Ilgili Mevzuat:

HARÇLAR KANUNU

10 / 3.051 sonuç gösteriliyor

Kanun 7155
2018-12-19

ABONELİK SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN PARA ALACAKLARINA İLİŞKİN TAKİBİN BAŞLATILMASI USULÜ HAKKINDA KANUN

Abonelik sözleşmelerinden doğan para alacaklarının haciz yoluyla ilamsız icra takibinin merkezi elektronik sistem üzerinden başlatılması ve takip sürecine kadar yönetilmesi amaçlanır. Alacaklı avukatı takip talebini Merkezî Takip Sistemine girer; sisteme borçlu ve alacaklı bilgileri, alacağın tutarı, takip dayanağı belgeler ve diğer ilgili bilgiler kaydedilir; takip için Merkezî Takip Numarası verilir. Takip ödeme emri ile başlar; ödeme emrinde toplam borç ve masraflar ile ödeme için hesap numarası ve ödeme süreleri belirtilir; itiraz ve yetkiye ilişkin bilgiler de yer alır; itirazlar güvenli elektronik imza ile de yapılabilir. Tebliğ işlemi PTT ile gerçekleştirilir; borçluya tebliğ edilir; bazı hallerde borçlunun adres kayıt sistemindeki adres üzerinden de tebligat yapılabilir; tebligatın kanıtı sisteme yüklenir. Borç ödenirse takip sona erer; ödenen para hesaplara aktarılır; masraflar ilgili hesaplara düşülür. Borçlu ödeme emrine itiraz edebilir; itiraz icra dairesi tarafından işlenir ve takip durur; yetkiye ilişkin itiraz halinde mahkeme kararına bağlı olarak yetkinin kaldırılması gerekir. Ödeme emrine itiraz edilmemesi veya itiraz hükümden düşürüldüğünde takip cebri icraya devam eder; alacaklı dilerse borçlunun mal veya alacaklarının olup olmadığını UYAP üzerinden sorgulayabilir. Takipte harç ve masraflar Merkezî Takip Sistemi üzerinden alınır; icraya başvurma harcı ve tahsil harcı alınmaz. Hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak esaslar ve yönetmelikler düzenlenir. Geçiş hükmü kapsamında mevcut takipler için önceki hükümler esas alınır; yürürlük ve yürütme konuları uygulanır.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

Kanun 5736
2008-02-27

BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA USULÜ İLE TAHSİLİ HAKKINDA KANUN

- Bu düzenleme, geçmişe ait vergi, resim, harç ve fon payları ile bunlara bağlı cezalar ile usulsüzlük cezalarının uzlaşma yoluyla tahsil edilmesini ve uzlaşma tutanağı düzenlendiğinde kalan alacakların tamamen ödenmesi şartıyla tahsilattan vazgeçilmesini sağlar. - Uzlaşma talebinde bulunanlar için, uzlaşma sürecine uyulduğu durumda alacaklar taksitler halinde ödenir ve ödemenin tamamen yapılması halinde kalan tutar tahsilattan çıkarılır. - Uzlaşmanın kapsamı dışında kalan bazı cezalar ve bazı alacak türleri bulunmaktadır; bu hüküm bunlar için uygulanmaz. - Uygulama, taksitli ödeme imkanı sağlayabilir; taksitlerden birinin ödenmemesi halinde gecikme faizi ve diğer tahsilat işlemleri uygulama extentine göre devreye girebilir. - Davalar devam etmekteyse veya nihai karar henüz kesinleşmemişse, uzlaşmadan yararlanmak için gerekli başvurular ve koşullar belirli şekilde yerine getirilmelidir; aksi halde uzlaşma dışında kalan yollar sürer. - Ecrimisil ve bazı özel alacaklar gibi bazı konular için ayrı uygulama kuralları bulunmaktadır; bunlar bu hükmün kapsadığı genel uzlaşma düzeninin dışında olabilir. - Uygulama süreçlerini ve esasları belirleyen genel çerçeve ve yönlendirme mekanizması bulunmaktadır; bu çerçeve içinde talepler değerlendirilir ve kararlar uygulanır.

Kanun 488
1964-07-11

DAMGA VERGİSİ KANUNU

Damga vergisi, yazılı veya imza yerine geçen belgeler ile elektronik olarak oluşturulan ve ispatı/kanıtı amacıyla ibraz edilebilecek belgeleri kapsar. Belgelerin yabancı ülkelerle Türkiye’de düzenlenen ve Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilen kağıtları vergilendirme açısından dikkate alınır. Kağıtların mahiyeti, vergiyi belirler; belgenin hükmünü veren yazı üzerinden hangi vergi türünün uygulanacağına karar verilir. Bir belgenin üzerinde birden fazla akit veya işlem bulunması halinde her birinden ayrı vergi alınabilir; ancak bağlı olan asıl işlemin akdi üzerinden en yüksek vergi uygulanır; belirli durumlarda ek akitler için ayrıca vergi alınmaz veya sınırlı vergi doğabilir. Bir kağıtta birden çok imza bulunması vergiyi tekrarlatmaz; maktu vergiye tabi belgelerde imza adedine göre vergi hesaplanır; birden çok taraflı imza söz konusu ise paylar ayrı ödenir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde damga vergisini ödemek yükümlülüğü genelde taraflara düşer; bazı belgeler için hesapla ilgili özel sorumluluklar ve sınırlamalar uygulanabilir; resmi daireler kendi mecburiyetlerini yerine getirmezse cezai sonuçlar doğabilir. İstisna kapsamına giren belgeler damga vergisinden muaftır. Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır; nispi vergide belgenin niteliği ve içerdiği miktar dikkate alınır, maktu vergide ise belgenin mahiyeti esas alınır. Yabancı paraların Türk parasına çevrilmesiyle vergilendirme buna göre yapılır. Damga vergisinin ödenmesi için çeşitli ödeme yöntemleri bulunur; basılı damga ile ödeme de uygulanabilir; makbuz karşılığı, istihkattan kesinti ile ve belirli şartlarda peşin ödeme mümkündür; ödeme usulleri ve süreleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Birden fazla kişinin imzasını taşıyan belgelerde vergi ve sorumluluk, imzalayan tüm taraflarca muhtemelen paylaştırılabilir; ancak bu sorumluluk bazı durumlarda müteselsil olarak doğabilir. Noterler ve bazı kurumlar için damga vergisi bakımından özel mecburiyetler ve sınırlamalar vardır; bazı belgeler noterler tarafından tasdik edilmeden işleme konulamaz. İstihkaktan kesintiyle ödeme gibi özel ödeme uygulamaları da devrede olabilir; verginin hesaplanması ve beyanı için ilgili daireler tarafından belirlenen usuller uygulanır.

Kanun 1567
1930-02-25

TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA KANUN

- Yasa, döviz, para, kıymetli madenler ve kıymetli taşlarla bunları içeren her türlü eşya ve işlemin düzenlenmesini ve bu alanda kararlar alınmasını yetkilendirir; bu kararlar yayımlanıp yürürlüğe girer. - Bu alanlarda faaliyet göstermek için izin ve düzenlemeler bulunur; izinsiz hareketler tespit edildiğinde idari yaptırımlar uygulanır ve bu yaptırımlar tekrarlama halinde güçlenebilir. - Yurda getirilmesi veya yurtdışına çıkarılması gereken kıymetler üzerinde izinsiz işlem yapanlar veya bu işlemleri muğlak, saklı veya yanıltıcı biçimde gerçekleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; tüzel kişiler de bu yaptırımlardan sorumlu olur. - Yetkisiz faaliyet gösteren işletmelerin faaliyetleri durdurulur ve izinlerin iptali ya da faaliyetin belirli bölgelere kaydırılması gibi tedbirler uygulanabilir; gerekli izinler alınmadığı sürece işlemlere devam yapılamaz ve ücretli düzenlemeler uygulanır. - Faaliyet izinleri için belirlenen ücret tarifeleri uygulanır ve bu tarifeler belirli koşullara göre güncellenebilir; izin değiştirme veya ek faaliyetler için ek ücretler alınabilir. - Faaliyetler, verilen izinlerin kapsamı ile sınırlı olup, bu kapsam dışındaki hareketler izinine uygun olarak düzeltilecek veya iznin iptali yoluna gidilecek şekilde değerlendirilebilir. - Faaliyet gösteren anonim ve benzeri şirketler, amaç ve konular açısından izinlerle uyum içinde olmak zorundadır; aksi durumda iznin kaldırılması veya bölgeye göre yeniden düzenlenmesi mümkün olur. - İhbarda bulunanlara ilişkin ödüller öngörülebilir, ancak ödülün miktarı sınırlıdır. - Yasa kapsamındaki uygulamalar ve kararlar, mevcut mevzuat çerçevesinde yürütülür; uygulanabilirlik için ilgili kurumlar sorumludur. - Yasadaki yaptırımlar, para cezaları ve bu cezaların tahsiliyle ilgili uygulamaları içerir; gecikme ve kur farkı gibi hesaplamalar da bu kapsamda ele alınır.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.

Kanun 6183
1953-07-28

AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN

Bu yasa devletin, vilayet ve belediyelerin vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takipleri ile bunlara bağlı giderler ve fer’i alacakları kapsamadaki tahsil mevzuatını düzenler; vergi cezaları gibi bazı cezai hükümler saklıdır. Devletin amme alacakları, takip daireleri tarafından takip edilir; borçlunun bulunduğu yere göre takipler ilgili mahaldeki amme idaresinin tahsil daireleri tarafından yürütülür. Tahsil için teminat talep edilebilir; teminat olarak nakit, süresiz ve şartsız banka teminat mektupları, süresiz kefaletler, devlet iç borçlanma senetleri veya buna denk belgeler, belirli menkul ve gayrimenkuller gibi değerler kabul edilir; teminatın değer kaybetmesi veya borç artması durumunda ek teminat istenir; teminat başka değerlerle değiştirilebilir. Şahsi kefalet de kabul edilebilir; kefalet noter tasdikli sözleşme ile tesis edilir ve alacaklı tahsil dairesi tarafından kabul edilip edilmeyeceğiyle ilgili karar verilir; kefalete ilişkin ödeme yapıldığına dair belge verilir. Teminat olarak kullanılan eşya konusunda bazı özel sınırlamalar uygulanır; otel, han, pansiyon gibi işletmelerin işlemlerinden doğan alacaklar için belirli eşyalar teminat olarak kabul edilebilir; üçüncü şahısların hak iddiaları bu teminata zarar vermez. İhtiyati haciz derhal uygulanabilir; teminat istenmesi halinde, borçlunun ikametgahı yoksa, kaçma veya mal kaçırma ihtimali varsa, teminat veya kefil gösterilmemişse, mal bildirimine ilişkin eksik bildirim varsa, para cezası nedeniyle dava açılmışsa veya diğer ilgili haller mevcutsa haciz işletilir. Hacize karşı itirazlar vergi itiraz komisyonlarında incelenir ve kararlar kesindir. Hacizin kaldırılması, borçlunun uygun teminat göstermesi halinde mümkün olabilir. İhtiyati tahakkuk uygulanabilir; bazı hallerde vergi dairesi yöneticisinin talebiyle henüz hesaplanmamış vergi ve cezaların derhal tahakkuk ettirilmesi sağlanır; geçmiş yıllar için geçici takdirlerle hesaplanan tutarlar da bu kapsamda tahsil edilir; bu tutarların ödeme zamanları gelmeden ödenmesi gerekir, ancak gerekirse derhal haciz uygulanabilir. İhtiyati tahakkukun düzeltilmesi, tarhiyata dayalı düzeltmeler ve nihai kararlar çerçevesinde mümkün olur. Rüçhan hakkı uygulanır; amme alacakları, üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden önce de alacaklı olarak yer alır ve satış bedeli paylaştırılır; belirli varlıklar için özel hükümler ve rehinli alacaklıların hakları korunur; iflas ve tasfiye hallerinde amme alacakları imtiyazlı alacaklar kapsamında ele alınır. Amme alacağını borçlundan kesip tahsil dairesine ödemek zorunluluğu bulunanlar bu yükümlülüklerini yerine getirmezse, ödenmeyen alacaklar bu kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Ödemeler ve işlemler hususunda zorunlu kesinti uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, hangi ödemelerin kapsama girdiği, hangi durumlarda istisna olduğu ve ödemelerin kimlere yapılacağı konularında ayrıntılar belirlenir; hızlı ve güvenilir tahsilat için kesinti ve paylaşım mekanizmaları öngörülür; gerektiğinde genel esaslar çerçevesinde özel hükümler uygulanır.

Kanun 6552
2014-09-11

İŞ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI İLE BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkisi, kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması için kapsamlı bir çerçeve oluşturması ve bazı ödemelerde kolaylıklar sağlamasıdır. Borçlulara, geçmişe yönelik vergi, ceza ve benzeri feri alacakları da kapsayan alacaklarını yeniden hesaplanabilir tutarlara göre ödemek üzere bir yapılandırma imkanı sunulur; hesaplamalarda mevcut fiyat değişim göstergelerinin dikkate alınması öngörülür. Borçlular, şartları yerine getirdikleri takdirde yapılandırılmış ödemeler karşılığında faiz, cezai faiz ve gecikme zammı gibi feri alacakların bir kısmının veya tamamının tahsilinden vazgeçilebilir. Bu kapsamda mevcut alacaklar, taksitler halinde ödenebilir ve ödeme planı, borçlunun ödeme kapasitesine göre esneklik içerecek şekilde düzenlenebilir. Erken ödeme halinde avantajlar korunabilir. Birçok alacak türü için taksitli ödeme seçenekleri getirilir; taksit sayısı ve ödeme aralıkları belirlenir ve ödenecek tutarlar, zaman içinde sağlanan kolaylığa göre hesaplanır. Plan kapsamında ödenmesi gereken tutarların tamamen veya kısmen ödenmemesi hâlinde, sürecin ilerleyişine göre yapılandırmanın sağladığı faydaların geri alınması veya yapılandırılmış tutarın tahsiline dönülmesi mümkündür. Kredi kartı kullanılarak ödeme de mümkün kılınır ve kartla yapılan ödemelerde de yapılandırma uygulaması devam eder. Bazı alacaklar bu düzenlemenin kapsamı dışında kalabilir; belediyelere veya mahalli idarelere bağlı bazı alacaklar ile bazı idari yaptırımlar için söz konusu yapılandırma uygulanmayabilir. Başvuru ve uygulanabilirlik açısından, yapılandırmadan yararlanmak isteyenlerin uygunluk, başvuru ve ödeme koşullarını karşılaması gerekir; bu şartları yerine getirmeyenler yapılandırmadan yararlanamaz ve mevcut alacaklar eski durumundaki gibi tahsil edilmeye devam eder. Önceden tecil edilmiş veya mevcutte yürürlükte olan başka yapılandırma uygulamaları varsa, kalan tutarlar için bu düzenlemenin getirdiği kurallar da geçerli olarak uygulanabilir.

KHK 320
1988-06-06

MİLLİ PİYANGO HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu kararname kapsamında Milli Piyango İdaresi’nin piyango ve çekilişleri planlama, tertip etme ve denetleme rolü sürdürülür; iç düzenlemelerin çoğu kaldırılarak denetim, izinler ve yaptırımlar odaklı bir yapı öne çıkarılmıştır. Piyango ve çekilişler için bedeli nakit olanlar kadar olmayanlar için de izin gerekliliği getirilmiş; izin başvuru bedeli uygulanabilir ve bazı kamu kurumları muaf sayılabilir. Denetim yetkisi genişletilmiş; denetim elemanları hesap ve belgeleri inceleyebilir, gerekli görüldüğünde el koyabilir ve gerekli gördüklerinde soruşturma yapabilir; ihlaller için uyarma ve para cezaları uygulanabilir; cezaların uygulanması ve itiraz süreçleri belirlenmiştir. Talih oyunları işletmeleri açısından ihlallerde kapatma, ruhsat iptali ve diğer yaptırımlar öngörülmüş; cezaların uygulanması ve yerinde tahsili için idarenin yetkisi bulunmaktadır. Vergi muafiyeti ve devlet garantisi hükümleri korunmuştur; idarenin hasılatı, ikramiyeler ve ilgili işlemler vergi, resim ve harçtan muaftır; ikramiyeler devlet garantisi kapsamındadır. İdare Kefalet Sandığı kurulması öngörülmüş ve sandığın yönetimi ile denetimi idareye aittir; sandığın işleyişine ilişkin usul ve esaslar düzenlenir. Yurtdışı faaliyetler ve ortaklıklara ilişkin hükümler kaldırılmıştır; bu konular bu kararnameyle düzenlenmez hale gelmiştir. Kadrolar ve personel uygulamalarında bazı hükümler kaldırılmıştır; mevcut çerçeveye göre personel rejiminin temel ilkeleri korunur. Genel olarak, iç yapıdaki çok sayıda hüküm kaldırılarak yerine denetim, izinler, yaptırımlar, devlet garantisi ve kefalet gibi uygulama odaklı hükümler getirilmektedir.

Kanun 4811
2003-02-27

VERGİ BARIŞI KANUNU

Vergi barışı kapsamındaki alacaklar için yapılandırma ve bazı af imkanları sağlanır; ödenmemiş vergiler için gecikme zamı ve faizi yerine endeks üzerinden hesaplanan tutarla ödeme yapılabilir ve ödeme planı dahilinde tamamen ödenmesi şartları bulunur; bazı durumlarda ceza ve gecikme zamlarının tamamı veya önemli bir kısmı tahsilinden vazgeçilir. Ayrıca vergi aslına bağlı olmayan cezaların ve gecikme zamlarının bazıları, ödenmesi şartıyla kaldırılabilir. İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler için de benzer yapılandırma ve vazgeçme imkanları uygulanır; ancak bu olanaklar belirli şartlar ve koşullara bağlıdır. Pişmanlıkla ya da kendiliğinden yapılan beyanlar kapsamında hesaplanan vergilerde pişmanlık zammı ile usulsüzlük cezalarının önemli bir kısmı veya tamamının ödenmesi karşılığında tahsilattan vazgeçilir. Matrah artırımı yoluyla yıllara ilişkin beyan edilen matrahı artıranlar için artırım yapılan yıllarda tarhiyat ve inceleme yapılması durdurulur ve bazı istisnalar dikkate alınır; basit usulde vergilendirilenler için de belirli durumlarda tarhiyat ve incelemeden muafiyet mümkün olabilir. Ayrıca, kanundan yararlanırken ödenen alacaklara sonradan gecikme zammı uygulanmaz.