat ve at ıslahı gelirleri hariç olmak üzere hesaplanır; bazı gelirler ve istisnalar bu hesaplamaya dahil değildir; sınır gerektiğinde artırılabilir, azaltılabilir veya yeniden düzenlenebilir. - Kamu payı dağıtımı, hesaplanan kamu paylarının bütçeye aktarılmasını ve ilgili fonlara veya kurumlara ödenek olarak kaydedilmesini kapsar; paylar belirli dönemlere göre hesaplanıp bütçeye kaydedilir ve kesintiler ile pay dağıtımları kanunla belirlenen şartlar çerçevesinde yapılır. - Mutabakat işlemleriyle önceki yıl hesapları karşılaştırılarak eksik ödeme gider; fazladan yapılan ödeme ise sonraki döneme mahsup edilerek hesaplar dengelenir. - İlgili kurumlar vergiler ve kamu paylarının tam ve zamanında ödenmesinden sorumludur; gecikme durumunda gecikme zammı uygulanır. - Lisansın devri gibi özel durumlarda kamu payı ve gelir akışlarına ilişkin özel hükümler uygulanabilir; bazı geçici düzenlemeler ve eski hükümlerin yürürlükten kaldırılması söz konusudur. - Yasanın yürürlüğe girişi ve uygulanmasıyla ilgili genel çerçeve, uygulamayı yöneten kuruluşlarca belirlenir ve denetlenir. - Ek hükümlerle, bazı özel düzenlemeler ve geçici uygulamalar getirilir; mevcut mevzuatta bulunan bazı hükümler yürürlükten kaldırılarak yenisiyle değiştirilir.

Kanun 6361
2012-12-13

FİNANSAL KİRALAMA, FAKTORİNG, FİNANSMAN VE TASARRUF FİNANSMAN ŞİRKETLERİ KANUNU

Bu mevzuat finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketlerinin kuruluşu, faaliyeti ve denetimine ilişkin temel kuralları belirler. Kapsam olarak Türkiye’de kurulu bu tür şirketler ile bazı işlemler bu kurallara tabidir; bazı işlemler için saklı hükümler bulunur. Kuruluş için gerekli izin süreci ve uygunluk şartları düzenlenir; anonim şirket şeklinde kurulma ve adın ilgili tanıma uygun olması, kurucuların ve yöneticilerin niteliklerinin karşılanması, ortaklık yapısının şeffaf olması gibi hususlar gereklidir. Kurucuların mali güç, itibar ve kontrol açısından uygun olması ile belirli etik ve yasal kriterleri taşıması gerekir. Faaliyet izni için ayrıca bir başvuru ve onay süreçleri gereklidir; faaliyete geçiş için sermaye, muhasebe ve iç kontrol sistemlerinin kurulması, raporlama süreçlerinin belirlenmesi ve yöneticilerin niteliklerinin karşılanması gerekir. Şubeler yurt içi veya yurt dışı olarak açılabilir; bunun için izne ihtiyaç vardır. Şirketin yapamayacağı işler ve sınırlamalar net olarak belirlenir; ana faaliyet konularının dışına çıkılamaz, belirli oranlar dahilinde kredi verme, garanti ve kefalet verme gibi işlemler sınırlanır, mevduat toplama veya tasarruf finansmanı dışında finansman sağlama konusunda kısıtlar uygulanır. Sigorta mevzuatı saklıdır; sigorta işlemleriyle aracılık kapsamı dışına çıkılamaz. Tasarruf finansman şirketleri için özel kısıtlamalar getirilir; konut veya taşıt edinimine yönelik tasarruf finansmanı dışında finansman sağlanamaz, üçüncü taraflara borç verilemez, ortaklık edinilemez, reklam ve banka imajı yaratacak ifadeler kullanılamaz, sadece yurt içinde kayıtlı konut/taşıt/çatılı işyeri edinimini finanse edebilir. Şirketlerin iştirakleri ve ortaklık yapıları ile ilgili usul ve esaslar kurum tarafından belirlenir.

Kanun 5520
2006-06-21

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU

Bu metin, kurumlar vergisinin kapsamını ve uygulanışını belirler. Kurumlar vergisi konusu olan kazançlar arasında sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıkları yer alır ve bu kurumların kazançları vergilendirilir. Tam mükellefiyet olanlar tüm kazançları üzerinden vergilendirilir; dar mükellefiyet olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilir. Dar mükellefiyetteki kazançlar Türkiye’de elde edilen iş kazancı, tarımsal kazanç, Türkiye’de elde edilen serbest meslek kazancı, kiralama gelirleri, Türkiye’de elde edilen menkul sermaye iratları ve diğer gelirlerden oluşur. Kamu idareleri tarafından yürütülen pek çok hizmet için çeşitli muafiyetler sağlanır. Bu muafiyetler eğitim ve kültür, sağlık, sosyal yardım, sergiler ve fuarlar gibi faaliyetleri kapsayan kuruluşları etkiler; ayrıca kreşler, askeri kantinler, emekli sandıkları ve bazı kamu hizmetlerine ilişkin işlemler için muafiyetler uygulanabilir. İstisnalar kapsamında iştirak kazançları ve belirli yatırım enstrümanlarından elde edilen kazançlar muafiyet kapsamına alınabilir; bu tür istisnalar için sahiplik oranları, süre ve vergilendirme konusundaki bazı şartlar bulunur. Yurt dışı iştiraklerinden elde edilen kazançlarda da istisnalardan yararlanılabilir; ancak bu istisnaların uygulanması belirli koşullara bağlıdır ve bu koşullar değişkenlik gösterebilir. Kooperatiflerle ilgili özel hükümler bulunur; kooperatiflerin bazı işlemleri ortak dışı işlem olarak kabul edilebilir ve bu işlemlere ilişkin vergilendirme kuralları ayrıca belirlenir. Ayrıca organize sanayi bölgeleri ve benzeri altyapı projelerini yürüten iktisadi işletmeler için ortak ihtiyaçları karşılamak amacıyla kurulan yapılar kapsamında muafiyetler söz konusu olabilir. Genel olarak bu düzenleme, hangi kurumların vergilendirileceğini, hangi durumlarda muafiyet veya istisna uygulanacağını, yatırım ve iştirak ilişkilerinden doğan kazançların vergilendirilmesini ve bu alanlardaki uygulanabilir kriterleri ortaya koyar.

Kanun 6103
2011-02-14

TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin geçiş kuralları netleşir; eski haklar korunur ve kazanılmış haklar güvence altına alınır. - Eski hukuka ait işlemler ve olaylar için hangi yasa uygulanacağı, olayın niteliğine göre belirlenir; yeni hükümler, yürürlüğe girdikten sonra meydana gelen olaylara uygulanır. - Eski hukuk altında olması gereken haklar, hak kazanılmış ise korunur; bazı durumlarda eski haklar saklı kalır. - Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler önceki hukuka tabidir; diğer konular yeni kanuna göre yürütülür. - Yollamalarla ilgili eski referanslar, yeni düzenlemelere uyacak şekilde yeniden yorumlanır. - Deniz ticareti ve deniz sigortasına ilişkin davalar için yetkili merci ve görevler yeniden düzenlenir; ilgili davaların devri sağlanır. - Bileşik faiz konusunda mevcut sözleşmelerdeki düzenlemeler değiştirilir; değişiklik tamamlanana kadar bileşik faize ilişkin uygulama sınırlanabilir; gerektiğinde borçludan talep edilebilir. - Ticari işletmenin merkezi, Türkiye içindeki veya dışında bulunan bir işin Türkiye’de şube olarak tescili ve merkezi yurt dışına taşınması gibi hususlar, tarafların beyanı ve gerekli belgelerle yürütülür; özel düzenlemeler yönetmeliklerle belirlenir. - Şube kaydı için gerekli bilgiler ve belgeler, kayıt dairesine beyan edilir; taşıyıcı hükümler, düzenlemeler ve uygulanma şekli ileride çıkarılacak yönetmeliklerle netleşir. - Sermaye artırımı ve esas sözleşme değişiklikleri için uyum süreci uygulanır; uyum sağlanmazsa yeni kanuna göre genel kurul kararları ve uygulanış şekli devreye girer. - Tek pay sahibi anonim şirketler ve tek ortaklı limited şirketler için bildirim ve tescil ile ilan yükümlülükleri belirlenir; bu yükümlülükler zamanında yerine getirilmezse sonuç doğurur. - Yönetim kurulundaki mevzuat değişiklikleri ve görevlerin sürekliliği konusunda mevcut yöneticiler görevlerini sürdürür; belirli durumlarda tüzel kişi temsilcisiyle ilgili düzenlemeler gerekir. - Esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar nisaplarına ilişkin uyum zorunluluğu doğar; aksi halde eski genel hükümlerin uygulanması söz konusu olabilir. - Özel denetçinin mevcut görevi, raporu tamamlayıncaya kadar yürütülür; bu durumda denetçi istediği takdirde görevinden ayrılabilir. - Oy hakları ve nama yazılı payların devri konusundaki sınırlamalar önceki hükümler çerçevesinde uygulanmaya devam eder. Genel olarak, bu düzenleme şirketler ve ticari işletmeler için geçiş süreçlerini belirler, uyum gerekliliklerini ortaya koyar, eski hakların korunmasını ve yeni hükümlerin uygulanmasını sağlar.

Kanun 213
1961-01-10

VERGİ USUL KANUNU

- Vergi işlemleri genel bütçeye giren vergiler ve yerel yönetimlerin vergi, resim ve harçları için geçerlidir; bu kapsamdaki bağlı yükümlülükleri ve uygulanacak kuralları belirler. - Gümrük ve tekel vergileri bu yasa kapsamı dışındadır; bu vergiler için ayrı düzenlemeler uygulanır. - Vergiyi doğuran olayın gerçek niteliğine dayanılarak ispatlanır; olayın ve işlemlerin gerçek durumu esas alınır ve kanunlar bu doğrultuda yorumlanır. - Vergi daireleri, mükellefi tespit eder, vergiyi tarh eder, tahakkuk ettirir ve tahsil eder; mükellefin bağlı olduğu vergi daireleri belirlenir ve bazı işlemler elektronik olarak yürütülebilir. - Vergi mahremiyeti çok sıkı tutulur; ilgili kişiler görevleri gereği öğrendikleri sırları açıklayamaz; belirli durumlarda kamu yararı veya resmi süreçler için bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve paylaşım usul ve esasları kurumlarca belirlenir. - Vergiyle ilgili bilgi paylaşımı için gerekli tedbirler alınır; bilgi paylaşımına ilişkin istisnalar ve sorumluluklar düzenlenir. - Mükellef kavramı gerçek veya tüzel kişiyi; vergi sorumlusu ise verginin ödenmesinden sorumlu olan kişiyi ifade eder; temsilci veya yönetim sorumlulukları durumunda bunlar da yükümlülüğe dahil edilir. - Vergi borcuna dair yükümlülükler mirasçılara miras payı oranında geçer; tüzel kişilikte tasfiye veya benzeri durumlar söz konusu olduğunda sorumluluklar belirli şartlarda devam edebilir. - Vergi kesenler, yaptıkları ödemelerden vergiyi tam olarak kestirilip ödenmesini sağlamakla yükümlüdür; yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde sorumluluklar doğabilir. - Mirasın reddedilmemiş olması halinde mirasçılar vergi borçlarından payları oranında sorumludur; bazı durumlarda ortaklar veya temsilciler de sorumluluk taşıyabilir. - Mücbir sebepler, vergisel yükümlülükleri yerine getirmeyi engellerse süreler bu sebepler kalkana kadar işlemeyebilir; sürenin işlemesine yeniden başlanması durumları belirlenir. - Mücbir sebep halinde bölge veya sektör gibi belirlenen kriterlere göre ilan edilen durumlar kapsamında vergiyle ilgili yükümlülükler ertelenebilir veya özel muafiyetler uygulanabilir. - Kanunla açıkça yazılı olmayan hallerde süreler, tebliğler ve diğer idari işlemler belirli esaslara göre uygulanır.

CB Yönetmeliği 5855
2022-07-23

TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU TEŞKİLÂT YÖNETMELİĞİ

Bu Yönetmelik Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun amaçları, yapısı ve görevleri ile hizmet birimlerinin işleyişine ilişkin temel kuralları belirler ve Fon’un bağımsız bir kamu tüzel kişiliği olarak nasıl yönetileceğini netleştirir. Fon’un karar alma süreçlerinde dış etkiden bağımsız hareket etmesi, fon kaynaklarının kamu malı sayılması ve haczedilemez/rehnedilemez olması sağlanır. Fon, üyelerden oluşan kurulu ve başkanlık teşkilatı ile yöneticilik ve denetim mekanizmalarını belirler; bu sayede strateji geliştirme, bütçe, performans raporları ve insan kaynakları politikalarının uygulanması garanti altına alınır. Fon, depolanan mevduat ve katılım fonlarının kapsamını ve tutarlarını belirleyebilir, risk esaslı prim tarifi oluşturabilir ve bu kapsamda gerekli hesaplama sistemlerini kurabilir. Uluslararası iş birliklerine katılım ve mutabakatlar yapma yetkisi kazanır ve yabancı ülkelerin yetkili mercileri ile iş birliği protokolleri imzalayabilir. Özellikle sigorta kapsamına giren mevduat ve katılım fonlarının sigortalanması, sigorta rezervinin yönetimi ve prim tahsilatı konularında yetki ve sorumlulukları bulunmaktadır. Banka faaliyet izni kaldırıldıktan sonraki süreçlerde iflas ve tasfiye işlemlerini yürütme görevi netleşir ve gerektiğinde varlık yönetimi ile ilgili işlemleri koordine eder. Fon, kriz veya ihtiyaç halinde Merkez Bankası’ndan avans talep edebilir ve gerektiğinde önceki yıllardaki prim yükümlülükleri üzerinden avans kullanımı konusunda ilgili birimlerle çalışır. Kurul tarafından alınan kararların uygulanması, hizmet birimlerinin koordinasyonu, yıllık bütçenin hazırlanması ve mali tabloların raporlanması gibi yönetsel işlerin merkezi niteliği korunur. Hukuk İşleri Daire Başkanlığı, sözleşmeler, ihtilaflar ve yasal süreçlere ilişkin danışmanlık ve temsil görevi üstlenerek hukuki riskleri izler ve yönetir. Finansman, Hukuk, Tahsilat, Varlık Yönetimi, Denetim, Tasfiye ve Bilgi Teknolojileri gibi çeşitli daire başkanlıkları ile destek birimleri, Fon’un finansal yönetim, risk izleme, operasyonel süreçler ve kurumsal yönetim kapasitesini güçlendirir. Bu yapı sayesinde Fon, depositore sigorta yükümlülüklerini yerine getirirken aynı zamanda kurumlararası ilişkileri yürütme, gerekli iç kontrol ve muhasebe süreçlerini yürütme ve uzun vadeli stratejileri hayata geçirme kapasitesine sahip olur.

Kanun 4629
2001-03-03

BAZI FONLARIN TASFİYESİ HAKKINDA KANUN

- Bu düzenleme bazı kamu fonlarını kaldırır ve ilgili gelirler ile varlıkları bütçelere devreder; gerektiğinde özel ödenek veya özel tertipler olarak kaydedilir. - Kaldırılan fonlar kapsamındaki personel, bağlı oldukları kurumun genel veya katma bütçesine naklen atamalı olarak devredilir ve eski kadrolardaki özlük hakları korunur; uygun kadroya atananların arasındaki fark tazminat olarak ödenebilir. - Sözleşmeli personele üç ay içinde uygun boş kadro bulunması halinde atama yapılır; faydalanmak istemeyenlerin sözleşmeleri feshedilir. - Sürekli işçiler ile geçici işçiler, fonların bağlı olduğu kurumlara devredilir; faydalanmak istemeyenlerin ilişikleri kesilir ve hakları ödenir. - Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) döner sermaye işletmesi kurulur ve ÖSYM’ye ait varlıklar bu işletmeye devredilir; ilk sermaye karşılığı bütçeden karşılanır; işletmenin giderleri döner sermaye gelirleriyle karşılanır ve uygulama esasları belirlenir. - ÖSYM’nin mevcut personeli dışındaki döner sermaye uygulamasıyla ilgili ödemeler üzerinde düzenleme yapılır; personele maktu fazla mesai ödemesi gibi imkanlar getirilir. - Kültür Bakanlığı’na film gösterimlerinden elde edilen vergilerden pay ayrılır ve bütçede özel gelir olarak kaydedilir; kullanılmayan paylar ertesi yıla devredilebilir. - Turizm tanıtımı için gelecek yıllara yönelik taahhüt yetkisi verilir; kullanılmayan ödenekler aynı amaçla yeniden devredebilinir. - Çevre, karayolları ve maden gibi bazı alanlardaki fon gelirleriyle kredilerin geri dönüşleri yönetmeliklerle düzenlenir; bu gelirler bütçeye gelir olarak kaydedilir ve gerektiğinde özel ödenekler olarak kullanılabilir.

Kanun 4969
2003-08-12

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu değişiklikler, bir bankanın faaliyetinin durdurulması veya kapatılması halinde mevduat sahiplerinin güvence kapsamındaki ödemelerinin nasıl yapılacağını ve ödeme sürecinin hangi esaslara göre işleyeceğini netleştirir; hesaplar arasındaki farklar nedeniyle doğabilecek taleplerin çözümü ile sahte belge ya da yanlış beyan durumlarında uygulanacak yaptırımları ve hatalı ödemelerin geri alınması için izlenecek adımları belirler. Ayrıca ödemelerin güvenli ve adil bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak için ödeme süreçlerinin ve ödemeye konu tutarların finansmanına ilişkin mekanizmalar ve yükümlülükler ortaya konur; dolandırıcılık veya yanlış uygulama halinde ödemelerin kısıtlanması ve gerekli geri ödeme süreçlerinin uygulanması öncelik kazanır. İmar ve planlama alanında yetkili makamlar imar planı yapma, değiştirme ve ruhsat verme yetkisini kendi süreçleriyle yürütür; planların uygulanması zorunlu sayılır ve uygulanması için gereken adımlar ilgili birimler ve il teşkilatları tarafından yerine getirilir. Kesinleşen planlar belediyelere bildirilir ve bu planlar doğrultusunda uygulanması zorunlu hale gelir. Taşınmaz mal satışından elde edilecek gelirler üzerinden belirli paylar belediyelere aktarılabilir; kamuya ait taşınmazlarla ilgili işlemler, planlama kararlarıyla uyumlu şekilde yürütülür.

Kanun 3294
1986-06-14

SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU

Pratik etki özeti - Amaç, fakirlik ve muhtaçlık içinde bulunan vatandaşlara yardım etmek ve toplumsal dayanışmayı güçlendirerek gelir dağılımında adaletli bir paylaşım sağlamaktır. - Yoksulluk içinde olanlar ile gerekli hallerde Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş kişiler için nakdi ve ayni destekler ile eğitim ve çalışma olanakları sunulur; engelliler ve yaşlılar için özel projeler ve destekler öne çıkar. - Yardımların kapsamına girenler, gelir düzeyi ve ihtiyaç durumuna göre belirlenir; acil durumlar ve şehit yakınıları ile gaziler gibi özel gruplar da bu kapsamda faydalanabilir. - Verilen yardımlar arasında nakdi destekler, ayni yardım ve çeşitli hizmetler ile eğitim, istihdam ve topluma entegrasyonu amaçlayan programlar bulunur. - Fon ve vakıfların gelirleri çeşitli kaynaklardan sağlanır; bağışlar ve yardımlar vergi avantajı ile teşvik edilir; elde edilen gelirler belirlenen hesaplara aktarılır. - Yapılan yardımlar ve projeler, kişinin rızası olsa bile haczedilemez ve temlik edilemez. - Vakıflar tarafından barınma amacıyla yurt veya pansiyon gibi tesisler kurulabilir; bazı durumda bu tesisler kamu idarelerine tahsis edilebilir veya kullanım amacı doğrultusunda devredilebilir. - İstihdamı desteklemek amacıyla, belirli şartları sağlayan işverenlere sigorta primlerinin belirli süreler karşılanması gibi teşvikler sunulur; uygun denetim ve bildirim süreçleriyle uygulama yapılır; teşviklerden yararlanma süresince sorumluluklar ve ceza hükümleri uygulanır. - Sosyal yardımlar ve destekler, haciz veya temlik edilemez olduğundan yardım alan kişilerin temel yaşam güvenliği korunur. - Denetim ve şeffaflık mekanizmaları işletilir; yerel düzeyde mevcut vakıflar ve ilgili aktörler yardımların dağıtımında rol alır.