İlgili Mevzuat:

YARGITAY KANUNU

10 / 1.168 sonuç gösteriliyor

Kanun 6087
2010-12-18

HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU KANUNU

- Hâkimler ve Savcılar Kurulu bağımsız bir organ olarak çalışır ve hiçbir organ, makam veya kişi ona emir veremez. - Kurulun temel amacı, adaletin ve hâkimlik ile savcılık teminatının korunmasını sağlamak ve mahkemelerin bağımsızlığını gözetmektir. - Hâkim ve savcıların mesleğe kabulü, ataması, nakli, geçici yetkisi, yükselmesi, kadro dağıtımı ve meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme gibi mesleki işlemleri yürütür. - Hâkim ve savcıların görevlerini kanun ve mevzuata uygun yapıp yapmadıklarını denetler ve gerektiğinde inceleme ve soruşturma işlemlerini başlatır; ihbar ve şikayetleri inceler. - Hâkim ve savcılarla ilgili etik ilkelerin belirlenmesi ve bunlara uyumun sağlanmasına ilişkin düzenlemeler yapar. - Yargıtay ve Danıştay üyesi seçimi işlemlerini gerçekleştirir. - Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir. - Hâkim ve savcıların mesleğe kabulü, atama, nakil, geçici yetki, yükselme, kadro dağıtımı ve disiplin gibi konularda yönetmelik çıkarma ve genelgiler düzenleme yetkisine sahiptir. - Kurulun işleyişinin yönetsel ve mali yönleri Genel Sekreterlik tarafından yürütülür; ayrıca Kurulun dava ve icra işlerinde avukatlar aracılığıyla temsil ve takip işlemleri yapılır. - Kurulun büro işlemlerini yürüten Genel Sekreterlik, hâkim ve savcıların sicillerini ve şahıs dosyalarını tutar, arşiv hizmetlerini sağlar, mali hizmet ve strateji geliştirme birimlerine ilişkin hizmetleri yürütür, izin ve emeklilik işlemlerini takip eder ve özlük işlerini yürütür. - Teftiş Kurulu, Kurulun denetim ve teftiş görevlerini yerine getirir; başkan yardımcıları, müfettişler ve tetkik hâkimlerini atayarak inceleme ve soruşturma süreçlerini yönetir. - Kurul, birimlerin ve dairelerin görev ve işbölümü konularında karar verir; gerekli görüldüğünde etik ve mesleki standartlar ile ilgili uygulamaları belirler.

Kanun 2575
1982-01-20

DANIŞTAY KANUNU

- Danıştay bağımsızdır ve idari yargı alanında danışma ve inceleme ile karar verme işlevlerini yürütür; yönetim ve temsil işi başkan tarafından yürütülür. - Meslek mensupları Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyelerden oluşur; bu kişiler yüksek mahkeme hakimleri olarak güvence altındadır. - Danıştay’ın karar organları daireler, Genel Kurul, İdari İşler Kurulu, İdari Dava Daireleri Kurulu ve Vergi Dava Daireleri Kurulu ile İçtihatları Birleştirme Kurulu, Başkanlar Kurulu ve Başkanlık Kurulu ile Disiplin süreçlerini yürüten kurullardır. - Genel Kurul, Danıştay’ın kararlarını esas alır ve kararlar çoğunlukla oy çokluğu ile verilir; eşitlik halinde Başkanın tarafı üstün sayılır. - İçtihatları Birleştirme Kurulu, farklı dairelerin içtihatlarını birleştirmek suretiyle uyuşmazlıklar için ortak prensipler oluşturur ve bu sayede içtihadın tutarlılığı artırılır. - Danıştay Başkanlığı ve ilgili kurullar, dairelerin işleyişini yönetir, karar süreçlerini koordine eder ve idari işlemlerle ilgili kararlar için organizasyonel çerçeveyi sağlar. - Üyelikler için adaylar idari yargı hakim ve savcılığı ile diğer kamu görevlerinden gelen kişiler arasından seçilir; adayların gerekli mesleki niteliklere sahip olması ve ilgili görevlerde deneyim kazanmış olması beklenir; üyelikler belirli sürelerle yapılır ve yeniden görevlendirme veya atama süreçleri vardır. - Tetkik hakimleri ve savcıları, idari yargı alanında deneyimli kişiler arasından atanır; görev yerleri ve yer değiştirme esasları belirli kurallara tabidir. - Memurların nitelikleri, atanmaları ve görevlendirilmeleri merkezi düzeyde belirli esaslara göre yürütülür; atama süreçleri ve sınavlar ile ilgili uygulamalar yönetmelikle düzenlenir. - Daireler, her biri başkan ve üyelerden oluşan yapılandırmaya sahiptir; kararlar gizli görüşmelerde alınır ve her dairede yazı işlerini yürütecek bir kalem bulunur. - Bu yapı, idari ve vergi dava daireleriyle ilgili kararların bir arada ve tutarlı şekilde verilmesini, içtihat birliğinin korunmasını ve Danıştay’ın idari yargıda genel yönelimlerin belirlenmesini hedefler.

Kanun 5235
2004-10-07

ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanun adlî yargının kuruluşunu, görevlerini ve yetkilerini tanımlar; vatandaşların hukuk ve ceza davalarının hangi mahkemeler tarafından bakılacağını ve bu mahkemelerin organizasyonunu belirler. Kapsam olarak ilk derece adlî mahkemelerin ve bölge adliye mahkemelerinin işleyişini ve görevlerini düzenler; hukuk ve ceza alanında hangi davaların hangi mahkemelerde görüleceğini somut çerçevede ortaya koyar. Hukuk mahkemeleri açısından sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan diğer hukuk mahkemelerinin görev alanlarını belirtir; bazı işlerde özel yetkili hukuk mahkemelerinin kurulabileceğini ve bu mahkemelerin iş yoğunluğu ile ihtiyaçlara göre yapılandırılabileceğini ifade eder; mahkeme kurulumu ve daireler arasındaki iş dağılımı konularını da kapsar. Hukuk mahkemelerinin yargı çevresi coğrafi sınırlarla belirlenir ve gerektiğinde il ve ilçeler üzerinde değişiklik yapılabilir; bu düzenlemeler idari sınırlar çerçevesinde yürütülür. Ceza mahkemeleri açısından sulh ceza mahkemeleriyle ağır ve asliye ceza mahkemelerinin görevlerini netleştirir; özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemelerinin kurulumu saklıdır; ceza mahkemelerinin daireleri gerektirdiğinde numaralandırılarak ve gerektiğinde daireler arası iş dağılımı yapılara göre düzenlenir. Sulh ceza hâkimliği, yürütülen soruşturmalarda karar almak, işleri yürütmek ve itirazları incelemek amacıyla kurulmuştur; gerektiğinde birden çok sulh ceza hâkimliği kurulabilir; hâkimlikler bulundukları yerin adli sınırları içinde çalışır. Asliye ceza mahkemesinin görevi, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere bakmaktır. Ağır ceza mahkemesi, ağır cezayı gerektiren suçlar ve ilgili davalara bakmakla görevlidir; bu mahkeme, iş bölümü ve daireler arasındaki görev dağılımı çerçevesinde çalışır. Cumhuriyet başsavcılığı ve savcılarının yapısı, görev ve yetkileri, soruşturma yürütme, kamu davasını izleme ve duruşmalarda temsil gibi temel işlevleri kapsar; başsavcı ve başsavcı vekilleri ile savcılar, görev ve denetim açısından bir hiyerarşi içinde çalışır; başsavcılıklar bulundukları yargı çevresinde denetim ve gözetim yetkisine sahiptir. Duruşmalarda Cumhuriyet savcısının temsil yetkisi, görevlendirme ve gerektiğinde birden çok savcının katılımını mümkün kılan uygulamalar düzenlenir; duruşmalara katılım, kamu davasının yürütülmesi açısından önemli bir unsurdur. Bölge adliye mahkemeleri, bölgesel düzeyde temyiz incelemesini yürütür; bölge merkezi başkanlığı ve hukuk ile ceza dairelerinden oluşan yapılarıyla bölgesel düzeyde karar verecek birimler olarak organize edilir; bölge başsavcılığı ve adalet komisyonu ile birlikte çalışır. Müdürlükler ve adli idari yapı, her mahkemede yazı işleri müdürlüğü ile başvuru ve işlem süreçlerinin yürütülmesini sağlar; bölge adliye mahkemelerinde de adalet komisyonları ve müdürlükler bulunur; idari ve mali işlemler bu yapılar üzerinden yürütülür. Adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisiyonu gibi ortak yapılar, ağır ceza mahkemelerinin bulunduğu yargı çevrelerinde kurulabilir ve işleyişleri yönergelerle belirlenir; müdürlükler ve personel çalışmaları bu yapıya bağlı olarak yürütülür. Genel olarak bu düzenleme, dava türlerine göre hangi mahkemelerin yetkili olduğunun işleyişini, mahkemelerin hangi sınırlar içinde hareket edeceğini, yetki ve görev dağılımlarını, daireler arasındaki iş paylaşımını ve adli idari altyapıyı belirleyerek adaletin hızlı ve uyumlu işlemesini amaçlar.

Kanun 2576
1982-01-20

BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE VERGİ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzu bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin kurulmasını ve bağımsız genel görevli mahkemeler olarak görev yapmasını sağlar. Bölge idare mahkemeleri, yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin olarak çözer, istinaf başvurularını inceler ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirir. Bölge idare mahkemeleri yapısı, başkanlıktan ve dairelerden oluşur; her daire en az başkan ve üye ile çalışır; bölge idare mahkemesi başkanlığı ve daire başkanlıkları atama ile yürütülür ve gerektiğinde kurul halinde çalışabilir. Bölge idare mahkemesi başkanları ve daire başkanları, mahkemenin uyumlu ve verimli çalışmasını sağlama, genel yönetimi yürütme, personeli denetleme ve benzeri görevleri üstlenir. Daire başkanları ise daire içi işlerin koordinasyonunu sağlar, dosyaların uygun üyelere yönlendirilmesini denetler, personelin özlük işlerini yönetir ve daire ile ilgili diğer görevleri yapar. Üyeler ise kendilerine verilen dosyaları inceler, kararları yazar ve duruşmalara katılır. Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu, daireler arasındaki iş bölümü uyuşmazlıklarını karara bağlar ve gerektiğinde uyumsuzlukları gidermek amacıyla karar verir; bazı durumlarda konuyla ilgili kararı istinaf yoluna başvurma hakkını kullanarak Danıştay gibi merciye yönlendirme yolunu da izleyebilir. Başkanlar kurulu eksiksiz toplanır ve çoğunlukla karar verir. Dairelerin görevleri, istemler doğrultusunda istinaf başvurularını inceleyip karara bağlamak, yürütmenin durdurulması kararlarına itirazları değerlendirmek ve yargı alanı içindeki yetkili mahkemeler arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözmek olarak belirlenir. Aynı zamanda benzer veya uyuşmazlık doğuran hâller için gerektiğinde daireler birlikte karar alabilir. Adalet komisyonu her bölge mahkemesinde bulunur; komisyon başkanlık görevini üstlenen ve daire başkanları arasından belirlenen üyelerden oluşur; komisyon çoğunlukla karar verir ve iş bölümüne ilişkin tedbirler alır, ayrıca mahkeme içi adalet işlerini denetler. Müdürlükler ve memurlar bölge mahkemelerinin yazı işleri ve idari işlerini yürütür; gerektiğinde mali, teknik ve diğer müdürlükler kurulur ve her müdürlükte ilgili görevleri yürütecek personel bulunur. Soruşturma ve kovuşturma usulü çerçevesinde, başkan, daire başkanı ve üyelerin görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarıyla ilgili işlemler, ilgili mevzuata göre yürütülür; bu süreçler bulunduğu yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin uygulamasına göre yürütülür. İdare ve Vergi Mahkemelerinin yapısı, başkan ve üyelerden oluşan bir kurulu ve bu kurulun başkan ile iki üye etrafında düzenli çalışmasını içerir; başkan yokluğunda vekalet uygulanır. Danıştay üyelerinin geçici olarak bölge idare mahkemesi veya daire başkanlıklarına atanabilmesi; bu görevlendirme süresince Danıştay üyeliği korunur ve bütçe, disiplin gibi hususlar ilgili hükümler çerçevesinde yürütülür; görevin sonunda eski görevlerine geri dönebilirler. Tek hâkimle çözülecek bazı basit davalar, belirli türdeki idari işlemler ve vergiyle ilgili bazı davalar tek hâkim tarafından çözümlenebilir; daha karmaşık davalar ise daireler tarafından ele alınır. Vergi mahkemelerinin görevleri, vergi, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin davaları çözer; vergi alacaklarının tahsine ilişkin davalarla ilgili işlerle ilgilenir ve diğer kanunlarda verilen görevleri yerine getirir. Yönetmelik, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin idari işleri ve kalem hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli usul ve esasları belirler.

Kanun 2247
1979-06-22

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN

Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı arasında çıkabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen bağımsız bir yüksek mahkeme olarak görev yapar. Bu mahkeme, hangi merciin yetkili olduğuna ilişkin uyuşmazlıkları belirleyerek, taraflar arasındaki yetki çatışmasını sonlandırır ve bu karar, ilgili davaların seyrini doğrudan etkiler. Uyuşmazlık konusu olan durumlarda karar, davaların hangi yargı merciince görüleceğini netleştirir ve gerektiğinde yürütmenin durdurulması veya diğer geçici tedbirlerle ilgili uygulanabilirliği düzenler. Taraflar arasındaki tarafsızlık ve bağımsızlık güvence altına alınır; reddetme ve çekinme mekanizmaları, mahkemenin tarafsızlığını korumaya yöneliktir. Uyuşmazlık çıkarılması süreci, başvuru ve dosya akışının nasıl işleyeceğini ve hangi tarafların hangi yollarla başvurabileceğini belirler; dosyaların ilgili makamlara iletilmesi ve gerekli cevapların alınması süreçleri netleştirilir. Kararların uygulanması ve sonraki adımlar, mevcut davaların akışını etkileyecek biçimde belirlenir; gerekirse dosyaların geri gönderilmesi veya işlemlerin geri bırakılması gibi düzenlemeler uygulanır. Prosedür, mahkemeye sunulan başvuruların tek seferlik olması gibi temel kısıtlamaları içerir ve karar sonrası süreçte sürelerin nasıl işleyeceği konusunda rehberlik sağlar. Tedbirler ve geçici tedbirlerle ilgili uygulamalar, uyuşmazlık üzerine karar verilene dek süresince geçerli kalır ve karar verilirken gerekli görülen hallerde korunur. Sonuç olarak, bu düzenleme, yetki çatışmalarını hızlı ve güvenilir şekilde çözüp, tarafların haklarını koruyan net ve uygulanabilir bir çerçeve sağlar.

Kanun 5193
2004-06-26

OPTİSYENLİK HAKKINDA KANUN

Optisyenlik mesleğinin kimlerce icra edilebileceği, bu mesleğin kapsamı ve mesleğin uygulanışına ilişkin esaslar net olarak belirlenir; mesleğe yalnızca gereken niteliklere sahip kişiler adaydır ve dış diplomaların denkliği onaylandığında da bu şartlar geçerlidir. Gözlük ve görme gereçlerinin satışı ve montajı yapan optisyenler yalnızca reçetelerde yazılı ürünleri ve ilgili malzemeleri satabilir; bunun dışında meslek kapsamında bulunmayan muayene, test veya teşhis işlemleri yapamaz; muayene ve tedavi amacıyla bir sağlık hizmeti sunamaz; kontak lens uygulaması yapılamaz; müessesede başka bir iş yürütülemez ve müessese muayenehane gibi kullanılamaz. Optisyenlik müessesesi açmak için ruhsat almak ve mesul müdür bulundurmak zorunludur; birden çok müessese açılacaksa her bir için ayrı ruhsat ve ayrı mesul müdür gerekir; mesul müdür sadece bir müessesede görev yapabilir. Göz hastalıkları uzmanı tabipler optisyenlik müessesesi açabilirler ancak optisyenlik yaparken tabiplik görevini sürdüremezler. Kayıt tutma, teftiş ve denetim gereklidir; teftişlerde gerekli belgelerin sunulması ve kayıtların regülasyonlara uygun olması gerekir. Şirketler ve gerçek kişiler tarafından kurulan optisyenlik odaları ve birlikler aracılığıyla meslek etiği, disiplin ve mesleki düzenlemeler uygulanır; meslek mensuplarının davranışlarına ilişkin disiplin cezaları ve kınama gibi yaptırımlar söz konusu olabilir; ayrıca reklam ve unvan kullanımı konusunda belirli sınırlar vardır ve yanıltıcı uygulamalar yasaktır.

CB Yönetmeliği 200915611
2009-12-01

KAMU İHALE KURUMU TEŞKİLATI VE PERSONELİNİN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

- Bu yönetmelik Kamu İhale Kurumunun teşkilat yapısını ve personelinin çalışma esaslarını belirler; kurumun görev alanları, yetkileri ve sorumlulukları netleşir. - Kurul, Başkanlık ve hizmet birimlerinden oluşan yapı kurulur; karar alma ve kurumsal temsil süreçleri belirlenir. - Toplantı ve karar süreçleri standartlaştırılarak kararların uygulanması ve saydamlığı sağlanır; gündem belirleme, toplantı katılımı, oy kullanımı ve tutanak süreçleri düzenlenir. - Başkan ve yardımcılarının görev ve yetkileri netleştirilir; kurum içi idari işlemler ve personel atamaları için esaslar belirlenir. - Hizmet birimleri olarak yer alan ana birimler kurulacak ve bunların görev, yetki ve raporlama ilişkileri tanımlanacaktır; gerektiğinde birimler arası koordinasyon sağlanır. - Dijital süreçler açısından Elektronik Kamu Alımları Platformunun kurulması ve işletilmesi ile veri paylaşımı ve ilgili mevzuat çalışmalarının yürütülmesi güvence altına alınır. - Ön İnceleme ve İnceleme Daireleri, itirazen şikayetlere ilişkin başvuruların ön inceleme ve esas inceleme süreçlerini yürütür; raporlar hazırlanır ve gerektiğinde ilgili idarelere yönlendirme yapılır; Kurul kararlarının taslağı hazırlanır. - İhalelerin yeterliliğinin tespiti ve kamu alımları platformunun kurulması ile denetlenmesi gibi süreçler belirlenir. - Bütçe yönetimi, temsil giderlerinin karşılanması ve diğer mali hakların uygulanmasına ilişkin esaslar düzenlenir. - Toplantılara katılım, izin ve mazeretler ile ilgili kurallar konulur; kararlar çoğunluk esasına göre alınır ve süreçler netleştirilir. - Elektronik İhale Dairesi, elektronik ihale süreçlerinin kurulumu ve işletilmesi ile veri paylaşımı ve mevzuat çalışmalarını yürütür; kamu alımları platformuyla ilgili uygulamalar güvence altına alınır. - Hukuk Hizmetleri Dairesi ve diğer birimler Kurumun işleyişi, süreçler ve kararlar açısından gerekli destek ve koordinasyonu sağlar. - Kurumun görev alanındaki inceleme ve soruşturma süreçlerinde gerekli belgeler, bilgiler ve görüşler temin edilir; taraflardan gelen sözlü açıklama talepleri görüşülür ve buna göre işlemler yürütülür.

Kanun 2577
1982-01-20

İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU

- İdari yargı kapsamındaki uyuşmazlıklar yasal olarak incelenir ve mahkeme yalnızca işlemlerin hukuka uygunluğu yönünden denetim yapar; idarenin takdiri veya işlemin esasına ilişkin kararlar bu denetimin dışında kalır. - Uyuşmazlık türleri çeşitlidir; iptal talepleri, tam yargı davaları ve bazı idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar bu kapsama girer. - Dilekçede taraflar ve varsa vekillerinin ad soyadı veya unvanı ile adresi, davaya konu olan işlem ve dayandığı deliller, bildirim tarihi ve varsa davanın konusu tutarı gibi bilgiler ile gerektiğinde ilgili vergi türü ve yıl gösterilir; belgeler de dilekçeye eklenir. - Dava, başvurunun ilgili makama iletildiği anda açılmış sayılır ve taraflara tebligat ile savunma imkanı tanınır. - Dilekçeler, uygun mercilere veya bunlara gönderilmek üzere belirli yollarla sunulur; eksiklikler bulunduğunda gerekli inceleme ve bildirimler yapılır. - Birden çok işlemin dava konusu edilmesi mümkün olabilir; şartlar için bağlılık veya ortak nedenler varsa tek bir dilekçe yeterli olabilir. - Harç ve posta ücreti ödendikten sonra başvuru kayıt edilir ve başvuru sahibine kayıt bilgilerini gösteren bir belge verilir. - Dava açma süresi, olayın gelişimine bağlı olarak başlar; bazı durumlarda bildirimin yapıldığı an veya ilan/tebliğ tarihi esas alınır. - Başvuruya cevap verilmesi için belirli süreler öngörülür; cevap verilmezse ya da cevap kesin değilse, sürenin bitişinden itibaren dava açma imkanı doğar; süreler belirli kurallara göre uzatılabilir. - Başvuruya verilen yanıtlar veya cevaplar, taraflara tebliğ edilir; taraflar bu tebliğlere karşı belirli süre içinde yanıt verebilir. - Duruşma, bazı yüksek değerli veya mali yükümlülük içeren uyuşmazlıklarda taraflardan birinin talebi üzerine yapılabilir. - İlk incelemede belirgin hatalar veya yetkisizlik gibi durumlar saptanırsa, ilgili dilekçeler reddedilir veya göreve uygun mahkeme gönderilir; bu durumda yeni dilekçeler için yeniden başvuru süreci başlar. - Dava sonucunda verilen kararlar ilgili yollarla kesinleşir ve icra süreci doğrudan başlayabilir; gerektiğinde kanun yolları kullanılarak temyiz veya istinaf gibi başvurular yoluna gidilebilir.

Kanun 6216
2011-04-03

ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanunun uygulanmasıyla Anayasa Mahkemesi’nin yapısı, işleyişi ve yetkileri ile üyelerin seçimi ve sorumluluklarına ilişkin temel kurallar belirginleşir. - Mahkeme, anayasa değişikliklerinin şekil ve esas bakımından aykırı olup olmadığını inceleyebilir, itiraz yoluyla gelen işleri ve bireysel başvuruları karara bağlar; siyasi partilerin kapatılması, mal edinimleri ve gelir-gider denetimi ile dokunulmazlık kararlarına ilişkin başvuruları da karara bağlar. - Bireysel başvurular yoluyla vatandaşların Anayasa’da güvence altına alınan haklarının korunması amacıyla kararlar verilir; ayrıca siyasi partilerin faaliyetleriyle ilgili denetim ve karar süreçleri yürütülür. - İçtüzük ve çalışma usulleri, evrak akışı, kayıtlar, arşivleme, kütüphane ve idari teşkilat ile ilgili esaslar Genel Kurulca belirlenir ve yürütülür; bütçe ve harcamaların denetimi sağlanır. - Üyelerin seçimi ve atanması için çeşitli meslek gruplarından adaylar arasından seçim yapılır; aday gösterecek kurumlar belirli süreçlerle görevlendirilir; üyelikler için süre ve uygunluk şartları öngörülür ve görev süresi dolduğunda ya da emeklilik yaşına gelindiğinde üyelik sona erer; tekrar aday olmak mümkün değildir. - Başkan ve başkanvekillerinin seçimi ve görevleri, Genel Kurul ile Mahkeme’nin yönetimi ve temsilinin yürütülmesi açısından netleşir. - Üyelerin tarafsızlığı, gizliliği ve görevleriyle ilgili davranışlara ilişkin yükümlülükler getirilir; görevle ilgili iddia edilen suçlar ve disiplin işlemleri Genel Kurul kararına bağlı olarak yürütülür. - Görevden ayrılan üyelerin yeni görevlere atanması ve emeklilik sonrası haklar için özel hükümler öngörülür; bazı durumlarda atama sonrası kadro düzenlemeleri yapılabilir. - Üyelerin göreve başlamadan önce bir and içmeleri, bağımsızlık ve vicdanî bağlılık konusunda taahhütlerini güçlendirir.

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.