İlgili Mevzuat:

YERALTI SULARI HAKKINDA KANUN

10 / 4.006 sonuç gösteriliyor

Kanun 3577
1989-07-01

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı ithalatta haksız rekabet oluşturan dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın yol açtığı maddi zarar veya zarar tehdidine karşı üretim dalını korumak için uygulanacak önlemlere ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Şikayet veya gerekli hallerde inceleme yoluyla damping veya sübvansiyonlu ithalat incelenebilir. Şikayet eden üreticiler veya üretim dalı adına hareket eden gerçek/tüzel kişiler başvurabilir. İnceleme sonucunda zarar veya zarar tehdidi tespit edilirse, damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar damping vergisi veya telafi edici vergi uygulanabilir; gerektiğinde zarar giderilmesini sağlayacak şekilde daha düşük bir oranda vergi uygulanabilir. Geriye dönük uygulama ve diğer ayrıntılar ilgili ilkelerle belirlenir. Soruşturma sürecinde geçici önlemler uygulanabilir; bu önlemlerin amacı zararı önlemektir ve belirlenen oran veya miktarda teminat veya geçici tedbirler alınabilir; süreler ve uygulanış şekilleri düzenlenir. Kesin önlemler, zarar giderilene kadar veya belirlenen şartlar gerçekleşince uygulanır; damping ve telafi edici vergi birlikte uygulanamaz; ancak dampling veya sübvansiyonlu ithalatın üretim dalını tamamen durdurması amaçlanmaz. Taahhütler de söz konusu olabilir; ithalat yapan ülke veya ihracatçı kendi kendine veya kurul önerisiyle taahhütte bulunabilir. Taahhütler uygulandığında soruşturma durdurulabilir veya sonuçlandırılabilir; taahhütler yerine getirilmediğinde gerekli önlemler alınabilir. Mükellefler damping veya telafi edici vergi ödemekle yükümlü olan gerçek veya tüzel kişiler olarak belirlenir. Vergi toplama ve tahsilat işlemleri ilgili gümrük uygulamalarıyla uyumlu olarak yapılır; gerektiğinde teminat alınabilir ve teminatlar iade edilebilir. Soruşturma kapatıldığı veya durdurulduğunda geçici önlemler kaldırılır ve alınan teminatlar iade edilir; kararlar doğrultusunda yeniden soruşturma açılabilir veya mevcut önlemler gözden geçirilebilir. Bu mekanizmanın dünya ticaret kurallarıyla uyumlu çerçevede uygulanması hedeflenir ve ithalata ilişkin kararlar üretici/üretim dalı ile ithalatçı taraflar arasında adil bir denge sağlamayı amaçlar.

Kanun 5431
2005-11-18

SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLE İLGİLİ BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN

- Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yapısını ve görevlerini belirleyen kurumsal bir çerçeve kurulmuş; ana hizmet birimleri ile yardımcı birimler tanımlanmıştır. - Personel statüsü ve havacılıkla ilgili uzmanlıklar ile görevlendirme süreçleri düzenlenmiştir. - Uyuşmazlıkların sulh yoluyla çözülmesi için uygulanacak esaslar ve dava süreçlerinin nasıl işleyeceğine ilişkin düzenlemeler getirilmiştir. - Hukuki görüş alma ve denetim gibi destek birimler ile iç yapının uyum içinde çalışmasını sağlayacak esaslar öngörülmüştür. - Ancak bu hükümlerin çoğu sonradan yürürlükten kaldırılmıştır; mevcut uygulama bu kanunun eski hükümlerine dayanmaz ve güncel çerçeveye göre yeniden yapılandırılmıştır. - Geçici ve ek hükümlerin uygulamasıyla ilgili düzenlemeler değiştirilmiş veya kaldırılmıştır; mevcut durum esas alınır.

Kanun 3212
1985-06-07

SİLAHLI KUVVETLER İHTİYAÇ FAZLASI MAL VE HİZMETLERİNİN SATIŞ, HİBE, DEVİR VE ELDEN ÇIKARILMASI; DİĞER DEVLETLER ADINA YURT DIŞI VE YURT İÇİ ALIMLARIN YAPILMASI VE EĞİTİM GÖRECEK YABANCI PERSONEL HAKKINDA KANUN

Bu kanun, silahlı kuvvetlerin ihtiyaç fazlası veya kullanılmayan mal ve hizmetlerinin satışı, kiralanması, devri, hibe edilmesi veya teknoloji transferi yoluyla değerlendirilmesini ve eğitim görecek yabancı askerî personel ile ilgili esasları belirler. Kapsam olarak, üretilen veya temin edilen her türlü ikmal malzemesi ile HEK ve hurda durumundaki mal ve hizmetlerin çeşitli şekillerde kullanılmasını veya dağıtılmasını kapsar; bunların kamuya veya özel kurum ve kuruluşlara, dost veya müttefik devletlerin kamu veya özel kurum ve kuruluşlarına verilmesini veya satılmasını, lisans verilmesini ve teknolojinin transferini mümkün kılar. Yurt içi ve yurt dışı satışlarda bakımı, onarımı, yenileştirme ve teknik hizmetlerin sağlanması ile bu işlemlere ilişkin eğitim hizmetlerinin de birlikte yürütülmesi öngörülür. Yabancı devletler adına yapılan alımlarda veya onların personeline verilecek eğitim karşılığında döviz veya mal hizmet akışının sağlanmasına imkan verilir; bu işlemlerde karşı tarafın masraflarını karşılama yükümlülükleri ve ödemelerin nasıl yapılacağına ilişkin usuller belirlenir. Taşınmaz mal satışı, kiralanması veya hibe edilmesi bu kanunun kapsamı dışındadır; savunma ve güvenlik projeleri kapsamında ilgili istisnalar uygulanabilir. Kanun, ikmal sistemi kapsamında bulunan malzeme ve hizmetlerin hangi durumlarda kullanılamaz hale geldiğini veya ekonomik olarak kullanma değerini yitirdiğini belirtir ve bunların imha veya kullanılmaz hale getirilmesini kapsar. Satış ve diğer işlemler için elde edilen gelirlerin, yurt içi savunma bütçesine ve yabancı para gelirlerinin ise özel hesaplara kaydedilmesi ve gerektiğinde bütçeye tahsis edilmesi öngörülür; bu gelirlerin millete ve savunma sanayinin geliştirilmesi için kullanılması özet olarak hedeflenir. Bu işlemlerin uygulanması ve esasları Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir; işlemler genel bütçe ve ihale mevzuatının kapsamı dışındaki özel bir mekanizmaya tabidir ve bu işlemler için belirlenen kurallar, standart kamu mali yönetimi süreçlerinden bağımsızdır. Yurtiçi veya dost ve müttefik devletlere yapılan mal ve hizmet hibesi, mübadelesi veya yardımıyla ilgili işlemler, bu kanun kapsamında belirlenen yetkili kişiler tarafından yürütülür; bu işlemlerde parasal limitler ve türler her yıl Cumhurbaşkanıyla belirlenen şekilde uygulanır. Vergi, resim, harç ve resmî kuruluşlara ait ardiye ücretlerinden muaf tutulan işlemler bu kapsamla ilişkilidir. İmha, satış, hibe, münakaşa veyatransfer işlemlerinin yürütülmesiyle ilgili usul ve esaslar, ilgili makamlarca belirlenir ve yürürlüğe girer.

Kanun 5366
2005-07-05

YIPRANAN TARİHİ VE KÜLTÜREL TAŞINMAZ VARLIKLARIN YENİLENEREK KORUNMASI VE YAŞATILARAK KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin amacı, yıpranmış kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu alanlarda yenileme ve yaşatılarak kullanımı sağlayarak bölgenin konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatılarla gelişmesini desteklemektir. Yenileme alanları, yerel yönetimler tarafından çoğunluk oyu ile belirlenir ve kararlar ilgili organlarda onaylanıp uygulamaya konulur. Projeler yerel yönetimler tarafından hazırlanır; gerektiğinde kamu kurumları veya özel tüzel kişiler tarafından da yürütülebilir ve toplu konut idaresiyle ortak çalışmalar mümkündür. Yenileme alanlarında yapı parselleri üzerinde, projenin bütünlüğünü bozmamaya özen gösterilerek mevcut yapılar korunabilir ve sahipler belirlenen amaçlar doğrultusunda kendi parsellerini kullanabilir; uygulama süreci projeyle uyumlu olarak başlatılır ve tamamlanır. Uygulama sırasında doğal afet riskine karşı önlemler alınabilir ve gerekli yasaklar getirilebilir; bu konudaki esaslar yönetmelikte belirlenir. Uygulama boyunca vergi, harç ve benzeri yükümlülükler muaf sayılır. Projeleri onaylayabilecek kurullar kurulur; onaylanan projeler belediye ve ilgili kurumlarca uygulanır. Yatırımların mal ve hizmet alımlarıyla ilgili bazı istisnalar söz konusudur ve kamu ihale mevzuatına göre düzenlenir. Yenileme alanlarında kamulaştırma veya tasfiye yoluyla alanlar elde edilebilir; anlaşma yoluyla çözülemeyen hallerde kamulaştırma yoluna gidilebilir; ayrıca toplu yapı ve paylaşımlı mülkiyet gibi hususlar proje ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenir. Mülkiyetin korunmasına yönelik seçenekler arasında, uygun gördükleri durumda bazı hakların sınırlı ayni hak olarak tesis edilmesi de bulunur; bedeli ve kullanım süresi ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenir. Devri ve kullanıma ilişkin uygulamalarda bazı taşınmazlar için bedelsiz devrin veya kullanım haklarının devri gibi yöntemler öngörülebilir; devir süreci sonunda belirli yükümlülükler uygulanabilir ve proje alanında kullanılamayan taşınmazlar devri re’sen Hazine adına tescil edilebilir; bu süreçler ve gelir paylaşımı proje giderleri düşüldükten sonra belirlenir. Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar ve vakıf kayıtlı taşınmazlar için uygulanacaklar, ilgili makamlarca müştereken belirlenir. Sınırlı ayni hak tesisi yoluyla kamu yararı için kullanılan tesisler üzerinde sınırlı haklar kurulabilir; bedel ve kullanım süresi ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenir. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin yönetmelikler yürürlüğe girer. Bu düzenleme, diğer yasal hükümlerle çelişen hükümler açısından uygulanmaz; uluslararası yükümlülükler saklıdır.

Kanun 3234
1985-11-08

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasının pratik etkileri şu şekilde özetlenebilir: - Orman Genel Müdürlüğü’nün merkez ve taşra teşkilatı yeniden yapılandırılmış; bazı birimler kaldırılmış veya adları değiştirilmiş ve görevler merkezi ile taşra arasında yeniden dağıtılmıştır; bu, kurumsal işleyişin ve yetki paylaşımının yeniden netleşmesini sağlar. - Hukuk ve danışma denetim birimlerinin rol ve yetkileri belirlenmiş; merkez ile taşra için dava ve temsil süreçlerinde hangi görevlilerin görev yapacağı netleştirilmiş ve gerektiğinde sözleşmeli avukatlar kullanılabilir hale gelmiştir. - Malvarlığına ilişkin güvence ve korunma hükümleri güçlendirilmiş; ormanla ilgili taşınır ve taşınmaz mal varlığı devlet malı sayılarak haczedilemez ve kamulaştırılamaz; bu kapsamda hak ve yükümlülüklerin korunması amaçlanır. - Gelirler ve mali yönetim konularında muafiyet ve istisnalar gibi düzenlemeler getirilerek bütçe ve mali planlama süreçlerinde yeni çerçeve sağlanmıştır. - Dava ve icra işlemlerinde sulh yoluyla çözümlerin öncelikle teşvik edilmesiyle ilişkili karar mekanizmaları belirli kurallara bağlanmış; yetkili merciler arası karar süreçleri daha açık hale gelmiştir. - Orman kaynaklarının korunması ve doğal hayatın desteklenmesi amacıyla kamuoyunu bilgilendirme ve farkındalık yaratmaya yönelik programlar televizyon ve radyo üzerinden yürütülmesi yükümlülüğü getirilmiş; bu programlar ücretsiz olarak ve belirli hedeflerle gerçekleştirilir. - Taşra ve genel müdürlük arasındaki işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmek için savunma, planlama ve bilgi akışı gibi alanlarda yeni düzenlemeler getirilmiştir; bilgi sistemleri ve harita/uzaktan izleme hizmetlerinin rolü vurgulanmıştır. - Taşra teşkilatının kuruluşu ve işleyişine ilişkin yönlendirmelerle yerel düzeyde yönetim ve uygulama kapasitesinin belirginleşmesi amaçlanır. - Ormanların korunması, yangınla mücadele ve toprak/havza yönetimi gibi alanlarda görev ve sorumluluk paylaşımı daha net hale gelir; bu kapsamda planlama ve operasyonel kararlar merkez ile taşra arasında daha uyumlu şekilde yürütülür.

Kanun 1164
1969-05-10

ARSA ÜRETİMİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Bu düzenleme arsaların üretimi ve dağıtımı yoluyla konut, sanayi, eğitim, sağlık, turizm yatırımları ile kamu tesislerini desteklemeyi ve aşırı fiyat artışlarını önlemeyi amaçlar. - İlgili merkezi birim, arazi edinimi, arsa stoğu oluşturma, tanzim satışları yapma ve ihtiyaç sahiplerine satış, kiralama veya kullanım hakkı tesis etme işlerini yürütür. - Kamu yatırımları için tahsis edilen sahalarda altyapı ve planlama çalışmaları yapılır; planlar ilgili kurallar çerçevesinde onaylanır. - Planlama kapsamında satışlarda öncelik ve satış şartları belirli haklar çerçevesinde uygulanır; satış bedeli ve masrafların ödenmesi için süreçler işletilir. - Kamu kurumları arsa ihtiyaçlarını bildirir; taleplerin karşılanamaması halinde zorunluluklar veya taleplerin karşılanmasına ilişkin yükümlülükler kısmen ortadan kalkabilir; bazı arsa veya haklar bedelsiz devre ilişkin istisnalara tabidir. - Kamu hizmetleri için ayrılan arsalar altyapı inşaatları tamamlanıncaya kadar satılamaz, devredilemez veya haczedilemez; gerekli hâllerde kullanım şartlarını güvence altına alan kayıtlar ve sözleşmeler yaptırılabilir. - Arsa üretimiyle elde edilen projelerde kamu kurumları, özel hukuk tüzel kişileriyle ve belediyelerle teknik işbirliği ve ortaklıklar kurabilir; bu işbirliklerinin esasları yönetmelikte belirlenir. - Arsa üretimiyle devlet malı olan arsalara yönelik ihlallerde muhafaza ve tahsilat süreçleri düzenlenir; elde edilen gelirler ve giderler belirli şekillerde dağıtılır. - Arsa üretimiyle ortaya çıkan değer artışlarının vergilendirme sürecinde dikkate alınması için gerekli bildirim ve koordinasyon yapılır. - Hukuki ihtilaflarda merkezi bir birimin yetkisi vardır; bu birimin aleyhine hüküm alan veya tahsilat yapılan durumlarda ilgili işlemler uygulanır. - Sermaye piyasası mevzuatına uygun olarak arsa üretiminden kaynaklanan finansman için menkul kıymet ihraçı mümkün olabilir; ihraç ve satışı ilgili düzenlemelere tabidir. - Yönetmeliklerle hesaplama, harcama, intikal, tazminat takdirleri ve diğer idari işlemlerin nasıl yürüyeceği belirlenir; maliye ve ilgili kurumlarla koordineli çalışma esas olur.

KHK 640
2011-06-08

GÜMRÜK PERSONELİ İLE BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

- Bu kararname, bakanlığın teşkilat yapısını ve hizmet birimlerini belirlerken bazı birimlerin kaldırılmasını ve yerine yeni yapıların kurulmasını öngörür; bu çerçevede kurum içi görev ve sorumluluklar yeniden düzenlenir. - Silah taşıma ve bulundurma yetkisi belirli güvenlik görevlerinde olan personele tanınır; kullanılacak silah ve mühimmat, ilgili birim tarafından temin edilir ve bu konunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar sonradan çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. - Gümrük hizmetleri ve kaçakçılıkla mücadele alanında çalışanlar için ödül verilmesi mümkündür; ödüllendirme şartları, usul ve esasları ve uygulanması yönetmelikle belirlenir. - Elektronik ortamda tebliğ yapılması için altyapı ve süreçler geliştirilir; elektronik tebliğ, muhatabın elektronik adresine ulaşan bildirimin ardından belirli bir süre sonunda tebliğ edilmiş sayılır; elektronik adres kullanımıyla ilgili zorunluluklar ve usuller belirlenebilir. - Kadro yapısı ve atama süreçlerinde değişiklikler öngörülür; bazı kadro unvanları değişebilir ve hizmet sürelerinin yeni kadrolara uyum sağlayacak şekilde değerlendirileceği uygulanabilir. - Taşra ve yurtdışı teşkilatı, döner sermaye uygulamaları ile konsey ve şûra gibi yapılar üzerinde mevcut değişiklikler ve bazı hükümlerinin kaldırılması veya dönüştürülmesi amaçlanır. - Geçici ve geçiş hükümleri ile mevcut işlerin yürütülmesinin nasıl sürdürüleceği, personelin yeni kadrolara entegrasyonu ve görev devri süreçleri düzenlenir.

Kanun 4123
1995-07-25

TABİİ AFET NEDENİYLE MEYDANA GELEN HASAR VE TAHRİBATA İLİŞKİN HİZMETLERİN YÜRÜTÜLMESİNE DAİR KANUN

Tabii afet nedeniyle hasar gören yörelerde hayatın normal akışını sürdürmeye yönelik hizmetlerin yürütülmesi ve hasar ile tahribatın giderilmesi sağlanır. Hasarlı çok bağımsız bölümden oluşan yapılarda ortak alanların onarımı için giderler arsa payı oranında paylaşılır; borçlanma sözleşmesi yapmayanlar bile ortak alanlarda yapılacak onarımlara katılım sağlanır ve bu sürecin tahsilat ve uygulama işlemleri düzenlenir. Konutlar veya işyerleri hasar görenlerin borçlarının ertelenmesi veya silinmesi mümkün olabilir. Hasar nedeniyle hayatını kaybedenlerin yakınlarına ve engelli hale gelenlere uygun esaslar çerçevesinde yardım yapılır ve ödemeler belirlenen kaynaklardan gerçekleştirilir. Hasar tespitine göre yapılacak yardımların miktar ve uygulanış şekli belirlenir; ödemeler hak sahibi olarak belirlenenlere karşılıksız olarak verilir. Belediyelerin hasar nedeniyle toplayamadığı vergi ve benzeri mali yükümlülükler karşılanabilir; ödeme miktarı ilgili kararlarla belirlenir. Kapsamdaki belediyeler ve özel idareler zarar gördüğünde toplanan kaynaklardan yardım yapılabilir; hasar ve tahribat oranlarına göre yardımlar belirlenir. Belediyelerin yatırım borçları ertelenebilir veya silinebilir; yatırım programında olmayan acil yatırımların yürütülmesi için öncelikler uygulanabilir. Kredi sağlanmasıyla zararların karşılanması mümkün olur; kredilerin uygulanması, geri dönüşü ve konut ile işyerlerinin afetzedelere tahsisi için usul ve esaslar belirlenir. Tabii afet nedeniyle ödenecek sigorta tazminatları devlet yardımlarından düşülmez. Hasarlı konut ve işyeri yapımı için konut, altyapı ve sosyal donatılarla ilgili kredi ve yardım sağlanır; arsa temininde ilgili hükümler uygulanır ve vergi, harç gibi mali yükümlülüklerden muafiyet uygulanır. Yardımların kullanılacağı kaynaklar ve işleyiş koordinasyonu sağlanır; konut ve işyeri yapımı ile ilgili işlemler kolaylaştırılır.

Kanun 3717
1991-05-16

ADLİ PERSONEL İLE DEVLET DAVALARINI TAKİP EDENLERE YOL GİDERİ VE TAZMİNAT VERİLMESİ İLE 492 SAYILI HARÇLAR KANUNUNUN BİR MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanunun amacı adli personel ile devlet davalarını takibi konusunda yol gideri ve tazminat ödenmesini sağlamaktır. Yol gideri ve yol tazminatı, yapılan keşif, icra işlemleri ve rapor işlemleri gibi görevler için ödenir; kapsama sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagogu gibi meslek grupları dâhil edilmiştir. Yol tazminatı, görevlilere ödenir ve bütçeden aylık olarak ödenir; yevmiye ödenmez. Yol tazminatı vergilerden muaf tutulur (damga vergisi hariç). Ödenecek miktarın üst sınırı bulunmaktadır ve bu sınır aşılmamalıdır. Yol giderleri, birden çok iş söz konusu olduğunda mesafeye göre orantılı hesaplanır ve ilgili kişiler tarafından karşılanır. Hazine avukatları ile bu işlemleri yapmaya yetkili daireler için yol gideri ve tazminatı ödenir; il ve ilçelerde davaları takibe yetkili diğer birimler için de uygulanır. Yasa, yürürlüğe giren değişikliklerle bazı meslek gruplarının kapsama dahil edilmesini sağlamış ve uygulama açısından bazı hükümleri değiştirmiştir; ayrıca yürürlükten kaldırılan hükümler söz konusu olmuştur.

Kanun 3201
1985-05-22

YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞINDA GEÇEN SÜRELERİNİN SOSYAL GÜVENLİKLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Yurt dışında geçen sigortalılık süreleri ve yurt dışında ev kadını olarak geçirilen süreler, istek halinde sosyal güvenlik açısından değerlendirilir ve hak kazanım amacıyla borçlanma yoluyla Türkiye içindeki sigortalılığa dahil edilme imkanı doğar. Bu süreler arasındaki veya sonunda prim ödenmemiş olsa dahi borçlanma yoluyla emeklilik hakları elde edilebilir; borçlanılan süreler karşılığında borçlar ödenerek hak sahiplerinin aylık hesaplarına konu olabilir. Borçlanılan sürelerin karşılığında hesaplanan borçlar ödendiğinde bu süreler sigortalılığa eklenir; borçlar ödenmediğinde ise bu süreler aylık hesaplarına dahil edilmez. Aylık bağlanması halinde, yurt dışında çalışmaya başlanması veya ikamete dayalı bir ödeneğe başlanması gibi durumlar aylık ödemelerinin kesilmesine yol açabilir; Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlananlar için ilgili uygulamalar dikkate alınır. Kısa süreli işlerde çalışılması durumunda bu süreler bu hükümlerin kapsamı dışında sayılır ve aylıklar etkilenmez. Yabancı ülkelerdeki primlerin Türkiye’ye transfer edilmesi halinde, transfer edilen primlerle ilgili süreler borçlanılarak karşılık gelen haklar ve tutar üzerinde uygulanır ve hak sahiplerine iade edilir. Kısmi aylık alanlar için borcun tamamen ödenmesi halinde aylığın tam aylığa dönüştürülmesiyle ilgili esaslar uygulanır. Bu kapsamda hak sahibi olanlar veya aylık bağlanmış olanlar için bu hükümlerin uygulanması mevcut durumun sınırlı olarak dışındadır; ayrıca bazı kişiler veya durumlar için istisnalar bulunmaktadır. Bu hususların uygulanmasına ilişkin ayrıntılar yönetmeliklerle belirlenir.