İlgili Mevzuat:

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

10 / 2.628 sonuç gösteriliyor

Kanun 5717
2007-12-04

ULUSLARARASI ÇOCUK KAÇIRMANIN HUKUKİ YÖN VE KAPSAMINA DAİR KANUN

- Bu yasa, velayet hakkı ihlâli ile bir ülkeden başka bir ülkeye götürülen veya alıkonulan çocuğun, mutat meskeninin bulunduğu ülkeye iadesini ve/veya şahsî ilişki kurma hakkının kullanılmasını sağlamaya yöneliktir. - Uygulama, çocukların velâyet veya şahsî ilişki kurma haklarının ihlâlinden hemen önce mutat meskeninin bulunduğu ülkedeki çocuklara yöneliktir. - Süreç, ilgili makamlarca koordine edilerek çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması amacıyla gerekli idari ve adli işlemler başlatılır. - Taraflar arasındaki uzlaşmanın sağlanması teşvik edilir; sulh mümkün olmadığında konuyla ilgili karar yetkili mahkemece verilir. - Dava, öncelikle hızlı ve sade usule göre görülür; esasa girilmeden önce sulh yoluyla çözüme çalışılır. - Geçici koruma tedbirleri uygulanabilir; çocuğun bakımının güvenli birine verilmesi, güvenilir bir yerde geçici bakıma alınması, resmi kayıtların korunması ve benzeri tedbirler devreye alınabilir. - Şahsî ilişki kurulması talebi, iade talebiyle ilişkili olarak değerlendirilir; gerektiğinde geçici olarak taraflar arasında şahsî ilişki kurulabilir. - İade kararında velâyetle ilgili ayrı bir karar verilmez; reddedilirse velâyet hakkında karar verilebilir. - İade veya şahsî ilişki kurulması yönündeki kararlar kesinleşir ve uygulanır; gerekli hallerde teslim işlemleri ilgili tarafın huzurunda veya yetkili birinin eşliğinde yapılır ve gerektiğinde kolluk desteği kullanılabilir. - Çocuğun giderleri devletçe karşılanır; hatalı ödeme yapanlar için geri ödeme yapılabilir. - Dava ve işlemler mali yükümlülükler açısından taraflı değildir; bazı masraflar kovuşturma ödeneğinden karşılanabilir; başvuru sahibine adli yardım sağlanabilir. - Bu süreçte usul hükümlerine uygun olarak, mevcut diğer kanun hükümleri de uygulanır ve adli tatil sürecinde de işlemeye devam edilebilir.

Kanun 4675
2001-05-23

İNFAZ HAKİMLİĞİ KANUNU

- Bu düzenleme ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutukluların işlemlerine ve bunlarla ilgili faaliyetlere dair şikayetleri incelemek ve karar vermek üzere infaz hâkimliklerini kurar ve bunların yetkilerini tanır; böylece infaz süreçleriyle ilgili sorunlar bağımsız bir makam tarafından denetim altına alınır. - İnceleme kapsamına hükümlülerin kabulü, yerleştirilmesi, barındırılması, sağlık hizmetleri, giydirilmesi, beslenmesi, temizliği ve diğer bakım işlemleri ile dış ilişkiler ve çalıştırma gibi konular girer; ayrıca cezaların infazı, izleme ve açık cezaevi uygulamaları, izin, sevk, nakil ve tahliye gibi işlemlerle ilgili şikayetler de bu kapsamda ele alınır. - Hükümlü ve tutuklulara verilen disiplin tedbirleri ve cezalarıyla ilgili şikayetler de incelenir ve karar verilir. - Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının raporları dikkate alınır ve gerekli durumlarda şikâyet niteliğinde konular için kararlar verilir. - Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikayetler incelenebilir. - Şikayetler için başvuru yolları belirli süreler içinde ve doğrudan veya ilgili kurumlar aracılığıyla yapılabilir; inceleme dosya üzerinden yürütülebilir; gerektiğinde delil toplama ve savunma alma süreçleri uygulanır. - Şikâyetin reddi durumunda karar uygulanır; kabul edilmesi halinde kararın iptali veya faaliyetin durdurulması/ertelenmesi gibi sonuçlar doğurabilir. - Kararlar, hüküm bulunmayan hallerde genel hukuk kurallarına göre incelenir ve uygulanır; gerektiğinde mevzuata uygun şekilde yürütülür. - Şikâyet ve karar süreçlerine karşı itiraz yoluna başvurulabilir ve bu itiraz başka bir yargı merciine iletilir; kararlar buna göre uygulanır. - Değişiklikler ve geçiş hükümleri uyarınca yeni süreçler aşama aşama hayata geçirilir ve mevcut uygulamalara uyum sağlanır.

Kanun 4982
2003-10-24

BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNU

Bu kanun, kamu kurum ve kuruluşlarının sahip oldukları bilgi ve belgelerin başvuranlara sunulmasını amaçlar. Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir ve başvurular yazılı veya elektronik olarak yapılabilir. Talep edilen bilgi veya belgeler elinde mevcut olanlar olmalıdır; başka bir yerde bulunanlar için yönlendirme yapılabilir. Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgiler başvuru kapsamı dışındadır; bu durumda nasıl ve nerede yayımlandığının bildirilmesi yeterlidir. Gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile özel hayat, güvenlik, devlet sırrı, ticari sır gibi nedenlerle saklanabilir; ayrıştırma mümkünse açıklanmaz. Başvurular reddedildiğinde karar gerekçesi ve başvuru yolları bildirilir; itiraz süreçleriyle kararlar verilir. Bilgi edinme faaliyetleriyle ilgili raporlar tutulur ve ilgili mercilere sunulur; böylelikle süreçler izlenebilir ve hesap verebilirlik sağlanır. Bazı işlemler yargı denetiminin dışında kalabilir.

Kanun 4736
2002-01-19

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ÜRETTİKLERİ MAL VE HİZMET TARİFELERİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmetlere uygulanacak tarife konusunda genel olarak ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamayacağı hüküm taşır. Ancak belirli hak sahipleri ve belirli hizmetler için ücretsiz ya da indirimli tarife sağlanması mümkün kılınır; belediyeler ve belediyeler tarafından kurulan toplu taşıma hizmeti sağlayıcıları da şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde bu hakları uygulayabilir. Ücretsiz veya indirimli yolculuk hakkının kullanılmaması durumunda tarife üzerinden idari para cezası uygulanabilir. İlgili hizmetlere ilişkin uygulama usul ve esasları düzenleyici işlemlerle belirlenir. Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle daha önce uygulanmakta olan bazı ücretsiz veya indirimli tarife uygulamaları sona erer. Geçici hüküm, mevcut ücretsiz seyahat haklarının korunmasını sağlar. Yasanın uygulanmasına ilişkin kararlar ve uygulamayı yönlendiren kurallar düzenleyici süreçlerle belirlenir.

Kanun 1117
1927-07-07

KÜÇÜKLERİ MUZIR NEŞRİYATTAN KORUMA KANUNU

Küçüklerin manevi gelişimini bozabileceği düşünülen basılı eserler için inceleme ve sınırlama mekanizması oluşturulur. Yetkili bir kurul, hangi eserlerin zararlı olduğuna karar verir ve kararında temel amaç ve ilkeleri dikkate alır. Kurulun bir kararı halinde, eser sahipleri ve sorumlu müdürler bilgilendirilir ve zararlı bulunduğu belirtilen eserler için okunabilir bir uyarı damgası basılır; ayrıca bu eserler aleni olarak teşhir edilemez, reklamı yapılamaz ve açık bir şekilde satışa sunulamaz. Satış yalnızca yetişkinlere yönelik ve içi görünmeyen zarflı veya poşetli olarak yapılır; bu şekilde dağıtılması gerekir. Eserler okul gibi yerlere sokulamaz ve kamuya açık alanlarda sergilenemez. Kurul kararları sonraki baskılar için de geçerli olur; ancak eser sahipleri kararın yeniden incelenmesini talep edebilir ve uygun bulunursa sonraki baskılar için uygulanmaz. Karar verilmediği durumda, eser sahipleri kendi takdirleriyle zararlı gördükleri eserleri damgalı olarak satışa çıkarabilir; bu durumda da aynı sınırlamalar uygulanır. Kurulun herhangi bir karar vermemiş olması halinde bile, eserlerin konusu veya içeriği nedeniyle zararlı olduğu düşünülen eser sahipleri bu durumu kendiliğinden belirterek damga basabilir ve satışa sunabilir; bu durumda da ilgili sınırlamalar uygulanır. Eserlerin ve baskılarının, kurula iletilmesi amacıyla her nüshadan kopya sunulması zorunludur; bu yükümlülüğe uyulmaması halinde cezai yaptırımlar uygulanır. Güzel, kıymetli edebi, ilmi ve sanatsal eserler bu sınırlamaların kapsamı dışındadır. Küçükler için zararlı olduğuna karar verilen eserler için karar tebliğinden itibaren uygulanacak sınırlamalar, cezai yaptırımlar ve yükümlülükler söz konusudur; tüm uygulama ve denetim, ilgili makamlarca yürütülür.

Kanun 6352
2012-07-05

YARGI HİZMETLERİNİN ETKİNLEŞTİRİLMESİ AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE BASIN YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİ HAKKINDA KANUN

- Bu kanun basın ve yayın yoluyla işlenen belirli suçlar için adli süreçlerin ertelenmesine ve gerektiğinde cezaların infazının da ertelenmesine imkan tanır. - Erteleme kararı verilen durumda kamu davası açılmaz veya kovuşturma düşebilir; ancak erteleme süresi içinde yeni bir suç işlenirse, bu suçla ilgili kovuşturmaya devam edilir veya yeni dava açılır. - Erteleme kararının uygulanmasıyla mevcut suçla ilgili haklar bakımından özel bir sonuç doğmaz; ancak erteleme süresinde yeni bir suç işlenmesi halinde, kesinleşen hükümle cezaya ilişkin durumlar devreye girer ve cezai sonuçlar uygulanabilir. - Erteleme kararları adlî sicile kaydedilir ve yalnızca belirli amaçlar için talep edilmesi halinde görülebilir. - Bu kanun kapsamındaki erteleme kararlarının verilmesi, dava zamanaşımı ve dava sürelerinin erteleme süresi boyunca durmasını sağlar. - Erteleme kapsamına giren suçlar için yapılanlar, suç tipine ilişkin mevcut yasalarla ilişkilendirilir; ertelenen civalarda cezaların infazı çeşitli yönlerden etkilenebilir. - Özellikle basın, yayın ve temel hizmetlere ilişkin kırılgan alanlarda zararın giderilmesi halinde cezai yaptırımların uygulanmaması ya da cezaların etkisinin kaldırılması gibi konular üzerinde esneklik sağlar. - İyi hâl göstergesiyle başlayan uygulamalar çerçevesinde hükümlülerin bazı durumlarda denetimli serbestlik kapsamında infaz sürecinin yönetilmesi seçenekleri getirilir. - Değişiklikler diğer mevcut mevzuatla uyumlu hâle getirilmek üzere çeşitli kanun ve mevzuat hükümlerinin kapsayıcı olarak güncellenmesini içerir. - Uygulama ve yürütme yetkisi hükümet tarafından belirlenir.

Kanun 4208
1996-11-19

KARAPARANIN AKLANMASININ ÖNLENMESİNE, 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKABESİ HAKKINDA KANUNDA,657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA VE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu düzenleme, uyuşturucu ve bağlı kaçakçılıkla ilişkili karapara aklama ve mal varlığına yönelik delil toplama süreçlerini güçlendirmek amacıyla kontrollü teslimat yöntemini sisteme dahil eder. - Kontrollü teslimat, organize suç örgütlerinin hareketlerini izlemek, delilleri toplamak ve suç gelirlerini üzerindeki etkili yollarla takip etmek için kullanılan bir araç olarak uygulanabilir hale getirilir. - Uygulamanın hayata geçirilebilmesi için belirli ciddi güvenlik ve denetim şartlarının sağlanması, faillerin, finansörlerin ve şebeke elemanlarının tespit edilmesi ile delillerin toplanmasının mümkün olması gerekliliği öne çıkar. - Mal veya fonların son varış yerine kadar herhangi bir boşluk bırakılmaksızın denetimin sürdürülebilir olması ve uygulamanın sürekliliğinin sağlanması amaçlanır. - Kontrollü teslimat uygulamasının yürütülmesi sırasında güvenlik, delil bütünlüğü ve soruşturma gerekliliklerinin korunması için tedbirler alınır; güvenlik riski veya delillerin kaybolması gibi durumlarda uygulama derhal sonlandırılabilir. - Uygulama, yabancı ülkelerle yapılacak karşılıklı taleplerde de geçerli olacak şekilde uluslararası uyumsuzlukları ve iade taahhütlerini kapsayacak biçimde esnek ve koordineli bir çerçeve içerir. - Gizlilik ve bilgi paylaşımı yükümlülükleri netleştirilir; ilgili kişiler ve kurumlar arasında sır saklama ve ilgili delillerin korunması konusunda zorunluluklar belirlenir. - Aynı zamanda karapara aklama suçuna ilişkin olarak kontrollü teslimat kavramının uygulanmasına ilişkin ek hükümler getirilir; bu çerçevede delil toplama ve varlık takibine yönelik yöntemler daha net hale getirilir. - Bu düzenlemeler, ilgili diğer mevzuatlardaki geçişler ve düzenlemelerle birlikte, mevcut kurumların görev ve yapısal güvenilirliğini güçlendirmeye yönelik değişiklikler içerir.

Kanun 3717
1991-05-16

ADLİ PERSONEL İLE DEVLET DAVALARINI TAKİP EDENLERE YOL GİDERİ VE TAZMİNAT VERİLMESİ İLE 492 SAYILI HARÇLAR KANUNUNUN BİR MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanunun amacı adli personel ile devlet davalarını takibi konusunda yol gideri ve tazminat ödenmesini sağlamaktır. Yol gideri ve yol tazminatı, yapılan keşif, icra işlemleri ve rapor işlemleri gibi görevler için ödenir; kapsama sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagogu gibi meslek grupları dâhil edilmiştir. Yol tazminatı, görevlilere ödenir ve bütçeden aylık olarak ödenir; yevmiye ödenmez. Yol tazminatı vergilerden muaf tutulur (damga vergisi hariç). Ödenecek miktarın üst sınırı bulunmaktadır ve bu sınır aşılmamalıdır. Yol giderleri, birden çok iş söz konusu olduğunda mesafeye göre orantılı hesaplanır ve ilgili kişiler tarafından karşılanır. Hazine avukatları ile bu işlemleri yapmaya yetkili daireler için yol gideri ve tazminatı ödenir; il ve ilçelerde davaları takibe yetkili diğer birimler için de uygulanır. Yasa, yürürlüğe giren değişikliklerle bazı meslek gruplarının kapsama dahil edilmesini sağlamış ve uygulama açısından bazı hükümleri değiştirmiştir; ayrıca yürürlükten kaldırılan hükümler söz konusu olmuştur.

Kanun 2847
1983-06-18

TÜRKİYE EMEKLİ SUBAYLAR, EMEKLİ ASTSUBAYLAR, EMEKLİ UZMAN ERBAŞLAR, HARP MALULÜ GAZİLER, ŞEHİT DUL VE YETİMLERİ İLE MUHARİP GAZİLER DERNEKLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun emekli subaylar, emekli astsubaylar, harp malulü gaziler, şehit dul ve yetimleri ile muharip gaziler derneklerinin kurulması, işletilmesi ve faaliyetlerinin çerçevesini belirler. Dernekler için kurucu ve üye olabilecekler arasında emeklilik veya malullük nedeniyle ayrılan askerler ile onların eşleri, dul ve yetimleri ve şehitlerin yakınları ile muharip gaziler bulunur; ayrıca uzaman erbaşlar için kurucu bir yapı da öngörülmektedir. Dernekler tüzel kişilik kazanır; tüzükleri ilgili mercilerce incelenir ve uygun bulunduğunda tüzel kişilik olarak kurulurlar. Üyelik kapsamı, kurucuların kendileri ve aile üyelerini, ayrıca belirli yakınları kapsayacak şekilde genişletilir; ancak emeklilikten önce ayrılan veya disiplin nedeniyle ayrılanlar derneklere üye olamaz veya kurucu olamaz. Derneklerin isimlerinde benzerlik veya çağrışımlı militarist ifadeler kullanılamaz; siyasi partilere veya işçi-işveren sendikalarına maddi yardım verilemez veya maddi yardım alınamaz. Dernekler kamu yararına çalışan dernekler olarak kabul edilir ve gerektiğinde devlet bütçesinden destek alınabilir. Mevcut dernekler yeni çerçeveye uyum sağlayarak tüzüklerini güncellemek, mal varlıklarını uygun derneklere devretmek ve gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür; aksi durumda tasfiye edilme ve mal varlıklarının ilgili derneklere aktarılması söz konusu olabilir. Yeni bir dernek türü olarak Uzman Erbaşlar Derneği de kurulabilir; bunun için uygun üyelik ve kurucu süreçleri işletilir ve üyelik mevcut statüye göre şekillendirilir. Mevcut derneklerin, yeni yapıya geçiş sürecinde üyelik durumlarını ve mal varlıklarını uyumlu biçimde dönüştürmesi amaçlanır; gerekli aksaklıklar halinde işleyişin sürdürülmesi için uygun çözümler bulunur. Uluslararası toplantılar ve benzeri faaliyetlere katılım gibi konularda ilke ve usuller belirlenir; bunun uygulanmasına ilişkin esaslar ilerleyen düzenlemelerle netleşir. Bu düzenlemelerin uygulanması ve uygulanabilirliği ile ilgili teknik ayrıntılar mevcut mevzuat ve yönergeler tarafından yürütülür.

Kanun 7145
2018-07-31

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Belirli suç şüphesi altında bulunan şirketler veya bu şirketlerin malvarlıkları için tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun kayyım olarak atanmasına olanak tanınır; kayyım, fonun yöneticileri aracılığıyla yönetim, temsiliyet ve sigortalanmış güvenlik kapsamındaki işlemleri yürütür. - Kayyımlık kapsamında şirket veya varlıklar, gerekli görüldüğünde yönetilir, yeniden yapılandırılır, satılır veya tasfiye edilir; satışlar, hisselerin azınlık pay sahiplerinin rızasına bakılmaksızın yapılabilir. - Satışlardan elde edilen gelirler önce borçların ödenmesine, kalan tutar ise şirketin işlerinde kullanılmaya yönlendirilir; tasfiye sonunda kalan bakiyeler belirli bir amaçla veya yargılamanın kesin hükmüne kadar nemalandırılır ve nihai durumda Hazine’ye devredilebilir. - Kayyımlık görevi kapsamındaki karar ve işlemler, kayyımın atandığı şirketlerin veya varlıkların yönetimine ilişkin adli süreçleri etkileyebilir; mevcut tedbir kararları ve müsadere gibi işlemler kayyımın yetkisine devredildiğinde uygulanabilirlik açısından farklılık gösterebilir. - Kayyımlık altındaki şirketler veya malvarlıkları için açılan davalarda harçtan muaftır; kayyım tarafından temsil edilen işlemlerde adli süreçler bu kapsamda yürütülür. - Kayyım kararlarına karşı açılan davalar, ilgili idari mahkemelerde görülür. - Geçici düzenlemeler kapsamında kayyımlık görevinin uygulanması ve sınırlamaları konusunda değişiklikler yapılabilir.