İlgili Mevzuat:

TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

10 / 2.223 sonuç gösteriliyor

Kanun 6102
2011-02-14

TÜRK TİCARET KANUNU

- Bu kanun ticari işlemleri ve ticari işletmeyi ilgilendiren fiil ve işlemleri ticari hükümlere bağlar; kanunda açıkça düzenlenmemiş konularda genel hükümler veya ticari örf ve âdet uygulanır. - Ticari örf ve âdetler, aksi yazılı değilse ve taraflar arasında akış gereği belirtilmişse bağlayıcıdır; bölgesel veya sektöre özgü teamüller genel olanlardan üstün tutulabilir. - Ticari işler olarak görülen tüm işlemler, ticari hükümlere tabidir; ancak ticari işletmeyi ilgilendirmeyen bazı konular istisna olabilir. - Ticari davalarla ilgili deliller hukuk muhakemeleri kanunundaki kurallara tabidir; belirli tutarlara sahip davalarda basit yargılama usulü uygulanır. - Ticari davalar için geçerli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; belirli durumlarda ticaret mahkemesi veya diğer mahkemelerin görevi devreye girebilir; yetki ve görev ilişkisi usul yönünden belirlenir. - Dava şartı olarak arabuluculuk getirilmiş olan bazı ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir ve arabulucu belirlenen süre içinde sonuca ulaşmalıdır. - Birden çok kişi ortak borç altında ise, çoğunlukla birlikte sorumludurlar; kefiller için ihbar edilmeden faiz yürütülemez gibi özel hükümler uygulanır. - Ticari işlemlerde faiz serbestçe belirlenir; belirli tür sözleşmelerde anaparaya eklenerek faiz yürütülmesi mümkün olabilir; tüketici koruması hükümleri saklıdır; aksi kararlaştırılmışsa o hükümler yok hükmünde sayılır. - Faiz, çoğu durumda, vade veya ihtar tarihinin sonunda veya yönlendirme yapılırsa belirlenen tarihlerden itibaren işlemeye başlar; sözleşmede başka bir düzenleme varsa o geçerlidir. - Tacir, işini kendi adına yürüten kişidir; halkla duyuru veya tescil yoluyla tacir sayılır; operasyonel olarak faal olmasa da ilan veya kayıt tacirliğini oluşturabilir. - Küçük ve kısıtlılar adına işletenler tacir sayılmaz; temsilci ise kendi adına işlemleri yürütüyorsa temsilci olarak sorumlu olabilir. - Esnaf, ticari faaliyetini sermayesinden çok bedenen çalışmaya dayandıran ve öngörülen sınırı aşmayan kişi veya kişilerdir; bazı tacir hükümleri esnafa da uygulanır. - Gerçek kişiler dışında tüzel kişiler de ticari işletmeyi işletenler olarak tacir sayılır; bazı kamu tüzel kişileri doğrudan tacir sayılmaz. - Tacirlik, donatma iştiraki gibi ortaklık biçimlerinde de uygulanır. - Tacirler için işletmenin ticaret siciline kayıt ve bu kapsamda malvarlığının devri, işletme değeri ve buna bağlı unsurların bütün olarak devri yazılı olarak yapılır ve ilgili kayda geçirilir. - Bir mal satan tacir, alıcının kendisinden fatura talep etme hakkına sahiptir; alıcı faturadaki bedeli ödediyse içerik üzerinde itiraz yoksa içeriği kabul etmiş sayılır. - Tacirler arası satış ve mal değişimlerinde genel sözleşme hükümleri uygulanır; ayıplı mal durumunda alıcının hakları ve satıcının sorumlulukları belirli kurallara göre yönlendirilir. - Ticaret sicili, ilgili makamlarca yönetilir ve işlemler elektronik ortamda tutulabilir; merkezi bir veri tabanı ile kayıtlar saklanır ve kamuya açık hale getirilebilir. - Ticaret sicili müdürü, sicilin işleyişinden sorumludur ve belirli niteliklere sahip kişiler arasından göreve getirilir.

Kanun 6361
2012-12-13

FİNANSAL KİRALAMA, FAKTORİNG, FİNANSMAN VE TASARRUF FİNANSMAN ŞİRKETLERİ KANUNU

Bu mevzuat finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketlerinin kuruluşu, faaliyeti ve denetimine ilişkin temel kuralları belirler. Kapsam olarak Türkiye’de kurulu bu tür şirketler ile bazı işlemler bu kurallara tabidir; bazı işlemler için saklı hükümler bulunur. Kuruluş için gerekli izin süreci ve uygunluk şartları düzenlenir; anonim şirket şeklinde kurulma ve adın ilgili tanıma uygun olması, kurucuların ve yöneticilerin niteliklerinin karşılanması, ortaklık yapısının şeffaf olması gibi hususlar gereklidir. Kurucuların mali güç, itibar ve kontrol açısından uygun olması ile belirli etik ve yasal kriterleri taşıması gerekir. Faaliyet izni için ayrıca bir başvuru ve onay süreçleri gereklidir; faaliyete geçiş için sermaye, muhasebe ve iç kontrol sistemlerinin kurulması, raporlama süreçlerinin belirlenmesi ve yöneticilerin niteliklerinin karşılanması gerekir. Şubeler yurt içi veya yurt dışı olarak açılabilir; bunun için izne ihtiyaç vardır. Şirketin yapamayacağı işler ve sınırlamalar net olarak belirlenir; ana faaliyet konularının dışına çıkılamaz, belirli oranlar dahilinde kredi verme, garanti ve kefalet verme gibi işlemler sınırlanır, mevduat toplama veya tasarruf finansmanı dışında finansman sağlama konusunda kısıtlar uygulanır. Sigorta mevzuatı saklıdır; sigorta işlemleriyle aracılık kapsamı dışına çıkılamaz. Tasarruf finansman şirketleri için özel kısıtlamalar getirilir; konut veya taşıt edinimine yönelik tasarruf finansmanı dışında finansman sağlanamaz, üçüncü taraflara borç verilemez, ortaklık edinilemez, reklam ve banka imajı yaratacak ifadeler kullanılamaz, sadece yurt içinde kayıtlı konut/taşıt/çatılı işyeri edinimini finanse edebilir. Şirketlerin iştirakleri ve ortaklık yapıları ile ilgili usul ve esaslar kurum tarafından belirlenir.

Kanun 7330
2021-07-03

MAKİNE VE KİMYA ENDÜSTRİSİ ANONİM ŞİRKETİ HAKKINDA KANUN

- Bu kanun, devlete ait bir anonim şirketinin savunma ve ilgili alanlarda geniş kapsamlı üretim, ticaret ve hizmetler yapmasını sağlar; amaç, güvenlik ve kalkınma hedeflerine uygun üretim ve çözümler sunmaktır. - Şirketin faaliyet alanı içinde yerlı ve yabancı amaçlı üretim, pazarlama, temsil ve danışmanlık, araştırma geliştirme, tasarım, test, montaj, entegrasyon ve satış sonrası hizmetler bulunur; ayrıca tematik araştırma merkezi, özel endüstri bölgesi veya eğitim kurumu kurma imkanı sunulur. - Bakanlık envanterinde bulunan malzeme ve taşınmazlar, gerekli görüldüğünde şirketin kullanımına verilebilir; kullanımın bedeli veya koşulları belirli usullere göre düzenlenir. - Şirket, iç ve dış pazarda yeni şirketler kurma, mevcut şirketleri satın alma veya iştirak etme, gerektiğinde yurtdışında faaliyet gösterme ve yatırım projeleri için gerekli kararlarla hareket etme yetkisine sahiptir; bazı kararlar için özel işlemler ve onaylar gerekebilir. - Şirket ve bağlı ortaklıklarının alım süreçlerinde özel muafiyetler uygulanabilir; bazı kamu ihaleleriyle ilgili hükümlerin bu şirkete özgü olarak esnetildiği veya değiştirildiği alanlar bulunabilir. - Şirket bağımsız denetimden geçirilir; denetim sonuçları genel kurul ve ilgili mercilere iletilir. - Yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve genel müdürün belirlenmesi, esas sözleşmede tanımlanan çerçeveye göre yapılır; yönetim kurulu üyelerinin bazı ödemelerle ilişkilendirildiği durumlar olabilir. - Personel istihdamı iş mevzuatına tabidir; yabancı personel de çalıştırılabilir; kamu kurumlarına ilişkin bazı personel mevzuatları bu şirkette uygulanmaz; işçilik, ücret ve diğer haklar iç düzenlemelerle belirlenir ve genel kurul tarafından yönlendirilir. - Şirket ile hisselerinin devri veya satışı, özel hukuk gerçek veya tüzel kişilerine yönelik olarak sınırlı veya yasak olabilir; sermaye süreçleri ve ilgili hükümler genel çerçevede belirlenir. - Mevcut çalışanların hakları korunur; emeklilik, kıdem ve hizmet süreleri gibi haklar transfer sürecinde dikkate alınır; geçiş sürecinde personelin mevcut statüleri ve hakları korunmaya çalışılır. - Geçiş sürecine ilişkin hükümlerde, devralınan hizmet sürelerinin ve emeklilik haklarının korunmasına yönelik uygulamalar yer alır; gerektiğinde personel hareketleri ve yer değiştirme işlemleri düzenlenir.

Kanun 1567
1930-02-25

TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA KANUN

- Yasa, döviz, para, kıymetli madenler ve kıymetli taşlarla bunları içeren her türlü eşya ve işlemin düzenlenmesini ve bu alanda kararlar alınmasını yetkilendirir; bu kararlar yayımlanıp yürürlüğe girer. - Bu alanlarda faaliyet göstermek için izin ve düzenlemeler bulunur; izinsiz hareketler tespit edildiğinde idari yaptırımlar uygulanır ve bu yaptırımlar tekrarlama halinde güçlenebilir. - Yurda getirilmesi veya yurtdışına çıkarılması gereken kıymetler üzerinde izinsiz işlem yapanlar veya bu işlemleri muğlak, saklı veya yanıltıcı biçimde gerçekleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; tüzel kişiler de bu yaptırımlardan sorumlu olur. - Yetkisiz faaliyet gösteren işletmelerin faaliyetleri durdurulur ve izinlerin iptali ya da faaliyetin belirli bölgelere kaydırılması gibi tedbirler uygulanabilir; gerekli izinler alınmadığı sürece işlemlere devam yapılamaz ve ücretli düzenlemeler uygulanır. - Faaliyet izinleri için belirlenen ücret tarifeleri uygulanır ve bu tarifeler belirli koşullara göre güncellenebilir; izin değiştirme veya ek faaliyetler için ek ücretler alınabilir. - Faaliyetler, verilen izinlerin kapsamı ile sınırlı olup, bu kapsam dışındaki hareketler izinine uygun olarak düzeltilecek veya iznin iptali yoluna gidilecek şekilde değerlendirilebilir. - Faaliyet gösteren anonim ve benzeri şirketler, amaç ve konular açısından izinlerle uyum içinde olmak zorundadır; aksi durumda iznin kaldırılması veya bölgeye göre yeniden düzenlenmesi mümkün olur. - İhbarda bulunanlara ilişkin ödüller öngörülebilir, ancak ödülün miktarı sınırlıdır. - Yasa kapsamındaki uygulamalar ve kararlar, mevcut mevzuat çerçevesinde yürütülür; uygulanabilirlik için ilgili kurumlar sorumludur. - Yasadaki yaptırımlar, para cezaları ve bu cezaların tahsiliyle ilgili uygulamaları içerir; gecikme ve kur farkı gibi hesaplamalar da bu kapsamda ele alınır.

Kanun 3332
1987-03-31

SERMAYE PİYASASININ TEŞVİKİ, SERMAYENİN TABANA YAYGINLAŞTIRILMASI VE EKONOMİYİ DÜZENLEMEDE ALINACAK TEDBİRLER İLE 5422 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU, 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU VE 3182 SAYILI BANKALAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun pratik etkisi, sermayenin tabana yaygınlaşması ve sermaye piyasasının geliştirilmesi hedefine uygun olarak işletilir. Devlet Yatırım Bankası özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olarak yeniden yapılandırılarak ihracat ve yurt içi/kurumsal yatırım faaliyetlerini finansman, sigorta ve garanti hizmetleriyle destekleyen bir finans kurumu olarak faaliyette bulunmaktadır. Banka için uygulanacak organizasyon ve yönetim esasları, sermaye yapısı ve faaliyet alanları belirli ölçütlere bağlanır; bankanın amacı bu kapsamda Finansman, sigorta ve garanti alanlarında hizmet sunmaktır. Banka için iki tür teminat yükümlülüğü öngörülür; sabit ve mütehavvil teminatlar kurumsal risklere karşı güvence sağlar; teminatlar genelde belirtilen yatırım araçları ve varlık sınıflarında tutulur. Bankanın önceki dönem sigortalılıkları ve primleriyle ilişkili bazı hesaplar dikkate alınır; primlerden elde edilen gelirin belirli bir oranı teminat olarak ayrılır. Banka vergi açısından bazı muafiyetlerden yararlanır. Banka, politik riskler nedeniyle ortaya çıkabilecek zararların devlet tarafından karşılanması kapsamına dahil olan işlemler için güvence sağlar. Bankanın ihtiyatî tedbirler, ihtiyatî haciz ve icra taleplerinde teminat şartı aranmaz; bu durum bazı işlemlerin daha hızlı ve esnek yürütülmesini amaçlar. Bankanın kredi teminatını oluşturan taşınır ve taşınmazlar üzerinde icra veya tasfiye süreçlerinde belirli sınırlamalar ve uygulanacak usuller söz konusu olabilir. Sermayeye iştirak yoluyla kurulan sermaye yapılarına ilişkin düzenlemeler, iştirak paylarının yeni sermaye kompozisyonunda bankaların ve nitelikli üçüncü kişilerce temel ölçüde karşılanması yönündedir; payların kayıtlı yazılı olması ve borsada işlem görmesi hedeflenir. Tasfiye halinde, bankaların alacaklarına dönüştürülen sermaye hisseleri diğer hisselere göre öncelikli olarak ödenir. Sermayeye dönüşüm yoluyla oluşturulan teminatlar, yeni sermaye yapılandırmaları süresince varlık üzerinde kalabilir ve tasfiye durumunda belirli koşullara göre tasfiye bakiyesinden tahsil edilebilir. İştirak paylarının halka arzı ve bununla ilgili satış süreçleri, belirlenen esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir; satış bedellerinin belirlenmesi ve vergilendirme konularında muafiyetler veya istisnalar söz konusu olabilir. Yeni sermaye oluşumu sırasında bankalar ve iştirak eden diğer yatırımcılar, hisselerin yazılı ve hisselerin borsada işlem görür hâle getirilmesi gibi düzenlemelere tabi tutulur. Bu kapsamda bankaların iştiraklerinden doğan kazançların belirli vergisel istisnalardan yararlanması ve bu kazançların tevkifata tabi olmaması öngörülebilir. Tasfiye veya yeniden yapılandırma süreçlerinde teminata ilişkin mevcut düzenlemeler, alacaklıların haklarının korunması açısından uygulanır.

Kanun 5520
2006-06-21

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU

Bu metin, kurumlar vergisinin kapsamını ve uygulanışını belirler. Kurumlar vergisi konusu olan kazançlar arasında sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıkları yer alır ve bu kurumların kazançları vergilendirilir. Tam mükellefiyet olanlar tüm kazançları üzerinden vergilendirilir; dar mükellefiyet olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilir. Dar mükellefiyetteki kazançlar Türkiye’de elde edilen iş kazancı, tarımsal kazanç, Türkiye’de elde edilen serbest meslek kazancı, kiralama gelirleri, Türkiye’de elde edilen menkul sermaye iratları ve diğer gelirlerden oluşur. Kamu idareleri tarafından yürütülen pek çok hizmet için çeşitli muafiyetler sağlanır. Bu muafiyetler eğitim ve kültür, sağlık, sosyal yardım, sergiler ve fuarlar gibi faaliyetleri kapsayan kuruluşları etkiler; ayrıca kreşler, askeri kantinler, emekli sandıkları ve bazı kamu hizmetlerine ilişkin işlemler için muafiyetler uygulanabilir. İstisnalar kapsamında iştirak kazançları ve belirli yatırım enstrümanlarından elde edilen kazançlar muafiyet kapsamına alınabilir; bu tür istisnalar için sahiplik oranları, süre ve vergilendirme konusundaki bazı şartlar bulunur. Yurt dışı iştiraklerinden elde edilen kazançlarda da istisnalardan yararlanılabilir; ancak bu istisnaların uygulanması belirli koşullara bağlıdır ve bu koşullar değişkenlik gösterebilir. Kooperatiflerle ilgili özel hükümler bulunur; kooperatiflerin bazı işlemleri ortak dışı işlem olarak kabul edilebilir ve bu işlemlere ilişkin vergilendirme kuralları ayrıca belirlenir. Ayrıca organize sanayi bölgeleri ve benzeri altyapı projelerini yürüten iktisadi işletmeler için ortak ihtiyaçları karşılamak amacıyla kurulan yapılar kapsamında muafiyetler söz konusu olabilir. Genel olarak bu düzenleme, hangi kurumların vergilendirileceğini, hangi durumlarda muafiyet veya istisna uygulanacağını, yatırım ve iştirak ilişkilerinden doğan kazançların vergilendirilmesini ve bu alanlardaki uygulanabilir kriterleri ortaya koyar.

Kanun 6107
2011-02-08

İLLER BANKASI ANONİM ŞİRKETİ HAKKINDA KANUN

İller Bankası Anonim Şirketi, il özel idareleri ile belediyeler ve bağlı kuruluşlarının finansman ihtiyacını karşılamak ve yerel halkın hizmetlerine ilişkin projeler geliştirmek amacıyla faaliyette bulunan bir kalkınma ve yatırım bankasıdır. Bu banka, bu aktörlerin ihtiyaçlarına uygun kredi ve finansman sağlamanın yanı sıra danışmanlık, proje geliştirme ve teknik yardım hizmetleri de sunar; gerektiğinde ortaklık kurabilir ve devredebilir; sigorta acenteliği yapabilir; yurtiçi ve yurtdışı şubeler veya temsilcilikler açabilir; finansman kurumlarıyla işbirliği yapabilir ve çeşitli mevzuata uygun şekilde para ve sermaye piyasalarından kaynak temin edebilir; amacının gerçekleşmesine katkı sağlayacak her türlü kalkınma ve yatırım bankacılığı işlemlerini yürütebilir; özel projeler ve kentsel altyapı projeleri için gerekli çalışmalar yaptırabilir veya yaptırabilir. Sermaye yapısı, ortaklarının il özel idareleri ve belediyelerden oluşmasıyla şekillenir ve sermaye artırımı ile ek kaynakların kullanılması yoluyla güçlendirilir. Bankaya sağlanan fonlar, vergi gelirlerinin payları veya kâr payları gibi farklı kaynaklardan temin edilebilir ve yıllık kârın bir kısmı yerel yönetimlerin kentsel dönüşüm, imar planı, altyapı ve üstyapı projelerinin finansmanı veya ilgili hizmetlerin desteklenmesi amacıyla hibeye dönüştürülebilir. Kurumsal yapı açısından Genel Kurul, il genel meclisi üyeleri ve belediye başkanları ile kamu kurumlarını temsil eden üyelerden oluşur; Genel Kurul yıllık faaliyet raporlarını, denetim kurulu raporlarını ve mali tabloları inceleyerek yönetim kurulunun ve denetçilerin ibra edilmesi ile tahsili imkânsız görülen alacakların terkinine karar verir. Yönetim Kurulu, kredi açılmasına ve fon teminine ilişkin kararlar alır, şirket kurulması ve kapatılmasına ilişkin teklifte bulunur, temsilcilik ve şubelerin açılmasına karar verir, bütçeyi onaylar, raporları Genel Kurul’a sunar, kredilerden doğan alacakların faiz oranlarını belirleyerek yeniden yapılandırmaya karar verir ve iç düzenlemelerin hazırlanması ile uygulanmasını sağlar. Denetim Kurulu, bağımsız mali denetimi sağlar ve belirlenen kurallar çerçevesinde çalışır. Genel Müdür, gerekli niteliklere sahip olmayı gerektirir ve bankanın yürütme organı olarak görev yapar. Çalışanlar açısından Banka, sözleşmeli personel üzerinden çalışır; personelin istihdamı ve ilerlemesi yönetmelikle belirlenir; sosyal güvenlik ve emeklilik konuları ilgili kanunlar çerçevesinde düzenlenir; bazı ödemeler ve haklar belirlenen esaslar çerçevesinde uygulanır. Banka, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileriyle işbirliği yapabilir ve yerel projeler için fon kullanımı konusunda aracı rolü üstlenir; yurt içinde veya yurt dışında projeler geliştirmek, finansman sağlamak ve teknik hizmetler vermek amacıyla faaliyet gösterebilir.

Kanun 6741
2016-08-26

TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİNİN KURULMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu düzenlemenin amacı sermaye piyasalarında çeşitlilik ve derinlik sağlamak, yurtiçinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek ve stratejik yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlarını kurmak ve yönetmektir. - Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulacak ve bu şirket aracılığıyla fon ve alt fonların yönetimi gerçekleştirilecektir. - Şirket, stratejik yatırım planında belirlenen hedefler ile likidite, yatırım, risk ve getiri tercihlerine göre yatırım ve ticari faaliyetler yürütür; bu faaliyetler ulusal ve uluslararası piyasalarda yapılır. - Yurt içi ve yurt dışı paylar, borçlanma araçları, kıymetli madenler ve emtiaya dayalı araçlar ile türev araçlar gibi yatırım araçlarının alım satımı yapılabilir; gayrimenkul ve buna dayalı haklar ile diğer yatırım araçları değerlendirilebilir. - Şirket ve bağlı alt fonlar, gerek duyulduğunda proje geliştirme, kaynak yaratma ve dış proje kredisi sağlama gibi yöntemlerle finansman temin edebilir; ayrıca her türlü ticari ve finansal faaliyeti yürütebilir. - Finansman temininde kamu varlıklarından aktarma yoluyla, özelleştirme kapsamı ve diğer kamu tasarrufu altında bulunan kaynaklar kullanılabilir; ayrıca portföy üzerinde teminat, rehin ve ipotek gibi güvenler tesis edilebilir. - Türkiye Varlık Fonu ve bağlı şirketler tarafından gerçekleştirilen işlemler için varlıklar ilgili fon adına tescil edilir ve tüzel kişilik elde edilebilir. - Şirket, Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlar bağımsız denetime tabidir; denetim sonuçları ilgili makamlarca takip ve değerlendirme için sunulur. - Varlıklar fonun ve ilgili şirketlerin mal varlığından ayrıdır; bu varlıklar teminat gösterilemez, rehnedilemez, haczedilemez ve ihtiyati tedbir uygulanamaz; kamu alacaklarının tahsili amacı dışındaki tasarruflar yapılamaz. - Şirket ve fon ile hakim hissedar olarak kurulan şirketler ve alt fonlar, belirli vergi muafiyetlerinden yararlanır; bazı vergilerden istisnalar uygulanır ve damga vergisi ile bazı harçlardan muafiyet söz konusu olabilir. - Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair hükümlerin bazıları Şirket tarafından uygulanmaz; bu, bu kurumlardan bağımsız kendi istihdam politikalarının uygulanması anlamına gelir. - Alt fonlar kurulabilir; bu çerçevede varlık transferleri ve yönetim süreçleri bu yapı içinde yürütülür. - Değerleme süreçleri uluslararası kabul görmüş standartlara uygun olarak gerçekleştirilir. - Amaçlar doğrultusunda elde edilecek gelir ve varlıklar, yatırım ve finansman stratejilerine uygun biçimde yönetilir.

Kanun 6461
2013-05-01

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Demiryolu altyapısı ile tren işletmeciliği birbirinden bağımsız şekilde yönetilir; altyapı işletmecisi olarak TCDD görev yaparken tren işletmecisi olarak da TCDD Taşımılık A.Ş. faaliyette bulunur. - Hizmet kalitesinin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi hedeflenir. - Kamu tüzel kişileri ve ticari şirketler, altyapı inşa etmek ve/veya altyapı üzerinde işletmecilik yapmak üzere yetkilendirilebilir; bu işlemler, ticari şartlarda ayrımcılık yapmaksızın yürütülür. - Altyapı kullanım ücretleri, altyapı sahibinin ve diğer tren işletmecilerinin bakış açısıyla adil ve eşit şekilde belirlenir. - Tasarrufundaki altyapıya ilişkin olmayan alanlar da işletilmek, kiralanmak veya kullanılabilir hale getirilir; bazı durumlarda bu alanlar için bedelsiz kullanım hakları tesis edilebilir ve kullanım süresi sonunda varlıklar devletin malına geçer. - Kamu hizmeti yükümlülükleri, Bakanlık ile tren işletmecileri arasında yapılan sözleşmelerle belirlenir; hat boyu, sefer sayıları ve yolcu taşımacılığı ücretleri gibi ayrıntılar bu sözleşmelerde yer alır. - Kamu hizmeti yükümlülüğü kapsamında gerekli ödenekler bütçeden karşılanır. - Demiryolu ile karayolu kesişimlerinde demiryolu ana yol olduğu için geçiş üstünlüğü demiryoluna aittir; gerektiğinde üst/alt geçitler ve güvenlik önlemleri sağlanır. - Yeni yolun bağlı olduğu kuruluşlar tarafından emniyet nedeniyle gerekli düzenlemeler yapılır ve gerektiğinde yapılar kaldırılır. - Taşınmazlar üzerinden yapılan devirler için bedelsiz irtifak hakları tesis edilebilir; vergi veya harç gibi bazı işlemlerden muafiyetler uygulanabilir. - Taşınmazlar üzerinde yapılan kiralama ve kullanımların ecrimisil gibi bedelleri durumunda belirli geçiş süreçleri güvence altına alınır ve bazı işlemler için vergi ve harç muafiyetleri uygulanabilir. - Özel mevzuat gereği tescil ve devir işlemleri kamu maliyesinin uygun gördüğü kapsamda yürütülür; bazı taşıtlar ve kadrolar için yeni yapılanmalara uygun protokoller yapılabilir. - Transfer süreci tamamlanana kadar mevcut TCDD görevleri devam eder; devir ve tahsis süreçleri Bakanlık tarafından gözetilir ve ihtilaflar bu merciler aracılığıyla çözülür. - Altyapı yatırımlarının finansmanı, bütçe ve ilgili ilişkili mekanizmalar üzerinden sağlanır; altyapı yatırımları için gerekli planlamalar yapılır.

Kanun 4969
2003-08-12

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu değişiklikler, bir bankanın faaliyetinin durdurulması veya kapatılması halinde mevduat sahiplerinin güvence kapsamındaki ödemelerinin nasıl yapılacağını ve ödeme sürecinin hangi esaslara göre işleyeceğini netleştirir; hesaplar arasındaki farklar nedeniyle doğabilecek taleplerin çözümü ile sahte belge ya da yanlış beyan durumlarında uygulanacak yaptırımları ve hatalı ödemelerin geri alınması için izlenecek adımları belirler. Ayrıca ödemelerin güvenli ve adil bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak için ödeme süreçlerinin ve ödemeye konu tutarların finansmanına ilişkin mekanizmalar ve yükümlülükler ortaya konur; dolandırıcılık veya yanlış uygulama halinde ödemelerin kısıtlanması ve gerekli geri ödeme süreçlerinin uygulanması öncelik kazanır. İmar ve planlama alanında yetkili makamlar imar planı yapma, değiştirme ve ruhsat verme yetkisini kendi süreçleriyle yürütür; planların uygulanması zorunlu sayılır ve uygulanması için gereken adımlar ilgili birimler ve il teşkilatları tarafından yerine getirilir. Kesinleşen planlar belediyelere bildirilir ve bu planlar doğrultusunda uygulanması zorunlu hale gelir. Taşınmaz mal satışından elde edilecek gelirler üzerinden belirli paylar belediyelere aktarılabilir; kamuya ait taşınmazlarla ilgili işlemler, planlama kararlarıyla uyumlu şekilde yürütülür.