İlgili Mevzuat:

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ZİRAAT BANKASI ANONİM ŞİRKETİ VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ TARAFINDAN KULLANDIRILAN TOPLU KÖY İKRAZATI/GRUP KREDİLERİNDEN DOĞAN KEFALETİN SONA ERDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

10 / 3.964 sonuç gösteriliyor

Kanun 5834
2009-01-28

KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN DİKKATE ALINMAMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa geçmişte karşılıksız çıkan çekler, protesto edilmiş senetler, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin kayıtların borcun tamamının ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde silinmesini sağlar. Silinen kayıtlar sonrası kredi başvuruları ve kredi işlemlerinde bu kayıtlar dikkate alınmaz. Bankalar ve finansal kuruluşlar tarafından yeni kredilendirme, kredi kartı işlemleri ve benzeri finansal faaliyetlerde silinmiş kayıtlara dayanılarak karar verilmez. Mevcut durumlar itibarıyla, silinme süreciyle ilgili olarak belirli geçici hükümler kapsamında genişletilmiş uygulama alanı doğabilir. Bu düzenlemenin amacı, geçmiş borçlar nedeniyle aşırı olumsuz etki yaratan kayıtların etkisini azaltmaktır. Bu düzenlemeler, kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar açısından hukuki veya cezai sorumluluk doğurmaz.

Kanun 4743
2002-01-31

MALİ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa bankalar ve diğer mali kurumlar tarafından borçluların finansal darboğaz halinde olan kredilerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin pratik etkileri sağlar. - Finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşmaları kapsamında mevcut krediler için vadelerin uzatılması, kredinin yenilenmesi, ilave yeni kredi verilmesi, anapara ve/veya faizin indirilmesi veya faizden vazgeçilmesi, kredilerin iştirakte çevrilmesi, kredilerin kısmen veya tamamen ayni ya da nakdi bedelle devir ve temlik edilmesi, Kredilerin teminat karşılığı tasfiye edilmesi gibi çeşitli tedbirler uygulanabilir. - Bu süreçte alacaklılar ve borçlular bir araya gelerek finansal yeniden yapılandırma sözleşmeleri imzalayabilir; bazı kurumsal taraflar gerektiğinde ilave finansman sağlayabilir ve borçlularla yapılacak sözleşmelere taraf olabilir. - Vergi, harç ve fon yükümlülüklerinde istisnalar uygulanır; ayrıca alacaklıların edinecekleri varlıkları elden çıkardıkları durumlarda da istisnalar geçerli olabilir. - Kredilere ilişkin teşvik belgeleri ve ihracat taahhüt süreleri, yeniden yapılandırılan borçlar için uzatılabilir; bu durum borçlulara yatırım ve ihracat hedeflerini sürdürme imkanı sağlar. - Sözleşme hükümlerine uymayan borçlar için tahsilat süreçleri devam edebilir; mevcut vergi ve harç istisnaları, bu süreçlerin uygulanması açısından korunur. - Bu mekanizma alacaklılar arasında çok taraflı bir yapı kurulmasına olanak tanır ve bankalar ile kamuya ait ilgili kurumların da katılımına açık olur; böylece çeşitli finansman ve yapılandırma seçenekleri ortaya çıkabilir.

Kanun 5811
2008-11-22

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların ekonomiye kazandırılmasını ve işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır. Yurt dışında bulunan ve kanıtlanan varlıklar Türkiye’ye getirildiğinde ya da beyanla kayda alındığında değerleri Türkiye’de belirtilerek defterlere kaydedilir; bu varlıklar özel bir fon hesabında gösterilir ve fon sermayenin bir cüz’ü olarak kabul edilir, başka amaçla kullanılamaz ve tasfiye halinde vergilendirilmez; bu varlıklar dönem kazancının hesaplarına dahil edilmez. Türkiye’de bulunan ancak işletmenin özkaynakları içinde yer almayan varlıklar için de beyan ve vergilendirme yapılır; değer üzerinden vergi uygulanır ve vergi ödenir; beyanda bulunanlar bu vergiyi ödemekle yükümlüdür. Beyan edilen varlıklar için vergi, ilgili hesaplardan ödenir ve bu verginin banka ve aracı kurumlar tarafından da ayrıca beyan edilmesi ve ödenmesi gerekir. Beyan edilen varlıklar nedeniyle verilen vergi, gider olarak kabul edilmez ve bu varlıkların amortismana tabi tutarı yoktur; elden çıkarılmasından doğan zararlar da vergisel gider olarak dikkate alınmaz. Beyan veya beyanda bulunanlar için bazı durumlarda tarhiyat veya vergi incelemesi uygulanmaz veya diğer hükümlerden istisnalar bulunabilir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir; uygulamayı yürüten merci ve süreçler bu kapsamda belirlenir.

Kanun 7155
2018-12-19

ABONELİK SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN PARA ALACAKLARINA İLİŞKİN TAKİBİN BAŞLATILMASI USULÜ HAKKINDA KANUN

Abonelik sözleşmelerinden doğan para alacaklarının haciz yoluyla ilamsız icra takibinin merkezi elektronik sistem üzerinden başlatılması ve takip sürecine kadar yönetilmesi amaçlanır. Alacaklı avukatı takip talebini Merkezî Takip Sistemine girer; sisteme borçlu ve alacaklı bilgileri, alacağın tutarı, takip dayanağı belgeler ve diğer ilgili bilgiler kaydedilir; takip için Merkezî Takip Numarası verilir. Takip ödeme emri ile başlar; ödeme emrinde toplam borç ve masraflar ile ödeme için hesap numarası ve ödeme süreleri belirtilir; itiraz ve yetkiye ilişkin bilgiler de yer alır; itirazlar güvenli elektronik imza ile de yapılabilir. Tebliğ işlemi PTT ile gerçekleştirilir; borçluya tebliğ edilir; bazı hallerde borçlunun adres kayıt sistemindeki adres üzerinden de tebligat yapılabilir; tebligatın kanıtı sisteme yüklenir. Borç ödenirse takip sona erer; ödenen para hesaplara aktarılır; masraflar ilgili hesaplara düşülür. Borçlu ödeme emrine itiraz edebilir; itiraz icra dairesi tarafından işlenir ve takip durur; yetkiye ilişkin itiraz halinde mahkeme kararına bağlı olarak yetkinin kaldırılması gerekir. Ödeme emrine itiraz edilmemesi veya itiraz hükümden düşürüldüğünde takip cebri icraya devam eder; alacaklı dilerse borçlunun mal veya alacaklarının olup olmadığını UYAP üzerinden sorgulayabilir. Takipte harç ve masraflar Merkezî Takip Sistemi üzerinden alınır; icraya başvurma harcı ve tahsil harcı alınmaz. Hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak esaslar ve yönetmelikler düzenlenir. Geçiş hükmü kapsamında mevcut takipler için önceki hükümler esas alınır; yürürlük ve yürütme konuları uygulanır.

Kanun 7061
2017-12-05

BAZI VERGİ KANUNLARI İLE DİĞER BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu kanun, vergi ve maliye alanında bulunan bir dizi hükmü değiştiren ve bazılarını yerine geçiren geniş kapsamlı bir düzenlemedir. Birçok vergi ve harçla ilgili uygulamanın içeriği ve nasıl hesaplandığı konusunda yeniden düzenleme getirir; böylece vergi gelirlerinin toplanması ve mali işlemlerin yürütülmesi daha tutarlı bir çerçeveye oturtulur. Geçiş hükümleriyle mevcut uygulamaların yeni düzenlemeler kapsamında nasıl uygulanacağı ve hangi durumlarda muafiyetler veya iade işlemlerinin söz konusu olabileceği belirginleştirilir. Ayrıca bazı kamu fonlarının bütçeye gelir olarak kaydedilmesi ve ilgili hesaplardan bu yönde aktarma yapılması öngörülür; bu, kamu maliyesine kaynak akışını etkileyebilir. Değişiklikler, yürürlüğe girecek diğer yasa tasarılarıyla ilişkilendirilerek hangi hükümlerin hangi diğer mevzuatla birlikte uygulamaya alınacağını düzenler. Uygulamanın akışını kolaylaştırmak amacıyla bazı hükümler geçici düzenlemelerle sınırlı süreli olarak uygulanabilir hâle getirilir ve yeni kurallar kademeli olarak hayata geçirilir. Bu değişiklikler, vergi ve maliye mevzuatında uyum ve tutarlılık sağlama amacı taşır.

Kanun 7226
2020-03-26

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu kanunda yapılan değişiklikler, mevcut bazı kanunların hükümlerinin yerlerini daha güncel düzenlemelere bırakması ve uygulanabilirliği artırmaya yönelik net hususlar içerir. Covid-19 salgını nedeniyle doğan hak kayıplarını önlemek amacıyla pek çok süre ve işlem geçici olarak durdurulur veya ertelener, durma süresi sonunda kalan süreler ve yeni başlayan süreler durmanın bittiği günden itibaren işlemeye başlar. Salgın devam ederse durma süresi bir kez daha uzatılabilir ve kapsamı daraltılabilir. Durma kapsamı dışında kalan süreler suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırımlar ile belirli koruma tedbirlerine ilişkin sürelerdir. Çek ve kambiyo senedi ile ilgili bazı alacaklar açısından ibraz ve icra süreçleri geçici olarak etkilenir; çeklerin ibrazı için yeniden belirlenen süreler içinde işlem yapılır ve karşılığın bulunması halinde ödemeler gerçekleştirilir; karşılığı bulunmaması halinde özellikle karşılıksızdır işlemi uygulanmaz; icra ve takipler bu dönemde durabilir veya ertelenebilir. Kamu idarelerinin alacaklarına ilişkin icra ve takipler de durdurulur. Duruşma ve müzakere gibi yargı süreçlerinde gerekli tedbirler, ilgili mahkeme ve kurumlarca belirlenir; adalet hizmetlerinin aksamaması için gerekli önlemler alınır. İş yeri kira bedellerinin ödenememesi durumunun, kira sözleşmesini fesih veya tahliye sebebi oluşturması bu dönemde söz konusu değildir. Kanun değişiklikleriyle bazı mevzuat hükümlerinin uygulanması netleştirilirken, yürürlüğe girişine ilişkin düzenlemeler de görsel olarak belirlenir; uygulamada karşılaşılan hususlar için yetkili kurumlar gerekli tedbirleri alır.

Kanun 3303
1986-06-19

TAŞKÖMÜRÜ HAVZASINDAKİ TAŞINMAZ MALLARIN İKTİSABINA DAİR KANUN

Taşkömürü havzası içinde bulunan taşınmaz mallar zilyetler adına tescil edilerek, malikiyet güvence altına alınır; taşınmaz üzerinde madenlerle ilgili haklar devletin malı olarak kalır ve mevcut işletme/arama hakları devrede olmaya devam eder. Taşınmaz malların zilyetlikleri tescil edildiğinde, maliklere maden üzerinde hak iddia edilemez; maden işletme ve arama hakları şu anda işletmekte olanlara ait olmaya devam eder; yeraltı ve yerüstü tesisleri ile güvenlik/çalışma sahaları korunur. Tescil işlemleri, beyanlar hanesinde madenlerin devlet malı olarak belirtilmesini gerektirir; zilyetlik süresi açısından geçmiş süreler dikkate alınır. Önceden açılan davalarda, taşınmaz malın havza içinde kalması nedeniyle verilen tescil reddi kararları bağlayıcı değildir. Ek madde kapsamında önceden yapılan kadastro çalışmaları, fiili durumlara uygun olarak ifraz ve/veya tevhit yoluyla kadastroya dönüştürülür ve mümkün olduğunca hak sahiplerine tescil edilir; hak sahipliği beyanlarla tapu kaydına yansıtılır. Kamu hizmetine ayrılmış veya kamu hizmeti amacıyla kullanılan taşınmazlar, imar planlarıyla kamu hizmetine ayrılan yerler ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler gibi belirli kategorilere giren taşınmazlar devre konu olmaz. transfer edilmesi mümkün olmayan yerler arasında askeri yasak bölgeleri, turizm/kültür varlığı koruma alanları, içme suyu koruma alanları, milli parklar, orman alanları, çevreyle ilgili koruma bölgeleri ve benzeri kamu yararı alanları bulunur. Taşınmazın devri için kesin ödeme planı ve güvence aranır; güvence olarak banka teminat mektubu veya kanuni ipotek gibi garantiler sağlandığında devre ilişkin işlemler yürütülür; devredilen taşınmazın bedeli, kanuni faizlerle birlikte ödenerek tescil edilir. Taşınmaz mal üzerindeki ağaçlar ve muhdesatlar değer tespitinde dikkate alınmaz. Taşınmaz malın devri peşin veya taksitle yapılabilir; taksitle ödemelerde belirli taksitler için ödemeler yapıldığında tescil gerçekleşir; taksitler ödenmedikçe tapuda hak sahibi adına tescil yapılmaz. Bu kanuna göre hak sahibi olan kullanıcılardan ecrimisil alınmaz; tahakkuk eden ecrimisiller terkin edilir; son dönemlere ilişkin tahsilatlar satış bedelinden mahsup edilir, fazlası iade edilmez. Taşınmaz malların bu kanun kapsamındaki ifraz işlemleri imar Kanunu hükümlerine tabi değildir; bununla ilgili işlemler özel olarak belirlenen kurallara göre yürütülür. Sonuç olarak, taşınmaz mallar zilyetler adına kayıt altına alınır; üzerinde bulunan madenler devletin malı olarak kalır; maden işletme hakları mevcut kullanıcılar tarafından sürdürülür; bazı alanlar transfer edilemez ve belirli kamu yararı alanları nedeniyle devriniz mümkün değildir; devrin gerçekleşmesi için güvence ve ödeme koşulları yerine getirilmeli, önceki bazı mahkeme kararları bağlayıcı değildir ve ecrimisil uygulamaları devri etkilenmez.

Kanun 4853
2003-04-29

ÇALIŞANLARIN TASARRUFLARINI TEŞVİK HESABININ TASFİYESİ VE BU HESAPTAN YAPILACAK ÖDEMELERE DAİR KANUN

Bu kanun, Çalışanların Tasarrufu Teşvik Hesabı kapsamındaki varlıkların tasfiye edilmesi ve bu hesaptan hak sahiplerine yapılacak ödemelerin nasıl yürütüleceğini belirler. Hak sahipleri adına açılan hesap kayıtları ödemelerin temel kaynağıdır. Hesapta bulunan ana para ile devlet veya işveren katkılarının toplamı, enflasyon etkisiyle güncellenir ve ek bir oran eklenir. Hak sahiplerine yapılacak ödemeler önce ana para olarak tek seferde ödenir; kalan tutar ise taksitlerle ödenir ve taksit sayısı ile ödeme zamanları yetkili makam tarafından ayarlanabilir. Emeklilik veya ölüm durumunda taksitlendirme sona erer ve kalan tutar hak sahibi veya mirasçılarına tek seferde ödenir. Ödemeler vergiden ve diğer kesintilerden muaftır. Bu kapsamda doğan alacaklar için açılan davalarda bu hükümlerin uygulanması gerekir. Tasarruf kesintileri ve katkı paylarının süresi içinde yatırılmaması halinde gerekli tutarlar ve gecikme zammı veya faizler hesaplara yatırılır ve tahsil edilir. Uygulama için gerekli düzenlemeler yetkili makamlarca yapılır. Bu kanun, önceki düzenlemelerin kaldırılmasını sağlar. Geçiş süreçlerinde hak sahiplerine yapılacak ödemeler için gerekli esaslar uygulanır ve varlıklar devredilir. Ek hükümler, dava ve giderlerle ilgili mali işlemlerin nasıl karşılanacağını belirler ve ödemeler hakkaniyetli şekilde sonuçlandırılır.

Kanun 7145
2018-07-31

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Belirli suç şüphesi altında bulunan şirketler veya bu şirketlerin malvarlıkları için tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun kayyım olarak atanmasına olanak tanınır; kayyım, fonun yöneticileri aracılığıyla yönetim, temsiliyet ve sigortalanmış güvenlik kapsamındaki işlemleri yürütür. - Kayyımlık kapsamında şirket veya varlıklar, gerekli görüldüğünde yönetilir, yeniden yapılandırılır, satılır veya tasfiye edilir; satışlar, hisselerin azınlık pay sahiplerinin rızasına bakılmaksızın yapılabilir. - Satışlardan elde edilen gelirler önce borçların ödenmesine, kalan tutar ise şirketin işlerinde kullanılmaya yönlendirilir; tasfiye sonunda kalan bakiyeler belirli bir amaçla veya yargılamanın kesin hükmüne kadar nemalandırılır ve nihai durumda Hazine’ye devredilebilir. - Kayyımlık görevi kapsamındaki karar ve işlemler, kayyımın atandığı şirketlerin veya varlıkların yönetimine ilişkin adli süreçleri etkileyebilir; mevcut tedbir kararları ve müsadere gibi işlemler kayyımın yetkisine devredildiğinde uygulanabilirlik açısından farklılık gösterebilir. - Kayyımlık altındaki şirketler veya malvarlıkları için açılan davalarda harçtan muaftır; kayyım tarafından temsil edilen işlemlerde adli süreçler bu kapsamda yürütülür. - Kayyım kararlarına karşı açılan davalar, ilgili idari mahkemelerde görülür. - Geçici düzenlemeler kapsamında kayyımlık görevinin uygulanması ve sınırlamaları konusunda değişiklikler yapılabilir.

Kanun 6217
2011-04-14

YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu yasa yargı hizmetlerinin hızlandırılmasını amaçlar ve bazı mevcut kanunlarda kapsamlı değişiklikler getirir. Yüksek yargı organlarına yeni kadrolar ihdas edilerek bu organlarda personel kapasitesi artırılır ve karar süreçlerinin hızlandırılması hedeflenir. İlgili mevzuatlar yüksek yargı organlarının işleyişiyle uyumlaştırılır ve yargı süreçlerini kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılır. İşyeri kiralamalarıyla ilgili olarak kiracı tüzel kişileri için bazı eski hükümler uygulanmaz hale getirilir; taraflar sözleşme serbestisiyle hareket eder ve mevcut sözleşme hükümlerine göre düzenleme yapılır. Kira sözleşmelerinin yenilenmesinde maliyet artışlarının hesaplanmasına ilişkin uygulamalarda endeks esaslı değişimlere yer verilen bir çerçeve öngörülebilir. Özelleştirme kapsamındaki bazı şirketlerle ilgili olarak Sayıştay denetim hükümlerinin uygulanması geçici olarak kaldırılır veya sınırlı olarak uygulanır. Geçici hükümlerle bazı alanlarda mevzuat uyumunun sağlanması ve uygulanabilirliğin netleştirilmesi amaçlanır; yürürlüğe giriş ve uygulanmasına ilişkin koşullara ilişkin düzenlemeler getirilir. Genel olarak, yargı süreçlerinin hızlandırılması, mevcut uygulamaların sadeleştirilmesi ve taraflar arasındaki hukuki ilişkilerin daha hızlı çözüme kavuşturulması hedeflenir.