İlgili Mevzuat:

ÇALIŞANLARIN TASARRUFLARINI TEŞVİK HESABININ TASFİYESİ VE BU HESAPTAN YAPILACAK ÖDEMELERE DAİR KANUN

10 / 3.639 sonuç gösteriliyor

Kanun 5811
2008-11-22

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların ekonomiye kazandırılmasını ve işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır. Yurt dışında bulunan ve kanıtlanan varlıklar Türkiye’ye getirildiğinde ya da beyanla kayda alındığında değerleri Türkiye’de belirtilerek defterlere kaydedilir; bu varlıklar özel bir fon hesabında gösterilir ve fon sermayenin bir cüz’ü olarak kabul edilir, başka amaçla kullanılamaz ve tasfiye halinde vergilendirilmez; bu varlıklar dönem kazancının hesaplarına dahil edilmez. Türkiye’de bulunan ancak işletmenin özkaynakları içinde yer almayan varlıklar için de beyan ve vergilendirme yapılır; değer üzerinden vergi uygulanır ve vergi ödenir; beyanda bulunanlar bu vergiyi ödemekle yükümlüdür. Beyan edilen varlıklar için vergi, ilgili hesaplardan ödenir ve bu verginin banka ve aracı kurumlar tarafından da ayrıca beyan edilmesi ve ödenmesi gerekir. Beyan edilen varlıklar nedeniyle verilen vergi, gider olarak kabul edilmez ve bu varlıkların amortismana tabi tutarı yoktur; elden çıkarılmasından doğan zararlar da vergisel gider olarak dikkate alınmaz. Beyan veya beyanda bulunanlar için bazı durumlarda tarhiyat veya vergi incelemesi uygulanmaz veya diğer hükümlerden istisnalar bulunabilir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir; uygulamayı yürüten merci ve süreçler bu kapsamda belirlenir.

Kanun 3303
1986-06-19

TAŞKÖMÜRÜ HAVZASINDAKİ TAŞINMAZ MALLARIN İKTİSABINA DAİR KANUN

Taşkömürü havzası içinde bulunan taşınmaz mallar zilyetler adına tescil edilerek, malikiyet güvence altına alınır; taşınmaz üzerinde madenlerle ilgili haklar devletin malı olarak kalır ve mevcut işletme/arama hakları devrede olmaya devam eder. Taşınmaz malların zilyetlikleri tescil edildiğinde, maliklere maden üzerinde hak iddia edilemez; maden işletme ve arama hakları şu anda işletmekte olanlara ait olmaya devam eder; yeraltı ve yerüstü tesisleri ile güvenlik/çalışma sahaları korunur. Tescil işlemleri, beyanlar hanesinde madenlerin devlet malı olarak belirtilmesini gerektirir; zilyetlik süresi açısından geçmiş süreler dikkate alınır. Önceden açılan davalarda, taşınmaz malın havza içinde kalması nedeniyle verilen tescil reddi kararları bağlayıcı değildir. Ek madde kapsamında önceden yapılan kadastro çalışmaları, fiili durumlara uygun olarak ifraz ve/veya tevhit yoluyla kadastroya dönüştürülür ve mümkün olduğunca hak sahiplerine tescil edilir; hak sahipliği beyanlarla tapu kaydına yansıtılır. Kamu hizmetine ayrılmış veya kamu hizmeti amacıyla kullanılan taşınmazlar, imar planlarıyla kamu hizmetine ayrılan yerler ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler gibi belirli kategorilere giren taşınmazlar devre konu olmaz. transfer edilmesi mümkün olmayan yerler arasında askeri yasak bölgeleri, turizm/kültür varlığı koruma alanları, içme suyu koruma alanları, milli parklar, orman alanları, çevreyle ilgili koruma bölgeleri ve benzeri kamu yararı alanları bulunur. Taşınmazın devri için kesin ödeme planı ve güvence aranır; güvence olarak banka teminat mektubu veya kanuni ipotek gibi garantiler sağlandığında devre ilişkin işlemler yürütülür; devredilen taşınmazın bedeli, kanuni faizlerle birlikte ödenerek tescil edilir. Taşınmaz mal üzerindeki ağaçlar ve muhdesatlar değer tespitinde dikkate alınmaz. Taşınmaz malın devri peşin veya taksitle yapılabilir; taksitle ödemelerde belirli taksitler için ödemeler yapıldığında tescil gerçekleşir; taksitler ödenmedikçe tapuda hak sahibi adına tescil yapılmaz. Bu kanuna göre hak sahibi olan kullanıcılardan ecrimisil alınmaz; tahakkuk eden ecrimisiller terkin edilir; son dönemlere ilişkin tahsilatlar satış bedelinden mahsup edilir, fazlası iade edilmez. Taşınmaz malların bu kanun kapsamındaki ifraz işlemleri imar Kanunu hükümlerine tabi değildir; bununla ilgili işlemler özel olarak belirlenen kurallara göre yürütülür. Sonuç olarak, taşınmaz mallar zilyetler adına kayıt altına alınır; üzerinde bulunan madenler devletin malı olarak kalır; maden işletme hakları mevcut kullanıcılar tarafından sürdürülür; bazı alanlar transfer edilemez ve belirli kamu yararı alanları nedeniyle devriniz mümkün değildir; devrin gerçekleşmesi için güvence ve ödeme koşulları yerine getirilmeli, önceki bazı mahkeme kararları bağlayıcı değildir ve ecrimisil uygulamaları devri etkilenmez.

Kanun 5661
2007-05-25

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ZİRAAT BANKASI ANONİM ŞİRKETİ VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ TARAFINDAN KULLANDIRILAN TOPLU KÖY İKRAZATI/GRUP KREDİLERİNDEN DOĞAN KEFALETİN SONA ERDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanun kapsamındaki toplu köy ikrazatı/grup kredisiyle kullanılan tarımsal krediler için bazı borçluların birbirlerine karşı müşterek ve müteselsil kefalet sorumluluğu, borçlar tamamen ödenir veya yapılandırılırsa sona erer. Borçlar tamamen ödenir veya yapılandırılırsa, aynı sözleşmedeki diğer tarımsal kredi borçlularına ilişkin kefalet sorumluluğu ödeme tarihi itibarıyla sona erer. Bu kapsamda kendi borcunu tamamen ödeyenlerin kefalet sorumluluğu da sona erer. Bu Kanun hükmünden yararlanan borçlular hakkında başlatılmış takipler kendiliğinden durur; infazlar ertelenir ve borçlar için mevcut takipler sonuçlarıyla uygulanmaz. Kesin aciz vesikasına bağlanan alacaklar Hazine tarafından karşılanır ve takipler Hazine adına yürütülür; tahsilatlar Hazine hesaplarına aktarılır ve masraflar bu tahsilatlardan mahsup edilir. Kanun kapsamındaki borçlar dışında kalan kefaletler için mevcut mevzuat geçerli kalır. Geçici hükümlerde uygulamayla ilgili uyarlamalar ve süreler öngörülür.

Kanun 5615
2007-04-04

GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Vergi beyannamesi ve beyan süreleriyle ilgili değişiklikler yapıldı; mükelleflerin beyan ve ödeme takvimlerini yeniden planlaması gerekir. - Geçici vergilerin beyan süreleriyle ilgili hükümler değişti; beyan ve ödeme süreçlerinde yeni zaman dilimleri uygulanır. - Yetkili müesseseler ve döviz büfeleri için düzenlenen belgeler ve harçlar yeniden belirlendi; bu işlemler için ödemeler ve belge yükümlülüklerinde değişiklikler doğabilir. - Büyükşehir belediyelerine pay dağıtımında yeni düzenlemeler uygulanır; şube üzerinden beyan edilen vergi gelirlerinin pay dağıtımında esas alınmasına ilişkin uygulama değişikliği hedeflenir. - Sağlık hizmetleri karşılığı düzenlenen faturaların uzlaşma ve mahsup süreçleri netleşti; belirli ödemeler üzerinde mahsup, vazgeçme ve terkin işlemleri için yeni kurallar uygulanır. - Üniversite hastaneleri ve Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarındaki tedavi hizmetleri faturalarının uzlaşı sonrasında ödenmesi süreçlerinde kural ve oranlar belirlendi; kalan tutarlar için ödemeler tamamlandıktan sonra işlem yapılır. - Avukatlık ve adalet sistemi ile ilgili ödemeler için ortak belirlenen usuller devreye girer; düzenleyici işlemler bu kapsamda yürütülür. - Kamu ihaleleri ve harçlar konusunda tarifeler ve uygulanacak bedeller yeniden düzenlendi; belge düzeni ve ücretlendirme süreçleri etkilenir. - Esnaf ve Sanatkarlar Kooperatifleri ile kefaletler için yeni düzenlemeler getirildi; kefaletler kapsamında yapılacak işlemler için yeni kurallar uygulanır. - Bu değişiklikler uygulanmaya başlandığında ilgili hükümler hayata geçirilir; uyum süreciyle birlikte uygulanır.

Kanun 3201
1985-05-22

YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞINDA GEÇEN SÜRELERİNİN SOSYAL GÜVENLİKLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Yurt dışında geçen sigortalılık süreleri ve yurt dışında ev kadını olarak geçirilen süreler, istek halinde sosyal güvenlik açısından değerlendirilir ve hak kazanım amacıyla borçlanma yoluyla Türkiye içindeki sigortalılığa dahil edilme imkanı doğar. Bu süreler arasındaki veya sonunda prim ödenmemiş olsa dahi borçlanma yoluyla emeklilik hakları elde edilebilir; borçlanılan süreler karşılığında borçlar ödenerek hak sahiplerinin aylık hesaplarına konu olabilir. Borçlanılan sürelerin karşılığında hesaplanan borçlar ödendiğinde bu süreler sigortalılığa eklenir; borçlar ödenmediğinde ise bu süreler aylık hesaplarına dahil edilmez. Aylık bağlanması halinde, yurt dışında çalışmaya başlanması veya ikamete dayalı bir ödeneğe başlanması gibi durumlar aylık ödemelerinin kesilmesine yol açabilir; Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlananlar için ilgili uygulamalar dikkate alınır. Kısa süreli işlerde çalışılması durumunda bu süreler bu hükümlerin kapsamı dışında sayılır ve aylıklar etkilenmez. Yabancı ülkelerdeki primlerin Türkiye’ye transfer edilmesi halinde, transfer edilen primlerle ilgili süreler borçlanılarak karşılık gelen haklar ve tutar üzerinde uygulanır ve hak sahiplerine iade edilir. Kısmi aylık alanlar için borcun tamamen ödenmesi halinde aylığın tam aylığa dönüştürülmesiyle ilgili esaslar uygulanır. Bu kapsamda hak sahibi olanlar veya aylık bağlanmış olanlar için bu hükümlerin uygulanması mevcut durumun sınırlı olarak dışındadır; ayrıca bazı kişiler veya durumlar için istisnalar bulunmaktadır. Bu hususların uygulanmasına ilişkin ayrıntılar yönetmeliklerle belirlenir.

Kanun 7420
2022-11-09

GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu yasa, çalışanlara yönelik belirli gider desteğinin uygulanabilirliğini ve vergilendirme ile icra takibi alanlarında getirilen kolaylaştırmaları kapsar. - İşverenlerin çalışanlara elektrik, doğal gaz ve diğer ısınma giderleri karşılığı yaptığı aylık ödemeler belirli bir sınır dahilinde vergiye ve sigorta primine tabi değildir; bu ödemeler gelir vergisi hesaplamalarına dâhil edilmez. - Küçük tutarlı alacaklar için icra takibiyle ilgili olarak alacaklının icra takibini sonlandırması halinde, söz konusu alacaklar devlete ait bir alacak olarak kabul edilir ve bu durumla ilgili bazı giderler talep edilmez. - Kamuya ait bazı ödemeler üzerinden feragat halinde, ilgili paylar düşülüp iade yöntemleri uygulanabilir; feragat eden alacaklılar için belirli mali yükümlülükler ve gider taleplerine ilişkin sınırlamalar getirilir. - Varlık yönetim şirketleri aracılığıyla tasfiye edilen alacaklarda belirli bir düzen kurulur; tasfiye nedeniyle borçlular veya vekilleri tarafından vekalet ücreti ve yargılama giderleri talep edilemez; tasfiye edilen alacaklar için iade süreçleri uygulanır. - COVID-19 salgınıyla ilgili idari para cezalarına ilişkin uygulanmama ve tahsilattan vazgeçilme yönünde hükümler getirilir; geçmişte tahsil edilmiş cezaların iadesine ilişkin usuller belirlenir. - Bu düzenlemelerin uygulanması ve usulleri için gerekli esaslar belirlenir ve yürütme yetkisi kapsamında uygulanır. - Genel olarak, çalışanlara yönelik gider desteği ile bazı alacak ve cezaların yönetimi konusunda kolaylıklar, iade ve tasfiye süreçlerinde esneklikler sağlanır.

Kanun 7155
2018-12-19

ABONELİK SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN PARA ALACAKLARINA İLİŞKİN TAKİBİN BAŞLATILMASI USULÜ HAKKINDA KANUN

Abonelik sözleşmelerinden doğan para alacaklarının haciz yoluyla ilamsız icra takibinin merkezi elektronik sistem üzerinden başlatılması ve takip sürecine kadar yönetilmesi amaçlanır. Alacaklı avukatı takip talebini Merkezî Takip Sistemine girer; sisteme borçlu ve alacaklı bilgileri, alacağın tutarı, takip dayanağı belgeler ve diğer ilgili bilgiler kaydedilir; takip için Merkezî Takip Numarası verilir. Takip ödeme emri ile başlar; ödeme emrinde toplam borç ve masraflar ile ödeme için hesap numarası ve ödeme süreleri belirtilir; itiraz ve yetkiye ilişkin bilgiler de yer alır; itirazlar güvenli elektronik imza ile de yapılabilir. Tebliğ işlemi PTT ile gerçekleştirilir; borçluya tebliğ edilir; bazı hallerde borçlunun adres kayıt sistemindeki adres üzerinden de tebligat yapılabilir; tebligatın kanıtı sisteme yüklenir. Borç ödenirse takip sona erer; ödenen para hesaplara aktarılır; masraflar ilgili hesaplara düşülür. Borçlu ödeme emrine itiraz edebilir; itiraz icra dairesi tarafından işlenir ve takip durur; yetkiye ilişkin itiraz halinde mahkeme kararına bağlı olarak yetkinin kaldırılması gerekir. Ödeme emrine itiraz edilmemesi veya itiraz hükümden düşürüldüğünde takip cebri icraya devam eder; alacaklı dilerse borçlunun mal veya alacaklarının olup olmadığını UYAP üzerinden sorgulayabilir. Takipte harç ve masraflar Merkezî Takip Sistemi üzerinden alınır; icraya başvurma harcı ve tahsil harcı alınmaz. Hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak esaslar ve yönetmelikler düzenlenir. Geçiş hükmü kapsamında mevcut takipler için önceki hükümler esas alınır; yürürlük ve yürütme konuları uygulanır.

Kanun 4743
2002-01-31

MALİ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa bankalar ve diğer mali kurumlar tarafından borçluların finansal darboğaz halinde olan kredilerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin pratik etkileri sağlar. - Finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşmaları kapsamında mevcut krediler için vadelerin uzatılması, kredinin yenilenmesi, ilave yeni kredi verilmesi, anapara ve/veya faizin indirilmesi veya faizden vazgeçilmesi, kredilerin iştirakte çevrilmesi, kredilerin kısmen veya tamamen ayni ya da nakdi bedelle devir ve temlik edilmesi, Kredilerin teminat karşılığı tasfiye edilmesi gibi çeşitli tedbirler uygulanabilir. - Bu süreçte alacaklılar ve borçlular bir araya gelerek finansal yeniden yapılandırma sözleşmeleri imzalayabilir; bazı kurumsal taraflar gerektiğinde ilave finansman sağlayabilir ve borçlularla yapılacak sözleşmelere taraf olabilir. - Vergi, harç ve fon yükümlülüklerinde istisnalar uygulanır; ayrıca alacaklıların edinecekleri varlıkları elden çıkardıkları durumlarda da istisnalar geçerli olabilir. - Kredilere ilişkin teşvik belgeleri ve ihracat taahhüt süreleri, yeniden yapılandırılan borçlar için uzatılabilir; bu durum borçlulara yatırım ve ihracat hedeflerini sürdürme imkanı sağlar. - Sözleşme hükümlerine uymayan borçlar için tahsilat süreçleri devam edebilir; mevcut vergi ve harç istisnaları, bu süreçlerin uygulanması açısından korunur. - Bu mekanizma alacaklılar arasında çok taraflı bir yapı kurulmasına olanak tanır ve bankalar ile kamuya ait ilgili kurumların da katılımına açık olur; böylece çeşitli finansman ve yapılandırma seçenekleri ortaya çıkabilir.

Kanun 3225
1985-06-25

MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞI DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ KANUNU

Bu düzenleme kamu kurumlarının kendi döner sermaye işletmelerini kurup işletmesini ve bu işletmelerin kapasitesini ülke ekonomisine fayda sağlamak amacıyla kullanmasını sağlar. Döner sermaye işletmeleri, yürüttükleri hizmetler için gerekli giderleri kendi gelirleriyle karşılar ve elde edilen karlar yeniden yatırım esasına göre sermayeye eklenebilir; sermayenin tamamen ödenmesi sonrası karlar genel bütçeye aktarılabilir. Döner sermaye işletmeleri, kapasite ölçüsünde ve gerekli hallerde kamu kurumlarıyla ve bazı özel kuruluşlarla sipariş alabilir ve gerektiğinde müşterek üretimde bulunabilir; yabancı gerçek ve tüzel kişilerden sipariş almak ve işbirliği yapmak izne bağlıdır. Kamu ihtiyaçlarına öncelik verilir; asli hizmetlerin aksamaması için gerekli tedbirler alınır. Döner sermaye işlemlerinin mali işlemleri belirli kamu muhasebesi denetimlerinden bağımsız olarak yürütülebilir; ancak gelir ve giderlerle ilgili belgeler düzenlenir ve denetim amacıyla ilgili mercilere iletilir. Amortisman ve demirbaşlar gibi varlıklar için uygun bir şekilde gider ayrılır ve gerekli saymanlık işlemleri yürütülür. Binalar ve diğer işletme giderleri döner sermaye tarafından karşılanır; operasyonlar bağlı bulunan kurumlardan bağımsız olarak yürütülür. Döner sermaye kadrolarına ilişkin ek görevler ve ödemeler belirli usullerle yapılabilir; bu ödemeler vergi dışında olabilir. Araç, gereç ve malzemelerin kullanılmayanları piyasa değeri üzerinden devredilebilir ve gerektiğinde hizmetlerde kullanılabilir. Yönetim organı operasyonlar ve uygulama ile ilgili esasları belirler; uygulanacak yönetmelik ve diğer düzenlemelerle denetim ve bütçe süreçleri tanımlanır. Geçici hükümler ve devralma süreçlerine ilişkin düzenlemeler içerir; mevcut uygulamalar yeni mevzuata geçiş sürecinde yürürlükte olabilir.

Kanun 4071
1995-02-19

3 MART 1340 (1924)TARİHLİ VE 431 SAYILI KANUNLA HAZİNEYE KALAN TAŞINMAZ MALLARDAN BAZILARININ ZİLYEDLERİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa ile Hazineye intikal eden ve tapu kayıtlarında Hazine adına görünen taşınmazların zilyedlere veya hak sahiplerine devredilmesi amaçlanır. Kapsam ve uygulanabilirlik - Taşınmazlar, tapu sicilinde intikal işleminin yapılmış olması veya olmaması fark etmeksizin, kayıt sınırları içinde uygulanır. - Devredilemeyecek bazı taşınmazlar belirli kamu hizmeti, koruma alanları veya yerleşim planları gibi durumlar nedeniyle istisna tutulur. Kimler yararlanabilir - Kadastro/kadastro tutanaklarında adlarına tespit veya tescil edilenler ile bu tespitler sonucunda hak sahibi olanlar ile bunların akdi veya kanuni halefleri ve zilyedi lehine edinme şartı oluşmuş olanlar yararlanabilir. - Kadastro kapsamındaki yerlerde hak sahibi olarak belirlenenler de yararlanabilir. Başvuru ve işlem süreci - Yararlanmak isteyenler ilgili ilin defterdarlığına veya malmüdürlüğüne başvurur. - Başvuru bir dilekçe ile yapılır; tapu kayıt bilgileri, varsa mahkeme ilamı, mirasçı ise veraset ilamı gibi belgeler eklenir; posta yoluyla başvurular da geçerlidir. - Başvuruya ilişkin işlemler, kanun kapsamındaki kayıtlar ve ilgili tutanaklar dikkate alınarak yürütülür; uygun bulunan başvurular için tasfiye ve tescil işlemleri gerçekleştirilir. Bedel ve ödeme - Devredilecek taşınmazın bedeli, ilgili yasal değere göre hesaplanır; bedelde aylık endeks farkı uygulanabilir. - Bedel peşin veya taksitle ödenebilir; taksitle ödemelerde başlangıç ödemesi yapılır ve kalan borç belirli sürede ödenir. - Bedelin tamamı ödenmediği sürece feragat veya tescil işlemi yapılmaz. Ecrimisil - Bu yolla başvuruda bulunanlardan taşınmazın bedelini ödemeleri şartıyla ayrıca ecrimisil alınmaz; daha önce tahsil edilmiş ecrimisiller iade edilmez ve henüz tahsilatı gerçekleşmemiş olanlar tahsil edilmez. Hak kaybı ve geçici hükümler - Belirlenen şartlara uymayanlar haklarını kaybeder; ancak ödenen bedel faizsiz iade edilir. - Geçici hükümler bazı hak sahiplerine başvuru süresi tanır; mevcut davalar ve itirazlar devam ederken başvuru yapılabilir. Net etkiler - Uygun kişiler için taşınmazlar bedel karşılığı tescil edilebilir ve bu süreçte ecrimisil uygulaması kaldırılır. - Uygun olmayan taşınmazlar ise devredilmez ve kamu hizmeti veya kamuya ilişkin sınırlamalar nedeniyle korunur.