İlgili Mevzuat:

OLAĞANÜSTÜ HAL BÖLGESİNDE VE KALKINMADA ÖNCELİKLİ YÖRELERDE İSTİHDAM YARATILMASI VE YATIRIMLARIN TEŞVİK EDİLMESİ İLE 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİK- LİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

10 / 3.998 sonuç gösteriliyor

Kanun 2946
1983-11-11

KAMU KONUTLARI KANUNU

Kamu konutlarıyla ilgili tahsis, oturma süresi, kira ve yönetim işlemlerinin temel ilkeleri belirlenir ve kamu kurumlarına ait konutların personel yararlanmasına ilişkin esaslar ortaya konulur. Kapsam olarak bu konutlar yurt için ve yurt dışında inşa veya satın alınır, bu kurumların personeli için ayrılır; ancak zaruri hallerde kiralama yapılabilir. Konut türleri özel tahsisli, görev tahsisli, sıra tahsisli ve hizmet tahsisli olarak sınıflandırılır; hangi türün kimlere tahsis edileceği ve tahsis şartları yönetmelikte belirlenir ve puanlama esasına göre uygulanır. Oturma süreleri özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda görevin veya hizmetin devamı süresince oturulabilir; sıra tahsisli konutlarda oturma süresi sınırlı tutulur ve süre tamamlandığında başka uygun kişi yoksa uzatma durumu değerlendirilebilir. Kira uygulaması belirli konutlar için uygulanmazken, diğer konutlarda kira maaş üzerinden kesilerek tahsil edilir ve bütçeye gelir olarak kaydedilir. İşletme, bakım ve onarım gibi konutla ilgili detaylar bu kanunun uygulama kısmında ele alınır; bazı hükümler geçerli olanlar ise yönetmelikte belirtilir. Konutlardan çıkış, tahsis esasındaki görevin son bulması veya oturma şartlarının kaybolması gibi durumlarda zorunlu hale gelir; emeklilik, nakil veya memuriyet sıfatının sona ermesi gibi hallerde de konutların tahliye edilmesi gerekir; ölüm halinde aileler konuttan çıkarılır. Konutlara izinsiz işgal veya oturma durumunda gerekli işlem başlatılır; bu durumda konutlar, genel olarak yetkili makamlarca tahliye ettirilir ve bu süreç mahkeme başvuruları sonucunda durdurulmaz. Konutların nitelikleri açısından inşa veya satın alınacak konutlar için belirli bir büyüklük sınırlaması bulunur; özel tahsisli veya görev tahsisli konutlarda bu kısıtlama uygulanmayabilir. Yasak hükümler olarak toplu iş sözleşmeleri veya özel sözleşmelere bu kanuna aykırı hükümler konulamaz; idari yetki kullanılarak da bu kanuna aykırı işlem yapılamaz. Yönetmelik, bu kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve yürürlüğe girer. Kanunun bazı hükümleri belirli koşullarda yürürlüğe girer ve diğer hükümler yayımlandığı anda yürürlüğe girer.

Kanun 3717
1991-05-16

ADLİ PERSONEL İLE DEVLET DAVALARINI TAKİP EDENLERE YOL GİDERİ VE TAZMİNAT VERİLMESİ İLE 492 SAYILI HARÇLAR KANUNUNUN BİR MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanunun amacı adli personel ile devlet davalarını takibi konusunda yol gideri ve tazminat ödenmesini sağlamaktır. Yol gideri ve yol tazminatı, yapılan keşif, icra işlemleri ve rapor işlemleri gibi görevler için ödenir; kapsama sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagogu gibi meslek grupları dâhil edilmiştir. Yol tazminatı, görevlilere ödenir ve bütçeden aylık olarak ödenir; yevmiye ödenmez. Yol tazminatı vergilerden muaf tutulur (damga vergisi hariç). Ödenecek miktarın üst sınırı bulunmaktadır ve bu sınır aşılmamalıdır. Yol giderleri, birden çok iş söz konusu olduğunda mesafeye göre orantılı hesaplanır ve ilgili kişiler tarafından karşılanır. Hazine avukatları ile bu işlemleri yapmaya yetkili daireler için yol gideri ve tazminatı ödenir; il ve ilçelerde davaları takibe yetkili diğer birimler için de uygulanır. Yasa, yürürlüğe giren değişikliklerle bazı meslek gruplarının kapsama dahil edilmesini sağlamış ve uygulama açısından bazı hükümleri değiştirmiştir; ayrıca yürürlükten kaldırılan hükümler söz konusu olmuştur.

Kanun 3201
1985-05-22

YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞINDA GEÇEN SÜRELERİNİN SOSYAL GÜVENLİKLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Yurt dışında geçen sigortalılık süreleri ve yurt dışında ev kadını olarak geçirilen süreler, istek halinde sosyal güvenlik açısından değerlendirilir ve hak kazanım amacıyla borçlanma yoluyla Türkiye içindeki sigortalılığa dahil edilme imkanı doğar. Bu süreler arasındaki veya sonunda prim ödenmemiş olsa dahi borçlanma yoluyla emeklilik hakları elde edilebilir; borçlanılan süreler karşılığında borçlar ödenerek hak sahiplerinin aylık hesaplarına konu olabilir. Borçlanılan sürelerin karşılığında hesaplanan borçlar ödendiğinde bu süreler sigortalılığa eklenir; borçlar ödenmediğinde ise bu süreler aylık hesaplarına dahil edilmez. Aylık bağlanması halinde, yurt dışında çalışmaya başlanması veya ikamete dayalı bir ödeneğe başlanması gibi durumlar aylık ödemelerinin kesilmesine yol açabilir; Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlananlar için ilgili uygulamalar dikkate alınır. Kısa süreli işlerde çalışılması durumunda bu süreler bu hükümlerin kapsamı dışında sayılır ve aylıklar etkilenmez. Yabancı ülkelerdeki primlerin Türkiye’ye transfer edilmesi halinde, transfer edilen primlerle ilgili süreler borçlanılarak karşılık gelen haklar ve tutar üzerinde uygulanır ve hak sahiplerine iade edilir. Kısmi aylık alanlar için borcun tamamen ödenmesi halinde aylığın tam aylığa dönüştürülmesiyle ilgili esaslar uygulanır. Bu kapsamda hak sahibi olanlar veya aylık bağlanmış olanlar için bu hükümlerin uygulanması mevcut durumun sınırlı olarak dışındadır; ayrıca bazı kişiler veya durumlar için istisnalar bulunmaktadır. Bu hususların uygulanmasına ilişkin ayrıntılar yönetmeliklerle belirlenir.

Kanun 4736
2002-01-19

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ÜRETTİKLERİ MAL VE HİZMET TARİFELERİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmetlere uygulanacak tarife konusunda genel olarak ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamayacağı hüküm taşır. Ancak belirli hak sahipleri ve belirli hizmetler için ücretsiz ya da indirimli tarife sağlanması mümkün kılınır; belediyeler ve belediyeler tarafından kurulan toplu taşıma hizmeti sağlayıcıları da şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde bu hakları uygulayabilir. Ücretsiz veya indirimli yolculuk hakkının kullanılmaması durumunda tarife üzerinden idari para cezası uygulanabilir. İlgili hizmetlere ilişkin uygulama usul ve esasları düzenleyici işlemlerle belirlenir. Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle daha önce uygulanmakta olan bazı ücretsiz veya indirimli tarife uygulamaları sona erer. Geçici hüküm, mevcut ücretsiz seyahat haklarının korunmasını sağlar. Yasanın uygulanmasına ilişkin kararlar ve uygulamayı yönlendiren kurallar düzenleyici süreçlerle belirlenir.

Kanun 3212
1985-06-07

SİLAHLI KUVVETLER İHTİYAÇ FAZLASI MAL VE HİZMETLERİNİN SATIŞ, HİBE, DEVİR VE ELDEN ÇIKARILMASI; DİĞER DEVLETLER ADINA YURT DIŞI VE YURT İÇİ ALIMLARIN YAPILMASI VE EĞİTİM GÖRECEK YABANCI PERSONEL HAKKINDA KANUN

Bu kanun, silahlı kuvvetlerin ihtiyaç fazlası veya kullanılmayan mal ve hizmetlerinin satışı, kiralanması, devri, hibe edilmesi veya teknoloji transferi yoluyla değerlendirilmesini ve eğitim görecek yabancı askerî personel ile ilgili esasları belirler. Kapsam olarak, üretilen veya temin edilen her türlü ikmal malzemesi ile HEK ve hurda durumundaki mal ve hizmetlerin çeşitli şekillerde kullanılmasını veya dağıtılmasını kapsar; bunların kamuya veya özel kurum ve kuruluşlara, dost veya müttefik devletlerin kamu veya özel kurum ve kuruluşlarına verilmesini veya satılmasını, lisans verilmesini ve teknolojinin transferini mümkün kılar. Yurt içi ve yurt dışı satışlarda bakımı, onarımı, yenileştirme ve teknik hizmetlerin sağlanması ile bu işlemlere ilişkin eğitim hizmetlerinin de birlikte yürütülmesi öngörülür. Yabancı devletler adına yapılan alımlarda veya onların personeline verilecek eğitim karşılığında döviz veya mal hizmet akışının sağlanmasına imkan verilir; bu işlemlerde karşı tarafın masraflarını karşılama yükümlülükleri ve ödemelerin nasıl yapılacağına ilişkin usuller belirlenir. Taşınmaz mal satışı, kiralanması veya hibe edilmesi bu kanunun kapsamı dışındadır; savunma ve güvenlik projeleri kapsamında ilgili istisnalar uygulanabilir. Kanun, ikmal sistemi kapsamında bulunan malzeme ve hizmetlerin hangi durumlarda kullanılamaz hale geldiğini veya ekonomik olarak kullanma değerini yitirdiğini belirtir ve bunların imha veya kullanılmaz hale getirilmesini kapsar. Satış ve diğer işlemler için elde edilen gelirlerin, yurt içi savunma bütçesine ve yabancı para gelirlerinin ise özel hesaplara kaydedilmesi ve gerektiğinde bütçeye tahsis edilmesi öngörülür; bu gelirlerin millete ve savunma sanayinin geliştirilmesi için kullanılması özet olarak hedeflenir. Bu işlemlerin uygulanması ve esasları Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir; işlemler genel bütçe ve ihale mevzuatının kapsamı dışındaki özel bir mekanizmaya tabidir ve bu işlemler için belirlenen kurallar, standart kamu mali yönetimi süreçlerinden bağımsızdır. Yurtiçi veya dost ve müttefik devletlere yapılan mal ve hizmet hibesi, mübadelesi veya yardımıyla ilgili işlemler, bu kanun kapsamında belirlenen yetkili kişiler tarafından yürütülür; bu işlemlerde parasal limitler ve türler her yıl Cumhurbaşkanıyla belirlenen şekilde uygulanır. Vergi, resim, harç ve resmî kuruluşlara ait ardiye ücretlerinden muaf tutulan işlemler bu kapsamla ilişkilidir. İmha, satış, hibe, münakaşa veyatransfer işlemlerinin yürütülmesiyle ilgili usul ve esaslar, ilgili makamlarca belirlenir ve yürürlüğe girer.

Kanun 3824
1992-07-11

BAZI VERGİ KANUNLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN (213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU, 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNU, 5422 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU, 492 SAYILI HARÇLAR KANUNU İLE, 474 SAYILI KANUNA EKLİ GÜMRÜK GİRİŞ TARİFE CETVELİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI; GELİR VE KURUMLAR VERGİLE- Rİ ÜZERİNDEN ÖDENEN FONLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ; GÜMRÜK VERGİSİ HASILATI İLE FON PAYI HASILATININ DAĞILIMI; 26.1.1967 TARİHLİ VE 827 SAYILI KANUN İLE 31.10.1990 TARİHLİ VE 3675 SAYILI KANUNUN, 31.12.1960 TARİHLİ VE 193 SAYILI, 2.2.1981 TARİHLİ VE 2380 SAYILI,7.11.1985 TARİHLİ VE 3238 SAYILI, 29.5.1986 TARİHLİ VE 3294 SAYILI KANUNLARIN BAZI HÜKÜMLERİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, çeşitli vergi kanunlarında yapılan değişikliklerle vergi uygulamalarını yeniden düzenler. Vergi Usul Kanunu ile ilgili değişiklikler vergi hesaplama ve beyannameye ilişkin mevcut kurallarda değişiklikler getirir ve uygulanacak yeni düzenlemeleri belirler. Gelir Vergisi Kanunu ile ilgili değişiklikler bireylerin gelir vergisi hesaplama ve beyan süreçlerinde etkili olur; bazı maddeler değiştirilir veya yeni düzenlemeler getirilir. Kurumlar Vergisi Kanunu ile ilgili değişiklikler, kurumlar vergisi uygulamaları açısından yeni düzenlemeler ve matrah hesaplama esaslarına etkiler getirir. Harçlar Kanunu ile ilgili değişiklikler harç ödemelerinin uygulanması üzerindeki kuralları değiştirir. İthale alınan vergiler ve gümrük uygulamalarına ilişkin hükümler, gümrük vergisi uygulamaları ve tarife üzerinden alınan vergilerin uygulanmasını etkiler. Gümrük vergisi hasılatının dağıtımı konusunda yeni mekanizmalar ve paylar belirlenir; dağıtımın nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin esaslar uygulanır. Gelir ve kurumlar vergileri üzerinden toplanan fonların birleştirilmesi amacıyla fon paylarının hesaplanması ve dağıtımı konusunda yeni düzenlemeler getirilir. Geçici ve kaldırılan hükümler, bazı eski hükümler yürürlükten kaldırılır ve yeni geçiş düzenlemeleri uygulanır. Bu değişiklikler, genel olarak vergi yükümlüleri ile ilgili beyan, hesaplama ve ödeme süreçlerinde yeni esaslar getirme amacı taşır.

Kanun 5597
2007-03-23

YURT DIŞINA ÇIKIŞ HARCI HAKKINDA KANUN İLE ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Yurt dışına çıkış yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından yurt dışına çıkış harcı alınır. Harç miktarı, her yıl yeniden değerleme yoluyla belirlenen tutara göre hesaplanır ve küsuratlar dikkate alınmaz. Belirli durumlarda harç alınmaz; yurt dışında oturma izni bulunanlar, yaş olarak belirli bir sınıra ulaşmamış çocuklar, belirli belgelerle çıkış yapanlar ve bazı toplu taşıma araçlarının mürettebatı gibi kişiler muaf tutulur. Harcın beyanı ve ödemesi, çıkış yapan kişiler tarafından yapılır ve bu işlemlerde harcı tahsil edenler ilgili işlemleri yürütür. Hacın miktarı ve uygulanması, yetkili makamlarca belirlenen kurallara göre değişebilir; bazı durumlarda harç artırılabilir veya indirilebilir. Harcın tahsilatı, beyan dönemlerinin belirlenmesi ve uygulama esasları gibi konular, ilgili uygulama kurallarıyla düzenlenir. Bu kanunun değişiklikler yapılarak uygulanmasıyla bazı hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.

Kanun 7103
2018-03-27

VERGİ KANUNLARI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, vergi uygulamalarını, beyan ve tahsilat süreçlerini etkileyen kapsamlı değişiklikler getirir. Özel tüketim vergisi konusunda mevcut araçlarla ilgili yeni bir indirim/terkin mekanizması oluşturulur ve bu mekanizmanın usulüne uygun olarak uygulanması için gerekli sınırlamalar ve yaptırımlar belirlenir. Bu kapsamda, muafiyet veya indirimlerden haksız faydalananlar için cezai hükümler ve gecikme faizi uygulanır. Kamu idareleri bazı haklardan yararlanamaz; kamu tüzel kişilikleri için uygulanabilirlik konusunda düzenlemeler yapılır. Değişiklikler, uygulama usulleri ve geçiş hükümleriyle birlikte hayata geçirilir; bazı maddelerin yürürlüğe giriş zamanları farklılaştırılır. Sektörel alanlarda yeni teşvikler ve destek düzenlemeleri öngörülür; enerji verimliliği ve yatırım destekleri gibi konulara ilişkin hükümler bulunmaktadır. Vergi cezaları, gecikme faizleri ve diğer yaptırımların uygulanmasına ilişkin esaslar netleştirilir ve uygulanır. Birden çok eski yasa hükmü tek çatı altında toplanarak yeni yapıya entegre edilir; uygulama süreçleri sadeleştirilir ve uyumlaştırılır.

Kanun 3577
1989-07-01

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı ithalatta haksız rekabet oluşturan dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın yol açtığı maddi zarar veya zarar tehdidine karşı üretim dalını korumak için uygulanacak önlemlere ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Şikayet veya gerekli hallerde inceleme yoluyla damping veya sübvansiyonlu ithalat incelenebilir. Şikayet eden üreticiler veya üretim dalı adına hareket eden gerçek/tüzel kişiler başvurabilir. İnceleme sonucunda zarar veya zarar tehdidi tespit edilirse, damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar damping vergisi veya telafi edici vergi uygulanabilir; gerektiğinde zarar giderilmesini sağlayacak şekilde daha düşük bir oranda vergi uygulanabilir. Geriye dönük uygulama ve diğer ayrıntılar ilgili ilkelerle belirlenir. Soruşturma sürecinde geçici önlemler uygulanabilir; bu önlemlerin amacı zararı önlemektir ve belirlenen oran veya miktarda teminat veya geçici tedbirler alınabilir; süreler ve uygulanış şekilleri düzenlenir. Kesin önlemler, zarar giderilene kadar veya belirlenen şartlar gerçekleşince uygulanır; damping ve telafi edici vergi birlikte uygulanamaz; ancak dampling veya sübvansiyonlu ithalatın üretim dalını tamamen durdurması amaçlanmaz. Taahhütler de söz konusu olabilir; ithalat yapan ülke veya ihracatçı kendi kendine veya kurul önerisiyle taahhütte bulunabilir. Taahhütler uygulandığında soruşturma durdurulabilir veya sonuçlandırılabilir; taahhütler yerine getirilmediğinde gerekli önlemler alınabilir. Mükellefler damping veya telafi edici vergi ödemekle yükümlü olan gerçek veya tüzel kişiler olarak belirlenir. Vergi toplama ve tahsilat işlemleri ilgili gümrük uygulamalarıyla uyumlu olarak yapılır; gerektiğinde teminat alınabilir ve teminatlar iade edilebilir. Soruşturma kapatıldığı veya durdurulduğunda geçici önlemler kaldırılır ve alınan teminatlar iade edilir; kararlar doğrultusunda yeniden soruşturma açılabilir veya mevcut önlemler gözden geçirilebilir. Bu mekanizmanın dünya ticaret kurallarıyla uyumlu çerçevede uygulanması hedeflenir ve ithalata ilişkin kararlar üretici/üretim dalı ile ithalatçı taraflar arasında adil bir denge sağlamayı amaçlar.

Kanun 4301
1997-08-09

CEZA İNFAZ KURUMLARI İLE TUTUKEVLERİ İŞYURTLARI KURUMUNA İLİŞKİN BAZI MALİ HÜKÜMLERİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

İşyurtları kurumuna ait mallar devlet malı sayılır ve bu mallara karşı işlenen suçlar devlet malına karşı suç olarak cezalandırılır. Ücretler işyurdu tarafından ödenir ve hükümlü ile tutuklulara mesleki eğitim ile iş becerisi kazandırmayı amaçlayan çalışmalar yapılır. Çalışma saatleri içinde ve tatil günlerinde yapılan çalışmalar için ödeme yapılabilir; ayrıca kâr payı dağıtımı ve performans teşvikleri belirli şartlar altında uygulanabilir. İşyurtları kurumunun gelir ve karları Hazine payına ayrılmaz, sermayeye eklenir. Yönetmelik kapsamındaki bazı hükümler uygulanmaz veya yürürlükten kaldırılmıştır.