İlgili Mevzuat:

KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ İLE FONLARIN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNCE DENETLENMESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

10 / 3.845 sonuç gösteriliyor

Kanun 5840
2009-03-24

KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU KANUNU

Bu yasa kadının haklarını koruma ve geliştirme amacıyla Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu adında bir komisyonun kurulmasını ve görev, yetki ile çalışma esaslarının belirlenmesini sağlar. Komisyonun görevi olarak esas veya tali olarak havale edilen işleri incelemek, kanun teklifleri ile olağanüstü hal sırasında çıkarılan kararların kadın-erkek eşitliği açısından uygunluğunu inceleyerek görüş sunmak amaçlanır. Her yasama dönemi sonunda kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasına yönelik gelişmeleri ve komisyonun faaliyetlerini kapsayan bir değerlendirme raporu hazırlamak ve sunmak öngörülür. Uluslararası gelişmeleri takip etmek, gerektiğinde yurtdışı incelemelerde bulunmak ve bu konularda Meclisi bilgilendirmek hedeflenir. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların kadın hakları ve eşitliği konusundaki hükümleri ile ulusal mevzuat arasındaki uyum için yapılması gereken değişiklikleri ve düzenlemeleri belirlemek yetkisi vardır. Mevzuatın ihlaline ve toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığa ilişkin iddiaları incelemek ve gerekli gördüğü hallerde ilgili yerlere iletmek görevi bulunur. Kamuyu bilgilendirme amacıyla kamuoyunu bilgilendirme etkinlikleri yapmak da görevler arasındadır. Komisyon bilgi ve doküman talep etmek, kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve benzeri paydaşların çalışmalarından yararlanmak için yetkilidir; gerektiğinde uzman görüşüne başvurabilir ve Ankara dışında da çalışabilir. İstatistiksel ve operasyonel işlerde gerekli bilgi akışını sağlayarak çalışma için uygun bilgiye ulaşmayı hedefler; faaliyetleri için harcamalar bütçe kapsamında karşılanan giderlerle yürütülür. Toplantılar, mevcut üyelerin katılımı ile karar verilir ve kararlar toplantıya katılanların çoğunluğu ile alınır; karar yeter sayısı belirli bir orana bağlı olarak sağlanır. İçtüzük hükümlerine tabi olarak çalışmalarını yürütür ve yürütme süreçlerinde denetim ve koordinasyon yetkisini kullanır. Geçici hükümler kapsamında siyasi parti gruplarının üyelik adayları belirlenir ve bu üyeler belirlenen süre için görev yapar. Bu yapı, ana hatlarıyla komisyonun oluşturulması, işleyişi, yetkileri ve çıktılarının pratik etkisini şekillendirir.

Kanun 3686
1990-12-05

İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU KANUNU

Bu kanun, insan hakları konusunda uluslararası gelişmeleri izlemek, uygulamaların bu gelişmelere uyumunu sağlamak ve başvuruları incelemek amacıyla parlamentoda İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun kurulmasını ve çalışma esaslarını belirler. Komisyon, uluslararası insan hakları standartları ile ülkenin Anayasa ve mevzuatına uygunluğu arasındaki uyumu sağlamak için gerekli değişiklikleri tespit edip önermekle görevlidir. Türkiye’nin insan hakları uygulamalarını inceleyerek iyileştirme çözümleri önerebilir, kanun tekliflerini ve olağanüstü hal sırasında çıkarılan kararları görüşüp görüş ve öneri bildirebilir. İnsan haklarının ihlallerine ilişkin iddiaları incelemek ve gerektiğinde ilgili mecralara iletmek yetkisine sahiptir. Ayrıca gerektiğinde yurtdışındaki insan hakları ihlallerinin incelenmesini sağlayabilir ve bulguları paylaşarak tartışmaya sunabilir. Komisyon, çalışmalarını raporlar halinde sunar ve bu raporlar ilgili mecralara iletilerek gündeme alınabilir. İnceleme konusunun sorumluları hakkında genel hükümlere göre işlem yapılması için bildirimde bulunabilir. Bilgi edinme ve inceleme amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarından bilgi talep edebilir, gerektiğinde görüş alma ve konu üzerinde çalışmalar yürütmek için alt komisyonlar kurabilir. Faaliyetleri ilgili mecralarda paylaşılabilir ve konunun ilerlemesi sağlanır.

Kanun 3620
1990-01-06

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN DIŞ İLİŞKİLERİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme TBMM’nin dış ilişkilerini düzenler ve bu ilişkilerin hangi çerçeveler içinde yürütüleceğini belirler. Dostluk grupları ve parlamentolararası birlikler kurulabilir ve dostluk grupları tüm Meclis üyelerine açıktır. Heyetler Meclisi temsil eden ve yedek üyelerden oluşur; üyelerin belirlenmesi parti gruplarının iç yönerge hükümlerine göre yapılır ve heyet başkanı oyla belirlenir. Asıl üyenin katılmadığı toplantılara yedek üye tam yetkiyle katılır; bu katılımın yönetim sorumluluğu belirleyicidir. Üyelikler siyasi parti grubunun konumuna göre sona erebilir ve grupların temsil dengelerinde değişiklikler tespit edilerek gerekli düzenlemeler yapılır. Dostluk grupları ile parlamentolararası birlikler için gerekli tüzükler hazırlanır; dostluk gruplarının dış temas heyetleri kurulabilir ve dış temaslar yürütülür. Parlamentolararası birlikler için tüzük varsa bu tüzüğe uyulur ve dış temasların düzenli katılımını sağlayacak hükümler öngörülür. Yabancı parlamentolara yapılacak resmi ziyaret kararları meclis kararına bağlıdır; davetler diplomatik yoldan iletilir ve kabul halinde heyetler seçilir. Heyet başkanları toplantılara gitmeden önce gündemi bildirir ve dönüşte faaliyet raporları sunar; ayrıca yıllık faaliyet raporu da hazırlanır ve gerekli görüldüğünde meclis bilgilendirilir. Heyetler ile koordinasyonu sağlamak amacıyla meclis yürütmesi gerekli düzenlemeleri yapar ve heyetler arasındaki bilgi alışverişini destekler. Meclis binalarının milletlerarası toplantılar için kullanılmasına yetki verilir ve buna ilişkin bildirimler yapılır. Yürürlükteki bazı eski düzenlemeler yürürlükten kaldırılır. Araya giren tatil zamanlarında taleplerin karşılanamaması halinde kararlar alınır ve süreç yürütülür. Katılımda yabancı dil şartı uygulanır; katılım sağlayacak üyelerin ilgili dillerde yeterli olduğunu kanıtlaması gerekir; dil yeterliliği uygun bulunmayan adaylar yerine yenileri gösterilir; dostluk grupları ile yabancı parlamentolara ziyaret amacıyla gidecek heyetlerde dil şartı aranmaz. Hükümet gerekli temasları ve bilgiyi sağlar ve heyetlere gerekli desteği sunar. Siyasi tanıtma amacıyla yabancı parlamenterlerle temas için heyet gönderilmesi kararı alınır ve bu kararlar hayata geçirilir. Heyet başkanları koordinasyonu sağlar, toplantılar öncesi ve dönüşte raporlar sunar ve gerektiğinde yıllık toplantı halinde bilgi paylaşır. Bu düzenlemenin amacı TBMM’nin dış ilişkilerini planlı, dengeli ve koordineli şekilde yürütmektir.

Kanun 3671
1990-10-28

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÜYELERİNİN ÖDENEK, YOLLUK VE EMEKLİLİKLERİNE DAİR KANUN

Bu yasa Meclis üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik haklarını belirler. Aylık ödenekler en yüksek devlet memurunun aldığı tutara göre belirlenir ve bu kapsamda vergi muafiyeti uygulanır. Yolluklar ilgili ödenek üzerinden verilir ve haczedilemez. Meclis üyeleri en yüksek devlet memurunun mali ve sosyal haklarından yararlanır. Meclis üyeleri ve dışarıdan atanan bakanlar emeklilik süreciyle sosyal güvenlik kurumlarıyla ilişkilendirilir ve emekli olduklarında bazı aylıklar kesilebilir; hizmet yılları için fiili hizmet zammı uygulanır. Meclis üyeleri ile görevleri sona erenler ve bakmakla yükümlü oldukları aileler için tedavi ve diğer sosyal haklar Meclis bütçesinden sağlanır ve kamu kurumlarının sosyal tesislerinden yararlanabilir. Ölüm halinde ölüm yardımı ödenir ve dul ve yetimlerin hakları için gerekli destekler sağlanır. Meclis üyeliği ve eski üyeliklerle ilgili işlemlerde kimlik belgesi verilir ve bu belge resmî kimlik olarak kabul edilir; bu belgeyle ilgili işlemler ve bildirimler resmî kurumlar nezdinde kolaylık sağlar. Uygulama usulleri yönetmeliklerle belirlenir.

Kanun 3067
1984-11-06

KALKINMA PLANLARININ YÜRÜRLÜĞE KONMASI VE BÜTÜNLÜĞÜNÜN KORUNMASI HAKKINDA KANUN

- Kalkınma Planları ilgili kuruluşa ait mevzuata uygun olarak hazırlanır ve onay için yetkili makam tarafından parlamentoya sunulur. - Planlar önce komisyonlarda, ardından Meclis Genel Kurulunda görüşülür; planın tümü üzerinde bölümler halinde çalışma ve aralıksız görüşme esasları uygulanır. - Plan üzerinde yapılan değişiklikler, planın bütünlüğünü bozmayacağı kabulüyle ele alınır; değişiklik önergeleri tek tek oylanır ve gerekçeli olarak değerlendirilir. - Geri verme önergelerinin gerekçeleri planla birlikte sunulur ve bu gerekçeler üzerinde ayrı ayrı karar verilir; gerekli görülen durumlarda bu önergeler planın yeniden görüşülmesine yol açar. - Planla ilgili olarak kabul edilen geri verme gerekçeleri planla birlikte yeniden sunulur ve nihai karar verilir. - Planın kabulünden sonra değişiklik yapılması da aynı usullere tabidir. - Planla uyumlu olmayan kanun tasarı ve teklifler incelenir ve uygun bulunmadıkları takdirde reddedilir. - İçtüzük hükümleri, Kanun’da açıkça düzenlenmemiş hallerde uygulanır. - Önceki düzenlemeler yürürlükten kaldırılır ve mevcut yürütme süreçleri bu çerçevede işler.

Kanun 4847
2003-04-19

AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU KANUNU

Avrupa Birliği Uyum Komisyonu adıyla bir ihtisas komisyonunun kurulması, Türkiye’nin AB katılım süreci ile AB mevzuatına uyum çalışmalarını izleme ve yönlendirme kapasitesi kazanması anlamına gelir. Komisyon, AB gelişmelerini izler, müzakere süreçlerine katkıda bulunur ve sunulan tasarılar ile olağanüstü hal durumunda çıkarılan kararların AB mevzuatına uygunluğunu inceleyerek görüş sunar. Ayrıca katılım sürecine ilişkin gelişmeleri takip eder ve yıl sonunda bu süreçteki ilerlemelere ilişkin bir değerlendirme raporu hazırlar. AB kurumları ve diğer üye ile aday parlamentoları ile ilişkileri yürütür, gerekli bilgi ve dokümanların temin edilmesini sağlar; gerektiğinde uzmanlardan görüş alabilir. Gerekli görüldüğünde yurt içi ve yurt dışı çalışmalar yapılabilir. Toplantı kararları için çoğunluk esasına göre karar alınır ve çalışmalar içtüzük hükümlerine uygun olarak yürütülür. Komisyon, faaliyetlerini rapor halinde sunar ve bu rapor gerektiğinde gündeme alınabilir.

Kanun 2946
1983-11-11

KAMU KONUTLARI KANUNU

Kamu konutlarıyla ilgili tahsis, oturma süresi, kira ve yönetim işlemlerinin temel ilkeleri belirlenir ve kamu kurumlarına ait konutların personel yararlanmasına ilişkin esaslar ortaya konulur. Kapsam olarak bu konutlar yurt için ve yurt dışında inşa veya satın alınır, bu kurumların personeli için ayrılır; ancak zaruri hallerde kiralama yapılabilir. Konut türleri özel tahsisli, görev tahsisli, sıra tahsisli ve hizmet tahsisli olarak sınıflandırılır; hangi türün kimlere tahsis edileceği ve tahsis şartları yönetmelikte belirlenir ve puanlama esasına göre uygulanır. Oturma süreleri özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda görevin veya hizmetin devamı süresince oturulabilir; sıra tahsisli konutlarda oturma süresi sınırlı tutulur ve süre tamamlandığında başka uygun kişi yoksa uzatma durumu değerlendirilebilir. Kira uygulaması belirli konutlar için uygulanmazken, diğer konutlarda kira maaş üzerinden kesilerek tahsil edilir ve bütçeye gelir olarak kaydedilir. İşletme, bakım ve onarım gibi konutla ilgili detaylar bu kanunun uygulama kısmında ele alınır; bazı hükümler geçerli olanlar ise yönetmelikte belirtilir. Konutlardan çıkış, tahsis esasındaki görevin son bulması veya oturma şartlarının kaybolması gibi durumlarda zorunlu hale gelir; emeklilik, nakil veya memuriyet sıfatının sona ermesi gibi hallerde de konutların tahliye edilmesi gerekir; ölüm halinde aileler konuttan çıkarılır. Konutlara izinsiz işgal veya oturma durumunda gerekli işlem başlatılır; bu durumda konutlar, genel olarak yetkili makamlarca tahliye ettirilir ve bu süreç mahkeme başvuruları sonucunda durdurulmaz. Konutların nitelikleri açısından inşa veya satın alınacak konutlar için belirli bir büyüklük sınırlaması bulunur; özel tahsisli veya görev tahsisli konutlarda bu kısıtlama uygulanmayabilir. Yasak hükümler olarak toplu iş sözleşmeleri veya özel sözleşmelere bu kanuna aykırı hükümler konulamaz; idari yetki kullanılarak da bu kanuna aykırı işlem yapılamaz. Yönetmelik, bu kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve yürürlüğe girer. Kanunun bazı hükümleri belirli koşullarda yürürlüğe girer ve diğer hükümler yayımlandığı anda yürürlüğe girer.

Kanun 6569
2014-11-26

TÜRKİYE SAĞLIK ENSTİTÜLERİ BAŞKANLIĞINA İLİŞKİN BAZI DÜZENLEMELER İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- TÜSEB adıyla bir merkezi yapı kurulur ve sağlık enstitülerinin kurulumu, yönetimi ve faaliyetleri bu yapı üzerinden koordine edilir. - Enstitülerde Ar-Ge projeleri için gerekli niteliklere sahip personel, proje süresince sözleşmeli olarak çalıştırılabilir; burslardan doğan yükümlülükler TÜSEB’e devredilebilir; yabancı uzmanlar çalışma izinleri kapsamında geçici olarak istihdam edilebilir; akreditasyonla ilgili görevler için ödemeler bütçe çerçevesinde belirli sınırlar içinde yapılabilir. - Projeler kapsamında ortaya çıkan fikri haklar TÜSEB’e ait olur; haklar üzerinden elde edilecek gelirler sözleşmelerle paylaştırılır ve paylar ortaklık hissesi, kar payı veya ciro paylaşımı biçiminde verilebilir. - TÜSEB tarafından desteklenen projelerde görev alan kamu kurumlarındaki personel için proje teşvik ödemeleri yapılabilir; ödemeler proje sözleşmelerinde tanımlanan usul ve oranlara göre düzenlenir ve proje süresine bağlı olarak uygulanır. - Yükseköğretim kurumlarındaki öğretim üyelerinin TÜSEB’te çalışması akademik kariyer açısından değerlendirilir ve bu süreçte ilgili süreler sayılır. - TÜSEB’in mali işlemleri vergisel olarak avantajlı bir çerçeveye tabidir; bağış ve yardımlar vergiden düşülebilir; ithalat ve damga vergisi gibi bazı yükümlülükler istisnaTopics kapsamına alınabilir ve belirli vergisel uygulamalardan muafiyetler uygulanabilir. - TÜSEB’e ait mal ve ekipmanlar devlet malı sayılır; enstitülerde protokoller kapsamında uzmanlık eğitimi ve bilimsel çalışmalar yürütülebilir ve bu çalışmalar eğitim süreçlerine entegre edilir. - Bu düzenlemeler sağlık alanında araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin koordinasyonu için etkili bir yönetişim ve finansman yapısı kurmayı amaçlar.

Kanun 3577
1989-07-01

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı ithalatta haksız rekabet oluşturan dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın yol açtığı maddi zarar veya zarar tehdidine karşı üretim dalını korumak için uygulanacak önlemlere ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Şikayet veya gerekli hallerde inceleme yoluyla damping veya sübvansiyonlu ithalat incelenebilir. Şikayet eden üreticiler veya üretim dalı adına hareket eden gerçek/tüzel kişiler başvurabilir. İnceleme sonucunda zarar veya zarar tehdidi tespit edilirse, damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar damping vergisi veya telafi edici vergi uygulanabilir; gerektiğinde zarar giderilmesini sağlayacak şekilde daha düşük bir oranda vergi uygulanabilir. Geriye dönük uygulama ve diğer ayrıntılar ilgili ilkelerle belirlenir. Soruşturma sürecinde geçici önlemler uygulanabilir; bu önlemlerin amacı zararı önlemektir ve belirlenen oran veya miktarda teminat veya geçici tedbirler alınabilir; süreler ve uygulanış şekilleri düzenlenir. Kesin önlemler, zarar giderilene kadar veya belirlenen şartlar gerçekleşince uygulanır; damping ve telafi edici vergi birlikte uygulanamaz; ancak dampling veya sübvansiyonlu ithalatın üretim dalını tamamen durdurması amaçlanmaz. Taahhütler de söz konusu olabilir; ithalat yapan ülke veya ihracatçı kendi kendine veya kurul önerisiyle taahhütte bulunabilir. Taahhütler uygulandığında soruşturma durdurulabilir veya sonuçlandırılabilir; taahhütler yerine getirilmediğinde gerekli önlemler alınabilir. Mükellefler damping veya telafi edici vergi ödemekle yükümlü olan gerçek veya tüzel kişiler olarak belirlenir. Vergi toplama ve tahsilat işlemleri ilgili gümrük uygulamalarıyla uyumlu olarak yapılır; gerektiğinde teminat alınabilir ve teminatlar iade edilebilir. Soruşturma kapatıldığı veya durdurulduğunda geçici önlemler kaldırılır ve alınan teminatlar iade edilir; kararlar doğrultusunda yeniden soruşturma açılabilir veya mevcut önlemler gözden geçirilebilir. Bu mekanizmanın dünya ticaret kurallarıyla uyumlu çerçevede uygulanması hedeflenir ve ithalata ilişkin kararlar üretici/üretim dalı ile ithalatçı taraflar arasında adil bir denge sağlamayı amaçlar.

Kanun 4681
2001-06-21

CEZA İNFAZ KURUMLARI VE TUTUKEVLERİ İZLEME KURULLARI KANUNU

Bu yasa ceza infaz kurumları ile tutukevlerinin yönetim, işleyiş ve uygulanmalarını yerinde görmek ve tespitleri rapor halinde sunmak amacıyla izleme kurullarının kurulmasını ve görevlerini düzenler. İzleme kurulları, adlî yargı çevresindeki ceza infaz kurumları ve tutukevleri için oluşturulur ve başkanla çalışır. Kurullara seçilecek üyelerde aranan nitelikler belirlenir; siyasî partilerle ilişkisi olmayanlar arasından seçilir ve göreve başlamadan önce and içerler. Üyeler, ceza infaz kurumlarındaki infaz ve ıslah uygulamalarını yerinde görmek, yöneticilerden bilgi almak, hükümlü ve tutukluları dinlemekle görevlidir; ayrıca sağlık ve yaşam koşulları ile güvenlik ve sevk nakil işlemlerini incelemekle sorumludur. Gördükleri aksaklık ve eksiklikleri yetkili mercilere bildirir ve tespitlerini rapor halinde düzenler; raporlar ilgili birimlere iletilir. Raporların konuları ve uygulanabilir önerilerin yerine getirilip getirilmediğine ilişkin bilgiler kamuoyuna açıklanabilir. Toplantılar düzenli olarak yapılır; kararlar çoğunlukla alınır; kurum güvenliğini etkileyebilecek konularda idareye bilgi verilir. Üyelikten ayrılma halleri ve boşluklar hızlı biçimde doldurulur; görevleri sırasında edinilen bilgiler korunur ve yetkisiz olarak açıklanamaz. Gorevler nedeniyle işlenen suçlar için gerekli inceleme izinleri verilir ve güvenlik açığının bulunduğu durumlarda gerekli adımlar atılır. Toplantı başına huzur ücreti ve harcırah ödenir; giderler bütçeden karşılanır. Gerekli geçici hükümler doğrultusunda kurullar oluşturulur ve yönetmelik çıkarılır. Bu yasa yürürlüğe girer ve yürütülür.