İlgili Mevzuat:

BAZI KİSVELERİN GİYİLEMİYECEĞİNE DAİR KANUN

10 / 1.068 sonuç gösteriliyor

Kanun 677
1925-12-13

TEKKE VE ZAVİYELERLE TÜRBELERİN SEDDİNE VE TÜRBEDARLIKLAR İLE BİRTAKIM ÜNVANLARIN MEN VE İLGASINA DAİR KANUN

Tekkeler ve zaviyeler kapatılmıştır; mevcut sahiplik hakları farklı bir biçimde korunabilir ve bazıları cami veya mescit olarak kullanılabilir. Tarikatlarla ilgili unvanlar ve bu unvanlara ait hizmet, kıyafet ve iktisası yasaktır; bu tür hizmetlerde bulunmak veya bu unvanları taşımak mümkün değildir. Bu yapıların açılması, yeniden ihdas edilmesi veya tarikat uygulamasına yer verilmesi veya bu unvanları taşıyanlar veya bunlara hizmet verenler cezaya tabidir. Şeyhlik, babalık ve halifelik gibi yüksek konumlar söz konusu olduğunda cezalar ağırlaştırılır. Türbelerden önemli Türk büyüklerine ait olanlar veya sanat değeri taşıyanlar kamuya açılabilir; bakım için gerekli personel görevlendirilir. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin değişiklikler yapılmıştır ve bazı sonuçlar değiştirilmiştir.

Kanun 1057
1927-06-15

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DAHİLİNDE BULUNAN BİLUMUM MEBANİİ RESMİYE VE MİLLİYE ÜZERİNDEKİ TUĞRA VE METHİYELERİN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa devlet veya belediyelere ait binalarda bulunan Osmanlı saltanatını temsil eden tuğra, arma ve kitabelerin kaldırılmasına veya örtülmesine imkan tanır. Kaldırılan veya örtülen eserler, estetik veya tarihi değerlerine zarar vermemek için korunur ve gerektiğinde müzelere aktarılır. Hangi eserlerin kaldırılması veya örtülmesi gerektiğine karar verilmesi gerekir. Bu uygulama, ilgili binaların kamu hizmeti görme kapasitesini bozmadan yürütülür.

Kanun 1705
1930-06-19

TİCARETTE TAĞŞİŞİN MEN´İ VE İHRACATIN MURAKABESİ VE KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, gıda maddeleri hariç olmak üzere iç ve dış ticarette tağşiş ve hileleri önlemek ve ticaret mallarının güvenilirliğini sağlamak amacıyla belirli hammaddeler ile bunlardan türeyen ürünlerin üretim, ambalaj, etiketleme, taşıma ve depolama süreçlerinde uygulanacak usul ve şartları belirler. Bu kapsamda uygun bulunmayan maddelerin satışa veya ihracata konu edilmesi engellenebilir. İnceleme ve denetim işlemlerini yürüten kişiler numune alabilir ve teftiş raporları düzenleyebilir; teftiş sonucu mevzuata aykırı hareket tespit edildiğinde gerekli bildirimler yapılır. Saptanan suiistimaller durumunda ilgili kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir; bu durumda görevden uzaklaştırma veya memurluktan çıkarma gibi sonuçlar doğabilir ve evraklar adli veya idari süreçlere devredilir. Ayrıca uygunsuzluk devam ederse üretim ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilmesi ve uygunluk sağlanmazsa malların kamuya geçmesi gibi sonuçlar doğabilir. Mevzuatta zaman içinde değişiklikler yapılarak yaptırımların uygulanabilirliği ve usullerde farklılaşmalar meydana gelmiştir.

Kanun 3458
1938-06-28

MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK HAKKINDA KANUN

Bu yasa, Türkiye’de mühendislik veya mimarlık unvanı ile çalışmak isteyenlerin gerekli vesikaları taşımalarını zorunlu kılar ve bu vesikalar üzerinden çalışma yetkisini belirler. Uygulanabilir diploma veya ruhsat yolları şunlardır: Türk yükseköğretim kurumlarından alınan mühendislik veya mimarlık diploması; muadili sayılan yabancı bir yüksek mühendislik veya mimarlık okulundan alınan diploma ve buna uygun ruhsatname; Türk Teknik Okulu mühendislik programına muadili sayılan diğer bir mühletin diploması ve buna uygun ruhsatname; muadili sayılan yabancı bir okuldan alınan diploma ve buna uygun ruhsatname. Yabancı ülkelerden mezun olanlar için istenen koşullar şunlardır: adaylar asli talebe olarak eğitimlerini sürdürmüş olmalı, tüm tedrisatı muntazaman izlemiş ve kurumun cari usullere göre gereken bütün imtihanları tamamlamış olmalıdır. Birinci fıkrada yazılı vesikaları taşıyanlara yüksek mühendis veya yüksek mimar ile buna denk sayılanlar için mühendis veya mimar unvanı verilir; bu unvanlar diploma veya ruhsatnamelere işlenir. Doktora diploması alanlara doktor mühendis unvanı verilir. Diploma veya ruhsatnamenin bulunmaması durumunda Türkiye’de mühendislik veya mimarlık unvanıyla istihdam edilme, imza atma ve oy verme yetkisi elde edilmez; bu unvanlar başkasının adına kullanılamaz. Yasaya aykırı hareket edenler için hapis ve adli para cezası öngörülür; bu durumun tüzel kişilik temsilcileri için de ceza sorumluluğu doğurabileceği belirtilir. Devlete ait görevli ve belediye hizmetlerinde çalışan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis, mimar ve fen memurlarının çalışma saatleri dışında bile olsa özel sanat icrası yapmaları kısıtlanır; bazı şartlar ve denetim koşulları bulunur ve bu kısıtlamadan profesörlük, öğretmenlik ve doçentlik istisnādır. Bu yasa geçmişe ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırır ve mevcut diplomaların yenilenen unvanlara dönüştürülmesiyle ilgili geçici düzenlemeler öngörülür. Uygulama ve ayrıntılar, ruhsatnamelerin verilmesi, diploma eşdeğerliğinin incelenmesi ve ücretlendirme gibi hususlar için gerekli nizamname hazırlanır.

Kanun 1606
1972-07-20

BAZI DERNEK VE KURUMLARIN BAZI VERGİLERDEN, BÜTÜN HARÇ VE RESİMLERDEN MUAF TUTULMASINA İLİŞKİN KANUN

- Bu kanunla belirli yardım ve kamu yararına çalışan kuruluşların vergi, harç ve resimlerden muaf tutulması; ayrıca bu kuruluşların elde ettiği gelirler üzerinde Hazine hissesi veya resmi imtiyaz gibi kesintilerin alınmaması amaçlanır. - Ancak muafiyetler, bu kuruluşların iktisadi işletmeleri üzerinden yapılacak vergi kesintilerini kapsamayabilir; kapsamın bazı kısımları ilerleyen düzenlemelerle netleştirilmiştir. - Savunma ihtiyaçları için gerekli yakıt ve yağların temininde uygulanmakta olan vergi, resim, harç ve benzeri yükümlükler bu kuruluşlar için muaf tutulur; bu muafiyet Türk Hava Kurumu için de aynen geçerlidir. - Bu düzenlemeler, bu kuruluşlara aktarılan gelirlerden devlet payı veya resmi imtiyaz alınmamasını sağlar.

Kanun 4375
1998-08-02

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇ HİZMET KANUNU, DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Yurtdışında tedavi gören hak sahiplerinden tedavi giderleri için katılım payı uygulanacaktır; bu pay hak sahiplerinin net ödemelerinin belirli bir üst sınırını aşmayacak şekilde olacak ve vefat halinde payın kalan kısmı mirasçılardan tahsil edilmeyecektir. Erbaş ve erler ile terörle mücadele kapsamında yurt dışına tedavi için gönderilenlerden katılım payı alınmayacaktır. Uygulama usul ve esasları ilgili makamların görüşleri alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenecek ve yürürlüğe konulacaktır.

Kanun 431
1924-03-06

HİLAFETİN İLGASINA VE HANEDANI OSMANİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ MEMALİKİ HARİCİNE ÇIKARILMASINA DAİR KANUN

- Hilafet makamı kaldırılmıştır; hilafet kavramı ve ona bağlı yetki artık mevcut değildir. - Osmanlı hanedanı üyelerinin Türkiye sınırları içindeki tüm taşınır ve taşınmaz malvarlığı, hükümetin kararıyla tasfiye edilmek üzere millete devredilir; tasfiye işlemi tamamlandığında hak sahiplerine bedeller ödenir. - Osmanlı hanedanına ait saraylar, kasırlar, mefruşat, tablolar ve diğer değerli emval millete intikal eder ve bu değerler kamuya geçer. - Emlaki hakaniye kapsamındaki malvarlığı ile daha önce millete devredilen emlak ve benzeri mülkler, birlikte millete intikal eder. - Millete intikal eden emvali ve gayrimenkulün tesbit ve korunması için bir düzenleme hazırlanır. - Kanundan yararlananlar Türkiye’ye geldiklerinde mal edinme hakkına sahip olabilir ve vatandaşlık konularında düzenlemeler uygulanabilir; miras payları ilgili mercilerce belirli süreçlerle dağıtılır. - Türkiye’ye gelenler veya vatandaşlık kazananlar hanedan adı ve unvanlarını kullanamaz; bu unvanları kullananlar hakkında cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Bu kanun yürürlüğe girer ve uygulanır.

Kanun 4104
1941-08-15

MUHARİP YABANCI ORDU MENSUPLARINDAN TÜRKİYE´YE İLTİCA EDENLER HAKKINDA KANUN

Türkiye’ye iltica eden muharip yabancı ordularına ilişkin olarak ülkeye girdikleri andan itibaren iade süreciyle ilişkili olarak nakil, iaşe, ilbas, iskan ve tedavi ihtiyaçları devletçe karşılanır. Giriş yaptıkları andan itibaren silah, mühimmat ve diğer harp vasıtalarından tecrit edilirler. Gözaltına alınan savaşçıların kendilerine bağlı savaş malzemesi ve eşya ile birlikte getirilen savaşla ilgili ekipmanlarının korunması için gerekli masraflar devletçe karşılanır. Gözaltına alınanların iaşe ve ilbası ile kendilerine yapılacak diğer yardımlar konusunda mevcut sözleşmeler varsa bunlar uygulanır; sözleşme yoksa giderler devletçe belirlenir ve karşılanır. Gözaltı süreçlerinde kamplardaki düzenin sağlanması ve yönetimi ilgili esaslara göre yürütülür. Gözaltına alınan yabancı askerlerin cezai işlemleri askeri hukuk çerçevesinde uygulanır. Geçici hüküm, iltica edenler için yapılan giderlerin kaydı ve iadesini kapsar. Uygulama yürürlüğe girdikten sonra yürürlüğe girer.

Kanun 7445
2023-04-05

İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu kanun, icra ve iflas ile ilgili düzenlemeler ve bu konularla ilişkili birçok kanunun ilgili maddelerinin değiştirilmesiyle mevcut uygulamayı yeniden düzenler ve daha uyumlu bir çerçeve oluşturur. Değişiklikler, borçlu ile alacaklı arasındaki takip, haciz ve icra işlemlerinin uygulanışında yeni kurallar getirilmesini sağlar ve uygulamaların daha tutarlı hale gelmesini hedefler. Ayrıca ceza muhakemesi, infaz, denetimli serbestlik, çocuk koruma, medeni hukuk, arabuluculuk ve iş mahkemeleri gibi çeşitli alanlarda hükümlerin uyumlu ve tutarlı şekilde yürütülmesini sağlayan güncellemeler içerir. Sonuç olarak bu alanlarda işlem ve karar süreçlerinde netlik ve tutarlılık artar.

Kanun 2590
1934-11-29

EFENDİ, BEY, PAŞA GİBİ LAKAP VE ÜNVANLARIN KALDIRILMASINA DAİR KANUN

- Resmi belgelerde ve kamu iletişiminde lakap ve unvanlar kullanılmaz; herkes yalnız adıyla anılır. - Sivil nişanlar ve madalyalar kaldırılır ve kullanımı yasak olur; harp madalyaları istisnadır; Türk vatandaşları yabancı devlet nişanlarını taşıyamaz. - Askeri rütbelerle ilgili ad başında gelen unvanlar ile ilgili düzenlemeler yeniden belirlenir ve uygulanır. - Bu değişiklikler resmi belgelerdeki adlandırma ve unvan kullanımını önemli ölçüde etkiler.