İlgili Mevzuat:

EREĞLİ DEMİR VE ÇELİK FABRİKALARI TÜRK ANONİM ŞİRKETİ KANUNU

10 / 3.518 sonuç gösteriliyor

Kanun 3241
1937-06-24

EREĞLİ ŞİRKETİNDEN ALINAN LİMAN, DEMİRYOLU VE MADENLERLE KOZLU VE KİLİMLİ DEMİRYOLLARININ İŞLETİLMESİ VE HAVZADAKİ DENİZ İŞLERİNİN İNHİSAR ALTINA ALINMASI HAKKINDA KANUN

Hükümetin Ereğli Şirketi’nden devraldığı madenler, liman ve demiryolları ile havzadaki deniz işlerinin işletilmesi, Etibanka ait bir işletme tarafından yürütülür ve bu işletme yönetim olarak belirlenen çerçeve içinde faaliyette bulunur. Zonguldak Limanı ve mıntakatta kömür nakil, tahmil ve tahliye işleri bu işletmenin tekelinde olur. Kömür havzasında mevcut nakil teşkilatı ve ilgili vasıtalar, belirlenen değer üzerinden bu işletmeye satılır; değer tespit edilir ve ödenir; bu bedel, Amele Birliği’nin işletme masrafları karşılığında elde edilen gelirlerle karşılanır. Kömük havzasında kullanılan kayıkların devri ve değerinin tespiti için komisyon kurulur; komisyon kararları taraflarca kabul edilmeyen hallerde mahkeme tarafından değer takdiri yapılır ve kararın temyizi mümkün değildir; kayık sahipleri, karar karşısında satış konusunda adım atabilir veya vazgeçebilir. Amele Birliği’ne ait mevcut nakil tesisatı ve vasıtaları da bu işletmeye devredilir ve bedeli bu suretle tespit edilip ödenir; Amele Birliği bu bedeli işçilerden kesilen ödemelerle ilişkilendirilmiş kaynaklardan karşılar. Limanda, kayık, demiryolu ücretleri ile gemilere verilecek su bedeli bu işletme tarafından tanzim edilir ve tasdik edilecek tarifelere göre uygulanır; yeni tarifelerin tasdiki tamamlanana kadar mevcut tarifeler uygulanır. İşletmenin yönetimi, merkezi bir idare ile yürütülen sınırlı sorumluluk taşıyan bir tüzel kişilik olarak kurulup faaliyete geçer; gerekli tüzük ve sermaye yapısı bu kapsamda belirlenir. Devre ilişkin işlemler vergi ve resimlerden muaf tutulur ve uygulanması için ilgili makamlar sorumlu tutulur.

Kanun 805
1926-04-22

İKTİSADİ MÜESSESELERDE MECBURİ TÜRKÇE KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

- Türkiye’deki işletme ve müesseseler, işlemlerini Türkçe olarak yürütmek ve defterlerini Türkçe tutmak zorundadır. - Yabancı şirket ve müesseseler için bu zorunluluk, Türkiye’deki muameleler ile devlet kurumlarına ibraz edilen evrak ve defterler için geçerlidir; Türkçe ana dil olarak kabul edilir ve Türkçe dışında da yazılı kayıtlar bulunabilir, ancak Türkçe metin esas alınır; imza, Türkçe metin üzerinde başka bir dilde yazılmış olsa dahi Türkçe kısmın geçerliliği korunur. - Birinci ve ikinci maddelere aykırı olarak düzenlenen evrak ve vesikalar, şirkete karşı aleyhe olan bir durumda dikkate alınmaz. - Bu düzenlemelere aykırı hareket edenler için cezai yaptırım öngörülmüştür. - Kanuna ekleyen mevzuat yürürlüğe girer ve bu değişiklikler mevcut uygulamaya yansır.

Kanun 2840
1983-06-13

BOR TUZLARI, TRONA VE ASFALTİT MADENLERİ İLE NÜKLEER ENERJİ HAMMADDELERİNİN İŞLETİLMESİNİ, LİNYİT VE DEMİR SAHALARININ BAZILARININ İADESİNİ DÜZENLEYEN KANUN

Bu düzenleme bor tuzları, uranyum ve toryum ile asfaltit, linyit ve demir madencilik haklarının devletin kontrolüne geçmesini ve kamu kurumlarına devrini hedefler; mevcut ruhsatlar geçersiz sayılır ve haklar bu yeni çerçeveye göre yeniden düzenlenir. Devir kapsamında belirlenen sahalar kamu kurumlarının işletmesine geçer; ilgili hak ve yükümlülükler kamu kurumlarına devredilir ve özel hukuk tüzelkişilerine verilen ruhsatlar iptal edilir. Devir dışında kalan ve kamu kurumlarına devri öngörülen sahalar için eski sahiplerine iade edilmesi talep edildiğinde iade sağlanır; iade edilmesi öngörülen sahalar için ödenen veya bankaya bloke edilen tazminatlar geri verilir. İade işlemleri tamamlandığında kayıtlar güncellenir ve ilgili yükümlülükler yerine getirilir; iade edilmemiş sahalar kamu kurumlarının tasarrufunda kalır. İlemler tamamlanıncaya kadar bazı işlemler iptal edilebilir; mevcut yasal çerçeveye göre işlemeye devam edilir. Kamu kurumları altında kalan sahalar ile iade edilmeyen sahalar arasındaki ayırıcı uygulamalar bu çerçevede yürütülür.

Kanun 1705
1930-06-19

TİCARETTE TAĞŞİŞİN MEN´İ VE İHRACATIN MURAKABESİ VE KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, gıda maddeleri hariç olmak üzere iç ve dış ticarette tağşiş ve hileleri önlemek ve ticaret mallarının güvenilirliğini sağlamak amacıyla belirli hammaddeler ile bunlardan türeyen ürünlerin üretim, ambalaj, etiketleme, taşıma ve depolama süreçlerinde uygulanacak usul ve şartları belirler. Bu kapsamda uygun bulunmayan maddelerin satışa veya ihracata konu edilmesi engellenebilir. İnceleme ve denetim işlemlerini yürüten kişiler numune alabilir ve teftiş raporları düzenleyebilir; teftiş sonucu mevzuata aykırı hareket tespit edildiğinde gerekli bildirimler yapılır. Saptanan suiistimaller durumunda ilgili kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir; bu durumda görevden uzaklaştırma veya memurluktan çıkarma gibi sonuçlar doğabilir ve evraklar adli veya idari süreçlere devredilir. Ayrıca uygunsuzluk devam ederse üretim ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilmesi ve uygunluk sağlanmazsa malların kamuya geçmesi gibi sonuçlar doğabilir. Mevzuatta zaman içinde değişiklikler yapılarak yaptırımların uygulanabilirliği ve usullerde farklılaşmalar meydana gelmiştir.

Kanun 5811
2008-11-22

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların ekonomiye kazandırılmasını ve işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır. Yurt dışında bulunan ve kanıtlanan varlıklar Türkiye’ye getirildiğinde ya da beyanla kayda alındığında değerleri Türkiye’de belirtilerek defterlere kaydedilir; bu varlıklar özel bir fon hesabında gösterilir ve fon sermayenin bir cüz’ü olarak kabul edilir, başka amaçla kullanılamaz ve tasfiye halinde vergilendirilmez; bu varlıklar dönem kazancının hesaplarına dahil edilmez. Türkiye’de bulunan ancak işletmenin özkaynakları içinde yer almayan varlıklar için de beyan ve vergilendirme yapılır; değer üzerinden vergi uygulanır ve vergi ödenir; beyanda bulunanlar bu vergiyi ödemekle yükümlüdür. Beyan edilen varlıklar için vergi, ilgili hesaplardan ödenir ve bu verginin banka ve aracı kurumlar tarafından da ayrıca beyan edilmesi ve ödenmesi gerekir. Beyan edilen varlıklar nedeniyle verilen vergi, gider olarak kabul edilmez ve bu varlıkların amortismana tabi tutarı yoktur; elden çıkarılmasından doğan zararlar da vergisel gider olarak dikkate alınmaz. Beyan veya beyanda bulunanlar için bazı durumlarda tarhiyat veya vergi incelemesi uygulanmaz veya diğer hükümlerden istisnalar bulunabilir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir; uygulamayı yürüten merci ve süreçler bu kapsamda belirlenir.

Kanun 3867
1940-06-05

EREĞLİ KÖMÜR HAVZASINDAKİ OCAKLARIN DEVLETÇE İŞLETTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkileri şu şekildedir: - Ereğli Kömür Havzası içindeki kömür ocaklarının devlet yineleyici bir işletmecilik yaklaşımıyla yönetilmesi kararlaştırılır ve özel hak sahiplerinin ocaklarla olan ilişkileri sonlandırılır. - Ocaklarda bulunan malvarlığı ve tesisatlar için yetkili makamlarca bir değerleme yapılır; bu değerleme sonucunda hak sahiplarının alacaklarının nasıl karşılanacağı belirlenir. - Değerlemeyi yürüten temsilciler ve ilgili kurullar kararlarını çoğunlukla verir; kararlar bağlayıcıdır; itirazlar olduğunda hakem mekanizması devreye girer. - Belirlenen kıymetler hak sahiplerine ödenir; ödeme süreçleri devletin mali planları ve ilgili uygulamalar çerçevesinde yürütülür. - Ocaklar ve tüm müştemilatıyla birlikte işletme yönetimi devlete geçer ve devletin işletme idaresi tarafından kullanılır ve korunur. - Mevcut çalışanların hakları korunur; devletin işletmeye geçiş sürecinde kadro yapısı, terfi ve ücret konularında uygun geçiş sağlanır. - İmtiyaz ve imal ruhsatı sahipleriyle olan mevcut ilişkiler sona erer; bu kişilerle ilgili sözleşmeler devreden işletme tarafından yeniden düzenlenmez. - Uygulama alanı, gereği halinde deniz altı kömür yataklarını kapsayacak biçimde genişletilebilir. - Anlaşmazlıklar için arabuluculuk ve hakem mekanizmaları öngörülmüş olup, verilen kararlar bağlayıcıdır.

Kanun 2082
1977-03-24

İSTANBUL, KAYSERİ, BURSA KAPALI ÇARŞILARININ ONARIMI VE İMARI HAKKINDA KANUN

Onarım ve imar işlemleri, mimari ve inşai karakter korunacak şekilde yürütülür; proje ve teknik şartnameler için ilgili kurulun görüşü alınır. Gerekli finansman ödeneklerle sağlanır ve harcamalar bu kaynaktan karşılanır. Onarımla ilgili giderler, taşınmazın mal sahibinin yüzölçümüyle orantılı olarak düşecek şekilde belirlenir. Harcamalar ve gerekli ödemeler, faizlerle birlikte ve belirlenen süreler içinde maliklerden tahsil edilir; taksitlendirme uygulanabilir. Borçlanmayı istemeyenler için yazılı bildirim yükümlülüğü bulunur; bu durumda kamulaştırma işlemleri için yetkili kurum devreye girer. Onarımdan önce kiracı olanlar için kira bedeli yürürlükteki yasa hükümlerine uygun olarak ödenirse kira sözleşmeleri devam eder. Onarım için gerekli görülen tarihlerde malik veya kiracı taşınmazı geçici olarak boşaltmak veya çalışmalarına izin vermek zorundadır; belirtilen süre içinde hareket edilmezse icra dairelerinden talep edilebilir. İtiraz ve şikayetler, boşaltmayı durdurmaz ve yargı organlarına ihtiyati tedbir için müracaat yapılamaz. İcra işlemleri resim ve harca tabi değildir. Onarım sırasında meydana gelen tazminat veya zarar taleplerine bulunulamaz.

Kanun 5667
2007-05-30

BANKACILIK İŞLEMLERİ YAPMA VE MEVDUAT KABUL ETME İZNİ KALDIRILAN TÜRKİYE İMAR BANKASI TÜRK ANONİM ŞİRKETİNCE DEVLET İÇ BORÇLANMA SENEDİ SATIŞI ADI ALTINDA TOPLANAN TUTARLARIN ÖDENMESİ HAKKINDA KANUN

- Bu kanun, batık durumda olan banka ile ilgili olarak mevduat sahiplerine ödemelerin nasıl yapılacağını düzenler; ödemeler özel olarak çıkarılan devlet iç borçlanma senetleriyle ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu aracılığıyla gerçekleştirilir. - Hak sahipliğinin tespiti bankanın kendi kayıtlarına dayanır; hak sahibi olmak için gerekli başvuru şekli, talep belgeleri ve ödeme şartları gibi işlemler için ayrı bir yönetim tarafından uygulama esasları belirlenecektir. - Hak sahibi olarak belirlenen kişiler tek seferde nakden ödeme alır; hak sahipliği olmayanlara ödeme yapılmaz; sahte belgeyle ödeme talep edenlere cezai ve hukuki yaptırımlar uygulanır; yapılan ödemelerden fazla çıkarsa bu fazlalık geri alınır. - Hak sahiplerine yapılan ödemeler nedeniyle hak ve alacaklar üzerinde çeşitli tedbirler uygulanabilir; tasarruf yetkisinin kısmen veya tamamen kaldırılması, mal ve değerlerin zaptı ve ilgili hesaplara aktarılması gibi güvence tedbirleri olabilir. - Ödemelerle ilgili belgeler, aracılık işlemleri ve diğer usuller için gerekli mevzuatla ayrıntılı esaslar belirlenecektir; damga vergisi ve harçtan muafiyet sağlayan bir düzenleme öngörülür. - Sahte belgeyle ödeme yapıldığı tespit edilirse, ilgili kişiler için hapis ve para cezaları öngörülür. - Vergi açısından bazı geçici uygulamalar vardır; offshore hesaplara ilişkin gelirlerle ilgili ertelenen vergiler ve bunlara bağlı cezalar ile gecikme zarfı süreçleri ödemeler tamamlanıncaya kadar ertelenir ve bu süre zarfında faizin işletilmemesi sağlanır. - Kanunun uygulanması ve gerekli usul ve esaslar için yetkili makamlar tarafından uygulanır.

Kanun 4743
2002-01-31

MALİ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa bankalar ve diğer mali kurumlar tarafından borçluların finansal darboğaz halinde olan kredilerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin pratik etkileri sağlar. - Finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşmaları kapsamında mevcut krediler için vadelerin uzatılması, kredinin yenilenmesi, ilave yeni kredi verilmesi, anapara ve/veya faizin indirilmesi veya faizden vazgeçilmesi, kredilerin iştirakte çevrilmesi, kredilerin kısmen veya tamamen ayni ya da nakdi bedelle devir ve temlik edilmesi, Kredilerin teminat karşılığı tasfiye edilmesi gibi çeşitli tedbirler uygulanabilir. - Bu süreçte alacaklılar ve borçlular bir araya gelerek finansal yeniden yapılandırma sözleşmeleri imzalayabilir; bazı kurumsal taraflar gerektiğinde ilave finansman sağlayabilir ve borçlularla yapılacak sözleşmelere taraf olabilir. - Vergi, harç ve fon yükümlülüklerinde istisnalar uygulanır; ayrıca alacaklıların edinecekleri varlıkları elden çıkardıkları durumlarda da istisnalar geçerli olabilir. - Kredilere ilişkin teşvik belgeleri ve ihracat taahhüt süreleri, yeniden yapılandırılan borçlar için uzatılabilir; bu durum borçlulara yatırım ve ihracat hedeflerini sürdürme imkanı sağlar. - Sözleşme hükümlerine uymayan borçlar için tahsilat süreçleri devam edebilir; mevcut vergi ve harç istisnaları, bu süreçlerin uygulanması açısından korunur. - Bu mekanizma alacaklılar arasında çok taraflı bir yapı kurulmasına olanak tanır ve bankalar ile kamuya ait ilgili kurumların da katılımına açık olur; böylece çeşitli finansman ve yapılandırma seçenekleri ortaya çıkabilir.

Kanun 86
1960-09-22

YATIRIMLAR (HOLDİNG) ANONİM ŞİRKETİNE BAZI İSTİSNA VE MUAFLIKLAR VERİLMESİNE DAİR KANUN

Yatırımlar Holding şirketinin kuruluşu ve ihraç edeceği tahvillerle ilgili işlemlerde maliyet ve bürokrasi yükünün azaltılmasını sağlar. Yabancı sermaye yatırımı yapan hissedarlar, bu yatırımlardan doğan haklardan yararlanır ve bu hakların kullanılmasını şirket yetkilileri takip eder. Ortaklarca verilecek iştirak taahhütnameleriyle esas sözleşmenin hazırlanması, onaylanması, tescil ve ilanı ile hisse senedi ve tahvil ihracı süreçlerinde bazı resmi giderler ve vergilerden muafiyet uygulanır. Şirket, ticaret ve sanayi odaları kaydıyla ilgili ücretlerden muaf olur.