İlgili Mevzuat:

KEMAL ÖZ ADLI CÜMHUR REİSİMİZE VERİLEN SOYADI HAKKINDA KANUN

10 / 95 sonuç gösteriliyor

Kanun 2622
1934-12-24

24/11/1934 TARİH VE 2587 SAYILI KANUNLA KEMAL ÖZ ADLI TÜRKİYE CUMHUR REİSİNE VERİLEN ATATÜRK ADININ VEYA BUNUN BAŞINA VE SONUNA SÖZ KONARAK YAPILAN ADLARIN HİÇ BİR KİMSE TARAFINDAN ALINAMIYACAĞINI BUYURAN KANUN

Atatürk adı yalnızca tek bir kişiye aittir ve başka kimse bu adı öz ve soy adı olarak kullanamaz veya bu adı başkasına veremez. Başkasına Atatürk adıyla ad verilmesi veya Atatürk adının başına veya sonuna başka sözler eklenerek bu adın alınması mümkün değildir. Bu düzenlemenin amacı Atatürk adının korunmasını ve yalnızca ilgili kişide kalmasını sağlamaktır.

Kanun 144
1337-08-05

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ REİSİ MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİNE BAŞKUMANDANLIK TEVCİHİNE DAİR KANUN

Mustafa Kemal Paşa Başkumandan olarak atanır. Bu atama ile ordunun maddi ve manevi gücünün en üst düzeye seferber edilmesi, sevk ve idaresi yetkisi kendisine verilmiş olur; bu yetki Meclis adına kullanılır. Atama geçici niteliğe sahiptir ve Meclis gerektiğinde uzatma veya geri çekme kararı alabilir. Uygulamanın yürütülmesi Meclis'in sorumluluğundadır.

Kanun 2525
1934-07-02

SOYADI KANUNU

- Her Türk’ün, öz adından sonra alınmış bir soy adını taşımak zorunda olduğu ve bu soy adının konuşmada, yazışmada ve imzada öz adın ardından kullanıldığı uygulanır. - Kullanılamayacak soy adları, rütbe ve memuriyete uygun olmayanlar, aşiret veya yabancı ırk ve millet isimleriyle ilgili olanlar ve genel toplumsal edep ile iğrenç veya gülünç bulunanlar olarak sınırlandırılır. - Soyadı seçme hakkı öncelikle evlilik birliğinin başı olan kocaya aittir; belirli durumlarda hak ve görev, kocanın ölümü, vesayet altında olma veya evliliğin sonlanması halinde en yakın baba tarafı erkeğe veya vasıya geçer; reşit olan kimseler kendi soy adını seçmekte serbesttir; vesayet altındaki reşitlerin adını ise baba, yoksa ana ya da vasisi belirler. - Bu hak ve göreve aykırı olarak kullanılan soy adlarının değiştirilmesi talep edilebilir ve tarihte ün almış adların kullanılmaması için dava yoluyla karar alınabilir. - Soyadının nüfus kütüğüne ve doğum kağıtlarına kaydedilmesi için gerekli işlemler belirli bir süre içinde yürütülmelidir; bu süreçte resmi evrak pulları muaf tutulabilir. - Ad değiştirme ihtiyacı veya çocuğa ad verme konularında çıkan ihtilaflar ile adın kanuna uygun olup olmadığını belirleme yetkisi yetkili mercilere aittir; konuların çözümünde yardımcı olarak görev yapan kişiler bulunabilir. - Bu işlemlerde ihmali görülen memurlar hakkında cezai yaptırımlar uygulanabilir; benzer şekilde, adı doğru yazdırmayanlar ve diğer görevlerde ihmali görülenler için disiplin uygulamaları söz konusu olabilir. - Uygulama yollarını gösteren bir yönetmelik çıkarılır ve kanunun uygulanması bu yönetmelik çerçevesinde yürütülür. - 2018 yılında yapılan bir değişiklikle, kanunu uygulayan düzenlemelerin niteliğiyle ilgili ifade değişikliği yapılmıştır; bundan sonra ilgili düzenlemelerin nasıl çıkarılacağına ilişkin yönlendirme bu çerçevede belirlenmiştir.

Kanun 245
1922-07-20

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ REİSİ MÜŞİR GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİNE BAŞKUMANDANLIK TEVCİHİ HAKKINDA KANUN

Meclis, Başkumandanlık görevini geçici olarak kendi reisi Mustafa Kemal Paşa’ya vermiştir. Meclis gerektiğinde bu görevlendirmeyi geri alabilir. Başkumandanlık süresiyle ilgili önceki hükümler yürürlükten kaldırılmıştır. Kanun yürürlüğe girer. Meclis tarafından icra olunur.

Kanun 2590
1934-11-29

EFENDİ, BEY, PAŞA GİBİ LAKAP VE ÜNVANLARIN KALDIRILMASINA DAİR KANUN

- Resmi belgelerde ve kamu iletişiminde lakap ve unvanlar kullanılmaz; herkes yalnız adıyla anılır. - Sivil nişanlar ve madalyalar kaldırılır ve kullanımı yasak olur; harp madalyaları istisnadır; Türk vatandaşları yabancı devlet nişanlarını taşıyamaz. - Askeri rütbelerle ilgili ad başında gelen unvanlar ile ilgili düzenlemeler yeniden belirlenir ve uygulanır. - Bu değişiklikler resmi belgelerdeki adlandırma ve unvan kullanımını önemli ölçüde etkiler.

Kanun 805
1926-04-22

İKTİSADİ MÜESSESELERDE MECBURİ TÜRKÇE KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

- Türkiye’deki işletme ve müesseseler, işlemlerini Türkçe olarak yürütmek ve defterlerini Türkçe tutmak zorundadır. - Yabancı şirket ve müesseseler için bu zorunluluk, Türkiye’deki muameleler ile devlet kurumlarına ibraz edilen evrak ve defterler için geçerlidir; Türkçe ana dil olarak kabul edilir ve Türkçe dışında da yazılı kayıtlar bulunabilir, ancak Türkçe metin esas alınır; imza, Türkçe metin üzerinde başka bir dilde yazılmış olsa dahi Türkçe kısmın geçerliliği korunur. - Birinci ve ikinci maddelere aykırı olarak düzenlenen evrak ve vesikalar, şirkete karşı aleyhe olan bir durumda dikkate alınmaz. - Bu düzenlemelere aykırı hareket edenler için cezai yaptırım öngörülmüştür. - Kanuna ekleyen mevzuat yürürlüğe girer ve bu değişiklikler mevcut uygulamaya yansır.

Kanun 2302
1980-09-26

ATATÜRK´ÜN DOĞUMUNUN 100 ÜNCÜ YILININ KUTLANMASI VE "ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ" KURULMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa Atatürk’ün ilke ve değerlerini tanıtmayı, yaymayı ve yaşatmayı amaçlar; ulusal ve uluslararası düzeyde çeşitli toplantılar, yarışmalar ve törenler düzenlemeyi ve bu etkinliklerin koordinasyonunu sağlamayı hedefler. Ankara’da Atatürk Kültür Merkezi kurulacak; merkezde müzeler, sahneler, sergi alanları, arşiv ve kütüphaneler, atölyeler gibi birimler bulunur ve Atatürk’ün hatırasını ile Türk halk kültürünü tanıtmayı amaçlar. Bu amaç için Milli Komite ve Kutlama Koordinasyon Kurulu kurulur; planlar onaylanır ve uygulanır. Kutlama faaliyetleri illerde ve ilçelerde komiteler tarafından organize edilir; bazı yabancı temsilcilikler aracılığıyla koordinasyon sağlanabilir. Kamu kurumları kutlama faaliyetlerinden katkı sağlar; törenler düzenleyebilir; anıt ve diğer eserler inşa edebilir; gerekli personel ve araç-gereç tahsis eder. Planlar için finansmanı sağlayacak bir fon kurulur; kaynaklar kamu bütçesi, bağışlar, kültür ürünlerinin gelirleri ve diğer kaynaklar olur; fon varlığı devlete aittir. Fonun yönetimi ve harcamalar için esaslar belirlenir; gelir ve giderler hesaplarda toplanır ve denetim altında tutulur; fon saymanı atanır ve koordine eden kurulca yönetilir. Bağış ve yardımlar bu süreçte destekleyici olarak ele alınır ve ilgili yükümlülükler uygulanır. Personel geçici olarak görevlendirilebilir veya sözleşmeli personel çalıştırılabilir; ücretler fondan karşılanır. Atatürk Kültür Merkezi alanı sınırları belirlenir ve merkezde çeşitli kültürel tesisler bulunur. Yapım ve proje süreçleri kamu mevzuatına uygun olarak yürütülür; gerekli kararlar ve yönetmelikler uygulanır. Kanun yürürlüğe girdikten sonra uygulanır ve yürütmeyi sağlayan yetkililer bu düzenlemelerin hayata geçmesini sağlar.

Kanun 5816
1951-07-31

ATATÜRK ALEYHİNE İŞLENEN SUÇLAR HAKKINDA KANUN

Atatürk’e açıkça hakaret etmek veya hatırasına saygısızlık etmek suç kabul edilir ve Atatürk’e ait heykel, büst ve abidelerin tahrip edilmesi veya Atatürk’ün kabrinin kirletilmesi de suçtur. Başkalarını bu tür suçları işlemeye teşvik etmek, asıl fail ile cezalandırılır. Bu suçlar toplu olarak işlenirse veya kamuya açık yerlerde ya da basın yoluyla işlenirse ceza artar. Zor kullanılarak işlenmesi veya bu suretle işlenmeye teşebbüs edilmesi halinde ceza artırılır. Bu suçlar için resen takibat yapılır.

Kanun 5659
1950-04-01

ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ KANUNU

Bu Kanun’un uygulanmasıyla Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü’ne ilişkin temel etkiler şu şekilde özetlenebilir. - Müdürlükteki tüm mallar devlet malı olarak kalır ve bu mallara karşı işlenen suçlar devlet malına karşı işlenen suçlar gibi ceza gerektiren bir nitelik taşır. - Müdürlük, özel hukuk esaslarına göre yönetilir; işlemler ve harcamalar belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür. - Çiftlik sınırları içindeki taşınmazların devri, satımı veya ipotek gibi işlemler için özel izin gerekir; işlemler ve belgeler belirli usuller çerçevesinde gerçekleştirilir. - Çiftlik sınırları içinde bulunan arazilerin kamu yararı gözetilerek altyapı ihtiyaçları için belediyeye bedelsiz olarak uzun süreli kullanım hakkı verilebilir; bu haklar yol, geçit, alt/üst geçit ve ilgili hizmetler gibi alanlarda kurulabilir; bu kullanımlar için öngörülen amaçlar dışında kullanılamaz ve bu amaçlara aykırı kullanım durumunda haklar Müdürlük’e iade edilebilir. - Çiftlik arazileri üzerinde konut, ticaret ve sanayi amaçlı yapılaşmaya gidilemez. - Çiftlik içinde bulunan spor tesisleri için Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile protokol yapılarak belirli süreli bedelsiz kullanım hakkı tanınabilir; kullanım amacı spor hizmet ve faaliyetleriyle sınırlı tutulur; ticari amaçla kullanılamaz ve gerektiğinde devreye alınabilir. - Kanun hükümlerinde zaman içinde yapılan değişiklikler nedeniyle bazı hükümler kaldırılmış ya da değiştirilmiş olabilir.

Kanun 477
1924-04-26

MEMLEKETLERİNDE TÜRK TEBAASINDAN KAVANİN VE TEDABİRİ İSTİSNAİYEİ HARBİYEYİ REFETMİŞ OLAN DEVLETLERİN TÜRKİYE´DEKİ TEBAASINA MEVZU TEDABİRİN DE REFİNE DAİR KANUN

Bu yasa, Türkiye ile savaş halinde olan veya savaş sırasında geçerli olan özel harp kavanin ve tedbirlerin karşılıklı olarak uygulanmasını sağlayan bir çerçeve getirir. Buna göre, kendi memleketlerinde Türkiye tebaası için istisnai olarak uygulanmış olan harp kuralları ve tedbirleri, bu ülkelerin tebaasının Türkiye’de bulunması durumunda karşılıklılık esasıyla Türkiye’de de uygulanabilir. Bu düzenleme, karşılıklılık temelinde savaş zamanında uygulanacak tedbirlerin Türk vatandaşı ile ilgili ülkelerin vatandaşları arasında eşit muameleyle yürütülmesini amaçlar.