İlgili Mevzuat:

EREĞLİ HAVZAİ FAHMİYESİ MADEN AMELESİNİN HUKUKUNA MÜTEALLİK KANUN

10 / 2.037 sonuç gösteriliyor

Kanun 3241
1937-06-24

EREĞLİ ŞİRKETİNDEN ALINAN LİMAN, DEMİRYOLU VE MADENLERLE KOZLU VE KİLİMLİ DEMİRYOLLARININ İŞLETİLMESİ VE HAVZADAKİ DENİZ İŞLERİNİN İNHİSAR ALTINA ALINMASI HAKKINDA KANUN

Hükümetin Ereğli Şirketi’nden devraldığı madenler, liman ve demiryolları ile havzadaki deniz işlerinin işletilmesi, Etibanka ait bir işletme tarafından yürütülür ve bu işletme yönetim olarak belirlenen çerçeve içinde faaliyette bulunur. Zonguldak Limanı ve mıntakatta kömür nakil, tahmil ve tahliye işleri bu işletmenin tekelinde olur. Kömür havzasında mevcut nakil teşkilatı ve ilgili vasıtalar, belirlenen değer üzerinden bu işletmeye satılır; değer tespit edilir ve ödenir; bu bedel, Amele Birliği’nin işletme masrafları karşılığında elde edilen gelirlerle karşılanır. Kömük havzasında kullanılan kayıkların devri ve değerinin tespiti için komisyon kurulur; komisyon kararları taraflarca kabul edilmeyen hallerde mahkeme tarafından değer takdiri yapılır ve kararın temyizi mümkün değildir; kayık sahipleri, karar karşısında satış konusunda adım atabilir veya vazgeçebilir. Amele Birliği’ne ait mevcut nakil tesisatı ve vasıtaları da bu işletmeye devredilir ve bedeli bu suretle tespit edilip ödenir; Amele Birliği bu bedeli işçilerden kesilen ödemelerle ilişkilendirilmiş kaynaklardan karşılar. Limanda, kayık, demiryolu ücretleri ile gemilere verilecek su bedeli bu işletme tarafından tanzim edilir ve tasdik edilecek tarifelere göre uygulanır; yeni tarifelerin tasdiki tamamlanana kadar mevcut tarifeler uygulanır. İşletmenin yönetimi, merkezi bir idare ile yürütülen sınırlı sorumluluk taşıyan bir tüzel kişilik olarak kurulup faaliyete geçer; gerekli tüzük ve sermaye yapısı bu kapsamda belirlenir. Devre ilişkin işlemler vergi ve resimlerden muaf tutulur ve uygulanması için ilgili makamlar sorumlu tutulur.

Kanun 1705
1930-06-19

TİCARETTE TAĞŞİŞİN MEN´İ VE İHRACATIN MURAKABESİ VE KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, gıda maddeleri hariç olmak üzere iç ve dış ticarette tağşiş ve hileleri önlemek ve ticaret mallarının güvenilirliğini sağlamak amacıyla belirli hammaddeler ile bunlardan türeyen ürünlerin üretim, ambalaj, etiketleme, taşıma ve depolama süreçlerinde uygulanacak usul ve şartları belirler. Bu kapsamda uygun bulunmayan maddelerin satışa veya ihracata konu edilmesi engellenebilir. İnceleme ve denetim işlemlerini yürüten kişiler numune alabilir ve teftiş raporları düzenleyebilir; teftiş sonucu mevzuata aykırı hareket tespit edildiğinde gerekli bildirimler yapılır. Saptanan suiistimaller durumunda ilgili kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir; bu durumda görevden uzaklaştırma veya memurluktan çıkarma gibi sonuçlar doğabilir ve evraklar adli veya idari süreçlere devredilir. Ayrıca uygunsuzluk devam ederse üretim ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilmesi ve uygunluk sağlanmazsa malların kamuya geçmesi gibi sonuçlar doğabilir. Mevzuatta zaman içinde değişiklikler yapılarak yaptırımların uygulanabilirliği ve usullerde farklılaşmalar meydana gelmiştir.

Kanun 4109
1941-08-15

ASKER AİLELERİNDEN MUHTAÇ OLANLARA YARDIM HAKKINDA KANUN

Bu yasa, muhtaç ailelerin askerlik hizmeti süresince maddi ve ayni yardıma ulaşmasını amaçlar. - Yardımdan yararlanabilecekler, askerin yakınları ve belirli akrabalık ilişkisine sahip diğer kişiler olup, ailenin geçimlik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayamaması gerekir. - Yardım, ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar verilır; ailenin kendi imkânlarıyla kısmen karşılayabildiği ihtiyaçlar için kalan kısmı destek olarak sağlanır. - Yardımın miktarı ve ne şekilde yapılacağı, yerel yönetimler tarafından belirlenen yaşam standardına ve bölgenin geçim maliyetine göre tespit edilir. - Yardım şehir ve kasabalarda belediye meclisleri tarafından, köylerde ihtiyar meclislerince tetkik edilerek belirlenir; gerektirdiğinde büyük şehirlerde mahallelere göre dağıtım ve alt komisyonlar oluşturabilir. - İmece ve ayni yardımlar önceliklidir; ihtiyaç tamamen karşılanamayınca nakdi yardım da yapılır. - Yardımların finansmanı, belediye bütçesi üzerindeki bazı vergi ve harcama yetkileriyle desteklenebilir; ihtiyaç oluştuğunda diğer yerel kaynaklardan da katkı alınabilir; bu katkıların aşırı büyütülmesi engellenir ve devlet görevlilerinin maaş ve ücretlerini etkileyebilecek sınırlar gözetilir. - Yeterli kaynağın bulunmadığı durumlarda, yardımlar bazı yerel işletmelere veya benzeri mükelleflere de dağıtım yoluyla temin edilebilir; tasarruf ve adalet açısından paylaştırmada tekerrür tarhiyat yapılmadan uygulanır. - Muhtaçlık durumunun tespitinde belediyeler ve köy ihtiyar heyetleri sorumludur; yardımı almayanlar için hak ve yükümlülükler yerel mevzuata göre uygulanabilir. - İmece ve ayni yardımların dışında nakdi yardım gerektiğinde, yıl içinde tahsis edilen miktarın üzeri geçilmez; kullanılmayan paralar ertesi yıla devredilir ve aynı amaç için kullanılır. - Başvurular ve itirazlar resmî işlemlerde harç ve ek giderlerden muaftır. - Bu yardıma ilişkin mali yükümlülükler, belediyeler ve köy ihtiyar heyetleri tarafından belirlenen oranda katılımı gerektirebilir.

Kanun 7462
1960-03-01

EREĞLİ DEMİR VE ÇELİK FABRİKALARI TÜRK ANONİM ŞİRKETİ KANUNU

Bu kanun Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları Türk Anonim Şirketi için özel bir statü ve kapsamlı kamu destekleri getiren bir düzenlemedir. - Şirketin özel hükümlere tabi olduğu ve bazı normal ticaret kanunu hükümlerinden muaf olduğu belirlenir; bu, kuruluş ve işletme süreçlerinde farklı kurallar uygulanması anlamına gelir. - Şirket sermayesi ve kamu ortaklığı konularında devletin rolü dikkate alınır; devlet, gerektiğinde finansal destek sağlayabilir ve kar dağıtımı konusunda devlet güvencesi sunabilir. - Tahvil sahiplerinin hissedarlığa dönüş imkanı ve bu işlemlerin devri için esneklik öngörülebilir. - Yabancı sermayeyi teşvik eden düzenlemeler kapsamında yabancı hissedarlar ve tahvil sahipleri belirli haklardan yararlanabilir. - Şirketin istimlak ve edinilecek gayrimenkulleriyle ilgili vergi, resim ve harçtan muafiyet doğabilir; muafiyetler istimlak ve taşınmaz devri işlemlerinde geçerli olabilir. - Proje kapsamında ithal edilecek makine, teçhizat ve malzemelerin vergi ve gümrük muafiyetlerinden yararlanması mümkündür; bu muafiyetler ithal süreçlerini kolaylaştırır. - Şirketin bazı kanun kapsamı dışında bırakılması ve personelin tabi olduğu hükümlerin farklı uygulanması söz konusu olabilir. - Liman işletimi, haberleşme altyapısı ve bu tür tesislerle ilgili özel yetkiler ve muafiyetler tanınabilir; şirketin bu alanlarda faaliyeti kolaylaştırılır.

Kanun 1264
1970-06-06

MADENİ UFAKLIK VE HATIRA PARA BASTIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa, madeni hatıra para basımı ve tasarrufuyla ilgili süreçleri düzenler ve uygulanabilir etkileri şu biçimde olur. - Milli ve milletlerarası öneme sahip olaylar ile önemli Türk kişilerinin hatırasını yaşatmak amacıyla madeni hatıra para basılmasına olanak tanınır ve bu kapsamda basımın gerekliliği ve şekli hükümet kararıyla belirlenir. - Basılacak paraların cins, özellikler ve nominal değerleri ile satış miktarları karar verilir. - Külliyen veya kısmen tedavülde olan paralar ile hatıra paraları için kabul limitleri belirlenir; bazı kurumlar bu paraları kabul etmekle yükümlü olabilir. - Paralarm bozulması, değiştirilmesi veya orijinal şekillerinin kaybı halinde paraların kanuni vasıflarını yitirdiği kabul edilir; ancak aşınmışlık ve okunurluk gibi durumlar nedeniyle tedavüle ilişkin istisnai süreçler uygulanabilir. - Tedavülden kaldırılması gereken paraların kabulü ve devralınması ile ilgili süreçler belirli sürelerle uygulanır; tedavülden çıkarılan paralar yeni dolaşıma sokulmaz ve belirli mercilere devredilir. - Tedavülden kaldırılmış paraların para olarak kullanımı yasaktır; hatıra paraları bu yasağın kapsamı dışında değerlendirilir. - Hatıra paralarının üretimi, tedavülatten çıkarılması ve diğer işlemler kamu ihaleleri veya normal satış kanunları kapsamı dışında yürütülebilir. - Basım ve tedavüle ilişkin işlemlerde gerekli finansman, ilgili kamu kurumunun tahsisleriyle karşılanır ve basım giderleri bütçeye kaydedilir. - Basım ve tedavüle ilişkin işlemlerde görev yapan çalışanlara fazla mesai ücretleri ve diğer uygun ödemeler verilebilir; ödüller ve getiriler, belirli sınırlar içinde ayrıntılı olarak tespit edilir. - Yasa, uygulama ve denetimin hangi kamu makamları tarafından yürütüleceğini belirtir ve gereği gibi uygulanmasını sağlar. - Yasa içinde yapılan değişiklikler, bazı maddelerin kapsamını ve uygulanmasını güncelleyecek şekilde başka kanunlarla değiştirilir; temel kavramlar ve amacı korunur.

Kanun 1151
1927-07-20

BOZCAADA VE İMROZ KAZALARININ MAHALLİ İDARELERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun iki adanın kendi mahalli idaresini oluşturur ve ada halkının yönetimini merkezi vilayetlerden bağımsız olarak yerel bir yapıya devreder. - Adaların karar organı olarak nahiyeye ait bir meclis kurulur; meclis ada halkından seçilen üyelerden oluşur ve adanın bütçesini ve mali hesaplarını inceler, görüşür ve karara bağlar. - Nahiyenin müdürü ve gerekli memur kadroları ada halkından seçilir; uygun bulunmazsa diğer ada sakinlerinden de, seçim yapılabilir. - Adanın mali işleri kendi bütçesinde toplanır; bütçe ve hesaplar adanın meclisi tarafından hazırlanır ve denetimle yürütülür; bütçe ve mali değişiklikler merkezi denetim mekanizmaları üzerinden onaylanır. - Adanın varlıkları, vakıflar ve mali yükümlülükleri mahalli idareye devredilir; mal ve haklar ada bütçesinin yönetimine geçer. - Adalarda jandarma ve zabıta dairesi yerel kadro ile kurulup işletilir; gerekli hâllerde diğer bölgelerden personel de çekilebilecek; zabıtai mahalliye heyeti üyeleri adalı olması şarttır. - Mahalleler kurulup muhtarlar seçilir; mahalle ihtiyar heyetleri kendi görevlerini yasal çerçevede bağımsız olarak yürütür. - Maarif işleri merkezi eğitim esaslarına uygun olarak yürütülür; eğitim dili Türkçedir; dini ve dil öğrenimi için özel eğitim talep edildiğinde ve mali destek sağlandığında bu programlar uygulanabilir ve denetim merkezi otoritesi tarafından gözetilir; her iki adada nahiyeye bağlı bir maarif encümeni bulunur. - Dini tesisler ve bağlı vakıflar cemaatin malı olarak kalır ancak mahalli idarelerin denetimi ve sorumluluğu altındadır; gayri dini kurumlar da benzer şekilde mahalle idaresinin tasarruf ve denetimine girer. - Belediyeler ve köy idareleri mevcut olmaktan çıkarken, bu adalarda kalan kamu varlıkları mahalli idareye devredilir. - Merkez otoritelerin genel denetim ve karar yetkileri, mahalli kararların hukuki sınırlar içinde kalmasını sağlar; aksi halde üst mercilerce inceleme ve gerekirse düzeltme yapılabilir.

Kanun 2840
1983-06-13

BOR TUZLARI, TRONA VE ASFALTİT MADENLERİ İLE NÜKLEER ENERJİ HAMMADDELERİNİN İŞLETİLMESİNİ, LİNYİT VE DEMİR SAHALARININ BAZILARININ İADESİNİ DÜZENLEYEN KANUN

Bu düzenleme bor tuzları, uranyum ve toryum ile asfaltit, linyit ve demir madencilik haklarının devletin kontrolüne geçmesini ve kamu kurumlarına devrini hedefler; mevcut ruhsatlar geçersiz sayılır ve haklar bu yeni çerçeveye göre yeniden düzenlenir. Devir kapsamında belirlenen sahalar kamu kurumlarının işletmesine geçer; ilgili hak ve yükümlülükler kamu kurumlarına devredilir ve özel hukuk tüzelkişilerine verilen ruhsatlar iptal edilir. Devir dışında kalan ve kamu kurumlarına devri öngörülen sahalar için eski sahiplerine iade edilmesi talep edildiğinde iade sağlanır; iade edilmesi öngörülen sahalar için ödenen veya bankaya bloke edilen tazminatlar geri verilir. İade işlemleri tamamlandığında kayıtlar güncellenir ve ilgili yükümlülükler yerine getirilir; iade edilmemiş sahalar kamu kurumlarının tasarrufunda kalır. İlemler tamamlanıncaya kadar bazı işlemler iptal edilebilir; mevcut yasal çerçeveye göre işlemeye devam edilir. Kamu kurumları altında kalan sahalar ile iade edilmeyen sahalar arasındaki ayırıcı uygulamalar bu çerçevede yürütülür.

Kanun 984
1927-03-12

ECZA TİCARETHANELERİYLE SANAT VE ZİRAAT İŞLERİNDE KULLANILAN ZEHİRLİ VE MÜESSİR KİMYEVİ MADDELERİN SATILDIĞI DÜKKANLARA MAHSUS KANUN

Bu düzenleme ecza ticarethanelerinin açılmasından işletilmesine, satışına, depolanmasına ve denetlenmesine ilişkin kapsamlı kurallar getirir; uyulmaması durumunda çeşitli yaptırımlar uygulanır. - Ecza ticarethanelerinin açılması için izin alınması ve müdür olarak diploması olan bir eczacının görevlendirilmesi şartı bulunur; gerektiğinde eczacı olmayan bir kişi de müdür olarak gösterilebilir, ancak yetkili bir eczacı müdür olarak atanır. - Şubeler açılabilir; her şubenin açılması için izin ve o şubenin mesul müdürünün bir eczacı olması gerekir; depolama ve ardiye gibi yerlerin gerekli niteliklere sahip olması zorunludur. - Satışlar belirli sınırlar içinde yapılır; ecza ticarethaneleri yalnızca ecza ve kimyevi maddelerle ilgili işlemleri gerçekleştirir ve belirli satış türleri için ayrı kurallar uygulanır; bazı ürünler ve işlemler için ek düzenlemeler bulunur. - Zehirli ve müessir maddelerin muhafazası için özel talimatlar uygulanır; bu maddelerin saklanması, güvenli bulundurulması ve gerektiğinde denetimlerde görülmesi zorunludur; teftişler sırasında uygun olmayan durumlar tespit edilirse tedbirler alınır ve işlemler mühürlenir. - Defter tutma, kayıt ve bildirim yükümlülükleri vardır; teftişlerde gerekli belgeler ve bilgiler sunulmak zorundadır; denetimlerde istenen bilgi ve mevzuata uygunluk sağlanmalıdır. - Denetim ve cezai yaptırımlar ciddi olup, kurallara aykırılık halinde para cezaları ve ruhsatın iptali gibi sonuçlar doğabilir; kamu sağlığı açısından tehlike durumunda işletmenin faaliyeti geçici olarak durdurulabilir. - Yurt dışından ithal edilen tıbbi ürünler ve zehirli maddeler için kalite kontrolleri ve laboratuvar incelemeleri yapılır; uygun bulunan ürünler piyasaya sürülür. - Beşeri tıbbi ürünler ile özel tıbbi amaçlı gıdaların tedarik zinciri içinde izlenebilirlik sağlanır; bu izlenebilirliğe aykırı hareket edenler hakkında yaptırımlar uygulanır; tekrarlayan ihlallerde yaptırımlar ağırlaşabilir. - Genel olarak, denetimler sıkı uygulanır ve ilgili makamlar gerektiğinde müdahale ederek düzenleyici önlemler alır.

Kanun 6301
1954-03-08

ÖĞLE DİNLENMESİ KANUNU

- Büyükşehirlerdeki fabrikalar, imalathaneler, dükkan ve benzeri işyerlerinde çalışanlar için öğle dinlenmesi zorunludur; dinlenme süresi işyeri tarafından belirlenir. - Dinlenme süresi boyunca işyerleri kapalı olur; çalışanlar isterlerse dinlenme sırasında işyerinden ayrılabilir. - Belirli yerler için dinlenmenin hangi saatlerde ve nasıl uygulanacağı belediye kararlarıyla belirlenir; bu tür yerlerde dinlenme süresi boyunca kapalı olma zorunluluğu olmayabilir ve çalışanlar dinlenmeyi münavebe ile sağlayabilir. - Kanunun hükümleri, işçilere ve müstahdemlere ait mevcut hakları daha aşağı seviyelere düşürmez; daha elverişli haklar varsa bunlar geçerli olur. - İşverenler öğle dinlenmesini yaptırmazsa yaptırım uygulanabilir; bu yaptırımlar belediye tarafından uygulanır. - Uygulama, nüfusu yoğun olan yerlerle sınırlı olup, küçük yerleşim yerlerinde yerel belediye karar ve ilanlarına bağlıdır. - Bu düzenleme, mevcut diğer mevzuat ve teamüllerin sağladığı hakları zedelemez veya engellemez.

Kanun 3867
1940-06-05

EREĞLİ KÖMÜR HAVZASINDAKİ OCAKLARIN DEVLETÇE İŞLETTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkileri şu şekildedir: - Ereğli Kömür Havzası içindeki kömür ocaklarının devlet yineleyici bir işletmecilik yaklaşımıyla yönetilmesi kararlaştırılır ve özel hak sahiplerinin ocaklarla olan ilişkileri sonlandırılır. - Ocaklarda bulunan malvarlığı ve tesisatlar için yetkili makamlarca bir değerleme yapılır; bu değerleme sonucunda hak sahiplarının alacaklarının nasıl karşılanacağı belirlenir. - Değerlemeyi yürüten temsilciler ve ilgili kurullar kararlarını çoğunlukla verir; kararlar bağlayıcıdır; itirazlar olduğunda hakem mekanizması devreye girer. - Belirlenen kıymetler hak sahiplerine ödenir; ödeme süreçleri devletin mali planları ve ilgili uygulamalar çerçevesinde yürütülür. - Ocaklar ve tüm müştemilatıyla birlikte işletme yönetimi devlete geçer ve devletin işletme idaresi tarafından kullanılır ve korunur. - Mevcut çalışanların hakları korunur; devletin işletmeye geçiş sürecinde kadro yapısı, terfi ve ücret konularında uygun geçiş sağlanır. - İmtiyaz ve imal ruhsatı sahipleriyle olan mevcut ilişkiler sona erer; bu kişilerle ilgili sözleşmeler devreden işletme tarafından yeniden düzenlenmez. - Uygulama alanı, gereği halinde deniz altı kömür yataklarını kapsayacak biçimde genişletilebilir. - Anlaşmazlıklar için arabuluculuk ve hakem mekanizmaları öngörülmüş olup, verilen kararlar bağlayıcıdır.