İlgili Mevzuat:

SULAMA ALANLARINDA ARAZİ DÜZENLENMESİNE DAİR TARIM REFORMU KANUNU

10 / 2.783 sonuç gösteriliyor

Kanun 6292
2012-04-26

ORMAN KÖYLÜLERİNİN KALKINMALARININ DESTEKLENMESİ VE HAZİNE ADINA ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARILAN YERLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, orman nedeniyle başka yerlere çıkarılan yerler ile Hazineye ait tarım arazilerinin değerlendirilmesi ve köylülerin kalkındırılmasına ilişkin usul ve esasları belirler; orman köylülerinin yaşayışını ve üretimini desteklemeyi amaçlar. Köylülerin nakli ve yerleşmesi açısından uygulanabilir etkiler - Köylerin yeniden yerleşimi ve kalkındırılması için karar verildiğinde, bu süreçlerin uygulanması ve koordinasyonu ilgili orman kurumları tarafından yürütülür. - Bazı alanlar, köylülerin yaşamlarını sürdürmesi için yeniden düzenlenir ve iskan süreci bu doğrultuda planlanır; gerekli hallerde diğer yerlere kısmen veya tamamen nakil yapılabilir. - Yerleşim planları, arazi kullanımını tarımsal faaliyetlere uygunluk açısından incelenir ve uygun bulunan alanlar için tarımsal ıslah, imar ve ihya işlemleri yapılır; bu işlemler için ilgili kamu kurumları arasında koordinasyon sağlanır. Arazi sınıflandırması ve yönetim - Değerlendirme kapsamında bazı araziler ormana dönüştürülmek üzere yeniden tasarlanır; bu arazilerin hangi kamu idaresine devredileceği belirlenir. - Tarım arazileri veya ormanlık alanlar gibi farklı kategorilerdeki yerlerin kadastro ve tapu kayıtları üzerinde gerekli düzeltmeler ve terkin çalışmalarına ihtiyaç duyulur. - Değerlendirme sonucunda, orman içindeki veya çevresindeki yerleşim yerleri için gerekli iskan ve tescil işlemleri ilgili idarelerce yürütülür. Kamulaştırma ve arazilerin ağaçlandırılması - Gerekli durumlarda kamulaştırma yapılabilir; kamulaştırılan arazilerin ağaçlandırılması ve ormana dönüştürülmesi Orman Genel Müdürlüğünün görevleri arasındadır. - Kamulaştırılan arazilerin tescili ve kullanım amacı, kamu idareleri ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasındaki işbirliği çerçevesinde yürütülür. Hak sahibi olanlar ve doğrudan satış - Önceden kullanıcı olan veya üzerinde tarımsal işler yapan kişiler, belirli kayıtlar ve beyanlar doğrultusunda doğrudan satış için başvurabilir; bu başvurular belirlenen süre içinde sonuçlandırılır. - Satış bedeli, güncel değerlemelere göre hesaplanır ve peşin ödemede indirimler, taksitli ödemelerde ise belirli taksit seçenekleri uygulanır. - Satış bedelinin ödenmesi tamamlandığında tapu ve gerekli ipotek işlemleri resen gerçekleştirilir; bu işlemlerde resmi şekil şartı aranmamış olabilir. - Hak sahibinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde haklar korunur; ödenmeyen tutarlara ilişkin yaptırımlar uygulanabilir ve hak sahibi için satış hakları düşebilir. - Hak sahipliği konusunda halefiyet durumu söz konusu olduğunda noter aracılığıyla muvafakatname düzenlenebilir ve buna ilişkin masraflar uygulanır. Sınırlamalar ve kapsam dışı kalan alanlar - Su havzaları, içme suyu koruma alanları ve bazı özel kullanım alanları için hak sahiplerine satış yapılması kısıtlanabilir; bu durumlarda alternatif olarak benzer alanlarda hak sahipliği düzenlemeleri yapılabilir. - Kamu hizmetlerine ayrılan veya belirlenen amaçlar için kullanılan araziler bu kanun kapsamındaki doğrudan satış için uygun olmayabilir. İskân ve planlama çerçevesi - Iskan süreçleri, mevcut iskan mevzuatı ve ilgili planlama süreçleriyle uyumlu olarak yürütülür; iskan talepleri, mevcut mevzuat çerçevesinde desteklenir. - Tarımsal faaliyetler için uygunluk ve planlama konularında ilgili bakanlıklar ile bakanlıklar arası koordinasyon sağlanır; planlar onaylanır ve uygulanır. Genel imkânlar ve güvence - Yasal süreçler, kayıtlar ve bedel hesaplama konusunda şeffaflık ve belirlenen usullerin uygulanabilirliği hedeflenir; hak sahiplerine adil işlem yapılması güvence altına alınır. - Bahsedilen işlemler kapsamında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar için gerekli başvuru ve itiraz imkanları sunulur; uygun görülen durumda iade veya düzeltme mekanizmaları uygulanır.

Kanun 2873
1983-08-11

MİLLİ PARKLAR KANUNU

Bu metnin pratik etkileri şu şekilde özetlenebilir: - Belirlenen milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları ve tabiatı koruma alanları, doğal değerlerin bozulmadan korunması, geliştirilmesi ve yönetilmesi amacıyla özel bir koruma ve yönetim çerçevesine alınır. - Bu alanlarda gerekli gelişme ve kullanım planları hazırlanır; iskan ve yapılaşma, planlara uygun projeler ve onay süreçleri çerçevesinde yürütülür. - Kamu yatırım ve projeleri için izinler verilir ve uygulamalar denetlenir; tarihi ve arkeolojik alanlarda çalışmalar için özel izinler gereklidir. - Turizm amaçlı bina ve tesisler için izinler verilebilir; ilgili haklar ve kullanımlar belirli süreler için tesis edilebilir; süre sonunda tesislerin devri ve değer üzerinden uzatma olanakları bulunabilir. - Kamuya ait alanlarda yapılan ya da yapılacak kullanımlar için belirlenen sınırlar dışına çıkılmaz; bu alanlarda kullanım izni ve irtifak hakları sınırlanabilir. - Ardında maden ve petrol arama/işletme ruhsatları, korunması gerekli alanlarda, uygunluk ve koruma koşulları göz önünde bulundurularak verilir. - Alanlarda altyapı ve hizmetler, koruma ve yönetim amaçları doğrultusunda ilgili yetkili kurumlar tarafından gerçekleştirilir ve işletilir. - Kaynakların geliştirilmesi amacıyla koruma ve çok taraflı kullanım dengesi gözetilerek teknik uygulamalar yapılır; belirli yerlerde üretim, avlanma ve otlatmaya yönelik izinler verilebilir. - Tabiat alanlarında doğal denge, yaban hayatı ve ekosistem korunur; bozulacak veya bozabilecek her türlü müdahale ile kontrollü olmadan yapı ve tesis kurulması engellenir. - Tescil açısından kamu arazileri ve mevcut tesisler üzerinde yetkisiz tescil işlemleri yasaktır; gerektiğinde müdahale ve el koyma yürütülür. - Koruma görevlileri ve alan kılavuzlarıyla ziyaretçi yönetimi, eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yaygınlaştırılır; yöre halkı bu süreçte alan kılavuzluğu konusunda eğitilir. - Uygulama ve yönetişim için gerekli yönetmeliklerin çıkarılması ve uygulanması sağlanır; bu kapsamda planlar ve sorumluluklar netleşir. - Koruma alanlarında yasa dışı fiiller ve tahribatlar için cezai yaptırımlar uygulanır ve artırılabilir. - Mevzuat değişiklikleri ve geçici hükümler, mevcut hakların korunması ve giriş ücretleri ile cezaların uygulanması üzerinden süreçleri etkiler. - Yürürlük ve uygulanabilirlik, kanunun belirlediği kapsamda hayata geçirilir.

Kanun 5403
2005-07-19

TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU

Bu düzenleme tarım arazilerinin planlı ve sürdürülebilir kullanımı için sınıflandırma, koruma ve paylaşım süreçlerini belirler. - Araziler doğal özellikleri ve bölgesel önemi dikkate alınarak sınıflandırılır; bu sınıflandırma, korunması ve geliştirilmesi için özel planlar ve uygulamalar öngörülür; küçültme ya da parçalama sınırları konularak üretkenliğin sürdürülmesi hedeflenir. - Her ilde kurulan toprak koruma kurulu, arazi kullanım planlarının uygulanması ve izlenmesi, olumsuzlukların belirlenmesi ve çözümler için görüş üretmesi amacıyla çalışır; planlar arasındaki uyum denetlenir. - Arazinin varlığı ve özellikleri belirli standartlarla haritalandırılır ve bir toprak veri tabanı oluşturarak karar alma süreçlerine sunulur; planlama bununla desteklenir ve ilgili paydaşların hizmetine sunulur. - Tarım arazileri mutlak, özel ürün, dikili ve marjinal olarak sınıflandırılır; her sınıf için özel hedefler ve koruma/geliştirme planları uygulanır; bu sınıflandırma üretimin sürekliliğini güvence altına alır. - Yeter gelirli tarımsal arazi kavramı, belirlenen büyüklükler içinde kalan parsellerin korunmasını sağlar; bu niteliğin korunması için kayıtlara bildirim ve denetim mekanizmaları işler ve gereğinde düzenlemeler yapılır. - Mirasa konu tarımsal arazi olanlar için devri, mirasçılar arasında anlaşmaya bağlıdır; anlaşma sağlanamadığında mahkeme devriyle ilgili karar verir ve üretkenliğin sürdürülmesini gözetir; gerektiğinde paylar karşılığında satışı mümkün kılar. - Devir işlemleriyla birlikte gerekli tarımsal altyapı ve ekipmanın devri de söz konusu olabilir; pay dağılımında adaletli ve verimli kullanım önceliklidir. - Ölümle bağlı tasarruflar nedeniyle mirasçıların üretkenliğin korunmasına ilişkin hakları güvence altındadır; bu süreçler şeffaf ve dengeleyici biçimde yürütülür. - Kamu ve finans kurumları tarafından tespit edilen devrin gecikmesi durumunda devrin sağlanmasına yönelik adımlar atılır; mahkeme desteğiyle uygun devrin gerçekleşmesi hedeflenir. - Tarımsal amaçlı arazilerin kullanımı, altyapı ve üretim tesislerinin planlı ve uyumlu biçimde yönetilmesini gerektirdiği için çevresel, ekonomik ve toplumsal etkilerin dengeli şekilde gözetilmesi sağlanır.

Kanun 4706
2001-07-18

HAZİNEYE AİT TAŞINMAZ MALLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu kanun Hazineye ait taşınmazların ekonomik değere dönüştürülmesini hızlandırmayı amaçlar ve taşınmazların nasıl değerlendirileceği ve kime, hangi yöntemle satılacağına ilişkin esasları belirler. - Taşınmazların satışında çeşitli yöntemler öngörülür; doğrudan satış, üzerinde sınırlı ayni hak tesis edilerek satış, arsa karşılığı inşa ettirme veya diğer uygun yöntemlerle değerlendirme yapılabilir. Hangi idarelerin hangi yöntemi kullanacağına karar verilir. - Satışa konu olabilecek taşınmazlar çeşitli kamu ve yarı-kamu kuruluşlarına, özel hukuk tüzelkişiliklerine, vakıflara ve kamu hizmetlerinde kullanılan alanlara göre çeşitlenir; bazı taşınmazlar rayiç bedeli üzerinden doğrudan satılabilir veya belirli amaçlar için sınırlı kullanım amacıyla satılabilir. - Kamu konutlarıyla ilgili özel süreçler ve haklar uygulanır; mevcut konut kullanıcılarına öncelikli satın alma hakkı doğabilir, bedelin ödenmesi halinde öncelik hakkı kullanılarak konutlar satın alınabilir; gerekli durumlarda ihale süreci ve bildirimler yürütülür. - Satıştan elde edilen gelirler bütçeye kaydedilir ve yatırım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanılır; masraflar bu gelirlerden düşülür ve işlemler yatırım ve konut ihtiyaçlarına yönelik harcamalar için ayrıntılı şekilde yönetilir. - Tarım arazileri ve kırsal alanlarla ilgili özel kurallar bulunur; tarımsal amaçla kullanılan arazilerin doğrudan satışıyla ilgili şartlar ve tarım dışı kullanımın sınırlanmasına ilişkin hükümler uygulanır; gerektiğinde tarımsal kullanımı sürdürmeyi güvence altına almak için ek tedbirler alınır. - Uygulama ve uygulama sürecine ilişkin usul ve esaslar ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenir; uygulamada çıkabilecek tereddütlerin giderilmesi için gerekli kararlar alınır ve süreçler yönetilir.

Kanun 6831
1956-09-08

ORMAN KANUNU

Orman olarak sayılan alanlar, tabii ve emekle yetiştirilen ağaç topluluklarının bulunduğu yerleri kapsar; bazı alanlar ise orman sayılmaz. Bunlar arasında sulaklıklar, step örtüsüyle kaplı alanlar, her türlü dikenli ve çalı türleriyle kaplı alanlar, parklar, eski mezarlıklar içindeki ağaçlar ve tarım arazileri olarak kullanılan, orman içinde bulunan veya bitişiğinde bulunan belirli ağaç ve ağaççıklar yer alabilir. Ayrıca sahipli arazide bulunan ve civarındaki ormanlarda doğal olarak yetişmeyen ağaçlar ile bazı özel kullanımdaki araziler de orman sayılmama kapsamına girebilir; bazı durumlarda yabancı türlerle veya tarımsal amaçlarla kullanılan araziler de bu kapsam dışı kalabilir. Bu kapsam dışına çıkartılan alanlar, devlet, kamuya ait kurumlar veya özel sahipler adına orman sınırlarının dışına alınabilir; çıkartılan bu yerler taşınır veya tescil süreçleriyle kayıt altına alınır ve bu işlemler kesinleşir. Orman sınırları dışına çıkartılan alanlar dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz. Belirli şartlarda muhafaza ormanları, milli parklar ve üretim ormanı gibi nitelikler korunur. Ayrıca bazı alanlar, korunması gerekli bulunduğunda ya da tarihi, estetik, turistik değerler nedeniyle orman rejimine alınabilir. Ormanlar, devlet ormanları, kamuya ait ormanlar ve özel ormanlar olarak sınıflandırılır; ayrıca bu kategoriler içinde koruma ve üretim işlevlerini ifade eden alt tipler bulunur. Ormanların yönetimi ve denetimi, orman idaresinin sorumluluğundadır; diğer sahipler ise ormanlarla ilgili işlemlerden denetime tabidir. Orman kadastrosu adı verilen sınır belirleme çalışmaları, belirli komisyonlar tarafından yürütülür; ilanlar yapılır, itirazlar için belirli süreler öngörülür ve başvuru sahiplerinin katılımı sağlanır. Sınır noktaları yerinde tespit edilerek haritalara işlenir; tespit edilen sınırlar değiştirilemez ve kayıtlar ilgili kurullarca onaylanır. Kadastro çalışmalarında harita ve ölçüm işlemleri uzmanlar tarafından yapılır ve kontrol, onay süreçleriyle tamamlanır. Kesinleşen tutanak ve haritalar ilan edilir; itirazlar süresi dolduktan sonra kararlar kesinleşir. Sınır dışına çıkarılan veya kadastroyla belirlenen yerler üzerinde, fiilen orman olan alanlar tespit edilip gerektiğinde orman vasfı sürdürülür veya yasal kayıtlarla gerekli işlemler yapılır. Bu süreçler sonucunda yapılan tasarruflar için belirli ödemeler ve bedeller uygulanır; ancak bazı durumlarda, uygulama süresi içinde satış işlemleri tamamlanana kadar bu bedeller alınmaz. Noktaların, taşların ve işaretlerin korunması zorunludur; bu işaretlerin yer değiştirilmesi veya zarar görmesi yasaktır.

Kanun 3621
1990-04-17

KIYI KANUNU

Kıyı seridi ve kıyı hattı, kamu yararını gözetilerek korunacak ve toplumun ortak kullanımına açık tutulacaktır; bu alanlarda doğal ve kültürel özelliklerin korunması önceliklidir. Kıyı hattının belirlenmesi zorunludur; belirlenemeyen bölgeler için belirleme süreci, planlama süreciyle uyumlu olarak yürütülür. Kıyı ve sahil seridinde hiçbir yapı inşa edilemez; engeller oluşturmaya yönelik uygulamalar, kum ve benzeri doğal malzemelerin alınması veya taşınması yasaktır; kirletici atıklar bırakılmaz. Kıyı kenarında yapılacak planlı kullanımlarda kamu yararı esas alınır; belirli koşullarla konaklama dışı, günübirlik turizm ve rekreasyon amaçlı yapılar ile altyapı tesisleri mümkün olabilir; bunun için uygun planlama ve şartlar gerekir. Doldurma veya kurutma yoluyla arazi kazanımı, kamu yararı için ve planlara uygun olarak yapılabilir; elde edilen arazi özel mülkiyet konusu olmaz ve kamuya ait sayılır; bu işlemler için gerekli izinler ve şartlar uygulanır. Kıyı ve doldurma kurutma yoluyla kazanılan araziler üzerinde yapılacak yapı ve tesislerin ruhsatlandırılması ve uygunluk denetimi gerekir; ruhsat ve ilgili yönetmeliklerle belirlenen şartlar sağlanmalıdır. Tapu kayıtlarında sahil seridi ile ilgili yükümlülükler ve beyanlar kesinleşir; bu alanlarda yapılan yapılar beyan zemini üzerinde tanımlanır. İmar mevzuatına aykırı veya ruhsatsız yapılar için yaptırım ve, gerektiğinde yapının kaldırılmasına ilişkin süreçler uygulanır; bu cezalar ve yaptırımlar, ilgili mevzuata göre yürütülür. Planlar ve uygulamalar, koruma amaçlı öncelikler ve çevresel hassasiyetler gözetilerek hazırlanır ve uygulanır; sahil seridinde yapılacak yeni düzenlemeler, bu çerçevede karar alınır. Sahil seridi üzerinde özel güvenlik ve savunma amacıyla kullanılan alanlar için istisnai uygulamalar söz konusu olabilir; bu tür durumlar özel hükümlerle ele alınır.

CB Yönetmeliği 3413
2021-01-07

6831 SAYILI ORMAN KANUNUNUN EK 16 NCI MADDESİ KAPSAMINDA ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARMA İŞLEMLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK

- Bu yönetmeliğin amacı orman sınırları dışına çıkarılabilecek yerleri ve çıkarılamayacak alanları belirlemek ve uygulama usullerini netleştirmektir. - Çıkarım için talep toplama süreci başlatılır ve ilgili belgeler toplanır. - İnceleme heyeti kurulur; talep ve belgeler incelenir; sınır koordinatları ve haritalar rapora eklenir. - İnceleme raporuna dayanılarak talebin uygun olup olmadığı bildirilir; uygun bulunan durumda sınır değişikliği için gerekli aşamalara geçilir. - Nihai karar alındığında sınır belirlenir ve orman sınırları dışına çıkarma işlemi uygulanır. - Sınır dışına çıkarılan alanlar parsel numaralandırılır, ölçülür ve haritalara işlenir; haritalarda gösterilir. - Orman vasfını yitiren alanlar tarımsal veya yerleşim amaçlı kullanıma açılır ve tapuda tescil edilir. - Taşınmazlar ormana tesis etmek amacıyla tahsis edilip teslim edilir. - Tutanaklar ilan olunur, itiraz süreleri ve süreçleri uygulanır; kararlar kesinleştiğinde itiraz süreci tamamlanır. - Dosyalar derlenir ve denetim için ilgili yerlere iletilir.

Kanun 6200
1953-12-25

DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNCE YÜRÜTÜLEN HİZMETLER HAKKINDA KANUN

Bu metnin pratik etkisi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ) görev alanını, kuruluş yapısını, mali işleyişini ve sulama-bataklıkla ilgili hizmetlerin uygulanışını belirleyerek; sulama ve drenaj projelerinin planlanması, inşası, işletilmesi ve bakımı süreçlerini merkezileştiren uygulanabilir kurallar getirir. - Sulama, drenaj ve su yönetimi ile ilgili çalışmaların yürütülmesi, bu tesislerin işletme ve bakımına ilişkin esaslar ile bu hizmetlerin finansmanı üzerinden gerçekleşir; hizmetten faydalananlar tarafından ödenecek ücretler ve amortisman uygulamaları belirlenir, uygulanır ve takip edilir. - Sulama alanlarının tesisler açısından belirlenmesi ve bu alanların sahibi olan köy ve mahalle güvenilir kurumların katılımıyla yapılır; belirlenen mesaha cetvelleri üzerinden ücretler hesaplanır ve ilgililere bildirilir; itirazlar Bölge müdürlükleri eliyle çözümlenir ve kararlar kesinleşir. - DSİ’nin yatırım ve işletme maliyetlerinin karşılanmasına ilişkin usuller, üretim, toplulaştırma ve depolama tesislerinin finansmanı ile ilgili düzenlemeler çerçevesinde belirlenir; yatırım ve işletme giderlerinin nasıl dağıtılacağı ve zamanında ödenmesini sağlama yöntemleri tanımlanır. - Tesislerin işletme aşamaları üç temel aşamada tanımlanır: inşa devam ederken yürütülen işletme, tamamlandıktan sonraki belirli bir süre içindeki işletme ve ardından tam işletme. - Enerji üretimi ve kanallar üzerindeki nakliyat gibi bazı faaliyetlerin finansmanı ve tahakkuku, ilgili ilişkilerin özel şartlar çerçevesinde yürütülmesiyle ilişkilendirilir; bazı harcamalar için muafiyetler ve istisnalar öngörülebilir. - DSİ’nin mal varlığı kamu malı olarak kabul edilir; mal varlığına yönelik usulsüzlükler cezai ve yükümlülüklerle karşılaşır. - Dava ve icra gibi yargı mercilerine intikal etmeyen bazı uyuşmazlıklarda, belirli parasal sınırlar dahilinde hızlı çözüm için DSİ, Bakan veya Cumhurbaşkanı düzeyinde sulh teklifinde bulunabilir. - DSİ, tesis kurulumları için yaptığı istikraz ve ortaklıklar gibi finansal işlemlere dayanarak diğer tesislerle ilişki kurabilir ve gerektiğinde varlıkları devralabilir, kiralayabilir veya ortaklık kurabilir; bu işlemlerin bedellerinin hesaplanması ve uygun gördüğü çerçevede yürütülmesi öngörülür. - Tesislerle ilgili bazı taşınmazlar ve arazi kullanımları için yönetmeliklerle düzenlenen uygulama şekilleri belirlenir; ihtilaflar ve sahadaki uygulama süreçleri yerel yönetimler ve ilgili kurumlar ile koordineli yürütülür. - DSİ’nin operasyonel ve idari işleriyle ilgili pek çok hüküm, mevcut ve gelecekteki projelerin uygulanmasıyla ilgili olarak, genel kamu menfaati gözetilerek belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı hükümler ise değiştirilmiş veya yürürlükten kaldırılmıştır. Bu özet, metindeki temel pratik etkileri kapsayacak şekilde tarafsız ve sade bir anlatımla sunulmuştur.

Kanun 4342
1998-02-28

MERA KANUNU

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla mera, yaylak, kışlak ve umuma ait çayır-otlak olarak kullanılan alanlar devletin tasarrufu altına alınır ve köyler veya belediyeler tarafından ortak veya münferiden kullanıma tahsis edilir; bu alanlar özel mülkiye geçirilemez ancak kiralanabilir. Tahsis amacı değişmedikçe bu alanlar başka amaçla kullanılamaz; belirli şartlar altında gerekli onaylar alınarak değiştirilmesi mümkündür. Kurum ve teknik ekiplerce mevcut mera, yaylak ve kışlaklar ile bunların ihtiyaçları tespit edilerek sınırları belirlenir, haritalandırılır ve yerinde işaretlenir; ekolojik, tarımsal ve ekonomik değerlendirmeler ile mevcut hayvan varlığı ve otlatma kapasitesi göz önünde bulundurulur; sonuçlar tutanak halinde kayda geçer. İlgili köy ve belediyeler ile diğer ilgili taraflar bilgilendirilir, gerekli belgeler istenir; ormanlık alanlar ve ilgili kayıtlar hakkında bilgiler toplanır; itiraz süresi uygulanır ve itirazlar kararlandırılarak süreç sonuçlandırılır; kararlar kayıt ve ilan yoluyla resmiyete alınır ve gerektiğinde yargıya başvurma hakkı saklıdır. Tahsis kararları, ortak kullanıma yönelik olarak belirlenen yer, sınır, sulama ve geçit yerleri ile otlatma kapasitesi ve ailelerin otlatabileceği hayvan sayısını içerir; fazlalık alanlar çevre köylere veya özel/ tüzel kişilere kiralanabilir; kiralama belgeleri ve uygulama usulleri yönetmelikle belirlenir. Ayrıca kiralanan alanlarda gerekli bakım ve barınma gibi hayvancılık tesisleri kurulabilir; bu tesislerin kullanımına ilişkin sınırlamalar ve mali hükümler belirlenir. Islah edilmesi gereken meraların, gerekli masrafları karşılayacak sorumlulara ait olduğu ve yapılan islah giderlerinin bütçeye gelir olarak kaydedilerek ıslah çalışmalarında kullanıldığı bir mekanizma vardır. Tahsis amacı değişikliğine ilişkin istisnalar enerji-ve doğal kaynakları, kültür-turizm yatırımları, kamu yatırımları, savunma ve güvenlik, afet bölgeleri gibi ihtiyaçlar için öngörülür ve bu durumda ilgili yetkili makamlarca onay gerekir. Bu süreç sonunda kararlar ilan edilerek teyit edilir ve kayıt altına alınır; itiraz ve dava hakları belirli sürelerle korunur; böylece mera, yaylak ve kışlaklar için ortak kullanım hakları netleşir ve sürdürülebilir otlatma amacıyla yönetilir.

Kanun 4737
2002-01-19

ENDÜSTRİ BÖLGELERİ KANUNU (ENDÜSTRİ BÖLGELERİ KANUNU VE ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN)

- Endüstri bölgelerinin kurulması, yönetimi ve işletilmesi için bir çerçeve oluşturulur; bölgelerin yönetimi bir yönetici şirketi tarafından yürütülür ve tek yatırımcı bulunması halinde o yatırımcı yönetici olarak hareket eder. - Yatırım yapmak isteyen gerçek kişi veya tüzel kişiler için başvuru ve ön yer tahsisi süreçleri uygulanır; yatırım için gerekli izin ve ruhsatlar, belirlenen esaslar çerçevesinde sağlanır; yatırımcıya belirli türde haklar tesis edilebilir ve kullanma izni verilebilir. - Endüstri bölgelerindeki arazi ve kamulaştırma işlemleri yapılabilir; kamulaştırılan araziler devlet adına tescil edilerek bölgenin kullanımına alınabilir; yatırımcılar lehine haklar tesis edilebilir veya bedelsiz devri mümkün olabilir. - Altyapı ve üstyapı yatırımları planlanır ve denetlenir; altyapı giderleri yatırımcılar tarafından karşılanabilir; altyapı tamamlandığında hizmetler başlatılır ve işletilir. - İmar planları ve parklar, sağlık koruma bandı gibi alanlar belirli usullere göre düzenlenir ve ilan edilir; bölge sınırları içindeki bazı yapılar ve yollar yönetici şirketin sorumluluğundadır ve gerektiğinde işlemler yürütülür. - Endüstri bölgelerinde elektrik, su, doğal gaz gibi altyapı ve hizmetlerin temini için gerekli düzenlemeler yapılır; yatırımcılar bu altyapı hizmetlerini bölge içinde kullanır; serbest tüketici ve ilişkin haklar konusunda çeşitli esneklikler bulunabilir. - Özel endüstri bölgeleri ilanı için belirli yatırım taahhütleri ve sahiplik/irtifak haklarına ilişkin şartlar aranır; ilan edilen alanlar başka amaçlarla kullanılamaz ve yatırım tamamlandığında bölgenin özel statüsü korunur. - Yatırımlar için çevresel etki değerlendirme kararları gibi çevresel mevzuat gereklilikleri dikkate alınır; çevre ve sağlık güvenliği açısından gerekli tedbirler alınır.