İlgili Mevzuat:

SEFERBERLİKTE VEYA FEVKALADE HALLERDE ASKERİ ŞAHISLARA AİT HUKUK DAVALARİYLE İCRA TAKİPLERİNDE YAPILACAK MUAMELELER HAKKINDA KANUN

10 / 3.652 sonuç gösteriliyor

Kanun 6815
1956-07-24

SINIR, KIYI VE KARA SULARIMIZIN MUHAFAZA VE EMNİYETİ VE KAÇAKÇILIĞIN MEN VE TAKİBİ İŞLERİNİN DAHİLİYE VEKALETİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

- Kaçakçılık men’i ve takibi ile sınır güvenliğiyle ilgili sorumluluklar merkezi bir düzene kaydırılarak, operasyonlar iç güvenlik ve kolluk sistemi içinde yürütülür hale gelir; bu kapsamda yetkiler devralınır ve uygulanır. - Bazı özel bölgelerde ve alanlarda kaçakçılığın önlenmesiyle ilgili yetkiler mevcut kurumlar tarafından sürdürülür; bu bölgelerde yürütülen görevler korunur. - Sınır koruma görevleri için geçici olarak seyyar jandarma birliklerinin görevlendirilmesi ve bu birliklerin görev yapısının belirlenmesi planlanır. - Jandarma ve ilgili güvenlik yapıları aracılığıyla sınır ve gümrük bölgelerindeki faaliyetler koordine edilir; bazı yetki ve sorumluluklar yeniden organize edilir. - İç güvenlik amacıyla istihbarat teşkilatı kurulur ve gerekli bütçe ayrılır; bu teşkilat kaçakçılıkla mücadelede bilgi toplama ve analiz kapasitesini güçlendirir. - Subaylar ve diğer personelin yetiştirilmesi, istihdamı ve disiplin uygulanması yeni çerçevede düzenlenir. - Gümrük muhafaza birimlerinin sahip olduğu teçhizat ve malzeme yönetimi yeniden yapılandırılır; bazı ekipmanlar devredilir, kalanlar mevcut çerçevelerde kullanılır. - Mevcut personelin haklarının korunması ve devrin sürekliliğini sağlamak amacıyla geçici hükümler uygulanır. - Bu değişiklikler, sınır güvenliği ve kaçakçılıkla mücadelede merkezi bir yapıya geçiş yoluyla operasyonel süreçleri yeniden organize etmeyi amaçlar.

Kanun 4654
1944-08-14

MEMLEKET İÇİ DÜŞMANA KARŞI SİLAHLI MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

Bu metnin amacı olağanüstü hallerde iç düşmana karşı savunmaya yönelik olarak belirli vatandaşların silah ve ilgili araçlarla karşı koyma yükümlülüğünü getirmektir. Erkek ve kadın vatandaşlar için uygun yaş grubundaki bireylerin, belirli bölgelerde ve gerekli görüldüğünde silahlanmaya ve savunmaya katılması öngörülür; eğitim ve hazırlık çalışma ve talimatlar bu kapsamda uygulanır. Ayrıntılı eğitim ve talim süreçleri, belirlenen yerleşim yerlerinde ilgili öğreticilerin gözetiminde yürütülür; sağlık durumları ve özel hallerin söz konusu olduğu durumlarda muaflık veya ayrı düzenlemeler uygulanabilir. Silahlar, cephaneler, gerekli teçhizat ve ikamet yerinden temin edilerek, muhataplara sağlanır ve gerektiğinde barınma imkanı sunulur. Hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, kaçanlar, vazifeyi ihmal edenler veya görevlerin uygulanmasını güçleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; ceza verilmesi, yükümlülüğün uygulanmasını durdurmaz. Halkı korkutacak veya yanlış tedbir almaya yöneltecek ölçüde asılsız veya abartılı haberler yayanlar hapis cezası ile cezalandırılır. Müdafaa amacıyla kullanılan tesis ve teçhizatın zarar görmesi veya çalınması durumunda ciddi cezalar uygulanır; zarar veya ziyan kasıtlı mı yoksa ihmal sonucu mu olduğuna göre cezalar değişir. Müdafaa amacıyla verilen silah ve eşyayı temellük edenler, bu eşyaları kasıtlı olarak tahrip edenler veya imha edenler için belirlenen cezalar uygulanır; bu eşyaların zayi olması veya kullanılamaz hale gelmesine yol açan fiiller için de hapis cezaları söz konusudur. Kanunun uygulanması ve denetimiyle ilgili uygulama görevi ilgili makam tarafından yürütülür.

Kanun 2531
1981-10-06

KAMU GÖREVLERİNDEN AYRILANLARIN YAPAMAYACAKLARI İŞLER HAKKINDA KANUN

Kamu görevlerinden ayrılanlar, bağlı bulundukları kurumun görev alanıyla ilgili konularda ayrılıştan sonra belirli bir süre doğrudan veya dolaylı olarak iş alamaz, taahhüt veremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamazlar. Bu kısıtlama ilgili yerler için geçerlidir ve özel kanunlarda yer alan yasaklar saklıdır. Seferberlik ve eğitim amacıyla silah altında bulunanlar için bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ancak muvazzaflık hizmetini bitirenler için bazı özel koşullar uygulanabilir. Uzman tabipler, tıp uzmanlık yapanlar, diş tabipleri ve eczacılar kendi adlarına yaptıkları mesleki faaliyetler konusunda kurum ve kuruluşlarla sözleşme yapabilirler. Bu kanuna aykırı hareket edenler hapis cezası ile cezalandırılabilir. Kanunda daha önceki bazı hükümler kaldırılmıştır. İstisnalar ve uygulamadaki ayrıntılar özel yasa ve mevzuata bağlı olarak belirlenir.

Kanun 4301
1997-08-09

CEZA İNFAZ KURUMLARI İLE TUTUKEVLERİ İŞYURTLARI KURUMUNA İLİŞKİN BAZI MALİ HÜKÜMLERİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

İşyurtları kurumuna ait mallar devlet malı sayılır ve bu mallara karşı işlenen suçlar devlet malına karşı suç olarak cezalandırılır. Ücretler işyurdu tarafından ödenir ve hükümlü ile tutuklulara mesleki eğitim ile iş becerisi kazandırmayı amaçlayan çalışmalar yapılır. Çalışma saatleri içinde ve tatil günlerinde yapılan çalışmalar için ödeme yapılabilir; ayrıca kâr payı dağıtımı ve performans teşvikleri belirli şartlar altında uygulanabilir. İşyurtları kurumunun gelir ve karları Hazine payına ayrılmaz, sermayeye eklenir. Yönetmelik kapsamındaki bazı hükümler uygulanmaz veya yürürlükten kaldırılmıştır.

Kanun 1481
1971-09-15

ASAYİŞE MÜESSİR BAZI FİİLLERİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, ağır suç işleyen firari sanıklar için güvenlik güçlerinin silah kullanma yetkisini getirir; teslim olmaları için ilan edilen süre geçerse veya sanık güvenlik güçlerine karşı tehdit veya saldırıda bulunursa silah kullanılabilir. Teslim olmamak için belirlenen sürenin ilanı kamuya duyurulur. Kullanılan silah yetkisi, firari sanığın teslim olmaması halinde ve güvenlik güçlerine karşı tehdit veya saldırı durumlarında da uygulanabilir. Müsademe sırasında veya kaçma halinde yardımcı olanlar da aynı hükümlere tabidir. Polis veya güvenlik güçlerinin silah kullanımıyla ilgili soruşturma, başsavcılık tarafından bizzat yürütülür; dava açıldığında sanık duruşmadan vareste tutulabilir ve hakkında açığa alma veya işten el çektirme işlemleri uygulanmaz. Sanık veya hükümlüyü saklayanlar, silah veya cephane temin edenler için ilgili suçun cezasına göre cezai yaptırımlar uygulanır; ancak ceza, temel suçun cezası üzerinden belirli sınırlamalar içerebilir. Bu kapsamda usul ve füru ile karı/koca veya kardeşinin lehine fiiller işleyenler için ceza ilişkili olarak farklı şekilde uygulanabilir. Birinci bendinde sayılan ilanın başlangıcı ve nasıl yapılacağına ilişkin düzenleme, adalet ve içişleri bakanlıkları tarafından yapılacak hükümlerde yer alır. Ek Madde ile devletin bütünlüğünü bozma veya güvenliğe karşı işlenen suçlarda bu tür suçların faillerini yakalamaya yardımcı olanlara veya kimliklerini bildirenlere ödül verilebileceği öngörülür; ödülün miktarı ve ilan esasları ilerleyen düzenlemeyle belirlenir ve bu kişilerin kimlikleri gizli tutulur. Ödül uygulamasının yürütülmesine ilişkin esaslar ayrıca düzenlenir.

Kanun 4736
2002-01-19

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ÜRETTİKLERİ MAL VE HİZMET TARİFELERİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmetlere uygulanacak tarife konusunda genel olarak ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamayacağı hüküm taşır. Ancak belirli hak sahipleri ve belirli hizmetler için ücretsiz ya da indirimli tarife sağlanması mümkün kılınır; belediyeler ve belediyeler tarafından kurulan toplu taşıma hizmeti sağlayıcıları da şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde bu hakları uygulayabilir. Ücretsiz veya indirimli yolculuk hakkının kullanılmaması durumunda tarife üzerinden idari para cezası uygulanabilir. İlgili hizmetlere ilişkin uygulama usul ve esasları düzenleyici işlemlerle belirlenir. Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle daha önce uygulanmakta olan bazı ücretsiz veya indirimli tarife uygulamaları sona erer. Geçici hüküm, mevcut ücretsiz seyahat haklarının korunmasını sağlar. Yasanın uygulanmasına ilişkin kararlar ve uygulamayı yönlendiren kurallar düzenleyici süreçlerle belirlenir.

Kanun 3284
1937-12-25

BAZI MADEN HURDALARININ DIŞARI ÇIKARILMASININ YASAK EDİLMESİ VE SATINALINMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa, belirli metal hurdaları ile bunların hurda hâllerinin ve kullanılamayacak biçimdeki aktüel malzemelerin ülke dışına çıkarılmasını yasaklar; iç piyasada satışı serbesttir. Kendi ihtiyaçlarından fazla olanlar için ilgili durumlarda askerî fabrikalara devredilmesi öngörülür. Hurdaların satın alınması için gerekli finansman veya ödenek yaratılır. Hurdalar, belirlenen şartlar ve fiyatlar üzerinden askerî fabrikalar için satın alınır; satış ve satın alma süreçleri, dış ve iç piyasa fiyatları dikkate alınarak yürütülür; nakil giderleri de göz önünde bulundurulur. Devlet demiryolları idaresi, hurdaların nakli sırasında belirli bir ücret alır. Yurt dışına çıkarmaya teşebbüs edenler veya çıkartanlar için idarî yaptırımlar uygulanır; el konulur ve kamuya geçirilecek şekilde tasarruf işlemi yapılır; el konulan hurdalar askerî fabrikalara teslim edilir.

Kanun 2489
1934-06-06

KEFALET KANUNU

- Kefalet Sandığı, kamu idarelerinde görevli memur, sözleşmeli personel ve işçilerden oluşan kefalet kapsamındaki kişiler için para, senet ve benzeri değerleri güvence altına almak ve bunları alıp vermeyi kolaylaştırmak amacıyla kurulmuştur; sandık, bu kapsamda olanlar için geçerlidir. - Sandığın sermayesi, kefalet kapsamındaki görevlerden kesilen kesintilerden, verilen para cezalarından, sandık işletmesinden elde edilen kazançlardan ve kefalete tabi personel çalıştıran kurumların gerektiğinde yapacağı yardımlardan oluşur. - Kefalet aidatları iki türdür: giriş aidatı ve aylık aidat. Giriş aidatı, memur aylığının katsayısı ile belirlenen tutarın bir kısmını oluşturur ve dört taksitte kesilir. Aylık aidat, memur aylığının katsayısı ile belirlenen tutarın her ay maaş veya ücretten kesilmesini öngörür. - Geçici olarak kefalete bağlı görev verilenler için bazı istisnalar ve özel uygulamalar bulunur; bu durumda aynen geçerli olan kurallar uygulanmayabilir, ancak genel olarak kefalete bağlı ödemelerden yararlanırlar. - Kefalet kapsamında görev yapanlardan zimmet ya da ihtilas suçunun sabit olduğu tespit edilirse, bu kişiler hakkında işlem yapılır ve sandığın alacakları, devletin diğer alacaklarına karşı öncelikli olarak karşılanır; bu durumda ilgili kimse devlet işlerinde bir daha çalışamaz. - Zimmet veya ihtilas edilen para ve ayniyatla sandığın alacakları, diğer devlet alacaklarına göre önceliklidir ve sandık hak ve alacakları takip edilir. - Sandık sermayesi vergilerden muaf tutulur; sandıkta bulunan paralar sahibine iade edilene kadar teminattır ve üçüncü kişilerin haciz talepleri, sahiplerine verildiğinde yerine getirilir. - Sandığın muhasipleri ve murakabeyi yapanlar, denetim ve hesap verebilirlik kapsamında belirlenen yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır; ihmal ve zararlar halinde cezai işlemler uygulanabilir. - Bu kanun kapsamına girenler dışında kalan devlet teşebbüsleri veya kurumlar için gerektiğinde kefalet sandığı kurulmasına ve ilgili yönetmeliklerin çıkarılmasına imkan tanınır; bu, kapsam dışında kalan kurumlar için geçerli düzenlemeler içerebilir. - Askeri mensuplar için bu kanun uygulanmaz; askeri mevzuat hükümleriyle yürütülür. - Geçici hükümler ve geçiş düzenlemeleri mevcut ilişkilerin sonlandırılması sonrası uygulanacak kuralları belirler. - Genel olarak, kefalet sandığı faaliyetleri, zararların tazmini ve benzeri finansal işlemler için belirli denetim ve idari süreçler öngörür; amaç, kefalete bağlı personelin işlemlerindeki güvenliği ve kurumların zararlarını azaltmayı sağlamaktır.

Kanun 697
1965-07-26

ULAŞTIRMA VE HABERLEŞME HİZMETLERİNİN OLAĞANÜSTÜ HALLERDE VE SAVAŞTA NE SURETLE YÜRÜTÜLECEĞİNE DAİR KANUN

Bu kanun kapsamındaki ulaştırma ve haberleşme hizmetlerini yürüten kuruluşlar olağanüstü hallerde ve savaşta da hizmetlerini sürdürür. Planlar, askeri ihtiyaçlar önceliklidir ve ilgili kamu kurumlarıyla işbirliği içinde hazırlanıp yürütülür. İhtiyaç görülen araç, malzeme, tesis ve personel bu kapsamda tutulabilir veya tahsis edilebilir; kararlar gerekli koordinasyonla alınır. Kritik harekat alanlarının bir kısmı veya tamamı için işletme yetkisi özel birliklere devredilebilir. Barış durumunda da askerî ihtiyaçlar için bu tesislerden yararlanım mümkün olabilir. Bu kuruluşlar kendi kaynaklarıyla masrafları karşılar; maliyetler yetmezse bütçeden ödenek sağlanabilir ve ödeneklerin kullanımı ortak kararlarla belirlenir. Yeterli ödenek bulunmaması halinde hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesini sağlamak için gerekli tedbirler uygulanabilir. Uygulama esasları belirlenir ve mevcut çelişen hükümler kaldırılır.

Kanun 4675
2001-05-23

İNFAZ HAKİMLİĞİ KANUNU

- Bu düzenleme ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutukluların işlemlerine ve bunlarla ilgili faaliyetlere dair şikayetleri incelemek ve karar vermek üzere infaz hâkimliklerini kurar ve bunların yetkilerini tanır; böylece infaz süreçleriyle ilgili sorunlar bağımsız bir makam tarafından denetim altına alınır. - İnceleme kapsamına hükümlülerin kabulü, yerleştirilmesi, barındırılması, sağlık hizmetleri, giydirilmesi, beslenmesi, temizliği ve diğer bakım işlemleri ile dış ilişkiler ve çalıştırma gibi konular girer; ayrıca cezaların infazı, izleme ve açık cezaevi uygulamaları, izin, sevk, nakil ve tahliye gibi işlemlerle ilgili şikayetler de bu kapsamda ele alınır. - Hükümlü ve tutuklulara verilen disiplin tedbirleri ve cezalarıyla ilgili şikayetler de incelenir ve karar verilir. - Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının raporları dikkate alınır ve gerekli durumlarda şikâyet niteliğinde konular için kararlar verilir. - Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikayetler incelenebilir. - Şikayetler için başvuru yolları belirli süreler içinde ve doğrudan veya ilgili kurumlar aracılığıyla yapılabilir; inceleme dosya üzerinden yürütülebilir; gerektiğinde delil toplama ve savunma alma süreçleri uygulanır. - Şikâyetin reddi durumunda karar uygulanır; kabul edilmesi halinde kararın iptali veya faaliyetin durdurulması/ertelenmesi gibi sonuçlar doğurabilir. - Kararlar, hüküm bulunmayan hallerde genel hukuk kurallarına göre incelenir ve uygulanır; gerektiğinde mevzuata uygun şekilde yürütülür. - Şikâyet ve karar süreçlerine karşı itiraz yoluna başvurulabilir ve bu itiraz başka bir yargı merciine iletilir; kararlar buna göre uygulanır. - Değişiklikler ve geçiş hükümleri uyarınca yeni süreçler aşama aşama hayata geçirilir ve mevcut uygulamalara uyum sağlanır.