İlgili Mevzuat:

HİLAFETİN İLGASINA VE HANEDANI OSMANİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ MEMALİKİ HARİCİNE ÇIKARILMASINA DAİR KANUN

10 / 3.568 sonuç gösteriliyor

Kanun 831
1926-05-10

SULAR HAKKINDA KANUN

Bu yasa, suların tedarik ve idaresinin belediyelere veya köy ihtiyar meclislerine devrini ve ortak suların paylaşımla yönetilmesini öngörür. Suların yönetimi, mevcut paylar ve teamüllere göre belirlenir; ortak sular için birlik kurulabilir ve kararlar bağlayıcıdır. Suların tesis, iletim, bakım ve işletme masrafları belediyeler ile hissedarlar arasında paylaştırılır; masraflara katılmayanlar için yasal yollara başvurulabilir. İçme sularının sağlık ve hijyen şartlarına uygun olarak korunması belediyelerin sorumluluğundadır; zarar verecek tarla açma, hayvan otlatma ve sulama faaliyetleri belediye veya ihtiyar meclisi tarafından yasaklanabilir. Kaynaklar belediye sınırı dışında olsalar dahi bakım ve idaresi konusunda belediyeler veya ilgili birlikler karar alır ve uygulanır; birlik kurulmuşsa yetkiler bu birlik tarafından yürütülür. Vakıf sularının idaresi ve gelir paylaşımı vakıf idareleri veya mütevellileri tarafından düzenlenir ve belediyeler ile köy ihtiyar meclisleriyle olan ilişkiler bu çerçeve içinde yürütülür. Suların planlı olarak iyileştirilmesi ve altyapı yenilemesi sağlık şartlarına uygunluk gözetilerek hazırlanır ve uygulanır.

Kanun 1608
1930-05-20

UMURU BELEDİYEYE MÜTEALLİK AHKAMI CEZAİYE HAKKINDA 16 NİSAN 1340 TARİH VE 486 NUMARALI KANUNUN BAZI MADDELERİNİ MUADDİL KANUN

Belediyenin karar organları ve encümeni, kanun ve nizamlara uygun olarak aldığı kararlar kapsamında muhalif hareket edenlere veya yasaklanan fiilleri işleyenlere idari para cezası uygulanabileceğini ve faaliyetin menine karar verilebileceğini belirtir; kararda ilgili kişiye süre verilmesi olanaklıdır. Emredilen fiilin belirtilen süre içinde yapılmaması hâlinde belediye fiili yerine getirir ve masrafları artırılarak tahsil edilebilir. Bu hükümlerin başka hükümlerde özel bir düzenleme bulunmadığı durumlarda uygulanması öngörülür. Belediyenin karar organları tarafından belirlenen yolcu taşıma araçlarına ilişkin ücret tarifelerine uymayanlar için cezai yaptırım uygulanır. Bazı maddeler yürürlükten kaldırılmıştır. Ek maddeler de kaldırılmıştır. Bu düzenlemede bazı mevzuat değişiklikleri bulunmaktadır.

Kanun 6653
1956-02-07

YABANCI MEMLEKETLERLE MUVAKKAT MAHİYETTE MODÜSVİVENDİLER VE TİCARET ANLAŞMALARI AKDİ VE BUNLARIN ŞUMULÜNE GİREN MADDELERİN GÜMRÜK RESİMLERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE ANLAŞMAYA YANAŞMIYAN DEVLETLER MUVAREDATINA KARŞI TEDBİRLER ALINMASI HUSUSUNDA HÜKÜMETE SELAHİYET VERİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat, Türkiye’nin ticari ilişkilerinde belirli yabancı memleketlere karşı hükümete genel veya kısmi engelleme, tahdit ve farklı muamele uygulama yetkisi verir. Bu kapsamda, ticari anlaşması olmayan veya mevcut müzakereleri sonuçsuz kalan yabancı ülkelerin mamulleri, mahsulleri ve deniz vasıtalarına karşı tedbirler alınabilir. Hükümet bu tedbirleri kullanarak bu ülkelerle olan ticareti düzenleme veya kısıtlama yoluna gidebilir. Tedbirler ülke genelinde veya belirli ürünler ve durumlar için uygulanabilir nitelikte olabilir. Mevzuatta daha sonra yapılan değişikliklerle bazı hükümler kaldırılmış veya yeni hükümler eklenmiş olduğundan, uygulama ve kapsam zaman içinde değişebilir. Bu çerçevede, hükümete gerekli gördüğü durumlarda karşı tedbirler alma imkanı tanınır.

Kanun 4071
1995-02-19

3 MART 1340 (1924)TARİHLİ VE 431 SAYILI KANUNLA HAZİNEYE KALAN TAŞINMAZ MALLARDAN BAZILARININ ZİLYEDLERİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa ile Hazineye intikal eden ve tapu kayıtlarında Hazine adına görünen taşınmazların zilyedlere veya hak sahiplerine devredilmesi amaçlanır. Kapsam ve uygulanabilirlik - Taşınmazlar, tapu sicilinde intikal işleminin yapılmış olması veya olmaması fark etmeksizin, kayıt sınırları içinde uygulanır. - Devredilemeyecek bazı taşınmazlar belirli kamu hizmeti, koruma alanları veya yerleşim planları gibi durumlar nedeniyle istisna tutulur. Kimler yararlanabilir - Kadastro/kadastro tutanaklarında adlarına tespit veya tescil edilenler ile bu tespitler sonucunda hak sahibi olanlar ile bunların akdi veya kanuni halefleri ve zilyedi lehine edinme şartı oluşmuş olanlar yararlanabilir. - Kadastro kapsamındaki yerlerde hak sahibi olarak belirlenenler de yararlanabilir. Başvuru ve işlem süreci - Yararlanmak isteyenler ilgili ilin defterdarlığına veya malmüdürlüğüne başvurur. - Başvuru bir dilekçe ile yapılır; tapu kayıt bilgileri, varsa mahkeme ilamı, mirasçı ise veraset ilamı gibi belgeler eklenir; posta yoluyla başvurular da geçerlidir. - Başvuruya ilişkin işlemler, kanun kapsamındaki kayıtlar ve ilgili tutanaklar dikkate alınarak yürütülür; uygun bulunan başvurular için tasfiye ve tescil işlemleri gerçekleştirilir. Bedel ve ödeme - Devredilecek taşınmazın bedeli, ilgili yasal değere göre hesaplanır; bedelde aylık endeks farkı uygulanabilir. - Bedel peşin veya taksitle ödenebilir; taksitle ödemelerde başlangıç ödemesi yapılır ve kalan borç belirli sürede ödenir. - Bedelin tamamı ödenmediği sürece feragat veya tescil işlemi yapılmaz. Ecrimisil - Bu yolla başvuruda bulunanlardan taşınmazın bedelini ödemeleri şartıyla ayrıca ecrimisil alınmaz; daha önce tahsil edilmiş ecrimisiller iade edilmez ve henüz tahsilatı gerçekleşmemiş olanlar tahsil edilmez. Hak kaybı ve geçici hükümler - Belirlenen şartlara uymayanlar haklarını kaybeder; ancak ödenen bedel faizsiz iade edilir. - Geçici hükümler bazı hak sahiplerine başvuru süresi tanır; mevcut davalar ve itirazlar devam ederken başvuru yapılabilir. Net etkiler - Uygun kişiler için taşınmazlar bedel karşılığı tescil edilebilir ve bu süreçte ecrimisil uygulaması kaldırılır. - Uygun olmayan taşınmazlar ise devredilmez ve kamu hizmeti veya kamuya ilişkin sınırlamalar nedeniyle korunur.

Kanun 4157
1941-12-26

POSTA, TELGRAF VE TELEFON İDARESİNİN BİRİKTİRME VE YARDIM SANDIĞI HAKKINDA KANUN

Bu kanun iki ayrı biriktirme ve yardım sandığı kurulmasını öngörür; bunlar Posta ve Telgraf Teşkilatı Biriktirme ve Yardım Sandığı ile Türk Telekom Personeli Biriktirme ve Yardım Sandığıdır ve bu sandıklar, PTT veya Türk Telekom’un hisselerinin çoğunluğunu elinde bulunduran kuruluşlarda çalışan personeli kapsayabilir. Sandıkların gelir kaynakları üyelerden alınan aidat, gayrimenkul ve işletme gelirleri, tasfiye ve teberruların faizi, işletmelere ilişkin gelirler ve diğer gelirlerdir. Sandıkların idaresi kendi genel kurulları tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir; mevcut mevzuat bu yönetmelikler yürürlüğe girene kadar uygulanmaya devam eder. Sandıkların varlık ve alacakları devlet mallarına ait hak ve rüçhanlara tabidir. Ek maddeyle atıfların ilgili kurumlara yapılmış sayılması gerektiği belirtilir. Geçici hükme göre sandıklar tasfiye edilerek paylaştırılır; tasfiye işlemleri, çalışanların emeklilik ve diğer haklarının korunmasına uygun şekilde paylaştırılır ve tasfiye vergiden, resimden ve harçtan muaf tutulur. Tasfiye tamamlandıktan sonra çalışanların ihtiyaçlarına göre özlük hakları ve paylaştırma işlemleri yürütülür.

Kanun 1705
1930-06-19

TİCARETTE TAĞŞİŞİN MEN´İ VE İHRACATIN MURAKABESİ VE KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, gıda maddeleri hariç olmak üzere iç ve dış ticarette tağşiş ve hileleri önlemek ve ticaret mallarının güvenilirliğini sağlamak amacıyla belirli hammaddeler ile bunlardan türeyen ürünlerin üretim, ambalaj, etiketleme, taşıma ve depolama süreçlerinde uygulanacak usul ve şartları belirler. Bu kapsamda uygun bulunmayan maddelerin satışa veya ihracata konu edilmesi engellenebilir. İnceleme ve denetim işlemlerini yürüten kişiler numune alabilir ve teftiş raporları düzenleyebilir; teftiş sonucu mevzuata aykırı hareket tespit edildiğinde gerekli bildirimler yapılır. Saptanan suiistimaller durumunda ilgili kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir; bu durumda görevden uzaklaştırma veya memurluktan çıkarma gibi sonuçlar doğabilir ve evraklar adli veya idari süreçlere devredilir. Ayrıca uygunsuzluk devam ederse üretim ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilmesi ve uygunluk sağlanmazsa malların kamuya geçmesi gibi sonuçlar doğabilir. Mevzuatta zaman içinde değişiklikler yapılarak yaptırımların uygulanabilirliği ve usullerde farklılaşmalar meydana gelmiştir.

Kanun 1005
1968-02-24

İSTİKLAL MADALYASI VERİLMİŞ BULUNANLARA VATANİ HİZMET TERTİBİNDEN ŞEREF AYLIĞI BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN

- İstiklal Madalyası verilmiş olanlar ile Kore ve Kıbrıs’ta fiilen görev yapan Türk vatandaşları vatani hizmet tertibi üzerinden aylık alır; bu ödeme yaşamları boyunca sürer. - Ölüm halinde dul eşe aylık bağlanır; dul eşin yeniden evlenmesi durumunda aylık kesilir. - Bu hüküm, kanundan önce başka bir özel kanunla aylık bağlananlar için uygulanmaz. - Vatani hizmet tertibinden bağlanan aylıklar hiçbir şekilde haczedilemez. - Mevcut aylıklar, asgari seviyeye yaklaşması amacıyla artırılabilir. - Geçici hükümler gereğince geçmişe dönük toplu ödemeler yapılabilir ve bu ödemeler vergiden muaf tutulur; haciz uygulanmaz. - Kanun kapsamına girmeyen kişiler için aylık ödemesi yapılmaz.

Kanun 1135
1969-03-29

TÜRK VATANDAŞLARINA AİT OLUP YUGOSLAV FEDERATİF HALK CUMHURİYETİNCE MİLLİLEŞTİRİLMİŞ BULUNAN MAL, HAK VE MENFAATLERİN TASFİYESİ HAKKINDA KANUN

- Bu düzenleme, Yugoslavya tarafından millileştirilen veya el konulan mal, hak ve menfaatler nedeniyle zarar gören Türk vatandaşlarına tazminat ödenmesini amaçlar. - Hak sahipleri olmak için Türk vatandaşı olduklarını ve millileştirme veya diğer sınırlayıcı tedbirlerle mal varlıklarının kullanılamaz hale geldiğini gösteren belgeler ile ilgili durumlarını kanıtlamalıdır; taşınmazlar için tapu ve benzeri kanıtlar, diğer mal ve haklar için ise bu hakların niteliğini ve tutarını gösteren belgeler istenir; gerektiğinde mirasçıları da taleplere dahil edilebilir. - Bazı kişiler tazminattan yararlanamayabilir; bu durumlar daha önceki hukuki işlemler ve belirli göçmenlik/vatandaşlık durumları gibi özel hallerle sınırlı olarak belirlenir. - Başvuru sahibi hak sahiplerinin durumu, yetkili bir komisyon tarafından incelenir ve komisyon kararları çoğunlukla alınır; kararlar yazılı olarak bildirilir ve itiraz için bir süre tanınır. - Komisyon, tespit ettiği mal ve hakların millileştirme kapsamındaki değerlerini dikkate alarak tazminat miktarını belirler; değerler ilgili belgeler ve kararlar esas alınarak saptanır ve gerekiyorsa yerel para birimine çevrilir; toplam tazminat, mevcut fonlar doğrultusunda indirimler uygulanabilir. - Tazminat ödemeleri, hak sahiplerinin tamamı belirlendikten ve miktarlar karara bağlandıktan sonra yapılır; ödemelerin şekli ve usulleri yönetmelikte belirlenir. - Ön ödeme imkanı koşullara bağlı olarak uygulanabilir; belirli şartlar karşılandığında kısmi veya geçici ödemeler yapılabilir. - Başvuru sürecinde gerekli belgelerin sunulmaması veya süresinin geçmesi halinde hak kaybı doğabilir; ancak bazı durumlarda mirasçılar gibi hak sahiplarının durumları korunabilir. - Mal varlığı değerlemesi için esas alınacak kriterler, taşınmazlar ve diğer mallar için belirli ölçütlerle uygulanır ve değerlemeler kararlarda dikkate alınır.

Kanun 3458
1938-06-28

MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK HAKKINDA KANUN

Bu yasa, Türkiye’de mühendislik veya mimarlık unvanı ile çalışmak isteyenlerin gerekli vesikaları taşımalarını zorunlu kılar ve bu vesikalar üzerinden çalışma yetkisini belirler. Uygulanabilir diploma veya ruhsat yolları şunlardır: Türk yükseköğretim kurumlarından alınan mühendislik veya mimarlık diploması; muadili sayılan yabancı bir yüksek mühendislik veya mimarlık okulundan alınan diploma ve buna uygun ruhsatname; Türk Teknik Okulu mühendislik programına muadili sayılan diğer bir mühletin diploması ve buna uygun ruhsatname; muadili sayılan yabancı bir okuldan alınan diploma ve buna uygun ruhsatname. Yabancı ülkelerden mezun olanlar için istenen koşullar şunlardır: adaylar asli talebe olarak eğitimlerini sürdürmüş olmalı, tüm tedrisatı muntazaman izlemiş ve kurumun cari usullere göre gereken bütün imtihanları tamamlamış olmalıdır. Birinci fıkrada yazılı vesikaları taşıyanlara yüksek mühendis veya yüksek mimar ile buna denk sayılanlar için mühendis veya mimar unvanı verilir; bu unvanlar diploma veya ruhsatnamelere işlenir. Doktora diploması alanlara doktor mühendis unvanı verilir. Diploma veya ruhsatnamenin bulunmaması durumunda Türkiye’de mühendislik veya mimarlık unvanıyla istihdam edilme, imza atma ve oy verme yetkisi elde edilmez; bu unvanlar başkasının adına kullanılamaz. Yasaya aykırı hareket edenler için hapis ve adli para cezası öngörülür; bu durumun tüzel kişilik temsilcileri için de ceza sorumluluğu doğurabileceği belirtilir. Devlete ait görevli ve belediye hizmetlerinde çalışan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis, mimar ve fen memurlarının çalışma saatleri dışında bile olsa özel sanat icrası yapmaları kısıtlanır; bazı şartlar ve denetim koşulları bulunur ve bu kısıtlamadan profesörlük, öğretmenlik ve doçentlik istisnādır. Bu yasa geçmişe ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırır ve mevcut diplomaların yenilenen unvanlara dönüştürülmesiyle ilgili geçici düzenlemeler öngörülür. Uygulama ve ayrıntılar, ruhsatnamelerin verilmesi, diploma eşdeğerliğinin incelenmesi ve ücretlendirme gibi hususlar için gerekli nizamname hazırlanır.

Kanun 1861
1931-07-30

JANDARMA ERATI KANUNU

- Kanun, Cumhuriyet Jandarması’nın kadro yapısını ve rütbe sistemini belirler ve erbaş, er ile küçük zabitler için atanma ve yükselme şartlarını düzenler. - Gedikli erbaş ve gedikliye ilişkin eğitimler, hazırlama okulları ve geçiş yollarını tanımlar; bu süreçte başarı ve uygunluk şartlarına göre ilerleme imkânı sağlar. - Jandarmaya girişte ve hizmet süresince disiplin, suç ve etik kuralları ihlallerine ilişkin kabul edilebilirlik şartlarını ve bu durumlarda kayıtların nasıl etkilenebileceğini belirtir. - Daha önce orduda hizmet etmiş olanlar için jandarmaya geçişte eski rütbe, kıdem ve maaşın korunması veya belirli şartlarla yeniden kabul edilmesi imkanını öngörür. - Jandarma içindeki eğitim kurumları ve geçici madde hükümleriyle, erbaş ve astsubay yetiştirme süreçlerinin esasları ve uygulanacak usuller tanımlanır. - Hizmetin uzatılması ve muvazzaf/uzatmalı statülerdeki personelin görevlerini sürdürme ve terhis süreçleriyle ilgili genel esaslar kurulur; belirli şartlar sağlandığında süreler uzatılabilir. - Hizmet karşılığı ödemeler, giyim-teçhizat ve temel ihtiyaçların karşılanması jandarma tarafından düzenli olarak sağlanır. - Jandarma’ya girmeden önce veya sonra suç nedeniyle kısıtlanan kişilerin kabul edilmemesi; ceza ve disiplin nedeniyle kayıtlardaki durumun nasıl işleneceği açıklanır. - Eski mevzuatla ilgili bazı hükümler yeni düzenlemelerle değiştirilir ve jandarma personelinin yetiştirilmesi, atamaları ve terfileri için uygulanacak genel çerçeve netleşir.