İlgili Mevzuat:

YURT DIŞINDA GÖREVLİ PERSONELE NAKDİ TAZMİNAT VERİLMESİ VE AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN

10 / 3.050 sonuç gösteriliyor

Kanun 1005
1968-02-24

İSTİKLAL MADALYASI VERİLMİŞ BULUNANLARA VATANİ HİZMET TERTİBİNDEN ŞEREF AYLIĞI BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN

- İstiklal Madalyası verilmiş olanlar ile Kore ve Kıbrıs’ta fiilen görev yapan Türk vatandaşları vatani hizmet tertibi üzerinden aylık alır; bu ödeme yaşamları boyunca sürer. - Ölüm halinde dul eşe aylık bağlanır; dul eşin yeniden evlenmesi durumunda aylık kesilir. - Bu hüküm, kanundan önce başka bir özel kanunla aylık bağlananlar için uygulanmaz. - Vatani hizmet tertibinden bağlanan aylıklar hiçbir şekilde haczedilemez. - Mevcut aylıklar, asgari seviyeye yaklaşması amacıyla artırılabilir. - Geçici hükümler gereğince geçmişe dönük toplu ödemeler yapılabilir ve bu ödemeler vergiden muaf tutulur; haciz uygulanmaz. - Kanun kapsamına girmeyen kişiler için aylık ödemesi yapılmaz.

Kanun 4842
2003-04-24

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, bazı vergi gelirlerinden belirli kamu fonlarına pay aktarımını zorunlu hale getirir ve bu paylar her ay hesaplanıp kamuya ait hesaplarda fonlar adına tutulur; oranlar düşürülebilir veya yeniden eski seviyeye getirilebilir ve uygulanış esasları belirli yönetmeliklerle saptanır. Fon payları özellikle savunma sanayii için destek fonu ve sosyal yardımlaşmayı ve dayanışmayı teşvik fonu gibi alanlar için ayrılır; bu paylar vergi tahsilatı üzerinden hesaplanır ve ilgili hesaplara yatırılır. Geçici hükümler, geçmiş dönemler için bazı uygulamaların nasıl işleyeceğini ve bazı beyannamelerde fon payının nasıl dikkate alınacağını düzenler; bazı durumlarda 2004 yılına ilişkin vergi beyannamelerinde ayrıca fon payı hesaplanmaz. Bankacılık ve finansal kiralama alanında bazı geçici muafiyetler ve özel kurallar uygulanır; bu süreçte harçlar ve benzeri giderler bakımından özel muafiyetler öngörülür. Uzun vadeli inşaat ve onarım işlerinde kâr veya zararın beyanında fon payı ile ilgili giderleme ve beyan düzenlemeleri yapılır; cari yıl içinde ödenecek tutarın ilgili dönemde gider olarak dikkate alınması veya kâr/zarar beyanına yansıtılması konusunda esneklik sağlar. Bir dizi eski hüküm yürürlükten kaldırılır; böylece bazı eski vergi düzenlemeleri uygulanmaz hale gelir. Kanun hükümlerinin hangi sürelerde hangi hükümlerle uygulanacağına dair geçiş kuralları bulunmaktadır; bazı hükümler belirli zamanlarda yürürlüğe girer ve uygulanır. Bu değişiklikler, vergi yükümlülerinin ve vergiyle ilişkili işlemler yapanların yükümlülüklerinde ve uygulamalarda değişiklikler doğurur.

Kanun 5811
2008-11-22

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların ekonomiye kazandırılmasını ve işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır. Yurt dışında bulunan ve kanıtlanan varlıklar Türkiye’ye getirildiğinde ya da beyanla kayda alındığında değerleri Türkiye’de belirtilerek defterlere kaydedilir; bu varlıklar özel bir fon hesabında gösterilir ve fon sermayenin bir cüz’ü olarak kabul edilir, başka amaçla kullanılamaz ve tasfiye halinde vergilendirilmez; bu varlıklar dönem kazancının hesaplarına dahil edilmez. Türkiye’de bulunan ancak işletmenin özkaynakları içinde yer almayan varlıklar için de beyan ve vergilendirme yapılır; değer üzerinden vergi uygulanır ve vergi ödenir; beyanda bulunanlar bu vergiyi ödemekle yükümlüdür. Beyan edilen varlıklar için vergi, ilgili hesaplardan ödenir ve bu verginin banka ve aracı kurumlar tarafından da ayrıca beyan edilmesi ve ödenmesi gerekir. Beyan edilen varlıklar nedeniyle verilen vergi, gider olarak kabul edilmez ve bu varlıkların amortismana tabi tutarı yoktur; elden çıkarılmasından doğan zararlar da vergisel gider olarak dikkate alınmaz. Beyan veya beyanda bulunanlar için bazı durumlarda tarhiyat veya vergi incelemesi uygulanmaz veya diğer hükümlerden istisnalar bulunabilir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir; uygulamayı yürüten merci ve süreçler bu kapsamda belirlenir.

Kanun 1135
1969-03-29

TÜRK VATANDAŞLARINA AİT OLUP YUGOSLAV FEDERATİF HALK CUMHURİYETİNCE MİLLİLEŞTİRİLMİŞ BULUNAN MAL, HAK VE MENFAATLERİN TASFİYESİ HAKKINDA KANUN

- Bu düzenleme, Yugoslavya tarafından millileştirilen veya el konulan mal, hak ve menfaatler nedeniyle zarar gören Türk vatandaşlarına tazminat ödenmesini amaçlar. - Hak sahipleri olmak için Türk vatandaşı olduklarını ve millileştirme veya diğer sınırlayıcı tedbirlerle mal varlıklarının kullanılamaz hale geldiğini gösteren belgeler ile ilgili durumlarını kanıtlamalıdır; taşınmazlar için tapu ve benzeri kanıtlar, diğer mal ve haklar için ise bu hakların niteliğini ve tutarını gösteren belgeler istenir; gerektiğinde mirasçıları da taleplere dahil edilebilir. - Bazı kişiler tazminattan yararlanamayabilir; bu durumlar daha önceki hukuki işlemler ve belirli göçmenlik/vatandaşlık durumları gibi özel hallerle sınırlı olarak belirlenir. - Başvuru sahibi hak sahiplerinin durumu, yetkili bir komisyon tarafından incelenir ve komisyon kararları çoğunlukla alınır; kararlar yazılı olarak bildirilir ve itiraz için bir süre tanınır. - Komisyon, tespit ettiği mal ve hakların millileştirme kapsamındaki değerlerini dikkate alarak tazminat miktarını belirler; değerler ilgili belgeler ve kararlar esas alınarak saptanır ve gerekiyorsa yerel para birimine çevrilir; toplam tazminat, mevcut fonlar doğrultusunda indirimler uygulanabilir. - Tazminat ödemeleri, hak sahiplerinin tamamı belirlendikten ve miktarlar karara bağlandıktan sonra yapılır; ödemelerin şekli ve usulleri yönetmelikte belirlenir. - Ön ödeme imkanı koşullara bağlı olarak uygulanabilir; belirli şartlar karşılandığında kısmi veya geçici ödemeler yapılabilir. - Başvuru sürecinde gerekli belgelerin sunulmaması veya süresinin geçmesi halinde hak kaybı doğabilir; ancak bazı durumlarda mirasçılar gibi hak sahiplarının durumları korunabilir. - Mal varlığı değerlemesi için esas alınacak kriterler, taşınmazlar ve diğer mallar için belirli ölçütlerle uygulanır ve değerlemeler kararlarda dikkate alınır.

Kanun 4450
1999-08-29

BAZI SUÇ FAİLLERİ HAKKINDA UYGULANACAK HÜKÜMLERE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN

Bu değişiklik, siyasi/ideolojik amaçla suç işlemek için kurulan silahlı teşekküllerle ilgili olarak, teşekkül hakkında bilgi verenler için cezai yaptırımların hafifletilebilmesi yönünde esneklik getirir. Açıklamanın yapıldığı aşama ve olayın özelliğine göre cezaların seviyesi değişebilir. Liderlik veya güvenlik güçlerine karşı silahla işlenen ağır suçlarda bu hafifletme uygulanmaz. Teşekkül, gizli ittifak veya diğer üyeler hakkında açıklama yapanların durumuna göre de cezaların indirilmesi veya değiştirilmesi söz konusu olabilir. Açıklamanın hüküm kesinleşmeden önce veya sonra yapılması durumuna göre uygulanacak hafifletme farklılık gösterebilir. Bu hükümlerin, teşekkül veya onun üyelerine yardım edenler (barınma, erzak, silah veya cephane temini gibi) için de geçerli olması öngörülür; fakat yardım edenler için ayrı bir indirim söz konusu olabilir. Karar veren mahkemenin görevden kalkması halinde kararlar uygun başka bir yetkili merciye devredilir ve bu devranın sürmesi sağlanır. Bu hükümlerin uygulanabilirliği, önceki kanunlar kapsamında cezai sonuçları olan kişiler için bazı sınırlamalara tabidir; yeni hükümlerin kapsamı, yeniden suç işleyenler için farklı sonuçlar doğurabilir. Genel olarak amaç, bilgi veren ve işbirliği yapan kişilerin cezai sorumluluğunu hafifletmeye yöneliktir ve uygulanması, hangi aşamada ve hangi koşullara bağlı olarak değişir.

Kanun 6217
2011-04-14

YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu yasa yargı hizmetlerinin hızlandırılmasını amaçlar ve bazı mevcut kanunlarda kapsamlı değişiklikler getirir. Yüksek yargı organlarına yeni kadrolar ihdas edilerek bu organlarda personel kapasitesi artırılır ve karar süreçlerinin hızlandırılması hedeflenir. İlgili mevzuatlar yüksek yargı organlarının işleyişiyle uyumlaştırılır ve yargı süreçlerini kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılır. İşyeri kiralamalarıyla ilgili olarak kiracı tüzel kişileri için bazı eski hükümler uygulanmaz hale getirilir; taraflar sözleşme serbestisiyle hareket eder ve mevcut sözleşme hükümlerine göre düzenleme yapılır. Kira sözleşmelerinin yenilenmesinde maliyet artışlarının hesaplanmasına ilişkin uygulamalarda endeks esaslı değişimlere yer verilen bir çerçeve öngörülebilir. Özelleştirme kapsamındaki bazı şirketlerle ilgili olarak Sayıştay denetim hükümlerinin uygulanması geçici olarak kaldırılır veya sınırlı olarak uygulanır. Geçici hükümlerle bazı alanlarda mevzuat uyumunun sağlanması ve uygulanabilirliğin netleştirilmesi amaçlanır; yürürlüğe giriş ve uygulanmasına ilişkin koşullara ilişkin düzenlemeler getirilir. Genel olarak, yargı süreçlerinin hızlandırılması, mevcut uygulamaların sadeleştirilmesi ve taraflar arasındaki hukuki ilişkilerin daha hızlı çözüme kavuşturulması hedeflenir.

Kanun 3201
1985-05-22

YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞINDA GEÇEN SÜRELERİNİN SOSYAL GÜVENLİKLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Yurt dışında geçen sigortalılık süreleri ve yurt dışında ev kadını olarak geçirilen süreler, istek halinde sosyal güvenlik açısından değerlendirilir ve hak kazanım amacıyla borçlanma yoluyla Türkiye içindeki sigortalılığa dahil edilme imkanı doğar. Bu süreler arasındaki veya sonunda prim ödenmemiş olsa dahi borçlanma yoluyla emeklilik hakları elde edilebilir; borçlanılan süreler karşılığında borçlar ödenerek hak sahiplerinin aylık hesaplarına konu olabilir. Borçlanılan sürelerin karşılığında hesaplanan borçlar ödendiğinde bu süreler sigortalılığa eklenir; borçlar ödenmediğinde ise bu süreler aylık hesaplarına dahil edilmez. Aylık bağlanması halinde, yurt dışında çalışmaya başlanması veya ikamete dayalı bir ödeneğe başlanması gibi durumlar aylık ödemelerinin kesilmesine yol açabilir; Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlananlar için ilgili uygulamalar dikkate alınır. Kısa süreli işlerde çalışılması durumunda bu süreler bu hükümlerin kapsamı dışında sayılır ve aylıklar etkilenmez. Yabancı ülkelerdeki primlerin Türkiye’ye transfer edilmesi halinde, transfer edilen primlerle ilgili süreler borçlanılarak karşılık gelen haklar ve tutar üzerinde uygulanır ve hak sahiplerine iade edilir. Kısmi aylık alanlar için borcun tamamen ödenmesi halinde aylığın tam aylığa dönüştürülmesiyle ilgili esaslar uygulanır. Bu kapsamda hak sahibi olanlar veya aylık bağlanmış olanlar için bu hükümlerin uygulanması mevcut durumun sınırlı olarak dışındadır; ayrıca bazı kişiler veya durumlar için istisnalar bulunmaktadır. Bu hususların uygulanmasına ilişkin ayrıntılar yönetmeliklerle belirlenir.

Kanun 7226
2020-03-26

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu kanunda yapılan değişiklikler, mevcut bazı kanunların hükümlerinin yerlerini daha güncel düzenlemelere bırakması ve uygulanabilirliği artırmaya yönelik net hususlar içerir. Covid-19 salgını nedeniyle doğan hak kayıplarını önlemek amacıyla pek çok süre ve işlem geçici olarak durdurulur veya ertelener, durma süresi sonunda kalan süreler ve yeni başlayan süreler durmanın bittiği günden itibaren işlemeye başlar. Salgın devam ederse durma süresi bir kez daha uzatılabilir ve kapsamı daraltılabilir. Durma kapsamı dışında kalan süreler suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırımlar ile belirli koruma tedbirlerine ilişkin sürelerdir. Çek ve kambiyo senedi ile ilgili bazı alacaklar açısından ibraz ve icra süreçleri geçici olarak etkilenir; çeklerin ibrazı için yeniden belirlenen süreler içinde işlem yapılır ve karşılığın bulunması halinde ödemeler gerçekleştirilir; karşılığı bulunmaması halinde özellikle karşılıksızdır işlemi uygulanmaz; icra ve takipler bu dönemde durabilir veya ertelenebilir. Kamu idarelerinin alacaklarına ilişkin icra ve takipler de durdurulur. Duruşma ve müzakere gibi yargı süreçlerinde gerekli tedbirler, ilgili mahkeme ve kurumlarca belirlenir; adalet hizmetlerinin aksamaması için gerekli önlemler alınır. İş yeri kira bedellerinin ödenememesi durumunun, kira sözleşmesini fesih veya tahliye sebebi oluşturması bu dönemde söz konusu değildir. Kanun değişiklikleriyle bazı mevzuat hükümlerinin uygulanması netleştirilirken, yürürlüğe girişine ilişkin düzenlemeler de görsel olarak belirlenir; uygulamada karşılaşılan hususlar için yetkili kurumlar gerekli tedbirleri alır.

Kanun 2847
1983-06-18

TÜRKİYE EMEKLİ SUBAYLAR, EMEKLİ ASTSUBAYLAR, EMEKLİ UZMAN ERBAŞLAR, HARP MALULÜ GAZİLER, ŞEHİT DUL VE YETİMLERİ İLE MUHARİP GAZİLER DERNEKLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun emekli subaylar, emekli astsubaylar, harp malulü gaziler, şehit dul ve yetimleri ile muharip gaziler derneklerinin kurulması, işletilmesi ve faaliyetlerinin çerçevesini belirler. Dernekler için kurucu ve üye olabilecekler arasında emeklilik veya malullük nedeniyle ayrılan askerler ile onların eşleri, dul ve yetimleri ve şehitlerin yakınları ile muharip gaziler bulunur; ayrıca uzaman erbaşlar için kurucu bir yapı da öngörülmektedir. Dernekler tüzel kişilik kazanır; tüzükleri ilgili mercilerce incelenir ve uygun bulunduğunda tüzel kişilik olarak kurulurlar. Üyelik kapsamı, kurucuların kendileri ve aile üyelerini, ayrıca belirli yakınları kapsayacak şekilde genişletilir; ancak emeklilikten önce ayrılan veya disiplin nedeniyle ayrılanlar derneklere üye olamaz veya kurucu olamaz. Derneklerin isimlerinde benzerlik veya çağrışımlı militarist ifadeler kullanılamaz; siyasi partilere veya işçi-işveren sendikalarına maddi yardım verilemez veya maddi yardım alınamaz. Dernekler kamu yararına çalışan dernekler olarak kabul edilir ve gerektiğinde devlet bütçesinden destek alınabilir. Mevcut dernekler yeni çerçeveye uyum sağlayarak tüzüklerini güncellemek, mal varlıklarını uygun derneklere devretmek ve gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür; aksi durumda tasfiye edilme ve mal varlıklarının ilgili derneklere aktarılması söz konusu olabilir. Yeni bir dernek türü olarak Uzman Erbaşlar Derneği de kurulabilir; bunun için uygun üyelik ve kurucu süreçleri işletilir ve üyelik mevcut statüye göre şekillendirilir. Mevcut derneklerin, yeni yapıya geçiş sürecinde üyelik durumlarını ve mal varlıklarını uyumlu biçimde dönüştürmesi amaçlanır; gerekli aksaklıklar halinde işleyişin sürdürülmesi için uygun çözümler bulunur. Uluslararası toplantılar ve benzeri faaliyetlere katılım gibi konularda ilke ve usuller belirlenir; bunun uygulanmasına ilişkin esaslar ilerleyen düzenlemelerle netleşir. Bu düzenlemelerin uygulanması ve uygulanabilirliği ile ilgili teknik ayrıntılar mevcut mevzuat ve yönergeler tarafından yürütülür.

Kanun 2659
1982-04-20

ADLİ TIP KURUMU İLE İLGİLİ BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN

- Adli Tıp Kurumu’nun örgütsel yapısı yeniden yapılandırılmıştır; bazı bölümler kaldırılmış veya değişmiştir ve kuruma ilişkin yetki ve sorumluluklar netleşmiştir. - Morg ve otopsi işlemlerine ilişkin hükümler, cesetlerin muhafazası, kimlik tespiti ve araştırma süreçlerinin düzenli uygulanmasına yönelik çerçeve sağlamıştır; kimsesiz cesetlerin yönetimine ilişkin uygulamalar belirlenmiştir. - Bilimsel araştırma için yükseköğretim kurumlarına verilecek ceset veya parçaların kullanımı ve bu süreçlerin yönetimiyle ilgili düzenlemeler getirilmiştir. - Döner sermaye üzerinden yapılacak ödemeler ve kurumun mali yönetimi için yeni esaslar getirilmiş; malzeme, ekipman ve araştırma giderleri ile personel giderlerinin nasıl karşılanacağı konusunda yönlendirme sağlanmıştır. - Özlük hakları konusunda ek ödemeler ve ücretlemelere ilişkin yeni uygulama esasları getirilmiş; farklı personel gruplarına uygulanacak ödemelerle ilgili çerçeve belirlenmiştir. - Atama süreçleri ve mecburi hizmet yükümlülükleri için yeni düzenlemeler getirilmiş; görev yerleşimi, hizmet yükümlülükleri ve ilgili süreçler için çerçeve oluşturulmuştur. - Adli bilişim, adli tıp alanında uzmanlık ve yan dallar ile ilgili eğitim ve kadro uygulamaları için yeni mevzuat düzenlemeleri yapılmıştır; bu alanlarda kapasite geliştirme hedeflenmiştir. - Vergi muafiyetleri ve burslarla ilgili istisnalar ve eğitim süreçlerinin uygulanmasına yönelik hükümler güncellenmiştir; bazı kapsamlar yeniden düzenlenmiştir. - Geçici ve yürürlüğe ilişkin hükümler ile uygulanabilirlik çerçevesi belirlenmiştir.