İlgili Mevzuat:

DEVLET VE ONA BAĞLI MÜESSESELERDE ÇALIŞAN İŞÇİLERE İLAVE TEDİYE YAPILMASI VE 6452 SAYILI KANUNLA 6212 SAYILI KANUNUN İKİNCİ MADDESİNİN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN

10 / 3.597 sonuç gösteriliyor

Kanun 4736
2002-01-19

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ÜRETTİKLERİ MAL VE HİZMET TARİFELERİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmetlere uygulanacak tarife konusunda genel olarak ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamayacağı hüküm taşır. Ancak belirli hak sahipleri ve belirli hizmetler için ücretsiz ya da indirimli tarife sağlanması mümkün kılınır; belediyeler ve belediyeler tarafından kurulan toplu taşıma hizmeti sağlayıcıları da şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde bu hakları uygulayabilir. Ücretsiz veya indirimli yolculuk hakkının kullanılmaması durumunda tarife üzerinden idari para cezası uygulanabilir. İlgili hizmetlere ilişkin uygulama usul ve esasları düzenleyici işlemlerle belirlenir. Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle daha önce uygulanmakta olan bazı ücretsiz veya indirimli tarife uygulamaları sona erer. Geçici hüküm, mevcut ücretsiz seyahat haklarının korunmasını sağlar. Yasanın uygulanmasına ilişkin kararlar ve uygulamayı yönlendiren kurallar düzenleyici süreçlerle belirlenir.

Kanun 1475
1971-09-01

İŞ KANUNU

Kıdem tazminatı, iş sözleşmesi işveren tarafından belirli nedenlerle feshedildiğinde veya işçinin kendi isteğiyle belirli şartlar altında sona ermesi hâllerinde hak olarak doğar ve hizmet süresi üzerinden ödenir; aynı süre için birden fazla tazminat ödenmez. Tazminat hesaplanırken son ücret esas alınır; ücret sabit değilse son bir yıllık dönemde ödenen ortalama ücret üzerinden hesaplanır; son dönemde maaş zammı varsa bu zamlı ücret üzerinden hesaplama yapılır. Ayrıca işçinin aldığı diğer para ve kanunen sağlanan menfaatler de hesaba katılabilir. İşyerinin devri veya başka bir işverene geçmesi hâlinde, kıdem tazminatı süreleri toplam olarak hesaplanır; yeni ve eski işverenler bu toplam süre üzerinden sorumludur; devreden işverenin sorumluluğu devir esnasındaki çalışma süresi ve ücretle sınırlı olabilir. İşçinin ölümü halinde haklar mirasçılarına gider. Aynı hizmet süresi için birden fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenemez. Kıdem tazminatının ödenmesi geciktirilirse, gecikme faizi uygulanabilir. Kıdem tazminatı için işveren tarafından kamu kurumlarında veya ilgili kurumlardan oluşan bir fon tesis edilmesi mümkün olabilir ve bu fonun kurulumu ile işlemleri kanunla düzenlenir. Kamu hizmetlerindeki geçmiş hizmet süreleri ve emeklilik/yaşlılık durumları kıdem tazminatının hesaplanmasını ve ödenmesini etkileyebilir; bazı hizmet süreleri için kıdem tazminatı gerektirmeyebilecek hâller söz konusu olabilir ve ilgili sınırlamalar uygulanabilir. Geçiş ve değişikliklerle ilgili bazı hükümlerin uygulanmasına dair geçiş hükümleri bulunur.

Kanun 4654
1944-08-14

MEMLEKET İÇİ DÜŞMANA KARŞI SİLAHLI MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

Bu metnin amacı olağanüstü hallerde iç düşmana karşı savunmaya yönelik olarak belirli vatandaşların silah ve ilgili araçlarla karşı koyma yükümlülüğünü getirmektir. Erkek ve kadın vatandaşlar için uygun yaş grubundaki bireylerin, belirli bölgelerde ve gerekli görüldüğünde silahlanmaya ve savunmaya katılması öngörülür; eğitim ve hazırlık çalışma ve talimatlar bu kapsamda uygulanır. Ayrıntılı eğitim ve talim süreçleri, belirlenen yerleşim yerlerinde ilgili öğreticilerin gözetiminde yürütülür; sağlık durumları ve özel hallerin söz konusu olduğu durumlarda muaflık veya ayrı düzenlemeler uygulanabilir. Silahlar, cephaneler, gerekli teçhizat ve ikamet yerinden temin edilerek, muhataplara sağlanır ve gerektiğinde barınma imkanı sunulur. Hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, kaçanlar, vazifeyi ihmal edenler veya görevlerin uygulanmasını güçleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; ceza verilmesi, yükümlülüğün uygulanmasını durdurmaz. Halkı korkutacak veya yanlış tedbir almaya yöneltecek ölçüde asılsız veya abartılı haberler yayanlar hapis cezası ile cezalandırılır. Müdafaa amacıyla kullanılan tesis ve teçhizatın zarar görmesi veya çalınması durumunda ciddi cezalar uygulanır; zarar veya ziyan kasıtlı mı yoksa ihmal sonucu mu olduğuna göre cezalar değişir. Müdafaa amacıyla verilen silah ve eşyayı temellük edenler, bu eşyaları kasıtlı olarak tahrip edenler veya imha edenler için belirlenen cezalar uygulanır; bu eşyaların zayi olması veya kullanılamaz hale gelmesine yol açan fiiller için de hapis cezaları söz konusudur. Kanunun uygulanması ve denetimiyle ilgili uygulama görevi ilgili makam tarafından yürütülür.

Kanun 2531
1981-10-06

KAMU GÖREVLERİNDEN AYRILANLARIN YAPAMAYACAKLARI İŞLER HAKKINDA KANUN

Kamu görevlerinden ayrılanlar, bağlı bulundukları kurumun görev alanıyla ilgili konularda ayrılıştan sonra belirli bir süre doğrudan veya dolaylı olarak iş alamaz, taahhüt veremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamazlar. Bu kısıtlama ilgili yerler için geçerlidir ve özel kanunlarda yer alan yasaklar saklıdır. Seferberlik ve eğitim amacıyla silah altında bulunanlar için bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ancak muvazzaflık hizmetini bitirenler için bazı özel koşullar uygulanabilir. Uzman tabipler, tıp uzmanlık yapanlar, diş tabipleri ve eczacılar kendi adlarına yaptıkları mesleki faaliyetler konusunda kurum ve kuruluşlarla sözleşme yapabilirler. Bu kanuna aykırı hareket edenler hapis cezası ile cezalandırılabilir. Kanunda daha önceki bazı hükümler kaldırılmıştır. İstisnalar ve uygulamadaki ayrıntılar özel yasa ve mevzuata bağlı olarak belirlenir.

Kanun 4301
1997-08-09

CEZA İNFAZ KURUMLARI İLE TUTUKEVLERİ İŞYURTLARI KURUMUNA İLİŞKİN BAZI MALİ HÜKÜMLERİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

İşyurtları kurumuna ait mallar devlet malı sayılır ve bu mallara karşı işlenen suçlar devlet malına karşı suç olarak cezalandırılır. Ücretler işyurdu tarafından ödenir ve hükümlü ile tutuklulara mesleki eğitim ile iş becerisi kazandırmayı amaçlayan çalışmalar yapılır. Çalışma saatleri içinde ve tatil günlerinde yapılan çalışmalar için ödeme yapılabilir; ayrıca kâr payı dağıtımı ve performans teşvikleri belirli şartlar altında uygulanabilir. İşyurtları kurumunun gelir ve karları Hazine payına ayrılmaz, sermayeye eklenir. Yönetmelik kapsamındaki bazı hükümler uygulanmaz veya yürürlükten kaldırılmıştır.

Kanun 5544
2006-10-07

MESLEKÎ YETERLİLİK KURUMU İLE İLGİLİ BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN

Bu yasa Meslekî Yeterlilik Kurumu’nun görevlerini, organlarını ve yönetim yapısını belirgin şekilde ortaya koyar; kurumun iç işleyişini ve denetim mekanizmasını netleştirir. Ulusal meslek standartlarının hazırlanması ve uygulanması ile Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi’nin entegrasyonu ve belgelendirme ile sınav süreçlerinin yürütülmesi sorumluluğunu kuruma yükler; kalite güvence ölçütlerini belirler. Sektör komitelerinin kurulması ve ilgili tarafların temsil edildiği danışma ve karar organlarının oluşturulmasıyla politika üretimine ve uygulamaya katılımı sağlar. Geçici veya özel işler için dış uzmanların görevlendirilmesini olanaklı kılar; bu çalışmalar için ödeme sınırları ve usulleri belirli kurallara bağlar. Kurum personelinin atanma şartları, emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden statüsünü düzenler; Başkan ve yönetim kurulunun görev ve yetkilerini tanımlar. Kurum’un mali işleyişi, bütçe ve denetim süreçlerini düzenler; denetim ve uyum mekanizmalarını kurumsallaştırır. Tehlikeli işlerde çalıştırılacak kişilerin meslekî yeterlilik belgesine sahip olmalarının zorunlu olması yönünde uygulama getirilir; bazı emsal istisnalar ve geçiş hükümleriyle yürürlüğe giren düzenlemeleri içerir; denetim ve yaptırım mekanizmalarını öngörür. Uluslararası akreditasyon ve mesleki yeterlilik süreçlerinin uyumlu ve uygulanabilir hale getirilmesi için gerekli çerçeveyi ortaya koyar.

KHK 631
2001-07-13

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN MALİ VE SOSYAL HAKLARINDA DÜZENLEMELER İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu kararname kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarında yeni sınır ve hesaplama kuralları getirir. Kapsama dahil kuruluşlarda yönetim veya denetim kurulu üyeleri ve benzeri görevliler için yapılacak ödemeler, belirlenen üst sınır ve hangi ödemelerin hangi kalemlerden oluşacağı konusunda net kurallara bağlanır. Birden çok görevi beraber yürütenler için hangi görevin ücretinin ödeneceği asli görevli olunan kuruma bildirilir ve sadece bildirilen görev için ödeme yapılır. Ödeme tutarları, belirlenen periyotta hesaplanan net ortalama üzerinden sınırlandırılır ve bu sınır, kuruluşlar için ayrı ayrı veya birlikte belirlenebilir; gerektiğinde azaltılabilir veya değiştirilir. Temsil ve görev tazminatı gibi ödemeler için de bu çerçevedeki oranlar ve kapsamlar uygulanır ve bu sınırları aşması mümkün değildir. Ödemeler ve vergilendirme işlemleri ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür ve ödemeler kayıt altına alınır. Uygulamanın netleşmesi için gerekli yönerge ve açıklamalar yapılır. Kapsama dışında kalan bazı kamu kurum ve kuruluşları bu hükümlere tabi değildir; kapsama dahil olanlar için ise esaslar geçerlidir. Geçici hükümlerle mevcut uygulama korunur ve yeni düzenlemenin uygulanacağı geçiş sürecinde uyum adımları yapılır.

Kanun 3867
1940-06-05

EREĞLİ KÖMÜR HAVZASINDAKİ OCAKLARIN DEVLETÇE İŞLETTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkileri şu şekildedir: - Ereğli Kömür Havzası içindeki kömür ocaklarının devlet yineleyici bir işletmecilik yaklaşımıyla yönetilmesi kararlaştırılır ve özel hak sahiplerinin ocaklarla olan ilişkileri sonlandırılır. - Ocaklarda bulunan malvarlığı ve tesisatlar için yetkili makamlarca bir değerleme yapılır; bu değerleme sonucunda hak sahiplarının alacaklarının nasıl karşılanacağı belirlenir. - Değerlemeyi yürüten temsilciler ve ilgili kurullar kararlarını çoğunlukla verir; kararlar bağlayıcıdır; itirazlar olduğunda hakem mekanizması devreye girer. - Belirlenen kıymetler hak sahiplerine ödenir; ödeme süreçleri devletin mali planları ve ilgili uygulamalar çerçevesinde yürütülür. - Ocaklar ve tüm müştemilatıyla birlikte işletme yönetimi devlete geçer ve devletin işletme idaresi tarafından kullanılır ve korunur. - Mevcut çalışanların hakları korunur; devletin işletmeye geçiş sürecinde kadro yapısı, terfi ve ücret konularında uygun geçiş sağlanır. - İmtiyaz ve imal ruhsatı sahipleriyle olan mevcut ilişkiler sona erer; bu kişilerle ilgili sözleşmeler devreden işletme tarafından yeniden düzenlenmez. - Uygulama alanı, gereği halinde deniz altı kömür yataklarını kapsayacak biçimde genişletilebilir. - Anlaşmazlıklar için arabuluculuk ve hakem mekanizmaları öngörülmüş olup, verilen kararlar bağlayıcıdır.

Kanun 3653
1939-07-04

YALOVA TERMAL KAPLICALARININ İDARESİ VE İŞLETİLMESİ HAKKINDA KANUN

Yalova kaplıcaları ve bunlara ait alanlar devlete ait olarak kalır ve işletme için kamu yönetimiyle doğrudan işletim veya özel kişi/özel hukuk tüzel kişilerine kira verilmesi ya da restore-et-işlet-devret yöntemiyle devredilmesi seçenekleriyle işletilebilir. İşletme çalışmalarının nasıl yürütüleceği ve muhasebe uygulamalarının esasları için uygun esaslar belirlenir. Kiraya verildiğinde gelirler belirli kaynaklara aktarılır ve kalan kısmı bütçeye gelir olarak kaydedilir. Kiralama yoluyla işletilmeye geçildiğinde bazı hükümler uygulanmaz. Binaların yerleşimi ve inşa şekli belirli plana göre yapılır; plana aykırı olan yapılar yıkıma tabi olabilir. Her bina için verilecek arsa miktarı sınırlıdır; bu sınır aşıldığında arsa konusundaki kararlar bu çerçevede alınır. İnşaate başlanması için belirli bir süre öngörülür; süre dolmadan tamamlanmayan inşaatlar devlet adına işlem görür ve bazı durumlarda süreler uzatılabilir; varisler için de haklar devralınabilir. Tarife işletme sahibiyle birlikte belirlenir ve uygulanır; kiralama veya devri söz konusu olduğunda tarife yeniden düzenlenebilir. Kaplıcalara ilişkin tüm mal varlığı devlet adına korunur ve suiistimaller durumunda cezai yaptırımlar uygulanır.

Kanun 2489
1934-06-06

KEFALET KANUNU

- Kefalet Sandığı, kamu idarelerinde görevli memur, sözleşmeli personel ve işçilerden oluşan kefalet kapsamındaki kişiler için para, senet ve benzeri değerleri güvence altına almak ve bunları alıp vermeyi kolaylaştırmak amacıyla kurulmuştur; sandık, bu kapsamda olanlar için geçerlidir. - Sandığın sermayesi, kefalet kapsamındaki görevlerden kesilen kesintilerden, verilen para cezalarından, sandık işletmesinden elde edilen kazançlardan ve kefalete tabi personel çalıştıran kurumların gerektiğinde yapacağı yardımlardan oluşur. - Kefalet aidatları iki türdür: giriş aidatı ve aylık aidat. Giriş aidatı, memur aylığının katsayısı ile belirlenen tutarın bir kısmını oluşturur ve dört taksitte kesilir. Aylık aidat, memur aylığının katsayısı ile belirlenen tutarın her ay maaş veya ücretten kesilmesini öngörür. - Geçici olarak kefalete bağlı görev verilenler için bazı istisnalar ve özel uygulamalar bulunur; bu durumda aynen geçerli olan kurallar uygulanmayabilir, ancak genel olarak kefalete bağlı ödemelerden yararlanırlar. - Kefalet kapsamında görev yapanlardan zimmet ya da ihtilas suçunun sabit olduğu tespit edilirse, bu kişiler hakkında işlem yapılır ve sandığın alacakları, devletin diğer alacaklarına karşı öncelikli olarak karşılanır; bu durumda ilgili kimse devlet işlerinde bir daha çalışamaz. - Zimmet veya ihtilas edilen para ve ayniyatla sandığın alacakları, diğer devlet alacaklarına göre önceliklidir ve sandık hak ve alacakları takip edilir. - Sandık sermayesi vergilerden muaf tutulur; sandıkta bulunan paralar sahibine iade edilene kadar teminattır ve üçüncü kişilerin haciz talepleri, sahiplerine verildiğinde yerine getirilir. - Sandığın muhasipleri ve murakabeyi yapanlar, denetim ve hesap verebilirlik kapsamında belirlenen yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır; ihmal ve zararlar halinde cezai işlemler uygulanabilir. - Bu kanun kapsamına girenler dışında kalan devlet teşebbüsleri veya kurumlar için gerektiğinde kefalet sandığı kurulmasına ve ilgili yönetmeliklerin çıkarılmasına imkan tanınır; bu, kapsam dışında kalan kurumlar için geçerli düzenlemeler içerebilir. - Askeri mensuplar için bu kanun uygulanmaz; askeri mevzuat hükümleriyle yürütülür. - Geçici hükümler ve geçiş düzenlemeleri mevcut ilişkilerin sonlandırılması sonrası uygulanacak kuralları belirler. - Genel olarak, kefalet sandığı faaliyetleri, zararların tazmini ve benzeri finansal işlemler için belirli denetim ve idari süreçler öngörür; amaç, kefalete bağlı personelin işlemlerindeki güvenliği ve kurumların zararlarını azaltmayı sağlamaktır.