İlgili Mevzuat:

TÜRK BORÇLAR KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

10 / 2.907 sonuç gösteriliyor

Kanun 5569
2006-12-30

KÜÇÜK VE ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ İŞLETMELERİN MALİ SEKTÖRE OLAN BORÇLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkisi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin mali sıkıntı içindeki alacaklarını bankalar ve diğer mali kurumlar aracılığıyla yeniden yapılandırabilmesi yönündedir. - Kredilerin vadelerinin uzatılması, kredilerin yenilenmesi ve ilave yeni kredi sağlanması imkanına yol açar. - Ana para ve/veya temel faiz veya temerrüt faizi gibi ödemelerde indirim yapılması veya bunlardan vazgeçilmesi seçeneklerini kullanabilme imkanı sağlar. - Borçlar kısmen veya tamamen iştirake çevrilebilir, aynî teminat karşılığında devir veya tasfiye edilebilir. - Diğer mali kurumlar ile birlikte hareket edilerek protokoller geliştirme imkanı doğar. - Bu tür sözleşmeleri imzalayan KOBİ’lerin alacakları için zamanaşımı kesilmiş sayılır. - Çerçeve anlaşmaları ve sözleşmeler kapsamında yapılacak işlemlerde vergilerde, damga vergisinde ve harçlarda istisnalar uygulanabilir; ayrıca bazı mali yükümlülüklerden muafiyet sağlanabilir ve bu istisnaların geri alınması söz konusu değildir. - Sözleşme kapsamında borçlar yeniden yapılandırıldığı için teşvik belgelerinin süreleri ve ihracat taahhüt süreleri uzamış sayılır. - Teminatlar ve alacaklı mali kurumlar tarafından edinilecek varlıkların değerlemesi için yetkili merciler tarafından değerleme yapılabilir. - Alacaklı bankalar ve diğer mali kurumlar ile borçlu KOBİ’ler arasında yapılacak finansal yeniden yapılandırma sözleşmeleri taraflarca imzalanabilir ve bu süreçte taraflar katılım gösterebilir.

Kanun 5661
2007-05-25

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ZİRAAT BANKASI ANONİM ŞİRKETİ VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ TARAFINDAN KULLANDIRILAN TOPLU KÖY İKRAZATI/GRUP KREDİLERİNDEN DOĞAN KEFALETİN SONA ERDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanun kapsamındaki toplu köy ikrazatı/grup kredisiyle kullanılan tarımsal krediler için bazı borçluların birbirlerine karşı müşterek ve müteselsil kefalet sorumluluğu, borçlar tamamen ödenir veya yapılandırılırsa sona erer. Borçlar tamamen ödenir veya yapılandırılırsa, aynı sözleşmedeki diğer tarımsal kredi borçlularına ilişkin kefalet sorumluluğu ödeme tarihi itibarıyla sona erer. Bu kapsamda kendi borcunu tamamen ödeyenlerin kefalet sorumluluğu da sona erer. Bu Kanun hükmünden yararlanan borçlular hakkında başlatılmış takipler kendiliğinden durur; infazlar ertelenir ve borçlar için mevcut takipler sonuçlarıyla uygulanmaz. Kesin aciz vesikasına bağlanan alacaklar Hazine tarafından karşılanır ve takipler Hazine adına yürütülür; tahsilatlar Hazine hesaplarına aktarılır ve masraflar bu tahsilatlardan mahsup edilir. Kanun kapsamındaki borçlar dışında kalan kefaletler için mevcut mevzuat geçerli kalır. Geçici hükümlerde uygulamayla ilgili uyarlamalar ve süreler öngörülür.

Kanun 5811
2008-11-22

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların ekonomiye kazandırılmasını ve işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır. Yurt dışında bulunan ve kanıtlanan varlıklar Türkiye’ye getirildiğinde ya da beyanla kayda alındığında değerleri Türkiye’de belirtilerek defterlere kaydedilir; bu varlıklar özel bir fon hesabında gösterilir ve fon sermayenin bir cüz’ü olarak kabul edilir, başka amaçla kullanılamaz ve tasfiye halinde vergilendirilmez; bu varlıklar dönem kazancının hesaplarına dahil edilmez. Türkiye’de bulunan ancak işletmenin özkaynakları içinde yer almayan varlıklar için de beyan ve vergilendirme yapılır; değer üzerinden vergi uygulanır ve vergi ödenir; beyanda bulunanlar bu vergiyi ödemekle yükümlüdür. Beyan edilen varlıklar için vergi, ilgili hesaplardan ödenir ve bu verginin banka ve aracı kurumlar tarafından da ayrıca beyan edilmesi ve ödenmesi gerekir. Beyan edilen varlıklar nedeniyle verilen vergi, gider olarak kabul edilmez ve bu varlıkların amortismana tabi tutarı yoktur; elden çıkarılmasından doğan zararlar da vergisel gider olarak dikkate alınmaz. Beyan veya beyanda bulunanlar için bazı durumlarda tarhiyat veya vergi incelemesi uygulanmaz veya diğer hükümlerden istisnalar bulunabilir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir; uygulamayı yürüten merci ve süreçler bu kapsamda belirlenir.

Kanun 3095
1984-12-19

KANUNİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİNE İLİŞKİN KANUN

Bu kanun, sözleşmede faiz oranı belirlenmemiş durumlarda uygulanacak kanuni faizi ve temerrüt faizin esaslarını düzenler. Borçlu gecikmeli ödeme yaparsa uygulanacak temerrüt faizi, sözleşmede aksi hüküm yoksa kanuni faiz üzerinden hesaplanır; ayrıca akdi faiz miktarı yüksekse temerrüt faizi bu miktara eşit veya daha yüksek olabilir. Mürekkep faiz uygulanmaz. Yabancı para borçlarında, sözleşmede farklı bir akdi faiz kararlaştırılmamışsa, faiz, ilgili yabancı para için açılan mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranına dayanır. Diğer kanunlarda öngörülen daha yüksek temerrüt faizleri saklıdır. Kaldırılan ve uygulanmayacak olan hükümler bulunur. Ödeme planına bağlanan alacaklarda, taraflar plan hükümlerine uygun hareket eder; plana uyulmaması durumunda alacaklı kanun hükümlerine göre alacağını talep edebilir.

Kanun 4722
2001-12-08

TÜRK MEDENİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, eski hukuk ile yeni Türk Medenî Kanunu arasındaki geçişi ve uygulanışı belirler. Önceki olaylara ilişkin sonuçlar, o dönemde yürürlükte olan kurallara göre karara bağlanır; yeni yasa yürürlüğe girdikten sonra gerçekleşen olaylar ise çoğunlukla yeni hükümlere göre değerlendirilir. Kamu düzeni ve genel ahlâka aykırı olan kurallar, özel bir hüküm olmadıkça yeni kanunla bağlayıcı hale gelir. İçeriği kanunla belirlenen işlemler konusunda tarafların istek ve iradesi gözetilmeksizin, yeni hükümlerin uygulanması gerekebilir. Mal rejimlerine ilişkin olarak evli olanlar mevcut durumlarını sürdürür; yürürlüğe girdikten sonra belirli bir süre içinde başka bir mal rejimi seçmezlerse otomatik olarak yasal mal rejimini benimsemiş sayılırlar. Mal rejimi değişiklikleri, üçüncü kişilerin haklarını da etkileyebilir. Eşler arasındaki konularda verilecek kararlar ve önceki mahkeme kararları geçerliliğini korur; velayet, vesayet gibi konularda önceki hükümler uygulanır. Evlat edinme sözleşmeleri bütün hükümleriyle geçerliliğini korur. Soybağı, babalık ve miras konularında önceki düzenlemeler çerçevesinde çözümler devam eder. Aynî haklar, eski kurallar üzerinden korunur ve uygulanır; tapu kayıtlarında mevcut haklar sürer. Yasal süreler ve zamanaşımı konularında geçmişte başlayan hak düşürücü süreler eski hükümlerle, ancak karşılaştırmada daha uzun olan süreler yeni hükümlere göre sınırlanabilir. Yeni düzenlemeler için gerekli tüzük ve yönetmelikler çıkana kadar, mevcut hükümler uygulanır ve bu süreç tamamlanınca yeni hükümler geçerli olur.

Kanun 7155
2018-12-19

ABONELİK SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN PARA ALACAKLARINA İLİŞKİN TAKİBİN BAŞLATILMASI USULÜ HAKKINDA KANUN

Abonelik sözleşmelerinden doğan para alacaklarının haciz yoluyla ilamsız icra takibinin merkezi elektronik sistem üzerinden başlatılması ve takip sürecine kadar yönetilmesi amaçlanır. Alacaklı avukatı takip talebini Merkezî Takip Sistemine girer; sisteme borçlu ve alacaklı bilgileri, alacağın tutarı, takip dayanağı belgeler ve diğer ilgili bilgiler kaydedilir; takip için Merkezî Takip Numarası verilir. Takip ödeme emri ile başlar; ödeme emrinde toplam borç ve masraflar ile ödeme için hesap numarası ve ödeme süreleri belirtilir; itiraz ve yetkiye ilişkin bilgiler de yer alır; itirazlar güvenli elektronik imza ile de yapılabilir. Tebliğ işlemi PTT ile gerçekleştirilir; borçluya tebliğ edilir; bazı hallerde borçlunun adres kayıt sistemindeki adres üzerinden de tebligat yapılabilir; tebligatın kanıtı sisteme yüklenir. Borç ödenirse takip sona erer; ödenen para hesaplara aktarılır; masraflar ilgili hesaplara düşülür. Borçlu ödeme emrine itiraz edebilir; itiraz icra dairesi tarafından işlenir ve takip durur; yetkiye ilişkin itiraz halinde mahkeme kararına bağlı olarak yetkinin kaldırılması gerekir. Ödeme emrine itiraz edilmemesi veya itiraz hükümden düşürüldüğünde takip cebri icraya devam eder; alacaklı dilerse borçlunun mal veya alacaklarının olup olmadığını UYAP üzerinden sorgulayabilir. Takipte harç ve masraflar Merkezî Takip Sistemi üzerinden alınır; icraya başvurma harcı ve tahsil harcı alınmaz. Hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak esaslar ve yönetmelikler düzenlenir. Geçiş hükmü kapsamında mevcut takipler için önceki hükümler esas alınır; yürürlük ve yürütme konuları uygulanır.

Kanun 7531
2024-11-14

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Pek çok alanda mevcut ayrı kanunlar yerine tek çerçeveyle düzenlemeler getiriliyor ve işlem ile karar süreçlerinin tutarlılığı ile öngörülebilirliği artırılıyor. - Devam eden icra işlemleri ve ilanlar için geçiş hükümleri belirleniyor; yeni kuralların uygulanacağı durumlar önceki işlemlerin seyrine göre netleşiyor. - Uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuk yönteminin kullanımı teşvik ediliyor; taraflar için uzlaşma yoluyla çözüm imkanı yaygınlaşıyor. - Adli yardım hizmetleri ve barolar için ödeneklerin güvence altına alınması yönünde mekanizmalar geliştiriliyor; bu sayede hizmetlerin aksamadan sürdürülmesi hedefleniyor. - Aile hukuku alanında bazı süreçler ve dava hakları için süreler ile başvuru koşulları yeniden düzenleniyor; hakların korunması açısından netlik ve esneklik sağlanıyor. - İcra, adalet sistemi ve ilgili yapılarla ilgili bazı düzenlemeler getirilerek mahkeme işleyişinin daha düzenli akışı amaçlanıyor. - Ön izinden kesin izne dönüştürme süreçleriyle ilgili kurallar netleşiyor; benzer projelerin izni ve uygulanması süreçleri daha belirgin hale geliyor. - Hukuk alanındaki mali süreçler için yeni düzenlemeler öngörüldüğünden, hizmetlerin finansmanı konusunda daha süreklilik sağlayan bir çerçeve oluşturuluyor. - Değişiklikler mevcut uygulamalara uygulanırken ilgili kişilerin yeni kurallara uyum sağlaması bekleniyor. - Yürütme görevi bu değişikliklerin uygulanmasını sağlayacak adımları yürütüyor.

Kanun 6322
2012-06-15

AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu değişiklik kamu alacaklarının tahsil usullerini yeniden düzenler ve pek çok alacak türünü kapsayan uygulanışı sadeleştirir. Borçlar için takas ve mahsup yoluyla borcun azaltılması veya kapatılması imkanı getirir; böylece ödemeler daha esnek hale gelir ve bazı durumlarda gecikme cezaları ile gecikme faizleri uygulanmaz. Geçici hüküm kapsamında devlet demiryolları işletmesine ait alacaklar için başka kamu alacaklarıyla mahsup edilerek borçların terkin edilmesi mümkün kılınır; uygulanacak usul ve esaslar belirlenecek şekilde süreçler düzenlenir. Kamu konut projeleri ve kamu kurumlarının konut teslimleriyle ilgili bazı işlemlerde yeni düzenlemeler uygulanır; yapı ruhsatı ve ihale süreçlerine ilişkin etkiler doğabilir. Genel olarak uygulanacak hüküm ve esaslar, kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin ayrıntılı kuralları belirlemek üzere düzenlenir.

Kanun 7262
2020-12-31

KİTLE İMHA SİLAHLARININ YAYILMASININ FİNANSMANININ ÖNLENMESİNE İLİŞKİN KANUN

Bu yasa, kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanını önlemek amacıyla BM kararlarının uygulanmasına yönelik usul ve esasları belirler. Uygulamada, karar kapsamına giren kişi, kuruluş veya onların yararına her türlü fon toplama veya sağlama ile bu kişiler Türkiye’de iş ilişkilerine girme faaliyetine girmesi yasaktır. Ayrıca karar kapsamındaki nükleer veya balistik füze programlarıyla ilgili faaliyetlerle bağlantılı taraflar için de fon toplama veya sağlama yasağı uygulanır. Türkiye’de temsilcilik açma, bankalarda şube açma veya iş ortaklığı kurma gibi faaliyetler yasaktır ve mevcut olanlar sonlandırılır. İthalat, ihracat ve transfer konularındaki yasaklar, kararlar kapsamında uygulanır. Malvarlıklarının dondurulması ve deniz ulaşım araçlarının dondurulması gereği uygulanır; bu kararlar hızla yürürlüğe konulur. Denetim ve İş Birliği Komisyonu, uygulamayı koordine etmek ve bilgi istemekle sorumludur; gerektiğinde görüş ve öneride bulunabilir. İhlaller halinde hapis ve adli para cezaları öngörülür; ağırlaştırıcı sebepler ve tüzel kişiler için ek yaptırımlar söz konusu olabilir. Yasayla birlikte uygulanacak yönetmelik, usul ve esasları belirler ve yürürlüğe girer. Mevcut kararların uygulanması ve geçici hükümler bu kapsamda değerlendirilir.

Kanun 3571
1989-06-20

827 SAYILI RIHTIM RESMİ KANUNU,5422 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU, 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNU, 3065 SAYILI KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU, 3074 SAYILI AKARYAKIT TÜKETİM VERGİSİ KANUNU VE 79 SAYILI MİLLİ KORUNMA SUÇLARININ AFFINA, MİLLİ KORUNMA TEŞKİLAT, SERMAYE VE FON HESAPLARININ TASFİYESİNE VE BAZI HÜKÜMLER İHDASINA DAİR KANUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI İLE 7.11.1984 TARİHLİ VE 3074 SAYILI, 2.3.1984 TARİHLİ VE 2985 SAYILI, 7.11.1985 TARİHLİ VE 3238 SAYILI VE 29.5.1986 TARİHLİ VE 3294 SAYILI KANUNLARIN BAZI MADDELERİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu değişiklikler, uygulanabilirlik ve ifade tutarlılığı açısından bazı önemli pratik sonuçlar doğurur: - Rıhtım resmi kavramı, kapsamını genişleten bir ifadeyle ulaştırma altyapıları resmi olarak değiştirilmiş ve buna bağlı tanımlar güncellenmiştir. Bu, ilgili mevzuatta kullanılan terimlerin uyumlu hale gelmesini sağlar. - Vergi mevzuatında yer alan bazı maddeler yeniden yazılmış ya da mevcut hükümler üzerinde değişiklikler yapılmıştır; bu durum, beyan, hesaplama, ödeme ve istisna uygulamalarında yeni uygulamaların getirilmesi anlamına gelir. - Bazı hükümler yürürlükten kaldırılmıştır; bu, mevcut uygulamalarda belirsizliklerin azaltılması ve yeni düzenlemelerin tek tip uygulanması amacı taşır. - Geçiş kapsamında henüz ithal edilmemiş eşyaların yeni hükümlere göre ele alınması öngörülür; bu, yükümlülüklerin hangi kuralla ve ne çerçevede karşılanacağını netleştirir. - Kamu yararına yararlı dernekler ile vergi muafiyeti tanınan vakıfların iktisadi işletmeleri için belirli şartlar altında borçların taksitlendirilmesi ve bu kapsamda bazı vergi cezalarının ile gecikme faizlerinin muafiyeti veya hafifletilmesi imkanı getirilir; taksitler zamanında ödenmezse borçların tahsilinin devam edeceği belirtilir. - Uygulamanın usul ve esasları için yetkili kurumlarca gerekli düzenlemelerin yapılması öngörülür. - Değişikliklerin hangi hükümlerinin ne şekilde yürürlüğe gireceğine ilişkin genel kurallar belirlenir; bazı hükümler hemen, bazıları ise sonraki bir aşamada uygulanır. - Genel olarak, hükümet bu değişikliklerin uygulanmasını yönetecek ve yürütmeyi sağlayacaktır.