İlgili Mevzuat:

KANUNİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİNE İLİŞKİN KANUN

10 / 3.625 sonuç gösteriliyor

Kanun 3291
1986-06-03

1211 SAYILI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI KANUNU, 3182 SAYILI BANKALAR KANUNU, 2983 SAYILI TASARRUFLARIN TEŞVİKİ VE KAMU YATIRIMLARININ HIZLANDIRILMASI HAKKINDA KANUN, 2985 SAYILI TOPLU KONUT KANUNU, 7/11/1985 TARİHLİ VE 3238 SAYILI KANUN, 2499 SAYILI SERMAYE PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE 1177 SAYILI TÜTÜN TEKELİ KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI VE KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİNİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun devlet sahipliğindeki işletmelerin özelleştirilmesini düzenleyen çerçeveyi günceller ve farklı sektör mevzuatları arasındaki ilgili kuralları uyumlu hale getirerek özelleştirme süreçlerini tek bir çatı altında toplamayı amaçlar. Özelleştirme işlemleri için karar alma süreçlerini netleştirir ve gerekli yetki devri imkanlarını kurallarla çerçevelendirir; bazı durumlarda yetkilerin başka bir kurum veya organ tarafından yürütülmesine imkan sağlar. Özelleştirme programının finansmanını ve varlık yönetimini desteklemek için kurulan fonlar arasındaki aktarma ve kullanım esaslarını düzenler. Çeşitli alanlarda ilgili mevzuatta yapılan değişikliklerle özelleştirme hedeflerinin uyumlu bir şekilde uygulanmasını sağlar; bu alanlar bankacılık, sermaye piyasası, konut ve kamu teşebbüslerinin çalışması gibi konuları kapsar. Mevzuatta daha önce yürürlükte olan bazı hükümler, diğer yargı kararları veya üçüncü kişilerle ilgili düzenlemeler nedeniyle değiştirilmiş veya yürürlükten kaldırılmış olabilir; bunun sonucu özelleştirme uygulamalarının uygulanabilirliği ve kapsamı yeniden şekillenmiştir. Geçiş dönemine ilişkin ek hükümler ve mevcut özelleştirme faaliyetlerinin uygulanmasına yönelik yeni veya değiştirilen kurallar eklenmiştir; uygulama ve denetim süreçlerinin netleşmesi hedeflenmiştir. Genel olarak, devletin sahip olduğu işletmeleri özelleştirme yoluyla özel sektöre devretmesini kolaylaştırmak, bu süreç için karar ve işlem mekanizmalarını düzenlemek ve ilgili mevzuatı uyumlu hale getirmek amacıyla tasarlanmıştır.

Kanun 3201
1985-05-22

YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞINDA GEÇEN SÜRELERİNİN SOSYAL GÜVENLİKLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Yurt dışında geçen sigortalılık süreleri ve yurt dışında ev kadını olarak geçirilen süreler, istek halinde sosyal güvenlik açısından değerlendirilir ve hak kazanım amacıyla borçlanma yoluyla Türkiye içindeki sigortalılığa dahil edilme imkanı doğar. Bu süreler arasındaki veya sonunda prim ödenmemiş olsa dahi borçlanma yoluyla emeklilik hakları elde edilebilir; borçlanılan süreler karşılığında borçlar ödenerek hak sahiplerinin aylık hesaplarına konu olabilir. Borçlanılan sürelerin karşılığında hesaplanan borçlar ödendiğinde bu süreler sigortalılığa eklenir; borçlar ödenmediğinde ise bu süreler aylık hesaplarına dahil edilmez. Aylık bağlanması halinde, yurt dışında çalışmaya başlanması veya ikamete dayalı bir ödeneğe başlanması gibi durumlar aylık ödemelerinin kesilmesine yol açabilir; Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlananlar için ilgili uygulamalar dikkate alınır. Kısa süreli işlerde çalışılması durumunda bu süreler bu hükümlerin kapsamı dışında sayılır ve aylıklar etkilenmez. Yabancı ülkelerdeki primlerin Türkiye’ye transfer edilmesi halinde, transfer edilen primlerle ilgili süreler borçlanılarak karşılık gelen haklar ve tutar üzerinde uygulanır ve hak sahiplerine iade edilir. Kısmi aylık alanlar için borcun tamamen ödenmesi halinde aylığın tam aylığa dönüştürülmesiyle ilgili esaslar uygulanır. Bu kapsamda hak sahibi olanlar veya aylık bağlanmış olanlar için bu hükümlerin uygulanması mevcut durumun sınırlı olarak dışındadır; ayrıca bazı kişiler veya durumlar için istisnalar bulunmaktadır. Bu hususların uygulanmasına ilişkin ayrıntılar yönetmeliklerle belirlenir.

Kanun 2946
1983-11-11

KAMU KONUTLARI KANUNU

Kamu konutlarıyla ilgili tahsis, oturma süresi, kira ve yönetim işlemlerinin temel ilkeleri belirlenir ve kamu kurumlarına ait konutların personel yararlanmasına ilişkin esaslar ortaya konulur. Kapsam olarak bu konutlar yurt için ve yurt dışında inşa veya satın alınır, bu kurumların personeli için ayrılır; ancak zaruri hallerde kiralama yapılabilir. Konut türleri özel tahsisli, görev tahsisli, sıra tahsisli ve hizmet tahsisli olarak sınıflandırılır; hangi türün kimlere tahsis edileceği ve tahsis şartları yönetmelikte belirlenir ve puanlama esasına göre uygulanır. Oturma süreleri özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda görevin veya hizmetin devamı süresince oturulabilir; sıra tahsisli konutlarda oturma süresi sınırlı tutulur ve süre tamamlandığında başka uygun kişi yoksa uzatma durumu değerlendirilebilir. Kira uygulaması belirli konutlar için uygulanmazken, diğer konutlarda kira maaş üzerinden kesilerek tahsil edilir ve bütçeye gelir olarak kaydedilir. İşletme, bakım ve onarım gibi konutla ilgili detaylar bu kanunun uygulama kısmında ele alınır; bazı hükümler geçerli olanlar ise yönetmelikte belirtilir. Konutlardan çıkış, tahsis esasındaki görevin son bulması veya oturma şartlarının kaybolması gibi durumlarda zorunlu hale gelir; emeklilik, nakil veya memuriyet sıfatının sona ermesi gibi hallerde de konutların tahliye edilmesi gerekir; ölüm halinde aileler konuttan çıkarılır. Konutlara izinsiz işgal veya oturma durumunda gerekli işlem başlatılır; bu durumda konutlar, genel olarak yetkili makamlarca tahliye ettirilir ve bu süreç mahkeme başvuruları sonucunda durdurulmaz. Konutların nitelikleri açısından inşa veya satın alınacak konutlar için belirli bir büyüklük sınırlaması bulunur; özel tahsisli veya görev tahsisli konutlarda bu kısıtlama uygulanmayabilir. Yasak hükümler olarak toplu iş sözleşmeleri veya özel sözleşmelere bu kanuna aykırı hükümler konulamaz; idari yetki kullanılarak da bu kanuna aykırı işlem yapılamaz. Yönetmelik, bu kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve yürürlüğe girer. Kanunun bazı hükümleri belirli koşullarda yürürlüğe girer ve diğer hükümler yayımlandığı anda yürürlüğe girer.

Kanun 2489
1934-06-06

KEFALET KANUNU

- Kefalet Sandığı, kamu idarelerinde görevli memur, sözleşmeli personel ve işçilerden oluşan kefalet kapsamındaki kişiler için para, senet ve benzeri değerleri güvence altına almak ve bunları alıp vermeyi kolaylaştırmak amacıyla kurulmuştur; sandık, bu kapsamda olanlar için geçerlidir. - Sandığın sermayesi, kefalet kapsamındaki görevlerden kesilen kesintilerden, verilen para cezalarından, sandık işletmesinden elde edilen kazançlardan ve kefalete tabi personel çalıştıran kurumların gerektiğinde yapacağı yardımlardan oluşur. - Kefalet aidatları iki türdür: giriş aidatı ve aylık aidat. Giriş aidatı, memur aylığının katsayısı ile belirlenen tutarın bir kısmını oluşturur ve dört taksitte kesilir. Aylık aidat, memur aylığının katsayısı ile belirlenen tutarın her ay maaş veya ücretten kesilmesini öngörür. - Geçici olarak kefalete bağlı görev verilenler için bazı istisnalar ve özel uygulamalar bulunur; bu durumda aynen geçerli olan kurallar uygulanmayabilir, ancak genel olarak kefalete bağlı ödemelerden yararlanırlar. - Kefalet kapsamında görev yapanlardan zimmet ya da ihtilas suçunun sabit olduğu tespit edilirse, bu kişiler hakkında işlem yapılır ve sandığın alacakları, devletin diğer alacaklarına karşı öncelikli olarak karşılanır; bu durumda ilgili kimse devlet işlerinde bir daha çalışamaz. - Zimmet veya ihtilas edilen para ve ayniyatla sandığın alacakları, diğer devlet alacaklarına göre önceliklidir ve sandık hak ve alacakları takip edilir. - Sandık sermayesi vergilerden muaf tutulur; sandıkta bulunan paralar sahibine iade edilene kadar teminattır ve üçüncü kişilerin haciz talepleri, sahiplerine verildiğinde yerine getirilir. - Sandığın muhasipleri ve murakabeyi yapanlar, denetim ve hesap verebilirlik kapsamında belirlenen yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır; ihmal ve zararlar halinde cezai işlemler uygulanabilir. - Bu kanun kapsamına girenler dışında kalan devlet teşebbüsleri veya kurumlar için gerektiğinde kefalet sandığı kurulmasına ve ilgili yönetmeliklerin çıkarılmasına imkan tanınır; bu, kapsam dışında kalan kurumlar için geçerli düzenlemeler içerebilir. - Askeri mensuplar için bu kanun uygulanmaz; askeri mevzuat hükümleriyle yürütülür. - Geçici hükümler ve geçiş düzenlemeleri mevcut ilişkilerin sonlandırılması sonrası uygulanacak kuralları belirler. - Genel olarak, kefalet sandığı faaliyetleri, zararların tazmini ve benzeri finansal işlemler için belirli denetim ve idari süreçler öngörür; amaç, kefalete bağlı personelin işlemlerindeki güvenliği ve kurumların zararlarını azaltmayı sağlamaktır.

Kanun 3533
1938-07-16

UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN DAİRELER VE BELEDİYELERLE SERMAYESİNİN TAMAMI DEVLETE VEYA BELEDİYE VEYA HUSUSİ İDARELERE AİD DAİRE VE MÜESSESELER ARASINDAKİ İHTİLAFLARIN TAHKİM YOLU İLE HALLİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, devlet, belediyeler veya hususi idareler tarafından sermayesi sahip olunan daire ve müesseseler ile umumi veya katma bütçe kapsamındaki daireler arasında çıkan ihtilafların tahkim yoluyla çözümlenmesini öngörür. Umumi bütçe kapsamındaki daireler arasındaki ihtilaflar, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak bir hakem aracılığıyla çözülür. Diğer bütçe türlerine sahip daireler veya sermayesi devlet, belediye veya özel idarelere ait dairelerle bunlardan biri arasındaki uyuşmazlıklar, ilgili yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem olarak çözümlenir; süreç, bulunduğu yer ve tarafların yerleşimine göre belirlenir. Taraflardan birinin yazılı talebiyle hakemlik süreci başlar; hakem, işlemlerin nasıl yürütüleceğini ve süresini belirler, gerektiğinde tarafları dinler. Hakem kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf bölge adliye mahkemesi tarafından kararın usul ve esas yönünden incelenir ve gerekli görürse karar verir. İstinaf, hakem kararının icrasını durdurur. Belediyeler arasındaki alacak iddialarına ilişkin özel hükümlerde, teminat gösterilmesi halinde icra işlemine ilişkin bazı uygulamalar kaldırılabilir; teminatın niteliği ve değeri ile ilgili itirazlar hakem tarafından çözümlenir; nihai karar teminata dönüştürülür, iade edilir veya terkin olunur. Hakem kararları, genel ilamların icrasıyla ilgili kurallar çerçevesinde infaz olunur. Geçici hükümler, mevcutta devam eden davalara da uygulanır. Bu çerçevedeki düzenlemeler, ihtilafların daha hızlı ve taraflar için daha uygulanabilir bir süreçle çözümlenmesini amaçlar.

Kanun 3380
1987-06-24

TARIMIN TEŞVİKİ VE ÇİFTÇİNİN DESTEKLENMESİ, 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNU VE 5422 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa tarımsal teşvikler ve çiftçi destekleri için bütçeden ödenek ayırılmasını ve bu ödeneğin amacı doğrultusunda kullanılmasını öngörür. Bu ödenek, çiftçilere düşük faizli kredi sağlanması ve devletçe yapılan farklı destek uygulamalarında kullanılabilir. Tarımsal üretimin teşvik edilmesi ve çiftçinin desteklenmesi amacıyla ödeneklerin kamu bankasının sermaye artırımı gibi finansman güvence yöntemleriyle kullanılmasına imkan verir. Vergi mevzuatında yapılan değişikliklerle gelir vergisi ve kurumlar vergisi alanında ilgili yeni düzenlemeler getirilebilir ve ek hükümler eklenebilir. Uygulama ve uygulanabilirlik için gerekli usul ve esasların belirlenmesi yetkisi vurgulanır ve geçici hükümlerle bu değişikliklerin uygulanmasına geçiş sağlanır. Bu kapsamda mevcut kanunlar arasında değişiklikler ve bu değişikliklerin uygulanma tarihleriyle ilgili düzenlemeler yapılır.

Kanun 3717
1991-05-16

ADLİ PERSONEL İLE DEVLET DAVALARINI TAKİP EDENLERE YOL GİDERİ VE TAZMİNAT VERİLMESİ İLE 492 SAYILI HARÇLAR KANUNUNUN BİR MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanunun amacı adli personel ile devlet davalarını takibi konusunda yol gideri ve tazminat ödenmesini sağlamaktır. Yol gideri ve yol tazminatı, yapılan keşif, icra işlemleri ve rapor işlemleri gibi görevler için ödenir; kapsama sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagogu gibi meslek grupları dâhil edilmiştir. Yol tazminatı, görevlilere ödenir ve bütçeden aylık olarak ödenir; yevmiye ödenmez. Yol tazminatı vergilerden muaf tutulur (damga vergisi hariç). Ödenecek miktarın üst sınırı bulunmaktadır ve bu sınır aşılmamalıdır. Yol giderleri, birden çok iş söz konusu olduğunda mesafeye göre orantılı hesaplanır ve ilgili kişiler tarafından karşılanır. Hazine avukatları ile bu işlemleri yapmaya yetkili daireler için yol gideri ve tazminatı ödenir; il ve ilçelerde davaları takibe yetkili diğer birimler için de uygulanır. Yasa, yürürlüğe giren değişikliklerle bazı meslek gruplarının kapsama dahil edilmesini sağlamış ve uygulama açısından bazı hükümleri değiştirmiştir; ayrıca yürürlükten kaldırılan hükümler söz konusu olmuştur.

Kanun 2983
1984-03-17

TASARRUFLARIN TEŞVİKİ VE KAMU YATIRIMLARININ HIZLANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, kamu altyapı projelerinin finansmanı için özel sektörün katılımını mümkün kılar ve tasarrufları teşvik ederek ek finansman kaynakları yaratmayı hedefler; bunun için gelir ortaklığı senetleri ve işletme hakkı gibi mekanizmalar kurar. Bu araçlar, kamuya ait altyapı tesislerinin gelirlerine gerçek ve tüzel kişilerin ortak olması veya belirli bir süre için işletme haklarına sahip olması yoluyla yatırımcıya ortaklık veya işletme yapma imkanı verir. Kapsam geniş olup köprü, baraj, enerji santralları, karayolları, demiryolları, telekomünikasyon sistemleri ile sivil kullanım amaçlı liman ve hava limanları gibi altyapılar bu düzenlemenin kapsamına girer. İşletme hakkı kapsamında, belirli süre ve şartlarla gerçek veya tüzel kişiler tesisleri işletir ve varsa mamullerinin pazarlama ve dağıtımını yapabilir. Gelir ortaklığı senetlerinden elde edilen gelirler belirli bir süre vergi muafiyetine tabi olur; muafiyet süresi dolduktan sonra bu gelirler sermaye iradı olarak vergilendirilir. Bu mekanizmalara ilişkin işlemlerde bazı geleneksel mevzuat hükümlerinin tamamı uygulanmaz veya farklı şekilde uygulanır; ihaleler, muhasebe ve denetim gibi konularda özel düzenlemeler geçerli olur. Kamu altyapı ortaklığı programını destekleyen özel bir bütçe ve yönetişim yapısı kurulur ve gerekli harcamalar bu yapı üzerinden karşılanır. Geçiş süreçlerinde mevcut personel ve varlıkların yeni yapı içine devri ile personelin haklarının korunması güvence altına alınır ve geçişle ilgili uyum düzenlemeleri yapılır. Mevcut hükümlerle çelişen diğer mevzuat hükümleri bu düzenlemeye uygun şekilde uygulanır.

Kanun 4736
2002-01-19

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ÜRETTİKLERİ MAL VE HİZMET TARİFELERİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmetlere uygulanacak tarife konusunda genel olarak ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamayacağı hüküm taşır. Ancak belirli hak sahipleri ve belirli hizmetler için ücretsiz ya da indirimli tarife sağlanması mümkün kılınır; belediyeler ve belediyeler tarafından kurulan toplu taşıma hizmeti sağlayıcıları da şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde bu hakları uygulayabilir. Ücretsiz veya indirimli yolculuk hakkının kullanılmaması durumunda tarife üzerinden idari para cezası uygulanabilir. İlgili hizmetlere ilişkin uygulama usul ve esasları düzenleyici işlemlerle belirlenir. Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle daha önce uygulanmakta olan bazı ücretsiz veya indirimli tarife uygulamaları sona erer. Geçici hüküm, mevcut ücretsiz seyahat haklarının korunmasını sağlar. Yasanın uygulanmasına ilişkin kararlar ve uygulamayı yönlendiren kurallar düzenleyici süreçlerle belirlenir.

Kanun 5597
2007-03-23

YURT DIŞINA ÇIKIŞ HARCI HAKKINDA KANUN İLE ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Yurt dışına çıkış yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından yurt dışına çıkış harcı alınır. Harç miktarı, her yıl yeniden değerleme yoluyla belirlenen tutara göre hesaplanır ve küsuratlar dikkate alınmaz. Belirli durumlarda harç alınmaz; yurt dışında oturma izni bulunanlar, yaş olarak belirli bir sınıra ulaşmamış çocuklar, belirli belgelerle çıkış yapanlar ve bazı toplu taşıma araçlarının mürettebatı gibi kişiler muaf tutulur. Harcın beyanı ve ödemesi, çıkış yapan kişiler tarafından yapılır ve bu işlemlerde harcı tahsil edenler ilgili işlemleri yürütür. Hacın miktarı ve uygulanması, yetkili makamlarca belirlenen kurallara göre değişebilir; bazı durumlarda harç artırılabilir veya indirilebilir. Harcın tahsilatı, beyan dönemlerinin belirlenmesi ve uygulama esasları gibi konular, ilgili uygulama kurallarıyla düzenlenir. Bu kanunun değişiklikler yapılarak uygulanmasıyla bazı hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.