İlgili Mevzuat:

MİLLİ AĞAÇLANDIRMA VE EROZYON KONTROLÜ SEFERBERLİK KANUNU

10 / 4.085 sonuç gösteriliyor

Kanun 4785
1945-07-13

ORMAN KANUNUNA BAZI HÜKÜMLER EKLENMESİNE VE BU KANUNUN BİRİNCİ MADDESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Kanunun amacı, mevcut özel ve tüzel kişiler ile köy, belediye ve benzeri kamu tüzel kişiliklerine ait ormanların çoğunu devlet ormanlarına dönüştürmektir; bu dönüşüm için ayrıca işlemsel veya bildirim zorunluluğu bulunmaz. - Ancak bazı ormanlar devletleştirme kapsamı dışında tutulmuştur; bu özel veya sınırlı nitelikteki ormanlar üzerinde özel istisnalar uygulanır. - Devletleştirmeye tabi olmayanlar arasında kalan ormanlar üzerinde tasarruf, temlik, ayni haklarla sınırlama veya arazi haline getirme gibi işlemler izin gerektirir ve izinsiz kesim veya faydalanma ceza gerektirir; kesilen ağaçlar teknik olarak forest idaresince geri alınır; açıkça belirtilen durumlarda yeniden ağaçlandırma yapılması gerekir. - Devletleştirme dışı bırakılan ormanların sahipleri, kendi haklarını geri almak için ilgili kuruma başvurmak zorundadır; başvuru yapılmazsa haklar kaybedilir. - Başvuru halinde sahiplerin sahiplik belgeleri ve vergi kaydı gibi belgeler incelenir; uygun bulunanlar için ödemeler veya karşılığın devriyle ilgili işlemler yürütülür ve ödemeler sahiplerine yapılır; kararlar belirlenen usullere göre uygulanır ve sonuçlar ilgililere bildirilir. - Devletleştirilen ormanların karşılığı olarak verilen haklar ve ödemeler, belirlenen şekil ve süreler içinde yerine getirilir; bu süreçte hak sahiplerinin talep ve itiraz hakları korunur. - Devletleştirilen ormanların üzerinde mevcut olan irtifak, intifa hakları ve ipotekler sona erer; bu tür işlemlerden doğan sonuçlar hak sahiplerine uygun biçimde düzenlenir. - Ormanların devlet adına kayıt ve tescili yapılır; bu işlemle ilgili vergi ve resim gibi işlemlerden muafiyet uygulanır. - Karşılığın ödenmesi için gerekli finansmanı temin etmek amacıyla devlet bütçesiyle kaynak ayrılır. - İade edilmesi mümkün olan bazı ormanlar, belirli şartlar altında sahiplerine geri verilebilir; bu durumda iade süreçleri ve geri verilen ormanın üretim aşamalarına ilişkin düzenlemeler uygulanır; iade kararı sonrası taraflar arasındaki hesaplar karşılıklı olarak uzlaştırılır. - Ek hükümlerle, iade süreciyle ilgili ayrıntılar ve geri verilen ormanların sınırları ile uygulanacak prosedürler belirlenir; bu kapsamda bazı durumlarda üretim masrafları ve tarife bedelleri önceden veya belirlenen şartlarla karşılanır.

Kanun 2946
1983-11-11

KAMU KONUTLARI KANUNU

Kamu konutlarıyla ilgili tahsis, oturma süresi, kira ve yönetim işlemlerinin temel ilkeleri belirlenir ve kamu kurumlarına ait konutların personel yararlanmasına ilişkin esaslar ortaya konulur. Kapsam olarak bu konutlar yurt için ve yurt dışında inşa veya satın alınır, bu kurumların personeli için ayrılır; ancak zaruri hallerde kiralama yapılabilir. Konut türleri özel tahsisli, görev tahsisli, sıra tahsisli ve hizmet tahsisli olarak sınıflandırılır; hangi türün kimlere tahsis edileceği ve tahsis şartları yönetmelikte belirlenir ve puanlama esasına göre uygulanır. Oturma süreleri özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda görevin veya hizmetin devamı süresince oturulabilir; sıra tahsisli konutlarda oturma süresi sınırlı tutulur ve süre tamamlandığında başka uygun kişi yoksa uzatma durumu değerlendirilebilir. Kira uygulaması belirli konutlar için uygulanmazken, diğer konutlarda kira maaş üzerinden kesilerek tahsil edilir ve bütçeye gelir olarak kaydedilir. İşletme, bakım ve onarım gibi konutla ilgili detaylar bu kanunun uygulama kısmında ele alınır; bazı hükümler geçerli olanlar ise yönetmelikte belirtilir. Konutlardan çıkış, tahsis esasındaki görevin son bulması veya oturma şartlarının kaybolması gibi durumlarda zorunlu hale gelir; emeklilik, nakil veya memuriyet sıfatının sona ermesi gibi hallerde de konutların tahliye edilmesi gerekir; ölüm halinde aileler konuttan çıkarılır. Konutlara izinsiz işgal veya oturma durumunda gerekli işlem başlatılır; bu durumda konutlar, genel olarak yetkili makamlarca tahliye ettirilir ve bu süreç mahkeme başvuruları sonucunda durdurulmaz. Konutların nitelikleri açısından inşa veya satın alınacak konutlar için belirli bir büyüklük sınırlaması bulunur; özel tahsisli veya görev tahsisli konutlarda bu kısıtlama uygulanmayabilir. Yasak hükümler olarak toplu iş sözleşmeleri veya özel sözleşmelere bu kanuna aykırı hükümler konulamaz; idari yetki kullanılarak da bu kanuna aykırı işlem yapılamaz. Yönetmelik, bu kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve yürürlüğe girer. Kanunun bazı hükümleri belirli koşullarda yürürlüğe girer ve diğer hükümler yayımlandığı anda yürürlüğe girer.

Kanun 3234
1985-11-08

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasının pratik etkileri şu şekilde özetlenebilir: - Orman Genel Müdürlüğü’nün merkez ve taşra teşkilatı yeniden yapılandırılmış; bazı birimler kaldırılmış veya adları değiştirilmiş ve görevler merkezi ile taşra arasında yeniden dağıtılmıştır; bu, kurumsal işleyişin ve yetki paylaşımının yeniden netleşmesini sağlar. - Hukuk ve danışma denetim birimlerinin rol ve yetkileri belirlenmiş; merkez ile taşra için dava ve temsil süreçlerinde hangi görevlilerin görev yapacağı netleştirilmiş ve gerektiğinde sözleşmeli avukatlar kullanılabilir hale gelmiştir. - Malvarlığına ilişkin güvence ve korunma hükümleri güçlendirilmiş; ormanla ilgili taşınır ve taşınmaz mal varlığı devlet malı sayılarak haczedilemez ve kamulaştırılamaz; bu kapsamda hak ve yükümlülüklerin korunması amaçlanır. - Gelirler ve mali yönetim konularında muafiyet ve istisnalar gibi düzenlemeler getirilerek bütçe ve mali planlama süreçlerinde yeni çerçeve sağlanmıştır. - Dava ve icra işlemlerinde sulh yoluyla çözümlerin öncelikle teşvik edilmesiyle ilişkili karar mekanizmaları belirli kurallara bağlanmış; yetkili merciler arası karar süreçleri daha açık hale gelmiştir. - Orman kaynaklarının korunması ve doğal hayatın desteklenmesi amacıyla kamuoyunu bilgilendirme ve farkındalık yaratmaya yönelik programlar televizyon ve radyo üzerinden yürütülmesi yükümlülüğü getirilmiş; bu programlar ücretsiz olarak ve belirli hedeflerle gerçekleştirilir. - Taşra ve genel müdürlük arasındaki işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmek için savunma, planlama ve bilgi akışı gibi alanlarda yeni düzenlemeler getirilmiştir; bilgi sistemleri ve harita/uzaktan izleme hizmetlerinin rolü vurgulanmıştır. - Taşra teşkilatının kuruluşu ve işleyişine ilişkin yönlendirmelerle yerel düzeyde yönetim ve uygulama kapasitesinin belirginleşmesi amaçlanır. - Ormanların korunması, yangınla mücadele ve toprak/havza yönetimi gibi alanlarda görev ve sorumluluk paylaşımı daha net hale gelir; bu kapsamda planlama ve operasyonel kararlar merkez ile taşra arasında daha uyumlu şekilde yürütülür.

Kanun 5363
2005-06-21

TARIM SİGORTALARI KANUNU

Bu düzenleme, tarım sigortalarının teminat altına alınmasını ve hasar ödemelerinin güvenli, hızlı ve sistemli biçimde yürütülmesini sağlayan bir havuzun kurulmasını öngörür. Havuz, kapsama giren riskler için sigorta, reasürans ve risk paylaşımı işlemlerini yürütür; sigorta şirketleri primlerini havuza devreder ve havuz bu primler üzerinden komisyon ödemesi yapar. Kapsam belirlenirken tarımsal riskler ve bölgeler dikkate alınır; devlet tarafından prim desteği sağlanır ve bu destek belirlenen ölçütlerle uygulanır. Sigorta sözleşmeleri havuzun belirlediği standart poliçeler üzerinden yapılır; yeterli koruma sağlanamadığında kalan kısmın devlet tarafından desteklenmesi durumu uygulanabilir. Hasar tespitleri konusunda uzman kişiler görev alır ve hasar tespitine dayalı olarak tazminatlar ödenir; tazminat süreçleri havuz ve sigorta şirketleri tarafından yürütülür. Havuzun iş ve işlemlerini yürüten şirket, havuzun gelir ve giderlerini ayrı hesaplarda tutar ve bilgi güvenliğini sağlar; gerektiğinde havuzla ilişiği kesildikten sonra görev devri süreçlerini yürütür. Havuzun yönetim kurulu kararlarının uygulanması, risk paylaşımı ve reasürans planlarının yürütülmesi, prim tahsili ve istatistik üretimi gibi görevler bu yapılar tarafından koordine edilir. Tarım sigortası yaptırmayan üreticiler için belirli destekler sağlanmaz ve bu kapsamın dışında kalırlar. Havuzun kaynakları yatırım gelirleri, krediler ve diğer gelirlerle çeşitlendirilir; bu kaynaklar, tazminat ödemeleri ve havuzun işletme giderleri için kullanılır. Havuzun faaliyetlerini yöneten kurumlar, tarım sigortalarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, prim desteğinin uygulanması ve hasar ödemelerinin düzenli olarak yapılması gibi konularda politika ve denetim işlevlerini üstlenir.

Kanun 3573
1939-02-07

ZEYTİNCİLİĞİN ISLAHI VE YABANİLERİN AŞILATTIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa zeytinciliğin ıslahı amacıyla yabani zeytinliklerin aşılanması, temizlenmesi ve zeytinlik alanlarının oluşturulması süreçlerini düzenler. Yabani zeytinlikler ile fıstık ve sakız türlerine ait alanlar zeytin yetiştirmeye elverişli olarak tespit edilip haritalanır ve ilan edilir. Bu alanlar yerel koşullara göre parçalara ayrılır; zeytin aşısı ve dikim işlerini yapacak kişiler belirlenir ve yükümlülük belgesi verilir; fidanlar devletçe temin edilir. Verilen alanlar amacı dışında kullanılamaz; miras dahil bölünemez ve kullanım amacına uygun şekilde kullanılamadığında devletçe geri alınabilir; ilgili tapulara şerh konulur. Zeytinliklere hayvan girişi, belirli sınırlandırmalarla düzenlenir; çift sürme ve nakliyat için hayvanlara ağızlık takılması gerekebilir; ihlaller cezai yaptırımlara tabidir. Aşılama ve bakım için kredi ve mali destek sağlanır; kredinin geri ödenmesi koşulları uygulanır ve süreçte başarısızlık durumunda geri ödeme ve tapu işlemlerinde yaptırımlar uygulanabilir. Arazinin açılması ve delicelerin aşıya hazır hale getirilmesi sonrası, tapu ve finansal işlemlerle ilgili düzenlemeler uygulanır; planlanan süre içinde işlemler tamamlanmazsa belirli sonuçlar doğabilir. Zeytinlik bakımında emeği olanlara veya aşılı zeytinlikleri en iyi yapanlara teşvikler verilir. Zeytinlik hastalık ve zararlılarıyla mücadele amacıyla birlikler kurulur; devlet kaynakları bu birliklere sağlanır; üreticilerin bu mücadele giderlerindeki payları ödenir. Zeytinlik alanlar içinde veya yakın bölgelerde tesisler kurulumuna kısıtlamalar uygulanır; izin ve teknik koşullara uyulur; izinsiz kesim veya zarar durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. Bu kanunun ihlalleri halinde idari para cezaları uygulanabilir. Bazı alanlarda kanun hükümleri uygulanmaz; istisnalar mevcut olabilir.

Kanun 3212
1985-06-07

SİLAHLI KUVVETLER İHTİYAÇ FAZLASI MAL VE HİZMETLERİNİN SATIŞ, HİBE, DEVİR VE ELDEN ÇIKARILMASI; DİĞER DEVLETLER ADINA YURT DIŞI VE YURT İÇİ ALIMLARIN YAPILMASI VE EĞİTİM GÖRECEK YABANCI PERSONEL HAKKINDA KANUN

Bu kanun, silahlı kuvvetlerin ihtiyaç fazlası veya kullanılmayan mal ve hizmetlerinin satışı, kiralanması, devri, hibe edilmesi veya teknoloji transferi yoluyla değerlendirilmesini ve eğitim görecek yabancı askerî personel ile ilgili esasları belirler. Kapsam olarak, üretilen veya temin edilen her türlü ikmal malzemesi ile HEK ve hurda durumundaki mal ve hizmetlerin çeşitli şekillerde kullanılmasını veya dağıtılmasını kapsar; bunların kamuya veya özel kurum ve kuruluşlara, dost veya müttefik devletlerin kamu veya özel kurum ve kuruluşlarına verilmesini veya satılmasını, lisans verilmesini ve teknolojinin transferini mümkün kılar. Yurt içi ve yurt dışı satışlarda bakımı, onarımı, yenileştirme ve teknik hizmetlerin sağlanması ile bu işlemlere ilişkin eğitim hizmetlerinin de birlikte yürütülmesi öngörülür. Yabancı devletler adına yapılan alımlarda veya onların personeline verilecek eğitim karşılığında döviz veya mal hizmet akışının sağlanmasına imkan verilir; bu işlemlerde karşı tarafın masraflarını karşılama yükümlülükleri ve ödemelerin nasıl yapılacağına ilişkin usuller belirlenir. Taşınmaz mal satışı, kiralanması veya hibe edilmesi bu kanunun kapsamı dışındadır; savunma ve güvenlik projeleri kapsamında ilgili istisnalar uygulanabilir. Kanun, ikmal sistemi kapsamında bulunan malzeme ve hizmetlerin hangi durumlarda kullanılamaz hale geldiğini veya ekonomik olarak kullanma değerini yitirdiğini belirtir ve bunların imha veya kullanılmaz hale getirilmesini kapsar. Satış ve diğer işlemler için elde edilen gelirlerin, yurt içi savunma bütçesine ve yabancı para gelirlerinin ise özel hesaplara kaydedilmesi ve gerektiğinde bütçeye tahsis edilmesi öngörülür; bu gelirlerin millete ve savunma sanayinin geliştirilmesi için kullanılması özet olarak hedeflenir. Bu işlemlerin uygulanması ve esasları Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir; işlemler genel bütçe ve ihale mevzuatının kapsamı dışındaki özel bir mekanizmaya tabidir ve bu işlemler için belirlenen kurallar, standart kamu mali yönetimi süreçlerinden bağımsızdır. Yurtiçi veya dost ve müttefik devletlere yapılan mal ve hizmet hibesi, mübadelesi veya yardımıyla ilgili işlemler, bu kanun kapsamında belirlenen yetkili kişiler tarafından yürütülür; bu işlemlerde parasal limitler ve türler her yıl Cumhurbaşkanıyla belirlenen şekilde uygulanır. Vergi, resim, harç ve resmî kuruluşlara ait ardiye ücretlerinden muaf tutulan işlemler bu kapsamla ilişkilidir. İmha, satış, hibe, münakaşa veyatransfer işlemlerinin yürütülmesiyle ilgili usul ve esaslar, ilgili makamlarca belirlenir ve yürürlüğe girer.

Kanun 4123
1995-07-25

TABİİ AFET NEDENİYLE MEYDANA GELEN HASAR VE TAHRİBATA İLİŞKİN HİZMETLERİN YÜRÜTÜLMESİNE DAİR KANUN

Tabii afet nedeniyle hasar gören yörelerde hayatın normal akışını sürdürmeye yönelik hizmetlerin yürütülmesi ve hasar ile tahribatın giderilmesi sağlanır. Hasarlı çok bağımsız bölümden oluşan yapılarda ortak alanların onarımı için giderler arsa payı oranında paylaşılır; borçlanma sözleşmesi yapmayanlar bile ortak alanlarda yapılacak onarımlara katılım sağlanır ve bu sürecin tahsilat ve uygulama işlemleri düzenlenir. Konutlar veya işyerleri hasar görenlerin borçlarının ertelenmesi veya silinmesi mümkün olabilir. Hasar nedeniyle hayatını kaybedenlerin yakınlarına ve engelli hale gelenlere uygun esaslar çerçevesinde yardım yapılır ve ödemeler belirlenen kaynaklardan gerçekleştirilir. Hasar tespitine göre yapılacak yardımların miktar ve uygulanış şekli belirlenir; ödemeler hak sahibi olarak belirlenenlere karşılıksız olarak verilir. Belediyelerin hasar nedeniyle toplayamadığı vergi ve benzeri mali yükümlülükler karşılanabilir; ödeme miktarı ilgili kararlarla belirlenir. Kapsamdaki belediyeler ve özel idareler zarar gördüğünde toplanan kaynaklardan yardım yapılabilir; hasar ve tahribat oranlarına göre yardımlar belirlenir. Belediyelerin yatırım borçları ertelenebilir veya silinebilir; yatırım programında olmayan acil yatırımların yürütülmesi için öncelikler uygulanabilir. Kredi sağlanmasıyla zararların karşılanması mümkün olur; kredilerin uygulanması, geri dönüşü ve konut ile işyerlerinin afetzedelere tahsisi için usul ve esaslar belirlenir. Tabii afet nedeniyle ödenecek sigorta tazminatları devlet yardımlarından düşülmez. Hasarlı konut ve işyeri yapımı için konut, altyapı ve sosyal donatılarla ilgili kredi ve yardım sağlanır; arsa temininde ilgili hükümler uygulanır ve vergi, harç gibi mali yükümlülüklerden muafiyet uygulanır. Yardımların kullanılacağı kaynaklar ve işleyiş koordinasyonu sağlanır; konut ve işyeri yapımı ile ilgili işlemler kolaylaştırılır.

Kanun 5352
2005-06-01

ADLİ SİCİL KANUNU

- Adlî sicil sistemi, kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerine ilişkin bilgileri toplar, sınıflandırır, saklar ve gerektiğinde ilgililere bildirilmesini sağlar. - Adlî sicile kaydedilen bilgiler, hapis cezaları ve ilgili kararlar, ertelenmiş cezaların durumları, denetimli serbestlik, adlî para cezaları ve tazyik hapsine ilişkin uygulamalar ile güvenlik tedbirleri, hak yoksunlukları ve benzeri sonuçları içeren kararları kapsar. Bazı cezalar ise adlî sicile kaydedilmez. - Kayıtlar merkezi ve yerel düzeyde tutulur; bilgiler merkezî sicile aktarılır ve gerektiğinde ilgili şahıslar ve kurumlar tarafından erişilebilir. - Bilgiler paylaşılırken amaç belirtilir; ayrıca vekâlet veya kamu kurumlarına, bazı meslek kuruluşlarına ve yabancı devletlerle karşılıklılık esasına göre verilebilir. - Adlî sicil bilgileri gizlidir ve yalnızca yasal amaçlarla, yetkili kişiler ve kurumlar tarafından paylaşılabilir; gerektiğinde arşive kaydedilir ve bazı hallerde tamamen silinebilir. - Arşiv bilgileri istenebilir ve bu talepler belirli yetkili mercilerin denetimiyle karşılanabilir; bireyler kendi kayıtlarını güvenli yöntemlerle sorgulayabilir. - Hakların geri verilmesi veya cezaya ilişkin bazı sonuçların ortadan kaldırılması için başvurulabilir; bu süreçler yargı kararları ve belirli şartlar gerektirir; masraflar ilgiliye ait olabilir. - Bu alanın uygulanması için bir komisyon ve yönetmelikler öngörülür; ayrıca adlî sicil kayıtlarının mevcut sisteme uyumlu hale getirilmesi sağlanır.

Kanun 3291
1986-06-03

1211 SAYILI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI KANUNU, 3182 SAYILI BANKALAR KANUNU, 2983 SAYILI TASARRUFLARIN TEŞVİKİ VE KAMU YATIRIMLARININ HIZLANDIRILMASI HAKKINDA KANUN, 2985 SAYILI TOPLU KONUT KANUNU, 7/11/1985 TARİHLİ VE 3238 SAYILI KANUN, 2499 SAYILI SERMAYE PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE 1177 SAYILI TÜTÜN TEKELİ KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI VE KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİNİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun devlet sahipliğindeki işletmelerin özelleştirilmesini düzenleyen çerçeveyi günceller ve farklı sektör mevzuatları arasındaki ilgili kuralları uyumlu hale getirerek özelleştirme süreçlerini tek bir çatı altında toplamayı amaçlar. Özelleştirme işlemleri için karar alma süreçlerini netleştirir ve gerekli yetki devri imkanlarını kurallarla çerçevelendirir; bazı durumlarda yetkilerin başka bir kurum veya organ tarafından yürütülmesine imkan sağlar. Özelleştirme programının finansmanını ve varlık yönetimini desteklemek için kurulan fonlar arasındaki aktarma ve kullanım esaslarını düzenler. Çeşitli alanlarda ilgili mevzuatta yapılan değişikliklerle özelleştirme hedeflerinin uyumlu bir şekilde uygulanmasını sağlar; bu alanlar bankacılık, sermaye piyasası, konut ve kamu teşebbüslerinin çalışması gibi konuları kapsar. Mevzuatta daha önce yürürlükte olan bazı hükümler, diğer yargı kararları veya üçüncü kişilerle ilgili düzenlemeler nedeniyle değiştirilmiş veya yürürlükten kaldırılmış olabilir; bunun sonucu özelleştirme uygulamalarının uygulanabilirliği ve kapsamı yeniden şekillenmiştir. Geçiş dönemine ilişkin ek hükümler ve mevcut özelleştirme faaliyetlerinin uygulanmasına yönelik yeni veya değiştirilen kurallar eklenmiştir; uygulama ve denetim süreçlerinin netleşmesi hedeflenmiştir. Genel olarak, devletin sahip olduğu işletmeleri özelleştirme yoluyla özel sektöre devretmesini kolaylaştırmak, bu süreç için karar ve işlem mekanizmalarını düzenlemek ve ilgili mevzuatı uyumlu hale getirmek amacıyla tasarlanmıştır.

Kanun 5659
1950-04-01

ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ KANUNU

Bu Kanun’un uygulanmasıyla Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü’ne ilişkin temel etkiler şu şekilde özetlenebilir. - Müdürlükteki tüm mallar devlet malı olarak kalır ve bu mallara karşı işlenen suçlar devlet malına karşı işlenen suçlar gibi ceza gerektiren bir nitelik taşır. - Müdürlük, özel hukuk esaslarına göre yönetilir; işlemler ve harcamalar belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür. - Çiftlik sınırları içindeki taşınmazların devri, satımı veya ipotek gibi işlemler için özel izin gerekir; işlemler ve belgeler belirli usuller çerçevesinde gerçekleştirilir. - Çiftlik sınırları içinde bulunan arazilerin kamu yararı gözetilerek altyapı ihtiyaçları için belediyeye bedelsiz olarak uzun süreli kullanım hakkı verilebilir; bu haklar yol, geçit, alt/üst geçit ve ilgili hizmetler gibi alanlarda kurulabilir; bu kullanımlar için öngörülen amaçlar dışında kullanılamaz ve bu amaçlara aykırı kullanım durumunda haklar Müdürlük’e iade edilebilir. - Çiftlik arazileri üzerinde konut, ticaret ve sanayi amaçlı yapılaşmaya gidilemez. - Çiftlik içinde bulunan spor tesisleri için Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile protokol yapılarak belirli süreli bedelsiz kullanım hakkı tanınabilir; kullanım amacı spor hizmet ve faaliyetleriyle sınırlı tutulur; ticari amaçla kullanılamaz ve gerektiğinde devreye alınabilir. - Kanun hükümlerinde zaman içinde yapılan değişiklikler nedeniyle bazı hükümler kaldırılmış ya da değiştirilmiş olabilir.