İlgili Mevzuat:

D-8 ULUSLARARASI İCRA DİREKTÖRLÜĞÜNÜN TÜRKİYE DE YARARLANACAĞI AYRICALIKLAR, BAĞIŞIKLIKLAR VE KOLAYLIKLARA DAİR KANUN

10 / 1.595 sonuç gösteriliyor

Kanun 3964
1994-02-01

KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ULUSLARARASI SEKRETARYASI İLE KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ PARLAMENTER ASAMBLESİ ULUSLARARASI SEKRETARYASININ TÜRKİYE´DE YARARLANACAĞI AYRICALIKLAR,BAĞIŞIKLIKLAR VE KOLAYLIKLARA DAİR KANUN

- KEİ Uluslararası Sekretaryası Türkiye’de hukuken bir tüzel kişi olarak kabul edilir; bu, sekreteryanın Türkiye sınırları içinde kendi faaliyetlerini bağımsız biçimde sürdürebilmesini sağlar. - Sekreterya ve çalışanları, uluslararası kuruluşlar için öngörülen ayrıcalıklar, dokunulmazlıklar ve kolaylıklardan yararlanır; bu haklar, resmi görevlerle ilgili işlemlerde güvenlik ve operasyonel kolaylıklar sağlar. - Bu hakların hangi koşullarda ve nasıl uygulanacağı, ilgili kamu otoritesi tarafından çıkarılacak mevzuatla belirlenir. - Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile Türkiye’de daimi ikamet edenler bu ayrıcalık ve imtiyazlardan yararlanamaz; haklar, Türkiye’de ikamet etmeyen yabancı personel için geçerlidir. - Yasanın uygulanması ve hakların kullanımına ilişkin düzenlemeler yürütülür.

Kanun 5657
2007-05-20

KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ İŞ KONSEYİ ULUSLAR ARASI SEKRETARYASININ TÜRKİYEDE YARARLANACAĞI AYRICALIKLAR, BAĞIŞIKLIKLAR VE KOLAYLIKLARA DAİR KANUN

Türkiye’de Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü İş Konseyi Uluslararası Sekretaryası’nın tüzel kişiliğe sahip olması sağlanır. Sekretarya ile çalışanları için ayrıcalıklar, bağışıklıklar ve kolaylıklar tanınır. Bu ayrıcalıkların ve bağışıklıkların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar dışişleri bakanlığı tarafından belirlenir. Kapsamda kimlerin yararlanabileceğine dair sınırlamalar bulunmaktadır.

Kanun 5978
2010-04-06

YURTDIŞI TÜRKLER VE AKRABA TOPLULUKLAR BAŞKANLIĞINA İLİŞKİN BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN

Bu kanun, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın örgüt yapısını değiştirerek bazı birim ve kuralların kaldırılmasıyla sadeleşme veya yeniden yapılandırma yönünde etkili olur. Bu durum, Başkanlığın mevcut personel rejimi ve atama süreçlerinde değişiklikler doğurabilir; mevcut çalışanların bazı kadrolara geçişine ilişkin geçici hükümler getirilmiş olup, şartlar karşılanmazsa kadrolar üzerindeki etkiler ortaya çıkabilir. Mali işlemler açısından belirli ödeneklerin özel bir hesap üzerinden yönetilmesi öngörülmüş ve harcama ile denetim esasları belirlenmesi gerektiği bildirilmiştir. Bazı hükümler uygulanamaz hale gelmiş veya yürürlükten kaldırılmıştır. Sonuç olarak Başkanlığın operasyonel alanı, kadro ve bütçe uygulamaları açısından yeniden düzenlenebilir ve bu süreçte operasyonel uygulamalarda değişiklikler yaşanabilir.

Kanun 4501
2000-01-21

KAMU HİZMETLERİ İLE İLGİLİ İMTİYAZ ŞARTLAŞMA VE SÖZLEŞMELERİNDEN DOĞAN UYUŞMAZLIKLARDA TAHKİM YOLUNA BAŞVURULMASI HALİNDE UYULMASI GEREKEN İLKELERE DAİR KANUN

Kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde doğabilecek uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözülmesini öngören bir çerçeve oluşturur ve bu yolun uygulanmasına ilişkin temel ilkeleri belirler. Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıklar için milletlerarası tahkim yoluyla çözüm seçeneklerini netleştirir; Türkiye’de toplanarak Türk hukukuna veya yabancı hukuka göre karar verecek hakem veya hakem kurulunda, yabancı bir ülkede toplanıp karar verecek hakem veya hakem kurulunda veya kendi tahkim usulüne sahip bir milletlerarası tahkim kuruluşunda çözüm kabul edilebilir. Tahkim yolunun uygulanması halinde taraflar arasındaki tahkim anlaşmasının veya tahkim şartının sözleşmeye konulması gerekir ve bu şart veya sözleşmede şu konuların ayrıntılı biçimde düzenlenmesi beklenir: uyuşmazlıkların kapsamı, uygulanacak kurallar, tahkim yerinin belirlenmesi, hakem veya hakem kurulunun sayısı ve niteliği, hakemlerin yetkisi ve yargılama usulü, kullanılacak dil, maddihukukun seçimi, tarafların delil ibrazı, bilirkişilerin seçimi, taraflara bildirim şekli ve süresi, tahkim süresi, delil toplama yetkisi ve usulleri, hakem ücreti ve diğer giderler ile vekalet ücretinin paylaşımı ve benzeri konular. Hukuki olarak uyuşmazlıkta etkin biçimde tahkim yolunun tercih edildiğini gösteren bir sözleşme içinde sözleşmenin yürürlüğe girmesine ilişkin esaslar belirlenir. Hüküm bulunmayan hallerde, bu kanunla ve ilgili uluslararası anlaşmalarla getirilmeyen konularda genel hukuk hükümleri ile uluslararası özel hukuk hükümleri uygulanır.

Kanun 3071
1984-11-10

DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASINA DAİR KANUN

Dilekçe hakkı, Türk vatandaşlarına ve Türkiye’de ikamet eden yabancılara kendileriyle ya da kamu ile ilgili dilek ve şikâyetlerini yazılı olarak yetkili makamlara başvurma imkânı sağlar; yabancılar için karşılıklılık esası gözetilmekte ve dilekçelerin Türkçe yazılması şartıyla bu haktan yararlanılabilir. Dilekçede bulunması zorunlu şartlar arasında başvuru sahibinin adı ve soyadı ile imzası ve iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir. Dilekçe, konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmişse ilgili yetkili makama gönderilir ve dilekçe sahibine bilgi verilir. İncelenemeyecek dilekçeler arasında belli bir konuyu içermeyenler, yargı alanına giren konular ile şartlardan herhangi birini taşımayanlar yer alır. Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi konusunda başvurunun sahibi, başvurunun sonucu veya işlem safahatı hakkında gerekçeli olarak bilgilendirilir ve gerekli durumlarda duyuru yapılır. Başvuruların incelenmesi ve karara bağlanması sürecinde, ilgili makamlar dilekçeyi incelemek ve karar vermek üzere gerekli adımları atar; başvuru sahiplerinden talep edilen bilgi ve belgeyi sunmaları istenir ve idari denetim yapılması, bilirkişi görevlendirilmesi ve yerinde inceleme gibi işlemler gerçekleştirilebilir; kamu kurumları ve kamu personeli bu taleplere uygun olarak yanıt verir ve gerekli tedbirleri almak zorundadır. Yabancılar açısından ilke olarak, Türkiye’de ikamet edenler bu haktan yararlanabilir; karşılıklılık esası ve dilekçelerin Türkçe yazılması şartları uygulanır.

Kanun 6570
2014-11-29

İSTANBUL TAHKİM MERKEZİ KANUNU

- Bu kanunun temel amacı, İstanbul Tahkim Merkezi’nin kurulması ve merkeziyle ilgili usul ve esasların düzenlenmesi yoluyla uyuşmazlıkların tahkim veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle çözümünü sağlamaktır; yabancı unsurlu uyuşmazlıklar da dahil edilebilir. - Merkez, tüzel kişiliğe sahip özel hukuk hükümlerine tabi bir kurum olarak faaliyet gösterir ve tahkim ile ADR kurallarını belirleme, hizmetleri yürütme, tanıtım ve yayın yapma, bilimsel çalışmaları teşvik etme ve uluslararası iş birliğini geliştirme görevlerini üstlenir. - Merkezin yapısı çeşitli organlardan oluşur ve bu organlar yoluyla merkez işleyişi, karar alma süreçleri ve yönetim faaliyetleri yürütülür. - Genel Kurul, temsilci gruplarını da içeren çeşitli çıkar gruplarını temsil eden üyelerden oluşarak merkezi yöneten ve denetleyen kararlar alır; bütçe, düzenlemeler ve işleyişle ilgili konuları onaylar. - Yönetim Kurulu merkezi günlük olarak yönetir, uygulanacak kuralları ve bütçeyi hazırlar ve merkezi idare eder. - Denetçi, merkez faaliyetlerini denetler ve raporlar sunar; iç denetim süreci merkez sağlığını ve hesap verebilirliği güvence altına alır. - Danışma Kurulu, tahkim ve ADR konularında deneyimli üyelerden oluşur ve merkez için görüş ve yönlendirme sağlar. - Millî Tahkim Divanı ve Milletlerarası Tahkim Divanı, merkez bünyesinde çalışır; taraflar arasındaki uyuşmazlıkları inceleyip kararlar alır ve karar süreçleriyle ilgili belirli itiraz mekanizmaları bulunur. - Genel Sekreterlik, merkezi günlük işleyişi yürütür, gerekli personeli yönetir ve tahkim ile ADR kurallarının uygulanmasını sağlar; bu personelin gizlilik ve etik yükümlülükleri vardır. - Gizlilik ve çıkar çatışması konularında, merkez organlarının üyeleri ve çalışanları görevi süresince ve sonrasında gizli kalmayı, öğrendikleri bilgileri açıklamamayı ve ilgili taraflarla paylaşmamayı taahhüt eder. - Merkezin gelir ve gider yönetimi, sunulan hizmetlerden elde edilen gelirler ve paylar üzerinden sağlar; bazı üyeler için özel finansman uygulamaları söz konusu olabilir ve merkez gerekli harcamaları yapabilir. - Hükümler, hüküm içermeyen konularda genel medeni hukuk ve dernekler kanunu hükümlerinin uygulanmasına dayanır. - Geçiş süreci, merkez kurulmadan önce hizmetlerin nasıl yürütüleceğini belirler ve temsilci atama süreçleriyle ilk toplantının yapılması gibi pratik adımları içerir; ayrıca başlangıç mali kaynaklarıyla ilgili düzenlemeler de bulunur.

Kanun 3335
1987-04-07

ULUSLARARASI NİTELİKTEKİ TEŞEKKÜLERİN KURULMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa uluslararası alanda işbirliği amacı güden teşekküllerin kurulması, mevcut teşekküllerin faaliyetleri ve bunlara katılım için temel kuralları belirler. Türkiye’de veya yurt dışında kurulacak ya da mevcut teşekküllerin uluslararası nitelikte birlikler, federasyonlar veya benzeri yapılar kurması veya bunların şubelerini açması, uluslararası faaliyette bulunması veya mevcut derneklerle işbirliği yapması izne bağlıdır. Türkiye’de kurulan teşekküller tüzel kişilik kazanır; kuruluş bildirisi ve ekleri ilgili makama verilerek varlık kazanır. Amaç kaybolduğunda veya yükümlülükler yerine getirilmediğinde teşekküller kendiliğinden sona erebilir. Kamu kurumları ise uygun görülmesi halinde bu amaç doğrultusunda kurulu uluslararası teşekküllere iştirak edebilir. Teşekküllerin denetimi mevcut dernekler yasasının hükümlerine göre yapılır; milli menfaatlere aykırı faaliyet bulunduğunun anlaşılması halinde teşekkülün faaliyeti geçici olarak durdurulabilir. Teşekküllerin üyelikleri, organları, toplantı ve karar usulleri ile faaliyetleri tüzüklerinde belirlenir ve bu konular için görüş alınarak onaylanır. Mevcut teşekküller için uyum zorunluluğu ve bu uyum sağlanmazsa hukuki varlıklarının sona ermesi öngörülür. Geçiş hükümleriyle mevcut teşekküllerin bu kurallara uygun hale gelmesi için süreçler belirlenir.

Kanun 4457
1999-11-04

TÜRK AKREDİTASYON KURUMUNA İLİŞKİN ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER HAKKINDA KANUN

Türkiye’de uygunluk değerlendirme faaliyetlerini akredite etme yetkisi tek kurum tarafından yürütülür. Ancak bu kurum kendi kapsamı içindeki bazı faaliyetlerin akreditasyonu konusunda faaliyette bulunamaz ve akreditasyonla ilgili hizmetleri doğrudan ya da dolaylı olarak sunamaz; kalibrasyon, deney, tıbbi deney, belgelendirme, muayene, doğrulama, yeterlilik testi sağlama, referans malzeme üretimi, numune alma ve benzeri uygunluk değerlendirme faaliyetlerinin akreditasyonu bu kapsama girer. Ayrıca uygunluk değerlendirme kuruluşlarını akredite edemez ve akreditasyonla ilgili hizmet sunumuna ilişkin beyanda bulunamaz. Bu değişiklikler, idari yapı ve yönetim uygulamalarında bazı hükümlerin kaldırılması veya değiştirilmesiyle yönetim kurulu ve diğer birimlerin çalışma şeklini etkilemektedir.

Kanun 4875
2003-06-17

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımlar serbestçe gerçekleştirilebilir ve yabancı yatırımcılar yerli yatırımcılarla eşit muamele görür. Doğrudan yatırımlar kamulaştırma veya devletleştirme açısından güvence altındadır; kamu yararı bulunmadıkça ve karşılığı ödenmedikçe uygulanamaz. Yabancı yatırımların elde ettiği kar, temettü, satış, tasfiye bedelleri ve lisans gibi ödemeler dış ülkelere serbestçe transfer edilebilir. Uyuşmazlıklar için milli veya uluslararası tahkim dahil çeşitli çözüm yolları kullanılabilir. Nakit dışı sermayenin değeri yasal çerçeve içinde belirlenir ve uluslararası aktörler tarafından değerlemesi yapılabilir. Yabancı uyruklu personelin istihdamına çalışma izni sağlanır. Türkiye’de ticari faaliyet gerektirmeden irtibat büroları açılabilir. Yatırımlara ilişkin istatistiki bilgilerin toplanması ve paylaşılması yoluyla yatırım politikalarının belirlenmesi amaçlanır; bilgiler yalnızca istatistik amacıyla kullanılır. Yatırımla ilgili politika belirleme sürecinde ilgili görüşler dikkate alınır ve mevzuat değişiklikleri için uygun görüş alınır. Mevzuatta mevcut yabancı sermayeli kuruluşlar bu düzenlemenin uygulanmasına tabidir ve geçmiş haklar korunur. Uygulama için gerekli yönetmelikler çıkarılır ve bu düzenlemelere göre uygulanır.

Kanun 7252
2020-07-28

DİJİTAL MECRALAR KOMİSYONU KURULMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

İnternet kullanımının temel haklara ve özel hayata saygılı, çocukların gelişimine zarar vermeyecek şekilde sürdürülmesini amaçlayan inceleme, görüş, raporlama, tavsiye ve bilgilendirme işlemlerini yürütmek üzere bir komisyon kurulur. Komisyon, kendisine havale edilen işleri değerlendirir ve bu doğrultuda görüş ve öneriler üretir. İnternet üzerinden işlenen suçlarla mücadele konusunda görüş ve öneriler geliştirilir. Uluslararası gelişmeleri izleme ve gerektiğinde yurt dışında incelemelerde bulunma imkânı sağlanır; bu konularda görüş ve öneriler sunulur. İnternetin hukuka uygun kullanımını kamuoyuna bilgilendirme amacıyla projeler ve etkinlikler yürütülür. Kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve meslek kuruluşları ile işbirliği yapılarak gerektiğinde uzmanlardan görüş alınır. Çalışma usul ve esasları mevcut mevzuata göre belirlenir.