İlgili Mevzuat:

CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU

10 / 1.663 sonuç gösteriliyor

Kanun 5320
2005-03-31

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla mevcut soruşturma ve kovuşturma süreçleri yeni hükümler temel alınarak yürütülür; kesinleşmiş kararlar korunur. Gıyabi tutuklama kararları, yeni hükümlerin uygulanmasıyla yakalama emrine dönüşür ve yabancı ülkelerdeki kaçaklar için özel bir düzenleme söz konusu olur. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminata ilişkin hükümler, uygulamada belirli dönemler için geçerli olur; önceki dönemdeki işlemler için eski mevzuat uygulanmaya devam eder. İtiraz ve temyiz süreçlerine ilişkin süreler ve usuller netleşir; acele itirazlar için uygulanacak hükümler geçerli olur. Şahsî dava kavramı kamu davasına dönüşür; mevcut şahsî dava dosyaları kamu davası olarak sürdürülür ve davacı olanlar katılan statüsüne geçer; uzlaştırma hükümleri uygulanır. Müdafi ve vekil ücretlerine ilişkin esaslar belirlenir ve bu ödemelerin yargılama gideri sayılacağı öngörülür; uygulanacak tarifeler yönetmelikle belirlenir. Yönetmelik çıkarılması, zamanaşımı, kolluk bildirimi, sahte para bilgileriyle ilgili uygulamalar ve eski hükümlerle uyum sağlama konuları düzenlenir; geçiş sürecinde eski hükümlere uygun çözümler geliştirilir. Ek ve geçici hükümler sulh Ceza mahkemelerinin yapısı ve yetkileriyle ilgili geçişleri düzenler; denetimli serbestlik ve tedavi uygulamalarıyla uyum sağlanır.

Kanun 3713
1991-04-12

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Terör, cebir ve şiddet kullanarak, devletin temel niteliklerini değiştirmeyi, ülkenin bütünlüğünü bozmayı veya devletin güvenliğini tehdit etmeyi amaçlayan örgütler ve bu örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak işlenen suçlardır. Terör suçlusu; terör örgütlerinin mensubu olarak veya örgüt adına suç işleyen kişiler olarak tanımlanır; örgüt adına suç işlemek de ayrıca cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar, bu amaçla kurulan örgütlerin faaliyeti kapsamında işlendiğinde terör suçu sayılır ve bu tür suçlar için verilen cezalar artırılır. Terör örgütlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamalar suç teşkil eder; bu tür fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı artırabilir; ancak haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Terör örgütünü kuran, yöneten veya üye olanlar ile örgüt faaliyeti düzenleyenler cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar arasında yer alan bazı suçlar için cezaların artması öngörülür; artırımın uygulanması, ilgili koşullara bağlı olarak gerçekleşir. Terörün finansmanı suçtur; bu kapsamdaki fiiller için ağır yaptırımlar uygulanır; tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri söz konusu olur. Terörle mücadelede görevli kamu görevlileri, kolluk ve yargı personeli ile ilgili koruma tedbirleri ve güvenlik önlemleri öngörülür. Terör suçlarından zarar görenlerin zararlarının tazmini amacıyla mahkeme süreçlerinde gerekli tedbirler alınır; bu süreçlerde tebligat ve ilân gibi uygulamalar kullanılır. Terör davalarında avukat temini ve ücretlere ilişkin düzenlemeler yapılır; savunmanın sağlanması amacıyla usuller belirlenir. Ceza infazı ve tutukluların korunmasıyla ilgili uygulamalar belirli esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı ağır cezalar için özel koşullar uygulanabilir ve şartlı tahliye ile denetimli serbestlik konuları düzenlenir. Kamu görevlileri ve ilgili kurumlar, terör soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde güvenlik ve gizlilik tedbirlerine tabi olarak hareket eder; gerekli hallerde koruma ve güvenlik önlemleri alınır. Terör suçları nedeniyle zarar görenler için maddi tazminat amacıyla gerektiğinde mahkeme önleyici tedbirler ve ilgili kararlar uygulanır.

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.

Kanun 5237
2004-10-12

TÜRK CEZA KANUNU

Pratik etki özeti: - Ceza kanunları, yalnızca açıkça suç sayılan fiilleri cezalandırır ve güvenlik tedbirlerini uygular; yasa dışı olarak geniş yorumla suç oluşturulamaz veya cezalandırılamaz. - Suç ve ceza uygulanırken temel ilke, fiilin ağırlığına göre adil ve orantılı bir ceza verilmesi; tüm kişiler önünde eşitlik sağlanır, hiçbir fark gözetilmez. - Kanunda yazılı olmayan fiiller için mazeret sayılmaz; kanunun kendisi dışında bir düzenleyici işlemle suç oluşturulamaz. - Özel kanunlar varsa genel hükümler de bu özel durumlar için geçerli olur. - Tanımlar netleştirilir; kimlerin vatandaş sayılacağı, çocuk sayılacağı, kamu görevlisi kimler olduğu gibi kavramlar belirli kurallarla açıklığa kavuşur. - Zaman bakımından uygulanabilirlik; işlenen fiile o an yürürlükte olan yasa uygulanır; lehe olan yasa uygulanır; bazı infaz ve geçici hükümler hemen uygulanabilir. - Yeri bakımından uygulanabilirlik; Türkiye sınırlarında işlenen fiiller Türk kanunlarına tabidir; bazı durumlarda deniz ve hava sahası gibi alanlarda da Türkiye’nin yetkisi sayılır. - Yabancı ülkede hüküm verilen suçlar konusunda Türkiye, bu hükümlere karşı yeniden yargılama yapabilir veya kovuşturma başlatabilir; bazı hallerde Adalet Bakanlığının talebiyle yargılama gerçekleşir; bazı istisnalar bulunur. - Vatandaş ve yabancı ayrımıyla ilgili olarak, Türkiye’de bulunurken yabancı ülkede işlenen bazı suçlar için Türkiye’de cezalandırılma mümkün olabilir; bu süreçler belirli şartlara ve taleplere bağlıdır. - Yabancı kanunun göz önünde bulundurulması durumunda, Türkiye’de verilecek cezanın üst sınırı, suçun işlendiği ülkenin ceza üst sınırını aşamaz; bazı istisnalar bu kuraldan muaftır. - Ceza sorumluluğunun şahsiliği esastır; tüzel kişiler cezalandırılamaz; güvenlik tedbirleri bu kısıtlamanın dışında uygulanabilir. - Kast ve taksir kavramları, suçun oluşması açısından belirleyici olup, niyet ve öngörüyle ilgili çeşitli sonuçlar doğurabilir; taksirli fiillerde ceza ölçüsü, kusura göre belirlenir ve bazı durumlarda indirim uygulanabilir. - Meşru savunma ve zorunluluk hali, hak kullanımı veya rıza gibi hallerde ceza verilmez; zorlayıcı güç, korkutma veya tehdit altında işlenen fiillerde faile karşı ayrı bir değerlendirme yapılır. - Haksız tahrik veya belirli haller sebebiyle cezalar hafifleyebilir; hata veya yanılgılar bazı durumlarda hafifletici nedenler doğurabilir; bilmeden işlenmiş fiiller her zaman cezadan muaftır denmez, bazı hatalar nedeniyle indirim uygulanabilir. - Yaş küçüklüğüyle ilgili olarak çocuklar üzerinde özel kurallar uygulanır; belirli yaş altındaki kişiler için cezai sorumluluk yoktur veya güvenlik tedbirleri öne çıkar; gençler için ise yaşa bağlı olarak farklı hafifletici ve güvenlik tedbirleri uygulanabilir. - Akıl hastalığı veya ciddi zihinsel bozukluklar halinde cezalandırma yerine güvenlik tedbirleri tercih edilebilir; bu durum, belirli ölçütlerle ceza yerine tedavi ve koruma odaklı bir yaklaşımı getirir. - Sağır ve dilsizlik gibi durumlar için özel uygulama ve haklar bulunabilir; genel olarak iletişim ve müdahalede adil yaklaşımlar gözetilir.

Kanun 5726
2007-01-05

TANIK KORUMA KANUNU

Bu yasa, ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenenler ile bu tanıkların yakınlarının hayatı, beden bütünlüğü veya mal varlığı ağır ve ciddi tehlike altında olduğunda uygulanacak koruma tedbirlerini düzenler ve uygulanmasını sağlar. Koruma kapsamına giren kişiler, tanık olarak dinlenenler ile onların nişanlısı veya evlilik bağı kalmasa dahi eşi, yakın kan bağı veya kayın hısımlıkları bulunanlar ve evlatlık bağı bulunanlar gibi yakın ilişki içinde olanları içerir. Tedbirler arasında kimlik ve adres bilgilerinin gizli tutulması, duruşmada dinlenme şeklinin değiştirilmesi veya ses/ görüntüsüyle özel ortamda dinlenilmesi, tutuklu veya hükümlü olanlar için uygun ceza infaz kurumlarında yerleştirilmesi, fizikî koruma sağlanması, kimlik ve ilgili belgelerin değiştirilmesi, maddi yardım sağlanması, iş yerinin veya öğrenim gördüğü kurumun değiştirilmesi, yurt içinde başka bir yere yerleşilmesi ve gerektiğinde uluslararası alanda yerleşim sağlanması ile görünümlerin değiştirilmesi gibi tedbirler uygulanabilir. Bu tedbirler birbirleriyle birlikte veya tek başına uygulanabilir; aynı sonuca daha hafif bir tedbirle ulaşılabiliyorsa o yönde hareket edilir. Tedbir kararları soruşturma aşamasında savcı tarafından, kovuşturma aşamasında ise ya savcının veya tanığın talebiyle ya da resen verilir; acil durumlarda geçici kararlar da alınabilir; kovuşturma sonrasında bazı tedbirler kurul tarafından tanığın talebiyle verilebilir. Tedbir kararlarında korunan kişinin açık kimlik ve adres bilgileri, tanıkla ilgili bilgiler, tedbirin şekli ve süresi gibi hususlar belirtilir; kararlar ve ilgili belgeler gizli tutulur ve uygulanması için gerekli kayıtlar güvenli biçimde saklanır. Koruma birimleri kurulur ve gerektiğinde diğer kamu kurumlarıyla işbirliği sağlanır; kararlar ve protokoller belirli kurallara göre saklanır ve yazışmalar buna göre yapılır. Koruma Kurulu, kararları verir ve tedbirlerin uygulanmasını denetler; tarafların rızası alınarak mutabakat metni hazırlanır ve uygulanır. Koruma tedbirlerinin giderleri ilgili bütçeye uygun olarak karşılanır; koruma tedbirleri süresince ve sona erdikten sonra da gizlilik kuralları devam eder.

CB Yönetmeliği 20146883
2014-10-22

GEÇİCİ KORUMA YÖNETMELİĞİ

- Bu yönetmelik, ülkeden ayrılmaya zorlanan yabancılar için geçici koruma olarak adlandırılan özel bir güvence sistemi kurar ve uygulanmasını düzenler; bu koruma, bireysel olarak uluslararası koruma statüsü verilmesini doğrudan sağlamaz. - Geçici korumadan yararlanabilecek kişiler, acil ve kitlesel akın durumlarında gelenler ve bireysel olarak uluslararası koruma statüsü belirlenemeyenler arasından belirlenir. - Geçici koruma kapsamına alınanlar Türkiye’de kalış süresi boyunca güvenlik, barınma ve temel ihtiyaçlarının karşılanması dahil belirli haklara sahip olur; ancak bu koruma, daha sonraki uluslararası koruma başvurularının otomatik olarak kabulü anlamına gelmez. - Belirli koşullarda ve nitelikteki kişiler geçici korumadan yararlanamaz veya yararlandıysa korumaları iptal edilebilir; bu, ciddi suç işlemek veya insanlığa karşı suçlar gibi ağır gerekçeleri kapsar. - Geçici koruma kararları ana yetkili bir makam tarafından alınır ve uygulama ile içeriğiyle ilgili hususlar daha ayrıntılı olarak belirlenir; bireysel kararlar ise ilgili kurumlar tarafından yürütülür. - Geçici koruma kapsamında bulunan yabancılar için geçici barınma merkezleri kurulur; bu merkezlerde güvenlik ve gerekli hizmetler sağlanır; aile üyelerinin aynı yerde barındırılma imkanı da mümkün olabilir. - Geçici koruma uygulanırken, yabancıların ülkeye kabulü ve sınır kapılarından giriş/çıkış işlemleri organize edilir; belgeli veya belgesiz gelenlere gerekli tedbirler uygulanır; sınır güvenliği kontrolleri yapılır. - Geçici koruma süreci boyunca bireysel uluslararası koruma başvuruları işlemeye alınmaz; bu, korumanın uygulanabilirliğini güçlendirmek amacıyla yapılır. - Geçici korumanın sona ermesi veya kısmi/kalıcı olarak değiştirilmesi halinde, ülkelerine dönüş ya da ülkede kalmaya devam etmek gibi seçenekler değerlendirilebilir ve uygulanır; bu süreçte gerekli süreler ve koşullar belirlenir. - Geçici koruma kapsamındaki kişilerin yeniden Türkiye’ye gelmesi veya durumlarının tekrar ele alınması gerektiğinde, ilgili otoriteler tarafından uygun kararlar alınabilir. - Özel ihtiyaç sahibi kişiler için psikososyal destek ve uygun diğer hizmetler sağlanır; bu destekler bireylerin uyum ve yeniden topluma entegrasyonlarına katkı sağlar.

Kanun 5326
2005-03-31

KABAHATLER KANUNU

Bu Kanun kabahat olarak kabul edilen ihlaller için uygulanabilir idari yaptırımları belirler. Kabahatler karşılığında uygulanabilecek yaptırımlar idari para cezası ile idari tedbirlerdir; tedbirler arasında mülkiyetenin kamuya geçirilmesi ve ilgili diğer tedbirler bulunur. Kabahatler kasıtlı veya ihmal yoluyla işlenebilir; ihmal halinde hukuki yükümlülüğün varlığı gerekir. Organ veya temsilci aracılığıyla işlenen kabahatlerde tüzel kişi de sorumlu tutulabilir; temsilci olarak hareket edenin fiili tüzel kişi hakkında yaptırım doğurabilir. Çok sayıda kişinin iştiraki halinde her kişi hakkında yaptırım uygulanabilir; özel faillik niteliğine sahip kişiler için de sorumluluk söz konusu olabilir. Aynı fiil çok sayıda kabahate yol açtığında uygulanacak en ağır idarî para cezası esas alınabilir; diğer yaptırımlar varsa bunlar da uygulanabilir. Aynı fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmışsa sadece suçtan yaptırım uygulanır; aksi durumda kabahatten yaptırım uygulanır. Teşebbüs cezalandırılmaz; bazı hallerde teşebbüsün cezalandırılabileceğine ilişkin hükümlerin uygulanması söz konusu olabilir. Hukuka uygunluk nedenleriyle kusurun ortadan kalktığı durumlar bu kabahatler için de geçerlidir. Soruşturma ve yerine getirme zamanaşımı ile yerine getirme zamanaşımı gibi süreler aşılırsa yaptırım uygulanamaz veya yerine getirilemez hale gelebilir. Karar verme yetkisi ilgili idari makamlar ile bazı durumlarda yetkili merciler tarafından belirlenir; kararlar tutanakla kayıt altına alınır ve gerekli deliller gösterilir. Kararlar tebliğ edilerek başvuru yolları açılır; itiraz süreçleri ve süreleri belirlenmiştir. Ödeme halinde indirim ve taksit gibi imkanlar söz konusu olabilir; ödeme süresi, muhatabın kanuni hakkını etkilemez. Mülkiyeti kamuya geçirilmesi kararında ilgili koşullara göre uygulanabilirlik belirlenir; bazı durumlarda eşya kullanılamaz hale getirilebilir veya imha edilebilir. Genel amaç toplum düzeninin korunması, genel ahlâkın ve sağlığın korunması, çevrenin korunması ile ekonomik düzenin korunmasıdır.

Kanun 6749
2016-10-29

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINAN TEDBİRLERE İLİŞKİN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- Olağanüstü hal kapsamında belirlenen yapı, oluşum veya gruplarla ilişkili özel sağlık, özel öğretim, vakıflar ve sendikalar gibi kurumların kapatılması ve varlıklarının uygun bir kamu kurumuna bedelsiz devredilmesi, borçlardan sorumluluk taleplerinin karşılanmaması sonucunu doğurur. Taşınmazlar ve diğer mal varlıkları ilgili kamu otoriteleri tarafından devralınır ve kayıtlar buna göre düzenlenir. - Kapatılan kurum ve kuruluşlarda çalışanlar ve yöneticiler için kamu görevinden çıkarılma tedbirleri uygulanır ve bu kişilerin kamu hizmetinden men edilmesi sağlanır; bazı haklar ve pozisyonlar yeniden yapılandırılır. - Kapatılan yükseköğretim kurumlarındaki öğrenciler için yerleştirme ve geçiş süreçleri yapılır; öğrenciler mevcut durumlarına göre Devlet veya kamuya ait üniversitelere yönlendirilir ve öğrenim sürecinin devamı kapsamında ödemelerin nasıl sürdürüleceği belirlenir. - Yargı ve ilgili meslek grupları için milli güvenliğe tehdit oluşturan yapı, oluşum veya gruplara üyelik veya iltisak bulunanlar hakkında meslekten çıkarılma kararları uygulanır; bu kararlar yayımlanır ve gerektiğinde itiraz süreçleri işletilir. - Kamu görevlileri için geniş kapsamlı çıkarılma yetkileri kullanılır; her kurum kendi yapısına uygun usullerle çalışır ve görevden çıkarılanlar bir daha kamu hizmetinde istihdam edilmez. - Tutuklu ve savunma süreçlerinde güvenlik ve kamu yararı gerekçesiyle denetim, kayıt altına alma ve sınırlamalar uygulanabilir; avukat görüşmeleri denetim ve kayıtlara konu olabilir. - Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde belirlenen güvenlik tedbirleri uygulanır; yakalama, gözaltı ve ifadelerin alınması süreçleri bu tedbirlere uygun olarak yürütülür. - Mağdur ve hak sahiplerine yönelik maddi ve sosyal haklar ile emeklilik ve tazminat konularında ilgili uygulamalar devreye girer; bu haklar belirli şartlar dahilinde sağlanır ve nakdi tazminatlar söz konusu olabilir.

Kanun 2577
1982-01-20

İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU

- İdari yargı kapsamındaki uyuşmazlıklar yasal olarak incelenir ve mahkeme yalnızca işlemlerin hukuka uygunluğu yönünden denetim yapar; idarenin takdiri veya işlemin esasına ilişkin kararlar bu denetimin dışında kalır. - Uyuşmazlık türleri çeşitlidir; iptal talepleri, tam yargı davaları ve bazı idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar bu kapsama girer. - Dilekçede taraflar ve varsa vekillerinin ad soyadı veya unvanı ile adresi, davaya konu olan işlem ve dayandığı deliller, bildirim tarihi ve varsa davanın konusu tutarı gibi bilgiler ile gerektiğinde ilgili vergi türü ve yıl gösterilir; belgeler de dilekçeye eklenir. - Dava, başvurunun ilgili makama iletildiği anda açılmış sayılır ve taraflara tebligat ile savunma imkanı tanınır. - Dilekçeler, uygun mercilere veya bunlara gönderilmek üzere belirli yollarla sunulur; eksiklikler bulunduğunda gerekli inceleme ve bildirimler yapılır. - Birden çok işlemin dava konusu edilmesi mümkün olabilir; şartlar için bağlılık veya ortak nedenler varsa tek bir dilekçe yeterli olabilir. - Harç ve posta ücreti ödendikten sonra başvuru kayıt edilir ve başvuru sahibine kayıt bilgilerini gösteren bir belge verilir. - Dava açma süresi, olayın gelişimine bağlı olarak başlar; bazı durumlarda bildirimin yapıldığı an veya ilan/tebliğ tarihi esas alınır. - Başvuruya cevap verilmesi için belirli süreler öngörülür; cevap verilmezse ya da cevap kesin değilse, sürenin bitişinden itibaren dava açma imkanı doğar; süreler belirli kurallara göre uzatılabilir. - Başvuruya verilen yanıtlar veya cevaplar, taraflara tebliğ edilir; taraflar bu tebliğlere karşı belirli süre içinde yanıt verebilir. - Duruşma, bazı yüksek değerli veya mali yükümlülük içeren uyuşmazlıklarda taraflardan birinin talebi üzerine yapılabilir. - İlk incelemede belirgin hatalar veya yetkisizlik gibi durumlar saptanırsa, ilgili dilekçeler reddedilir veya göreve uygun mahkeme gönderilir; bu durumda yeni dilekçeler için yeniden başvuru süreci başlar. - Dava sonucunda verilen kararlar ilgili yollarla kesinleşir ve icra süreci doğrudan başlayabilir; gerektiğinde kanun yolları kullanılarak temyiz veya istinaf gibi başvurular yoluna gidilebilir.

Kanun 1632
1930-06-15

ASKERİ CEZA KANUNU

Bu kanun, askeri personelin işlediği fiiller için uygulanacak esasları belirler ve askeri suçlar ile askeri olmayan suçlar için ayrı uygulanabilir çerçeve getirir; genel ceza kanunlarının askeri alanda uygulanmasıyla ilgili temel prensipleri düzenler. Askeri suçlar, ağır veya ölüm cezası gibi ağır yaptırımlarla cezalandırılabilir; hafif cezalar ise kısa hapishane, göz hapsi ve oda hapsi gibi disiplin cezalarını içerebilir. Kapsam, subaylar, astsubaylar, erbaş ve erler ile askeri öğrenciler ve ilgili sivil personel gibi askeri hizmet kapsamındaki kişileri içerir. Askeri şahısların yabancı ülkelerde işledikleri fiiller Türkiye’de yargılanabilir; yabancı ülkedeki hüküm Türkiye’de yeniden muhakeme edilerek uygulanabilir ve gerekli hallerde cezadan indirim yapılabilir. Seferberlik ve harp hükümleri, seferberlik durumunda hangi cezaların uygulanacağını belirler; genel olarak savaş hali veya benzeri durumlarda harp hükümleri yürürlükte olur. Fer’i cezalar olarak rütbenin geri alınması, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma ve askeri öğrencilik hukukunu kaybettirme bulunur; bu cezalar asıl cezayla birlikte veya bağımsız olarak uygulanabilir ve bazı durumlarda kamu otoritesi tarafından kararlaştırılır. Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma ve rütbenin geri alınması gibi cezaların sonuçları, askerî rütbe ve karşılama açısından temel kayıplar doğurur ve tekrar hizmete alınmama sonuçlarını doğurabilir. Memuriyetten mahrumiyet, bazı durumlarda kıdem ve emeklilik sürelerinden indirim yapılmasını gerektirebilir ve bazı durumlarda disiplin cezalarıyla birlikte uygulanabilir. Kararların bazıları temyize tabi değildir veya itirazlar belirli aşamalarda yapılır; itirazlar üzerine duruşmada hüküm verilir. Kısa hapis cezaları, ilgili rütbe ve göreve göre uygulanır ve infaz şekli belirli disiplin düzenlemelerine tabidir; maaş ve tahsisatlar bu cezalar sırasında korunabilir. İcra ve infaz konuları, cezaların nasıl yürütüleceğini ve hangi yerlere uygulanacağını belirler.