İlgili Mevzuat:

İKTİSADİ MÜESSESELERDE MECBURİ TÜRKÇE KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

10 / 2.976 sonuç gösteriliyor

Kanun 1705
1930-06-19

TİCARETTE TAĞŞİŞİN MEN´İ VE İHRACATIN MURAKABESİ VE KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, gıda maddeleri hariç olmak üzere iç ve dış ticarette tağşiş ve hileleri önlemek ve ticaret mallarının güvenilirliğini sağlamak amacıyla belirli hammaddeler ile bunlardan türeyen ürünlerin üretim, ambalaj, etiketleme, taşıma ve depolama süreçlerinde uygulanacak usul ve şartları belirler. Bu kapsamda uygun bulunmayan maddelerin satışa veya ihracata konu edilmesi engellenebilir. İnceleme ve denetim işlemlerini yürüten kişiler numune alabilir ve teftiş raporları düzenleyebilir; teftiş sonucu mevzuata aykırı hareket tespit edildiğinde gerekli bildirimler yapılır. Saptanan suiistimaller durumunda ilgili kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir; bu durumda görevden uzaklaştırma veya memurluktan çıkarma gibi sonuçlar doğabilir ve evraklar adli veya idari süreçlere devredilir. Ayrıca uygunsuzluk devam ederse üretim ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilmesi ve uygunluk sağlanmazsa malların kamuya geçmesi gibi sonuçlar doğabilir. Mevzuatta zaman içinde değişiklikler yapılarak yaptırımların uygulanabilirliği ve usullerde farklılaşmalar meydana gelmiştir.

Kanun 6653
1956-02-07

YABANCI MEMLEKETLERLE MUVAKKAT MAHİYETTE MODÜSVİVENDİLER VE TİCARET ANLAŞMALARI AKDİ VE BUNLARIN ŞUMULÜNE GİREN MADDELERİN GÜMRÜK RESİMLERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE ANLAŞMAYA YANAŞMIYAN DEVLETLER MUVAREDATINA KARŞI TEDBİRLER ALINMASI HUSUSUNDA HÜKÜMETE SELAHİYET VERİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat, Türkiye’nin ticari ilişkilerinde belirli yabancı memleketlere karşı hükümete genel veya kısmi engelleme, tahdit ve farklı muamele uygulama yetkisi verir. Bu kapsamda, ticari anlaşması olmayan veya mevcut müzakereleri sonuçsuz kalan yabancı ülkelerin mamulleri, mahsulleri ve deniz vasıtalarına karşı tedbirler alınabilir. Hükümet bu tedbirleri kullanarak bu ülkelerle olan ticareti düzenleme veya kısıtlama yoluna gidebilir. Tedbirler ülke genelinde veya belirli ürünler ve durumlar için uygulanabilir nitelikte olabilir. Mevzuatta daha sonra yapılan değişikliklerle bazı hükümler kaldırılmış veya yeni hükümler eklenmiş olduğundan, uygulama ve kapsam zaman içinde değişebilir. Bu çerçevede, hükümete gerekli gördüğü durumlarda karşı tedbirler alma imkanı tanınır.

Kanun 6217
2011-04-14

YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu yasa yargı hizmetlerinin hızlandırılmasını amaçlar ve bazı mevcut kanunlarda kapsamlı değişiklikler getirir. Yüksek yargı organlarına yeni kadrolar ihdas edilerek bu organlarda personel kapasitesi artırılır ve karar süreçlerinin hızlandırılması hedeflenir. İlgili mevzuatlar yüksek yargı organlarının işleyişiyle uyumlaştırılır ve yargı süreçlerini kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılır. İşyeri kiralamalarıyla ilgili olarak kiracı tüzel kişileri için bazı eski hükümler uygulanmaz hale getirilir; taraflar sözleşme serbestisiyle hareket eder ve mevcut sözleşme hükümlerine göre düzenleme yapılır. Kira sözleşmelerinin yenilenmesinde maliyet artışlarının hesaplanmasına ilişkin uygulamalarda endeks esaslı değişimlere yer verilen bir çerçeve öngörülebilir. Özelleştirme kapsamındaki bazı şirketlerle ilgili olarak Sayıştay denetim hükümlerinin uygulanması geçici olarak kaldırılır veya sınırlı olarak uygulanır. Geçici hükümlerle bazı alanlarda mevzuat uyumunun sağlanması ve uygulanabilirliğin netleştirilmesi amaçlanır; yürürlüğe giriş ve uygulanmasına ilişkin koşullara ilişkin düzenlemeler getirilir. Genel olarak, yargı süreçlerinin hızlandırılması, mevcut uygulamaların sadeleştirilmesi ve taraflar arasındaki hukuki ilişkilerin daha hızlı çözüme kavuşturulması hedeflenir.

Kanun 7462
1960-03-01

EREĞLİ DEMİR VE ÇELİK FABRİKALARI TÜRK ANONİM ŞİRKETİ KANUNU

Bu kanun Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları Türk Anonim Şirketi için özel bir statü ve kapsamlı kamu destekleri getiren bir düzenlemedir. - Şirketin özel hükümlere tabi olduğu ve bazı normal ticaret kanunu hükümlerinden muaf olduğu belirlenir; bu, kuruluş ve işletme süreçlerinde farklı kurallar uygulanması anlamına gelir. - Şirket sermayesi ve kamu ortaklığı konularında devletin rolü dikkate alınır; devlet, gerektiğinde finansal destek sağlayabilir ve kar dağıtımı konusunda devlet güvencesi sunabilir. - Tahvil sahiplerinin hissedarlığa dönüş imkanı ve bu işlemlerin devri için esneklik öngörülebilir. - Yabancı sermayeyi teşvik eden düzenlemeler kapsamında yabancı hissedarlar ve tahvil sahipleri belirli haklardan yararlanabilir. - Şirketin istimlak ve edinilecek gayrimenkulleriyle ilgili vergi, resim ve harçtan muafiyet doğabilir; muafiyetler istimlak ve taşınmaz devri işlemlerinde geçerli olabilir. - Proje kapsamında ithal edilecek makine, teçhizat ve malzemelerin vergi ve gümrük muafiyetlerinden yararlanması mümkündür; bu muafiyetler ithal süreçlerini kolaylaştırır. - Şirketin bazı kanun kapsamı dışında bırakılması ve personelin tabi olduğu hükümlerin farklı uygulanması söz konusu olabilir. - Liman işletimi, haberleşme altyapısı ve bu tür tesislerle ilgili özel yetkiler ve muafiyetler tanınabilir; şirketin bu alanlarda faaliyeti kolaylaştırılır.

Kanun 3091
1984-12-15

TAŞINMAZ MAL ZİLYEDLİĞİNE YAPILAN TECAVÜZLERİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, taşınmaz mal üzerinde izinsiz tecavüz veya müdahaleyi önlemeyi ve mal sahibinin güvenliğini sağlayarak kamu düzenini korumayı amaçlar. Bu tedbirler, taşınmaz malın bulunduğu yerde ve yetkili makamlara teslim edilmesini, zilyedinin korunmasını ve kamuya ait çıkarların da güvenliğinin sağlanmasını içerir. Başvuru ve başvuranlar: Zilyed veya ilgili kamu idaresi temsilcileri başvurabilir; köy taşınmazları için köy halkı da başvurabilir. Başvurunun uygun bulunanı yerinde soruşturmayla ele alınır. Soruşturma ve karar süreci: Yetkili makamlar, yerinde soruşturma yapar ve gerekli teknik yardımları sağlar. Soruşturma sonunda tecavüz veya müdahale tespit edilirse karar verilir ve bu karar uygulanır. Uygulama ve infaz: Kararın uygulanması, infaz memuru ve güvenlik güçlerinin gözetiminde taşınmaz malın zilyedine veya ilgili taraflara teslim edilmesiyle gerçekleştirilir; uygulanması için gerekli tedbirler alınır. Giderler: Soruşturma ve infaz giderleri başvuranlar tarafından karşılanır; masraflar gerektiğinde ilgili taraflardan talep edilir ve hesaplanır. Ek düzenlemeler ve mal üzerindeki değişiklikler: Taşınmaz mal üzerinde yapılmış ekim, tesis veya değişikliklerle ilgili yasal yollarla işlem yapılır; kilitli ve kapalı taşınmazlar için gerekli adımlar atılır, eşyalar uygun kişiye teslim edilir veya belirlenen biçimde muhafaza edilip gerektiğinde satılarak bedeli akibet hesabına yatırılır. Vergi ve harçlar: Kararlar vergi, harç veya resme tabi değildir. İhtiyati tedbirler ve mevcut mahkeme kararları: Mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı varsa bu yasa uygulanmaz. Mevcut adli kararlar, idari kararlarla çelişebilir. İkinci ve yeniden tecavüz durumları: Aynı mal üzerinde tekrarlanan tecavüzlerde de aynı süreç uygulanır ve durum uygun yaptırımlara bağlanır. Yürütme: Yasa, ilgili makamlar tarafından yürütülür.

Kanun 3241
1937-06-24

EREĞLİ ŞİRKETİNDEN ALINAN LİMAN, DEMİRYOLU VE MADENLERLE KOZLU VE KİLİMLİ DEMİRYOLLARININ İŞLETİLMESİ VE HAVZADAKİ DENİZ İŞLERİNİN İNHİSAR ALTINA ALINMASI HAKKINDA KANUN

Hükümetin Ereğli Şirketi’nden devraldığı madenler, liman ve demiryolları ile havzadaki deniz işlerinin işletilmesi, Etibanka ait bir işletme tarafından yürütülür ve bu işletme yönetim olarak belirlenen çerçeve içinde faaliyette bulunur. Zonguldak Limanı ve mıntakatta kömür nakil, tahmil ve tahliye işleri bu işletmenin tekelinde olur. Kömür havzasında mevcut nakil teşkilatı ve ilgili vasıtalar, belirlenen değer üzerinden bu işletmeye satılır; değer tespit edilir ve ödenir; bu bedel, Amele Birliği’nin işletme masrafları karşılığında elde edilen gelirlerle karşılanır. Kömük havzasında kullanılan kayıkların devri ve değerinin tespiti için komisyon kurulur; komisyon kararları taraflarca kabul edilmeyen hallerde mahkeme tarafından değer takdiri yapılır ve kararın temyizi mümkün değildir; kayık sahipleri, karar karşısında satış konusunda adım atabilir veya vazgeçebilir. Amele Birliği’ne ait mevcut nakil tesisatı ve vasıtaları da bu işletmeye devredilir ve bedeli bu suretle tespit edilip ödenir; Amele Birliği bu bedeli işçilerden kesilen ödemelerle ilişkilendirilmiş kaynaklardan karşılar. Limanda, kayık, demiryolu ücretleri ile gemilere verilecek su bedeli bu işletme tarafından tanzim edilir ve tasdik edilecek tarifelere göre uygulanır; yeni tarifelerin tasdiki tamamlanana kadar mevcut tarifeler uygulanır. İşletmenin yönetimi, merkezi bir idare ile yürütülen sınırlı sorumluluk taşıyan bir tüzel kişilik olarak kurulup faaliyete geçer; gerekli tüzük ve sermaye yapısı bu kapsamda belirlenir. Devre ilişkin işlemler vergi ve resimlerden muaf tutulur ve uygulanması için ilgili makamlar sorumlu tutulur.

Kanun 3071
1984-11-10

DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASINA DAİR KANUN

Dilekçe hakkı, Türk vatandaşlarına ve Türkiye’de ikamet eden yabancılara kendileriyle ya da kamu ile ilgili dilek ve şikâyetlerini yazılı olarak yetkili makamlara başvurma imkânı sağlar; yabancılar için karşılıklılık esası gözetilmekte ve dilekçelerin Türkçe yazılması şartıyla bu haktan yararlanılabilir. Dilekçede bulunması zorunlu şartlar arasında başvuru sahibinin adı ve soyadı ile imzası ve iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir. Dilekçe, konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmişse ilgili yetkili makama gönderilir ve dilekçe sahibine bilgi verilir. İncelenemeyecek dilekçeler arasında belli bir konuyu içermeyenler, yargı alanına giren konular ile şartlardan herhangi birini taşımayanlar yer alır. Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi konusunda başvurunun sahibi, başvurunun sonucu veya işlem safahatı hakkında gerekçeli olarak bilgilendirilir ve gerekli durumlarda duyuru yapılır. Başvuruların incelenmesi ve karara bağlanması sürecinde, ilgili makamlar dilekçeyi incelemek ve karar vermek üzere gerekli adımları atar; başvuru sahiplerinden talep edilen bilgi ve belgeyi sunmaları istenir ve idari denetim yapılması, bilirkişi görevlendirilmesi ve yerinde inceleme gibi işlemler gerçekleştirilebilir; kamu kurumları ve kamu personeli bu taleplere uygun olarak yanıt verir ve gerekli tedbirleri almak zorundadır. Yabancılar açısından ilke olarak, Türkiye’de ikamet edenler bu haktan yararlanabilir; karşılıklılık esası ve dilekçelerin Türkçe yazılması şartları uygulanır.

Kanun 6301
1954-03-08

ÖĞLE DİNLENMESİ KANUNU

- Büyükşehirlerdeki fabrikalar, imalathaneler, dükkan ve benzeri işyerlerinde çalışanlar için öğle dinlenmesi zorunludur; dinlenme süresi işyeri tarafından belirlenir. - Dinlenme süresi boyunca işyerleri kapalı olur; çalışanlar isterlerse dinlenme sırasında işyerinden ayrılabilir. - Belirli yerler için dinlenmenin hangi saatlerde ve nasıl uygulanacağı belediye kararlarıyla belirlenir; bu tür yerlerde dinlenme süresi boyunca kapalı olma zorunluluğu olmayabilir ve çalışanlar dinlenmeyi münavebe ile sağlayabilir. - Kanunun hükümleri, işçilere ve müstahdemlere ait mevcut hakları daha aşağı seviyelere düşürmez; daha elverişli haklar varsa bunlar geçerli olur. - İşverenler öğle dinlenmesini yaptırmazsa yaptırım uygulanabilir; bu yaptırımlar belediye tarafından uygulanır. - Uygulama, nüfusu yoğun olan yerlerle sınırlı olup, küçük yerleşim yerlerinde yerel belediye karar ve ilanlarına bağlıdır. - Bu düzenleme, mevcut diğer mevzuat ve teamüllerin sağladığı hakları zedelemez veya engellemez.

Kanun 431
1924-03-06

HİLAFETİN İLGASINA VE HANEDANI OSMANİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ MEMALİKİ HARİCİNE ÇIKARILMASINA DAİR KANUN

- Hilafet makamı kaldırılmıştır; hilafet kavramı ve ona bağlı yetki artık mevcut değildir. - Osmanlı hanedanı üyelerinin Türkiye sınırları içindeki tüm taşınır ve taşınmaz malvarlığı, hükümetin kararıyla tasfiye edilmek üzere millete devredilir; tasfiye işlemi tamamlandığında hak sahiplerine bedeller ödenir. - Osmanlı hanedanına ait saraylar, kasırlar, mefruşat, tablolar ve diğer değerli emval millete intikal eder ve bu değerler kamuya geçer. - Emlaki hakaniye kapsamındaki malvarlığı ile daha önce millete devredilen emlak ve benzeri mülkler, birlikte millete intikal eder. - Millete intikal eden emvali ve gayrimenkulün tesbit ve korunması için bir düzenleme hazırlanır. - Kanundan yararlananlar Türkiye’ye geldiklerinde mal edinme hakkına sahip olabilir ve vatandaşlık konularında düzenlemeler uygulanabilir; miras payları ilgili mercilerce belirli süreçlerle dağıtılır. - Türkiye’ye gelenler veya vatandaşlık kazananlar hanedan adı ve unvanlarını kullanamaz; bu unvanları kullananlar hakkında cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Bu kanun yürürlüğe girer ve uygulanır.

Kanun 5072
2004-01-29

DERNEK VE VAKIFLARIN KAMU KURUM VE KURULUŞLARI İLE İLİŞKİLERİNE DAİR KANUN

Kamu kurum ve kuruluşları ile bağ kuran dernek ve vakıfların faaliyetlerinde, kamu kurumlarının isminin kullanılması, hizmet binalarında veya bunlara ait alanlarda faaliyet gösterilmesi ve kurumların araç-gereçlerini kullanması engellenir. Kamu hizmetleriyle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden karşılık veya bağış alınamaz. Kamu hizmetlerinde kullanılan evrak ve malzeme bu dernek ve vakıflardan temin edilemez. Kamu görevlileri dernek ve vakıf organlarında görev alamaz, bu görevler nedeniyle ücret talep edilemez. Dernek ve vakıf organlarında görev alan kamu görevlileri ücret veya diğer karşılık alamaz. Kamu görevlileri bu dernek ve vakıfların yardım toplama veya bağış kabul hizmetlerinde çalıştırılamaz. Kamu kurumları bütçelerinden bu dernek ve vakıflara ödenek veya kaynak aktarımı yapılamaz; personel maaşlarından yapılan kesintilerle de bu derneklere kaynak aktarılamaz. Kurumlar ile ilgili bulunan veya kurumlarla ilgili olan yönetimlerin çoğunluğunu elinde bulunduran şirketler, bu kurumların ihalelerine katılamaz. Aykırı hareket eden kamu görevlileri ile dernek ve vakıf yöneticileri, haklarında cezai yaptırımlar uygulanır; ayrıca hizmetin engellenmesi veya geciktirilmesi halinde cezai yaptırımlar artırılabilir. Dernek ve vakıfların tüzük veya senedi kanuna aykırı ise kapatılır; kapatılan mal varlığı hazineye ya da Vakıflar Genel Müdürlüğüne intikal eder. Yöneticilere de bu yaptırımlar uygulanır. Ek madde kapsamında uluslararası anlaşma ile kurulmuş bazı vakıfların bu çerçeveye dahil olduğu belirtilir. Önceden kurulan dernek ve vakıflar kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgili isimleri ve unvanları kullanma haklarını korurlar. Geçici hükümlere göre, önceden kurulan dernek ve vakıfların bu Kanuna uyum sağlamak üzere gerekli düzenlemeleri yapmaları için süre tanınır; uyum sağlamayanlar kapatılır ve malları devralınır; yöneticilere uygulanacak yaptırımlar da bu hükümler kapsamında uygulanır. Bu düzenlemeler, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesini güvence altına almak amacıyla uygulanır.