İlgili Mevzuat:

CEZA EVLERİYLE MAHKEME BİNALARI İNŞASI KARŞILIĞI OLARAK ALINACAK HARÇLAR VE MAHKÜMLARA ÖDETTİRİLECEK YİYECEK BEDELLERİ HAKKINDA KANUN

10 / 3.689 sonuç gösteriliyor

Kanun 1705
1930-06-19

TİCARETTE TAĞŞİŞİN MEN´İ VE İHRACATIN MURAKABESİ VE KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, gıda maddeleri hariç olmak üzere iç ve dış ticarette tağşiş ve hileleri önlemek ve ticaret mallarının güvenilirliğini sağlamak amacıyla belirli hammaddeler ile bunlardan türeyen ürünlerin üretim, ambalaj, etiketleme, taşıma ve depolama süreçlerinde uygulanacak usul ve şartları belirler. Bu kapsamda uygun bulunmayan maddelerin satışa veya ihracata konu edilmesi engellenebilir. İnceleme ve denetim işlemlerini yürüten kişiler numune alabilir ve teftiş raporları düzenleyebilir; teftiş sonucu mevzuata aykırı hareket tespit edildiğinde gerekli bildirimler yapılır. Saptanan suiistimaller durumunda ilgili kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir; bu durumda görevden uzaklaştırma veya memurluktan çıkarma gibi sonuçlar doğabilir ve evraklar adli veya idari süreçlere devredilir. Ayrıca uygunsuzluk devam ederse üretim ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilmesi ve uygunluk sağlanmazsa malların kamuya geçmesi gibi sonuçlar doğabilir. Mevzuatta zaman içinde değişiklikler yapılarak yaptırımların uygulanabilirliği ve usullerde farklılaşmalar meydana gelmiştir.

Kanun 3573
1939-02-07

ZEYTİNCİLİĞİN ISLAHI VE YABANİLERİN AŞILATTIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa zeytinciliğin ıslahı amacıyla yabani zeytinliklerin aşılanması, temizlenmesi ve zeytinlik alanlarının oluşturulması süreçlerini düzenler. Yabani zeytinlikler ile fıstık ve sakız türlerine ait alanlar zeytin yetiştirmeye elverişli olarak tespit edilip haritalanır ve ilan edilir. Bu alanlar yerel koşullara göre parçalara ayrılır; zeytin aşısı ve dikim işlerini yapacak kişiler belirlenir ve yükümlülük belgesi verilir; fidanlar devletçe temin edilir. Verilen alanlar amacı dışında kullanılamaz; miras dahil bölünemez ve kullanım amacına uygun şekilde kullanılamadığında devletçe geri alınabilir; ilgili tapulara şerh konulur. Zeytinliklere hayvan girişi, belirli sınırlandırmalarla düzenlenir; çift sürme ve nakliyat için hayvanlara ağızlık takılması gerekebilir; ihlaller cezai yaptırımlara tabidir. Aşılama ve bakım için kredi ve mali destek sağlanır; kredinin geri ödenmesi koşulları uygulanır ve süreçte başarısızlık durumunda geri ödeme ve tapu işlemlerinde yaptırımlar uygulanabilir. Arazinin açılması ve delicelerin aşıya hazır hale getirilmesi sonrası, tapu ve finansal işlemlerle ilgili düzenlemeler uygulanır; planlanan süre içinde işlemler tamamlanmazsa belirli sonuçlar doğabilir. Zeytinlik bakımında emeği olanlara veya aşılı zeytinlikleri en iyi yapanlara teşvikler verilir. Zeytinlik hastalık ve zararlılarıyla mücadele amacıyla birlikler kurulur; devlet kaynakları bu birliklere sağlanır; üreticilerin bu mücadele giderlerindeki payları ödenir. Zeytinlik alanlar içinde veya yakın bölgelerde tesisler kurulumuna kısıtlamalar uygulanır; izin ve teknik koşullara uyulur; izinsiz kesim veya zarar durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. Bu kanunun ihlalleri halinde idari para cezaları uygulanabilir. Bazı alanlarda kanun hükümleri uygulanmaz; istisnalar mevcut olabilir.

Kanun 3533
1938-07-16

UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN DAİRELER VE BELEDİYELERLE SERMAYESİNİN TAMAMI DEVLETE VEYA BELEDİYE VEYA HUSUSİ İDARELERE AİD DAİRE VE MÜESSESELER ARASINDAKİ İHTİLAFLARIN TAHKİM YOLU İLE HALLİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, devlet, belediyeler veya hususi idareler tarafından sermayesi sahip olunan daire ve müesseseler ile umumi veya katma bütçe kapsamındaki daireler arasında çıkan ihtilafların tahkim yoluyla çözümlenmesini öngörür. Umumi bütçe kapsamındaki daireler arasındaki ihtilaflar, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak bir hakem aracılığıyla çözülür. Diğer bütçe türlerine sahip daireler veya sermayesi devlet, belediye veya özel idarelere ait dairelerle bunlardan biri arasındaki uyuşmazlıklar, ilgili yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem olarak çözümlenir; süreç, bulunduğu yer ve tarafların yerleşimine göre belirlenir. Taraflardan birinin yazılı talebiyle hakemlik süreci başlar; hakem, işlemlerin nasıl yürütüleceğini ve süresini belirler, gerektiğinde tarafları dinler. Hakem kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf bölge adliye mahkemesi tarafından kararın usul ve esas yönünden incelenir ve gerekli görürse karar verir. İstinaf, hakem kararının icrasını durdurur. Belediyeler arasındaki alacak iddialarına ilişkin özel hükümlerde, teminat gösterilmesi halinde icra işlemine ilişkin bazı uygulamalar kaldırılabilir; teminatın niteliği ve değeri ile ilgili itirazlar hakem tarafından çözümlenir; nihai karar teminata dönüştürülür, iade edilir veya terkin olunur. Hakem kararları, genel ilamların icrasıyla ilgili kurallar çerçevesinde infaz olunur. Geçici hükümler, mevcutta devam eden davalara da uygulanır. Bu çerçevedeki düzenlemeler, ihtilafların daha hızlı ve taraflar için daha uygulanabilir bir süreçle çözümlenmesini amaçlar.

Kanun 7061
2017-12-05

BAZI VERGİ KANUNLARI İLE DİĞER BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu kanun, vergi ve maliye alanında bulunan bir dizi hükmü değiştiren ve bazılarını yerine geçiren geniş kapsamlı bir düzenlemedir. Birçok vergi ve harçla ilgili uygulamanın içeriği ve nasıl hesaplandığı konusunda yeniden düzenleme getirir; böylece vergi gelirlerinin toplanması ve mali işlemlerin yürütülmesi daha tutarlı bir çerçeveye oturtulur. Geçiş hükümleriyle mevcut uygulamaların yeni düzenlemeler kapsamında nasıl uygulanacağı ve hangi durumlarda muafiyetler veya iade işlemlerinin söz konusu olabileceği belirginleştirilir. Ayrıca bazı kamu fonlarının bütçeye gelir olarak kaydedilmesi ve ilgili hesaplardan bu yönde aktarma yapılması öngörülür; bu, kamu maliyesine kaynak akışını etkileyebilir. Değişiklikler, yürürlüğe girecek diğer yasa tasarılarıyla ilişkilendirilerek hangi hükümlerin hangi diğer mevzuatla birlikte uygulamaya alınacağını düzenler. Uygulamanın akışını kolaylaştırmak amacıyla bazı hükümler geçici düzenlemelerle sınırlı süreli olarak uygulanabilir hâle getirilir ve yeni kurallar kademeli olarak hayata geçirilir. Bu değişiklikler, vergi ve maliye mevzuatında uyum ve tutarlılık sağlama amacı taşır.

Kanun 2489
1934-06-06

KEFALET KANUNU

- Kefalet Sandığı, kamu idarelerinde görevli memur, sözleşmeli personel ve işçilerden oluşan kefalet kapsamındaki kişiler için para, senet ve benzeri değerleri güvence altına almak ve bunları alıp vermeyi kolaylaştırmak amacıyla kurulmuştur; sandık, bu kapsamda olanlar için geçerlidir. - Sandığın sermayesi, kefalet kapsamındaki görevlerden kesilen kesintilerden, verilen para cezalarından, sandık işletmesinden elde edilen kazançlardan ve kefalete tabi personel çalıştıran kurumların gerektiğinde yapacağı yardımlardan oluşur. - Kefalet aidatları iki türdür: giriş aidatı ve aylık aidat. Giriş aidatı, memur aylığının katsayısı ile belirlenen tutarın bir kısmını oluşturur ve dört taksitte kesilir. Aylık aidat, memur aylığının katsayısı ile belirlenen tutarın her ay maaş veya ücretten kesilmesini öngörür. - Geçici olarak kefalete bağlı görev verilenler için bazı istisnalar ve özel uygulamalar bulunur; bu durumda aynen geçerli olan kurallar uygulanmayabilir, ancak genel olarak kefalete bağlı ödemelerden yararlanırlar. - Kefalet kapsamında görev yapanlardan zimmet ya da ihtilas suçunun sabit olduğu tespit edilirse, bu kişiler hakkında işlem yapılır ve sandığın alacakları, devletin diğer alacaklarına karşı öncelikli olarak karşılanır; bu durumda ilgili kimse devlet işlerinde bir daha çalışamaz. - Zimmet veya ihtilas edilen para ve ayniyatla sandığın alacakları, diğer devlet alacaklarına göre önceliklidir ve sandık hak ve alacakları takip edilir. - Sandık sermayesi vergilerden muaf tutulur; sandıkta bulunan paralar sahibine iade edilene kadar teminattır ve üçüncü kişilerin haciz talepleri, sahiplerine verildiğinde yerine getirilir. - Sandığın muhasipleri ve murakabeyi yapanlar, denetim ve hesap verebilirlik kapsamında belirlenen yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır; ihmal ve zararlar halinde cezai işlemler uygulanabilir. - Bu kanun kapsamına girenler dışında kalan devlet teşebbüsleri veya kurumlar için gerektiğinde kefalet sandığı kurulmasına ve ilgili yönetmeliklerin çıkarılmasına imkan tanınır; bu, kapsam dışında kalan kurumlar için geçerli düzenlemeler içerebilir. - Askeri mensuplar için bu kanun uygulanmaz; askeri mevzuat hükümleriyle yürütülür. - Geçici hükümler ve geçiş düzenlemeleri mevcut ilişkilerin sonlandırılması sonrası uygulanacak kuralları belirler. - Genel olarak, kefalet sandığı faaliyetleri, zararların tazmini ve benzeri finansal işlemler için belirli denetim ve idari süreçler öngörür; amaç, kefalete bağlı personelin işlemlerindeki güvenliği ve kurumların zararlarını azaltmayı sağlamaktır.

Kanun 1005
1968-02-24

İSTİKLAL MADALYASI VERİLMİŞ BULUNANLARA VATANİ HİZMET TERTİBİNDEN ŞEREF AYLIĞI BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN

- İstiklal Madalyası verilmiş olanlar ile Kore ve Kıbrıs’ta fiilen görev yapan Türk vatandaşları vatani hizmet tertibi üzerinden aylık alır; bu ödeme yaşamları boyunca sürer. - Ölüm halinde dul eşe aylık bağlanır; dul eşin yeniden evlenmesi durumunda aylık kesilir. - Bu hüküm, kanundan önce başka bir özel kanunla aylık bağlananlar için uygulanmaz. - Vatani hizmet tertibinden bağlanan aylıklar hiçbir şekilde haczedilemez. - Mevcut aylıklar, asgari seviyeye yaklaşması amacıyla artırılabilir. - Geçici hükümler gereğince geçmişe dönük toplu ödemeler yapılabilir ve bu ödemeler vergiden muaf tutulur; haciz uygulanmaz. - Kanun kapsamına girmeyen kişiler için aylık ödemesi yapılmaz.

Kanun 4373
1943-01-21

TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI KORUNMA KANUNU

Bu kanunun uygulanmasıyla taşkın ve su baskınlarına uğrayabileceği kabul edilen bölgelerin sınırları belirlenip ilan edilir ve buna göre hareket planları yapılır. Bu bölgeler içinde su akışını engelleyen her türlü yapı, tesis, bitki örtüsü ve benzerleri, sahiplerine ödenebilecek tazminatlar karşılığında kaldırılır veya yıkılır; bazı durumlarda bu tazminatlar ödenmez. Kamuya ait alanlar ve bazı özel paylar için tazminat talepleri olmaksızın kaldırma işlemleri uygulanabilir; kıymet takdirine dayalı olarak bedellerin ödenmesi süreci bulunur. Kıyı ve setlerin dikili olduğu yerlerdeki basit engeller de tazminatsız olarak kaldırılabilir. Taşkın sahaları dışında kalan veya zararlı görülen alanlarda yer alan ark ve kanalların düzgünleşmesi için belirli süreler verilir; bu süreler sonunda eksik düzeltmelerde ilgili kurallar uygulanır. Taşkın tehlikesinin bulunduğu alanlarda izinsiz inşaat, tadilat veya fidan dikimi yapılması yasaktır; iznin alınması için teknik uygunluk raporu gereklidir. İzinsiz yapılan çalışmalar nedeniyle su akışını bozacak veya su seviyesinin yükselmesine yol açacak olanlar yıkılır veya kaldırılır ve bu masraflar sahiplerden karşılanır. Tehlikeli bölgelerde yaşayanlar ve köy halkı, suların yükselmesi veya taşkın tehlikesiyle karşılaşıldığında derhal ilgili birimlere haber verme ve uyarı yapma yükümlülüğüne sahiptir; bu yükümlülük sezonluk olarak halka ilan edilir. Tehlike durumu ciddi olduğunda, en seri biçimde yardım çağrısı yapılır ve komşu köyler de gerekli destek için muhtaç durum önceliği gözetilerek seferber edilir; yardıma katılanlar gerekli araç-gereçlerle tehlike yerine yönlendirilir. Kusursuz işleyen bir afet yönetimi için gerekli kayıtlar tutulur ve ilgili yerlere iletilir; ihtiyaç halinde diğer birimlerden yardım istenir ve sağlanan malzeme ve vasıtalar işin gereğine göre kullanılır. Tehlike bölgesine gelenlerin taşınması için ulaşım giderleri karşılanır; bu süreçte çalışanlara ücret verilmez, ancak temel besin temin edilir. Çalışanlar yaralandığında veya engellendiğinde tazminat ve destek sağlanır; hastanelerde tedavi ücretsizdir; özel hastanelerde tedavi giderleri devlet tarafından karşılanır. Taşkın haberleşme ve iletişim hatlarının hızlı ve ücretsiz kullanımı sağlanır ve acil bildirimlerin iletimi kolaylaştırılır. Bölgeler arası koordinasyon sağlanır; gerekli durumlarda araçlar ve personel güvenli bir şekilde sevk edilerek başa çıkmaya yönelik çabalar bir arada yürütülür. Bu uygulamaların parasal ve operasyonel giderleri kamu bütçesinden karşılanır. Birlikte yürütülen denetim ve ihmal durumlarında ilgili kamu görevlileri gerektiğinde sorumlulukla hareket eder.

Kanun 6352
2012-07-05

YARGI HİZMETLERİNİN ETKİNLEŞTİRİLMESİ AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE BASIN YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİ HAKKINDA KANUN

- Bu kanun basın ve yayın yoluyla işlenen belirli suçlar için adli süreçlerin ertelenmesine ve gerektiğinde cezaların infazının da ertelenmesine imkan tanır. - Erteleme kararı verilen durumda kamu davası açılmaz veya kovuşturma düşebilir; ancak erteleme süresi içinde yeni bir suç işlenirse, bu suçla ilgili kovuşturmaya devam edilir veya yeni dava açılır. - Erteleme kararının uygulanmasıyla mevcut suçla ilgili haklar bakımından özel bir sonuç doğmaz; ancak erteleme süresinde yeni bir suç işlenmesi halinde, kesinleşen hükümle cezaya ilişkin durumlar devreye girer ve cezai sonuçlar uygulanabilir. - Erteleme kararları adlî sicile kaydedilir ve yalnızca belirli amaçlar için talep edilmesi halinde görülebilir. - Bu kanun kapsamındaki erteleme kararlarının verilmesi, dava zamanaşımı ve dava sürelerinin erteleme süresi boyunca durmasını sağlar. - Erteleme kapsamına giren suçlar için yapılanlar, suç tipine ilişkin mevcut yasalarla ilişkilendirilir; ertelenen civalarda cezaların infazı çeşitli yönlerden etkilenebilir. - Özellikle basın, yayın ve temel hizmetlere ilişkin kırılgan alanlarda zararın giderilmesi halinde cezai yaptırımların uygulanmaması ya da cezaların etkisinin kaldırılması gibi konular üzerinde esneklik sağlar. - İyi hâl göstergesiyle başlayan uygulamalar çerçevesinde hükümlülerin bazı durumlarda denetimli serbestlik kapsamında infaz sürecinin yönetilmesi seçenekleri getirilir. - Değişiklikler diğer mevcut mevzuatla uyumlu hâle getirilmek üzere çeşitli kanun ve mevzuat hükümlerinin kapsayıcı olarak güncellenmesini içerir. - Uygulama ve yürütme yetkisi hükümet tarafından belirlenir.

Kanun 7145
2018-07-31

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Belirli suç şüphesi altında bulunan şirketler veya bu şirketlerin malvarlıkları için tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun kayyım olarak atanmasına olanak tanınır; kayyım, fonun yöneticileri aracılığıyla yönetim, temsiliyet ve sigortalanmış güvenlik kapsamındaki işlemleri yürütür. - Kayyımlık kapsamında şirket veya varlıklar, gerekli görüldüğünde yönetilir, yeniden yapılandırılır, satılır veya tasfiye edilir; satışlar, hisselerin azınlık pay sahiplerinin rızasına bakılmaksızın yapılabilir. - Satışlardan elde edilen gelirler önce borçların ödenmesine, kalan tutar ise şirketin işlerinde kullanılmaya yönlendirilir; tasfiye sonunda kalan bakiyeler belirli bir amaçla veya yargılamanın kesin hükmüne kadar nemalandırılır ve nihai durumda Hazine’ye devredilebilir. - Kayyımlık görevi kapsamındaki karar ve işlemler, kayyımın atandığı şirketlerin veya varlıkların yönetimine ilişkin adli süreçleri etkileyebilir; mevcut tedbir kararları ve müsadere gibi işlemler kayyımın yetkisine devredildiğinde uygulanabilirlik açısından farklılık gösterebilir. - Kayyımlık altındaki şirketler veya malvarlıkları için açılan davalarda harçtan muaftır; kayyım tarafından temsil edilen işlemlerde adli süreçler bu kapsamda yürütülür. - Kayyım kararlarına karşı açılan davalar, ilgili idari mahkemelerde görülür. - Geçici düzenlemeler kapsamında kayyımlık görevinin uygulanması ve sınırlamaları konusunda değişiklikler yapılabilir.

Kanun 4654
1944-08-14

MEMLEKET İÇİ DÜŞMANA KARŞI SİLAHLI MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

Bu metnin amacı olağanüstü hallerde iç düşmana karşı savunmaya yönelik olarak belirli vatandaşların silah ve ilgili araçlarla karşı koyma yükümlülüğünü getirmektir. Erkek ve kadın vatandaşlar için uygun yaş grubundaki bireylerin, belirli bölgelerde ve gerekli görüldüğünde silahlanmaya ve savunmaya katılması öngörülür; eğitim ve hazırlık çalışma ve talimatlar bu kapsamda uygulanır. Ayrıntılı eğitim ve talim süreçleri, belirlenen yerleşim yerlerinde ilgili öğreticilerin gözetiminde yürütülür; sağlık durumları ve özel hallerin söz konusu olduğu durumlarda muaflık veya ayrı düzenlemeler uygulanabilir. Silahlar, cephaneler, gerekli teçhizat ve ikamet yerinden temin edilerek, muhataplara sağlanır ve gerektiğinde barınma imkanı sunulur. Hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, kaçanlar, vazifeyi ihmal edenler veya görevlerin uygulanmasını güçleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; ceza verilmesi, yükümlülüğün uygulanmasını durdurmaz. Halkı korkutacak veya yanlış tedbir almaya yöneltecek ölçüde asılsız veya abartılı haberler yayanlar hapis cezası ile cezalandırılır. Müdafaa amacıyla kullanılan tesis ve teçhizatın zarar görmesi veya çalınması durumunda ciddi cezalar uygulanır; zarar veya ziyan kasıtlı mı yoksa ihmal sonucu mu olduğuna göre cezalar değişir. Müdafaa amacıyla verilen silah ve eşyayı temellük edenler, bu eşyaları kasıtlı olarak tahrip edenler veya imha edenler için belirlenen cezalar uygulanır; bu eşyaların zayi olması veya kullanılamaz hale gelmesine yol açan fiiller için de hapis cezaları söz konusudur. Kanunun uygulanması ve denetimiyle ilgili uygulama görevi ilgili makam tarafından yürütülür.